30 Nisan 2012

1 Mayıs!

Yarın 1 Mayıs... İşçinin, emekçinin bayramı!

Sendikaların sarardığı, hayatımızın karardığı, işçilerin yanarak , sele kapılarak, gemilerden düşerek öldüğü; her gün yeni bir trajedinin yaşandığı memlekette, hak-hukuk kavramlarının güçlünün elinde çarçur edildiği,; bombaların yanlışlıkla sağa sola savrulduğu, atamaların yapılmadığı, sınavların yozlaştığı, açlık sınırında maaşlara talim edildiği, genç işsizliğin tavan yaptığı, derelerin kurutulduğu, ormanların yağmalandığı, ama elhamdülillah hiçbir inşaatın aksamadığı, öğrencinin, tribüncünün düşman bellendiği; adaletin mumla arandığı bir memlekette mücadele azmini devam ettirmek... Zor ama mücadeleye devam!

Bu hayat bizim: Biz mücadele ettikçe değişecek. Mücadeleye azmettiğimiz her yerde, sokak, okulda, işte bize sunulanı reddetmek bizim elimizde. Onlar vermeyecek, biz alacağız. Kazanacağız!

Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın İnsanca Yaşam Mücadelemiz!

Gerçek Adana Demirspor Hakkında

U18 liginde bu hafta maçımız yoktu. TFF'nin sitesinde yer alan bilgilere göre bu haftanın tek maçı lider Beşiktaş ile Turgutluspor arasında idi. Turgutluspor Beşiktaş'ı deplasmanda 3-1 mağlup etmeyi başardı. Bu sonuç lider ile grubun kalanları arasında farkın açılmaması açısından iyi olsa da ilk dörde girme mücadelesinin yoğunlaşmasını da beraberinde getirdi.

Genç kardeşlerimizin görece yoğun bir maç trafiği olacak bu süreçte. Ayın 2'sinde Kayseri Erciyes ile sahamızda oynayacağız. Bu maçı kazanmamız moral açısından da önemli. Ardından ayın 5 inde yeniden boy göstereceğiz.

Muhittin'in A takım ile sözleşme imzalaması gençlerimiz açısından moral olmalı. Ancak üst yönetimler de şunu görmeliler:

Muhittin attığı gollerle ön plana çıkıyor ama futbol golcüden ibaret değil. Orta sahamızda ve de özellikle defansımızda çok sağlam gençlerimiz var. Mesele bunları kiralık vermeyi düşünmeden aynı anda ikisini ya da üçünü sahaya sürmek bence. Yoksa kaşar pardon tecrübeli abilerinden beklenen yardımı da alamayabilir kardeşlerimiz. Evet yetenekli de olabilir kardeşlerimiz ama forma rekabetinde abileriyle hiç savaşmadılar bugüne kadar. Savaş tekniklerini, niyet sorgulamalarını bilemeyebilirler. Benim söylediklerim bir olasılık, bir hissiyat.

Yapılan hamlelerin samimi olduğuna halen inanmıyorum. Bu samimiyeti ortaya koymak teknik ekip ve yönetimin elinde. Adım atmaya devam etsinler.

Diğer taraftan alt yapı ile ilgili şu ana dek yapılanların taraftarın açıkladığı ilkelere uygun olduğunu da memnuniyetle belirtmem lazım. 

Adana Demirspor:2-Çankırıspor:0


İlyas'ın iki golüyle kazandık. Rakipler de kazanınca haftayı 6.kapatıyoruz. Play-off hattının altındayız. Son 3 haftaya giriliyor. Umudu olan var mı?

Grupta zirve değişti; ikinci yarı performansıyla adım adım zirveye yaklaşan Trabzon, Bandırma'yı yenerek lider oldu.



27 Nisan 2012

Twitter Hesabımız

Blogumuzun bir de twitter hesabı olduğunu biliyor muydunuz? @AnkaraTayfasi olarak twitterde de arz-ı endam ediyoruz. Takipte kalınız...

Hep Kandırıldık-Abdullah AY

Malum internet sitelerinde yayınladıktan kısa bir süre sonra kaldırılan Abdullah AY'ın yazısını aynen aktarıyoruz. Neden kaldırıldığı sorusu cevapsız bekliyor ve de bekleyecek.

"Adana Demirspor’un ligde kalan haftaları için destek isteniyor. Kimse eleştirmesin, yeni yönetimi başarısız olsa da kimse yermesin, bir şey söylemesin istiyorlar. Eğer, eleştirirsek Demirspor düşmanı olurmuşuz.
…………….
Herşeye anlayışla yaklaşıp, Adana Demirspor’a zarar gelmesin diye Kongre’den sonra taraftarlarıda memnun etmeyen bir yönetim oluşmasına rağmen en ufak bir eleştiride dahi bulunmadım.
…………….
Belki bir şeyler değişir diye düşündüm. Ama yeni yönetimle birlikte 3 maçta 2 mağlubiyet 1 galibiyet alındı. Ligin 2.haftasında takıma 1 galibiyet ve 1 yenilgi aldıran Teknik Direktör Ali Güneş’in başarısız diye gönderildiği bir ortamda şuan ki yönetim Ali Güneş’ten daha başarısız sonuçlar aldırdı, takıma.
……………
Maddi sıkıntılar katlanarak devam ediyor. Futbolculara çok ufak miktarlarda, harçlık seviyesinde paralar verildiği söyleniyor. Bu paraların futbolcuları memnun etmediğini de son olarak Sarıyer maçında da görmüş olduk. Para vermezsen kimse oynamaz. Fabrikada çalışan bir işçi bile 2 ay maaş almazsa çalışamaz, psikolojisi bozulur, evde huzuru kalmaz. Evine para götüremeyen futbolcularda aynen bu durumdalar. Bu futbolculardan parasız oynamasını beklemek doğru değil.
…………...
Sezon başından bu yana Adana Demirspor’da 4 farklı Teknik Direktör ve 2 farklı yönetim izledik. Ama, bu değişiklikler KOSKACA bir aldatmaydı. Çünkü Adana Demirspor’da Hiçbir şey değişmedi. Sezon başındaki Mantalite neyse şimdide O var. Adana Demirspor’da Sadece isimlerin yerleri ve görevleri değişti.
……………
Kongrede Aday olanlar Püskürtülmeye çalışıldı. Birer Demirspor düşmanı gibi gösterildiler. Çünkü Adana Demirspor’da bir şeylerin değişmesini istemiyorlardı. Bu köklü kulübün 2. Lig ya da 3. Lig’de olması onlar için çok önemli değildi. Önemli olan kurdukları düzenin devam etmesi ve geçimlerini sürdürebilmeleriydi. Demirspor menfaatlerinin pekte bir önemi yoktu bunlar için.
………….
Kim mi BUNLAR ?
Yakında herkes öğrenecek bunların kim olduğunu. Artık taraftarlar bilinçleniyor, her şey eskisi gibi değil. Adana Demirspor uzun yıllardır hep bunların yüzünden bu liglerde oynuyor. Önceden kimse farkında değildi. Hep Kandırıldık, Şansızlık denildi Eyvallah dedik, Play-Off’larda finallerde kaybedildi bize Play-Off’lar yaramıyor denildi doğru dedik. Şimdi ben bu yazıyı yazdım diye bana da bir şeyler söyleyecekler, tabii söylemeye gerek duyarlarsa, çünkü onlar ortaya çıkmak istemezler bu tür konularda, onlar çok iyi Demirsporlular ya, zarar gelsin istemezler. Bu yazıdan sonra rahatsız olanlar beni arayıp rahatsızlıklarını dile getirirlerse beni arayanları da Tek Tek bir dahaki yazımda açıklayacağım.
……………..
Bu yazınında futbol takımımıza zarar vermeyeceğini düşünüyorum, çünkü bunların daha ağırını 1 sezondur yaşıyorlar. Umarım, Çankırıspor maçında futbolcular formaya yakışır şekilde oynarlar ve galip gelirler. Herşeye, herkese rağmen Adana Demirspor taraftarlarının yüzünü biraz da olsa güldürürler. Play-Off’larla birlikte toplamda 7 maç var. 7’de 7 yapmak çok zor değil, Adana Demirspor’da tarihe geçmek istiyorsanız bu saatten sonra hiç maç kaybetmeyin. Ve bu Onuru Adana Demirspor taraftarlarına yaşatın..."

26 Nisan 2012

Bekir ÇINAR

Adana'da yaptığım görüşmelerde en fazla rahatsızlık duyulan hususlardan birinin taraftarın Bekir ÇINAR'a duyduğu sevgi olduğunu gördüm. Yöneticilerin daha doğrusu tek kimliği taraftarlık olmayan kesimlerin Bekir ÇINAR'a duyulan sevgiye anlam veremediğini sezinledim.

Bu kişilerle yapılan görüşmelerde ağırlıklı olarak Bekir Bey'in mali yaşamındaki düzensizlikler ile Demirspor'u çok ricacı bir konuma getirmesi hakkında eleştirilerde bulunulduğunu gördüm.

