31 Mayıs 2011

Adana Demirspor Kongreleri

Yeni bir kongre öncesi, bugüne kadar kongre deyince aklıma gelenleri sıralamak istedim. Kongreden çok kangren haline gelen, artık bir yaz klasiği oldu. Kangren olmadan yaz ayı geçiremiyoruz.

Adana Demirspor kongreleri demokratik kongreler değildir. Kongrelerimizde tartışma, fikir alışverişi, Demirspor'u nasıl daha iyi hale getirebilirize dair bir fikri ortam olmaz. Biz daha çok tek adamlara biat etme şeklinde geçiririz kongrelerimizi.

Kongrelerimizde neden başarısız olduğumuzun analizi yapılmaz. "Daha iyi yöneten varsa çıksın" diye rest çekilir. Demirspor kongreleri, "bakın muhalefet edersiniz size sahip çıkmam ha" diye aba altından sopa gösterilen yerdir. Ölümü gösterip sıtmaya razı oluruz. Susup yerimize oturmayı, birlik beraberlik göstergesi sayarız.

Demirspor kongrelerinde, yönetimler neden başarısız oldıuklarının hesabını vermez. Hep aynı ezberler, hep aynı kalıp cümleler, hep aynı vaatler sıralanır. Harcanan paraların, harcanan ümitlerin analizi yapılmaz.

6 Haziran veya daha sonraki Demirspor kongresi, "Mustafa Tuncel sahibimizdir ve hepimiz onun boyun eğenleriyiz"i onaylamak için yapılacaktır.

Sayın Tuncel'e, "başkanım bu sizin 3. başarısızlık döneminiz, aynı hataları tekrar yapmamak için neler düşünüyorsunuz" diye soracak bir babayiğit çıkacak mıdır? Bu soruyu soracak bir eski yönetici, bir yerel basın mensubu Adana'da bulunmakta mıdır?

Yanılmayı ve "bu sefer başka bir kongre oldu" diyebilmeyi ümit ediyorum.

25 Mayıs 2011

Konuk Yazar:Levent Şenlik "Çoluk Çocuk Kulübü Olduk"

---
demirgibiyiz@gmail.com mail adresimize gelen yazılardan birini daha sizlerle paylaşıyoruz. Yazarımız İbrahim Levent Şenlik, bize biraz kızgın; aslında anlattıklarıyla çok farklı şeyler düşünmesek de bazı konularda bizi eleştiriyor.

Öncelikle Demirspor'un çoluk çocuk kulübü haline gelidiğini ve camiada "abi" eksikliğinin olduğunu savunuyor. İkincisi, Adana'nın önde gelenlerinin, protokolünün diyelim kısaca, camiayı yalnız bıraktığını söylüyor ki bu tespitine katılıyoruz tabii ki. Sonuçta karanlığa küfretmektense bir mum yakmak gerektiğini belirtmiş; bizim 3 yıllık blog geçmişimizde yaktığımız mumların sayısıyla fener alayı düzenlenebilir. Sadece eleştirmek değil fikir üretmek, bu blogun yaptığı temel işlerden biri. Mailini büyük puntolarla yazarak bizi "ihtaren" uyaran Sayın Şenlik'in yazısını, bize özel serzenişlerini keserek/kendimize saklayarak ve tabii ki puntolarını küçülterek yayınlıyoruz:
---


Arkadaşlar merhaba,

Blogunuzu uzun zamandır takip ediyorum. Aslında size yazdığım son mailden sonra artık yazmamayı düşünüyordum ama Adana Demirspor sevgisi ve blogtaki bazı yazılar sebebiyle dayanamadım. Amacım tek kişilik şov yapmak veya ilgi çekmek değil, tamamen, sizinle ortak olduğunu düşündüğüm bir renk sevdası için birşeyler paylaşmaktır.

Önce babam Feyyaz Şenlik, 1970'li yıllarda Fatih Terim'le beraber profesyonel takımda 4 yıl, daha sonra ben 1994-1997 arası paf takımda 2 sezon mutluluk ve şerefle bu takımın formasını giydim. Babamın Gençlik Stadı'nda (o zaman 5 ocak stadı yoktu) Fatih Terim ve diğer futbolcularla beraber çektirdiği siyah beyaz fotoğrafların yanına, paf liginde gol kralı olarak Adana Demirspor formamla Adana Ekspres ve Bölge gazetelerinde çıkan fotoğrafımı koymak da nasip oldu....

Çaça Yüksel'den tutun da, Kartal Yaşar'a kadar tüm "emmi"lerimle de Adana'dan ayrıldığım 2002 yılından bu tarafa her gittiğimde görüşmüş ellerini öpmüşümdür. Şimdi öncelikle blogunuzda ister yorum olsun, ister blog yazarlarının görüşleri olsun bir çok konuda bazı yanlışlar var.

Adana Demirspor kulübü, camiası, forması; 20-22 yaşındaki iddia müptelası, hafta sonu soluğu Mersin'de,(direkt uçuşların başlamasıyla Antalya'da),İstanbul'da alan, maç sonu otele döner dönmez daha kendi takımının boynu bükük iken, başka bazı (özellikle doğdukları illerin) takımlarının maçlarının sonuçlarını merak eden(-ki bu biraz daha masum) futbolcuların; Adana'da sulardaki şanlı şerefli ve nice güzel günlerin yaşandığı kulüp binası seyhan nehri kenarındaki (şu anki haliyle izbe)tesislere taşındıktan sonra eskisi gibi kalabalık olmadığından gitmeye pek lüzum görmeyen yöneticilerin vs.vs. anlayamayacakları kadar güzel ve onurludur.

