27 Mayıs 2014

Aydoğdu'nun Açıklamaları

Aydoğdu bu akşam önemli açıklamalar yaptı: http://www.mavisimsekler.com/adana-demirspor/selahattin-aydogdu-canli-yayinda-acikladi.html

Açık sözlü, net ve belirgin şeyler söyledi, klişelere sığınmadı. Demirspor kazanı yine kaynadıkça kaynamış, biz sadece dumanları görmüşüz. Futbolcular da teknik ekip de Başkan'la ters düşmüş,  önceki yönetimler ise destek sözlerinde pek de inandırıcı değilmiş. Para peşinde koşanlar yine Demirspor'u mahvetmiş.

Aşağıda değinmiştim, Aydoğdu net projelerle bir yılı hak ediyor. Çok para harcamadan kurulacak dengeli bir kadro ile Demirspor başarıdan önce onurlu bir sezon geçirebilir.

Asıl onur duyulacak şey ise Zonguldak ile yapılacak olan sezon açılışı olacak. Umarım planlar bozulmaz.

Başarı ama Nasıl?

Sezon sonundan bu yana Aydoğdu yönetimine dair hoşnutsuzluğunu belli eden gruplar var, özellikle ADS-DER  Aydoğdu'nun sözlerini tutmadığını, vaat ettiği paraları kulübe aktaramadıgını söylüyor. Aydoğdu bu akşam yerel tvde açıklama yapacak, umarım somut şeyler söyler ve bu eleştirilere cevap verir, çünkü içi boş eleştiriler değil.

Demirspor taraftarı başarı istiyor ve Aydoğdu'nun vaatleri bu süreçte umut yaratmıştı.  Ama unutmayalım ki Demirspor'un son yıllarına damga vuran kavram istikrarsızlıktır. Yönetimi, kadrosu, teknik ekibi neredeyse bir yılı tamamlayamayan yıllar geçirdik. Aydoğdu da henüz 6 aydır yönetimde. Aydoğdu somut adımlar atacağına dair ikna edici açıklamalar yaparsa biraz daha zamanı hak ediyor. Belediye eksenli yönetimlerle başarı gelmediğini gördük. Bundan sonra da alternatif olarak kendini gösterenler de belediyesiz neler yapabileceğini ortaya koymalı.

Başarı gerekli ama başarı için her yol mübah değil.  1 yıllık başarının sonunda gelen yıkımlara alışığız. O yüzden uzun vadeli ve sabırlı adımlar atılmalı, kısa yollar her zaman sonuç üretmez.

26 Mayıs 2014

Soma'dan Cannes'a

Soma'nın karanlığı, Türkiye kapitalizminin 19. yüzyıl koşullarını  aydınlatırken kamuoyu da sanki yeni bir kıtayı keşfeder gibi, bu sorunlar yıllardır bu memleketin sorunu değilmiş şaştı kaldı. Resmi sayı 301'e sabitlendi ama kafalarda soru işaretleri, ünlemler, üç noktalar eksilmedi. Eksilmez de. Bu ağalık paşalık düzeni aynen evam ettikçe, buna karşı mücaelenin yeni hatlarını örmedikçe, bir kişinin ölümüyle 3000 kişinin ölümü arasında bir fark olmadığını anlamadıkça ne yazık ki eksilmez...

Ardından Nuri Bilge Ceylan'ın başarısı bize uzun süredir unuttuğumuz bir mutluluğu yaşattı. Bu memlekette iyi işlerin yapıldığını hatırladık. Sıradan insanın derdini sadece televizyon ekranlarında sürekli bağıran, posta koyan,nefret kusan, "bunlar, onlar" diye ölümleri yuhalatanların temsil etmediğini gördük. Sanki bize uzakmış gibi görünüp aslında bu basit yaşamları en iyi anlatan isimlerden Nuri Bilge Ceylan'a Cannes Film Festival'nin saygı duruşu ile, Avrupa'da sağa sola posta koymaya devam ederek içimizi karartanlar arasında gündüzle gece arasında fark var. Aynı toprağın çocukları olduklarına inanmak güç. Soma'dan Cannes'a uzanan çizgi, işini iyi yapmak, daha iyi yapmak için emek verenler ile emekçileri soyup soğana çevirirenlerin-yetmeyip ölüme gönderenlerin arasındaki farkta hissediliyor.

