Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bu Takımı Kim Yönetiyor?

Bu takımı kim yönetior? Futbolcular mı, yöneticiler mi? Futbolcular kafasına göre oynuyor veya oynamıyor. İstediği maçı alıyor veya almıyor... Para mı? Yönetim mi? Destek mi? Neyiniz eksik söyleyin bilelim... Küme düşme potasındaki her takıma yenilen bu oyuncular, ne yapmaya çalışıyorlar?Üstümüzdeki herkesi yenip, alttakiler yenilmenin nedeni nedir? Adıyaman kimseye deplasmanda iki gol atamadı. Şekerspor aylardır iki golü birarada göremedi. Sadece bize... Bu takımın yeni bir yönetim kurulu var. Başkan Gökoğlu ve yöneticilere sesleniyorum: Acilen bir toplantı yapın ve yöneticinin kim olduğunu ortaya koyun. Takım olamayan bu takımı kimin yönettiğini ortaya koyun.

Cebeci'den Enstantaneler

Şekerspor:2-Adana Demirspor:1

Futbolcular bizimle dalga geçiyor... Yönetim belirlenmiş, para kaynakları netleşmiş; ama futbolcularda tık yok. Maç rahat başladı, atak olan bizdik. Rakip o kadar kötüydü ki oynamaya mecalleri yoktu. Bizimkiler de onlara uydu. Maç tam anlamıyla ağır çekimde oynandı. İlyas'ın rövaşatası, Raşit'in serbest vuruşu, Soner'in kaleyi bulan şutu... Ne olsa kazanırız havasındaydı topçular. Sonra Necati'nin kaptırdığı topla tıngır mıngır ilk golü yedik. Rakibe zoraki gol attırdık. Devre biterken, kalemize ikinci kere geldiler ve orta-kafa-gol. İkinci yarıya golle başladık. Bu kez de hakem elfrenini çekti. Devre arasında Erçağ'ı sağa alarak forveti üçledik. Sonlara doğru Süleyman da forvete geldi. Cılız ortalar, lütfen verilen paslar, isteksiz-mücadelesiz-ruhsuz bir oyun! Bu da kaçar mı denecek tek pozisyon kalecinin kurtardığı kafa vuruşunu önünde bulan İlyas'ın altıpastan topu içeri atamamasıydı. 2012 yılında iki golü birarada göremeyen takımdan iki gol yedik. Rak

İlkelerin ve Sözlerin Takipçisi Olacağız

Mehmet Gökoğlu, başkan seçildi. Yönetim listesi şu isimlerden oluştu: "Aziz ERBEK, Önder SERİN, Şerif GÜLER, Edip GÜLNAR, Hüseyin SİME, Ali GÜLLERİ, Levent DUYULER, Ramazan ÇİMEN, Metin TÜRK, İzzettin TURGUT" Hemen hemen aynı simalarla yola devam ediyoruz. Eski yönetimden farklı olarak, belediyeci isimler dışarıda bırakıldı. Bundan sonraki süreçte, Mehmet Gökoğlu'nun kongredeki konuşmasının takipçisi olacağız. İlkelerimizin kayıtlara geçmesi ve konuşulması bizim için önemli. Bundan sonra uygulamaya bakacağız. Bugüne kadar yapılan hataların tekrarlanmaması dileğiyle...

Kongre'den#2

Mehmet Gökoğlu'nun konuşmasından satırbaşları: - "Zor günlerdeyiz. Yapacaklarimiz... Demirspor'un ekonomisini duzeltmesidir,kalici gelir,taraftarlarla toplantilar,butceler aciklanacak" -"Transfer bütçesi açıklanacak. Şeffaf bir bütce olacak." Şeref sözu verdi parasal açıklamalar için... -Altuapiya vurgu yapti. İlk kongrede tüzük tadilati yapilacak, ilkeler (bizim ilkeler) tüzüğe eklenecek. -"1.700.000 tl verdik arkadaslarimla. Bu (eski)yönetime de kimse laf edemez" -"Temlik koydum evet hiç inkar etmedim, ama haciz yapmadan, faizsiz geri aliyorum"

Kongre'den#1

Kongre'den Mustava tweet atıyor (@ucarmustafaucar), buraya da aktarıyorum: -Bekir Sıtkı Özer'in konuşmasından: "Listelerin yarismasini isterdim, ama yoklar... ADS kapatilirsa, basarisiz olursa bunun vebali altinda bu sehrin yonetenleri ezilir. SANKO bile sahip cikiyor, Adanali sahip cikmiyor. 300-350 bin sabit giderimiz var. Vergi dairesi ve ssk direk kesiyor. Kalıcı gelir sart. Tuncel'den sonra projeler sekteye uğradı." -B.S. Özer'in konuşmasının ardından yönetimin raporu oylandı ve kabul edildi. -Ekrem Kandemir söz aldı. Eleştirilerde bulunuyor. "Bekir Sıtkı Özer'in konusmasina cevap geregi duydum... Basari icin istikrar sart. 16 yildan sonra 2.baskanlik yaptim...Yönetim beni neden dışarıda birakti? En kotu demirsporlu muyum? Cukurova bel.meclisi uyesi olmaz diye kriter getirdiler. Bu yonetimde 5 tane adanasporlu var. Hic mi ADS'li avukat yok?" Ekrem Kandemir ayrıca Tanıl ve Cihan Ünal olaylarini acti. Konusmasinin bir yerinde duygulandi

Kongredeyim

Mehmet Gokoglu'nun listesi secilecek olarak gorunuyor. Selahattin Aydogduya iliskin bir liste girisimi yok anladigim kadariyla.