Yapılan bir diğer eleştiri ise geleneksel olarak yapılması planlanan Bekir ÇINAR turnuvasının diğer Demirspor büyüklerine haksızlık olduğu yönünde. Açıkçası bu eleştiriye ben de katılıyorum. Tamam Bekir ÇINAR aşağıda belirteceğim ve saymayı atlamış olduğum birçok sebepten ötürü önemlidir, ama Demirspor'un tek önemli şahsı da değildir, en önemli şahsı da değildir. Bekir ÇINAR turnuvası yerine Demirspor'un Değerleri Turnuvası yapılsaydı çok daha anlamlı olurdu diye düşünüyorum.

Bekir Bey'in mali anlayışına ilişkin duyduklarımız ve gördüklerimizin üzerine fazla söz söyleyecek durumda değilim. Eleştirenler büyük ölçüde haklılar.

Bekir Bey'in Demirspor için çok fazla ricacı olmasının kulübümüzü küçük duruma düşürdüğü eleştirisini de haklı buluyorum.

Şimdi ancakları sıralayalım:

1-) Bugüne kadar Demirspor'u kapıkulu haline getiren yönetimlere inat belediyeye geç de olsa tepki gösteren tek yönetim Bekir ÇINAR yönetimi olmuştur. Hatta utanmadan belediye spor fonu diye bir şey yoktur, demiştir de ÇINAR yönetimi belgesiyle var olduğunu kanıtlamıştır.

2-) Zorunlu dahi olsa takımdaki tecrübeli futbolcuları gönderip, devre arasında transfer yapmayan, bunun yerine alt yapıdaki futbolculara gerçek anlamda forma şansı veren yönetim ÇINAR yönetimi olmuştur. Bu gençlerle destekli takım için basında küme düşeriz denmesine, gol attığımızda yeterince sevinmeyen kesimleri görmemize inat play-offlara kalınmış, şampiyon takıma penaltılar sonrasında elenilmiş, inadına gençlerle başarılı olabilineceği kanıtlanmıştır.

3-) Kulübün resmi sitesi yenilenmiş, çok eksiği olmakla birlikte güncel bir site haline getirilmiştir.

4-) Takım çalgıcılar takımı olmaktan çıkarılmış, tek tip kıyafet giymeye başlamıştır.

5-) Ciddi anlamda kalıcı gelir sağlanmasına çalışılmış, herkesin üstlendiği proje Garanti Bankası ile anlaşılmak suretiyle hayata geçirilmiş, sonrasında yenilenmiş İş Bankası ile anlaşılmıştır. ÇINAR yönetimi başarısız uygulamaları ve kentin duyarsızlığı sonrasında kalıcı gelir anlamında katkı sağlayamamış olsa da ilk kalıcı gelirimizi ortaya koymuştur. Şu anda İş Bankası ile kulübümüz halen çalışabilecek konumda olmasına karşın yönetimler buna lüksleri varmış gibi sırtını dönmektedirler.

6-) Çok cüz'i bir rakama da olsa nesine.com ile anlaşılmış, sırta dahi olsa ayıp kısmen giderilerek forma reklamı almamız sağlanmıştır. Göğsümüze de reklamsız çıkmaktansa LÖSEV ve Mehmetçik Vakfı'nın ücretsiz reklamları alınmıştır. Şu basit uygulamayı dahi şu anda düşünebilecek bir yönetim yoktur.

7-) Taraftara efsane Muharrem GÜLERGİN forması yaptırılmıştır. Forma çok kötü dizayn edilse de taraftarın sesine kulak verilmiştir.

8-) ADS Plaka projesi devreye sokulmuş, ancak proje alenen baltalanmıştır. Buna ilişkin açıklama yapacağını söyleyenler halen açıklama yapmamışlardır. Kulübümüz en az 250 bin TL gelirden mahrum edilmiştir.

9-) Ölü şehir sezon açılışı ile canlandırılmaya çalışılmıştır.

10-) Taraftarın arzularına uygun olarak Livorno kentimizde ağırlanmış, sesimiz Adana'yı aşarak dünyada yankı bulmuştur. Demirsporlunun ufku Adana'yı aşmıştır. Ancak organizasyon kötü yönetilmiş ve maddi zarar oluşmasına yol açmıştır.

11-) Giderlerin azaltılması için ciddi çaba harcanmıştır. Örneğin temlik yükünden kurtulmak için formuller üzerinde çalışılmış, hatta Spor Toto idaresi ile görüşmeler yürütülmüştür. Ancak sonuç alınamamıştır.

12-) Adana'nın uyanması için yönetim ve taraftar el ele Kebap ve Şalgam günlerini başlatmıştır. Ancak rahmetlinin adından rahatsız olanlar bir şekilde bu organizasyonun devam etmesine sıcak bakmamaktadırlar.

13-) 28 Mayıs gecesi tarihimize kara bir gün olarak geçmiştir. Yardım gecesinde Adana kulaklarını tıkamış, yönetime sırtını dönmüştür. Bekir ÇINAR, yaptığı açıklamada Bekir'e güvenmesem de onu sevmesem de Demirsporluyum diye yardımda bulunacak olanlara bu imkanı vermiş, ancak Demirsporluluk kısmen dahi olsa cüzdana yansımamıştır. O gün yönetimi yalnız bırakanlar bugün Demirsporluluk dersi vermeye kalkmaktadırlar.

14-) Kongre üyelikleri düzenlenmiş ve altın üyelik getirilerek kulübe gelir sağlanmaya çalışılmıştır. Demirspor'a yılda 1.000 TL verecek 500 adam koca Adana'dan çıkmamıştır. Yönetim de bu işi sulandırmış ve fahri üyelik adı altında dünyanın adamını kongre üyesi yapmıştır.

Sonuçta Bekir ÇINAR ölmüştür. Ancak ölümüyle doğmuştur. Bu anlattıklarım o kadar basit şeyler ki; elinizde imkan varken yapmazsınız, ondan sonra yapanı yerden yere vurursunuz. Hataları eleştirin tamam ama yiğidin de hakkını verin bir zahmet.

İşin üzücü yanı, yakın zamanda aynı şekilde Muharrem GÜLERGİN'i dahi savunmak zorunda kalacak olmamdır. Demirspor'un değerleri için, ideallerimizdeki Demirspor için fikir savaşına devam ediyoruz. Bazıları asla yılmaz...     

25 Nisan 2012

U18 Programında Değişiklik


TFF, U18 maç programında değişiklik yaptı. Bu hafta Ankara'da oynamamız gereken Gençlerbirliği maçı, 9 Mayıs'a alındı. 2 Mayıs'ta kendi sahamızda Kayseri Erciyes ile oynuyoruz. Programa göre, bu hafta maçımız yok.

Altyapı

Adana'da yaptığım görüşmelerde, görüştüğüm çevrelerin bazı hususlardaki duyarlılığımızın abartılı olduğu yönünde tepkiler aldım. Bunlardan birisi altyapıya ilişkindi.

İleri sürülen tezleri ve yanıtlarımı buradan da paylaşayım ki; hem neden alt yapıya önem verdiğimiz ortaya açık bir şekilde konulsun, hem de bu konuda bize sitemlerini ileten dostlarımız ve görüşme yapamadığımız kişiler konuyu bu açılardan da değerlendirsinler.

Eleştiri-Altyapı bahsettiğiniz kadar da iyi değil. İyi olsa idi o formayı söker alırdı, kimse de sırtından çıkaramazdı.

Cevap: Altyapımız her sene Türkiye şampiyonasına katılıp derece yapıyor. Gençlerbirliği, Altay, üç İstanbul takımı ve Trabzonspor gibi takımlarla çekişiyor. Bu takımların önemli bölümünü de ısrarla alt ediyor.  Bu takımların alt yapısındaki oyuncular kendi A takımlarında kısmen forma bulsalar da genelde süper ligde ve 1. ligde forma giyiyorlar. Biz daha düşük bir ligdeyiz ve altyapımız bu takımlarla çekiştiğine göre altyapıdaki futbolcular da A takımda şans bulmayı hak ediyorlar.

Eleştiri- Gençlerin altyapı maç sonuçlarını çok abartıyorsunuz. Önemli olan A takıma katkı koymalarıdır.

Cevap: A takımı belirtilen süper lig ve 1.lig takımlarıyla oynayacak liglere çıkarttınız da biz mi görmedik? A takıma katkı koyamamaları gençlerin değil, yönetim ve onların getirdiği teknik ekiplerin suçudur.

Eleştiri- Gençler kritik maçların ağırlığını kaldıramayabilirler.

Cevap:16 yıldır A takımına genç oyuncu veremeyen Demirspor'un hali ortada. Leblebi gibi ligde kepaze olacaksak bırakalım gençlerle destekli takım kepaze olsun, en azından paramız cebimizde kalır. İyi bir genç kuşak da yakalarsak hem gelirimiz artar hem geleceğimiz kurtulur. Deneyimli futbolcular kritik maçlarda farklı ağırlık noktalarına eğiliyorlar sanki.

