Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Başarı Lüks Değil, Zorunluluk.

Adana Demirspor bu sene başarılı olmak zorunda. Başarıyı bir lüks gibi gösteremezsiniz çünkü bu bir zorunluluk. Siz Demirspor futbolcuları ve teknik ekibi ve yöneticileri -gerçi ortada yönetici falan yok, Sayın Gökoğlu. Harcanan paralar, size verilen destek, gruptaki takımların durumu... Başarılı olmanız için her türlü ortam var. İki haftalık galibiyetleri büyük bir başarı değil, olması gerekenin yerine gelmesi olarak görmeliyiz. Bizi kötüye alıştırdıkları için, üst üste kazanmak lüks gibi görüyoruz. Bu takım bu sene şampiyon olmak zorunda!

MAÇ İZLENİMLERİ

Biraz geç olsa da ancak yazma fırsatım oldu. Hafta sonu maçı izleme fırsatım oldu. Demirspor galip gelmesine rağmen bildiğimiz Demirspor.Bu şekilde şampiyonluk zor gelir. Maç süresince belki de girdiğimiz tek pozisyonda golü bulduk. Rakibin ise 2-3 topu direkten döndü. Son dakikalarda ise tek kale olarak bizi ablukaya aldılar. Takımda gözüme çarpan en büyük aksaklık ne ileride ne geride çoğalabiliyoruz. Orta sahada oynayan oyuncular defans ile forvet arasında köprü olamıyor şuursuzca gidip geliyorlar. Defans oyuncuları özellikle Kahriman ileri çıkışlarda geri dönmekte zorlanıyor. Bu şekilde 2 pozisyon verdik rakibe. Tayfun yetenekli ama koşması mücadelesi hiç yok defansın önünde değil ama ileriye yakın oynatsak daha iyi olabilir.Sol açıkta oynayan Soner'i ise çok beğendim. Takımın en iyisiydi diyebilirim. Çok koştu mücadele etti. Onun harici Güney'de göze çarpanlardandı. Tayfun iyileşip ne kadar katkı koyar bilinmez ama bu takımın mevcut oyun ile şampiyon olması zor görünüy

Altyapı'da Bu Hafta...

U14'te deplasmanda İskenderun D.Ç'yi 5-3 ( Goller: Nevzat Akdoğan (4), Arda Öztep ); U15'te de 5-1 ( Goller: Kaan Duvar (3), Mert Şaşmaz, Ali Can Yılmaz ) yendik. U16'da Mersin İ.Y.'nu deplasmanda 4-1'le geçtik ( Goller:Emre Can Dartıcı, Mehmet Rızvan Yıldız, Aydın Orhan(2) ).

U18: Adana Demirspor:2 - Boluspor:2

U18 liginde yine 2-2 berabere kaldık. Kendi sahamızdaki ilk maçta, geçen haftanın kazananlarından Boluspor'la yenişemedik. Gollerimiz Yusuf Kemal Atalay'dan geldi. 12 Kasım'da rakip, ikide iki yapan Eskişehirspor.

5-6 Kasım'da Maç Yok

TFF'nin aldığı karar gereği gelecek hafta Kurban Bayramı nedeniyle tüm liglerde maçlara ara verildi. (http://www.tff.org.tr/default.aspx?pageID=204&ftxtID=10202) Fethiye maçı, 13 Kasım'da oynanacak. Garip şeyler oluyor memlekette...

Haftanın Ardından

7. haftanın ardından gruptaki sonuçlar ve puan durumu şöyle. Haftanın tek deplasman galibiyetini, gelecek haftaki rakibimiz Fethiye aldı. Zirveden 7 puan uzaktayız.

"Koşmak, Koşarken İş Taşımak"

Pazar pasajı; İslam Çupi'den... "Çok iyi futbolcu olunuz, çok iyi para kazanınız... İyi futbolcu değilseniz, suni propaganda yapmaya çalışmayınız. Kimse yutmaz. (...) Sahayı gezmeyiniz, koşunuz bitiriniz... Sahayı satın almayan futbolcu, ne kadar arsa satarsa satsın, yine de kendi ayaklarını iflasa götürmeye mahkumdur. Futbolcu olunuz. Vurduğunuz top kaleye girsin, bu topu vurulması gereken başka yuvarlaklarla karıştırmayın. Dünyada bir futbolcu stadın dışında, "ben futbolcuyum" demez. Bir insanın futbolculuğu stadın dışında başlarsa, stada gelmeden biter. Günümüzde futbolcunun işi tektir. Koşmak, koşarken iş taşımak. Bir futbolcu iş yerine züppelik taşıdı mı, onun ismi futbolcu yerine sosyete hammalı olur. İsminizi stadın dışına fırlatmaya yeltenmeyiniz. Çünkü futbolcu çimenin dışına çıktığında, yalancı herşeydir ve futbolcu değildir. Bunları yazdık ama bizimkiler için değil... Çünkü bizimkiler, bizi değil kendini dinlerler." Mağlubu Anlatmak kitabı içind

Tavır!

Adana Demirspor-1461Trabzon maçında, Şimşekler Grubu'nun açtığı pankart(lar): "Bu Depreme Sevinen Namertler Yüreğiniz Varsa Çıkın Karşımıza!" "Malzemeden Çalan Katillerden Hesap Sorulacak"

Bir Tayfun Özkan Vardı, Ne Oldu Ona?

