31 Mayıs 2012

ADANA DEMİRSPOR ŞAMPİYON

Bu bir geç kalınmış şampiyonluk yazısıdır... 

Dört sezondur playofflar da yaşadığımız büyük hayal kırıklıkları nihayet son buldu ve uzunca bir zamandır gördüğümüz kabustan uyanmış olduk.

Yayına başladığımız 2007 senesinden bu yana sitemlerimizi, özlemlerimizi, beklentilerimizi haykırdığımız blogumuzda nihayet bugün şampiyonluğumuzun haberini yayınlıyoruz. 

Bu şampiyonluk, kar, boran, fırtına demeden onca yıldır tek bir başarı yaşamaksızın takımını desteklemekten vazgeçmeyen büyük Adana Demirspor taraftarına armağan olsun. 








* Blog yazarı arkadaşlarımın Denizli'deki karşılaşmada olmaları sebebiyle bu güzel haberi blogda yayınlamak bana nasip oldu. Şüphesiz ki bu anlamlı şampiyonluğun öyküsünü onlardan da dinleyeceğiz.

Yurdundan Sürgün Çocuklar...

Her yanım ateş, bir avcumda antibiyotikler,bir diğerinde Demirspor bayrağı...Ankara'dan dostlar çıktı yola, hastalık yüzünden aralarında olamadım ne yazık...Ama biliyorum ki onlar oradan bana kupa getirecek, şampiyonlukla gelecekler o yoldan! Kalbim hepsiyle beraber atıyor, boğazımın şişliğinden çıkmayan sesim onların sesi oluyor bugün!

Bir güzel adetimiz var bizim, adet de değil ya, kendiliğinden gelişen bir duygu belki de...Her deplasmana gidişimizde, o deplasmanın bir şarkısını mırıldanırız hepimiz...Kimininki umutsuz olur, kimininki neşeli, ama illa ki her birimizin dilinde bir şarkı dolanır durur...Bugün de, Ankara Tayfası yola çıkıyor ya, dilimde bir şarkı...

Yurdundan sürgün çocukları anlatıyor, ne tuhaf, ne güzel anlatıyor Ankara Tayfası'nda tanıdığım Adana'dan uzakta yaşamaya mecbur kalmış tüm o güzel insanları...Sonra, en büyük silah umut etmek diyor, düşmesin kimse yılgınlığa diyor Yeni Türkü kulağıma... Bir yerinde "kanatlı atlar"dan bahsediyor ya, benim kulağım orayı hep "demir kanatlar" duyuyor..."Yarın bizim bütün dünya" diye bitiyor en sonunda...

 GİDİN, O KUPAYI ALIN, GELİN! Bu gece, yarın, bütün dünya bizim olsun! Kalbim, kalplerinizle atıyor dostlarım...Sesim, sesinizde...

"Söyleyin dağlara rüzgara
Yurdundan sürgün çocuklara
Düşmesin kimse yılgınlığa
Geçit vardır yarınlara

Göç yolları göründü bize, görünür elbet
Göç yolları bir gün gelir döner tersine, dönülür elbet!

En büyük silah umut etmek!
Yadigar kalsın size

Yol verin demir kanatlara
Sürgünden dönen çocuklara
Ateşler yakın doruklarda
Geçit vardır yarınlara

Göç yolları göründü bize, görünür elbet
Göç yolları bir gün gelir döner tersine, dönülür elbet!

Dağılsak da göç yollarında
Yarın bizim bütün dünya! "

30 Mayıs 2012

Bu Kez Olsun...

Bu kez olsun... Bu kez yüzümüz gülsün. Yeniden Demirspor için, final için, şampiyonluk için yollara düşmeden evvel geçmiş yılların tedirginiliği; bu yılın garipliği aklımızda. Belki de biraz unutkanız ya da umursamaz...Geçmişi de hatıraları da birbirine karıştırdık. Sadece zafer için, bu kez olsun diye herşeyi unutmaya hazırız.


29 Mayıs 2012

Rakip, Fethiye...

Finalde rakip Fethiyespor oldu. Rakibi tanıyoruz zaten; fazla söze gerek yok. Son söz futbolcuların... Tribün gereğini yapıyor zaten.

Güldürün yüzümüzü; oluverin şampiyon!

28 Mayıs 2012

Bugsaş Maçından Kareler#2

 Bugsaş maçı, tribünden görüntüler#2

maç öncesi








maç sonu





Bugsaş Maçından Kareler#1

Bugsaş maçından, tribünden kareler:


pankartlarımız oradaydı







"Daha Fazla Cesaret..."

Dün Denizli'deydik; sabaha karşı döndük Ankara'ya...

Demirsporlular olarak yeni bir sinir eşiğini, yeni bir sınırı aştık! Finale çıktık. 0-0 bitip penaltılara taşınan maçta iki kere elimize gelen fırsatı teptik. Onlar kaçırdı biz de kaçırdık. Şener 3 penaltı kurtardı. Sonuncusunda penaltısını kurtardığı rakip kaleciyi geçip fileleri havalandırdı ve bir kez daha zor yoldan, zorlanarak, ama inat ederek, direnerek kazandık!

Maç beklediğimiz gibi ortadaydı. Bugsaş, topu iyi dolaştırarak defansımızın arkasına sızmaya çalıştı. İlk yarıda takım derli topluydu; rakip alanda geniş alanlar buldu; ama hücumda iyi organize olamadık. Sağdan Erçağ üzerinden, getirdiği toplarla soldan da Soner'in İlyas'ı kaçırmaya çalıştık. İlyas'ın dokunamadığı top, Erçağ'ın kafa vuruşu bizim adımıza net pozisyonlardı. Şener'in çaprazdan çıkardığı bir topu da hatırlatmak gerek.

İkinci yarıya rakip iyi  başladı; yer yer baskı yedik. Şutları ve ortaları tehlike yarattı. Raşit ve İlyas çok etkisizdi. Özellikle ikinci yarı Raşit'i iyi marke ettikleri için neredeyse hiç kıpırdayamadı; aldığı topları da iyi dağıtamadı. Oyunu iki yönlü oynayan tek oyuncumuz Soner'di; savunma yaptı, top dağıttı ama yorulunca ilk çıkan o oldu. Uğurtan ile oyunu biraz daha kanata yaydık. İlyas'ın yerine giren Burhan da, İlyas'ın tersine çok çalıştı ve pres yaptı. İlhan yapması gerekenin en iyisini yaptı, her topa müdahale etti. Stoperlerimiz hatasızdı; tıpkı rakibinkiler gibi. Kanatlarda yer yer hata yaptık; özellikle Keremcan ile...

Uzatmalarda, özellikle ikinci devrede bir ara tek kaleye döndürdük, iyi baskı yaptık ama sonuç gelmedi. Sağ çizgide önce Raşit kaleciye, sonra Erçağ direğe nişanladı.

Penaltılarda iki taraf da net vuruşlar yaptı. Şener ilk toplarda ters köşeye yatarak güven vermemişti ama ilk 5 penaltıdan sonra açıldı ve iki topu çıkardı. Ne yazık ki Tunay dışarı attı ve Uğurtan direğe nişanladı. Sıra kalecilere gelmişti; rakip kalecinin topunu kurtaran Şener kendi penaltısın attı ve bizi finale taşıdı...

Bir kez daha "bu kadarı da olmaz" diye diye finaldeyiz!

26 Mayıs 2012

Bugsaşspor'u Tanıyalım

Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir şirket olan Bugsaş, Metro, Ankaray ve AŞTİ'nin işletmesini yürütüyor. Dolayısıyla gelir kaynakları konusunda son derecede sağlam temelleri var. 2007'de 3. ligten çıktıktan sonra, o sezon play-off'lara kadar yükselmiş ve ikinci maçta Güngören'e penaltılarla, geçen sezon da yine ikinci maçta Sakaryaspor'a yine penaltılarla elenmişti (Yenildikleri şampiyon oluyor!). 4 yılda 3. playoffları.

