Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

75 Yaşındayız

Aslında manevisin sen, değerini biz yüklüyoruz sana. Ancak o kadar çok biziz ki; maneviyatın ete kemiğe bürünüyor. O nedenle kavga ediyoruz seninle, o nedenle kızıyoruz sana. Sana anlamlar, karakterler yüklüyoruz. Hatta siyasi bir misyon verdiğimiz de oluyor. Bunca ete kemiğe bürünmüşlükte senin doğum gününü kutlamamak olur mu? İyi ki doğdun Demirsporum. İyi ki hayatımın koyu laciverti, apaçık mavisi oldun. Hayata karşı savaşlarımızı senin üzerinden veriyoruz Demirsporum.  Hayatın acımasızlığına senin üzerinden isyan ediyoruz. Bir şeyleri değiştirme duygusunu senin vesilen ile hayata geçirmeyi istiyoruz. En kötü günümüzde gülümseyebilmek için seni arıyoruz. En iyi günümüzde kahrolarak insan olduğumuzu seninle hatırlıyoruz. Cebimizdeki üç kuruşu sana harcayıp, bir mücadeleye destek olma arzusunu seninle tatmin ediyoruz. Deplasmanlara gidiyor, çayımızı aşımızı bölüşüyoruz da paylaşabilmeyi tadıyoruz seninle. Belki normalde uğraşmayacağımız insani bağışlar için senin a

Adana Demirspor:2-Ş.Urfaspor:0

2015'in ve devrenin son maçında 3 puanı aldık. İlk kez iki hafta üst üste gol yemedik. Kendi sahamızdaki kötü performansımız maç öncesi tedirgin olmamıza neden olsa da, muhtemelen bazıları son kez Demirspor forması giyen topçular bu kez istekliydi. Maçı kazanmayı gerçekten istediler.  (Anıl ve fazla kiloları bile hareketliydi!) Belki de gidenlerden olmak istemiyorlardır. İkinci devre öncesi potada kalmak için önemli bir maçtı. Haftaiçi hakkında spekülasyon yapılan Pote, özellikle ilk yarı sahanın en iyisiydi.

Yine Menajerler

Biri geçen yıldan diğer 4 yıl önceden iki yazı, isimler farklı ama konu aynı, değişmeyen dert: Aman menajerlere dikkat! Bir devre arası transfer furyası öncesi, yine oyuna getiriliyoruz, komediden trajediye... http://www.adanademirspor.net/2011/06/teknik-direktor-ve-transfer-donemi.html http://www.adanademirspor.net/2015/01/devre-aras-kadro-degisiklikleri.html

Özgür Ortaç Yeniden Milli Takım'da

Altyapı oyuncumuz Özgür Ortaç, U15 Milli Takım'ın İngiltere ile oynayacağı maçın aday kadrosunda yer alıyor. 21 Aralık'ta İngiltere ile oynanan ilk maçta 90 dakika forma giyen Özgür, daha önce üç kez U14 bir kez de U15 milli takım formaları giymişti. Özgür'ü tebrik ediyoruz! Özgür'ün milli formaya seçilmesi ile ilgili haber-yorum için bknz:  http://www.siporcu.com/detay-sol-ayagi-raket-gibi-kisiligi-10-numara

Umut Hep Var

Sahada değil sadece Demirspor bunu hep söylüyoruz. Bir kardeşimiz Erzurum'un içinde sadece Ziraat Bankası'nın bir şubeciğinin bulunduğu Tekman İlçesi'nin bir köycüğüne, Hacı Ömer Köyü'ne öğretmen olarak atandı tüm hevesi ve ülkesine faydalı evlatlar yetiştirme arzusu ile. Kitapları yoktu çocukların, kütüphanelerini kurmak da Ankara Tayfası'nın gönlü bol insanlarına düştü. Biliyorum biz okumayan, ezberleyen bir milletiz, biz araştırmayan sembollerle yetinen bir milletiz ama bu zinciri kırabiliriz. Zor değil gerçekten. Yeter ki isteyelim. Şu çocukların yüzündeki ışık bize güzel bir gelecek olarak dönsün. Zincirlerimizi onlar parçalasınlar.

Kötü Futbola Ödül: 1 Puan

Futbol yoktu sahada. Altınordu'nun aşırı iştahlı futbolu ne ilk ne de ikinci yarı bize fırsat verdi. Ha, çok iştahlıydılar da kazanacak topu onlar da oynamadı. E ne oldu peki 90 dakika? Ne olacak, futbol diye eziyet seyrettirdiler bize. Peki biz yabancı mıyız bu hisse, değil tabii ki. Yine de unutkan mahlukatlar olduğumuz ve gazla çalıştığımız için hayallere daldık ve bu hafta 3 puanı cepte sandık. Öncelikle, sahada bir planı olmayan bir Demirspor vardı. Bunu akıldan çıkarmayalım, çünkü planı olmayan bir takım kurban bayramında sahiplerinin elinden kaçan tosuna benzer. Bizim takım da amaçsız bir şekilde koştu durdu. Hani bizim iyi becerdiğimiz ve aslında eleştirdiğimiz uzun toplarla Pote ve Burak'ı arkaya kaçırma operasyonumuz var ya, onu hiç yap(a)madık bu hafta. Bari deneseydik, bari yoklasaydık. Takım ilk haftalardaki paslı oyunu yapmaya çalışıyor ama o zamanlar rakipler daha yaz tatilindeydi. Millet tatilden döndü, hatta tenleri güneşte turuncuya dönenler yanımızdan geçti

Altınordu:0-Adana Demirspor:0

Haftaiçi "hocamız dönsün" diye açıklama yapan topçulara bak. Kendilerini affettirmek için yaptıkları şey: hiçbirşey!  Kötü oyuna iyi sonuç. Bir an önce devre bitsin, herkes yolunu çizsin. Altyapıdan gelen kalecimiz Ahmet güven verdi, bu gecenin tek iyi yanı.

Döndüğünüze Göre Kulak Veriniz Osman Hoca...

Osman Hoca'nın gelişine fazlasıyla sevindik. Çünkü skordan daha da önemli olan bizler gibi hisseden insanlar ile çalışmak idi. Bir futbol takımı ile bir camiayı birbirinden ayıran en önemli şeylerden biridir camianın hislerinin olması. Biz de bu duygular ile diğer taraftarlar gibi çağrımızı yaptık ve Demirspor'u istediğimiz kişiye emanet ettik. Ancak duygular ile hareket etmek kısa vadede sonuç verirken uzun vadede hep mantık kazanır. Mantık ile duygu birleşir ise başarı kaçınılmazdır. Bu nedenle artık duygunun yerini mantığın almasını temenni ediyoruz. Bu noktadan sonra yapılması gereken çok önemli şeyler var. 1-Futbolculara ruhsuz diyerek ayrılan bir teknik adam döndüğünde takımına neşter vurmaz ise o takımın tüm futbolcularını töhmet altında bırakmış olur. Unutmayalım sadece ruhsuz demedi Osman Hoca, emek hırsızı da dedi futbolculara. O halde kimse o hırsızlar onlarla yolların bir an önce ayrılması gerekir. Yoksa bu itham tüm futbolcuların üzerinde yük olmaya d