Soru yukarıda... Transferde en çok parayı ödediğimiz futbolcumuz, sezon başında sakatlanmıştı. "Sakat gelmedim, burada sakatlandım; Kırklareli maçında sahadayım" açıklamasını okumuştuk en son. İki haftadır ses seda yok. Bu hafta yine kadroda değildi. Forvet hattımız sıkıntılı. Takım zar zor gol atıyor. Tayfun Özkan ne zaman düzelecek, ne zaman oynayacak?

Adana Demirspor:1 - 1461Trabzon:0

Cumartesi mesaisini, Erçağ'ın golüyle kayıpsız atlattık. Üst üste iki galibiyet, iyi geldi. Yine de iç saha maçlarında rahat kazanamadığımız ortada... Halbuki en büyük kozumuz bu gibi görünüyordu; taraftarımızla birlikte... Geçen yıl içsaha galibiyetleriyle ayakta kalmıştık. Kaybettiğimiz puanların telafisiiçin bu galibiyetlere devam etmemiz gerekli. Haftaya rakip, Fethiye. Kadrolar şöyleydi:

Kimsesizlerin Kimsesi...

"Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir". Cumhuriyetin 88. yaşını kutluyoruz. Deprem nedeniyle hükümetin resepsiyonları ertelediği bir ortamda... Kimsesizlerin, yıkılmışların, terk edilmişlerin daha fazla sahiplenmeye ihtiyaç duyduğu zamanlarda, Cumhuriyet "biz"in ne olduğunu hatırlamak için bir vesile olabilirdi.

Berkay Güllü

Adana Demirspor Yüzme branşında bir kıpırdanma var. Yenilmez Armada'yı yeniden canlandırmak için kollar sıvandı; çalışmalar en alt düzeyden ve bu işin içinden gelenlerce yürütülmeye başlandı. İşte ilk sonuç: Berkay Güllü, Cumhuriyet Kupası'nda 50m.sırtüstü ve serbestte Adana 1.si oldu. Berkay daha 10 yaşında. Bu daha ilk adım, gerisi gelecek biliyoruz. Haydi, Berkay; demir kulaçlara devam... Fotolar, facebook'ta Adana Demirspor Yüzme Takımı ( YENİLMEZ ARMADA ) grubundan... Emeği geçenlere çok teşekkürler.

"Bu Sevgiye Layık Olun"

Nadir Avşaroğlu'nun ilettiği İngiltere'deki gazete küpürü arşivlerine devam ediyoruz: "Yine Metin Yiğenoğlu’nun arşivinden. İngiltere’de yaşayan Anadolu insanı futbola karşı olan tutkusunu Londra’da bir “Türk Ligi” kurarak gideriyor. Demirspor 10 takımlı olan bu ligin zirvesinde. Herkes ülkesine olan özlemini dile getiren kelimeleri takımının adı olarak belirlemiş. Türkiyemspor, Boğaziçi, Yavruvatan, Gençlerbirliği, Binatlı. Bizimkiler direkt Adana Demirspor. Bir tutku Bir çoşku Ayrı bir heyecan Sanki bugünlere de bir gönderme var gibi. Başlık 8 sütuna manşet “BUNA LAYIK OLUN” Bu söze ben de imzamı koyuyorum, mesajı alması gerekenlere sesleniyorum. İngiltere’de yaşayan hemşerilerimin sevdasına, heyecanına, coşkusuna, tutkusuna ortak olun. BU SEVGİYE LAYIK OLUN. * Demirspor taraftarı Adana’nın dışında Ankara, İstanbul ve İzmir gibi kentlerde oldukça örgütlü bir şekilde, Isparta, Kayseri gibi illerde özellikle öğrencilerle sevdasını sürdürüyor. Birçok Demirspor tar

"Demirspor Social Club"

"Hafta sonu Alanya maçı vardı. Benim de aklıma tanıdığım en iyi Demirsporlulardan biri, teyzemin oğlu Metin Yiğenoğlu geldi. Bizim çocukluğumuzun ve gençlik yıllarımda imrendiğim büyüğüm. 70’li yıllar, evleri tam Muharrem Gülergin tribünün arkasındaki apartmanda idi. Biz çocuk ve parasız halimizle bu apartmanın damında Demirspor’u seyrederdik. Kendisi mutlaka arkadaşları ile maça giderdi. Uzun yıllardır Antalya’da Eczacılık yaptığından Demirspor’dan kopmuş olabileceğini düşündüm. Ne çare, tutkusu daha da büyümüş. Kendisi tüm Demirspor sitelerini okuduğu gibi, bizim Ankara Tayfasını da takip ediyormuş. Bana arşivinden materyaller verdi. 6 Kasım 1999 tarihli Zirve Gazetesi Bu resme dikkatlice bakın. Bereketli toprakların insanlarının Demirspor sevdasını göreceksiniz. İngiltere’nin orta yerinde DEMİRSPOR LOKALİ açılıyor. Kupüre büyüterek bakabilirseniz Demirspor Social Club yazısının altında sağlı, sollu Demirspor arması; “Londra’da huzurlu ve neşeli bir ortamda hoşça vakit g

Van'a Yardım İçin...

Van depremine yardım için neler yapabilirim diyorsanız şu adreslerdeki duyurulara bakabilirsiniz: http://www.facebook.com/vandayanisma http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com/ (Bölge bölge yardım yapabileceğiniz birimler ve telefon numaralarını bulmak mümkün.)