Şimşekler Grubu Basın Açıklaması

ŞİMŞEKLER GRUBU BASIN AÇIKLAMASI Bugüne kadar İSİMLERLE işimiz olmadı, kimsenin adamı olmadık… Önemli olan hep kurumdu, ADANA DEMİRSPOR’du. Yeri geldi bu kulübün menfaatleri için kendi duruşumuzdan taviz verdik, ama bunu Demirspor’u yaşatm...ak için yaptık. Eğer Adana Demirspor yerine isimlere hizmet etseydik; Şimşekler Grubu da Türkiye’de ki diğer taraftar grupları gibi para-mal-servet sahibi olur, maddi yönden de güçlenirdi. Yada bir padişahın önünde çökmeyi seçseydik; bu hayırsız şehirde bizimde minik saraycıklarımız olurdu… Ama 15 senedir kendimize ait bir derneğimiz, 1,5 yıldır kirada olan bir dernek binamız yok. Yarın kongre var, Demirspor taraftarına bıkkınlık getiren kongrelerden biri. Adana Demirspor taraftarı yıllardır yaşadığı acılardan, kahırlardan, hayal kırıklıklarından artık bıktı. Final maçlarının kaybedilmesinden, finallerden boş dönülmesinden ve birilerine şampiyonlukların hediye edilmesinden bıktı. Kalıcı gelirlerin hala hayata geçirilmemesinden, altyapıya önem ver

Taraftar İlkelerini Açıkladı

Hazırladığımız ilkeler taslağını Adana'ya iletmiştik. Şimşekler Grubu bu ilkeleri desteklediğini açıkladı, kalıcı gelir vurgusunu da eklediler. Bu ilkelerin her maddesinin detaylı açıklaması ve gerekçesi de bulunuyor. Kongredeki adaylardan, seçilecek başkan ve yönetimlerden bu ilkeleri kabul ettiklerini beyan etmelerini istiyoruz. Artık bizim için kriter bu ilkelerin kabulü ve bu doğrultuda çalışma yapılıp yapılmadığıdır. ADANA DEMİRSPOR YÖNETSEL İLKELERİ 1- MALİ ŞEFFAFLIK: Demirspor yönetimi kulübün mali yapısı hakkında 2012-2013 sezon başından geçerli olmak koşuluyla mali konularda şeffaflık sağlayacağını beyan ve taahhüt etmelidir. 2- MALİ YÖNETİM: Demirspor yönetimi kulübün giderlerini azaltıcı, gelirlerini artırıcı faaliyetlerde bulunmalıdır. 3- KALICI GELİRLER: Demirspor yönetimi, sahadaki başarı kadar, Adana Demirspor taraftarının yıllardır arzuladığı kalıcı gelirlerin klube kazandırılması konusunda yoğun çaba harcamalıdır 4- ALTYAPI: Demirspor yönetimi alt yapı

Tek Listeli Zihniyeti İstemiyorum...

Son zamanlarda yapılan eleştirilerde kantarın topuzu Aydoğdu'nun aleyhine fazla kaçınca kendisine haksızlık yapıldığını düşünmeye başlamıştım. Bu düşüncemi halen de koruyorum. Mevcut yönetimdekilere çullanılmadığı kadar Aydoğdu'ya çullanıldı. Aydoğdu zamanında bu kulübe zarar verdiyse mevcutlar vermedi mi, vermiyor mu? Üstelik Aydoğdu basın açıklamalarını kime yaptırıyorsa iyi bir danışman bulduğunu kabul etmek lazım, açıklamaları hoşuma gidiyor. Tabi bu "en az üç yıldız oyuncu getireceğim" şeklinde dile gelen yanlış yönetim anlayışını değiştirmiyor. Alakasız bir girişten sonra asıl konuya geleyim. Neden tek liste ile seçime girmemek takıma zarar verir? Demokrasiden mi korkuyoruz? Adaylar gelse, mevcut yönetim icraatlerini ve hedeflerini anlatsa, bütçesini ortaya koysa, kaynaklarını açıklasa, neden tercih edilmesi gerektiğini söylese ve neden diğer adayların seçilmemesi gerektiğini söylese olmaz mı? Yönetim dışındaki adaylar çıksa, gelir kaynaklarını

SoL Radyo'ya Konuk Olduk

İnternetten yayın yapan SoL Radyo'ya konuk olduk. Toprak Saha programında Adana Demirspor'u, Yenilmez Armada'yı, Livorno maçını, mücadelemizi ve hayalimizdeki kulübü konuştuk. Dinlemek için tıklayınız: http://radyo.sol.org.tr/ http://radyo.sol.org.tr/files/programlar/topraksahaadanademirsporson.mp3

Bu Takım Kayyuma Kalmaz...

Evet aynen başlıkta yazdığı gibi. Bu takım kayyuma kalmaz. Neden mi? Çünkü bu takımın alacaklıları var. Çünkü bu takım sömürü aracı. Çünkü bu takım kayyuma kalırsa borç ve alacak yönetimi değişecek, şeffaf olacak. Kimseye olmazsa mahkemeye hesap verecek. Belki yasal olmayan ve belgesiz temlikler hukuken yok sayılacak. Belki kulüp konkordato ilan edecek ve alacaklılar, alacaklarının sadece üçte birini (üç payından birini, üçün birini) alacak, faiz desen asla tahsil edemeyecek. Kulüp kayyuma kalsa harcamaların tamamı belgeli olacak, belgesiz harcama yapmanın kötü bir şey olduğu ortaya çıkacak. Leş kargalarına yiyecek leş kalmayacak. O nedenle bu kulüp kayyuma kalmaz. O alacaklılardan tahsilat zamanı en yakın olanı kesin perde arkasından bir şeyler çeviriyordur. Kim mi o? O kendini biliyor ama biz bilmiyoruz, çünkü hiçbir şey açıklanmıyor, hiçbir şey şeffaf değil. Temlik alacaklıları kimler? Faizi dahil mi? Alacak gerçekten oluşmuş mu? Belgesi var mı? Bil

Ali Hoşfikirer'in Yazısından...

