Ana içeriğe atla

Yeter Ulan Yeter!

Şampiyonluğa oynamayacaksan sorun yok. Mesela sen kümeye oyna, gücün bu olsun, biz anlarız, sonuna kadar destekleriz.

Orta sıraya oynayacaksan oyna, de ki bu sene yok, seneye, tamam ulan, gelecek seneyi bekleriz.

Ama sen bizimle oynuyorsun Adana Demirspor. Onurumuzla oynuyorsun. Sana kolay gelir belki ama hayatımızla oynuyorsun!

Takım gol gelene kadar ısrarlı, istekli, hırslı. Gol geliyor. Takım nerede? Takım duşa gitmiş. İlk yarı sonuna kadar idare ediyor. Gardaş niye gidiyorsunuz duşa, aklınız niye gidiyor? Niye 0-0 gibi oyuna devam etmiyorsunuz?

Emin'i neden aldın hoca? Sakatlandıysa falan tamam da, "taktik" gereği mi aldın oyundan. TAKTİĞİN SENİN OLSUN HOCA? Kurulu takımın aksıyorsa, bu adam mı aksıyor oyunda? Ya da kurulu düzeni bozmak mıdır "taktik" anlayışın?

Arkadaş, oyun kurucu özellikte adamı 80'den sonra alıyorsan, bu adam oyuna ısınana kadar maç bitti zaten. Timur ne yapıyordu da ya da ne yapamıyordu da oyundan aldın? ALLAH AŞKINA, MAL SAHİBİ GİBİ OYNAYAN ÜÇ ADAMDAN BİRİNİ NEYE DAYANARAK ALDIN OYUNDAN? Umut Sözen'i soktuğun gibi geri alsan "hah, helal olsun hoca, hatasını telafi etti" derdim.

Hoca bunları yaparken siz niye uyudunuz, Mojsov, Fereira, Attamah efendiler? Elin oğlu içinizden geçip giderken neredeydiniz? Oğuz efendi, ceza sahasının dibindeki panik halindeki Demirsporlu'ya pas vermek mi büyük kalecilik. O toplar dönüp bize patlar işte böyle.

Lan arkadaş, yeter ya, yeter! YETERİ BİLİYORSANIZ YETER! Bizi madara ettiğiniz her seferde biz sustuk, destekledik. Ama yeteri biliyorsanız YETER. Bak iki taneniz şutlandı. Aklınızı başınıza alın, topunuzu oynayın.

Kazanın demiyorum, TOPUNUZU OYNAYIN. Burak Çalık kadar, Pote kadar, bu maçtaki Timur kadar, iki sene önceki Erçağ Evirgen kadar topunuzu oynayın.

Sedat başkan, mal sahiplerini takımda tut, idare edenleri gönder. Seni mal sahibi gibi gördüğümüz için, kulüp sana emanet olduğu için söylüyorum. Kendi sahasında Sivas Belediye'den 4 yiyen, lig sonuncusundan 1-0'dan maç veren takımın başkanısın. Sokaktaki herhangi birisi değilsin. Umarım sorunu çözersin. Biz çok kayyum tehdidi gördük, çok güya efsane başkan gördük. Ama çok da hakiki efsane başkan gördük. Sen de şimdiden önlem al, hangi listede yer alacağına kendin karar ver.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