Yine Yıkıldık

Özel gündemden genel gündeme geçmeye vakit bulamıyoruz. Herşey üst üste geliyor. Aslında, aşağıda yazdığım, "aynı hatalar aynı sonucu doğurur" cümlesi burada da geçerli. Van'daki depremde çok sayıda bina yıkıldı; can kaybı sayısı hala net değil. Depremin derecesini bile ABD merkezleri bizden önce doğru verdi. Yine deprem değil bina öldürdü. Yine devlet binaları yıkıldı. 1999'dan bu yana hiçbir şey öğrenmediğimizin göstergesi. 30 yıldır savaşa çare bulamadık, bir türlü bitemeyen "operasyonlar-harekatlar-yakıp yıkmalar" arasında geçti ömür. Deprem ülkesinde yaşıyoruz, 30. yaşımda gördüğüm kim bilir kaçıncı deprem bu. Hala aynı cümeleleri duyuyoruz. Aslında ruhsat almaması gereken yerlerde kat kat binalar taşıyor. Gerekenler yapılacak sözleri ile yine unutacağız bu depremi de... İstanbul depremi de kapıda bekliyor. Hayatın her alanında: Klişeler sözler duymak istemiyoruz artık!

6000. Günü Andık

Kritik bir gündü; kritik bir galibiyet aldık. Demirspor tarihinde önemli bir an olabilir. 16. yılımıza girdiğimiz bugün, bu galibiyet bizi 15 yıllık başarısızlıktan koparsın, önümüze yepyeni bir dönem açsın. Ama bunun için geçmişteki hatalardan ders almak, birincil öncelikte... Aynı hatalar, aynı sonuçları doğurur. 15 yıllık yönetim anlayışımız devam ettikçe, biz daha çok 1000 günler geçiririz. Dileriz ki o gün, bugün olur ve birşeyler değişir önümüzdeki günlerde; biz de bir daha böyle anmalar yapmayız umarım.

"Affedilmeyen-2"

Alanyaspor maçının garip tesadüflere denk geldiğini söylemek gerekli. "Tam 5000 gün Oldu" pankartını yine Alanya deplasmanında asmıştık. O günlerde de işler kötüye gidiyordu. Takımın başına sezon ortasında Abdülkerim Durmaz gelmişti ki Mersin İ.Y. başında bir önceki sezon, iddiasız maçlarında bize çelme takmış ve maç öncesinde sonrasında olur olmaz laflar etmişti. Durmaz'ın göreve gelmesiyle tribünde büyük bir huzursuzluk baş göstermişti. Hoca desteklenmeli miydi, desteklenmemeli miydi? 3 yıl önceki maçta Alanya yenilgisi ile düşme potasına girmiştik. (Alanya'nın hocası Ali Güneş'ti; golleri Kemal Samet Özen atmıştı-Tesadüflere devam...) Alanya maçı sonrası içeride, lider Denizli Bld'yi 1-0 yenmiştik ve tribünle Abdülkerim Durmaz arasındaki buzlar erişmişti. Ama sezon sonunda değişen birşey olmamıştı. Demirspor, yine aynı Demirspor'du. (fotolar sporcukurova.com) Bu kez Süper Lig'ten uzak 6000.günde yine Alanyaspor deplasmanındaydı Adana Demirspor.

Alanyaspor:1-Adana Demirspor:3

Sıkıntılı günler geçirirken, ilk deplasman galibiyetimizi aldık; 5 haftadan sonra da 3 puanla tanıştık. Goller Emre Hasan Balcı, Mehmet Kahriman ve Soner'den... Gruptaki görünüm şöyle:

6000. Gün Buluşması

Süper Lig'ten uzak 6000 gün... Bizi başarısızlığa kilitleyen 15 yıl. Bizi bugünlere mahkum eden, 15 yıla emeği geçen herkesin kulaklarını çınlatmak için, 6000. günümüzü yad etmek için buluşuyoruz. Kızılay'da Konur Sokak'ta Leman Kültür Merkezi'nin üstünde Ankara Kültür Evi'nde saat 16.00'da buluşacağız. Bekleriz.

U18: Ankaraspor:2 - Adana Demirspor:2

U18'leri Ankara deplasmanında yalnız bırakmadık. Baştan sonra üstün oynasak da golleri ancak rakip 10 kişi bulunca atabildik. İlk yarı net pozisyonları değerlendiremedik ama rakip iki kornerden iki gol buldu. İkinci yarı rakip 10 kişi kalınca 2-2'ye getirdik ama yine net pozisyonlar kaçtı. Maça; Emre Selen, Mertkan Köziğ, Cenk Şeker, Mehmet Gayır, Hüseyin Arslanoğlu, Ali Osman Antepli, Yasin Aytan, Burak Bulan, Kemal Atalay, Yunus Ünsal, Ahmet Bener 11 ile çıktık. Maçtan sonra futbolcular üzgündü, rahat kazanacakları bir maçta iki puan kaybettikleri için. İbrahim Hoca, takımına güvendiğini söyledi.