Kırmızı grubun ilk 5'teki takımları araında açık ara en az gol atanı (49) ama aynı zamanda en az yiyen ikinci takımı. İlk 5'te en çok beraberliği de onlar almış. Goller futbolcular arasında dağılmış. Ali Kuleli, ikisi kupada 11 gol; Galip Güzel 7 gol; Yaşar Çetin biri kupada 7 gol atmış. Play-off ilk maçta Bandırmaspor'a gol atan, Bandırma'dan transfer Mustafa Şen de dikkat çeken isimlerden. Eski/yaşlı isimlerden Baki Mercimek ve Gökhan Caba da kadrolarında...

Genelde istikrarlı bir çizgide ilerleyen sezonda 4.-6. bandında gezinmişler ve iki devrede de 28'er puan toplamışlar. Turgutlu'ya iki maçta da yenilmişler; Balıkesir'le iki maçta da berabere kalmışlar. Urfa'yi içeride yenmişler ama deplasmanda kaybetmişler. Grubun zayıf halkası Kocaeli ile maçları da dikkat çekici: (2-4; 3-3).

Demirspor'un dişine göre takımlarla daha dirençli mücadele ettiğini düşünecek olursak başa baş geçmesi beklenen bir maç. İki takımın da gol yollarındaki etkisizliği ile sıkıcı bir maç olabilir. Atanın kazanacağı ve uzama ihtimalinni de yüksek olduğunu düşünüyorum.

Direnelim, kazanalım!



Groseri'den Gelen Cevap

Groseri'ye gönderdiğim tepki mailine yönelik gelen cevap şu şekilde:

"Öncelikle ilginize çok teşekkür ederiz.  Geçtiğimiz sezonda başladığımız Sporla Dost Kampanyası kapsamında Adana Demirspor’a katkı sağlamak amacıyla kombine biletler satın alarak müşterilerimize hediye ettik,  Kulübün mağazalarımızdan yaptığı her alışverişte mevcutlara ilave %5 indirim sağlayıp ayrıca daha önce yaptığımız gıda yardımlarıyla, maddi manevi desteğimizle heyecanınıza ortak olduk.  Kulübünüze sağlamış olduğumuz bu katkılar nedeniyle gönderilen resmi Teşekkür Belgelerini hala arşivlerimizde özenle muhafaza etmekteyiz. Tüm bunların yanında dün tutar bildirilmeden destek talep edilmesi sonrasında da kayıtsız kalmayıp yine katkı sağlamaya çalıştık ve önümüzdeki sezonlarda da hem bilet alarak hem de diğer konularda vereceğimiz destek devam edecek olup, konuyu bilginize sunarız. "

Cevap verilmesi hoş bir davranış; kendilerine kamuyonu bilgilendirici bir açıklama yapmalarını önerdim. Her halükarda "Tutar bildirilmeden" destek talep edildiyse, deplasman otobüsünün maliyeti nedir, şeklindeki bir soruyla durum netleştirilebilirdi.


EK: Groseri Müşteri İlişkileri'nden gelen ikinci cevapta, otobüs desteğinin de verileceğinin duyurulması rica edilmiş. Direne direne kazanıyoruz!

U18'ler Beşiktaş Karşısında...

U18'lerimiz final grubunun son maçında, play-off yolunda Beşiktaş ile oynuyor. Maç, saat 14.00'te Beşiktaş Çilekli Futbol Sahası'ında... Alalım, play-off'lara gidelim!

25 Mayıs 2012

Demirspor Taraftarı'yla Dalga Geçemezsiniz!

Demirspor taraftarı ile dalga geçemezsiniz. Bu kez organize bir şekilde yürütülen Denizli'ye otobüs organizasyonu işinde, destek istenen kimi işletmeler böyle bir yola gidiyor. Örneğin Groseri! Bu kampanyaya 500 tl ile destek vermişler... Sanki lise yıllığına destek veriyor!

Tepkilerinizi, şu numara ve mail adresine iletebilirsiniz: 0322-2333030 / Dahili:173'den veya musteriiliskileri@groseri.com.tr. ( Bence şunu yazmak ve söylemek yeterli: "Adana Demirspor taraftarının büyüklüğünü ve bu kentteki önemini anlamamışsınız!" )

Adana Demirspor taraftarı iyi bir iş yapıyor. Kendisiyle dalga geçeni ifşa ediyor! Groseri yetkilileri, Adana Demirspor gerçeğini anlayamamışlar. Bir anlık boşluklarına gelmiş olabilir. Mevzuyu anlamamış olabilirler. O zaman hatırlatalım. Demirspor taraftarı unutmaz!

Şu firmaları da not edelim; Denizli organizasyonunda yokuz demişler. Kişisel hırs, ticari ilişki vb tüm bağlantıların ötesinde.... Hiçbirini tanımam etmem ama benim için anlamı: Adana'dan ekmek yiyiyoruz ama Adana'nın en eski değerine destek vermiyoruz demişler. Demirspor'un önemini anlamadık demişler:

KAM BETON
MEHMET ALİ BİLİCİ, BİLİCİ GRUP
OPTİMUM ADANA
M1 ALIŞVERİŞ MERKEZİ
DÜNYA GÖZ HASTANESİ
METAL SANAYİ SİTESİ BAŞKANI CENGİZ ERDOĞANOĞLU
AMYLUM NİŞASTA
TAT NİŞASTA
BORUSAN İŞ MAKİNELERİ
ENKA İŞ MAKİNELERİ

Direnelim, Kazanalım!

Tribünde değilsem Demirspor maçlarını radyo ve tv'den takip etmemeye çalışıyorum. Stattayken zaman bir şekilde geçiyor; tezahüratla, sağa sola bakarak, "futbol folklörü"nün içindeki detaylara takılarak... Radyo veya tv başında hem çok gerildiğimden, hem de spikerlerin berbat anlatımlarından dolayı maç takip edemiyorum. Tribün deformasyonu diyelim...

Balıkesir maçını da izlemedim. Zaten hastaydım; yorgan döşek yatıyordum ter atmak için. (Hem de sahada ve tribünde terleyenlere destek olmak için!) Arada bir twitter'a göz atmasını istiyordum Ebru'dan... Maçın kısa görüntülerini ve golümüzü de daha bugün izledim.
( Şuradan: http://hayalet10kolik.blogspot.com/2012/05/adana-demirspor1-balkesirspor0-l-mac.html / Daha uzun hali burada da var: http://www.youtube.com/watch?v=WJxk_Ka3GmQ)

Maçta Balıkesir atak oynamış biz kalemizi savunmuşuz. Tarihsel analiz yapamayacağım ama son dönemlerde savunma oyunu ve "oyunu tutmak" denen mesele önem kazanıyor. Barcelona ve milli takım düzeyinde de Hollanda'nın yarattığı deformasyon dışında saldır saldır sistemiyle maç kazanmak çok da popüler değil. Demirspor'un da deplasman performansının iyi olması bununla ilgiliydi. Daha önce yazmıştım: İç sahada rakibe yüklenip yüklenip yediğimiz kontra golleri bir türlü çıkaramazken, deplasmanda kazandığımız puanlarla ayakta kaldık. Şu noktada ve bu kadroyla iyi futbol gibi bir beklentimiz var mı? Öncelik kazanmak bence...

Şimdi Balıkesir karşısında da bu oyun tescillendiyse, kadromuz buna müsaitse, önümüzdeki maçın ve maçların sistemi de çok değişik olmamalı. Evet, tribünde ya da ekran karşısında düzenli kalp krizlerine müsait bir sistem. Ama hala ölmedik değil mi? Biraz daha krize, kalp kapaçıklarını zorlamaya, damarları genişletmeye ihityaç var... Derin derin nefes alalım...

Direnelim, kazanalım! Hem sahada hem hayatta... Tıpkı tribündeki duruşumuz gibi!

Akın, Denizli'ye Akın...