Osman Hoca Dönsün

Kendisine fevri hareketlerinden dolayı tepki verdik ama biz duygusal bir camiayız. Biz yenilmekten korkmayan çünkü yenilmenin ne demek olduğunu bilen bir camiayız. Biz yenildiğimizde değil pes ettiğimizde, yenilgiyi kabul ettiğimizde yeniliyoruz aslında. O nedenle skor üzerinden değil mücadele üzerinden yorum yapıyoruz. Erciyes maçı sonrası hepimiz neden bitik hissettik kendimizi, çünkü maç sonucuna talihsizlik diyemiyorduk. Çünkü savaşmadık. Çünkü kemik sesleri gelmedi sahada. Ve buna isyan eden Burak hak ettiği alkışı aldı. Buna isyan eden bir diğer kişi ise teknik adamdı ve bu yılmışlığı hazmedemeyip istifa etti. Osman Hoca'nın en önemli hatası kendisine verilen tam yetkiyi doğru kullanamaması oldu. Daha kaliteli adam karaktersiz ise ona sahip mi çıkmalıyız yoksa savaşana kucak mı açmalıyız? Biz ikincisini tercih edenlerin camiası olduk hep. Osman Hoca da bunu görecek ve buna göre neşter vuracaktı, vurmadı. Bu şekilde bizimle birlikte üzülecekse, en önemlisi bize v

Hakan Kutlu

Demirspor'u tanıyoruz. Bir resmi açıklama görmeden, dedikodular çıkar ve bazı dedikoduları kulak arkası edebiliriz ancak bu gibi konularda bir ön almaz, ses vermez isek olası bir anlaşma sonrasında ses vermiş olmak çok da bir anlam ifade etmeyecektir. Demirspor'da gündem hızla akıyor. Dün büyük bir hayal kırıklığı, bugün güne yıkılmış başlamış iken Osman Hoca'nın istifası ve devam eden umutsuzluğun yerini iyi bir hoca ile toparlar mıyız sorusuna bırakması, sonra umut kıran bu gibi dedikodular.  Bırakın arkadaş bizi. Bırakın bir gün acımızı yaşayalım. Bırakın efendi gibi içimiz içimizi yesin, kızalım talihimize. Bırakın bizi bir gün için kendi halimize bırakın. Yok. Derin nefesler alıp sakinleşmeye çalışırken illa bir dedikodu gelip göğüs kafesimize baskı yapacak. Sayın başkan ve yönetim kurulu üyeleri. Bu kulüpte çok güçlü bir yönetim sergilediğinizi, kentin önemli dinamikleri ile uyum içinde çalışıyor olmanızın bu gücü perçinlediğini biliyoruz. Ancak hep söyl

Yeter Ulan Yeter!

Şampiyonluğa oynamayacaksan sorun yok. Mesela sen kümeye oyna, gücün bu olsun, biz anlarız, sonuna kadar destekleriz. Orta sıraya oynayacaksan oyna, de ki bu sene yok, seneye, tamam ulan, gelecek seneyi bekleriz. Ama sen bizimle oynuyorsun Adana Demirspor. Onurumuzla oynuyorsun. Sana kolay gelir belki ama hayatımızla oynuyorsun! Takım gol gelene kadar ısrarlı, istekli, hırslı. Gol geliyor. Takım nerede? Takım duşa gitmiş. İlk yarı sonuna kadar idare ediyor. Gardaş niye gidiyorsunuz duşa, aklınız niye gidiyor? Niye 0-0 gibi oyuna devam etmiyorsunuz? Emin'i neden aldın hoca? Sakatlandıysa falan tamam da, "taktik" gereği mi aldın oyundan. TAKTİĞİN SENİN OLSUN HOCA? Kurulu takımın aksıyorsa, bu adam mı aksıyor oyunda? Ya da kurulu düzeni bozmak mıdır "taktik" anlayışın? Arkadaş, oyun kurucu özellikte adamı 80'den sonra alıyorsan, bu adam oyuna ısınana kadar maç bitti zaten. Timur ne yapıyordu da ya da ne yapamıyordu da oyundan aldın? ALLAH AŞKINA, MAL

Başın Sağolsun Göktuğ

Tayfamızın emektarlarından, Demirspor tribünlerinin tanınmış siması Göktuğ arkadaşımızın babasının vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Yıllar önce, sanırım 2008'teki Karabük maçıydı, keyifli sohbetiyle bizi evinde ağırlamışlardı. Ügü ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

Sarmaşık

Tam bir yıl önce Mustafa, Sarmaşık filminin Sundance'ta yarışma heyecanını yazmıştı.( http://www.adanademirspor.net/2014/12/sundance-film-festivalinde-demirspor.html ) Film geçen haftasonu Altın Portakal aldı (Nadir Sarıbacak'ın ödül konuşması canlı yayında sansürlendi). Film vizyona da girdi. Gidip görmek gerekli. Hakkında çokça olumlu eleştiri var. Filmin başrol oyuncusunun Demirspor ürünleriyle, formalarıyla arzı endam etmesi ayrıca önemli ve güzel bizim için. Ki formamızla görünen Nadir Sarıbacak son dönemin yıldızı parlayan alternatif isimlerinden, takip edilmesi gerekiyor.  http://www.sarmasikfilmi.com/ Yine bir Demirsporlu, Alper Turgut'un filmle ilgili yorumları da şurada:  http://www.beyazperde.com/filmler/film-232790/elestiriler-beyazperde/

3 Puan ve Fazlası

Malatya'dan 3 puanla dönüyoruz! Oynanan oyunun önceki haftalara nazaran ekstrası pek yok. Pote - Burak Çalık şirketi çalışmaya devam ediyor. Herkesin birbirini yenme potansiyelinin yüksek olduğu bu ligde ilk etapta başaltında yer edinmek adına bu galibiyet önemliydi. Kağıt üstünde avantajlı görünen fikstürden faydalanamadık, çünkü dediğim gibi, avantaj kağıt üstünden öteye geçmiyor. Lig zorlu ve kopma pek olacak gibi görünmüyor. Biz orta sıra ile farkımızı bir an önce koyarak ligde devre arasına girmeliyiz. Maçın en önemli isimleri bana göre öncelikle Aykut, Burak Çalık, Attamah ve Pote'ydi. Anıl uzun zaman sonra gelecek için umut verdi. Önceye nazaran daha çalışkan, daha üretkendi. Ancak gereken kadar değil, bunu da not düşelim. Hüseyin Kala eleştiri alıyor. Katılmıyorum. Takımın aksayan tarafı Hüseyin değil. Kondisyon bazında daha iyi alternatifi olduğunu düşünmüyorum. Atılana kadar sürekli koştu, didindi. Atılması hatalı bir karardı. Ne Timur, ne Astafei farklı nedenle

Kupadan Elendik

Dün kupadan eledik. Sivas Bld'ye 4-2 yenildik. Bir önceki turu da zar zor uzatmalarda geçmiştik. Yıllardır kupanın gereksiz olduğuna, futbolcuları yorduğuna dair bir algı var. Kısmen haklı da olabilir. Bu sadece bizim için değil pek çok takım için geçerli. Kupa angarya olarak görülüyor. Sırf onun için para ödülleri, maç başına gelir garantisi konusu ama o da tatmin etmiyor kulüpleri. Geçen sezon Sivas'ın teknik direktörü Sergen Yalçın kupa maçlarının gereksizliğini bir şekilde dillendirmişti, elendikleri bir maç sonu. Demirspor'un her alanda başarılı olmasını isteriz. Gazozuna maçta bile kazanmak, iyidir. Kupadan gelecek gelir fazla bir şeye yaramasa da reddedilecek bir meblağ da değil. Ayrıca grup aşamasında kazandığımız galibiyetler bize bir özgüven olarak dönmüyor mu? geçen yıl Beşiktaş'ı yenmek güzel değil miydi? Ya da 7-8 yıl önce çeyrek finale kadar yükselmek. Olası bir kupa finali? Sahaya yedeklerle ve altyapı destekli kadroyla çıktık. Bu oyuncular kendilerin