İhtimal

U18lerimizin maçına gideceğiz bugün. taraftara en yakın futbolcuları seyredeceğiz. bugün sahaya çıkacaklar, yarın tribüne. bizim halimizi onlardan daha iyi kim anlayabilir? bizi onlardan daha iyi kim anlayabilir? bir ihtimal onlar da bizim gibidir... bir ihtimal onlar da bizim gibi demirsporludurlar... bir ihtimal daha var, o da sadece ölmek değil. U18lerle yeniden doğmak...

Altyapı Maçları Başlıyor

Bize yalan söylemeyen, bizi borçlandırmayan, bize sus işareti yapmayan Adana Demirsporluların ligi, altyapı takımlarımızın maçları bu haftasonu başlıyor. 22 Ekim, 12.30'da U18 takımımız Ankaraspor ile oynuyor. 23 Ekim, saat 12.00'de U16 takımımız; saat 14.00'te U17 takımımız kendi sahasında (Aytaç Durak Tesisleri) İskenderun D.Ç. ile oynuyor. U14'ler 12.00'de; U15'ler 13.45'te İskenderun'da oynuyor. (Detaylı fikstür: http://www.tff.org/default.aspx?pageID=831&ftxtID=13693)

"Demirspor'u İstiyorum II"

Taraftar Nadir "zifiri" Avşaroğlu'nun yazısının ikinci bölümü: "DEMİRSPOR’U İSTİYORUM II Senelerdir ruhsuz, heyecansız, takımı ve taraftarı için oynamayan oyunculardan dert yandık. Hala Demirspor süper ligde oynarken var olan futbolcularımızla övünüyor, onları idol olarak kabul ediyoruz. Son idolümüz Tekin İncebaldır nerede ise 50 yaşına geldi futbolu bırakalı 15 yıldan fazla geçmiş. Hala forma sattıran, ismini tribünlerde andığımız, bizde derin izler bırakan bir futbolcumuz olmadı. Teknik yetersizliğine rağmen çok koşan, çok uğraşan, takımı için oynadığını kabul ettiğimiz(!) İlhan’a bile katlanabiliyor, her yıl takım komple değişse bile onu gönderemiyoruz. Oysa bizim övündüğümüz, gurur kaynağımız bir altyapımız var. Her yıl, her yaş kategorisinde çok önemli başarılar elde ediyorlar. Geçen yıl yanılmıyorsam 16 yaş kategorisinde Türkiye’nin her yerinden yetenekli gençleri toplayan Galatasaray’a, sadece Adana’lı gençlerle yenilerek Türkiye ikincisi olduk. Ve seneler

Konuk Yazar: "DEMİRSPOR’U İSTİYORUM"

"Demirspor taraftarının ve tribün kültürünün; seyircisi olan ve takımına her zaman ve her koşulda sahip çıkan taraftarlara karşı bir sempatisi vardır. Belki yanılıyorum, bilmiyorum. Ancak son yıllarda Demirspor seyircisinin bazı taraftar gruplarıyla bir yakınlaşması var. En azından benim böyle bir gözlemim var. Özellikle Göztepe ve Kocaelispor taraftarlarıyla. Göztepe; yıllarca süper lig görmedi, amatör kümeye düştü, kayyuma devredildi, paf takımı ile maçlara çıktı, ezeli rakiplerine hep mağlup oldu ama sevdası ve taraftarı terk etmedi. Kocaeli; Türkiye’ye bakan Kocaeli ili bir takımına sahip çıkamadı, senelerdir alt liglerde mücadele ettiler, gelinen noktada kendi evlerinde Ali Güneş’in takımından 9 gol yediler. Ama taraftarı hala tribünde. Şimdi ben bu takımlarla Demirspor’umu kıyaslıyorum. Göztepe, amatör ligden, kayyumdan sonra Bank Asya’da mücadele ediyor. Kocaeli 1994 doğumlu kadrosu ile büyük olasılıkla bir alt lige gidiyor. Demirspor; milyonlar harcayıp, taraftarı

Aynı Araç, Aynı Sonuç

Aynı araçları kullanmak, aynı sonuçları doğuruyor. Hayatın her alanında durum böyle. Bugün 24 genç daha şiddetin kurbanı oldu. 18 de yaralı var. 30 yıldır bitmeyen/bitirilmeyen savaşta yeni bir kahır. Ölüm karşısında hiçbir sözün anlamı yok. Bu hafta tüm maçlar 3 dakika geç başlayacak, protesto için.

Klişelere Karnımız Tok

Futbol Şube Sorumlusu Mehmet Gökoğlu, kaptan Metin Aktaş ve taraftara saygısız futbolcu Mehmet Kahriman'ın yaptığı basın açıklaması, benim için pazar günü yaşanan hezimet kadar ağır! Bu basın açıklaması, yönetimin ve futbolcuların taraftarın sözüne kulak asmadığının göstergesi. Pazar gecesi, Onur Biçer yazmıştı; taraftarın sözü hep "kulak arkası, göz ardı"... Halbuki başarısız olduk, bir ton para harcadık ama işleri yoluna koyamadık, borca borç kattık demek zor değil. Klişe açıklamalara, ezberlere karnımız tok! Taraftarla daha fazla dalga geçmeyin, istifa edin!

Özrünü Kabul Etmiyoruz!

Mehmet Kahriman özür dilemiş. (http://www.adanademirspor.org.tr/haberler/mehmet-kahraman-taraftarimizdan-ozur-diledi) Özrünü kabul etmiyoruz Kahriman, seni getireni de al, defol git! Bu soru, hiç olmadığı kadar meşru artık: "Eskiye mi dönelim, futbolcu mu dövelim!"