Altınordu maçı ne idiyse, Balıkesir maçı da o idi. Balıkesir maçı ne idiyse Bugsaş maçı da o. Kim bilir belki de kahırlara yürüyoruz, inadına ihtiyatlıyız, inadına acabalar var içimizde, acı çekmeye tahammülümüz olmadığı için, dayanma sınırımızın sonlarında olduğumuz için acil yardım çantası ile yürüyoruz yollarda.

Ama acil yardım çantasıyla, ama ihtiyatlı, her şekilde biz yürüyoruz. Biz Demirspor'un olduğu yere akıyoruz. Şimdi bu yürüyüşe el vermek icap eder. Dirilmek icap eder. Taraftarın ruhu hep diri, o halde Adana ne yapmalı:

DENİZLİ'YE SINIRSIZ OTOBÜS KALDIRIN!

23 Mayıs 2012

Adana Demirspor: 1- Balıkesirpor:0

Evet, ilk adımı attık. Raşit'in füzesi ile kazandık. Bizden daha iddialı bir takımı, maçın favorisini yendik... Tıpkı Bandırma deplasmanında Raşit'in golüyle döndüğümüz gibi. Raşit ikinci kez doğru dürüst bir iş yaptı.

Şimdi rakip Bugsaş. Henüz hiç birşey bitmedi. Kazanılması gereken iki maç daha var. Zoru başardık; diğerlerini de başaralım!

Mücadeleye devam!

Maçtan fotolar: http://www.demirsporplatformu.com/haberler/foto-galeri-23-052012.html/1

22 Mayıs 2012

"Hem Öldürürsün Hem Hayata Bağlarsın..."

Demirspor'sun sen; yaralarsın ama yaralarımı da sararsın, hem öldürürsün, hem hayata bağlarsın...



Şarkımız ol, sevindir bizi!

Play-Off'lar İçin Otobüs

Denizli'deki Balıkesir maçı için otobüs organizasyonu genişliyor. Şu ana kadar kesinleşen liste ve destek verenler şurada var: http://www.demirsporplatformu.com/haberler/tesekkurler-kampanya-devam-ediyor.html Çoğunluk, belediye başkanları ve eski yöneticilerden oluşuyor. İstanbul'dan da Adanalı Eyüp Bld. Başkanı otobüs kaldırıyor.

Böyle organizasyonların kişisel lütuflara bırakılması gerek aslında. Daha koordineli bir iş yürütebiliriz. Çünkü kişisel reklam ve gövde gösterisi yapkam için bulunmaz bir fırsat yaratılıyor. Bugüne kadar çelişkili açıklamaları ile pek güven vermeyen Yüksel Evsen ve Akdeniz TV ekibi de bu tür bir kampanya yaparak isim topluyorlarmış ama bu girişimin grupla ya da dernekle bir bağlantısı yok.

Demirspor'a zor gününde destek vermeyenlerin bu tip organizasyonlarla kendilerine alan yaratmaları şık bir davranış değil. Demirspor tribünü kendisini oyalayanları, kaçak güreşenleri eskisi gibi tolere etmiyor. Onları ifşa ediyor, tavrını koyuyor. Bizim iyi gün değil kötü gün dostuna, zorluklarla mücadele edecek isimlere ihtiyacımız var.

Adana Demirspor için para harcamak, Demirspor tribününe hizmet etmek isteyenlerin gideceği yol, temas kuracağı noktalar bellidir diye düşünüyorum. Reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığı, uzun vadede daha kötü sonuçlar doğrurur.

21 Mayıs 2012

Balıkesirpor'u Tanıyalım

Dışarıda 32, içeride 36 puan alan Balıkesirspor 68 puanla ligi ikinci bitirdi. Takımda Coşkun Yılmaz 21 gol; Ali Akburç 13 golle dikkat çeken isimler. Kadrolarında, Osman Demir ve Orhan Terzi gibi eski oyuncularımız var.

Sezon boyu ilk üçte Ş.Urfa ve Bozüyük ile çekiştiler. Lider Ş.Urfa'ya ilk maçta deplasmanda 4-1 yenilip ikinci maçta kendi sahalarında 3-1 yenmişler. Kendi sahalarındaki Ofspor (2-5)  ve Turgutluspor mağlubiyetlerinin şampiyonluk yolunda en büyük yaraları olduğu söylenebilir. toplamda 73 gol atmışlar ama iki maçta Kocaelispor'a atılan 10 ve Diyarbakır'a atılan 8 gol çıkarılırsa normal bir performans sayılabilir.

Rakibin, çekebileceğimiz en zor takımlardan biri olduğunu söylemek mümkün.

Rakip, Balıkesirspor

Play-Off ilk turundaki rakibimiz Balıkesirspor oldu. Maç, Denizli Atatürk Stadı'nda Çarşamba 20.30'da oynanacak. Bu turu geçersek Bandırma-Bugsaş galibiyle oynuyoruz.

Rakiple ilgili bilgiler için bknz: http://www.balikesirspor.org.tr/ (resmi site) ve http://hayalet10kolik.blogspot.com/


20 Mayıs 2012

17. Yıl

21 Mayıs itibariyle  Süper Lig'ten uzak 17. yılımız bitti. 1994'ten bu yana futbolun zirvesinden uzaktayız. O gün doğan çocuklar, bugün Demirspor tribünlerinde koca delikanlı oldular; yıllardır başarı görmeden orada durmaya devam ediyorlar. Acıyla büyüyen bir sevda var...

17 yıldır aynı işin farklı renkleriyle uğraşıyoruz. Bir arpa boyu yol alamadık. 17 tane genç yetiştiremedik. 17 tane iyi iş saymak mümkün değil... Onca yılda mücadele ettiğimiz takımlar defalarca değişti; Süper Ligi ekipleri değişti durdu. Ama biz yerimizden kıpırdayamadık. Ne uzadık ne kısaldık. Ama zaman ilerledikçe, içten içe eskiyoruz, kötüye gidiyoruz.

Yıllar içinde bazı konularda iyi gelişmele oldu; tribün sesini yer yer duyurdu yönetime, etki edebildi gidişata. Ama çoğunlukla güçlülerin, tek adamların, beceriksizlerin yönettiği ve yerel basının da onlara çanak tuttuğu bir camia olduk. Futbolcuların ve menajerlerinin at oynattığı, kulis çevirdiği; profesyonellikten, rasyonellikten uzak bir girdaba sürüklendik. Aytaç Durak'tan sonra, güç dengelerinin yeniden dağtıldığı ama henüz taşların oturmadığı Adana'da, Demirspor tribünüyle ayakta kalıyor. Artık sahada başarı istiyoruz!

18. Yıla şampiyonluk umuduyla giriyoruz. Bu hafta play-off maçlarında umutlar tekrar tazelenecek; şampiyonluk denebilecek son hadiseyi 2002'de yaşamıştık. Yeni bir başarısızlık yılını iyi bir şekilde noktalayalım...

Rica...

Taraftardan ve futbolculardan tek bir ricam var... Başarı sizindir, yönetime mal etmeyin, yönetimin bundan faydalanmasına imkan vermeyin...

Haftanın Ardından

Haftanın ardından, normal sezon bitti;  ligi 55 puanla bitirdik. Bandırma, Fethiye, Kızılcahamam grubumuzdan bizimle birlikte play-off'a çıktı.

Altınordu:1 - Adana Demirspor:3

Evet, kazandık; play-off'tayız. 6 yılda 5.kez... Goller, Raşit, Soner, Erçağ'dan geldi. Bu sonuçla Altınordu küme düştü.

Sevinelim; en azından bunu başarabildi topçularımız. Kazanmak güzeldir! Yapması gerekeni yaptı futbolcular... Üç maç daha yaparlarsa baç tacı ederiz onları!

Üzülelim; sezon başı ne konuşuyorduk? Bu kötü grupta play-off'a kalmak başarısızlıktır!

19 Mayıs 2012

U18: Adana Demirspor:1-Altay:1

Gerçek Adana Demirspor, Altay'la 1-1 berabere kaldı. Golümüz Muhittin'den geldi.