14 Mayıs 2014

Karalar Bağladık

Daha hafta sonu Zonguldaklı dostların sevincine ortak olmuştuk, kömürün üstüne gülen yüz çizmiştik. Dün yine madenlerden kara haber geldi, gülen yüzümüz asıldı. Madenden gelen haber kaza değil cinayetti, bir iki değil 201 can karaya bulandı, ama bizim vicdanlarımızdan zihnimizden daha karaya değil. Sorumluları hesap vermedikçe bu kara perde ortadan kalkmayacak.

7 Mayıs 2014

Fatih Otluoğlu Röportajı

Haberads sitesinin yöneticimiz Fatih Otluoğlu ile yaptığı röportajı bölümler halinde okuduk.

Demirspor taraftarının yıllardır dile getirdiği sorunların tamamı yöneticimiz tarafından da dile getirilmiş. Mali yapı, bütçe, altyapı, transfer politikası, kurumsallaşma, reklam gelirleri hususunda genel bir bilgilendirme yapılmış. Her ne kadar yapılan açıklamalar kulağa hoş gelse de bana kalırsa bahsedilen sorunların Demirsporun alışılagelmiş kulüp yapısıyla nasıl çözüleceğinin belirtilmemesi projeleri temelsiz bırakmış. Konuya örnek vermek gerekirse; sezon öncesi bütçe oluşturulmasının gerekliliğinden bahsediliyor bu konuda hemfikiriz ancak temliklerden başka varlığı olmayan, belediyenin spor fonuna mahkum edilmiş bir kulüp yapısında bu bütçenin nasıl oluşacağından bahsedilmiyor. Sponsorluklar, forma reklamları bir gelir oluştursa da bütçeler içerisindeki payı %10'u geçmiyor. Yönetimin kısa vadede tek bir yerden uzun vadede borçlanmadan, parçalara bölünmüş ve şişirilmiş olan borçları kesintilere giderek ödemeden ayakları yere basan bir bütçe oluşturması makul görünmüyor. Altyapıya bir haftalığına eğitici getirilebilir, oyuncu izlemesi için scout görevlendirilebilir ama bunlar meselenin ancak tali sorunlarını çözmek olur. Altyapının konaklaması için federasyondan gelip gelmeyeceği kaynağı beklemek yerine bünyesinde 6 adet sahayı barındıran tesise altyapının ana sorunu olan konaklama binasını yapmak, yurt içinde kısıtlı imkanlar ile bu işi başarmış olan kulüp tecrübelerinden yararlanmak temel sorunları giderecektir.

Özetlemek gerekirse hepimizin yıllardır hayalini kurduğu ve herkesten çok istediği, mali disiplin, altyapı, kurumsallaşma, ek kaynaklar vb. konularda yönetimin arayış içerisinde olması, imkanları dahilinde profesyonel kurumlardan yardım alması ve bu sorunlar ile ilgili yönetimin kafa patlatması sevindirici. Yazıyı yazmamın nedeni asla yapılanları ve düşünülenleri değersizleştirmek değildir. Düşüncelerin hepsine katılmakla birlikte kulüp şartlarının değerlendirilerek, sorunların öncelik sırasına konularak, bir planlamaya gidilmesinin doğru olacağı düşüncesidir.

6 Mayıs 2014

Zonguldak, Ankara'da

BAL'da mücadele eden Zonguldakspor, resmiadıyla Zonguldak Kömürspor, 3. Lige çıkmak için Zara Bld ile 11 mayıs' ta Ankara'da, eğer değişmezse Cebeci'de oynayacak.

http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=29&macId=129477

Tüm dostları pazar günü işçi emekçi takımı Zonguldakspor'a desteğe çağırıyoruz.

3 Mayıs 2014

Durum Değerlendirmesi

Yine sancı çekerek bir sezonun daha sonuna geldik. Bu sezonda alışılageldik hatalarımızı yine tekrar ettik. Ne yaparsak yapalım, ne yazarsak yazalım bir değişiklik olmayacağını bile bile her sezon sonu olduğu gibi aklımız yettiğince fikirlerimizi paylaşalım.

