29 Ekim 2014

Yaşanacak Bir Cumhuriyet

Tersanelerde, madenlerde, inşaatlarda, sokaklarda ölümün kol gezdiği bir memleket değil yaşamın güzelleştiği, el birliğiyle güçlendiği, korkunun değil yaşama sevincinin hakim olduğu bir ülke olmak dileğiyle, Cumhuriyet'in 91. Yılı kutlu olsun.

28 Ekim 2014

Yeni Bir Üç Maçlık Bölüme Girerken

İlk haftaların görece kağıt üzerinde zayıf ekiplerine takılmadık. Daha sonraki üç haftanın daha sert geçeceğini de tahmin edebiliyorduk. Hakem hatalarını bir kenara bırakırsak Adanaspor maçının tamamında ve Antalya maçının ilk yarısında kötü futbol oynadığımızı söyleyebiliriz. Aslında kötüden çok isteksiz diyelim. Adanaspor maçının fazla motivasyondan olduğunu, ya da Adanasporu'ların olası bir hezimetten çekinip ekstra konsantrasyonla oynadıklarını da ileri sürebiliriz.

Hakem hatalarının fazlalaşmasının, takımda "biz ne kadar çabalasak da birileri düğmeye basmış" psikolojisi yaratmasından çekiniyorum. Bizim taraftar olarak ilk müracaat ettiğimiz senaryolar bunlar oluyor ama futbolcunun da bu düşüncede olmaması lazım. Taraftar olarak "yahu arkadaşlar siz de oynamadınız ama" dememiz gerekli bazı noktalarda. Bunun bir ayarı var ve bu ayarı yakalamalıyız.

Ünal hocanın elinde iyi hücumcular var ama arkadaki ekipte istediği verimi henüz alamadığını düşünüyorum. Orada bazen performanstan, bazen taktik gereği, bazen de mecburiyetten çeşitli ikililer deniyor. En son olarak Hakan - Alaattin ikilisi ilk defa ilk 11'de yoktu. Hoca ideali bulacaktır muhakkak. Defansta da arayışlar var bir yandan. Eğer sakatlığı vs. yoksa Fazlı'yı da kazanması gerekir hocanın.

Son üç hafta direk şampiyonluk adayı takımlarla ve derbi ile geçti. Şimdi nispeten asıl rakiplerimizle oynayacağımız bir periyoda giriyoruz. Puan tablosunun görüntüsü de bunu doğrular şekilde görünüyor. İdari bakımdan çok kötü durumda olan ama son beş maçta mağlup olmamış bir Elazığ ile deplasmanda karşılaşacağız. Bu beş maçın ikisini kazanmışlar ve bunlar da iç saha maçları. Sonraki hafta Karşıyaka'yı ağırlayıp arkasından Şanlıurfa'ya gideceğiz. İki ekip de başaltı diyebileceğimiz ve playoff kovalayabilecek potansiyeldeki takımlar. Ayrıca kağıt üzerinde bizimkine benzer bir performans göstermiş görünüyorlar. Dolayısı ile playoff düşüncemiz varsa muhakkak kazanmamız, ya da en kötü ihtimalle kaybetmememiz gereken maçlara giriyoruz diyebiliriz.

Bu üç haftayı iyi atlatırsak buradan kazanacağımız puanlar ve özgüvenle puan tablosunda "şimdilik" daha aşağıdaki takımların karşısına çıkacağız.

Bizim için kolay maç yok, bunun bilincindeyiz ancak "şampiyon" en nihayetinde zoru başaranlara verilen bir isim değil midir zaten?

25 Ekim 2014

Muhittin, Yunus, Onur

Altyapımızda yetişip kiralık olarak başka takımlarda olan oyuncularımızı göz ucuyla takip ediyoruz.  Onların başarılı olması bizi mutlu ediyor.

U18'den beri isimlerini gayet iyi bildiğimiz Muhittin Tümbül, Yunus Ünsal, Onur Gedikkaya 3.ligte 3. grupta forma giyiyor. Muhittin, busezon Orhangazispor'da, hafta içi oynanan Bayburt maçında takımının galibiyet golünu attı ve bu sezonki ikinci golü oldu. Yunus ve Onur ise Erzin Bld'de. Geçen yıl Ankara Demirspor'da ikinci yarı başarılı maçlar çıkaran Yunus bu sezon ilk maçlarda yedek soyunsa da son üç maçta ilk 11'de başladı, henüz golü yok. Ancak forma dağılımından anlaşıldığı kadarıyla forvet oynamıyor. Savunmada oynayan Onur ise 7 maçta iki kez ilk 11'de soyundu.