Eleştiri- Altyapı Demirspor'un çiftliğidir. Çok fazla sayıda hoca istihdam edilmekte, Demirspor üzerinden iş yapmayan adamlara kaynak aktarılmaktadır. Eş-dost telkinleriyle altyapıya oyuncular doldurulmakta, profesyonel anlamda futbolcu alımı yapılmamaktadır. Bunları yazacağınıza tutturmuşsunuz, altyapının sonuçları. Bu şekilde yönetilen altyapıdan hayır gelmez.

Cevap: Bu hususta yorumda bulunamam çünkü ısrarla kulübün içine alınmıyoruz. Israrla sorularımıza cevap bulamıyoruz. Demirspor'un yönetimleri korkak davranıyor. Demek ki; varsa böyle bir düzen bu düzenden kendileri de faydalanıyorlar. Bize belge verin, yazalım. İmkan verin araştıralım. Ayrıca alt yapı çiftlik dahi olsa başarılıdır. Düşünsenize çiftliğin modernize edildiğini. Bizi kimse tutamaz.

Eleştiri- Gençler alt liglere kiralık olarak verilmeli, piştikten sonra takıma dahil edilmelidir.

Cevap: Biz yeterince alt liglerdeyiz. Pişmiş hatta yanmış futbolcularla rezil olmaktan başka bir şey yapmıyoruz. Üstüne üstlük borç hanemiz kabarıyor. Gencimiz pişecekse bizde pişsin. Yok kiralık verilecekse sözleşmesine oynatma şartı konulsun, kiralık oyuncuları sürekli izlemek için dürüst, parayı ön plana çıkarmayacak izleme ekipleri oluştursun. Yönetimler bu izleme ekiplerine tam destek versin ve kiralık giden oyuncu Demirspor'un kapılarının kendisine kapanmadığını, kaşar, ruhsuz futbolcular için gençliğinin yem edilmediğini bilsin.

Bu eleştiriler sonrasında cevaplardan da anlaşıldığı üzere: SONUNA KADAR ALTYAPI 

Diğer eleştiriler Bekir ÇINAR ve Muharrem GÜLERGİN ile ilgili idi. Bunlara da ilerleyen yazılarımda değineceğim.

24 Nisan 2012

Mehmet Çağatay Doğukan

U17'lerimiz sezonu tamamladı. Grubunu 3. sırada bitiridi '95lilerimiz. Bu branşta yine TFF'nin seçeceği 8 takım finallere gidecek. U17'lerde bu sene milli takıma seçilen ve A takım forması da giyen Tolga Aktay dşışında dikkat çeken bir isim daha var. Mehmet Çağatay Doğukan, 17 golle bu sene yıldızlaştı. U17 takımımızın 40 golle grubunda en çok gol atan takım olmasında büyük katkısı var. Gariptir ki, geçen sene U16 kategorisinde de 16 gol atmış Mehmet! Demek ki seneye de U18'de 18 golü garanti...

Aslında hiçbirini birbirine üstün görmemiz mümkün değil. Hemen her maçta yer alan kalecimiz İsa'dan,  birkaç maçta birkaç dakika forma şansı bulan gençlerimize kadar hepsi bizim için çok değerli.

U17 takımımız gelecek seneki U18ler olarak önem vermemiz gereken bir jenerasyon. Bu yıl grupta zirveyi zorladı ama alamadı. Biz eminiz ki, seneye bu takım yine Türkiye Finallerine katılacaktır.

U14'ler, Gelişim Şenliği'nde

U14'lerimiz, Futbol Gelişim Şenliği'nde boy gösterecekler. Bu kategoride Türkiye Finalleri yapılmıyordu; TFF bu adla bir organizasyon düzenlemiş. 28 Nisan-6 Mayıs tarihlerinde Antalya'da gerçekleşek maçlarda Fenerbahçe, Bucaspor, Ankaraspor ve Trabzonspor da yer alıyor. Program şurada, tıklayınız. İlk maçımız 29 Nisan 10.30'da Ankaraspor'la...

Vali İle Görüşme-Detaylar

Görev gereği gittiğim Adana'da valimiz Sn. Hüseyin Avni COŞ ile görüştüğümü daha önce Yavuz aktarmıştı. Detayları da görev dönüşü ile birlikte sıcağı sıcağına aktarayım.

Vali bey ile toplamda iki görüşme gerçekleştirdim. Kendisine ilettiğim hususları belirteceğim ama Vali Bey'in bunlara yanıtına değinmeyeceğim.

Öncelikle kendimizi tanıtıp, "Sıcağıyla Acısıyla Adana Futbolu" isimli kitabımızı hediye ettik. Akabinde 30 dakikalık görüşmemiz başladı ve bu 30 dakikanın 20 dakikası Demirspor hakkında konuştuk.

Vali Bey'e Demirspor hakkındaki izlenimini sordum. Girizgah olarak Demirspor'un büyük bir kulüp olduğunu, taraftarının muhteşem olduğunu ve hak etmediği bir ligde yer aldığını söyledi.

Bunun üzerine ben "Dediklerinizde haklısınız ama yönetsel anlamda Demirspor'dan hiç memnun değiliz." dedim. Örneğin geçen günlerde belediyeden Mustafa TUNCEL yönetimine 7,1 milyon TL para aktarıldığı ve bu paranın 3,1 milyon TL'lik kısmının ikinci döneme özgü olduğunun açıklandığını, kulübümüze 3,1 milyon TL hibe şeklinde para girmesine karşın borçların bir türlü azalmamasına anlam veremediğimi, üstelik iddaa gelirleri, kombine gelirleri, Türkiye Kupası gelirleri gibi gelir kalemlerinin buna dahil olmadığını belirttim.

Kulübün mali tabloları açıkladığını ancak bu mali tabloların içinin boş olduğunu, kulübün resmi kayıtlarının bir bağımsız denetim şirketine denetlettirilmesi gerektiğini, ücretsiz olarak denetlemeye talip olmamıza karşın yönetimden cevap alamadığımızı ve bunun da şüphe uyandırdığını söyledim.

Siz iş adamı olsanız, hesabını ısrarla vermeyen bir kulübe katkı koyar mısınız, diye sordum.

Alt yapıya gereken önemin verilmediğinden yakındım.

Mali yapıya önem veren bir yönetimde yer almak için gayret sarf edeceğimi, Allah göstermesin bu kulüp kayyuma kalırsa niteliklerimi belirten bir dilekçeyi mahkeme heyetine sunarak yönetime talip olacağımı dile getirdim.

Dediğim gibi Vali beyin bu serzenişlere cevaplarını aktarmayacağım.

Tokalaşarak başladığımız görüşmeyi öpüşerek sonlandırdık. Sonraki günlerde kısa bir görüşme daha yaptık. İçeriği bende kalsın. Bu kadar detayın yeterli olduğu kanısındayım.

23 Nisan 2012

Bay Geçtiğimiz Haftanın Ardından

Direk çıkma hayallerimizi gömeli çok oldu. Şimdi hedef playofflara kalmak. Körfez ve Kızılcahamam'dan birisini alaşağı etmek lazım. Kalan maçlar arasında en önemlisi (gerçi hepsi final niteliğinde) Körfez maçı gibi duruyor. Adıyaman bu hafta düşmeyi garantiledi. Bakalım playoffların efendisi Demirspor bu sene de bizi Antalya'ya sürükleyecek mi?

21 Nisan 2012

Saha Dışından Kareler ve Gooool

Hahahahaha. Baska sey yazarken gol attik...!!!

Yedik : 1-2

Fenerbahce duran topun neticesinde golu buldu.

Oyun Ortada

Son dakikalarda topu yere indirdik, daha tehlikeli geliyoruz. Yalniz Fener de golu bulabilir. Sanirim oyun irtada bu durumlarda kullanilan bir deyim.

Gol Yedik

İkinci yariya da hizli basladik. İlk 5-10 dk etkiliydik. Fenerbahce once oyunda sonra da skorda dengeyi sagladi. Cok kisa surede hem de...

Goooool!!!!

Yunus attı!!! Dk 40.

U18'lerimizden Görüntüler

Fenerbahçe'yi ağırlıyoruz. Daha ikinci dakikada üst üste iki net pozisyon kaçtı, altıpasın içinden... Fenerbahçe daha baskın şu anlarda.

20 Nisan 2012

U18'lerimiz Fenerbahçe Karşısında

U18'lerimiz ikinci yarının ilk maçında Fenerbahçe ile oynuyor. Maç saat 13.00'te tesislerde...  İlk maç 1-1 bitmişti.

Her türlü yalana dolana karşı, sizler bizim gururumuzsunuz gençler!