Maçta hakemin yanlış kararlarının etkili olduğunu öğrendik. Olsun, onlar hakemi de yenmeyi öğrenecekler zamanla...

Gençlerimizin hiç strese girmeden rahat bir şekilde mücadele etmesi gerek. Çünkü onlar kendilerini ispatladı. Bundan sonra gelen her sonuç başarıdır. Akıllarında soru işareti olmadan, gönül rahatlığıyla işlerini yapmalarının gururunu yaşasınlar.

Onlar, A takımının yanına bile yaklaşamadığı takımlara kafa tutuyorlar. Son hafta rakip Beşiktaş. Maç gelecek cumartesi, 26 mayıs saat 14.00'te.

Sizlere güveniyoruz çocuklar... Her halülkarda baş tacısınız.

18 Mayıs 2012

U18 Maçından Enstantaneler

Gençlerbirliği'ni 2-1 yendiğimiz maçtan görüntüler:




Gökhan Arıkan'a teşekkürler...

Battal Can Çiftçi Milli Takım'da

U14 takımımızdan Battal Can Çiftçi, milli takımın 21-25 mayıs tarihlerindeki hazırlık kampına çağrıldı. '98 doğumlu savunma oyuncumuz Battal bu yıl 23 maçta kadroda yer alırken iki de gol atmayı başardı.

Tebrikler Battal! Altyapımızla gurur duyuyoruz...

17 Mayıs 2012

Futbolcuların Basın Açıklaması

Futbolcular dün basın açıklaması yaptı. Nedense bu açıklama Adana spor sitelerinde yer bulmadı. Tam metni şuradan okuyabilirsiniz: http://www.ajansspor.com/futbol/tff2ligkirmizi/h/20120516/adana_demirsporlu_futbolculardan_aciklama.html

Önceki yazımda futbolculara basın açıklaması yaparak kamuoyunu bilgilendirmelerini istemiştim. Bu açıdan sevindirici bir gelişme. Keşke yönetim de haftalık basın toplantıları ile "şeffaf yönetim" ilkesini uygulamaya geçirebilseydi... Yapmadılar.

Futbolcular, yeni yönetimin sözünü tutmadığını; ödemelerin primlerle geçiştirildiğini söylüyor ve 31 maç başı parasını almadıklarını belirtiyor. Antremanlara çıkmamanın kendi kararları olduğunu da belirtmişler. Altınordu maçını kazanacaklarını belirten futbolcuların açıklamasında kritik nokta şurası sanırım: "Biz Demirspor futbolcuları olarak sadece yönetimden talebimiz 15’er milyar. Bunu niye belirtiyoruz her bir futbolcunun 100 milyarı aşkın veya o derecede alacağı var. Buna rağmen yine fedakarlık yapıp 15’er milyar gibi yönetimi sarsmayacak para istedik. Ama şuana kadar bunuda ödeyemediler.
Son olarak, artık boş vaadlere tahammülümüz kalmadı ve istediğimiz para ödenmediği takdirde biz Demirspor futbolcuları olarak Altınordu ve play off maçlarında yönetimi yanımızda ve tribünde görmek istemiyoruz.
" (15milyardan kasıt, 15bin sanırım.)

Biz en başından beri, cebinden para harcamayan yönetimin, yönetim olamayacağını söyledik. Listeye girmekle, kongre düzenlemekle yönetim oluşmuş sayılmaz. Meşru ve geçerli yönetim, takım üzerinde etkisi olan, takımı gerçekten yöneten, gelir-gider dengesini ortaya koyan, planlı programlı iş yapan bir "ekip"le oluşur. Tek adamların, tek başlarına karar verdiği yer, yönetim değil değildir. Gökoğlu yönetimi, belediye versin biz dağıtalım mantığı ile sadece idarecilik yapmaktadır. Ne yazık ki onu da düzgün yapamamaktır. Belediyeden gelen paraların nereye gittiğine dair bilgi sahibi bile değiliz.

Yaptıkları idarecilik sonucunda, harcadıkları paraları çatırçatır kulüpten alan kişilerin, Demirspor'a ne hayrı dokuyunuyor, bunu bilmek istiyoruz.

Futbolculara gelince, keşke bu ve benzer açıklamaları daha önce yapsalardı. Bugüne kadar Demirspor'da hiçbir futbolcunun alacağı kalmamıştır. Karşılıklı fesih diye duyurulan yol ayrımlarında bile, içerideki borçlar ödenmiştir. Biz hala Eyüp ve Ünye maçlarının neden kaybedildiğini anlamış değiliz. Bu maçlarda verdiğiniz mesajı, sahada değil böyle açıklamalar yoluyla verseydiniz kimsenin aklında şüphe kalmazdı.

Demirspor taraftarı futbolculara güvenemiyor. Çünkü onca yıldır, siz ve sizin gibiler bizi kazıklamaktan başka iş yapmadı. Onca topçu bizi arkamızdan hançerledi, teknik direktör göndermek için kulis yaptı, soyunma odalarında işler çevirdi.

Siz güvenmemiz için, işinizi yapmanızı istiyoruz. Siz sahada aslan gibi mücadele edin; o vakit biz borçlarınızın tahsili için gerekeni her ortamda söyleriz, bangır bangır bağırırız, ortalığı ayağa kaldırırız. Siz yeter ki formanızın hakkını verin!

Demirspor'a idareci değil yönetici; yerel basına cüzdan değil kalem; futbolcudan da kumpas değil alınteri istiyoruz! Hepsi bu!

16 Mayıs 2012

Gençlerbirliği 1-2 Gerçek Adana Demirspor

Kardeşlerimiz bence en önemli galibiyetlerinden birini aldılar. Bu sene Gençlerbirliği çok iyi bir takım kurmuş gördüğüm kadarıyla ve bu takıma karşı şansımız hiç tutmamıştı, hep kora kor oynamıştık ama bileklerini bükememiştik. Bu kez son sözü biz söyledik ve en kritik dönemde ilk dörde girme mücadelesinde çok mühim bir galibiyet aldık. Tebrik ediyoruz kardeşlerimizi.

Gollerimizi ilk yarıda Muhittin ve ikinci yarıda sonradan oyuna giren Ahmet kaydetti. Yavuz maçtaydı, ben şehir dışında olduğum için iştirak edemedim. Yavuz'un anlattığı kadarıyla Ahmet'in golü çok güzelmiş, rövaşata atmış kardeşimiz. 2-0 öne geçtikten sonra son saniyelerde Gençlerbirliği bir serbest atıştan golü bulmuş ve maç böyle sona ermiş.

Toplam 14 maç oynanacak olan ligde 12 maçı geride bıraktık. Fenerbahçe ve Altay'ın birer maçı eksik. Şu anda maç fazlasıyla 19 puanla üçüncü sıradayız. Fenerbahçe'nin Altay'ı mağlup etmesi halinde dördüncülüğe gerileyeceğiz ama her halükarda ilk dörtteyiz an itibarıyla. Ayın 19'unda sahamızda Altay ile oynayacağız. Bu maç çok önemli olacak ilk dörde girme açısından.

Tekrarlıyorum, sahada Demirspor varsa yarışır, inadına yarışır, ölümüne yarışır, gerçek Adana Demirspor'a böyle bir anlayış yaraşır. Siz, sizi anlayamayacak olanlara inat savaşın, kazanacaksınız, kazanacağız. Helal olsun sizlere. 

15 Mayıs 2012

U18'lerimiz Ankara'da

U18'lerimiz yarın Gençlerbirliği önünde... Maç, saat 13.00'te Yenimahalle Hasan Doğan Stadı'nda. Stad, Yenimahalle Metro Durağı'na çok yakın; yürüme mesafesi. Demirspor'un gerçek oyuncularını her Ankara deplasmanında olduğu gibi yine statta destekleyeceğiz.

Antremana Çıkmayan Futbolcular

Futbolcular antremana dün yarım saat geç çıkmış bugün de çıkmamışlar... Paralar verilmiyor mesajı; bu mesaj yönetime mi, valiye mi belediyeye mi?