Geçtiğimiz hafta kaybettiğimiz Ali Hoşfikirer hocamız, Sıcağıyla Acısıyla Adana Futbolu'nun yazarları arasındaydı Onun verdiği destek, projeyi tamamlamamızda önemli bir aşamaydı. Sanırım ulusal çapta yayınlanan son eserlerinden biri oldu Ali Hoca'nın yazısı. "O Albümdekiler Var Ya" başlıklı yazıdan bir bölümü yayınlıyorum; Bu yazıdan da çıkarılacak çok anlam var. Ali Hoca'nın bu camiaya kırgınlığı, kaybettiğimiz değerlerin bir yansımasıydı aslında: "O küçük görünümlü, “büyük köy” denildiği süreçte sıcağı, pamuğu, bonkörlüğü, sazları, barları gibi Demirspor’u da ünlüydü Adana’nın… İlkokullu, çocukluk günlerimizde sevdalanmıştık en önemli övüncümüze… Megafonla çarşıda destanı okunurken ne de mutlu olmuştum. Harçlığımdan ödediğim ücretle aldığım o samanlı kağıda yazılmış, kafiyeli vezni evimizin avlusunda bulunan dut ağacına çıkarak bıkıp usanmadan maç anlatan spiker gibi defalarca okuyuşumu hiç unutabilir miyim? (...) Demirspor camiasının içine tam dalış y

Böyle Kongre Olmaz

Demirspor kongreye gidiyor; ortalık sütliman... Fethiye maçında İlyas gol atmış, Burhan şeytanın bacağını kırmış falan filan... Bunlar mı Demirspor gündemi? Demirspor, aylardır sallanan İlyas'ın, Burhan'ın sezon sonunda açılmasına mı sevinecek? Adaylar nerede? Demirspor'un düzlüğe çıkması için kim ne planlıyor? Yönetime aday olanların bütçesi nedir, gelir kaynağı nedir? Demirspor için vizyonu nedir? Bugüne kadar yapılan hatalardan ders aldılar mı? Ekiplerinde kimler var? Yoksa tek adamın belediyeden para beklemesine mi muhtacız yine? Demirspor, Durak-Tuncel-Gökoğlu çizgisinden kurtulacak mı? Yerel basın uyuyor ve güç dengesi nereye akacaksa orada tavır almayı bekliyor. Onların görevi güçüyü alkışlamak! Tribün bu sessizliğe boyun eğmemeli, Cuma'dan önce olası adaylara karşı tavrını koymalı, çizgisini belli etmeli.

Hazmı Zor Galibiyet-Yönetime

Ne oldu, futbolculara para mı ödediniz? Eğer para ödediyseniz, belediye mi verdi parayı? Belediyenin verdiği daha önceki paraları eski yönetimlerin borçları için kullandık demiştiniz. Belediyeden para aldıysanız nasıl oldu da bu kez eski yönetim borçlarına değil de futbolculara ödeme yapabildiniz? Yoksa eski yönetimlere olan borçlar sıfırlandı mı? Parayı belediye vermediyse, sizler cebinizden mi verdiniz? Cebinizden para verebiliyorsanız eğer bu futbolcuları belediyeye neden yalvarttınız? Neden koskoca takımı dilenci gibi üstelik de kameraların önünde para ister konumda gösterdiniz? Cebinizden verdiyseniz parayı, neden Ünye ve Alanya maçından önce vermediniz? Yok para vermediyseniz, bu futbolcular hala maç başlarını alamamışlarsa siz nasıl yöneticisiniz? Kongre kararı aldınız, "Biz futbolculara ödeme yapamıyoruz, hiçbirimiz de aday değiliz." diye neden açıklama yapmıyorsunuz? Özveren konuştu "Ben yokum." diye, Bekir Sıtkı Özer ve Mehmet Gökoğlu neden konu

Haftanın Ardından

1461Trabzon ve Körfez berabere kaldı, Bandırma kazandı. Zirveyle 5 puanlık fark var. İlk dörttekilerden bir maçımız fazla. Haftaya cumartesi rakibimiz Şekerspor, bu hafta deplasmanda kazanarak kümede kalma yolunda önemli bir galibiyet aldı.

Hazmı Zor Galibiyet-Futbolculara

Mustafa'nın kaldığı yerden devam edeyim. Ne oldu futbolculara? Paralarını mı aldılar? Futbolculuk mesleğinin dini imanı, haysiyeti para mıymış? Taraftarın gözyaşı, sara krizleri geçirmesi, kalp hastalıkları yaşaması, polisten jop ve biber gazı yemesi yetmiyor muymuş sahanızda oynamanıza ve kazanmanıza? Siz paranızı alamayınca bu kulların hakları umurunuzda değil miymiş? Kaldı ki eninde sonunda paranızı alacağınız kesin değil mi?  Peki mesleğinizin onuru, parasızlık yüzünden sahada çiğnenir mi? Sizin mesleğiniz ne, futbolculuk. Futbolcu ne yapar, futbol oynar. Bu mesleğin tanımında futbolcu parasını almazsa sahada bilerek kötü oynar, takımına puan kaybettirir yazıyor mu? Bu mesleğin tanımında taraftarın hakkı ayaklar altına alınır yazıyor mu? Siz maçlarınızı kazandınız da protesto etmeyin mi dedik? Örneğin bir maç öncesinde veya sonrasında yönetime veya belediyeye yönelik bir basın toplantısı düzenlediniz veya sahaya geç çıktınız veya farklı bir protestoda bulundunuz d