Kayyumlu-Kayyumsuz Demirspor #2

Kaldığım yerden devam edeyim. Hep beraber görelim kayyum ne yapar, yönetimlerimiz ne yaptı, neler yapıyorlar. Gelirlerin dökümünün yapılması, tahsilinin üstlenilmesi -Bizim takımda gelirlerin üzerinde temlikler vardır. İddaadan cebinize beş kuruş girmez. Çünkü eski yöneticiler yaptıkları borçları ödemezken, ceplerinden koyduklarını iddia ettikleri paraları, kulübün gelirlerine temlik koyarak, takır takır tahsil ederler. Ancak cebinizden koyduğunuz paranın belgesi yoksa, temlik koyamazsınız, diye bir düzenlemeyi getirmek ne hikmetse kimsenin aklına gelmez. Bizim kulübümüzün borçlarından dolayı stat gelirlerinden de cebimize beş kuruş para girmez. Ama bize borçları yapıp, temlikleri koyan yöneticiler, yönetimden ayrıldıktan kısa bir süre sonra yeniden kulübümüzün yönetimine girerler. Ortalık karışmaz. Doğru dürüst tepki oluşmaz. Birebir kalındığında sözünü esirgemeyenler vardır ama kitlesel bir hareket oluşmaz genelde. Basın sesini çıkarmaz, çıkaramaz. Bizim kulüpte gelir el

Kayyumlu-Kayyumsuz Demirspor #1

İki yazı halinde kayyumu ve Demirspor'daki yönetsel uygulamaları yazacağım. Yazı bu yönetime yöneliktir ama sadece bu yönetime yönelik değildir. Kısmen Bekir ÇINAR dönemini hariç tutarak (o da kısmen), 16 yıllık başarısızlık sürecindeki tüm yönetimlere yöneliktir. Yönetimin kayyuma devredilmesi, çeşitli nedenlerle (ben buna kısaca yönetim zafiyeti diyeceğim) yönetim zafiyeti içinde bulunan şirketlerin yönetiminin gerekli tedbirlerin alınmasının sağlanması amacıyla devlet organlarına bırakılmasıdır. Mahkemeler vesilesi ile yapılır kayyum ataması. Yönetim bir veya bir kaç kişiden oluşabilir. Kayyum'un görevi sağlıklı ve kendi ayakları üzerinde bir yönetim tesis edilene kadar organizasyonu idare etmektir. Sağlıklı bir yönetimin yolu ekonomiden geçer. Yani devletin görevlisi; -Kulübün defterlerini ve diğer tüm kayıtlarını inceler. -Buna bağlı olarak tüm borç ve alacaklarını ortaya koyar. -Gereksiz masrafları kısmakla ve öncelikle kulübü yaşatmakla yükümlüdür.

demirsporun kayyumla imtihanı

merhaba, demirsporun öncelikli sorunu yönetimseldir. sportif açıdan şu anki lig tablosu sadece yönetim krizinin en önemli göstergesi olduğu için daha anlamlı. benim şöyle bir sorum var. hani şu meşhur laf var ya:"yönetime aday çıkmazsa kayyuma kalırız". belediyenin fonladığı, ayda 300-400 bin lira gelir getiren bir yönetimimiz varken kayyum da neyin nesi? tabii ki kötü olur kayyuma gidersek denebilir. yahu arkadaş, bu kayyumun kötü tarafı nedir? ben de diyorum ki; kazanamadığımız finallerin, bakırköylerde küme düşmelerin, çıkamadığımız 2B'lerin hepsinde bu mantık bizi bu hale getirdi. para gelsin de nasıl harcanırsa harcansın mantığı bizi buralara mıhladı. her sene bu sene olacak diye diye aytaç durak'a biat edildi. bu sene de ceza evinde canının derdindeki tuncel'in rüzgarıyla başladı. bize bunlardan bir hayır gelmeyeceğini hala anlamadık mı? belediyenin karanlık kaynaklarıyla, denetlenmeyen, hesabı sorulamayan paralarıyla bir yere ilerlenemeyeceğini anlamadık

Sayın Gökoğlu, İstifa Ediniz!

Sayın Gökoğlu, bu takımın futbol işlerinden sorumlu kişi olarak, yaşadığımız sürecin sonunda istifa etmenizi bekliyoruz. Şampiyonluk hedefiyle yola çıkıp, 6 hafta içinde "şampiyonluktan bahsetmiyoruz" noktasına getirdiniz bizleri. Başkanlık döneminizdeki borçlarla, ardından Bekir Bey'in başkanlığındaki projelere yaptığınız müdahalelerle Adana Demirspor tarihinde bir yer edindiniz. Yaptıklarınız, yapacaklarınızın teminatıydı. Şimdi o günleri yaşıyoruz. Ligler Mayıs ayında bitiyor. Önümüzde daha 6 ay var. Bu 6 ayda çok şey değişebilir. Değişimi siz başlatın. İstifa edin!