18 Nisan 2012

Altyapı Toplantısı

Yıllardır altyapı altyapı diye diye dilimizde tüy bitmişti. Daha adının önüne U harfi gelmeden önce, Deplasmanlı Süper Gençler liginden Yıldız Takım Şampiyonaları'na kadar, blogun açıldığı ilk zamanlardan beri yazdık çizdik. Futbolcularımızın adını zikrettik, attıkları gollere değindik. Maçlarını hafta hafta yayınladık. Kulübü arayıp cevap bile alamazken, maçların oynandığı stattaki görevlilere şalgam göndereceğiz sözü vererek maç sonuçlarını öğrendik.

O oyuncularla her kademede Türkiye Şampiyonalarına gittik; Türkiye'nin üst seviyelerindeki kulüplerle yarıştık; ilçe-mahalle-köy takımlarıyla değil.

O gençlerimize hep kuşkuyla yaklaşıldı, yerel basının temsilcilerine, eski/yeni tüm yöneticilere göre dizleri titrerdi 5 ocak'ta gençlerin, tribünlere yem etmemek gerekirdi. Kimsenin vicdanı titremezken son 15 yıldaki düzenli başarısızlığımız karşısında, varsın onların dizi titreseydi keşke...

Bunu hiç çekinmeden yazabilirim: Son 4 yılda, altyapı meselesini kör Adana basının da A takıma odaklı tribün camiasının da gözüne gözüne soktuk. Altyapı etiketli yazı miktarı 200'e ulaştı, blogun en çok sayıdaki etiketlerinden biri.

Ama bizim yazıp çizdiğimiz 4 yıldan beri, 1 oyuncumuzu bile kadroda daimi hale gelmedi. Profesyonel yaptıklarımızı hemen kiraladık, sattık. Belki onlar istediler; oynama imkanı olmayan takımda kalmadılar, belki bir başkası fazla para istedi-başkalarına kesenin ağzını açarken ona tutumlu davrandık.

Geçtiğimiz gün Başkan Gökoğlu, altyapı üzerine bi toplantı yaparak bu işi ciddiye alacağını duyurdu (http://www.demirsporplatformu.com/haberler/gokoglu-yonetimi-sozunu-yerine-getiriyor.html). Hersene 20-30 futbolcu alarak bu iş olmaz demiş. Günaydın! Sanki o futbolcuları getirip götürenler başkalarıydı... Gökten zembille inmişlerdi de şimdi gittiler.

Yine de iyiniyetli olalım: Hatanın neresinden dönülse kardır diyelim. Güzel bir gelişme bunların konuşuluyor olması.

Özellikle Kartal Yaşar'ın, İbrahim Çolak'ın sözlerine vurgu yapalım: www.demirsporplatformu.com/haberler/boyle-basari-gelir-mi.html

Biz ilkelerimizde de vurgulamıştık. Altyapıdan her yıl 1-2 oyuncunun, göstermelik değil, daimi olarak kadroda yer almasını... Bu iş için bütçenin açık bir şekilde ortaya konması ve ekibin oluşturularak, bu yıldan itibaren somut adımların atılması gerekiyor.

Aynı sözleri söylemekten yorulduk: Varsın başarısızlık bizim çocuklarımızla gelsin. Onca yıldır, 50 küsür adam gelip giderken harcadığınız paraların yarısıyla zaten başarılı olur onlar. Ama kulübe çöreklenmiş ve Derin Demirspor'u kurmuş kişilerin ağını yırtıp geçmeden adım atmamız zor.

17 Nisan 2012

Vali ile Görüşme

Blog yazarlarımızdan Onur Biçer, dün Adana Valisi Hüseyin Avni Coş ile görüştü. Görev nedeniyle Adana'da bulunan Biçer'in randevu talebini kabul eden Vali Coş'a, Adana Demirspor üzerine görüşlerimizi aktarma imkanı bulduk. Kulübün mali yapısı, koronik sıkıntıları ve bu sorunların aşılmasına dair önerilerimizi, planlarımızı aktaran Onur Biçer, Vali Bey'e Sıcağıyla Acısıyla Adana Futbolu kitabını sunmayı da ihmal etmedi.

Detayları kendisi yazacaktır; yoğun temposu nedeniyle fırsat bulamadığı için bu bilgilendirme measajını ben yazmış olayım.

16 Nisan 2012

"Ciao Grande Moro"



Bir futbolcu daha sahada hayatını kaybetti. Bu seferki bizim için biraz daha acı: Livorno'yla olan hasbıhalimiz acımızı artıyor. Peirmario Morosini'nin hayatını kaybedişi... Elveda büyük Moro!

Bu yıl Udinese'den Livorno'ya kiralık gelen oyuncunun hayat hikayesi de trajik. 15 yaşındayken annesi ölüyor, iki yıl sonra babasını ve kısa bir süre sonra da erkek kardeşini kaybediyor. Hayatta kalan tek aile üyesi engelli kızkardeşi. (http://espn.go.com/sports/soccer/story/_/id/7816398/livorno-players-fans-pay-respects-piermario-morosini)

Atalanta altyapısından yetişen Morosini, 2005'ten Udinese'nin oyuncusuymuş ancak 5 farklı takıma kiralanmış ve İtalya'nın U17'den U21'e kadar milli takımlarında da forma giymiş. (http://www.guardian.co.uk/football/blog/2012/apr/15/piermario-morosini-livorno-serie-b-italy)

Morosini'nin ölümünde, sahadaki tek kalp uzmanını maça gelen bir seyirci olması ve polis aracının ambulans girşini kapaması da birer faktör olarak gösteriliyor.

Asıl katilin, futbolcuları birer gladyatör ve performans makinesine çeviren, insani haklarına saygı duymayan futbol sisteminin olduğunu biliyoruz tabii ki. Futbolcuların haklarını, daha da önemlisi yaşam haklarını talep etmeleri için ne zaman örgütleneceğini de merakla bekliyoruz.



Toprağı bol olsun... Başın sağolsun Livorno! R.I.P Morosini...

" 'Pis' Beyaz"(!) Emre



Emre Belözoğlu, dünkü Fenerbahçe-Trabzonspor maçında Zokora'ya "fucking nigger" diye bağırdı.

Tabii hemen "bizde ırkçılık olmaz, maç içinde söylenmiş anlık bir söz"e bağlanmaya çalışıldı konu.

Şurası açık ki, Emre'nin yaptığı ırkçılıktır. Karşıdakini ten rengiyle aşağılayırsan bunun başka bir adı olamaz.

Kaldı ki ırkçılık, sadece renkle ilgili bir mevzuu değil; kendi gibi olmayan herkesi aşağılamak, dışlamak, kötü göstermek ırkçılığın sınırlarına girildiğinin işaretidir.

Bu Emre'nin ilk vukuatı değil. Daha önce İngiltere'de de aynı şeyi yaptı, soruşturma yedi. Sonrasında da orada barınamadı. Emre'nin daha önce boğaz kesme hareketi de dahil olmak üzere, saha içinde yaptığı aşırılıkları biliyoruz. Bunların hepsini maç heyecanına bağlamaya, sonrasında sahadışında çok efendi biri davranışlarına yaslanmaya alışık olduğunu da...

Kulübü de, federasyon da ve tabii ki tribünü de Emre'ye gereken tepkiyi, cezayı vermeli. Yoksa, bu tür davranışların önünü alamayız.

Biz bize benzeriz, şanlı tarihimiz, yüce ırkımız, muhteşem memleketimiz hikayelerine yaslandıkça, sağda solda gördüğümüz siyah tenlilere, fucking'i de nigger'ı da normalleştirmeye başlarız. "Ama başkaları da yapıyor", kaçışları bizi kurtarmaz. Bu davranışların önünün kesilmesi ve bunları yapmaya alışık Emre'nin de artık bir uyarı ama sert bir uyarı alması gerekli.

Ayrıca Fucking nigger'ın "pis zenci" diye yutturulmaya çalışılması da ayrı bir espri. Bunlar İngilizce'yi, altyazılı filmlerden öğreniyor demek ki... Edepli bir çeviri kültürü!

Irkçılık Karşıtı Dünya Kupası'na gitmiş ekibin bir parçası olarak, bu tür bir davranışın masum görülmesini, maç heyecanına, karşı tarafın küfrüne vb. şeylere bağlanmasını kabul edebilmem çok zor. Bugünün fucking'i, nigger'ı, yarının sopası bıçağı olarak geri döner.

Haftanın Ardından

7 maçtır kazanamayan Sarıyer'i de mutlu ettikten sonra yolumuza devam ediyoruz! Tebrikler size...



Haftanın güzelliği, Adıyaman'ın bizden başka birine daha deplasmanda iki gol atabişmesiydi; kazandılar, Çankırı da deplasman galibi. 1461Trabzon da zirveye ortak oldu iyice.

13 Nisan 2012

Sarıyer Hatıraları

Sarıyer'e en son 2007 Mayıs'ında gitmiştik. Trenle yola çıkmıştık. İstanbul'daki arkadaşlarla buluşup, bir minibüse doluşup erkenden stada yol almıştık.