İç Saha ve Gol Yeme Sorunu

Bu sezon iç saha performansımız oldukça kötü. Yarışta geri kalmamızın ilk nedeni bu olabilir. En büyük güvencemiz olan taraftar desteği mi ters tepiyor, yoksa kazanma hırsıyla yüklenen takım gerideki boşlukları mı dolduramıyor? Belki de ikisi birden...  Tabii gol diyince akla ilk gelen kaleciler. Her sezon 2 veya 3 farklı kaleci ile oynadık ve beklenen performansı göremedik. Bu sezon da Oğuz henüz herhangi bir maçı tek başına çeviremedi. Golü tek başına kaleciler yemez.  İki sezondur orta sahanın savunma yükünü sadece Attamah'a emanet etmemiz, ona eşlik edecek oyunculardan istediğimiz performansı alamamız önemli bir sıkıntı.  Savunmanın göbeğindeki istenen ikiliyi bir türlü bulamadı Osman Hoca. Mojsov başta olmak üzere bu hat önemli derecede aksıyor. Geçen sezon 10 mağlubiyetin sadece ikisini içeride almıştık; bu sezon şimdiden 3 mağlubiyeti gördük. Önceki üç sezon 13 hafta performansları şöyle: 2012-13  3 g-1 b-2 m, 2013-14 2 g-3 b-1 m, 2014-15 3 g-3 b-1 m. Bu sezon ise 3-1-3&#

"Athletic Bilbao, Altınordu ve Altyapılar"

Takipçilerimizden Uğur Ali Yıldırım'ın yazısını paylaşıyoruz; genelde takım kötü giderken hatırlanan ama aslında gündemden düşmemesi gereken bir meseleyi yenide hatırlatıyor:  "Şimdi bu gündemde hiç yeri değilmiş gibi görünüyor ama aslında tam yeri. Hiç ama hiç kapanmayacak kapanmaması gereken bir konu bu aslında. Alt yapı. Ankara Tayfası sağolsun alt yapı ile ilgili haberleri buradan takip etme şansımız oluyor ama ben de ne yalan söyleyeyim "Ah ah Altyapıdan oyuncu yok ah ah" diyip hatırlanan ama bu konuya çok da kafa yormayan biriydim. Ta ki Altınordu örneği yüzüme çarpan kadar. Hepimiz asıl adı Athletic Club olan ama Dünyada Athletic Bilbao olarak bilinen takımı biliriz. Kadrosunda yalnızca Bask olan oyuncuları oynatıyor ve bu geleneğe sıkı sıkıya baskılar. Milli takım gibi görmeleri başka bir mesele burada beni ilgilendiren müthiş bir alt yapıya sahip olmaları. Athletic Bilbaolular bu alt yapı sistemine LEZEMA diyorlar. Anlamını okumuştum ama şu an h

Adana Demirspor:2-Balıkesirspor:2

Adım adım şampiyonluk yarışından kopuyoruz. İç saha fobimiz devam ediyor. Hakemin hatalı penaltısı, son dakika şanssızlığı vs... Artık bunlar mazaret değil. Osman Hoca'nın ciddi bir özeleştiri vermesi gerekiyor. Kadrodaki kimi ısrarlarından vazgeçmesi de gerekiyor. Başta Hüseyin Kala olmak üzere... Oğuz'un da henüz maç çevirebildiğini görmedik. Takımın şimdiden devre arası hazırlıklarına ve kadro değişikliklerine hazırlanması gerekiyor.

Rakip Balıkesirspor

Logolara ilgim var. Öğrenciyken ve dolayısı ile zamanım bolken internette saatler geçirirdim, takım logolarını incelerdim. Özellikle Adana Demirspor için kullanılan farklı logoları araştırırdım. Logosunu bulamadığım takımlar için üzülürdüm. İnternette olmamak, neredeyse var olmamak gibi bir şeydi. Neyse ki yıllar içinde profesyonel takımların neredeyse tamamının logosu yer aldı internette. Vektörel çizimleri ile uğraşan kardeşlerimizin de çabalarıyla tabii. Bunca logo içerisinde bir tanesi var ki, bu logoyu hep sevdim, diğerlerinden hep farklı ve hoş gelmiştir bana. Bu hafta evimizde ağırlayacağımız Balıkesirspor logosundan bahsediyorum. Altmış altı yılında kurulan kulübün logosunda o yılların esintilerini görmek mümkün. Logoda topu büyük bir şevkle ileriye doğru yönlendiren, süren ya da vuran B ve S harflerinin dinamik birleşimi olan futbolcu yer almakta. Memleketin en önemli tarım ürününü logoya koymaktan çok daha yaratıcı bir iş çıkarıldığını söyleyebilirim. Logonun modern

Herkes İşini Yapsın

Adana Demirspor taraftarı takımını binlerce km.'lik yol yaparak destekleyen bir taraftardır. Bu yol ona ölüm gelmez. Sevgiliye giden yoldur uzayan mesafeler.  Biraz futbolcu ile taraftarı karşılaştıralım. Futbolcu uçağa atlar maçın oynanacağı ildeki havaalanına veya en yakın havaaalanına iner.  Demirspor taraftarı bulabildiği en ucuz ve en konforsuz şehirlerarası araca biner, saatlerce yol gider. Futbolcu havaalanından bulunduğu bölgenin en iyi otellerinden birine gider. Taraftar ya yolda sabahlar, ya da uyumadan yeniden yollara düşer. Futbolcu maçtan sonra duşunu alır. Taraftar leş gibi terlemiştir, en fazla atletini değiştirebilir. Futbolcu aynı dönemde taraftarla aynı yere gitmek için para kazanır. Taraftar para harcar. Futbolcu ekmeğini futboldan kazanır. Taraftar ekmeğini keser maça gider. O nedenle öyle tribünün önünden geçerken el kol hareketleri, küfür, taraftarla tellerin arkasından iletişime geçmek yok. Sen benim ağır eleştirilerim d

Denizlispor:1-Adana Demirspor:1

Şampiyonluğa oynayan takımın böyle hoyratça puan harcama lüksü yok. İçeride kaybedilen 3 puanı mutlaka deplasmanda karşılamak gerekiyordu. Hele ki rakip ligin dibindeyse... Kimse mazeret üretmesin herkes sorumluluğu üstlensin. Başta sahadaki futbolcular. Bu taraftar bu oyunu hak etmiyor. Hafta içi yapılan açıklamalar içeride sorunlar olduğu hissi veriyor. Futbolcu-teknik adam-yönetici ilişkilerinde sıkıntı var gibi. Osman Hoca sistemden bahsediyor, sisteme uymayan oyuncuları keserim diyor. O zaman ilk yapılacak iş, budur; oynamayan, uyum sağlamayan oyuncuyla yolları ayırmak. Öte yandan bu hocayı, bu oyuncuları seçen de yönetim. Onlar da yola nasıl,  kimle devam edeceğine karar versin. Ortada bir başarısızlık var ve acilen çözüm içeren adımlar atılmalı. En basitinden, takımı Burak ve Pote'den başka taşıyan yok. Anıl başta olmak üzere bu ikiliye destek olamayan her ismin kulağı mı çekilecek, kadro dışı mı olacak buna karar verilmeli.