Hazmı Zor Galibiyet

Bu ligin her takımını içeride dışarıda yenebilecek bir takımımız var mı? Var. Formda Fethiye'yi yenebiliyor muyuz, hem de içeride? Yeniyoruz. Ya arkadaş, peki ne zorunuz var bu taraftarla? Nedir gayeniz? Alacaklarınızın hepsini aldınız mı bu maçtan önce, parasal olarak doydunuz mu da çıkıp aslanlar gibi oynuyorsunuz, kazanıyorsunuz. Biraz garip oldu değil mi? Normalde yenilmenizi beklerdim. Yenilecektiniz, bu seneyi rafa kaldıracaktık. Farklı hedefler koyacaktık. Bana bunu söyleten Ünye, Eyüp, Alanya maçları. Daha önce yaptığınızı yine yapsaydınız ya? Nasıl olsa paranızı alamıyordunuz, falan filan... Demirspor'un galibiyetine sevinirim, mağlubiyetine üzülürüm. Takımımla, taraftarla böyle oynayan futbolcu ve yöneticiler gördüğümde kahroluyorum. Yönetim, yani yönetim dediysek Özveren, Özer, Gökoğlu. Başka yönetici mi var? Sahi neden yok? Neden Demirspor'un yönetiminde Gökoğlu gibi üç-dört tane daha takıma sahip çıkacak, onunla aynı mesaiyi harcayacak iş adamı yok? Böyle bi

Adana Demirspor:3 - Fethiyespor:1

Bu futbolcuların ne galibiyetine sevinebiliyoruz, ne mağlubiyetine üzülüyoruz. Bu kadar istikrarsızlık, düzensizlik, yönetimsizlik içinde ne olacağımız belirsiz. Klasik bir şekilde, üstümüzdeki takımı yendik. Puan farkını birazcık kapattık. Ama haftaya ne oalcak biliyor muyuz? Hayır! Goller Burhan ve İlyas(2)'tan. Yani bu sezonun iki hayalkırıklığından... Garip bir şekilde, 3-1'lik sonucun yanı sıra, U18 maçında olduğu gibi rakip takımların penaltılarını kurtardı kalecilerimiz. Ayrıca iş sahadaki tüm galibiyetleri cumartesi aldığımızı da not edelim. Kongre öncesi, olası yönetime mesajlarını gönderdi futbolcular. Ya da Gökoğlu mesajını furtbolculara iletti, onlar da anladı. Artık mesaj takibini bırakabilsek, sadece sahadaki güzelliğe odaklansak keşke... Keşke...

U18: Adana Demirspor:3 - Trabzonspor:1

Geçen hafta Trabzon'un uydu takımına yenilmişti A takım, bu hafta U18'lerimiz rövanşı aldı. 3 maçta 3 gol yiyen yenilgisiz Trabzon'u 3 golle uğurladık. Goller, Muhittin (2) ve Cumhur'dan. İki kadro arasındaki 18 farkı sormuştuk ya, işte farklarını gösterdi bizim çocuklar! Çağrımıza kulak verip maçı izlemeye giden 100'e yakın Demirsporlu'ya da selam olsun; dert görmesinler... Haydi çocuklar, mücadeleye devam.

Kongre?

Nefret söylemi yaymadan derdimizi anlatmaya çalışıyoruz, hakaret etmeden, sayıp sövmeden... Sakin sakin kongre yazısı yazmak mümkün mü? Kongre-kangren alegorisini daha önce de yapmıştık. Ama bitmiyor. Kongreler, kangren olmaya devam ediyor. Bugün toplanamayan kongre ile gördük ki, kongre kararı aslında camianın gazını almak için bir yoldu. Kimse yok, biz yönetmeye -lütfetmeye- devam ediyoruz diyecekler gelecekhafta... İkinci bir liste beklentisi var: sivil bir yönetim beklentisi... Olabilir mi? 2008'te Mehmet Gökoğlu geldiğinde de "yaşasın, bağımsız yönetim" geliyor diye sevinmiştik. Ama sonra gördük ki, "Aytaç Durak olmazsa, belediye olmazsa olmaz"cılar kervanına girdi kendisi. Mehmet Gökoğlu, 2009'da "düzene teslim oldum" istifa ettikten sonra, düzenin tesisi için yeniden görevlendirildi Levent Özveren tarafından. Yıllar içinde gördük ki Gökoğlu zihniyeti, Aytaç Durak-Mustafa Tuncel çizgisinin devamıdır. Bu çizgi, bu zihniyet, yıllardır

Cumartesi Mesaisi

Hem U18'lerimiz hem A takım cumartesi günü sahaya çıkıyor. U18'ler, grubun lideri Trabzon'u saat 11.00'de tesislerde ağırlıyor. Bu önemli maçta gençlerimizi yalnız bırakmayalım! Eğer U18'lerin mücadeleci oyunuyla biraz havaya girerseniz, canınızı sıkmak için 13.30'ta 5 Ocak'a da uğrayabilirsiniz. Bu hafta Fethiye karşısında ömür törpüleyeceğiz.

İki Kadro

İki kadro arasındaki 18 farkı bulun. İpucu: Menajerlerin kakalamadığı, yöneticilerin zoruyla oynamayan, para alamadığı için içsaha maçlarında şüpheli hareketler yapmayan, kaybetse de savaşan, "sadece arma için" oynayan, ne kadar iyi oynayıp seneye dikkate alınmayacağını bilse de oynamaya devam eden, Türkiye liginin zirvesindekilerle kapışanlar bir tarafa, diğerleri diğer tarafta...

Kabasakal Mezarlığı

Bir cok unlu sima cenazede yerini aldi. Oldukca kalabalik...

Ali Hoca Kulübüne Geldi

Coral hoca, Bekir Sıtkı Özer, konusma yapti.

Ali Hoca'nın Cenazesi Gazeteciler Cemiyeti'nde

Cenazeye İlişkin...

Ali hocanın cenazesi yarın öğle namazını takiben Kabasakal mezarlığında toprağa verilecek. Cenaze programı: 10:00 - TÜFAD Adana Şubesi 10:30 - Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (Mado Sokağında) 11:00 - Ev 12:00 - Kabasakal Mezarlığı

Ali Abiyi Kaybettik

Ali Hoşfikirer'i kaybettik... Allah rahmet eylesin. Başımız sağolsun... Demirspor'un, Adana ve Türkiye futbolunun bir çınarı daha aramızda yok artık. Acımız büyüktür...