24 Ekim 2014

Adana Demirspor:1-Antalyaspor:1

Liderden 1 puan almak fena değil ama geçen 2 haftanın açığını kapatmaya yetmiyor. Aslında o maçları da beraberliğe bağlayabilirdik. Adana'da olduğumuz 3 haftada 1 puan toplamda kötü. Bunu deplasman galibiyetiyle kapatmak zorundayız. Beraberliği Mulenga ile kurtardık, 3. golünü attı.  Ünal hoca devreye iki değişiklikle başladı. Kadronun tam oturmadığı ve arayışların devam ettiği ortada. Bu en önemli sıkıntımız.

1-0 Olsun Bizim Olsun

Bu sezonun ilk cuma maçına, kendi sahamızda Antalyaspor karşısında çıkıyoruz. Futbolcular açısından nasıl bilmiyorum ama cuma maçlarına taraftarın konsantre olması oldukça zor diye düşünüyorum. Geçen iki haftaki "müdahaleli" mağlubiyetler ve şu anda lider olan takımla karşılaşmak tabii ki bu konsantrasyonu zorlaştırıyor. Yine de Antalya'nın fikstür avantajıyla, şu anda son üç sıradaki takımla ilk haftalarda karşılaşmış olması önemli bir detay. Yine son üç maçta Antalya'nın rakiplerinin kırmızı kartla eksik kalması başka bir detay. Demirspor genelde böyle kötü zamanlarda alt sıradaki takımlara mağlup olurken liderleri zorlamayı sever. Bu açıdan moralimizi yüksek tutabiliriz.

Geçen hafta Tayfun'un eksikliğini önemli derecede hissettik, bu hafta da yok oyuncumuz. Sakatlanan Beykan geçen hafta geri dönmüştü. İlk haftalardaki iyi oyunu yakalamak için bir şans olabilir. Daha önce yazdığımızı gibi Hurşut, Cumali, Hakan, Alaattin'in performansını yukarı taşımaması bizim için sıkıntı.

Rakip geçen sene Süper Lig'den düşen kadroyu önemli derecede değiştirdi ve yine iddialı bir kadro kurdu. Antalyaspor'la geçen sezon öncesi iki hazırlık maçı ve 2007'de gruplara kaldığımız süreçte kupa mücadelesi dışında, 10 yıl sonra bir lig maçında karşılaşıyoruz. Ligte en son 2004'te karşılaşmıştık. 2. lige düştüğümüz sezon son maçta Antalya'da 1-0 kazanmıştık; işe yaramayan bir galibiyet olmuştu. 1994'te o zamanki adıyla 1.lig, şimdiki adıyla Süper Lig'te oynadığımız son sene, sezonun ilk maçını da Antalya ile oynayıp 1-0 kazanarak kötü biten sezona iyi başlamıştık. İlginçtir, Antalyaspor karşısındaki 6 lig galibiyetimizi de 1-0'lık sonuçlarla almışız. (http://www.mackolik.com/Comparison/AllMatches.aspx?id=1358090)

Bugün de 1-0 olsun, bizim olsun.

19 Ekim 2014

Adanaspor:2-Adana Demirspor:1



Maçın başında penaltı, ikinci yarı başında çıkan toptan gol... Hakemin yerinde müdahaleleriyle gardı düşen Demirspor maçı çevirmek için yeterli eforu gösteremedi. 

Takımın özellikle ikinci yarı ne oynadığı belli değildi. Topu ileri iyi taşıyamadık. Yine de Hüseyin sol çaprazda çok uygun pozisyonda o topu gol yapsa 1 puan alabilirdik. Maça sonradan giren Hurşut hiç katkı yapamadı, futboldan koptuğu belli. Attamah kimseni  beklemediği kadar kötüydü, ilk golün de asistini yaptı! Maç öncesi kişisel hata yapmazsak, demiştik ; inadına çok hata yaptık. Sağ tarafı Abdülkerim hiç savunamadı. Cumali ve Alaattin yine etkisizdi. Golümüzde Oğuzhan'ın güzel çalımı ve pası, Özgürcan'ın şutu tek iyi olayımızdı.