SMS Projesine Dair

Adana Demirspor halkın takımıdır. Halkın takımının halka hitap eden projeler yapması gerektiğini yıllarca söyledik durduk. Bu takımın futbolcularına prim veremediği dönemler oldu. O nedenle küçük büyük demeden hiçbir kalıcı-geçici gelire sırt dönme lüksümüz halen yok. Deplasmana giderken zorluk çektiğimiz dönemleri unutamayız. Bu nedenle gelirlerini taraftardan toplayacak SMS projesi için yönetime çok teşekkür ederiz. Bildiğimiz kadarı ile eski yöneticilerimizin de bu projede katkıları var. Onlara da teşekkür ederiz. SMS projesine ilişkin olarak geliştirilmesi gerektiğini düşündüğümüz hususlar var. Bunlar gerçekleştirilebilirse proje çok daha sağlıklı işleyecektir. Öncelikle faturasız hatlardan bağış yapılamadığı yönünde geri bildirim alıyoruz. Önemli bir SMS potansiyelini kaybetmeme adına bu alana eğilinmesi gerektiği kanaatindeyiz. Diğer taraftan SMS projesinin başarıya ulaşması için bir bütünleyiciye ihtiyacı var. ADS TV. Demirspor'un bir TV kanalı olursa SMS projes

Rakı Festivali

Adana Valileri bir garip oluyor. Daha da yükselmek için, Adana valiliği bir basamak. Daha önceki örneklerden biliyoruz. Kamu idaresinin polis marifetiyle tribün üzerinde kurduğu bakı belli.   Geçen yıl 20 bin civarı insanın bu şekilde Kazancılar Çarşısı'na giriş çıkış yaptığı Rakı Festivali olarak bilinen etkinliğe yasak getirilmek isteniyor.   http://www.cnnturk.com/turkiye/adanada-raki-festivaline-yasak-tartisma-baslatti . Vatandaşın kendi dinamikleriyle geliştirdiği, kendi çapında gülüp eğlendiği, Adana'nın sembol mekanlarını da tanıtmış olduğu bir etkinlik bu. Rakı bunun sadece bir unsuru. Kebabı, şalgamı ve tarihi Adana sokaklarını bir araya getiren, muhabbet etmek, gülüp eğlenmek eksenli bir orginazsoyn. Hayatın her alanını muhafazakarlaştıran zihniyet buna da karşı çıkıyor. Gülmek, eğlenmek de yasak! Bu yasağa karşı, rakı adını çıkarıp, kebap ve şalgam'ı öne çıkarıp Festivali'nin de vali'sini küçültüp yola devam ediyor insanlar. Kimsenin ağzına zorla içki

Adana Demirspor:2-Giresunspor:3

İç sahadaki sıkıntımız devam ediyor. Şimşekler Grubu olmadan 1-0 yenik başladığımız maçta işler istediğimiz gibi gitmedi. Devre sonunda beraberliği yakalamışken serbest vuruşta Oğuz'un her zamanki etkisizliğiyle yenik duruma düştük. Maçın kötülerinden Aykut'un bir başka hatasıyla hakemin saçma penaltı kararı birleşince maçın kaderi belli oldu. Burak'ın golu sonrasında 10 dk iyi tempo yaptık ama gol atamadık. Serbest vuruşlardaki gereksiz organizasyonlar ve kötü vuruşlar yüzünden bu fırsatları da kullanamadık. Orta sahada Hüseyin'le takım güç kaybediyor. Giresun bu sezon ilk kez 3 gol attı.  Bu bile savunmamızın ne kadar kötü olduğunun göstergesi. Gol atıyoruz ama kolay gol yediğimiz için maçı kazanmak için 2-3 gol bile yetmeyebiliyor. Daha rahat maçlar bizi bekliyor derken, Demirsporlu'ya rahatlığın olmadığını hatırladık.

Şimşekler Grubu'nu Destekliyoruz

Konya'daydık, Güngören maçında. Grubun hemen yanı başındaydım. Sıcağın ve stresin de etkisi ile olacak bir taraftar bıçağını çekiverdi. Sipsivri idi ucu. Güneşte pırıl pırıl parlıyordu. Sağa sola bilinçsizce sallıyordu. İnsanlar arka sıralara birbirlerini ezerek kaçıştılar. Ölmek vardı ucunda, yaralanmak vardı. Göksel TEL gitti, adamın bileğine yapıştı.  Emin olamadığımız konular oluyordu Şimşekler Grubu'nun aksiyonlarına ilişkin. Doğruyu bulmaya, anlamaya çalışıyorduk. Adres Adem TEL idi. İki saatten az konuşmuyorduk onunla. Tribünde sadece birkaç kişiydik biz ama doğruyu bulma adına saatlerce tartışabiliyorduk. Kağıt bilet dönemleriydi. Karaborsa bilet satan birkaç kişiyi yakaladıklarını gördüm Şimşek Büfe'nin önünde. Yüzünde koca koca tokat izleri vardı. Öyle bir dövdüler ki onu bir daha Demirsporlu'nun hakkını gasp edemeyecekti. Türkiye Kupası'nda Rize ile eşleştik. Deplasmanda 2-1 yenildik onlara. Parası yoktu cebinde. Adana'dan otostop ile Rize

Göztepe Deplasmanına Dair

Derbinin yarattığı olumlu hava bu maça da sirayet etti. Takım ve tribün bütünleşmesinin zirve yaptığını söyleyebilirim. İzmir en sevdiğim deplasmanlardan birisi. Maçın hafta içi olması ilk etapta moral bozdu ama bayrama denk gelmesi mutluluk verdi. Dört kişi sabahın ilk saatlerinde yola düştük, uçağa atladık ve İzmir'e vardık. Cumhuriyet bayramının belki de en güzel kutlandığı illerden birisi İzmir. Tek adamlığa, birilerinin kulluğuna, eski ve köhne düzene saplanıp kalmaya bu kadar hevesli olmaya ne gerek var. Bize emanet edilen özgürlük düzenine, cumhuriyete sonuna kadar sahip çıkacağız. Kordon'da, Karşıyaka'da İzmir'i olabildiğince yaşadık ve akşam saatlerinde stada geçtik. Kazanan takım bozulmaz ilkesinden hareketle olsa gerek, Osman hoca derbide tek aksayan oyuncu olarak görünen Özgürcan'ı yanında bekletti ve Timur'a görev verdi. Tespiti yerindeydi ama Özgürcan'ın formsuz olma lüksü pek yok. Form seviyesini yükseltmek için, Özgürcan'ı kazanmak

Göztepe:1-Adana Demirspor:3

Çok değerli bir deplasman galibiyeti. Burak-Pote attıkça kazanıyoruz. Ama ortasahada istediğimiz değişiklikleri görmek, daha önemli. Bu galibiyetlerin sırrı orada. Deplasman takımı gibi oynadık. Pote'nin gücüyle kaleye gittik ve golleri bulduk. İlk golde Timur'un iyi pası, üçüncü golde Umut'un şık çalımı önemli. 4 haftalık kötü süreçten iyi çıktık.

Grup Liderlerine Verilen Ceza

Şimşekler Grubu liderlerine verilen/verilecek cezalar, Federasyon'un ve doğrudan ilişkili olduğu siyasi iktidarın toplumu denetleme amacının çok net bir göstergesi. İstedikleri tarzda bir insan ve toplum yaratmak için, tüm farklılıkların törpülenip ortadan kaldırılması hedefi var. Kendilerine biat etmeyen her düşünceyi söküp atmaya çalışıyorlar. Tribünde de hiç bir şeye ses çıkarmayan, -"şak şak" bile değil -"şık şık" alkışını yapıp sessiz sessiz maçını izleyen bir profil yaratmak istiyorlar. Bugüne kadar Şimşekler Grubu, stat içinde ve dışındaki duruşlarıyla aslında radikal sayılabilecek bir noktaya hiç bir zaman gelmedi. Her zaman itidalli davrandı. Demirspor tribününü sevgi-saygı-bağlılık noktasında birleştirdi. En basitinden, başkalarının bütün seyirci sayısı olacak sayıda binlerce insanı, sadece grup çatısı bir arada tuttu; orkestra gibi yönetti ve denetledi. Belki de bu birliktelik onların gözünü korkuttu. Bir arada olan insanların gücünden korkuyorlar.

Büyüdü Pabuçlar, Evler Büyüdü...