Futbolculara ödeyemeyeceği paraları vermeyi taahhüt eden yönetim de, bu paraların verilemeyeceğini bilen ama mesajlarını maç seçerek ya da son maç öncesi veren futbolcu da aynı derecede suçlu! Futbolcular, menajerleri aracılığı ile kulübün parmağında oynatıyor; yönetmekten aciz yöneticiler ise göstermelik kongreleri ve listeleri ile bizi uyutuyor...

Paranız yoksa yönetmeyin Sayın Gökoğlu! Valiye belediyeye mesaj vermekten yorulmadınız mı? Biz sizden mesajcıbaşı olmanızı değil, cebinizden para harcamanızı bekliyoruz.

Siz futbolcular; hakkınız için örgütlenin! Çıkın açıklama yapın, durumu aydınlatın ama mesaj yollamak için kullanılmayın. Bizimle dalga geçmeyin!

14 Mayıs 2012

Diğerleri ve Biz

2008'te 3.ligte olan Akhisar, 2012'de Süper Lig'te. Tütün-kanatlı ilçe takımı Ege'nin temsilcisi olacak seneye. Nereden nereye... Demek ki olabiliyor. Daha geçen yıl aynı grupta olduğumuz Elazığ da oralarda. Yukarı çıkardığımız diğerleri gibi; daha dün buralardaydı.

Onlar yapıyor, biz yapamıyoruz. Neyi: Gençlere güvenmeyi, derli toplu bir kadro yapmayı, takım-içi disiplini sağlamayı, mali dengeleri korumayı, ayağımızı yorganımıza göre uzatmayı beceremedik. Çok para harcamadan da başarılı olabileceğini göremedik.

Çıkıp düşenler de oldu elbet. 1.Ligten düşenler de bizim omzumuza basıp çıkmıştı. Bence yerinde saymaktansa çıkıp düşmek yeğdir. Biz yerimizde sayıyoruz, aynı hataları yapmaktan usanmıyoruz.

Çünkü geçmişi belli olan, yaptıklar belli olan, aynı insanlara güveniyoruz!

Haftanın Ardından

Haftanın ardından, 1461Trabzon şampiyon oldu. Sezona iyi başlamadılar, ama son düzlüğü iyi geçtiler. Son mağlubiyetlerini 8.haftada bize karşı almışlardı. Gençlerle oynadılar, onlara güvendiler ve başarının sadece parayla gelmeyeceğini, bir kez bir kez bir kez daha bize gösterdiler!


Ne yazık ki bir sezonda daha başka bir takımın şampiyonluğunu duyuruyoruz. Sezon başında "bundan daha iyi bir grup olamaz, play-offsuz şampiyonluk" sözleri ortalıkta dolaşırken... Şimdi son hafta play-off'a kalabilecek miyiz diye düşünüyoruz.   

Bu sezon açık bir şekilde başarısız olduk! Bu grupta play-offa kalmak da başarısızlıktır. Bu başarısızlığın sorumlusu lig başından beri takımı şekillendiren Gökoğlu yönetimleri ve onların idare edemediği disiplinsiz futbolculardır.

13 Mayıs 2012

Anneler Günü

12.05.2012 - Şimşekler Grubu pankartı.

12 Mayıs 2012

Gerçek Adana Demirspor: 2-1 Turgutluspor

Şu saatlerde İstanbul takımları tepişiyor, girdim spor sitelerimize gündem yoğun gençlerle ilgili yine haber yok. Yine kendi göbeğimizi kendimiz kestik bir telefonla sonucu öğrendik. Yusuf'un iki golüyle mağlup ettik Turgutlu'yu. Üstelik de adam akıllı bir adım atmaksızın gençlerin yarışmacı kişiliklerine laf eden bir yönetime karşın moralini bozmadı kardeşlerimiz. Tebrik ediyorum kendilerini.

Adana'nın spor basınına tatlı rüyalar diliyorum. Siz yılmayın genç kardeşlerim, inadına yılmayın. Asla yılmayın. Bugünkü gündemde gençlere sıranın gelmemesi de gerçek anlamda Adana'da altyapıya verilen önemi ortaya koyuyor koymasına ama inadına yılmayın kardeşlerim. 

Adana Demirspor:1-Körfez:0

Kendi sahamızdaki son maçta Körfez'i 1-0 yendik. Gol, Emre Hasan Balcı'nın kafasından geldi.


Beni de bu sezon ilk kez 5 Ocak'taydım; uzun süre B-üstteydim. Maçtan önce grup Raşit'e kendini sahada affettir diye bağırdı ve anneler günü pankartı açtı.

Maç durgun başladı; top genelde bizdeydi, sağdan Erçağ üzerinden ataklar geliştirdik. Körfez'i ortada iyi durduk, etkili gelemediler. Soner'in güzel paslarını, İlyas değerlendiremedi. Gol duran toptan, Erçağ'un ortasına Emre Hasan'ın kafa vuruşuyla geldi. Golden hemen sonra Serdar'ın kafası ofsayt gerekçesiyle sayılmadı. Ardından gole benzer bir pozisyonda bu kez İlyas uzak direkte topu içeri atamadı. İlk yarının sonlarında başlayan Körfez hakimiyeti ikinci yarının başlarında belirginleşti. Serdar'ın iki oyuncumuza rağmen yaptığı aşırtmanın gol olmaması ve Şener'in çıkardığı bir kafa vuruşu, çok kritikti. Arkada yakaladığımız boşlukları iyi değerlendiremedik; önce Soner'in sonra Erçağ'ın son paslardaki etkisizliği skorun artmasını engelledi. İlyas'ın yerine giren Burhan'ın garip hareketleri, skor ya da pas yapmak yerine topla oynama hevesini gidermek istemesi ve kaptırdığı toplar başımızı yakacaktı son dakikalarda; neyse ki iyi kapandık.

Futbolcularımız, ikinci yarıda yer yer kendi  aralarında kavga etti. Zamanında verilmeyen paslar, sanki bilerek verilmiyor gibiydi. Eğer Albay Hoca bu gerginliği iyi yönetebilirse bu hırs işe yarayabilir. YOksa bu takım içi disiplinsizliğin belirginleştiğinin göstergesi.

Bi önceki yazıda söylediğim gibi, eleştirilerimi bir hafta daha erteliyorum. Bu futbolcular bize güven vermiyor. Yine de iplerimiz onların elinde... İlk 5'teki takımlardan aldığımız puanları, son 5tekilerden de alabilseydik; bu durumda olmazdık.

Tribün bir alışkanlık olarak iyi bağırdı; uzun süre sonra B-Üsttelerdi. İkinci yarının başında bayrak şov, güzeldi.


11 Mayıs 2012

Umut Var Mı?

Bu sene futbolcuların bizi şaşırttığı iki maç vardı: Biri deplasmandaki Körfez, diğeri Bandırma maçıydı. Tersine şaşırmaları çok yaşadık, kazanmamız gerekenleri kazanamadık.   Ama hiç umudumuz yokken bizi şaşırttılar, dirençli bir takım, gol atan oyunu tutan takım savunmasını yapan bir ekip vardı sahada; o iki deplasmanda teker golle kazanmıştık.

Son haftalarda içerideki Çankırı ve Fethiye maçında da arzulu oyundan bahsediyordu tribündekiler.

Peki yarın bir kez daha ya tamam ya devam maçında, umut var mı?Kime güveniyoruz?

Bizi hep yanıltan futbolculara mı? Ne zaman ne yaptığı belli olmayan yönetime mi?

Tribün eminim görevini yapacaktır. Kendisini aldatan, yarı yolda bırakan, takımı satan futbolculara hep güvendik, destek verdik. Onlar bizi üzdü. Bu kez yine aynısı mı olacak? Tribünün desteği tek taraflı mı kalacak?

Ben futbolculara olan tüm kızgınlığımı bir hafta daha ertelemeye hazırım. Yeter ki yarın oynayın-kazanın!

"Yeni Adana"!