2004'ten Beri En Kötü Başlangıç

Kendi sahamızda Kırklareli ile 1-1 berabere kalarak, 6 haftada 6 puan toplayabildik. Böylece 2. Lig'e düştüğümüz 2004 senesinden bu yana, en kötü lig başlangıcını yaptık. Hem de play-off'lara gitmeden şampiyonluk hedefiyle başaladığımız bir sezona... İlk 6 hafta performanslarımız şöyle: 2010-11: 8 puan; 2009-10: 10 p; 2008-09: 11 p; 2007-08: 16 p; 2006-07: 11 p; 2005-06: 10; 2004-05: 9 p. Bu tarihi başarıyı yakalayan kahramanların adını iyi öğrenelim: Mehmet Kahriman, Sait, Yaşar, Tayfun, Erçağ, Burak, Tunay, Burhan, İlhan, Uğurtan. Bu rezaletin mimarları: Başkan Levent Özveren ve onun takımı emanet ettiği Futbol Şube Sorumlusu Mehmet Gökoğlu . Bu futbolcuları çalıştıran teknik heyet: Teknik Direktör Durmuş Ali Çolak , kondisyoneri(!) ve eskisi Ali Güneş .

Kahriman!

Demirspor taraftarına sus işareti yapan Mehmet Kahriman Efendi; bu taraftarı tanımadığın belli! Adanalının tepkisini daha fazla üzerine çekmeden, gereğini yap! Acilen -seni getireni de yanına alarak- bu takımdan ayrıl!

Kulak Arkası, Göz Ardı

Taraftarın esasen yönetim karşısındaki durumu budur. Bir gün bir yönetim de söylediklerimizi kulak arkası, çırpınışlarımızı göz ardı etmeyip şu itiraflarda bulunabilecek mi? Tabi kendini asmadan... "1- Bekir ÇINAR döneminde gençlerle destekli takım play-offlara kalmayı başardı. Şampiyon takıma penaltılarla elendi. Üstelik beş parasız iken bu başarı sağlandı. Bunun devam ettirilmesi için taraftarımız yalvardı. Dinlemedik, kurumsallaşma düzeyimiz sıfır olduğu için her yönetimin yaptığı gibi sil baştan başladık. Dünyayı yeniden yarattık. Gençlerimizi harcadık. 2- Halkın takımını, halkın paraları ve daha da önemlisi sevgisi ile ayakta duran bu kulübü halkla bütünleştirin dendi bize. Blok paralara yönelin ama taraftarı ihmal etmeyin, blok para geçicidir, halkın desteği kalıcıdır, diye diye dilinde tüy bitti insanların. Halkın destek vermemesi için her türlü adımı attık. Kolay ve tabana yaygın gelirleri önemsemedik, yok saydık.Gerçek para kaynaklarına sırtımızı döndük, kol

Sırada Ne Var ?

Hafta içinde disiplin adına önlemler alan Demirspor yönetimini kutluyorum. Meyvelerini bu maç topladılar. Helal olsun ! Yaşattıkları kötü sonuçları, futbolcunun yaptıkları saygısızlıkla taçlandırdılar. Bu hafta yine önlem alsınlar diğer maç ne ile karşılaşırız merak ediyorum.

Yenilmez Armada, Adana Demirspor'dur!

buyureklerhicsusmayacak.blogspot.com 'un hatırlattığı önemli bir detay: Yenilmez Armada kalıbının bu kez Galatasaray basketbol takımı için kullanılmaya başlanması... Bize çok sık söylüyoruz gibi geliyor ama duymak istemeyen de ısrarla duymuyor tabii: Yenilmez Armada, Adana Demirspor Su Topu takımı için kullanılır. 17 yıl aralıksız, 29 yıl üst üste şampiyon olan Adana Demirsporlular için... Bilen bilmeyene anlatsın, okutsun. İşte kaynaklar: -Behçet Kurtiç, Yenilmez Armada kitabı. -Sıcağıyla Acısıyla Adana Futbolu kitabı, Muharrem Gülergin bölümü. -muuharremgulergin.blogspot.com Biz geeneğimize sahip çıkmazsak, dünyası İstanbul'dan ibaret olanlar bu gerçeği sahiplenir. Gerçi bu gerginlik yeni değil. İşte '60lı yıllardan bir gazete küpürü. G.Saraylılar, Demirsporlu yüzücülerden Ahmet Bozdoğan, Faruk Morkal ve Ayhan Karataş'ı kaçırarak yarışmaya girmesine engel oluyorlar. Bozdoğan sonradan G.Saraylıların elinden kurtuluyor ama Morkal ve Karataş bir süre İstanbul'd

6000'e Doğru

Sayacımız kör topal işlemeye devam ediyor. Tam 5000 gün oldu demiştik. Liglerin en tepesinden uzakta 5000 gün... O günlere 1000 tane daha eklenmek üzere. Önümüzdeki günlerde 6000. günü de devireceğiz. 6000'e giderken, değişen hiçbir şey yok. İsimler değişik, sistem aynı. Ali gitti Veli geldi; hatır gönül transferleri devam etti; Demirspor menajerlere para kaptırdı; Disiplinsiz futbolcular bizimle dalga geçti; Demirspor iş bilmezlerin elinde oyuncak oldu; yalaka basın "aman destek verelim bu takım bizim" diye parazitlenmeye devam etti. Taraftarın öfkesi, tepkisi, sesi ne yazık ki hiçbirşeyi değiştirmedi. Değiştirmeye çalıştı çabaladı ama sonuçta başarısız oldu. Olsun yine de deniyoruz, çabalamaya devam ediyoruz. Mücadeleye devam ediyoruz...