Biz küçücüktük, koca Demirspor da öyle. Güneşte kalmış bir sünger gibi çekmiş büzülmüştü. Kısa pantolonlarımızla, asardık küçük mavi-lacivert kumaşlarımızı balkonlarımıza ve Demirsporla birlikte büyümeyi beklerdik. Biz büyüyelim, Demirspor daha hızlı büyüsün isterdik. Demirspor daha hızlı büyüsün ki; biz mutlu büyüyelim. Ama biz Demirspor'dan hızlı büyüdük.  Naklen yayınlarla büyümedik biz. Köşe yazılarıyla büyümedik. Hatta radyo anlatılarıyla büyümedik. Ne bizden menfaat uman siyasilerle büyüdük, ne anında tükenen kombinelerle. Biz icra konulan otobüslerle büyüdük. Aylarca parasını alamayan futbolcularla büyüdük. Üç kuruşa sezon ortasında bizi satan teknik ekiplerle büyüdük. Hayatımızın en önemli anlarının küçük hesaplara değişildiği dönemlerde büyüyorduk biz. Travmalarla büyüdük ulan travmalarla. Açlık grevleri ile büyüdük.  Mobellaspor'a deplasman yaptık biz. 1 TL'lik eşya piyangoları ile bir hafta sonrasını kurtarmaya uğraşırken hızla büy

Gurbette, Mavi-Lacivert Sevdanın Peşinde (1)

Güzellikler bizim hakkımız. Mutluluk hakkımız. Onu hep arayacağız ve bulduğumuzda da sonuna kadar yaşayacağız. Başlıyoruz galibiyet serisi paylaşımlarına. Açılışı Nuh TAŞ kardeşim yapıyor. Açılış için yaptığı giriş ile sıradakini de işaret ediyor. ---------------------------------------------------------------------- Geçen sezon Mavi-Lacivert anılarımızı birbirimizle paslaşarak burada paylaşmıştık. Bu sezon da benzer bir şey yapmanın tam vakti. Adana masmavi bir güne uyanmışken bugün, bir daha Adana Demirspor'ludur diye ezberletmişken cümle tuhaf renklilere, gurbette derbinin heyecanı yaşayanlar olarak mavi-lacivert heyecanımızı paylaşabiliriz. Başlama vuruşunu yapıp pası Oğuzhan kardeşime atıyorum. --------------------------------------------------------------------- Mavi-Lacivert mutluluk yaşadık yine. Kocaman bir ailenin koca yürekli küçük bir parçası olarak, gurbette kalabalık bir mutluluk. Ankara sonbaharında, sessizce atıştıran yağmurun altında çığlık çığlığa bir se

Adana Demirspor:2-Adanaspor A.Ş.:0

Halkın takımı kazandı, tribün kazandı, haksızlığa boyun eğmeyenler kazandı. Şirketler, tek adamlar, formasını atkısını poşete sıkıştıranlar kaybetti. Kadroda önemli değişikliklerle başladık, çift forvetle Özgürcan ilk 11'deydi. Uğur'un yerine Zafer, Mojsov'un yerine Aykut oynadı. Oyunu kontrol ettik, rakibe oynama fırsatı vermedik. Kilidi, Attamah'ın pasıyla Burak açtı. Astafei muhteşem füzesiyle tabelyaı yazdı. Fazla söze gerek yok,; Adana, Demirsporludur, yeniden başlıyoruz.

Derbi Değil...

Bu günkü maç bir derbi değil. Geçmişleriyle, tarihleriyle, rekabetleriyle bu iki hemşehri ekibin oynadığı maç elbette bir derbi addedilebilir ama bu şekilde mi? Bu tribün yasaklarıyla mı? Bu hafta Adana'da onlarca maç oynanıyor. Mesela Muharrem Gülergin stadında Adana Gençlerbirliği ile Kuzey Adanaspor karşı karşıya gelecek. İkisi de otuzaltı yıllık kulüpler, dünkü çocuk değiller. Ama bu ikisinin karşılaşması bir derbi anlamı kazanmıyor. İsterse yüz yıllık kulüpler olsunlar, başka bir şeyler gerekiyor derbi olması için. Derbi demek önce halk desteği demek, sonra tribünde güçlü olmak demek çünkü. Görsellik demek, iştirak demek, gösteri demek. Evet, davul demek, pankart demek, beste demek. Futbolun bu demek olduğunu kravatlı abilere anlatamadık, anlamayacaklar. Hayatımızda her yere sirayet eden kravatı biz de mecbur olduğumuzda takıyoruz, ama bu alan, yani futbol, yani Adana Demirspor kravata teslim edilmeyecek kadar gönlümüzden, bizden, mevcudiyetimizden... Bu yüzden, derbi de

Adana Derbisi Öncesi

Adana Derbileri, geri kalan 32 maçtan daha farklı değil ama tabii ki özgül ağırlığı farklı. Tribünüyle ayakta kalmış, en kötü maçlarında bile 5 Ocak'ta hatrı sayılır kalabalığı toplamış, azıcık iddialı olduğunda ise stadı iğne atsan yere düşmez noktasına getiren bir camia olarak Demirspor'un bu derbilerde sahadaki başarısı aynı oranda değil. Tribünde bizsek, sahada sensin şiarı pek tutmadı ne yazık ki. Ama bu durum bir maçla unutulabilir, değişebilir. İlk yarıda 4 gol bulduğumuz, 1. lig'teki ilk derbi bunun güzel bir örneği. Geçmiş yıllarda rakibi de potaya girsin diye kent yönetiminin isteğiyle çeşitli güzellikleri yapıldığı, hep hatırımızda, acı hatıra olarak öfkemizi besliyor. O 4 gol belki o öfkenin açığa çıktığı anlar oldu. Son 3 sezonda da iki kez play-off oynayarak Süper Lig'in kapısına biz daha yakın olduk. Şimdi yeniden sezon başındaki azime, umuda ve inada dönmek, yeniden yola çıkmak, memleketteki karanlığı maviye çevirmek için, tribünde bu kez eksik olsak d

Altyapı'da Geçen Hafta

Altyapı'da Elazığspor zaferleriyle geçirdik geçen haftayı. U21 (Gol: Cemre Özcan), U19 Elit (Gol: Mert Can Topal) ve U17'ler (Gol: Erkam Develi) 1-0; U14'lerde de 2-0 (Goller: Emrecan Uzun, Abdulmecit Kumuk) kazandık. U16'larda 3'er kırmızı kartın çıktığı maçta 1-1 (Gol: Yusuf Emre Alyaprak) berabere kaldık. U15'lerde ise öne geçtiğimiz maçta 1-2 (Gol: Süleyman Akca) yenildik. U14 ve U15'ler ikinci haftalarını geride bırakırken (ilk hafta Kayseri galibiyetleri), U17 ve U16'lar ilk maçlarını oynadılar bu hafta. U19 Elitler 4G, 4M ile 8. sırada ve U21'ler de 4G, 4B, 2M ile 5. sıradalar.

Grubun Açıklaması

Şimşekler Grubu son iki haftadır gündemde olan ceza ve maça girmeme konularına açıklık getiren bir basın açıklaması yaptı.   http://www.mavisimsekler.com/adana-demirspor/simsekler-grubu-basin-aciklamasi.html Açıklamanın detayları tabii ki önemli ama bu açıklamayı yaptıran genel çerçeveyi kaçırmamak lazım. Ona dair bir iki söz etmek gerekirse: Öncelikle memleket futbolunda tribünü olan kulüpler açıkça baskı altında. Şimşekler Grubu muhalif kimliği nedeniyle bu baskıyı daha çok hissediyor. İçeride-dışarıda, yakın uzak fark etmeden tribünlerdeki yerini hınca hınç dolduruyorlar. Bu da pek çok kesimin gözünü korkutuyor. Baskının ilk nedeni bu. Grup her zaman takımın başarısı için pek çok şeyi göz ardı etmeye de hazır. Söylenecek çoğu söz, camianın başarı özlemine zarar vermemek için söylenmiyor. Başkan ve yönetimlerden tek beklenti,  başarı. Ama daha yukarıdan gelen baskılara karşı da tribünü sahiplenmek lazım. Bu takımı Şimşekler Grubu olmadan düşünemeyiz. Tribünün sabrını, iyi niyeti