Her ne kadar Adana'ya iş yoğunluğum nedeniyle ancak yıllık izinlerimde gidebiliyor olsam da,köklerimiz 100 yıl önce olduğu gibi çok şükür hala adana da olduğundan ve camia içerisindeki dostlarım aracılığı ile yukarıda yazdıklarımı gün be gün biliyorum.

1- Blogtaki bazı arkadaşlar mevcut yönetimin yaş ortalamasını düşürebilecek transfer yapamadığını yazmış.

Adana Demirspor profesyonel futbol takımının son 4 sezondur kronik olarak play-off oynadığı tüm sezonlarda toplam 57 futbolcu forma giymiş ve bu futbolcuların en yüksek yaş ortalamasının yakalandığı sezon ortalama 24 olmuştur. Adana Demirspor süper lig'e son çıktığında kadrosunda bulunan Tekin abi (İncebaldır), Ercan abi (Aslankeser) ve daha bir çok efsane futbolcu abimiz 33 yaş ortalamasıyla başarılı sezonlar geçirmiştir. Takımın 1 değil neredeyse (en azından karakteriyle,kültürüyle) 6-7 Adanalı abisi her zaman olmuştur. Adana Demirspor altyapısı sürekli olarak dışarıya başarılı sporcular göndermiş,başarılar sağlamış son olarak U-18 futbol takımı Türkiye 4.sü olmuş,ancak profesyonel takımda neredeyse adanalı futbolcu kalmamıştır.

Son 4 sezondur bu anlamda takımın abisi konumunda kimse olmadığı gibi,takımda Adana ruhunu futbolculara anlatabilecek kimse de maalesef yoktur.

Bu söylediklerimin ne kadar önemli olduğunu profesyonel takımlarda herhangi bir sebeple görev almış herkes bilir. "akıl yaşta değil, baştadır" Evet ama
Adana Demirspor kulübü son yıllarda hem fizyolojik (futbolcular),hemde zihinsel olarak (yöneticiler) maalesef tam bir çoluk çocuk kulübü olmuştur.

2-Peki bu takımın gerçek anlamda sahibi taraftarlar?

Blogunuzda da belirttiğiniz gibi Giresun, Buca, Tavşanlı, Güngören vs gibi takımlar Adana Demirsporun arkalarından el sallayarak bir üstliglere gönderdiği takımlardır. Ancak son olarak, gene play-offlarda elendiğimiz Tavşanlı maçına, Kütahyalı 2 milletvekili, Kütahya valisi, vali yardımcısı, belediye başkanı, Kütahya garnizon komutanının da dahil olduğu protokol gurubu kalkıp gelirken, Adanalı protokol üyelerine ayrılan koltuklar "dekor"olarak kalmıştır. Her ne kadar olmadığı savunulsa da böylesine önemli maçlarda siyasi "erk" in hakemler ve gerek kendi camiamız gerkese rakip takım üzerinde ne kadar etkili olduğunu ancak bu maçlarda,soyunma odalarında, koridorlarda o havayı koklayanlar bilir.

Yine geçen sene Şimşekler Grubunun içerisinde tayfa vs. kelimesi bulunan gruplara Adana kültüründe olmadığı gibi bazı gerekçelerle tepki göstermesi ve 5 ocak stadına bu gibi ünvanlarla gelen grupları, atkı, pankart vs.almayacağını bildirdiği açıklamasından sonra da benzer bir maili onlara da attım. Ve bütünleşerek her şehirden her gruptan isimleri ne olursa olsun herkesi birleştirerek Adana ihanetini bitirmeye yönelik birşeyler yapmaya davet ettim.

Bunun neticesinde şehirde bazı billboardlar kiralanarak neredeyse adananın yerini haritada göstermeyecek durumda olan bazı Adana milletvekilleri protesto edildi. Özellikle Adana Demirspor taraftarı esnafın yoğunlukla bulunduğu ve eski adı arı sokağı iken dönemin belediye başkanı Aytaç Durak tarafından Fatih Terim sokağı olarak değiştirilen sokağın tabelası, Fatih Terim'in süre gelen Adana vefasızlığı ve medyadaki bazı açıklamaları nedeniyle, esnaf tafarından indirildi.

Sonuç olarak tek taraflı "platonik" sevgi mutluluk getirmez. Benim kadar,senin kadar önce futbolcunun, sonra yöneticinin ve daha sonra da elinde güç bulunduranın da Adana'yı, Adanalı'yı ve Adana Demirspor'u sevmesi gerekmez mi?

Yazının daha fazla uzamasını ve zamanınızı almak istemiyorum. Bizimki karanlığa küfür etmektense kalkıp bir mum yakma girişimidir.

Sevgi ve saygılarımla

İbrahim Levent Şenlik

16.Yıl

Futbolun zirvesinden uzak, 16. yılımız... Emeği geçenlere teessüflerimizle!

TAM


5.848 GÜN


16 YIL

4 GÜN


OLDU...


BU TARAFTAR...

SÜPER LİG'İ...

GÖRMEDİ Kİ...


21/05/1995 - 25/05/2011

20 Mayıs 2011

Yine Yeniden Başarısızlık

Bir yıl daha aynı ligdeyiz. Play-off'a kalsa da birşey yapamayacağı beklenen bir takım, bir nebze bizi umutlandırdı ama sonra beklenen son geldi. Mustafa Tuncel, bir başkanlık döneminde daha başarısız oldu.