Öneri: İlk Maçta Alkışlı Protesto

Taraftar yine kahırlarda; yıllardır verdiği koşulsuz desteğin karşılığını alamıyor. Destek verdiğimiz kişiler bizi arkamızdan vuruyor ama yine yönetimde yer almaya devam ediyor. Futbolcuları oynatamıyoruz. Futbolcuyu oynatacak bir yönetimimiz yok. Disiplinsiz ve kafasına göre takılan oyuncular grubuyla, takım olunamaz. Bu hafta, Kırklareli maçında (evet sonunda bir il takımıyla oynayacağız, yaşasın!) taraftar örgütlü gücünü göstersin. İlk uyarı olarak, maç başında 5 dakika alkışlı protesto yapalım. Herkese: Bizi dolandıran ruhsuz futbolcuya, onları yönetemeyen, boşa para harcayan yönetime, onların şakşakçısı yerel basındaki parazitlere. Evet, belki birşey değişmeyecek ama derdimizi anlatmanın bir yolu olmalı. Tribündeki huzursuzluk bir ses bulmalı. Yeni spor yasasının kıskaca aldığı tribünlerden, dikkatli, özenli, ceza getirmeyecek bir protesto gerekli. Benim önerim bu...

Görkemli Kaybedenler*

Adana Demirspor Taraftarı Belli ki, evine bile uğramadan, üzerinde tulumu, ellerinde yağ izleri ile, atölyesinden ya da fabrikasından çıkıp gelmiş fotoğraftaki bu ağabeyimize ayıp ettiniz! Evet siz, siz üçkağıtçı futbolcular... *** Kaybettiklerinden bir şeyler kazanabilmeyi başarmış, kaybettikleri ile diğerlerine örnek olabilmiş, kaybettikleri halde kazanandan daha çok sevilmiş ve sayılmış olanlardır görkemli kaybedenler. Demirspor taraftarına ne kadar da uyuyor bu tanımlama öyle değil mi? Büyük sinemacı Yılmaz Güney bile "çocukluğunun ve ilk gençlik yıllarının hüzünlü anısını" buluyor Demirspor'da... *** Eğer Demirspor'u; eski, yıpranmış temelleri çürümüş fakat görkemli bir binaya benzetecek olursak. Bu binanın kurtuluşu boya yapmakla, dekore etmekle, orasını burasını rötuşlamakla olmuyor demek ki. Zira son yirmi küsür senenin özeti bu... Bu işin bir tarafı. Diğer tarafı ise genel olarak Adana'nın kasabalaşma yönünde yaşadığı geri gidiştir. Demirspo

Konuk Yazar:"Hiçbir Futbolcuya Saygım Kalmadı"

Blog yazarlarının birçoğundan daha fazla yazı yazan sevgili Zifiri ağabeyimizin, Ünye maçı sonrası mail adresimize gönderdiği serzeniştir: "HİÇBİR FUTBOLCUYA SAYGIM KALMADI Senelerdir bu sayfalarda yazıyoruz, çiziyoruz. Bir takımın böyle yönetilmemesi gerektiği, ufku olmayan niteliksiz hocaların takımın başına getirildiği, gelir getiren kaynaklardan yoksun belediyeye mahkum bir takım olduğumuz vs.. Demirspor’un tüm sıkıntıları burada yazıldı, bu satırlarda aktarıldı. Ancak bu kadar para harcandı, bu kadar transfer yapıldı, bir futbolcuda bir maçta oynar be arkadaş. Çok değil bir futbolcuyu kendisine verilen görevi yaparken, takımı için varını yoğunu sahaya yansıtırken göreyim. Bir tek futbolcuyu canla, başla oynarken göreyim. Bir futbolcuyu yenilgiden sonra gerçekten üzülmüş olarak göreyim. Ne olur ya … 5 senedir Demirspor’un iyi oynadığı bir maçı hatırlayan var mı? Demirspor’dan o kadar futbolcu geldi geçti, bir tek hatırladığımız, adını andığımız bir oyuncu var mı?

Şaşırmayalım ! Bildiğimiz Demirspor...

Takımı ilk defa lig maçında izleme şansım oldu. Sezon başından bu yana bahaneler üretildi şöyle olsa böyle olur lafları söylendi. Bunlardan yola çıkarak bir şeyler demek gerekirse ; - Bu takıma değil Tayfun kim gelirse gelsin değişiklik olmayacaktır. Gelen adamın etkili olması için top alması gerek girebildiğimiz pozisyon dahi olmadı maçta. - Bu takımda yetenekli oyuncuların olduğu ama hazır olmadıkları söylendi. En geç gelen adam geleli 1 ayı geçti şimdiye kadar hazır olamayan adam bundan sonra da hazır olmasın.Kaldı ki çok yetenekli olan kimse yok takımda bir iki kişi ancak iş yapar. Transferde gidenlere gelenlere bakmak lazım bence boşa adamlar almışız. - Durmuş Ali hoca hafta içi açıklama yaptı formanın ağırlığından bahsetti bugün sahaya çıkan kadro oynanan oyun ile futbolcular gibi hocanın da formanın ağırlığını anlayamadığını gördük. Hocadan isteğimiz galibiyet değil iyi mücadeleydi. Onu yansıtacak adamları oyuna sürmedi geçen hafta aksayan adamları kesemedi. Takım son beş y

5. Hafta: Ünyespor 1 - 0 Adana Demirspor

Bir Demirspor klasiği daha izledik. Ligin son sırasındaki Ünyespor'u sevindirdik. Bakalım bu hafta hangi mazeretler sıralanacak. Mağlubiyet üzerine bir eleştiri yazısı yazmanın şu saatten sonra fazla bir anlamı kalmadı. Mevcut duruma dair analizler yapıldı, sözler söylendi. Sonuç yine aynı... Yine önceki sezonlarda olduğu gibi "sezona şampiyonluk parolasıyla başlayıp kümede kalma mücadelesi veren takım" olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Bu rezalet tabloya katkılarından dolayı futbolculara, teknik heyete ve yönetime teşekkürlerimizi bir borç biliriz(!)