Burs Bilgilendirmesi

Sevgili arkadaşlar, bu donemde havuzumuzu yaklaşık %35 büyüttük ve aylık olarak 820 TL toplamayı başardık. Bu da toplamda 8 kardeşimize ayda 100 TL burs verilmesi anlamına geliyor. Her ay bir arkadaşımıza 20 TL daha fazla burs vererek aradaki farkı adil dağıtma yolunu seçtik. Başvuruda bulunan herkese olumlu geri dönüş yapmak isterdik ama gücümüz buna yetti. Geçtiğimiz dönem sürekli burs alanlara dahil edemediğimiz bazı kardeşlerimize tek seferlik burs ödemeleri yapabilmiştik. Bunun nedeni ben aylık ödeme yapamam ama gücüm tek seferlik katkı yapmaya yetiyor diyen Demirsporlu dostlarımız idi. Bu dönem havuzun da genişlemesi ile belki de tek seferlik katkı koyan biri çıkmadı. Geri dönüş yapacağını söyleyen bir arkadaşımız var. Onun dönüş yapması halinde katkı vereceğimiz arkadaş sayısını artırabiliriz. Burs Verdiğimiz arkadaşlarla özelden iletişime geçtik. Alamayan arkadaşlar üzülmesinler. İhtiyaçlarını karşılamaya gücümüz yetmedi. Kusurumuzu hoş görsünler. Ama başka herhangi bir ihtiyaç

Sorunlar Var, Büyüyor

Dün Elazığspor'a 1-0 yenilerek zirveden iyice uzaklaştık. Geçen 8 haftada oynadığımız takımların 6'sı şu anda üzerimizde yer alıyor. Yani dengimiz takımlara diş geçiremedik. Zor fikstürde, en ağır hasarı aldık.  4 haftada sadece 1 puan... Elazığ maçı, beklediğimiz orta saha değişikliklerine sahne oldu ama bunlar çözüm olmadı. Gol atamadığımız ilk maçtı. Aslında ortada ve beraberlik kokan maçtı. Timur'un süper volesi direkte patlamasa bir puan iyi sonuçtu. Kırılma anlarında bir veya bir kaç oyuncumuzun basit hataları sonucu belirliyor ve bu hataları telafi edemiyoruz. Bazen kaleci, çoğunlukla savunma oyuncularının bir anlık dikkatsizliği skoru aleyhimize çevirince, takımda bu durumu toparlayıcı bir güç ortaya çıkmıyor. Saha içinde ateşleyici ya da lider olacak isim eksikliği çekiyoruz. Kritik anlarda bir anda skoru değiştiren ya da olumlu bir hareketle takımı rahatlatan toparlayıcı bir isim gerekli. Anıl, bu işi yapması gereken ilk isim olarak akla geliyor ama 8 haftada

Hoşgeldin Demir!

Adamın yüreği büyük, gülümsemesi de. Gülünce yanlara tiyatro perdesi gibi açılan yanakları da kocaman. Işıklarınızı söndürür ve sizi kendi samimi ve zeka dolu dünyasına davet eder. Bu adamı, yani Onur'ların Emer olanını, nam-ı diğer Vertumnus'u ya çok seversiniz, ya da çok seversiniz. Ben çok sevdim. Adam, "ben Demirsporlu oldum, olucam, bir yol yordam gösterin hele" diye sizi bulmuşsa, siz çok ama çok şanslısınız. Hiçbir hazine, insanın ayağına gelmez çünkü. Ben çok şanslıyım. Yıllar geçer, büyürsünüz, adam da büyür. Aileler kurarsınız, adam da kurar. Hayaller kurarsınız, ufak tefek, insan/melek karışımlarına dair, etrafınızda cıvıldaşan... Benim kendi hayallerim doğdular. Kaptan'ın ve Biçer'in hayalleri nefese kavuştular, büyüdüler. Bir tek o adam kalmıştı hayallerini harlayan, bir yandan da yüreğini serinleten Meltem'iyle düşler kuran. Sonra haber geldi. Meltem fırtınaya dönüştü, koca denize bir fındık kabuğu düştü, tutunmaya batmamaya çalıştı,

Katliam

İnsan olmak ne zor bu ülkede,  insan kalmak ne zor. Ölümün karanlık kolları, devlet olup sarıp sarmalamış her yanı. Ne yana kaçsak kan, ne yana koşsak acı. Cumhuriyet tarihinin en karanlık katliamı... Bir daha olmasın diyebilmek ne zor.

Passoligin Amacı Görünenden Farklı Mı?

Pass, yani geçiş. Liglere geçiş kartı passolig. Bir taraftarı sevdası ile buluşturmak için peyda olmuş bir aracı. Uygulamaya konulması sürecinde yoğun tartışmalara konu olan, ülkemizde zaten yeterince oturmamış taraftarlık kavramına ciddi darbe vurduğu ise kesin olan bir uygulama. Fayda maliyet analizini daha önce yapmıştık. O nedenle bunun tartışmasına tekrar girmeyeceğiz. Bugün söyleyeceğimiz şey, uygulamanın uygulanmamasına dair. Bu uygulama tribündeki bir yanlışı düzeltme taahhüdü ile getirildi. Neydi o taahhüt? Artık tribünde aşırılık yapan kendi aşırılığından sorumlu olacak. Önceden nasıldı, tribünde olaylar çıkardı, edebi ile maç izleyen insanlar da sahanın kapatılması nedeni ile cezalandırılırdı. Devlet bunu gördü ve dedi ki; -Ver bakalım bana TCKN'ni. -Ver bakalım fotoğrafını. Artık ben maça kim gelmiş bileceğim. Koydu önümüze emniyet görevlilerini. Ellerinde video kaydedici bizi kayıt altına aldılar. Yetmedi tribünlerin muhtelif yerlerine kamera ye

Geçen Seneyle Garip Benzerlik

Geçen sezon ile benzer bir performans gösteriyoruz. Geçen sezon da ilk 4 hafta mağlubiyet almadıktan sonra, ligin 7. haftasında 3 galibiyet 2 mağlubiyet ve 2 beraberlikle +4 averajla 6 sıradaydık. Bu yıl +3 averajla aynı sayıda galibiyet mağlubiyet ve beraberlik aldık. Hatta geçen sezonunun 5-6-7. haftalarını da 1 puanla kapatmıştık (Kayseri-Adanaspor mağlubiyet, Antalya beraberlik). Daha da garibi, 7. haftada kaleci Serdar kart cezası yüzünden forma giyememiş ve Tolga ilk kez kaleyi korumuştu. Sorunumuz aynı, çok gol yemek, geçen sezon da 7 golle ilk 6 takım arasında en çok yiyenlerdendik, bu sene biraz daha artırdık bu sayıyı, 11 oldu, bu kez açık ara öndeyiz. Gol yemenin birinci nedeni orta saha savunmasındaki eksiklik bana göre. İki sezondur sadece Attamah'a kalıyor bu iş. Geçen sezon Ferhat, Cumali, Şaban gibi isimlerden alamadığımız verimi bu sezon da Umut Sözen ve Aykut'tan alamıyoruz. Pas trafiğini yönetme konusunda geçen sezon ilk yarıda Alaattin, ikinci yarı Umut Gü

Altyapı'da 1 Galibiyet 1 Mağlubiyet

Altyapı gruplarında U21 ve U19 Elit liglerde de Karabükspor'la mücadele etti takımlarımız. Deplasmanda U21'lerimz volkan Kurul'un kafa glüyel 1-0 kazandık. Volkan'ın bu sezon ikinci golü. U19 Elit'lerde ise yine deplasmanda 2-1 mağlup olduk, 85. dakikada kendi kalemize attığımız golle. Golümüzü atan Arda Öztep ismi, U14'lerden beri sıkça rastladığımız bir isim. Onu da takip etmek gerekiyor. Geçen sezonu U17 takımında 9 golle kapatan Arda, bu sezon da 7. maçta 3. golünü kaydetti.