Play-off'un son haftasında, ilk iki iddiamız hala devam ediyordu. Uzay kadromuzun, bizi peşinden koşturduğu dönemlerdi. O kadro nasıl açık ara şampiyon olmaz anlamıyorduk. (Sonradan anladık). Bolu ve Kartal önümüzdeydi son maçlar öncesi. Kartal'la aynı puandydık, kendi sahamızda kaybedip avantajı rakibe vermiştik. Kazanmamız yetmiyordu; 2-1 kazandık ama yetmedi. O gün o sıcakta, Yusuf Ziya Öniş'te çok iyi bir kalabalık vardı bizim adımıza. Protokolün karşı tribünü (maraton?) tamamen doluydu.



Sonrasında Bursa macerası başlayacaktı, Giresun faciasıyla biten...

Yusuf Ziya Öniş de radyodan maç dinleyen, Spor Stüdyosu'ndan görüntüleri izleyen bir kuşağın sevdiği, sempatik statlardan biridir. Çelebiçli, Müllerli, Sercanlı, Feridunlu Sarıyer de öyle. 1940'lı olmaları ayrı bir güzelliktir.

Bolu-Kartal yukarıda, biz de aynı yerimizde kaldık. Daha pekçokları yukarı çıktı. Kimisi de dibe düştü. Sarıyer, boğaz ve martılar bizi eski günlere götürecek. Zaten eski günlerin hayaliyle yaşarken, bizim için romantik bir deplasman olacak. "Yaşatın maziyi, o eski günleri" diye haykırdıklarımız ondu, yirmiydi, 40-50 oldu. Kaç futbolcu geldi geçti o arada, bilemiyorum. Kaç kere aldatıldık.

Bu kez yine şampiyonluk yolunda, yine başkalarının arkasındayız. Sarıyer maçı bu kez iyi başlangıçların deplasmanı olsun.

Konuk Yazar: "Futbolcular Ne Düşünüyor?"

demirgibiyiz@gmail'e gelen yazılardan biri, bugüne kadar pek değinmediğimiz ya da üzerinde durmadığımız bir meseleyi vurgulamış. Ahmet Mehmetoğlu (ahmehmet41) yazısında, futbolcuların bizim yazıp çizdiklerimize dair yorumlarını merak ettiğini söylemiş:

--

Adana Demirspor adına böyle güzel yazılara, çalışmalara imza atmanızı takdir ediyorum. Altyapıdan yönetime kadar pek çok konuda fikirleriniz çok değerli. Sayenizde U18 takımımızı yakından takip ediyoruz. Ama bunlar sadece bizim aramızda kalmamalı kulüpteki herkes bunları okumalı. Demirsporumuz bizi çok üzüyor, kahrediyor. Biz acımızı haykırıyoruz. Futbolcuya yöneticiye kızıyoruz. Benim merak ettiğim bu tür yazıları futbolcuların okuyup okumadığıdır. Acaba onlar ne düşünüyor.

Onların çıkıp bu konularla ilgili açıklamalar yapmalarını bekliyorum. Maçsonunda yapılan bildik açıklamalardan sıkıldık. Eğer büyük kulüpsek futbolcumuzun bu taraftarın büyüklüğünü anlaması gerekiyor. Facebook'tan falan yazdıklarını okuyorum bazılarının. Ama onlarla söyleşi falan yapılsa, düşündüklerini, hissetiklerini öğrensek güzel olmazmı? Gazeteciler bunu yapmıyor. Ama birçok taraftar blogu var. Bunlardan takip ediyoruz zaten asıl gündemi, Bence futbolcuya sadece kötüsöz söylemek kadar onların da düşündüklerini öğrenmemiz lazım. Demirspordan futbolcular gelipgeçiyor ama biz onların isimlerini bile hatırlamıyoruz. Birikisi bile bizde hatıra bırakmıyor. Kötü hatıralar değil tabi. :) O yüzden yöneticiler kadar futbolcuların sözlerini duymak istiyoruz.

Ahmet Mehmetoğlu.

12 Nisan 2012

Mali Analiz Raporu...

Mali tablo analizi yapalım dedik, ufak tefek bir şeyler de yazdık. Mali tabloların gerçeği yansıttığına dair şüpheler olduğunu dile getirdik. Sorular sorduk, cevaplar bekledik. Elimizin boş kalacağını tahmin ediyorduk, şu ana kadar tahminlerimizde haklı çıktık.

Her şeyden önce açıklanan mali tablolar arasında bilanço yok. Bilançosuz kurum, kuruluş mu olur? O anda kulübün yapısı neymiş, karı zararı, özkaynağı, hazır değerleri neymiş bilemeden nasıl yorum yapabilirsiniz ki?

Bilanço açıklansa yetecek mi? Yetmeyecek.

Gelir-gider ve borç-alacak tablolarındaki rakamlar çok muğlak.

Yönetim eski icraatlerinin aksine olumlu adımlar attı.

Mali tabloların kısmen ve yetersiz olsa da açıklanmasına sevindim.

Taraftarın ilkelerinin kulüp tüzüğüne işleneceği yönünde taahhütte bulunulmasına çok sevindim.

Lakin hala yönetime güvenmiyorum. Zira ortaya güzel bir makyaj konuldu, esasa ilişkin bir şey yok.

Önerim şudur: Kulübün mali analizini yaptırın. Bir bağımsız denetim şirketi ile anlaşın, yaklaşık 10.000 TL'ye yapıyorlar bu işi. Bir rapor düzenlesinler. İçeriği tatmin edici olursa alkışlarız yönetimi.

Ya da bir öneri daha; hiçbir ücret istemiyorum. Bana bağımsız denetim yapma yetkisi versinler. Bunu gerçekleştirebilecek niteliğim, mesleki tecrübem var. Yapılacak olağan kongreye kadar kulübün mali analiz raporunu düzenleyeyim. Bu raporun düzenlenebilmesi için gerekli yetki tanımlamalarını yapsınlar. Yönetimin samimiyetini göstermesi açısından çok güzel bir adım olacaktır. 

Biliyorum, yine alamayacağım bir cevabı bekliyorum. 

11 Nisan 2012

Turgutluspor 3-2 Gerçek Adana Demirspor

Gençlerimiz ilk yarının son iki maçından yenilgi ile ayrıldılar. Sonuca bakıp üzülüyoruz ama biliyoruz ki savaşıyor gençlerimiz. Gerisi futbolun içinde var. Yeter ki sen üzerine düşeni yap, yeter ki alnının terini sahaya sun.

Canınızı sıkmayın genç kardeşlerim. Ligi ilk dörtte bitireceğinize yürekten inanıyorum. Size yürekten inanıyorum.

Gollerimizi Ali Osman ile Yusuf atmışlar.

Ligin ikinci yarısı ayın 21'inde Fenerbahçe maçıyla başlıyor. Yenilgisiz lider Fenerbahçe'ye ilk mağlubiyeti tattıracağız hayırlısıyla. Bir aksilik olmazsa maçta olacağım.  

Gizem Çınar İçin Kan Verelim

Gizem için kan verme kampanyasına katılalım arkadaşlar:

"Gizem Çınar Adana Anadolu lisesinde okuyan 16 yaşında dünyalar güzeli bir kardeşimiz . Bu kardeşimiz ne yazık ki 3 ay önce adını bile anmaktan imtina ettiğimiz ilik kanserine yakalanmış . Kardeşimizin arkadaşları bir kampanya düzenlemişler . “Kanında Hayat Var” . Bu kampanyaya katılmak çok basit yapacağınız tek şey bir tüp kan vermek ve donör olarak kendinizi kaydettirmek .

Donör olmak isterseniz ;

İstanbul Çapa Tıp Fakültesi kemik iliği bankasına , (0 212 534 75 00)
Ankara İbni Sina Hastanesi ilik bankasına, (0 312 508 24 44)
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine, (0 242 249 60 00)
Bursa - Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine (0 224 295 00 00)
İzmir Ege Üniversite Tıp Fakültesine, (0 232 390 40 29)şahsen başvurarak kan verebilirsiniz."

10 Nisan 2012

U18'ler Turgutlu Önünde

U18'lerimiz Çarşamba mesaisinde, Turgutluspor ile karşılaşıyor. Maç, 13.00'te başlıor. Bu maç aynı zamanda ilk devrenin son maçı olacak.

Rakibimiz Ege grubunu Altay'ın ardından ikinci sırada tamamlamıştı.

Gerçek Adana Demirspor'un neferleri, maç ayırmadan-rakip seçmeden her hafta yaptıkları gibi bu maçta da yürekten oynayacaklar ve mavi-lacivert renkleri onurla temsil edecekler; buna eminiz!

Haydi çocuklar, kalbimiz sizinle...