Sezon boyunca yaptığımız 36 maçta 43 puan alabildik. Bu puanların 11'ini Ercan Hoca ile çıktığımız 9 maçta kazandık. Ercan Hoca'nın gönlümüzdeki yeri ayrı ancak objektif olarak bir değerlendirme yapıldığında son 9 hafta dahil tüm sezon boyunca başarısız olduğumuz aşikar. Zaman kaybetmeden Ercan Hoca'dan geçen sezon dair sıkıntıların neler olduğu, bu sorunların nasıl çözülebileceği ve maliyetinin ne kadar olacağı hakkında bir rapor istenilmesi gerek.

Bu raporun Hoca'nın kendi kurmadığı, play-off şansı varken 3-4 maçta alınan sonuçlar ile düşme potasında kendisini bulan bir takıma geldiğinin göz önüne alınarak değerlendirilmesi ve en kısa sürede gelecek sezonda görev yapacak teknik heyetin belirlenmesi yapılacak ilk iş olmalı. Geçen sezon yapıldığı gibi gelirden fazla gider yaparak istediğim oyuncuyu alır, şampiyon olurum, olamazsam batarım mantığıyla değil. "Gelirime uygun oyuncu alır, takım yaratıp şampiyon olurum" mantığıyla hareket edilmeli. Super Lig'den maliyetli oyuncular almak yerine, PTT 1. Lig'in futbol yapısında uygun, bu ligde oynayan oyunculardan transfer yapılarak takım oluşturulmalı.Sezon bütçesinin ihtimaller üzerine değil, kesin gelirler üzerinden belirlenmesi ve sezon genelinde yapılacak ödemelerde sıkıntı oluşmaması sağlanmalı.

Taraftarın, geçen iki sezonda aldığımız para cezaları ile saha kapatma cezalarını göz önüne alarak takıma verdiği zararın farkına varmalı, kendi içerisinde otokontrolü sağlayarak takımı maddi ve manevi olarak yalnız bırakmamalı. Sezon başlamadan belirlenecek ve sezon genelinde riayet edilecek bir program ile başarının gelmesi zor değil. Balıkesir, Ordu, Samsun bu sene az maliyetler ile başarılı oldular. Önümüzdeki bir aylık sürede gelecek sezonun fikri yapısı belirecektir. Ya kulağa hoş gelen, maliyeti yüksek adamları toplar, batarız. Ya da ismini bildiğimiz bu ligin özverili adamları alır şampiyonluğa aday oluruz.

2 Mayıs 2014

Sezon Analizleri #2- "Bu Sene Düşmemek Başarıdır"

Takipçilerimizden Salih Dost'un sezon analizi daha iyimser, " 2 başkan 4 teknik direktörle bu sene düşmemek bile başarıdır" diyor Salih bey, buyrun:

"Bu yılın sezon analizi sizin de yazdığınız gibi pek iç açıcı değil.

Yine de iyi tarafından bakalım, seneye de 1. ligteyiz. Yıllarca 2. ligin kötü statlarında, ilçe ve belde takımlarıyla oynadıktan sonra 1. ligte oynamak, maçları ulusal kanalda izlemek (bizim gibi uzaklarda olanlar için büyük nimet), adı sanı belli takımlarla oynamak bile iyidir. 

Tabii ki burada kalmamak lazım. Ama istikrarlı olmak iyidir. Bakın Gaziantep BB'ye, Karşıyaka'ya... Yıllardır 1.ligteler, borç harç dertleri yok, hatta Süper Lig'in kapısını zorluyorlar bazen. Bir zamanlar bizim üstümüzde olan Güngören, Altay, Diyarbakır şimdi nerelerdeler. Yani diyeceğim odur ki evet futbolcular, başkanlar, teknik adamlar önemlidir ama biraz da istikrar önemlidir. 

Biraz soluklanalım şu ligte, şu yönetim borç harç işlerini bi düzlüğe çıkaralım. Bir başkanla iki sene üstü süte takım kuralım. Her 6 aya bir başkan değiştirmeyelim. Sonra yavaşta başarı da gelecektir. Süper Lig kapısı çok uzak değil, geçen seneden biliyoruz. Ama düşünce çok pis dibe inebilir bu takım. Başka şehirlerde örnekleri var. Her sene şampiyon olacağı diye bir şey yok. Her seneyi kendi içinde düşünmek lazım. 2 başkan 4 teknik direktörle bu sene düşmemek bile başarıdır. Saygılar."