Şimdi herkes suspus. Yönetimden hala bir açıklama yok. "Başarısız olduk, özür dileriz" diyemiyorlar; teknik ekip ve futbolcular da piyasada yok. "Olmadı, özür dileriz" diyemiyorlar.

Yönetim açıklama yapsa söyleyeceği şu: "Bu sene şampiyonluk sözü vermemiştik!"

O zaman ben de sorarım: "Onca transfer neden yapıldı, hedef daha yukarısı değilse devreyi üçüncü bitiren hoca neden gönderildi, devre arasında kadro neden bu kadar değişti, neden altyapı destekli bir kadro çıkmadı" vs.

--

Yıllardır mücadele ettiğimiz her takım öyle veya böyle yukarı çıktı. Bolu, Kartal, Antep Belediye, Giresun, Karabük, Mersin, Buca... Onlar ne yaptı, biz ne yapamadık? Özeti bir alt yazıdaki kısa cümlede.

Yerinde transferler, sadece işini yapan bir teknik heyet ve sadece işini yapan futbolcular. Gereken bunlar.

Biz ise, yıllardır camia içindeki asalakları ayıklayamadık. Yerel basın içindeki asalakların kulübün taciz etmesine engel olamadık. Teknik direktör gönderen kumpaslara engel olamadık. Futbolcuların maç seçmesine, istediği zaman oynayıp istediğinde yatmasına engel olamadık.

Aytaç Durak'la Mutafa Tuncel arasındaki masatenisinde gidipgeldik. Bize alternatif yok dendi. Alternatifsizlikten başarı çıkmadı. Kalıcı gelir projeleri, şehir efsanesine dönüştü.

Adana Demirspor camiasında, tribün farklı telden muktedirler farklı telden çaldığı sürece başarı gelmeyecek. Tribünle saha arasındaki uçurumu gidermedikçe bu sözler yeniden yeniden söylenip duracak.

Tek adamların-padişahların imparatorluğunda başarı çıkmayacak. Biz "kafana göre" dedikçe hiçbir şey değişmeyecek.

19 Mayıs 2011

Yapamadıklarımız

"Aklın, mantığın, bilimin, vefanın, yardımlaşmanın ve en nihayetinde insanlığın gereklerini yapmadığımız müddetçe yerimiz 3. lig..." (alıntıdır).

18 Mayıs 2011

Keşke Bütün Yıl Böyle Oynasaydınız

Keşke bütün yıl böyle oynasaydınız sevgili Demirsporlu futbolcular. Keşke hep böyle mücadele etseydiniz. O zaman herşey farklı olurdu.

Olmadı!

Play-off'larla bu iş olmuyor.

Mustafa Tuncel'le bu iş olmuyor.

Mustafa Tuncel'in sadece şahsı değil, onun zihniyetiyle-onun bakış açısı ile de olmuyor.

Olmadı.

17 Mayıs 2011

Favori Gösterilmek

Belki de bugüne kadar bizi yakan şey bu oldu: Favori gösterilmek. Çünkü Demirspor forması, renkleri ve logosu çok şey ifade eder. Çünkü geleneği güçlü, camiası güçlü ve herşeyden önemlisi tribünü güçlüdür. Demirspor forması, rakip takıma "kazanabilmek için daha iyisini yapmalıyız" gücü verir.

Biz çoğu zaman tribündeki gücümüzle sahadaki gücümüzü birbirine karıştırdık. Çünkü "tribünde bizsek sahada sensin"i şiar edinmiştik. Tribünde yenilmiyorsak sahada da yenilmezdik, ya da yenilmeyebilirdik.

Bu karışıklığın sonunda belki de kendimixi dev aynasında gördük. Saha ile tribün araasındaki mesafenin bu kadar büyük olacağını tahmin edemezdik. Yaşadıklarımız bize bunu öğretti. Sesimizl, yüreğimizle sahaya insek de, bazen futbolcuların kumpaslarına, akıl oyunlarına müdahale edemedik; kaslarına kan pompalayamadık. Onların hayatına müdahil olamadık. Kulüpte olan bitene müdahil olamadık. Kapalı kapılar ardında olan biten, tribünde olan bitenden baskın çıktı.

Bu sefer favori gösterilmeyelim. Varsın olsun... Tribündeki gücün maçları kazandırmadığını öğrendik. Biz yine de yerimizi alalım ve görevimizi yapalım. Ama bunun bize her zaman avantaj olmadığını unutmayalım.

Favori onlar olsun. Karşımızdaki kimse, onlar... Biz bu sefer iddialı değiliz diyelim. Sahadakiler bugüne kadar bize umut vermedi çünkü. Biz umudumuzu kendi kendimize canlı tuttuk. Sahada bize umut verenlerin attığı kazıklardan sonra, bu sevgiyi kendi kendimize büyüttük; içimizde yaşattık. Şimdi yine içimizden, dipten ve derinden, hissedelim umudu.

Favori değiliz, öyle kalalım. Yarın tabelada favori olmayanın ama kazananın tarafında olalım. Çünkü Demirspor, bizi şaşırtmaya alışkındır.

16 Mayıs 2011

U14'ler de Antalya'da: Finaller Başladı



U14 Türkiye Finalleri başladı. Takımımız, Bursaspor, Turgutluspor ve Samsunspor ile A grubunda.

İlk maçta Turgutluspor ile 3-3 berabere kaldık. İkinci maç yarın 16.30'da Bursaspor ile...