Meral Okay

Memleket iyi bir sanatçısını kaybetti. Meral Okay, bugüne kadar hep kaliteli işlr çıkarmış, derinden sözler yazmış, işini hakkkını vererek yapmıştı. Muhalifti. Her ne kadar son dönemlerde Muhteşem Yüzyıl işiyle hakaretlere maruz kalsa da onun çizgisi belliydi:

"12 Eylül’den sonra gitmemişim, şimdi mi gideceğim. Burası benim de ülkem. Beni küstüremezler çünkü arsızım. Arsızca seviyorum bu ülkeyi. Çok canımı yaksa bile. 50 yaşındayım, bu bir demokrasi mücadelesiyse bu ülkedeki kaçıncı sınavım. Bundan da geçerim. Sopamı yerim ama iki taşı da ben sektiririm. Yok öyle vazgeçmek."



Eşi Yaman Okay gibi, o da kansere yenildi. Toprağı bol olsun...

10 Nisan



Haklının karşısında, güçlünün yanındaki polis, coplamaya, gazlamaya, dövmeye devam edecek; çünkü onlar tribünden, eylemciden, öğrenciden nefret ediyor. Evinde oturup sessiz sessiz tv seyredenleri seviyor. Bizse sesimizi çıkarmaya devam edeceğiz.

9 Nisan 2012

Atılan İşçiler Geri Alınsın!

Tribünde tavır koymak önemlidir; ama her meselede de birşeyler söyleme isteği, -Çarşı örneğinde olduğu gibi- durumu karikatürize getirir; önemsizleştirir. Yerinde ve zamanında müdahale daha önemlidir ki yerel bir meselede böylesi tavırlar kıymetli olur.

İşte Demirspor tribünü, bir kere daha tavrını uygunca gösterdi. Maraton tribününde açılan pankarta, grup da destek verdi ve "atılan işçiler geri alınsın" tezahüratı yükseldi.

http://haber.sol.org.tr/spor/adana-demirspor-taraftarlarindan-tedas-iscilerine-destek-haberi-53531

Maaşlarının 3 ay boyunca yatmamasına tepki gösterdikleri için işten çıkarılan Toroslar Elektrik Dağıtım AŞ işçileri 5 Mart günü Adana Demirköprü’de bulunan Toroslar Elektrik Dağıtım AŞ binası önünde çadır kurarak direnişe geçti. İşçilerin direniş çadırı iki defa polis saldırısına maruz kalsa da işçiler direnişlerini sürdürüyor (sendika.org).

İşçilere destek vermek için, http://www.toroslaredas.gov.tr/ adresinden bize ulaşın kısmındaki formu kullanabilirsiniz.

Kendi Kalesine Gol

Dardanelspor-Erzurum Bş.Bld. maçında, centilmenlik icabı kaleye atılan top gol olunca, teknik ekibin talimatıyla Dardanelspor kendi kalesine gol atarak, durumu dengeledi: http://video.ntvmsnbc.com/fair-playin-boylesi.html

Aslında santradan son Erzurumlu futbolcular golü atsın diye, Dardanelli oyuncular müdahale etmeyerek gol olmasını istemişler ancak o atakta her nasılsa Erzurumlu oyuncular topu auta atmış. Ardından kalecinin kullandığı auttan sonra defans oyuncusu Fatih Şahin topu kalesine yollamış.

Kendi kalesine gol atılmasını isteyen antrenör Tamer Tuna'ya da rakipleri bunu yapamayınca kendi yapan Fatih Şahin'e helal olsun! Futbol sadece kazanmak değil, adil bir şekilde kazanmaktır biraz da... Oyunun ahlakını kurtaran, karakterli sporculara her zaman saygımız var.

Destek ve İstikrar

Öncelikle, geçen yazıdaki hatamı düzelteyim; 1995'li Tolga Aktay ikinci yarı değil, ilkyarı sahadaydı. Her koşulda bu iradeyi gösteren Ercan Albay'a da, seni 11'e yazdım dediğinde tereddüt etmeden sahaya çıkan Tolga'ya da tekrar tebrikler...

İç sahada yeni yönetim ve teknik direktörün ilk maçıydı. 4-0'lık galibiyet yüzleri güldürdü. Bu tip durumlarda, göreve yeni gelmiş kişiler olduğunda trbinün onlara destek verdiği bir gerçek. Bundan önce de hep böyle oldu. Bizim istemediğimiz kişiler olsa da, destek vermek içimizden gelmese de, tribünün genel tavrı, yeni isimlere destek vermek yönündedir. Demirspor tribünü de, yeni isimlere doğrudan cephe almak ya da tepki vermek yerine, öncelikle destek olmayı adet edinmiştir. Denizli Bld. maçında yaşanan da buydu. Yeni bir durum değil.

Demirspor tribünü, takım kötü gidişine neden olan, kötü gidişte hedef haline gelen, ateşe benzinle giden olmak istemiyor. Bazen ideallerimizle, gerçeklik arasında tedirgin bir bağ kurmamız gerekiyor. Bu değişim dönemleri bu tedirginlikle hareket edilen zamanlar.

Daha önce bu heyecanı 4 maçlık serilerde yaşadık. Sonra durulduk. Bu maçların tek maçlık mutluluk olmaması için gerekenlerin yapılması lazım. Nedir? Daha önce de yazdık: Takım içi disiplin (teknik direktürün işi), düzgün parasal ödeme (yönetimin işi), sahaya çıkıp karakterli oyun sergileme (futbolcuların işi). Çok basit bir üçlü. Bunlar tam olmamasına rağmen, tribünün kendi işini yapmaya devam ediyor. İşini düzgün yapan, istikrarlı yapan zaten bir tek tribün var.

Geri kalan üçlüye sözümüz aynı; ligin sonu geldiğinde bile beklentimiz aynı: İşinizi yapın ve düzgün yapın!

7 Nisan 2012

Adana Demirspor:4-Denizli Bld.:0

Bu takımın kazanması için, rakibin son 5'te olmaması lazım anlaşılan! Düşme potasında değilse galibiyet şanımız yükseliyor. Ve futbolcular bizimle dalga geçmeye devam ediyor. Mesaj aynı: istediğimiz zaman oynarız, istemediğimiz zaman oynamayız. O yüzden bu galibiyetin devamı gelmedikçe, sevinmek sadece bugünü kurtarır!

İlk kez sahamızda gol yemeden 4 gol attık. Goller, Emre Hasan Balcı, Soner, Raşit ve İlyas'tan...

Geçen hafta sahada yürüyen topçuları böyle coşturan nedir? Acaba Ercan Hoca'nın gözüne girme telaşı mı?

Bu haftanın sevinilecek tek yanı ve Ercan Albay'ın ilk etkisi: 1995'li Tolga, U17 takımımızdan milli takıma seçilip Avrupa Şampiyonası'nda oynamıştı, ikinci yarı sahadaydı. Hocaya teşekkürler, Tolga'ya da helal olsun!

U18: Adana Demirspor:3-Beşiktaş:4

U18'lerimiz zirve mücadelesinde ilk yenilgisini aldı. Nazar boncuğu olsun diyelim...

İlk iki golümüz Muhittin'den üçüncü golümüz ise Yunus'tan geldi. 1-0 öne geçtiğimiz maçta iki basit golle ilk yarıyı 1-2 yenik kapatmışız. İkinci yarıda beraberliği aldıktan sonra hakem devreye girmiş. Takdir haklarını İstanbul'dan yana kullanarak takımımızı oyundan düşürmüş ve akabinde 2 gol yemişiz. Buna rağmen savaşı bırakmamışız ve bir gol daha atmışız. Kardeşlerimizi alkışlıyoruz, moralinizi bozmayın. Bu mağlubiyet nazar boncuğu olsun. Unutmayın mücadelenize ve iyi niyetinize inanıyoruz. Gerçek Demirsporlu sizsiniz, gerçek Adana Demirspor sizin takımınız. Aynen devam.

Çarşamba günü, devrenin son maçında deplasmanda Turgutluspor ile oynayacağız.

6 Nisan 2012

U15 Finalleri

TFF, U15 finallerine gidecek takımları belirledi. Ne yazık ki Adana Demirspor finallerde yer almadı. Takımımız grubunu ikinci bitirmişti, ancak TFF grup ikincilerinden Karadeniz grubundan Trabzon, Marmara'dan Bursaspor ve en centilmen takım kontenjanından Turgutluspor'u finalere seçti.

500.000 TL Hibe Mi var?

Bu yazı ile birlikte yavaş yavaş mali tablo analizine başlıyoruz.

İlk olarak belirtmeliyim ki; gelir gider tablosu gerçeği yansıtmadığı şüphesi taşıyor.

İstanbul Tayfası'ndaki kardeşlerimiz sormuşlar, gelir ve giderler nasıl oluyor da kuruşu kuruşuna aynı oluyor diye? Bu soruyu yanıtlamakla başlayayım. Gelir gider tablosu denk olmak zorundadır. Ancak bu, gelir kadar gider yapılır anlamına gelmemektedir. Gelir ile gider arasında oluşan fark kadar kar ya da zarar yazılarak denklik sağlanır. Muhasebenin en temel ilkelerinden biridir bu. Gelir gider tablosunda kar zarar kaleminin olmaması şüpheyi doğuran ilk unsur.