Kişisel bir mesele ama eminim ki bizi takip eden günlük 300-350 kişilik okuyucunun da ilgisini çekecektir:

Malum, gurbetten yolumuz memlekete çok sık düşmüyor; bir vesileyle yola çıkıp kendimizi Torosların ötesine atma heyecanı sarsa da Ankara-Adana yolculukları, Adana firmaları sayesinde bir eziyete dönüşüyor.

Adana köy gibi yönetildiği için, Adana firmaları da köy otobüsü mantığının ötesine geçemiyor ne yazık ki. Ben bir süredir Hatay ya da Antep firmalarını kullanıyordum. Hadi isim de vereyim reklam olsun: Has ya da Seç'i tercih ediyordum. Anadolu Jet'e rakip olarak Pegasus da direkt uçuşlara başladı. Uygun biletler bulmak mümkün. Sn iki üç yolculuğum uçakla olmuştu.

Bu kez, mecburen Yeni Adana'yı tercih ettik. Yine pişman olduk. Yıllar önce vertumnus ile bir maç dönüşü bizi sola yatık araçla 6 saat taşıdıklarından beri kullanmıyordum. O yolculuk için şikayette bulunmuştum ve cüzi de olsa ceza almışlardı.

Bu kez yeni bir rezalet: Yıllardır yasak olan araç içi yayın yaparak bizlere zorla, bangır bangır dizi izlettiler.

Araç içi yayın yapılması Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin Yetki Belgesi Sahiplerinin Sorumluluklarını düzenleyen 43. md'sinin 25.fıkrasının açık ihlalidir. Zaten o yüzden, mecbur kaldıkları için koltuk arkası ekran sistemine geçti Türkiye'deki bütün firmalar, yoksa hizmet aşklarından değil... 

Yeni Adana'yı Karayolları'na, Emniyet'e şikayet ettim. Sizlere de duyurmak istedim bu rezaleti...

Şikayet mailimde özetle şunları belirttim: Yapılan uygulamanın yasadışı olduğunu araç sorumlularına birkaç kez hatırlatmama rağmen, "yolcuların çoğunluğunun bu diziyi izlemek istediklerini" söylediler. Otobüs içi televizyon yayını yapıldığı için kapalı devre ekran sistemi devreden çıkmıştı. Dolayısıyla tv'ye maruz kalmaktan başka şansımız yoktu. Bütün otobüs mecburen televizyon yayını yüksek sesle izlemek zorunda kaldı. 20.30'da başlayan yayın, dizi bitiş saati olan 23.15'e kadar devam etti.

İlginç bir detay: Kaptan uyarımı dikkate almış olacak ki, durumu bildirmiş. İki dakika sonra cep telefonum çaldı. Yeni Adana Merkez'inden arıyorlarmış. Bütün yolcular istiyormuş, kusura bakmayacakmışım, idare edecekmişim... Müşteri ilişkilerini bu amaçla kullananı da ilk kez gördüm!
Blogumuz az çok takip ediliyor; benden size arkadaş tavsiyesi; bu tip azgınlıklara prim vermeyin. Hakkınız arayın, şikayetinizi yapın. Sosyal medyayı kullanın. Bunları rezil edin. Düzeltmeyeceklerdir; olsun, kulaklarına kar suyu kaçsın yeter. Vatandaşla dalga geçmekten vazgeçsinler...

9 Mayıs 2012

Raşit Rezaleti!

Raşit ikinci kez kadro dışı kaldı, ikinci kez affedildi. Bu bir rezalettir. Kadrodışı kararlarının nasıl göstermelik olduğunun da kanıtıdır. Bu sene bu yüzden başarısız olduk: Yönetim, ne yaptığını-neden yaptığını bilmiyor; günlük kararlarla olaylar geçiştiriliyor.

Beyefendi, özür dilemiş! Aferin, büyük başarı... Şimdi yeniden disiplinsizlik yapma hakkına sahip oldu, ne de olsa yeniden özür dileyip kurtulabilir... Raşit'i "kritik" bir maç öncesi, ona ihtiyacımız olduğu için affediyorsak, ona istediği zaman disiplinsizlik yapma hakkını da veriyoruz demektir. Çünkü O ne yaparsa yapsın kadroya gireceğinin garantisini almış durumda.

Raşit, bu sezon Bandırma'da attığı gol dışında -ki o maçta da bir ton gol kaçırdı- hiçbir maçı çeviremedi, hiçbir zaman ağırlığını koyamadı. Körfez maçında onun oyununa kalmışsak, zaten olay bitmiştir...

Bir kulübü futbolcular ve onları bu kulübe getirenler yönetiyorsa, orada başarı gelmez. O kulüp sadece oyuncak olmuştur.

8 Mayıs 2012

Maçlar Cumartesi Günü

Bu hafta grubumuzdaki tüm maçlar, Cumartesi 14.30'da oynanacak:

 http://www.tff.org/Default.aspx?pageID=976&grupID=824&hafta=33

7 Mayıs 2012

Erkekler-Kadınlar

Bir tarafta Etik Kurulu raporu, devam eden şike davası, PFDK'nın bugün açıkladığı "cezalar"; öte tarafta Avrupa'nın zirvesine çıkan, olimpiyat yoluna koyulan takımlar...

Birinde rakibin ten rengi alay konusu olur, ona cevap olarak öldürücü tekmeler gelir, şike vardır ama sahaya yansımaz, Avrupa'da nal toplarız...

Diğerinde Avrupa'nın en üst düzey takımlarıyla baş eder, sürekli finallere kalır, ikinciliklere üzülürüz.


Birinde altyapıdan tek tük isim yukarılara çıkar, diğerinde herşey alttan başlar.

Birinde  başbakanımızın isteğiyle "kişilerle kulüpleri birbirinden ayırmak gerekir"; diğerinde kişiler de kulüpler de milli takımlar da birbirine karışır.

Futbolda milli takıma sempati duymak imkansızken, kadınların milli takımları basketbolda da voleybolda da keyifle izlenir.

Bir tarafta memleketin spor atmosferi, erkekleştikçe faşizmin sınırlarına dayanıyor, ötekinde kadınlar işlerini başarıyla yapmaya devam ediyor. İlkinin kadınları, cezalı maçlarda erkekleşip küfürbazlaşırken, diğerleri bizi gururlandırmaya devam ediyor.

Futbolun yöneticileri, oyuncuları bir çamurun içinde debelenirken, diğerleri aydınlık günler umudunu sürdürüyor.

Hentbolda, basketbolda, voleybolda kadın takımlarımızın başarıları bizi mutlu ediyor. Sporun gerçek yüzü onlar!


Diğerleri kendi pisliklerini sıvamaya çalışırken iyice bulanıyor...

6 Mayıs 2012

Adıyamanspor:2 - Adana Demirspor:3

Küme düşmesi kesinleşen Adıyaman'dan yine iki gol yedik. 1-0 mağlubiyetten 3-1'e geldi maç. Son 10 dk.ya 3-2 girildi. Goller, son haftalarda olduğu gibi, İlyas(2), Burhan'dan... Play-off hattının dışındayız. Haftaya Körfez maçında durum netleşir.

Lider 1461Trabzon ise, bizim kendi sahamızda yenildiğimiz Eyüp'ü deplasmanda 3-0 yendi. Aramızda net bir mentalite farkı var.

Sonuçlarda sürpriz yok, düşme hattındaki Altınordu kazandı. Şeker ve Ünye ile çekişmesi sürüyor.

U18: Trabzonspor:2-Adana Demirspor:0

U18'lerimiz lider Trabzonspor'a 2-0 yenildik. Zirveden biraz uzaklaştık. Ama hala ilk 4te olmak önemli.

U14'lerimiz de yarı finadle Bucaspor'a 3-1 kaybettikten sonra 3.maçında da Trabzonspor'a 5-0 yenildi. U14'lerimiz Türkiye 4.sü oldu... Tebrikler çocuklar. Bizin en üst seviyede bizi temsil ettiniz; seneye yeniden bir üst kademede orda olacağınıza inanıyoruz.