Malatya maçından sonra Antalya'da kalan arkadaşlar bu maça giderse çok güzel olur. Maç, Topkapı Palace Oteli stadında.

Bandırmaspor'a Dair...

Çarşamba günkü rakibimiz Bandırmaspor, geçen yıl 3. ligten çıktı. Bu sezona da çok iyi bir igirş yaptı. 15 hafta boyunca yenilmedi. Devre sonunda 2 mağlubiyeti vardı. İkinci yarı, Bugsaş, Yeni Malatya gibi yukarıyı zorlayan takımlara yenildi. Son hafta da kendi sahasında Göztepe'ye... 7 mağlubiyetle ligi kapadılar. Golcü bir takım, 59 gol atmışlar.

Son haftalara bakıldığında, Beypazarı Şeker maçına çıktıkları kadro, hemen hemen ideal 11'leri:

22. ERGİN ALTAY
3. EKREM VATANSEVER
4. RIZA EFENDİOĞLU
5. GALİP GÜZEL
7. MUSTAFA ŞEN
10. ALİ SERİN
11. HALİL ÇELİK
34. MUSTAFA EMRE HOROSLU
35. ENVER IŞIK
53. ORHAN OVACIKLI
55. MUHARREM OZAN CENGİZ

82’li Mustafa Şen (7 numara), çok geç de olsa (2008) Bandırma’da profesyonel olmuş; 14 golü var.

Yine Bandırma’da profesyonel olan 88’li Ali Serin (10 numara), takımın daimi oyuncularından.

88’li Muharrem Ozan Cengiz'in 15 golü var. 87’li Galip Güzel (5 numara), 13 golü var. Beypazarı Şeker’e de golünü attı.

88’li Halil Çelik de Bandırma’da profesyonel olmuş, 6 golü var. Takımın vazgeçilmezlerinden 4 numara Rıza Efendioğlu'nun 4 golü var.

Tarsus'la ve geçen yıl Linyit’le bize karşı oynayan İshak, ara dönemde Bandırma’ya geldi; 3 golü var. Denizli Belediye’de yıldızı parlayan Fatih Koyugölge de 4 golü atmış.

Eski savunmacılarımızdan Erhan Çatalçam da Bandırma'da ama Beypazarı maçı kadrosunda yoktu.

Bandırma geçtiğimiz günlerde teknik direktör değişliğine gitti. İsmail Ertekin, 17 nisan’da görevden ayrıldı, son hafta Serhat Güller takımın başına getirildi. Takımı 3. ligten çıkaran ve büyük bir ivme kazandıran Ertekin, sürpriz istifasının ardından, “Bandırmaspor'da artık faydalı olacağıma inanmadığım için bu kararı aldım. 2,5 yıldır bu takımın başındayım. Ancak bundan sonra daha fazla yararlı olamayacağım. Takımda genel olarak inanç kalmamıştı. Bende şampiyonluk şansımızı yitirmeyelim istedim. Bu kararımın takıma daha pozitif yansıyacağını düşündüm. Takımın şampiyonluk şansı hala devam ediyor. Ben bu takımın Bank Asya 1. Lig'e çıkacağına inanıyorum” demiş.

Bandırma grubunu 2. bitirdi. Geçen sezondan gelen kazanma alışkanlıkları ve pek fazla değişmemiş bir kadrosu var.

Bandırmaspor ile ilgili diğer bilgiler için:

http://boyutsuzbirsevda.blogspot.com/

http://www.bandirmaspor.org.tr/

http://www.ilkhabergazetesi.com/category/spor/


Malatya maçında makus talihimizi kırdığımıza inanıyorum. Dişe diş bir maç olacak.

"Hep Bize Mi Ulan??"#2: Yeni Malatya Maçına Dair


Evet, hep bize mi ulan?? Biz de kazanmak, son dakikada kazanmak, penaltılarla kazanmak istiyoruz!

Birincisi, Mardan Stadı -içi itibariyle değil- çevresiyle, futbola saygılı bir federasyonn maç oynanmasına izin vermeyeceği bir stat. Ama bizim federasyon, futboldan ziyade başka işlerin peşinde olduğu için oraya insanları sürüklüyor.

Mardan Stadı'nda giden yol yok sokak yok. Çevresinde bi tane simitçi, sucu, insan yok. Hayat belirtisi, sadece seralardaki patlıcan domates.

O statta final maçında olay çıkar. Bunun sorumlusu da federasyon olur.

Maça gelirsek, öncesinde tribünde bu maçı kaybetsek üzülür müsün, ya da şaşırır mısın anketi yapsak yarıdan fazlası olumsuz yanıt verirdi-diye düşünüyorum. Umudumuz yoktu, ama bu Demirspor'du, işleri tersine çevirmekte üstüne yoktu.

Maça iyi başladık, rahattık; tribün çok iyiydi. Son vuruşlarda beceriksizdik. Bu da tüm sezon iyi antreman yapmamakla ilgili bence. İlk yarıda sağlı sollu gelişen ataklarda sonuç çıkmadı. Samet Albayrak sürekli top kaybetti. Samet Özen iyiydi. Metin Tuğlu fazla rahattı. Ertan ve Burhan hareketli ama etkisizdi. İkinci yarının ortalarına doğru takım yüksek tempoya dayanamadı ve oyundan düştü. Ama Malatya da genel olarak üstümüze çok gelmedi, gelemedi. Savunmada Serkan gayet iyiydi; Adem uzun süredir oynamasına rağmen sırıtmadı. Son dakikalara doğru yeniden yüklendik ama ceza sahasındaki karambollerden sonuç yine çıkmadı. Hocanın değişiklikleri takıma fazla güç veremedi. Samet Albayrak yerine giren Aydın Tuna bekleneni veremedi. Muzaffer'in oyuna girmesi herkesi şaşırttı o da penaltı dışında varlık göstermedi.