Haftanın Ardından

İç sahada en çok puan kazananla, dışa sahada en çok puan kazanan karşılaştı. Onlar kazandı. Beklenen oldu. İsteksiz, ruhsuz, savaşmayan bir takımın bundan fazlası yapması beklenemezdi. Bandırma'da başlayan lig, Trabzon'da bitti. Geçmiş olsun. Daha 10 hafta var. Ama bu takıma ve yönetime inancımız yok. Bundan sonra play-off da olmasın, daha faza çile çekmeyelim.

Sevgili James Bond

Birader, memlekete hoşgeldin! Okuduk, duyduk bu aralar bizim hemşehrilere dert çektiriyormuşsun... Çek çek bitmedi. Şimdi de gökten düşüyormuşsun. Kılıktan kılığa girdin, kadınlarla hep iyiydin. Aslında pek hazzetmeyiz senden. O soğuk İngiliz'in, sıcak Amerikan rüyasını gerçekleştirmesi bizim dünyamıza çok uzak. Haksızlıklara karşı çıkmayı, senin beyaz teninden değil, Yılmaz Güney'in kavrukluğundan öğrendik. Bak üstadla aynı topraklardasın. Demiryollarında ter akıtıyormuşsun. Sana inanmamız için bir fırsat... Kasım Gülek Köprüsü bizim canımızdır. Demiryolları, zaten bizim malımız. Hoyrat kullanma, dikkatli ol! Pozantı'dan akan yolumuzu tünellerimizi bereketli topraklara bağlayan Varda Köprüsü'nde de... Biz ne hikayelerle geçip gittik oradan. Hayallerimiz yetmedi kiralayıp ekrana aktarmaya, bak sende bu fırsat varken iyi değerlendir bu varlığı. Birader, senin boğuştuğun kötü adamlardan hemen yakınımızda çokça var. O köprüden hemen sağa döndüğünde göreceğin, şimdi

U-18 Adana Demirspor-Gençlerbirliği

Gençlerbirliği'nin lider tamamladığı gruptan ikinci olarak takımımız çıkmıştı ve şimdi Türkiye şampiyonluğuna oynuyoruz. A takımımız kıytırık üçüncü ligde savaşmazken, U-18 takımımız Türkiye şampiyonluğu için aslanlar gibi mücadele ediyor, formasını ıslatıyor, desteği hak ediyor. Play-off grubu uzun bir maraton ama Gençlerbirliği ile yapacağımız maçın ayrı bir önemi var. Bu sene Gençlerbirliği ile iki kez oynadık ve ikisini de kaybetti gençlerimiz. Adana'daki maç ölçü değildi, zira çok iyi oynarken bir kırmızı kart görüp geriye düştükten sonra oyun koptu. Ankara'daki maçta ise aslan gibi savaştık Gençlerbirliği'ne karşı. Çok güzel pozisyonlara da girdik ama yediğimiz bir talihsiz golle kaybettik. Şimdi kapasite olarak asla gerisinde olmadığımız Gençlerbirliği'ni yenmemiz kardeşlerimizin moralini üst düzeye çıkaracak, onların ne kadar kaliteli olduklarını kendilerinin de görmelerini sağlayacak. Adana'da bir üçüncü lig takımının basiretsizliklerini,

1940 > 1461

Bu hafta 1461 Trabzon ile oynuyoruz. İlk maçta 1-0 da olsa yenmiştik ve bu rakibin aldığı son mağlubiyetmiş. Onlar iç sahada, biz dış sahada iyiyiz. O yüzden sıkı bir çarpışma olacak. Zirve mücadelesinde altlı üstlü konumda olduğumuz için 6 puanlık maç. Hatta Bandırma'nın bay geçeceği hafta olduğu için 9 puanlık da diyebiliriz. Gerçi teknik direktör Mustafa Akçay, hedeflerini play-off olarak belirlemiş, direkt çıkıştan ziyade...(http://www.gunebakis.com.tr/haber/yeter-ki-play-off8217a-kalalim-67073.html). Rakip, Trabzonspor'un pilot takımı vaziyetinde. Aslında Karadeniz'de her beldede takım olduğu için Trabzon'un rezervleri oldukça güçlü; pilot olabilecek çok takımları var. ZAten bu takım da Değirmenderespor'dan devşirildi (http://www.1461trabzon.com.tr/?Sayfa=KulupHakkinda). Ağırlıklı olarak Trabzon ve çevresinin çocukları oynuyor o takımda. Bir çoğu 1991-92 doğumlu. (Bizden devre arasında giden Kadir Keleş de Trabzon'da). Yani bizim yapamadığımız işi yapıyorl

Vicdanlar Kapkara

Bugün Madımak Oteli katliamını gerçekleştirenlerin davası, zamanaşımı nedeniyle düştü. Adliye önünde bu davayı gözeten, zaman aşımına hayır diyen kitle de polis tarafından gaz bombası marifetiyle dağıtıldı. Bu ülkenin katliam geleneği, bir kez daha hukuk aracılığı ile tescillendi. Vicdanlarda yeni kara lekeler için artık yer kalmadı. Vicdanlar artık kapkara... Sizin gaz bombalarınızın beyazı, soludukça daha çok karartıyor vicdanları. İnsan öldürenlerin münferitleştiği, otellerde insan yakanların bir türlü ceza alamadığı; bunu eleştirenlerin de "ideolojiksiniz, marjinalsiniz" diye küçümsendiği bir memlekette öfkesinin hıncını almak isteyenlerin sayısı gün geçtikçe artar. Adalet isteyenler gaz bombası ile terbiye edilirken katliamın bizzat içinde olanlar da gaza getirilmeye devam ederse, bu işin ucu iç savaşa evrilir... Adaleti gaz bombalıların sağladığı bir ülkede, döner dolaşır o gaz başkasının eline geçer! Gaz bombasın erişemeyenler de ya taş atar ya dağa çıkar ya da yol