4 Mayıs 2012

Ercan Albay'a Güvenmek

Demirspor'da işler çok geç gelişiyor. Tam oldu derken sona geliyoruz... Yönetim gelir-gider dengesi konusunda, şeffaflık ilkesi doğrultusunda adımlar atıyor. Altyapı meselesi gündemde. Muhittin profesyonel oldu. Ama bunlar hemen hemen sezon bitmişken ve önümüzde -haziran ayında- yeni bir kongre varken oluyor.

Liigin bitimine 3 hafta kala, tribünün Ercan Albay'a güveni tam. Ama bu 3 haftaya biz aynı futbolcularla ve aynı yönetim mantığı ile giriyoruz. Yönetim, önümüzdeki olağan kongreyi ve yönetimini sağlamlaştırmayı, fubolcular ise bu sezonu bir an önce bitirmeyi düşünüyor. Bu süreçte Ercan Albay ne yapabilir? Tecrübeli hoca kendisine güvenenlere ne vaat edebilir? Yerleşik bir disiplinsizlik, tek adam yönetimi, içimizde hallederiz düşüncesini ne ölçüde aşabiliriz?

İşte Raşit örneği! Raşit'i affetmeye hazırlanıyrouz. Özür iledi ya... Olay bitti! Çünkü büyük abiler öyle istiyor.

Ercan Albay gibi karakterli isimlerin, Derin Demirspor karşısında ayakta kalması çok zor. Onu destekleyelim, ona güvenelim. Ama asıl mesele, onun çalışabileceği ortamı hazırlamak. Raşit gibileri affetikçe, ona bu ortamı hazırlayamayacağız...

U18'ler Trabzon Deplasmanında

U18'lerimiz Cumartesi mesaisinde Trabzon deplasmanında... Maç, Saat 13'te. İlk maçta yendiğimiz Trabzon'la zirveden kopmamak için oynuyoruz. Kalbimiz gençlerimizle!

Gökoğlu'nun Altyapıya İlişkin Açıklamaları

Kendimi Gökoğlu'nu eleştirme yazarı olarak görmek istemiyorum ama o kadar çok söz söyletecek alan bırakıyor ki; değinmeden de geçemeyeceğim. Özellikle konu hassas olduğumuz altyapı olunca ayrıca üzerinde durmak gerekiyor.

Gökoğlu ne demişti hatırlayalım önce:

"Yarışmacılıktan ziyade futbolcu yetiştirmeye önem vermeliyiz. Altyapı takımlarımız Türkiye birincisi olsa ne olacak? A takıma futbolcu kazandıramadıktan sonra neye yarar ki?"

Gökoğlu'nun bu görüşleri Adana'da yaptığımı söylediğim görüşmelerde bana iletilenler ile aynı. Çok kısa süre önce cevaplamıştık bu mantığın yanlış olduğunu, yine cevaplayalım.

Birincisi altyapı takımlarımız Türkiye birincisi olsa ne olacak deyip o gençlerin şevkini kırmaya kimsenin hakkı yok.

İkincisi şunu iyice anlamak lazım. Bizim takım, yani gerçek Adana Demirspor, yani altyapımız Türkiye şampiyonluğuna oynuyor, yarışmacı bir kişilik sergiliyor ya bakalım kimlerle yarışmış, yarıştığı ve çoğu kez alt ettiği takımlardaki futbolcular bizden üst liglerde oynuyorlar mı oynamıyorlar mı?

Üşenmedim araştırdım. 2007-2008 sezonundan başlayarak altyapı takımımız hangi takımlarla Türkiye çapında yarışmış ona baktım.
Ayrıca başarısız olmalarına karşın İstanbul takımları ne yapmış ona da baktım.
Her takımın alt yapı futbolcuları şimdi ne yapıyor ona baktım. Çok basit TFF'nin resmi sitesine girin siz de bakın. Aynı sonuca ulaşacaksınız.
Değerlendirmemi sınırlı tutup sadece 2011-2012 sezonundaki durumlarına baktım bu gençlerin. Daha önceki sezonlara baksam tezlerim çok daha güçlü olurdu ama gerek görmedim.
Hatta gençleri araştırırken sadece bir maçın kadrosunda olanlara baktım, bu nedenle bizim takıma profesyonel yapılan ve Bucaspor'a giden Ömer Kahveci değerlendirmede yer almadı.
Değerlendirmeye A2 takımında oynayan futbolcular ile sözleşme imzalayıp da forma bulamayan oyuncular dahil edilmemiştir.
Değerlendirmeye şu anda bizden alt gruplarda olan takımlardan sadece Dardanel dahil edilmiştir. Çünkü onlar başarılı oldukları sezonları da genç kadrolarıyla sürdürmüşlerdir.

Gelelim sonuca: Gençlerbirliği, Sakaryaspor, Samsunspor, Trabzonspor, Sarıyer, Dardanelspor, Kartalspor, Giresun ve Konyaspor'un yanı sıra üç İstanbul takımıyla yarışmışız altyapıda.

Gençlerbirliği kendi takımına 2 tane, bir 1. Lig takımına 1 tane oyuncu vermiş.
Sakaryaspor kendi takımına 8 tane oyuncu vermiş.
Beşiktaş rakip grupta şampiyonluğa oynayan Şanlıurfaspor'a 1 oyuncu vermiş.
Samsunspor kendi takımına 1 oyuncu vermiş.
Trabzonspor grubumuzda şampiyonluğa oynayan 1461 Trabzonspor'a 6 tane oyuncu vermiş.
Sarıyer kendi takımına 2 oyuncu vermiş.
Dardanelspor kendi takımına 5 tane oyuncu vermiş.
Kartalspor kendi takımına 1 tane oyuncu vermiş.
Giresunspor kendi takımına 2 tane oyuncu vermiş.
Galatasaray 4 süper lig takımına birer tane, rakip grupta şampiyonluğa oynayan Şanlısurfaspor'a 1 oyuncu vermiş. (birisi Murat Akça)
Konyaspor kendi takımına 1 oyuncu vermiş.
Fenerbahçe 1 süper lig, iki 1. lig takımına 3 oyuncu vermiş.

Bu sonuçlar bu takımlarla Türkiye çapında karşılaştığımız yıllardaki kadrolardan piyasaya sürülen futbolcuları kapsıyor. Yani sayıyı artırmak mümkün.

Biz ne yapmışız, koca bir sıfır. Ömer Kahveci de takımdan adeta kaçmıştır.

Sonuç mu, yarışmacı zihniyetle yendiğimiz takımlardaki genç futbolcular çatır çatır üst liglerde top oynuyor veya kendi takımında sürekli forma buluyor. Bu gençleri yenen bizim kardeşlerimiz bırakınız üst ligleri kendi takımında dahi forma bulamıyor. Bizim yendiğimiz futbolcular iyi, bizim galip futbolcularımız kötü, kalitesiz.

Artık insanı yalvartma noktasına getiriyorsunuz. Lütfen, açın bir gözlerinizi. Bu çocuklar Demirspor A takımına gelemiyorsa, üst liglerde oynayamıyorsa sadece sizin suçunuz. Hiç başkasında ve özellikle de futbolcuların kalitesinde bahane aramayın. Tek suçlu sizsiniz. Gençlerin de şevkini kırmayın. Unutmayınız, idealleriniz ve uygulamalarınız kadar büyüksünüzdür, bu camianın potansiyeline çok küçük geliyorsunuz. Yönetme erki sizin elinizde, hataları tekrarlamayın, cesur olun, gençlerin önünü açın, onlara şans verin.

3 Mayıs 2012

Yeni Mali Tablolar-İlave Sorular

Yönetim ilk ay gelir gider tablosunu açıkladı. Kendileri açısından büyük, mali tabloların içeriği açısından küçük bir adım. Yine de hiç olmamasından iyidir, bir de sorularımızı cevaplandırsa çok daha iyi olurdu ama bu yolu tercih etmiyor. Her neyse cevap alamıyoruz diye sormaktan kaçacak değiliz ya, biz işimizi yapalım, soralım soruşturalım, iyiyi arayalım.