Uzatmalarda, Malatya'nın kaleyi tutan ilk şutu gol oldu. Metin maç boyu güven verdi ama golde yapacağı bi'şey yoktu. İyi şuttu. Gol sonrası herkes çöktü tabii. Takımın da pili bitmiş gibiydi. Kaleye bile gidemez olduk. 118'de Burhan yine topa dokunamayınca artık herkes yolu düşünmeye başlamıştı ki; soldan Kadir'in ortasına uzak köşede dokunan Ertan fişimizi yeniden taktı. Santranın hemen ardından maç bitti.

Penaltılarda, Malatya'nın en hareketli ve bugüne kadarki en golcü oyuncusu Hüseyin kaçırınca işin gidişatı az çok belli oldu. Burhan attı, Metin kurtardı, sonra Metin yeniden kurtardı. İlhan zar zor attı, Muzaffer attı ve uzun süre sonra ilk kez maçı çevirdik, biz kazandık, biz kazandık!




50-60 kişilik bir grupla 2000 civarı Demirsporlu'ya eşşek diyen, Adanaspor lehine bağıran Malatyaspor'lular; maç sırasında Bandırma lehine tezahürat yapıp, maç sonu onlara saldıran Malatyasporlular, daha maç bitmeden kazandık havasına giren Malatyasporlular... Onlar evlerine döndü. Bizim umutlarımız yarınlara taşındı.

Maç sırasında stada girip, tezahürata başlayan Şekerspor'a, Balıkesir'e söven Bandırmalılar ayıp etti. Gereken cevap tribünden verildi. Çarşamba günü için de rakibimiz oldular. Darısı sahadaki cevaba...

Tayfa Ordaydı

Kendi aramızda hızlı ve küçük bir organizasyonla ordaydık; "Gurbette Demir Gibiyiz" yeni bir stad daha gördü.





Mardan'dan Enstantaneler

15 Mayıs 2011, Mardan Antalyaspor Stadı. Tarihi bir maçtı, yıllar sonra ilk kez son dakikada atıp, penaltılarla kazandık.

Tribünden birkaç foto:



Allahına Gurban Metin!

Metin Aktaş, Metin Aktaş, Metin Aktaş... Allahına gurban. Var ol! Eline sağlık. Dün bizi hayata döndürdün. Uzun süredir iki penaltı kurtaran kalecimiz olmamıştı.

İyi bir kaleci takımın yarısıdır.

15 Mayıs 2011

Hep bize mi ulan???

Penaltılarla elenmek, son dakika golleriyle kahrolmak hep bize mi?

Değil ulan işte değil!

Yarı finaldeyiz, adım adım geleceğiz!

Bugün

Bugün sezonu sonlandıracağız veya umudu yarınlara taşıycağız...

Başarabiliriz. Futbolcuların bunu yapacak kapasitesi var. Yapabilirsiniz. Eğer isterseniz...

Zafere doğru yürüyelim, inanın çocuklar...

11 Mayıs 2011

Geleneğimiz Geleceğimizdir - 2



Geçtiğimiz yıl play off karşılaşmaları öncesinde bu konuyla ilgili anımı aktardığım bir yazı yayınlamıştım blogda. Dün gece Şefik Akkurt ağabeyimiz 1994 yılında süper lige yükseldiğiniz o meşhur final maçının son anlarındaki heyecanı ve bitiş düdüğünün ardından yaşanan o muhteşem görüntüleri yayınladı youtube'da. Yüzümüzde buruk bir gülümsemeyle bir kez daha o yoksun günlerdeki şampiyonluk anına gittik. Merhum Orhan Ağabey'in (Demirdal) heyecandan bir o yana bir bu yana gidişi, Metin Türel hocamızın asabiyeti, Malzemeci Apo'nun deliye dönmüş halleri, Ümit Özkalp ağabeyimizin son çıktığı resmi maçı şampiyonlukla bitirmesi, mutluluktan ağlayan futbolcularımız ve tribünde şampiyonluk türküleri söyleyen büyük Adana Demirspor taraftarı...

Bu büyük mutlulukta payı olan herkese bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.

Geçtiğimiz yıl yayınladığım diğer yazı için buraya tıklayın

10 Mayıs 2011

Yeni Malatyaspor'a Dair...

Yeni Malatyaspor, geçen yıl Malatya Belediyespor'un isim değiştirmesi ile kurulmuş. Malatya Belediyespor, geçen yıl 3. ligten yükselmişti. Malatyaspor'un kötü gidişi (bu yıl 3. ligten düştüler) ve muhtemel borçları nedeniyle bu yola gidilmiş olduğu söylenebilir.

Yeni Malatya sezona, Nihat Balan'ın teknik direktörlüğünde başladı; ardından Ufuk Sarı idaresine giren takım 12. haftada Vedat İnceefe'ye emanet edildi. Vedat'ı futbolculuk yıllarından Galatasaray'dan tanıyoruz. Vedat'ın yardımcılığını da, futbolculuğu "haşarılıkla" geçen bir diğer isim Cafer Aydın yapmış.