Adana Demirspor:1 - Karabükspor:3

Hakem Hakan Ceylan'ın Adana'da yönettiği maçları kazanamamıştık, biri 1.ligteki ilk sezonumuzda Bolu maçı, diğeri önceki sene 2-0'dan 3-2 olan Ankaraspor maçı. Bu kez de öyle oldu. Alakasiz penaltı,  hatalı faul kararlarıyla takımın ipini çekti. Ama tek hatalı o değil. Geçen haftaki gibi hatalı oyuncu değişiklikleriyle Osman Hoca da sorumlu. Ortasaha savunması yapamayan Aykut, Umut Sözen de aynı derecede... Orta sahamızı derleyip toparlayan tek isim Attamah. Bizi hücuma taşıyan da Burak Çalık. Ama Pote'yi iyi marke ettiklerinde topu atacak da kimse kalmıyor. Takımda Hüseyin, Umut, Aykut gibi isimlerin yeri acilen sorgulanmalı. Fikstürümüz kötü, arka arkaya dişli rakiplerle oynuyoruz. Bu süreçte, ikisi iceride olmak üzere 3 haftada 1 puan çok kötu bir performans oldu.

Rakip Karabükspor...

Karabükspor ile oynadığımız son iki maçı da canlı izleyen şanssız nesildenim. Kötü hatıralar, kötü zamanlar... 1. lige çıktığımızdan beri eski hesapları kapatmaya dair bir motivasyonum vardı, kendi adıma. Zamanla bu azaldı. Şimdi pek de umursamıyorum. Karabük'ün şampiyon olduğu, bizim de acıları oynadığımız yılların hatırası elbette sıcak ama kapatılacak hesapların sonu gelmiyor. Şu Gaziantep BŞB hikayesi de böyle değil mi? Hakan Kutlu'ya bilenmenin bir faydasını görmeyeceğiz. Hatta deplasmanda mağlup olursak daha da harap edeceğiz kendimizi. Gereksiz... Karabük maçlarının deplasmanda olanına Ankara'dan büyük otobüs kaldırarak belki de bu alanda hoş bir ilk yaşatmış olabiliriz Demirspor tribününe. Maç boyu maruz kaldığımız aşırı kötü tezahürata karşın umursamazlığımızın bizi büyüttüğünü hissettiğimiz anlar... "İşte siz kesif küfrün çamurundan ağzı yüzü görünmeyen yaratıklar, karşımızdasınız ve sadece acıyoruz size." Sahadaki sonuç değildi ki bizim sınavımız.

Burs Dönemi Duyurusu

Burs dönemimiz başlıyor... Sevgili arkadaslar,  Her eğitim ögretim döneminde istikrarla uygulamaya özen gösterdiğimiz burs katkısını bu sene de devam ettireceğiz. Geçtiğimiz sene 6 arkadaşımıza ayda 100'er TL burs verdik. Havuzumuz genişlediği ölçüde daha fazla Öğrenciye burs vermek ve/veya aylık kişi bası burs tutarımızı artırmayı istiyoruz.  Burs almak isteyen arkadaşlarımız icin kıstaslarımız Ankara'da olması, Demirsporlu olması ve bizim bu arkadaşları tanıyor olmamızdır. Bu arkadaslar içinden en fazla ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz kardeşlerimize burs vereceğiz. Burs başvuruları icin ihtiyac sahibi arkadaşımızın ögrenci olması sart değildir. Mezun olmakla birlikte henüz ise girememiş arkadaslar da başvurabilirler. O zor dönemden geçtiğimiz icin onları da anlıyoruz.  Ankara dışındaki Demirsporlu kardeşlerimizi gecen sene Üzülerek geri çevirdik. Belki daha cok ihtiyacları vardı. Ancak haliyle bir burs havuzunu yönetiyoruz ve kimlere destek olduğumuzu görmek,

Alanyaspor:2-Adana Demirspor:2

Kazanacağımız maçta puan kaybettik. Devrenin sonunda 5 dakikalık hatalar zinciri, oynamaya mecali olmayan rakibe puan kazandırdı. 2-2'den sonra direkten dönen top var. Hakem Onur Karabaş, vermediği penaltı, Oğuz'a gösterdiği kırmızı kart ve rakibe vermediği kartlarla maça hatalarıyla damga vurdu. Oyuncu değişikliği noktasında Osman Hoca'nın hic bir katkısı olmadı. Giren oyuncular takıma katkı veremedi. Anıl, kocaman bir hayalkırıklığı. Aykut, Umut Demirspor'un hedeflerinden çok uzak isimler. Hüseyin maç içinde bir var bir yok, istikrarsız. Bu maçta da Pote'ye eşlik eden bir tek Burak vardı, erken yoruldu. Topu ayağına her alan  Pote'ye baktı ve ona ulaşmaya çalıştı. Attığı iki süper gol dışında sahanın her yerinde arkadaşlarına yardım etti. Takımın düşen temposunu artırmak için Özgürcan'ın  ya da Astafei'nin enerjisi işe yarayabilirdi. Kötü bir Alanya'yı yenmek gerekiyordu. Onur Biçer'in twitterda yazdıği gibi keşke herkes işini Şimşekler Gru

Altyapı

Antep BB bu hafta canımızı epeyce sıktı, U21 takımımız bu yılki ilk mağlubiyrtini Antep ekibine karşı aldı. İlk 4 haftada 2 galibiyet, 2 beraberlik alan U21'lerimiz deplasmanda rakibine 2-0 yenildi. Arman Bozkaya denetimindeki U21 takımımız ligte 8 puanla 8. Sırada bulunuyor. U19 elit ligte ise takımımız,  Antep BB'yi deplasmanda Emre Akyüz'ün golüyle 1-0 yenerek 5. Maçında 3. Galibiyetini aldı. U19'larımız Mustafa Diliçıkık denetimindeler... U19 ve daha alt kategorideki Gelişim Liglerinin başlangıcı ise TFF tarafından ileri tarihe ertelendi.

Demirsporlar

BAL'da mücadele başladı, bu yıl 3 Demirspor farklı gruplarda mücadele ediyor; Ankara Demirspor 2.ligteki ilk galibiyetini bu hafta aldı. Demirsporlarla ilgili haberleri  demirsporlar.blogspot.com.tr / adresinden takip edebilirsiniz.

Hakan Kutlu vs Osman Özköylü

Hakan Kutlu geçen sene de Antep BB'nin başında Osman Özköylü'nün Osmanlı'sına beklenmedik şekilde çelme takmıştı. Ilk 8 haftada 1 galibiyet alabilen (Ordu'ya) Antep BB, 8 haftada 6 galibiyet alan Osmanlı ile 10 kişi kalmasına rağmen 2-0'dan gelip 2-2 berabere kalmıştı. İkinci yarı ise Osman Özköylü, Urfaspor'la Hakan Kutlu idaresindeki Antep BB'yi 2-0 yenmişti. İki teknik adam arası rekabette bu yıl yine ilk gülen Hakan Kutlu oldu.

Biraz Attamah, Biraz Pote, Biraz Oğuz...