İkinci husus daha ilginç. Gelir gider tablosuna göre 4 Haziran 2011 tarihinden sonra yöneticiler kulübe 921.288,24 TL para aktarımında bulunmuşlar. Bu da gelir olarak yazılmış. Aynı mali tabloya göre yönetim kurulu aktardığı bu paradan 424.200 TL'lik kısmını 10 aylık dönemde geri almış. Yani nette yönetim kurulu kulübe 497.088,24 TL cebinden para aktarmış. Biz buna kabaca 500.000 TL diyelim.

İyi biliyoruz ki; yöneticiler ceplerinden yaptıkları harcamalar için kulübün Spor Toto (İddaa) alacaklarına temlik koyuyorlar ve sıra kendilerine gelince koydukları parayı tahsil ediyorlar. Bu durumda bu 500.000 TL'lik paranın borç alacak listesinde olması gerekir. Bakıyoruz borç alacak listesine, Mustafa TUNCEL yönetiminin 750.200 TL tutarında alacağı görünüyor. Bu durumda ortaya üç ayrı sonuç çıkıyor:

a) Bu 750.000 TL'lik alacağın içinde 10 aylık dönemde aktarılan 500.000 TL de var. Bu seçenek doğru ise akla şu soru geliyor? TUNCEL, Bekir Bey'in görevden ayrılması sonrasında yani 2010 yılının yaz ayında başkan oldu. Aradan iki sezon geçti. 2011-2012 sezonunda TUNCEL yönetimi 500.000 TL cebinden koyduğuna göre 2010-2011 döneminde 250.200 TL koymuş olmalı. Eğer bu doğru ise artık çıkıp kimse kulübün borcu 9 milyon TL, varsa 10 milyon TL paran gel kulübü yönet demesin, 250 bin TL ile bu kulüpte bir sene ağa, paşa, padişah olunabiliyormuş.

b) Bu 750.000 TL'lik alacak TUNCEL yönetiminin 2010-2011 döneminde cebinden kulübe aktardığı miktar. Kalan 500.000 TL 2011-2012 sezonuna ait ve kulübe hibe edildi. Eğer bu seçenek doğru ise ilk kez bir Demirspor yönetimi kulübü başarıyla yönetemediği için bunun bedelini ödüyor ve kulübe cebinden aktardığı parayı hibe ediyor. Bu durumda bu yönetime tebriklerimizi göndermek, onları alkışlamak gerek. Plaket, madalya verilecek, heykeli dikilecek adamlar bunlar.

c) 500.000 TL'lik aktarılan tutar Demirspor'un borcudur ancak borç alacak listesine yazılması unutulmuştur. Bu seçenek doğru ise durum çok vahim. Zira genel kurulda kulübün mali verileri onaylandı, KESİNLEŞTİ. Yani eski yönetim kongre üyelerince bu borçtan haberdar olunmaksızın ibra edildi. Bu durumda bu ibra yok hükmünde olmalıdır. Ayrıca kulübün mali tablolarının gerçeği yansıtmadığını da ortaya koymaktadır.

Evet sorularımıza bir tane daha eklendi. Parasal hususlarda şeffaf olacağına dair şeref, namus sözü vermişti sayın Gökoğlu. Sorularımızı yanıtlamakla şeffaflığa katkı sağlayacaktır. Hangi seçenek doğru sayın Gökoğlu? Daha önceki soruların yanı sıra bunu da yanıtlarsanız seviniriz.

Mali tablo analizlerine devam edeceğiz.

5 Nisan 2012

A Takıma Ders Vermek, Özüne Dönmek

Bu teklifim içinde bulunulan dönem itibarıyla büyük olasılıkla kabul görmeyecek. Ancak kabul edilse belki de en anlamlı protesto olurdu.

Arma için gidilen en anlamlı yer, armanın en güzel olduğu yer orası benim gözümde zira.

Her zaman olduğu gibi yine gençlerimizden bahsediyorum. Bu haftasonu Cumartesi günü sahamızda Beşiktaş ile oynayacağız. Üstüne basa basa söylüyorum, Beşiktaş ile Türkiye şampiyonluğu yolunda oynuyoruz. Kıytırık üçüncü ligde boy göstermiyoruz.

A takımın maçı da Cumartesi günü. Hani şu sefilleri oynayan, bilimsel anlamda tesadüfle nitelendirilemeyecek ölçüde tekrarlanan maç sonuçlarıyla bizi şüpheye sevk eden, ortalıkta karakter dersleri vermeye yeltenen, taraftarı leblebi gibi ligde utanmadan hüsrana ve acıya sevk eden A takım var ya, işte onların da maçı var. Hiç sıkılmadan bir de taraftara kendilerince gönül koyup afra tafra yapan A takım.

Gitmeyin onların maçına. Gidin Beşiktaş'ı ezmemize katkı sağlayın. Gidin şampiyonluğa koşuşumuzu izleyin. Gidin mavi lacivert forma nasıl terletilirmiş gözlerinizle görün. Gidin tekmeye kafa nasıl koyulurmuş, görün de kimse yoksa gençler var deyin.

Maçımız saat 13.00'da, güçten düşmesi ile birlikte onursal başkanlığı Zihni ALDIRMAZ'a devreden kişinin adıyla anılan Aytaç DURAK tesislerinde.

Arma sahada olacak keşke taraftar da orada olsa. 

Gelir Gider Tablosu ve Basın Açıklaması

Son 10 aylık döneme ilişkin gelir gider tablosu açıklandı. Dün düşük kaliteli bir resim verildiğinden anlayamamıştık içeriğini şimdi düzeltilmiş. Aynen yayınlıyoruz. Öncelikle yönetimi bu davranışından dolayı takdir etmek lazım. Daha önce olmayan bir şeyi yaptılar. Yeter mi, yetmez. Ayrıca gelir tablosu ve borç alacak tablosu ile basın bülteninde yer alan açıklamalar sorularımızı cevaplandırmadı.

Ne sormuştuk, iddaa gelirlerini sizin eski yönetiminiz tahsil ediyordu, neden iki üç ay öteleme yoluna gitmediniz de takımı Eyüp, Ünye, Alanya maçları öncesinde ve hatta yalanlanmayan beyanlara göre 22 maçtır maçbaşlarını ödemeyerek parasız bıraktınız? Bu soru hala cevap bekliyor.

Bununla ilintili soru da cevap bekliyor. Yeni yönetim para veren yönetim olacakmış. Madem başkan olarak para verebilecek, yaratabilecek kapasiteniz vardı, bu kapasiteyi belirttiğim maçlar öncesinde kullanma yoluna neden gitmediniz? 

Belediyeden alınan 7 milyon TL'nin yaklaşık 3,1 milyon TL'sini biz aldık dediniz ama 3,1 milyon TL ile ne yaptığınızı açıklamadınız. Futbolculara ödeme yapıldıysa neden belediyeye yalvarmak durumunda bıraktınız adamları?

Evet sorular açık net, yanıtlar yok. Gelir gider tablosunu verelim. Yapılabilirse bu veriler üzerinden analiz yapmaya, sorular sormaya sonraki yazılarda devam edelim.

4 Nisan 2012

Adana Demirspor Borç Listesi

Bugün kulüp başkanı Mehmet Gökoğlu, basın toplantısı düzenledi. Detaylarını ve analizlerini daha sonraya bırakarak, resmi siteden duyurulan borç listesini yayınlıyoruz: (http://www.adanademirspor.org.tr/haberler/borc-alacak-listesi)



Resim sitede ayrıca gelir-gider tablosu da yer alıyor ancak o dosya net bir biçimde görüntülenemiyor.

Kongreye sunduğumuz ilkelerimizde talep ettiğimiz maddelerden biri olan şeffaf yönetim isteğimize yönelik olumlu bir adım. Buna dair yorum ve eleştirilerimiz tabii ki olacaktır.

U18: Altay:1-Adana Demirspor:1

Gerçek Demirspor, İzmir deplasmanından 1 puanla dönüyor.

Altay - Gerçek Adana Demirspor

Bugün gerçekten Demirsporlu olan, gerçekten temiz olan, gerçekten başarılı olan, gerçekten yürekten oynayan kardeşlerimiz Altay deplasmanındalar. Sonuç önemli değil.

Soruyorum hepinize, yakın zamanda A takımın hangi maçını izlerken, "Yenilsek de mühim değil, futbolcular en ufak bir art niyet olmaksızın savaşacaklardır." diyebildiniz kendinize?

Yakın zamanda hangimiz "Acaba bu kez kime sinyal gönderiliyor, kim neyi planlıyor?" diye düşünmedi A takım hakkında?

Yakın zamanda genç kardeşlerimiz bizi hiç rezil rüsva ettiler mi?

Kıytırık üçüncü ligde oynayan takıma destek verip, tiyatro ve rezalet izlemektense gerçekten Demirsporlu olan kardeşlerimizi izlemeyi isterim.