Öfke

Dün 5 Ocak'ta yaşananlar biriktirilen bir öfkenin patlamasıydı. Tribünün sabrı taşıyor; çünkü yöneticisi-futbolcusu onlarla dalga geçiyor. Tribün bu oyunun bir parçası. Sesiyle, soluğuyla, pankartıyla, rengiyle bu oyunda kendini var ediyor. Desteğini veriyor, karşılığını istiyor; yola koyuluyor, mesafeler kat ediyor. İsteği belli: Başarı. Ama siz onu aptal yerine koyuyorsunuz. Tribün yokmuş gibi davranırsanız cevabınızı alırsınız. Tribünün sesini dinlemezseniz, rengini görmezseniz, ateşini hissetmezseniz onlar size koltuklarla, yaktıkları ateşle gereken cevabı verir. Ama bu düzen sizin düzeniniz olduğu için terör yapan biz, mağdur yine siz olursunuz! Sizden de düzeninizden de nefret ediyoruz. Bence artık tepkinin zamanı gelmişti; tepkiyi herkes bildiği yoldan verdi: Grup yeni bestesini söyledi, maraton koltuk attı, kapalı küfür etti ve sonra hepsi birbirine karıştı. Yöneticisi ve futbolcusuyla bu camiaya el birliğiyle rezil ediyorsunuz. Ama sonra ortalıktan sıvışıp tribünü öc

Bir Kişi

Bugün taraftarın yaşadıkları için özür dileyecek tek bir kişi var mı şu camiada? Tek bir kişi; boynunu büküp özür dileyecek... O stattaki güvenlik görevlilerinden, taraftar dövmekten keyif alan polise karşı tribünü savunacak tek bir kişi var mı? Benim aradığım tek adam, o kişi.

Adana Demirspor:1-Alanyaspor:1

Kendi sahamızda yine kazanamadık. Üç maçta 1 puan... Rakiplerin puan kaybettiği hafta yine fırsatı değerlendiremedik. Maç sonu olaylar çıkmış, tribün sahaya girmiş. Polis müdahalesi de var... Takıma ve yönetime mi, hakeme mi öfke; hepsi birden mi bilemiyoruz şu anda. Bir pazarımız daha can sıkınstısıyla sona eriyor. Golümüzü Emre Hasan Balcı attı. Rakip son 15 dakika 10 kişi oynadı. 5. sıraya düştük. Liderle puan farkı 5. Trabzon, 10 kişiyle deplasmanda kazanarak avantaj sağladı. Eyüp, Ünye ve Kırklareli de deplasmanda kazandı. Diğer sonuçlar: Altınordu:0 - Eyüp:1 Körfez:0 - K.Hamam:0 Adıyaman:0 - Ünye:1 Çankırı:2 - Kırklareli:4 Sarıye:0 - 1461 Trabzon:1 Denizli Bld.:1 - Fethiye:1

Fenerbahçe-Adana Demirspor: Fotoğraflar

Fotoğraflar: Yalçın Elbeyli/İstanbul Tayfası Diğer fotolar için bknz: http://www.flickr.com/photos/75982265@N04

U18: Fenerbahçe:1-Adana Demirspor:1

Final grubu ilk maçımızda, İstanbul'dan bir puanla dönüyoruz. FB TV'nin canlı verdiği maçta, U18'lerimizin ne kadar istekli olduğunu herkes görmüştür sanırım. Baktığını görmek de önemli tabii... Bu çocuklara sahip çıkın! Maça klasik 11'mizle çıktık; kaleci Emre'nin a takımında olmasından dolayı son birkaç maçta kaleyi koruyan Mustafa vardı. Maça iyi başladık, atak olan taraf bizdik. Ancak devre sonuna doğru tempomuz düştü ve F.Bahçe'nin kornerden golü geldi. 69.dakikada eşitliği sağladık. İstanbul'dan 1 puanla dönmek iyidir diye düşünüyorum.

"Memleket Garları"

İletişim Yayınları'nın Memleket Kitapları serisinden yeni bir çalışma daha: Memleket Garları. Konsept, zaten doğrudan ilgi alanımız. Ama kitabı bizim için asıl değerli kılan, blog yazarlarımızdan Mustafa Uçar'ın (Mustava) bu çalışmaya bir yazıyla katkı sunması. Mustafa'nın yazısı, "Bu Tren Bir Hayattır" başlığını taşıyor. Tebrikler Mustafa ve eline sağlık... http://iletisim.com.tr/kitap/memleket-garları-1821.aspx http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=596821&sa=105048213

8 Mart

Sadece Şubat ayında 24 kadının öldürüldüğü bir ülkede Kadınlar Günü'nü kutlamak...(bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/136694-erkekler-subatta-24-kadin-oldurdu) Kadınları sadece fedakarlıkla, annelikle, ev içiyle, kibar olduğunu zannederek bayanlıkla eşleştiren bir düzende emekçi kadınları anmak. Zor iş... ABD'de çalışma saatlerine karşı başlayan mücadele Türkiye'de hayatta kalabilmek için devam ediyor. Ölümlere göz yuman ölümden medet uman bir medeniyet değil, yaşamı ve yaşatmayı savunmak için Kadınlar günü kutlu olsun. Bandista'nın Feminist hareketin 30. yılını kutlayan kısa albümü: http://tayfabandista.org/bandsista/

Belediye İle İlgili Sorular...

Takım 20 ayda 7.3 milyon TL para almış diye haberler geçiyor. Doğru mudur? Alınan paraların eski yönetimlerin borçlarına harcandığı söyleniyor, doğru mudur? Eski yönetimlerin borçlarını iddaa gelirlerinden tahsil edecekleri söyleniyordu. Yalan mıdır? Yalan değilse bu eski borçların ödenmesi mevzuu da nedir? Eski borçlar ne borçlarıdır? Temlik borçları mıdır, başka türde borçlar mıdır? Mahiyeti nelerdir? Tarkan Kulak ve bir Gaziantep firmasından maddi destek alındığı söyleniyor. Doğru mudur? Doğru ise tutarı ne kadardır? Şeffaflık anlayışınız bu mudur? Liglerin başladığı Ağustos ayından bu zamana kadar belediyeden kulübümüze ne kadar para aktarımı yapılmıştır? Yapılan bu aktarımlar ne yönde kullanılmıştır? Ayrıntılı açıklamalar bekliyorum ama çok beklerim, bu şeffaflık anlayışı benim bildiğim şeffaflık anlayışı değil.