Stockholm 5# Maç, Deplasman Tribünü, Meşale şov...

Maça kortej eşliğinde geldikten sonra stadda deplasman tribününde yerimizi aldık. futbolcu kadroları sayılırken bizdeki gibi ''oleeyyy'' çekiyorlar. Maçın ilk 10 dakikası tüm stad İsveç Futbol Federasyonu'nu futbolda şiddet yasası benzeri bir yasa çıkarması nedeniyle protesto etti.10 dakika boyunca stadda ses çıkmadı.Sadece bu pankart vardı.Anlamını söylemişlerdi; ama unuttum :) 10. dakikada ise her iki takım taraftarı da bayrak ve kareografi şovlarını yaptı. djurgarden taraftarlarının yaptığı kareografinin onlarınkinden güzel olduğunu söyleyebilirim. Kareografide 1891'in anlamını yazmıştım. Kareografi renkleri logodaki renklere uygun tasarlanmış. Karton değil de bayrak kullandılar. Bayrakları maçtan sonra topluyorlar ki her maç için ayrı bayrak yapmıyorlar. Bu arada deplasman tribününün tamamını dolduramadığımızı da görüyoruz. AIK kareografisi İngiliz kültüründen geldikleri için davul yok, ataklarda onlara benzer ''uhhh'' ''aahhh

Formanın Ağırlığı

Durmuş hoca maç sonu açıklamalarında formanın ağırlığından ve bazı oyuncuların bunun farkında olmadığından söz etmiş. Hoca böyle bir gözlemde bulunuyorsa taraftar olarak Ünye maçında çıkacak takımı merak ediyorum.Eğer hoca bu tespite rağmen aynı kadro ile sahaya çıkarsa yada bizim izlerken gözlemlediğimiz formanın hakkını vermeyen adamları tekrar sahaya sürerse forma kadar kulübeninde ağırlığı belli olmuş olacak. Durmuş hocanın ciddiyeti disiplini özellikle ikinci görev zamanında belirgin olarak ortaya çıkmıştı. O dönemde bazı uygulamaları ile takıma ciddiyet kazandırmıştı. Hocadan kendi adıma isteğim öncelikle disiplini tekrardan sağlaması. Eğer söz konusu formanın ağırlığı ise ciddiyetsiz davranan kim olursa olsun gerekirse yedeği olmasın gerekirse yerine oynayacak olan kişi ondan kötü olsun ama ne olursa olsun gözünün yaşına bakmasın. Belki mağlubiyetler taraftarı üzüyor ama böyle ciddiyetsiz formanın garanti olduğunu hissettiren futbolcu tavırları daha da üzücü oluyor. Yıllardır

Adana Demirspor:1-Kızılcahamam:1

"İkinci yarı iyiydik, çok gol kaçırdık, 20 dakikayı tüm maça yaymak lazım, iyi mücadele ettik vs." Yıllardır bu iyi oynanan ikinci yarılar, maç boyuna yayılamayan 20 dakikalar, çok gol kaçıran oyuncularla geçip gitti günlerimiz. Kendi sahamızda 2 puan daha kaybettik. Hadi bakalım, karamsar olmadan, önümüzdeki maçlara bakalım. Ama klişe açıklamaların da arkasına sığınmayalım. 4.haftada toplu sonuçlar ve puan durumu: Bandırma yenilgisiz zirvede; biz 7 puan gerisinde...

Hoca Futbolculara Sinirleniyor!

sporcukurova.com'da (spor01'e göre çok daha eli yüzü düzgün bir site havası var; Ergun Kara imzalı Demirspor hanerlerini bulmak mümkün) iki gündür üst üste çıkan haberler: Hoca, futbolcuları sert bir şekilde uyarıyor. Önceki gün, hocanın antremanı yaklaşık 10 kere kesip uyarılarda bulunduğunu okumuştuk. Dünkü haberde de (http://www.sporcukurova.com/haberler/654/durmus-hoca-sinirlendi.html) hocanın yine sinirlendiğini ve futbolculara sesini yükselttiğini öğreniyoruz. Hocanın futbolculara kalitelerini sahaya yansıtmalarını ve istekli olmalarını istediği vurgulanıyor. Uzun süredir futbolcular üzerinde hakimiyet kuramayan hocalara tanık olduk. Takım içi disiplini sağlamakta zorlanıyoruz. Kağıt üstünde iyi oyuncuları oynatmakta zorlanıyoruz. Görünen o ki Durmuş Ali Çolak bu eksikliği gidermek için çabalarda bulunuyor. Umarız ki başarılı olur.