Üstelik A takımın oyuncuları ayrı havadalar. İki tane galibiyet alınca sırtları kalkıyor, "Biz şöyle takımız, böyle karakterliyiz, böyle dürüstüz." diye ahkam kesiyorlar. Siz o gençlerin tırnağı olamazsınız. Siz bu taraftarın tırnağı olamazsınız. Size, sizin tiynetinizdeki Gökoğlu yönetimi güvensin. Ben size de sizden gelecek şampiyonluğa da size güvenen yönetime de güvenmiyorum.

Benim gençlerim var arkadaş. Demirspor'un makus talihi içinde sürekli arka planda tutulan, görmezden gelinen ama her sene Türkiye şampiyonluğuna oynayan gençlerim var.

Ya içindesindir bu para çarkının, ya da dışında yer alacaksın...

Yenin kardeşlerim Altay'ı. İnadına yenin. Ölümüne oynayın. Sisteme direnin. Beyinlerine kazıya kazıya açacağız size A takımın yolunu. Sizlerle yüceleceğiz. Size inanıyoruz. Gerçek Demirspor sizlerin oynadığı takımdır.

3 Nisan 2012

Altyapı'da Sona Doğru...

U18'lere odaklanınca altyapının diğer branşlarını bir süredir buraya taşıyamadık. Bu konuda soylu-kavgam.blogspot.com'un takibi, takdire şayan. Tabii TFF'nin güncelleme sorunu da bizi engelliyor.

Geçtiğimiz hafta U14'ler sezonu sona ermişti ve mini-gençlerimiz grubunu lider bitirmişti. U14'lerde bu sene Türkiye Finalleri yapılmıyor. Takımımız, 18 maçta 54 gol atıp sadece 12 gol yedi. +42 averajla rakiplerine açık fark attılar. 1998'li Demirsporlular bunlar; o küçücük bilekleriyle, kocaman yürekleriyle zirvedeler. Aralarından bir iki tanesinin ismini anmak gerekirse, Nevzat Akdoğan'ın 20, Arda Öztep'in 19 gol attığını söyleyebiliriz. Helal olsun size çocuklar!



U15'lerin de sezonu sona erdi ve gruplarında iki puan farkla ikinci oldular. Bu sene bu iki kategoride Gaziantepspor'la çekiştik. Sondan birhafta önceki maçta G.Antep'e kendi sahamızda yenilince ikincilik kaçınılmaz oldu. Halbuki önceki iki maçı kazanmıştık.

Bu kategoride Türkiye Finalleri yapılacak, ancak katılacak 8 takımı TFF belirliyor. 5grup ve her grupta farklı sayıda takım var. Her grubun ilk ikisi gidemeyebilir. Diğer gruplardaki maçların tamamlanmasının ardından TFF'nin kararını takip edeceğiz. Takımımızda Kaan Duvar 12, Cemal Tavran 11, Oğuzhan Genç 6 golle dikkat çeken isimler. Teşekkürler çocuklar!



U16'larda bu sene zirvenin gerisinde kaldık. Son 4 haftaya girilirken 9 puan farkla 3.yüz. U17'lerde ise, 4 puan farkla ikinciliğimiz sürüyor.

Kongreden İnciler -2

Gökoğlu yönetimine (adaylığına) olan tepkilerimizi daha önce dile getirmiştik. Şimdi kongrede yaptığı konuşma ile yüreklerimizi okşadı. İlkelerin tüzüğe alınması yönünde bir irade beyanına sevindik.

Ben kongrede sarf ettiği bir cümleye istinaden eski düzenin devam etmeyeceği, Gökoğlu yönetiminin değişeceği gibi bir sonuç çıkacak mı onu merak eder oldum. Doğru yaparsa alkışlayacağız. Yanlışlarına karşı kendisine çok tahammülkar davranamayacağım maalesef.

Kurduğu cümle şu: "Mali konuların açıklanmasına ilişkin şeref sözü veriyorum." Konuşma basına yansıyınca cümlenin tam halini de görmüş oluruz.

O halde bazı mali sorular sorayım kendisine:

1- Temlik alacaklarının kendinizde olduğunu beyan ettiniz. Neden iki veya üç aylığına bu temlikleri öteleyip, futbolculara aktarmadınız?

2- Yeni yönetim ile muhtemelen kulübe sıcak para girişi sağlayacaksınız. Madem sıcak para girişi sağlayabilecek gücünüz vardı, neden kritik maçlar öncesinde futbolculara ödeme yapmadınız?

3- Belediyeden para alındığını yalanlamadınız. Belediyeden alınan paraların kimlere, hangi alacaklardan ötürü aktarıldığını açıklayacak mısınız?

4- Belediyeden son alınan (alındığı iddia edilen) parayı nasıl oldu da, diğer uygulamaların aksine futbolculara aktarabildiniz? Diğer uygulamalarda yapılan ödemeler son mu bulmuştu da sıra futbolculara geldi?

Sayın Gökoğlu, etkin olduğunuz bir yönetimin içinden başkanı olduğunuz bir yönetime geçtiniz. Şeref sözleri ettiniz, samimi olduğu izlenimi veren (umarım öyledir) açıklamalar yaptınız. Bu soruları tatmin edici bir şekilde cevaplandırmanız halinde mutlu olacağız.

Bir yandan açıklamalarınızı bekliyor, bir yandan her şeye rağmen, yönetim zihniyetinize zerre kadar güvenmesem de yönetiminizin başarılı olmasını temenni ediyorum.

2 Nisan 2012

Ercan Albay Dönemi...

Sürpriz bir haber: Ercan Albay takımın yeni teknik direktörü oldu. (http://www.demirsporplatformu.com/haberler/a-demirspor-da-yeni-donem.html)

Yıllardır her sezon başı, her teknik direktör değişikliği gündeme geldiğinde Ercan Albay'ın adı anılır. Albay'ı talep eden, onun adını dillendiren önemli bir kesim vardı Adana'da... Bu kez istedikleri oldu.

Aynı yüzler ve aynı isimler etrafında dönüp duruyoruz; dön dolaş aynı yerdeyiz. Umarım geçmişteki hatalardan ders alınmıştır, aynı hatalar tekrarlanmaz.

Ercan Albay, 2001-2003 arası takımımızı çalıştırmıştı. 2002'deki Karşıyaka final maçında hocamızdı. Daha sonra Ş.Urfa, Adıyaman ve Mersin İdmanyurdu'nda görev aldı. 2009'dan beri takım çalıştırmıyordu.

Kongreden İnciler-1

Yazmaya şimdi imkanım oldu, başlayalım kongreden incilere. Yeni başkan GÖKOĞLU'nun sözlerini ele alalım. Bu yazının konusu;

"ESKİ YÖNETİME KİMSE SÖZ SÖYLEYEMEZ."

Ben söylüyorum sayın Gökoğlu. Buyurunuz:

Hadi sezon başı transferleri yönetimde yer alan diğer yöneticiler yapmadılar da Mustafa TUNCEL yaptı diyelim. Devre arası operasyonlarını kim yaptı?

Bizi futbol oynamaktan aciz Şekerspor gibi bir takımın karşısında kimin yönetiminin oluşturduğu takım kepaze etti?

Sizin söz söyletmediğiniz yönetiminizin döneminde kaç teknik adam değişikliği oldu?

Sizin döneminizde futbolcular yalvartılmadı mı belediyeye?

Sizin yönetiminiz belediyeden gelen paraları futbolculara doğru dürüst aktarmayıp, adamları maç başlarını alamaz hale getirmedi mi?

Sizin yönetiminiz İstanbul takımlarına yalakalık yapmadı mı?

Sizin belediye meclisi üyelerinden oluşan yönetiminiz kaç tane kalıcı gelir kazandırdı bu kulübe?

Sizin yönetiminiz döneminde yapılan 20 küsür maçta kaç tane alt yapıdan oyuncu kadroya girme başarısı gösterdi?

Sizin yönetiminiz döneminde bütçede şeffaflık verilen sözler doğrultusunda sağlandı mı?

Talipli varsa kongre kararı alırım deyip, neden çeşitli bahanelerle caydınız?

Şimdi çıkmışsınız diyorsunuz ki, kimse benim yönetimime söz söyleyemez. Ben söylüyorum sayın Gökoğlu, aklınızda bulunsun.

Bizi rezil rüsva ettiniz. Oluşturduğunuz takım zayıf denilen grupta taraftarını fazlasıyla hüsrana uğrattı. Kusura bakmayın sayın Gökoğlu sizin de içinde bulunduğunuz yönetim bu işi eline yüzüne bulaştırdı. Başaramadınız. Yeni yönetiminizin başarılı olmasını isterim ama hiç mi hiç inanmıyorum. Aynı malzemelerle yıllardır yediğimiz yemek ortada. Ne oldu, malzeme mi değişti?

Kongredeki sözlerinizi ele almaya devam edeceğim.