Takım devreyi 11. sırada tamamlamış. İkinci devre, 24. hafta A.Sebat beraberliğinin ardından Vedat teknik direktörlükten ayrılıyor. Takım o hafta 9. sırada. Hürriyet'ın haberine göre "İnceefe, bazı işleri dolayısıyla takımdan ayrılmak istediğini belirtti".

Cafer Aydın, Bugsaş mağlubiyeti ile başladığı Malatya macerasında takımı birden şaha kaldırıyor ve arka arkaya 8 galibiyet alan takım playoff potasına giriyor.

Cafer, playoff'u garantiledikten sonraki bir demecinde şunları söylemiş:

"Geldiğim günden bu yana ilk defa oyuncularıma Gebzespor maçında galip gelmemiz gerektiğini söyledim. Bundan önce hep 'futbol oynamaya ve zevk almaya bakın' dedim. Her maçta oyuncularıma, rakibimizin kendimiz olduğunu söyledim. Oyuncularımda sağolsun benim söylediklerimi gerçekleştirdiler. Ben teker teker hepsinin alınlarından öpüyorum ve çok teşekkür ediyorum. Bakıldığı zaman ben biraz gaddar hocayım. Benim kahrımı çektiler. Hakikaten bu süreç iyi geçti ama zor geçti. Biz şu anda ilk etabı tamamladık. Bundan sonra play-off'larda 3 tane final maçımız var. Hedefimiz Malatya'ya şampiyonluğu getirmek. " (http://spor.haberler.com/aydin-hedefimiz-malatya-ya-sampiyonlugu-2695717-haberi/)

Takımın ilk yarıdaki kadrosuyla ikinci yarıdaki kadrosu arasında büyük farklar yok; bir iki ismin değiştiğini görüyoruz. Arka arkaya galibiyetlerin alındığı dönemdeki kadro genelde aynı tertipten oluşuyor ve şu şekilde:

34. MESUT BALKAN
2. MEHMET TOSAK
3. CAN ULUN
5. NEDİM KÖSEOĞLU
6. SERDAR KARKIN
17. RECEP YAŞAR
26. HÜSEYİN KAR
39. ÖNDER DALKIRAN
45. GÖKHAN SİNANOĞLU
49. CEM ÇETİN
61. ENİS KAHRAMAN

Takımın iç-dış saha puanlarında bir denge var. İçeride 35 dışarıda 23 puan toplamışlar. Bizim gibi deplasman özürlü olmadıkları ortaya çıkıyor.

Takımın kadrosu bizimkinden genç (Buna pek şaşırmadık sanırım). Golleri de dengeli dağılmış. Gollerde, 86 doğumlu Hüseyin Kar 8 golle öne çıkıyor. Eski oyuncumuz Serdar Karkın da 5 gol atmış. 87 doğumlu Cihan'ın ve 86 doğumlu Cem'in 5'er golleri var. Önder de 4 gol atmış.

İlginç bir detay, takım 17 nisan'da 1-0 kazandıkları Bandırmaspor maçından dolayı 1 maç seyircisiz oynama cezası almış; nedeni maç sonu seyircilerin sevinmek için sahaya girmesi.

Play-Off Program

tff.org.tr'nin yayınladığı program:

Rakip, Yeni Malatyaspor

Playoff'lardaki rakip Yeni Malatyaspor oldu.

Maç, 15 mayıs pazar günü saat 17.00'de. Bu maçın galibi, Bandırma-Beypazarı Şeker galibi ile oynayacak.

Sarı Siyahlı takım, bu yıl Fenerbahçe'yi Türkiye Kupası'nda yenerek adını duyurmuştu. Uuzun süre orta sıralarda mücadele eden takım, son haftalardaki yükselen grafikleriyle playofflara kaldı.

Grubunu 17 galibiyet, 7 beraberlik, 10 mağlubiyetle tamamladı. 36 gol attı, 33 gol yedi.

Kulüple ilgili bilgiler ve oynadıkları maçlara şuradan ulaşılabilir: http://www.tff.org.tr/Default.aspx?pageID=28&kulupID=4879

Kulübün resmi sitesi, www.yenimalatyaspor.org

Fotoğraflı futbolcu kadrosu da şurada: http://www.yenimalatyaspor.org/yeni-malatyaspor-kadrosu-futbolcular

9 Mayıs 2011

TFF, Kura Çekim Gününü Neden Açıklamıyor?

Türk futbolu ile ilgili en resmi kaynak olan Federasyon'un sitesi tff.org.tr, 2. Lig playoffları kuralarının ne zaman çekileceğini hala açıklamadı.

Yerel spor basını zaten hak getire, aralarında gazetecilik yapma hevesinde olan çok az kişi var; oradan da güvenilir bilgi alamıyoruz.

Koca federasyon 8 kulübün camiasının öylece bekletiyor.

TFF'nin altligleri ne kadar umursadığının net bir göstergesi. Tebrikler!

"Erdal'ın Kanalı", 14 Mayıs'ta TRT Belgesel'de

Murat Ayman'ın yönetmenliğini yaptığı, Erdal Acet'in hayatı üzerinden Adana Demirspor yüzme takımının başarılarının anlatıldığı "Erdal'ın Kanalı" belgeseli, 14 Mayıs Cumartesi günü saat 20.00'da TRT Belgesel kanalında gösterilecek.

Playoff'lar öncesi umut kazanmak, gelenekten gelen gücümüzü hatırlamak için iyi bir fırsat...