Gaziantep Belediye maçında gözüme çarpan, vasatın üzerine çıkmaya biraz daha gayret gösteren iki oyuncu Attamah ve Pote oldu. Yine de "iyi" kategorisine onlar da giremediler. Olsa olsa, biraz daha gayretli göründüler. Pote ilk dakikalarda yakaladığını atsa kontrayı çok iyi oynayan Burak Çalık belki daha çok oyunun içinde olurdu. Attamah inisiyatif alıp en çok mücadele eden isimlerden birisiydi, ama onun da yetenekleri ve bölgesi itibariyle etkinliği sınırlı. Takım olarak iyi olmak durumundayız. Burak Çalık ve Anıl bu kilidi açmalıydılar, olmadı. Bunda pas alışkanlığımızı unutmamızın payı büyük. Bu da bizi bir adım geriye götürüyor; Emin bu zinciri dikine olarak kuran ilk oyuncuydu geçtiğimiz haftalarda. O takımı ileri ittirmeyince takım da birbirinden iyice ayrıldı, uzaklaştı. Anıl yer yer üç kişinin arasına dalma ihtiyacı hissettiyse bunu biraz da buna bağlamak gerek. Anıl geçen sene Umut Gündoğan'ın yapmaya çalıştığı şeyi deniyor, vazgeçmesi gerek: Üç kişilik oynama

Adana Demirspor:1 - Antep BB:2

Beklemediğimiz bir yenilgi aldık. Ne olsa kazanırız havasıyla başlayıp, maç icinde ne yapsak da kazanamayıza dönen bir havada oynadık. Takım kafa olarak tatile erken çıkmış, rakip de etkili olunca işimiz zorlaştı. 5 haftadır bize hareket katan Burak etkisizdi, ama asıl kötü Anıl'dı. Sürekli top kaybetti. Geride kalan haftaların en büyük hayal kırıklığı, Anıl. Pote'yi besleyemedik. Orta sahada hakimiyeti kuramadık, Antep ise Alanzinho ile çok hızlı çıkıp golü atan Sırp forvetlerini iyi kullandı. İlk yarıda farkı açabilirlerdi. Kalede Oğuz güven vermiyor. Antep BB, geçen sene olduğu gibi canımızı yaktı. Bu sene daha kolay takımlara diş geçirememişti. Bize ise özel motivasyonla oynuyorlar. Bu yenilgi, ilk tokat olarak dikkate alınmalı. İç sahada zorlanıyoruz.

Yunus Gollerine Devam Ediyor

Adana Demirspor altyapısından yetişen Yunus Ünsal, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Erzin Belediyespor forması giyiyor. Geçen yıl ilk 11'in önemli oyuncularından biriydi ve sezonu 3 golle tamamladı. Bu yıl biri kupa maçı olmak üzere 4 maçın birinde ilk 11'de başladı ancak yedekten oyuna girdiği iki maçta gol atmayı başardı. Geçtiğimiz hafta Erzin Bld'nin 1-1 skorla bu sezon ilk puanını aldığı maçta rakip fileleri havalandırdı Yunus. Takipte olmaya devam edeceğiz, daha çok başarılarını duyurmak dileğiyle...

Altın Koza'da Demirspor Taraftarı Belgeseli

Facebook grubumuzda yapılan bir paylaşımı buraya da taşıyalım, belki yeni arkadaşlara da ulaşır:  "Altın Koza Film Festivali'nde finale kalan, Okan Yav ve Serpil Çetin'in yönetmenliğini yaptığı, Adana Demirspor taraftarlarının öyküsünü konu alan "Bir İhtimal Daha Var" belgeseli 18 Eylül Cuma günü 16:00'da Ariplex 4. Salonda gösterime girecektir. Not : Belgesel ücretsiz olup, gidecek arkadaşlarımızın Adana Demirspor formaları ile gitmeleri rica olunur."

1461 Trabzon:1-Adana Demirspor:4

Pote-Burak Çalık makinesi işliyor, Demirspor kazanıyor. Burak, 2 asist yapti ve 2 penaltı yarattı. Pote hattrick yaptı. Takım savunmadaki eksiklere rağmen derli toplu ve kazanma arzuluydu. 2-0'ken kaçan penaltı ve ardından rakibin golü yine sinirleri gerdi. Demirspor'un rahat kazanması için en az 4 gol gerek! Bu seneki en iyi yanımız, pozisyonları gole çevirebilmek.  Kazanma ritmi ve alışkanlığı önemlidir. Takım, Osman hocanın disiplini altında bu noktayanhızla yükseldi. Yola devam!

Adana Demirspor:1-Boluspor:0

Tek kale oynadığımız maçı son dakikada kazandık. Burak Çalık, maç boyu iyi oyununu nefis bir vuruşla süsledi. Kadro yazılarında en umutlu olduğum isimlerden olduğunu yazmıştım. Yüzümüzü güldürdü. Bolu tamamen kapandı ve oynatmamaya oynadı. Ortasahada tatlısert oyunlarıyla bizi yavaşlattı. İlk yarıda solda Burak Çalık hareketliydi, Anıl kayıptı. Yine de iyi bir şutu vardı. Çok fazla pozisyon bulduk. Pote'nin ilk yarıda karşı karşıya pozisyonunda kaleci başarılıydı, ikinci yarı düşerken vuruşu çizgiden çıktı. Ferreria kafayla boş kaleye atamadı. Takım yorgunluk belirtileri gösterirken, uzatma dakikalarında rakip savunmanın bir anlık dağınıklığını iyi değerlendirdik. Üç haftadır gol atma becerisi gösteremeyen Bolu da (tek golü rakibin kendi kalesine attığı) oyunu tıkayarak puan kazanılamayacağını anladı. Maç, hak edenin oldu.

Samsunspor:3-Adana Demirspor:3

Takım maça çok coşkulu başladı,  özellikle sol taraftan Ahmet Burak Solakel ve Burak Çalık'la arka arkaya bindirmelerle golün ayak sesleri duyuldu ki 3. Dakikada Pote'nin havada asılı kalıp net kafa vuruşuyla öne geçtik. İlk dakikalarda rakibe önde basıp, kaptığımız toplarla hızlı çıktık. Burak'ın hızı, Anıl'ın tekniği ve Pote'nin kalitesiyle rakibe gereken baskıyı kurduk, deplasman takımı görüntüsü vermedik. Rakibin, bizim geçen haftaki ikinci golümüze benzer golüne yine Pote'nin takipçiliğyle hemen cevap verince maçın gidişatı değişmedi. Devre sonuna kadar önemli bir hata yapmadan maçı tuttuk. İkinci yarı daha düşük tempoda oynanırken, bu kez Hüseyin-Attamah organizasyonuyla 3-1'i yakaladık. Bu sklrdan sonra rahatlamış ve oyunu kontrolümüze almışken son 10 dakika tüm dengeler değişti. Samsun'un iyi yabancıları  skoru 3-2'ye getirince takım geri çekildi, rakip ise canlandı. Uzafmanın son dakikasında serbest vuruştan golü yedik. Samsun deplasmanınd

Umut Veren Bir Başlangıç

Sağımızdakine solumuzdakine "şu 77 numaranın adı ne", "sakallı kimdi", "hangileri yabancı bunların" vb. soruları bolca sorduğunuz haftalar bunlar. Ancak bu takımdakiler isimlerini beklenenden daha önce ezberletecek gibiler. Sezonun ilk maçı olmasına, ciddi bir rakibe ve sıcak havaya rağmen oynama, hem de iyi oynama isteği gösterdiler. Takımda bu şevki görmek mutluluk verici. Osman hocanın kazanma karakterini takımına yansıttığını düşünüyorum. Takımda kalede Oğuz, stoperler Mojsov - Ferreira ve forvet Pote  isimleri tahtaya ilk yazılacak oyuncular gibi duruyor. Ayrıca sol kanadın aşırı çalışkan ve uyumlu görüntüsü iki Burak'ı garantilerin arasına katıyor. Sağ kanat için özellikle Hüseyin'i daha verimli görmek isterdim. Keza bek Uğur da tempoyu artırmalı. Ön liberoda Attamah ağır mesaisini başarı ile sürdürüyor. Yanındaki isim ne kadar Emin olacak, zaman gösterecek. Anıl bu takımı oynatacak isim, klasını belli ediyor. Yedekten giren Umut, Victor