Ev sahibi rakip Adana derbisinde tribünü dolduramadı. Yenildik ve artık bundan sonrasına bakmak gerekli.


18 Ekim 2014

Derbi Öncesi #2

Derbi öncesi takımıza güveniyoruz. Kayseri maçındaki gibi bir hakem müdahalesi olmazsa kadromuz bu maçı kotaracak güçte. Tribünde bize verilen 2200 bilet, bilet sisteminin rezilliğine rağmen kısa sürede tükendi. Toplamda rakibinden 2 kat fazla passolig alan Demirsporlular açısından tribün hakimiyeti her zamanki gibi normal bir durum. Memlekette tribünü bitirme projesi olan passolige Demirsporlular zort çekiyor!

Sahada da bu hakimiyeti göstermemiz için, orta saha hakimiyetini kurmak gerekli. Hurşut, Cumali ve yeterli süre alsa da Alaattin ve Hakan henüz beklenen katkıyı yapmadı. Mulenga'yı iyi beslemek için bu oyuncuların performansı önemli. Savunmada kişisel hatalar yapmazsak, zaten az gol yediğimiz ortada.  Geçen iki sezonki maçlar bol gollü geçti. 1 galibiyetimiz ve 2beraberlik var. Bu 4 maçta da gol attık ama geçen yıllardaki hastalığımız kolay gol yemekti. Bu yıl bu konuda daha iyiyiz.

Kayseri maçını unutup, ligin ilk haftalarındaki performansımızla bu maçı alalım!

17 Ekim 2014

Mustafa...

Benim adaşım, doğdu! Bu ne güzel mutluluk...

Onur Biçer'in ikinci çocuğu dünyaya geldi. Allah ona ve Başak'a çocuklarıyla mutlu, huzurlu bir hayat nasip etsin.

Zor oldu, Mustafa çok zorladı onları. İnatçıydı, Mustafa çok inat etti.

Bu bebek henüz bilmiyor, zorlukları, inatları, sıkıntıları aşmasını bilen insanlara evlat geldiğini. Bunca kavga dövüş arasında mangallardan büyük yüreklerin arasına doğduğunu.

Öğrenecek.

Adana Demirspor'u öğreneceği gibi. Günü gelince kendisine, "al evlat, bu atkı, bu da pankart" deneceği gibi...



Koyu lacivert dünyamıza düşen masmavi noktacık, Mustafa'mız,
Hoşgeldin!



14 Ekim 2014

Adana Derbisi Öncesi

Adana Derbisi öncesi Şimşekler Grubu gerekli açıklamayı yaptı, memleket futbolunda her şey kötü giderken sorumluluk alarak stat yarı yarıya olsun, artık bir şeyleri değiştirelim dedi. Acaba güvenlikçi zihniyetin buna tahammülü yok tabii ki. Bugün alınan kararlara göre derbide 2200 Demirspor taraftarı olacak, TFF logolu passolig kartları da geçerli olmayacak. İsteklerini biliyoruz, tribünler boş kalırsa sorun çıkmaz diye düşünüyorlar. Onlar için en iyisi futbolun ölümü! Saha futbolu öldürdüler, şimdi sırada tribünler var...

5 Ekim 2014

Adana Demirspor:1-akpspor:2

Demirspor ilk mağlubiyetini hakem bozuntusu Ali Palabıyık'ın tetikçiliği sonucu aldı. Hükümetin resmi takımının kötü gidişi, bizi ancak 10 kişi bırakarak durdurulabildi. Futbola parti siyasetlerini karıştıranlar, stadlara "siyasi" pankartların asılmasını yasaklayıp futbolu güya özerk federasyonlarıyla yönetiyor. Hak yiyenin boğazında kalsın, futbolu bu hale getirenlere yazıklar olsun.

2 Ekim 2014

İyi Yaptığımız İşler

4 hafta 10 puan toplayarak üç yıllık 1. lig maceramızın en iyi başlangıcını yaptık. Hele ki iki deplasman üst üste kazanmak geçen sene hiç yapamadığımız bir işti; bir önceki sezon ise ilk yarı 7. ve 9., ikinci yarı ise 26 ve 28. haftalarda iki kere yapmışız. Deplasman galibiyeti böyle dengeli liglerde her zaman önemlidir.