Konuk Yazar: "Ben Demirsporluyum"

İzmir'deki dostlardan Mehmet Dalgıç, sevimli oğlu Kadir'in onu yoldan çıkarmaya çalışanlara inat, Demirsporluluğunu nasıl savunduğunu anlatıyor.

Demirspor taraftarı ile takımı o kadar farklı noktaladalar ki... Onu yakından veya uzak sevmek için elinden geleni yapanlara inat, sahadakiler, camianın içindekiler bizi soğutmak için herşeyi yapıyor. Buna rağmen seviyoruz, bırakmıyoruz, nesilden nesile aktarıyoruz.

Tribünle saha arasındaki farkı kapatana kadar, mücadeleye devam...

----

"Sayın Ankara Tayfası, sizleri önce saygıyla selamlıyorum.

Bugün sabah kalkıp bakkala oğlumla gittiğimde, bakkalın oğluma 'gel seni fenerli yapalım' dediğinde, 3.5 yaşındaki oğlumun 'ben Adana Demirsporluyum' cevabıyla öyle bir sevindimki... Benim için en önemli olayın bu olduğunu gördüm. Gözlerim doldu.

Apartman yöneticisi diğer bir büyüğümüz de 'senin bu oğlan çok fena asla fenerli olmuyor' dediğinde içimde bir hüzün aynı zamanda bir sevinç oluşmuştu. Hüzünlendim...



İzmir buca'da ikamet etmekteyim. Burada maç muhabbetlerimizde demirsporluluğun artık yavaş yavaş insanlarda unutulduğunda farkettim. Ama öyle bir gurur duydumki. 3,5 yaşındaki oğlum izmirde artık onlara kafa tutuyordu. Biz babadan aldığımız bayrağı oğlumuza aşılayabilmişiz demekki.



Unutmasınlar, gurbette bu takımı görmeden stada gitmeden futbolcusunu tanımdan sevenler var. İnanın dolmuşta futbolcu yanıma otursa tanımam ama allahına kadar Demirsporlu yetişmiş oğlum var artık.

Mehmet Dalgıç"

Büyüksünüz!



U18 takımımız, Galatasaray ile 1-1 berabere kaldı. Penaltı atışları sonucu 7-6 yenildik.

Büyüksünüz çocuklar, çok büyük! Demirspor'un geleceği sizin ellerinizde; ellerinizden kaçıp gitmesine izin vermeyin sakın. Sizi engellemeye çalışanlara inat, formanızı üstünüzden çıkarmayın.

8 Mayıs 2011

Güneşli Mayıslar?

Demirspor taraftarının mayısları keyifsizdir. Ya son maça kadar heyecanı sürer ve hevesi kursağında kalır, ya o noktaya bile gelmemiştir, şu kahır bitsin diye bekler mayısı. Bizim için hep kederli hep sonbahardan bir aydır mayıs. Başkalarının keyfini izlemekten yorulduğumuz bir aydır...

Uzun süre sonra en rahat pazarımız; şu an Adana'da güneşli bir gün, tribün makara, umutlar Antalya'da.

Son haftaya rahat girdik, ama önümüzdeki iki hafta için gerçekten umutlu olan kimler var?

Bu kez mayıs bizim için farklı oalcak mı?

Az önce Mersin İdman Yurdu, Süper Lig'e çıktı. Geçen yıl son maçta kümede kalmıştı, bu yıl da devreyi 9. bitirmişti.

Geçen hafta Göztepe için güneşli bir gündü; birkaç yıl önce amatör kümedelerdi.

Keza Tavşanlı Linyit; altıpastan girmeyen topla, kaçırdığımız penaltılarla, şimdi onlar Süper Lig'in kapısında. Tesissiz, statsız... Amatör kümeden Süper Lig kapısına.

Demek ki o kadar zor değil. Sadece hava durumuna bağlı değil mayısların güneş açması. Planlı birkaç adım, disiplinli bir teknik heyet, kumpasa bulaşmayacak futbolcular.

Zor değil, yapabiliriz. Umutsuzluğu umuda çevirmek, bazen 1 yılda, bazen yarım sezonda, belki de 2 hafta içinde...

Tatangalar'ın Açıklaması

Playoff'ların yapılacağı kentin, mücadele edecek takımlara hemen hemen eşit mesafede yakın/uzak olmasına dikkat ediliyor. Tabii ki takımların kalacağı tesisler de önemli. Birçoğumuzun beklediği gibi finalelr için Antalya belirlendi. Ancak Antalya Mardan Stadı ile ilgili, Tatangalar'ın açıklamasına dikkat çekmek gerekli. Yerinde tespitler var; şöyle ki:

"Stadın kapasitesinin yetersizliği bir yana, sahip olduğu ulaşım şartları ve özellikle “çevresel konumu” incelendiğinde, bir takım sorunların yaşanma olasılığını kolaylaştırıcı nitelikte sonuçları görmek kaygı vericidir.

Bunca insanın, “dağbaşı” tanımlamasının abartı olmayacağı bir ortamda bir araya getirilmesi, yeni yasanın içerdiği aşırılıklarla ele alındığında tuhaf bir tezatlık taşımaktadır.

Tüm sorumluluğun bireye yüklendiği; basının, yöneticilerin, karar alıcıların vb. oluşturduğu-oluşturacağı olumsuz zeminlerin göz ardı edildiği bu bize özgü tezatlık, konuyu kapsamakla birlikte farklı ve geniş bir biçimde ele alınabilir. Fakat öncelikle yapılması gereken, önümüzde somut bir şekilde görülen durumun, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurmasının önüne geçmektir.