Türkiye Kupası Gelirleri...

Milliyet'te okuduğum bir habere göre kulübümüz kupadan tam 125 bin USD gelir elde etmiş. TL karşılığı yaklaşık olarak 212.500 TL. Bu da iyimser tahmin. Çünkü o dönemde kurlar 1,90'a kadar dayanmıştı. Şimdi gerilemiş hali 1,77-1,78 seviyesinde. Ben 1,70'ten hesapladım. Bir forma reklamından 200.000 TL almıştık. Yayın gelirlerinden kasamıza ne kadar girdi bilemiyorum. Maç hasılatının %40'ı kulübümüze kaldı yanlış hatırlamıyorsam. Açtığımız ucube pankart sayesinde ek gelir elde ettik mi, forma reklam bedeli miydi o aşağılanış bilemiyorum. Mevcut veriler ışığında nerden baksak bir 500-550 bin TL gelir elde etmişiz Türkiye Kupası'ndan. O zaman da söylemiştim, 10 bin TL için Ramazan ÇİMEN'e teşekkür eden takım kupaya sırtını dönmemeli diye. Şimdi teşekkür ediyorum takımımıza, belediyeye muhtaç duruma düşse de gelirlerini göz ardı etmemiş oldu. Şeffaf yönetimimiz olduğunu dile getiren sayın ÖZVEREN'den bu gelirlerin nerelere harcandığının açıklaması

Futbolcuların Belediye Ziyareti...

Sene başında bir takım oluşturuluyor, oluşturulmadan önce bir bütçe oluşturuluyor ve buna göre transferler yapılıyor. Sonra görüyoruz ki; aslında somut gelir kaynaklarına dayalı bir bütçe oluşturulmamış. Belediye vaatlerine göre bir bütçe oluşturulmuş. Diğer bir ifade ile takımı belediyeye muhtaç edecek bir bütçe oluşturulmuş. Kabahatli arayacak olursak, mevcut yöneticiler topu belki de Mustafa TUNCEL'e atacaklardır. Atacaklardır da ben şunu soruyorum: Bu yöneticilerin ikisi hariç kalanları Mustafa Tuncel böyle bir bütçe anlayışı güderken yönetimde değil miydi? Sonradan dahil olan iki yönetici böyle bir bütçe kurulduğunu bile bile bu yönetime gelmedi mi? Bu iki yönetici de daha önce aynı bütçe planlamalarını kendi yönetimleri döneminde yapmadılar mı? Bu yolun çıkmaz bir yol olduğunu Demirspor yöneticilerine tarih öğretemedi mi daha? Ben iyiniyetli yaklaşayım, yöneticiler Demirspor'u başıboş bırakmamak için bunları bile bile göreve devam ediyorlar diyey

Arman Hoca

Arman Bozkaya... Profesyonel olarak 1995'ten beri kulübün içinde. Gerek futbolcu olarak gerekse antrenör olarak Demirspor'a hizmet verdi. Sezon başında Durmuş hocanın yardımcısı olarak tekrar A takımda göreve başladı. Şu an takımın patronu. İlk maçında deplasmanda galip geldik. Ama asıl sıkıntımız iç sahada, bakalım Arman hoca bu sorunumuzu çözebilecek mi? Elbette iç saha sorunumuzun tek sebebi Durmuş hoca ve tercihleri değildi. Sorunumuzun yönetimsel olduğu apaçık ortada dururken Arman hocanın işi hiç kolay olmayacak. Şu ara dönemde, hem de kulüp kongreye giderken dışarıdan yeni bir hoca getirilmesini doğru bulmuyordum. Hem maliyetli olurdu hem de uyum sorunu yaşanırdı. Arman hocanın böyle bir sorunu olmayacaktır. Handikapı ise moralsiz ve düzenli para alamayan bir oyuncu topluluğuna sahip olması. Gerçi hemen hemen tüm takımların sorunu aynı. Hocanın çözmesi gereken denklem bu: Az parayla / parasız nasıl şampiyon olabiliriz. İşi zor, işimiz zor. Ben hocaya güveniyorum. T

Mutlu Olmak Varken...

Deplasmanda galibiz, rakipler puan kaybetmiş, suskun golcümüz şeytanın bacağını iki golle kırmış. Mutlu oldum tabi. Ama geçici, ama haftalık, ama kalıcı bir mutluluk olmadığını bile bile mutlu oldum. Bunu galibiyet sonrasında yazıyorum, çünkü mağlubiyet sonrasında yazmak daha kolay. Sahi ilk kez mi futbolculara ödeme yapılamıyor, yoksa yıllardır aynı senaryo mu? İlk kez mi teknik ekip değişikliğine gidiliyor, yoksa yıllardır aynı senaryo mu? İlk kez mi kalıcı gelir üretilemiyor, yoksa yıllardır aynı senaryo mu? İlk kez mi sezon içinde kongreye gidiliyor, yoksa yıllardır aynı senaryo mu? İlk kez mi belediye gelirlerine mahkum hale geliyoruz, yoksa yıllardır aynı senaryo mu? İlk kez mi yöneticiler bütçeyi vaatlere göre oluşturuyor, yoksa yıllardır aynı senaryo mu? İlk kez mi altyapıya sırt dönülüyor, yoksa yıllardır aynı senaryo mu? İlk kez mi şeffaf olmayan kongre yaşayacağız, yoksa yıllardır aynı senaryo mu? İlk kez mi kongre üyelikleri tam olarak bilinemeye

Kırklarelispor - Adana Demirspor : 0-2

Üzücü puan kayıplarının ardından, teknik direktörümüzle yolları ayırdık, yönetim kongre kararı aldı ve yeniden galibiyeti hatırladık. Umarım bu kez daha da istikrarlı olur. Gollerin ikisini de İlyas Çakmak'ın atması, zirvedeki rakiplerden ikisinin berabere kalmak suretiyle puan kaybetmesi dikkate alındığında karlı ve mutlu kapattı taraftarlar bu haftayı. Artık Alanyaspor'a puan kaybetmek için bir gerekçemiz oldu!!!