Ligin zor maçları başlıyor. Gerçi Alanyaspor'un kupa maçı dahil sadece bizden gol yediğini ve toplam 11 gol attığını görüyoruz. Şimdi Kayseri karşısında, lige istedikleri gibi başlamayıp teknik direktör değişikliği yaşasa da 1. ligin bu sezonki en iyi kadrolarından birine sahipler, bu ivmenin devamını bekliyoruz. Sonrasında Adana derbisi var ve ardından yine iddialı bir ekip Antalyaspor ile oynuyoruz. Alt ligden çıkanlarla, üst ligden düşenlerle arka arkaya oynamak ilginç oldu. Adana'da geçireceğimiz üç haftalık süreçte, Sandıklı'yı da eleyip kupada gruplara kalırsak, gelecek adına daha net konuşabiliriz. Bu noktada Şimşekler Grubu'nun yerinde açıklaması ve erken havaya girmeme uyarısı yerinde. Geçen yıllarda da üçer-dörder haftalık galibiyet ve mağlubiyet serileri yaşamıştık; inişli çıkışlı bir takımız. Yine de Adana'da ekim ayı güzeldir; güzel bir sonbahar olması için iyi yaptığımız işleri daha iyi yapmamız gerekiyor.

Bunların başında orta saha direncimiz geliyor. Rakiplere kolay pozisyon vermedik, geride Yiğitcan'ın etkili oyununa önlerinde Hakan, Hüseyin, Alaattin üçlüsünün bozmadan devam etmesi gerekiyor. Hatta Hakan'dan daha fazla çaba görmek istediğimizi söyleyebilirim. Tecrübesini daha fazla göstermesi gerekli, sezon başından beri belki küçük dokunuşlarla önemli işler yapıyor ama biz onun saklanmadan oynamasını ve daha hareketli olmasını bekliyoruz. Aynı şekilde Alaattin, iki sezon üst üste şampiyonluk yaşamış bir isim olarak geçen seneki Efe'nin liderliğine daha fazla bürünmesi gerekli. Yoksa bu oyuncuların yine geçen seneki Birol hayalkırıklığını yaşatmasını istemiyoruz.

Bu sezonun bence en dikkat çeken oyuncusu Tayfun. Gençlerbirliği'nden kiralık genç oyuncu belki de kimsenin beklemediği ölçüde takımı ileri taşıyan isim oldu. Yine geçen seneyle karşılaştırmak gerekirse kanatlardan Mehmet Eren'in ya da Erçağ'ın bindirmelerine benzer bir iticilik görüyoruz onda. İlk hafta oynamadı, ardından onun ilk 11'de olduğu maçları kaybetmedik. Genç ve kiralık kontenjanından Beykan'ın da bir an önce iyileşip dönmesini ve takıma enerji vermesini umuyoruz.

son iki hafta takıma giren ancak hemen adapte olup olumlu katkı sunan tecrübeli Ali Tandoğan'ın performansını koruması da önemli. Sezon başı olduğu için henüz 90 dk yı çıkarabilecek gibi görünmüyor ama Tayfun-Ali Tandoğan işbirliği bu seneki ana motorumuz olabilir. Tanınmadığı için performansı soru işareti olan Oğuzhan da kumaşının iyi olduğunu hemen belli etti. Bolu maçında gol atamasa da ileriyi karıştırdı ve paslaşmaları hep olumluydu. Takımın koyu renkli çocukları Attamah ve Mulenga, ileride ve geride üstlerine düşeni yaptılar. Attamah'ın Bolu maçında kimsenin anlamadığı kırmızı kart dışında bir hatası olmadı diye hatırlıyorum. Mulenga ise yavaş yavaş kendini buluyor. Geçen sene Rostand'ı iyi besleyememiştik, ama bu yıl forvetimize daha iyi top getiriyoruz; onun işi de bunları çizgiden geçirmek. Mulenga, bu yıl 15 gol barajını zorlamalı.

Orta sahada daha Hurşut'tan hiç verim alamadık, onun da devreye girmesi lazım ve kendini biraz gösteren ama sinir harbine yenilen Cumali de aynı şekilde orta saha direncimiz açısından önemli.

Takımın  durumunda Ünal Hoca ve ekibinin katkısı büyük tabii ki; kadro bir kaç isim dışında yeni kurulmasına rağmen onları kısa sürede iyi konuma getiren onlardı. Umarız aynı disiplin ve takım olma ruhu devam eder. Sadece Ekim değil bütün sezon güzel geçsin...