Gerek renktaşlarımızdan, gerekse rakip taraftarlardan hiçbir “insanımızın” zarar görmeyeceği, başarıya saygı duyulan ve kazananın da lekesiz bir sevinçle evine dönebileceği bir ortam, en insani temelde dileğimizdir."


Kentin ya da stadın değişeceğini düşünmüyorum ama bütün sorunları taraftara yükleyen zihniyetin, sorun çıkmaması için gerekli çabayı göstermemesi açısından bu notu düşmek gerekli

7 Mayıs 2011

Play-Off'lar Antalya'da...

TFF resmi açıklamayı dün yaptı. Play-Off'lar geçen yılki gibi Antalya'da oynanacak.



"Bir umuttu yaşatan insanı..."

U18'ler Türkiye Üçüncülüğü İçin Oynayacak

Türkiye finallerinde grup liderliği için Fenerbahçe ile çekişen U18 takımımız, rakibine 3-0 yenildi. Grupta ikinci olan takımımız, diğer gruubun ikincisi ile üçüncülük maçına çıkacak. 8 Mayıs pazar günü, saat 11.00'de Galatasaray ile Türkiye üçüncüsü olmak için oynuyoruz.

"Bu çocuklar sevilmez mi?"

6 Mayıs 2011

"Bu Çocuklar Sevilmez Mi?"



bir dost diyor ki;

bu çocuklar sevilmez mi? şu resim bile bir neden sevmeye onları. hayatta bir şeyler elde etmek için dişini tırnağına takmak zorunda olanların resmi bu. bu yüzden sevilmezler mi? sevilirler elbette.

antalyada final kovalıyorlar, fenerbahçeyi yenmeleri gerekli final için. her şey bu kadar zor olmak zorunda mı onlar için, bizim için? illa ejderhalarla mı savaşmak gerek, illa tepegözleri mi yenmek gerek güzel günlere ulaşmak için?

bu çocuklar esmer, bu çocukların tenleri yanık, sesleri yanık. bu çocukların bir derdi var, okunuyor yüzlerinden. bu çocuklar çıplak elleriyle dövüşmek zorunda, eğer tertemiz ve aydınlık bir gelecek istiyorlarsa. bu çocuklar biziz, bizler bu çocuklar...

seviyoruz sizi çocuklar, feneri yenseniz de, yenmeseniz de... bizi mazimize götürecek trenin lokomotifinde yer alacağınız günleri bekliyoruz.

seviyoruz sizi...

5 Mayıs 2011

Ederlezi...

Artık mutluluk olsun...

Herkesin Hıdrellez'i kutlu olsun...

Halit Amca aramızdan ayrıldı...

6 Mayıs 1972'de Deniz, Yusuf, Hüseyin idam edilirken avukatlıklarını yapan Halit Çelenk 2011'in 5 Mayıs'ında Denizlere kavuştu...

Çok üzgünüm...çok...

4 Mayıs 2011

U18'ler galip

U18'lerimiz finallerdeki ilk galibiyetini aldi. Gençlerbirliği'ni 2-1yendik. Helal olsun size arkadaslar...

Gruptaki diğer maçta Fenerbahçe Manisa'yı 7-1 yenince averajla lider oldu.

Son maçımız, grup liderliği için, 6 mayıs 16.00'da Fenerbahçe ile...

U18: İlk Maç Berabere



U18 takımımız Manisa ile 2-2 berabere kaldı. Diğer maç da 1-1 bitti. Şanslar devam ediyor.

İkinci maç bugün 16.00'da Gençlerbirliği ile...

U18'lerin formasının A takımdan daha iyi olduğunu da not edelim.

3 Mayıs 2011

U18 Finalleri Başlıyor

Türkiye Finallerine kalan bir diğer altyapı şubemiz U18 takımımızın final maçları başlıyor. Fenerbahçe, Gençlerbirliği, Manisaspor ile aynı grupta olan takımımız, bugün saat 18.00'da Manisaspor ile oynayacak.

Haydi bakalım, vurduğunuz gol olsun!

2 Mayıs 2011

Karar verin...

1 Mayıs'a playoff'ta girdik. Ne mutlu! Boyun eğmeyen bir tribünümüz var. Ama acaba sahadakiler de öyle mi?

Şimdi sizler için sevgili futbolcular, iki yol var: ya siz de boyun eğmeyeceksiniz ve aldığınız paranın-giydiğiniz formanın-arkanızdaki desteğin hakkını vereceksiniz. Bizi şampiyon yapıp, bunca çilenin-derdin-tasanın bir anda unutulmasını sağlayacaksınız. TARİHE GEÇECEKSİNİZ!

Ya da "diğerleri" gibi olacaksınız. Bizim için hiçbir anlamı kalmayan, sadece öfke duyduğumuz, bir kaşık suda boğmak istediğimiz diğer isimsiz futbolcularımızdan...

Ya sizi maç seçmenizle, Elazığ'ı yenebilirken Dardanel'e yenilmenizle, hoca göndermeye çalışmanızla, takım içinde kurdupunuz kumpaslarla hatırlayacağız;

ya da bunların üstüne birer cızık çekip, sonuca bakacağız.

Son sözü siz söyleyin, sizi nasıl anacağımıza siz karar verin.

Boyun Eğme Adana Demir!


1 Mayıs 2011 - Adana
Nasıl güzel bir pankart olmuş, elinize sağlık hepinizin...