Sahadan Görüntüler

Demirspor Nerdeyse Taraftarı Ordadır

Pankartları Astık

Taraftar Manzaraları

On dakika susuluyor. Derken cümbüş başladı!!! Mavi şimşeeek sen çok yaşaaaa!!!

U18 Fikstürü Belli Oldu

Biz 5 Mart diye duyurmuştuk ama o güne kalmadan U18'lerimizin final grubu fikstürü belli oldu. İlk maçımız 10 Mart'ta İstanbul'da Fenerbahçe ile... 17 Mart'ta Adana'da Gençlerbirliği ile oynuyoruz. Detaylar: http://www.tff.org/Default.aspx?pageID=1087

Taraftar İlkeleri

Gündemden düşmesin diye bir kez de ben yazayım, unutturmamaya, kitleleri harekete geçirmeye çalışayım istiyorum. 16 yıldır perişan bir şekilde yönetiliyoruz. Son dönemlerde artık hepimize gına geldi ve kayyuma kalmayı ister haldeyiz. Takım böyle yönetilecekse kapansın, amatöre düşsün, gençlerine yönelsin, küllerinden doğsun diyenler gitgide artmaya başladı. Demirspor halkın takımı diyorsak, Demirspor taraftarı ile var diyorsak, taraftardan beklentilerimiz de o ölçüde fazla olmalı. Artık taraftar taşın altına elini daha fazla koymalı. Taraftarlar bir araya gelerek ilkelerini açıklamalı. Bu ilkeleri kabul ettiğini ve uygulamaya koyacağını beyan etmeyen yönetici adaylarının Demirspor'da söz sahibi olmasına izin verilmemeli. Taraftar bu takımın sahibiyse ve yönetimler takımın bir parçası ise taraftarın yönetimler üzerindeki etkisinin, katkısının daha fazla olması gerektiğini düşünüyorum. Yoksa taraftarın kötü gidişi izleyip, saçlarını ağartmaktan, kendini heder etme

Sıralama

Sıralamada üstümüzdeki üç takımı da (Bandırma, Fethiye, Körfez) deplasmanda yenen Adana Demirspor, bırakın önceki puan kayıplarını, kendi sahasında sadece Eyüp ve Ünye'yi yenseydi bu huaftaya lider girecekti. Ne acı değil mi?

Kızılcahamam, Cebeci'de...

Kızılcahamamspor bu hafta maçını Cebeci Stadı'nda oynuyor. Nedeni, sahasının olumsuz koşulları! Peki iki hafta önceki Demirspor maçı niye Cebeci'ye alınmadı o vakit? Haftalardır kar ve buz altındaki Ankara koşulları sadece o gün mü top oynamaya müsait değildi? Spor ahlakına aykırı bir şekilde buz ve balçıkta oynandı? Yüzlerce taraftar geri evine gönderildi? Karşı tarafta ve bizim tarafımızda bu durum neden olan her sorumluya: Ayıp!

Konuk Yazar: Murat Ayman-"Kimin Adana'sı Kimin Demirspor'u?"

Bir süredir yazısını okuyamadığımız ama haberlerini paylaştığımız, Erdal'ın Kanalı belgeselinin yönetmeni Murat Ayman abimizin blogumuza katkı sundu. Bize ve diğer tüm gelişmelere kızgındı, belki o yüzden yazmıyordu; ama bu kritik dönemde yine yol haritamızı belirlemeye çalışırken kendi düşüncelerini bizle paylaştı. Ben yazıyı, "tribün kendi ilkelerini belirlesin" yönndeki çağrımıza bir katkı olarak yorumluyorum ve bundan sonraki gidişatta bize yol göstermesini umuyorum: Geçenlerde Beşiktaş-Gençlerbirliği maçına gittim. Çalıştığım şirketin sponsorluğu nedeniyle edindiğim bedava biletle torpillilerin tribünü VIP’den izledim maçı. Ahmet Hocam’ı da aldım yanıma. İki Demirsporlu sessizce izledik herkesi: Maçı, taraftarı, oyuncuları, stadı... Neredeyse tamamen dolu statta herkesin gıpta ile baktığı Çarşı’nın çoksesli konserini dinledik. Güzel bir maç oldu. İmrendim mi sizce? Etkilendim mi bu atmosferden? Hemen aklıma Galatasaray-Demirspor maçı geldi. Gene Ahmet Hoca ile tri

Kış Yüzme Maratonu

6. Datça Açık Deniz Kış Yüzme Maratonu, bu yıl 3-4 Mart tarihlerinde gerçekleşecek. Maraton kapsamında bazı etkinlikler de düzenleniyor. Onur konukları arasında Demirspor'un efsane yüzücüleri Erdal Acet ve Nesrin Olgun Arslan da var. ("Nesrin'in hikayesi"ne daha önce blogta yer vermiştik: Okumak için tıklayınız . Etkinlik kapsamında "Erdal'ın Kanalı" belgeseli de gösterilecek. Belgeselin yönetmeni Murat Ayman da orada olacak. Detaylı bilgiler için: www.kisyuzmemaratonu.org/ . Ayrıca bknz: blog.milliyet.com.tr/6__Datca_Acik_Deniz_Kis_Yuzme_Maratonu/Blog/?BlogNo=349881 .