Önce mali tabloları vereyim. Kulübün resmi sitesinden alıntıdır:
Bu gelir gider tablosundan bazı sonuçlar çıkıyor ortaya ve tabi bazı sorular da:

Gelir gider tablosu yine kuruşu kuruşuna denk çıkmış. Bu doğru mudur? Doğrudur ama kulübümüzce yayınlanan gelir gider tablosu bildiğimiz anlamda doğru bir gelir gider tablosu değil. Bir nevi bakkal defteri. Normalde gelir gider tablosundaki denkliği yaratan kar/zarar kalemidir. Kulüp tarafından yayınlanan gelir gider tablosu ise aslında harcama/tahsilat tablosu gibi bir şey. Dedim ya bakkal defteri diye. Şu kadar para geldi, bu kadar para çıktı, o halde gelir budur, gider budur diyorlar. O nedenle kar/zarar oluşmuyor, yönetimden alınan borçlarla gelir gider dengesi sağlanıyor, hem de kuruşu kuruşuna.

Öncelikle görünen o ki; borcumuz 168 bin TL civarında artmış. Mali tablolardan genel olarak anladığım odur ki; yönetimden emanet alınan tutarlar bir nevi denkliği sağlamak için kullanılıyor. Yani yöneticiler aslında cebinden tam olarak ne kadar verdiğini bilmiyorlar ama bir şekilde para koyuyorlar ortaya, sonra gider kalemleri yazılıyor, diğer gelir kalemleri yazılıyor, aradaki fark yönetimden alınan para olarak borç hanemize ekleniyor gibi.

Öte yandan son bir aylık dönemde Federasyon ve Spor Toto gelirlerimiz 66 bin TL olmuş. Benim hatırladığım kadarıyla Gökoğlu'nun ilk yönetiminin 142 bin TL civarında bir alacağı kalmıştı. Spor Toto gelirleri doğrudan temliklere ödeniyordu. Hatta temlikler ödenmeden önce gelen paradan SGK ve vergi borçları tahsil ediliyordu.

Gelen para temlik ödemelerine harcanmadı mı?

Harcanmadıysa Gökoğlu ilk yönetimi temlik alacaklarını öteledi mi?

Öteleyebiliyorsa neden takım belediyeye yalvartıldı? Neden Eyüp, Ünye, Alanya gibi maçlar öncesinde futbolculara ödeme yapılmadı?

Gelen paradan SGK ve vergi borçlarına kesinti yapılmadı mı?

Devlete ne kadar borcumuz var?

Bu borcu azaltma yoluna neden gidilmiyor?

Görüleceği üzere ısrarla söylüyoruz, mali tablolar yetersiz, şüphe uyandırıyor. Teklifimizi yineliyoruz, son bir yıllık tüm mali işlemleri bir bağımsız denetim şirketine tam yetki vererek denetlettirin. Aşağı yukarı 10.000 TL'ye mal olur kulübümüze. Ya da diyoruz ki verin o tam yetkiyi bize, ücretsiz inceleyelim hesaplarınızı, hem çenemizi kapatmış olursunuz, hem de şeffaflığın nasıl sağlanacağını hep birlikte görürüz. Cevap alabileceğimizi yine sanmıyorum.   

2 Mayıs 2012

U18: Adana Demirspor:5-K.Erciyesspor:2

U18'lerimiz hafta içi mesaisinde 3 puanı bırakmadı. 2-0 geriye düştükleri maçı çevirmeyi ve farklı kazanmayı başardılar.

U14'lerimiz Yarı Finalde

Antalya'da devam eden Futbol Gelişim Şenliği'nde U14 takımımız dün Trabzonspor'u 2-0 yenerek yarı finale yükseldi. Grubunda ilk iki maçında Ankaraspor'a 1-0 yenilen ve Bucaspor'la 1-1 berabere kalan U14'lerimiz Trabzonpor'u 2-0 yenmeyi başardı. Son maçında Fenerbahçe'ye 1-0 yenilse de takımımız grubunda 4. olarak yarıfinale yükseldi. Yarıfinalde, yarın saat 17.00'de Bucaspor ile oynuyoruz.

Gökoğlu Neden Mutlu?

Kıyasen çok basit bir ligde kepaze olup, doğrudan şampiyonluk hayallerimizi suya gömüp play-off yolunda tırmaladığımız için mi mutlu?

Açıkladığı mali tablolardan hiçbir şey anlaşılmamasına rağmen, bu tablolar üzerinden şeffafız demeyi istediği için mi mutlu?

Kendisinin son derece etkin olduğu yönetimde devre arasında yapmadığı hamleleri iş işten geçtikten sonra yaptığı için mi mutlu?

Yoksa devre arası hamlelerine karşın başarı (şampiyonluk) gelmemesine rağmen play-off umudu sürdüğü için mi mutlu?

Altyapıdan bir oyuncuya imza attırarak gönlümüzü okşadığını sandığı için mi mutlu?

Eyüp, Alanya gibi maçlarda kullanmadığı maddi imkanlarını kullanmaya başlayarak bizi kandırdığı için mi mutlu?

Takımı belediyeye yalvarttığı için mi mutlu?

Artık altımızdaki takımları yenebiliyoruz diye mi mutlu?

Sıcağın bağrında Çankırı'yı yenmişiz, vay anam vay. Ben de çok mutluyum.

Sayın Gökoğlu, elbette biz de mutlu olduk galip gelmemize. Maç gazozuna dahi olsa sahada mavi lacivertin kazanmasını isteriz ve buna seviniriz. Ancak hala gerçek hamlelerinizi bekliyoruz. Hala sorularımızı cevaplamanızı bekliyoruz. Mutluluk bu sorulara doğru cevaplardan gelir, mutluluk doğru adımlardan gelir. Bu adımlar atılmaksızın gelen geçici mutluluklar hepimizde kalıcı hüsranlar bıraktı, unutmayınız.

Kadro Dışılar

Tanıl, Necati, Edip ve Raşit kadro dışı kaldı. Ligin bitimine son 3 hafta ve biz daha yeni disiplin kararları alıyoruz. Raşit'in bu iknici kadrodışı kalışı. Sezonun ilk yarısı yine kadro dışı kalmıştı, sonra affedildi.

Ortada koca bir soru işareti var. Evet, disiplini istiyoruz; futbolcuların yönettiği bir kulüp istemiyoruz.  Herkes işini yapsın. Futbolcu işini  kendi yapsın, yönetici kendi işini... Ama bu kadar sık ve görece mutedil bir zamanda neden bu gelişmeler oluyor? Yönetimden aydınlatıcı bir açıklama bekliyoruz.

Bu oyuncuların kesişim kümesi olan disiplinsizlik nedir? Ne yaptı bu oyuncular? Neyin parçası oldular? Raşit, neyin peşinde, neler yapıyor ki 6 aya bir kadro dışı kalıyor? Bu oyuncular affedilir affedilmez yine kadroya alınacak mı?

Allah aşkına bu Tanıl kimin nesidir? Kadro dışı kalsa ne kalmasa ne? Demirspor'a ne kattı, ne kazandırdı ki kadrodışı ile cezalandırıyoruz.... Defolsun gitsin artık bu adam!

Demirspor'da işler şeffaf, anlaşılır, yorumlanabilir olmadıkça bir adım ileri gidemeyeceğiz.

Herşey kapalı kapılar ardında kaldıkça, biz başarısız olmaya devam edeceğiz.

EK: Konu hakkında facebook'ta Adana Demirspor sayfasında şu açıklama yapıldı:

Maçtan bir gün önce bu futbolcuların kampta olması gerekirken, 4 futbolcumuz cumartesi gecesı ayrı 2 barda eğlenip, içki içerken bayanlarla birlikte görülmüştür. Aynı gece en geç saat 22:30'da tesislere gelmeleri gerekirken sabaha karsı 05:00 suları tesislere giriş yapmışlardır. Bu disiplinsiz davranışlarından dolayı kadro dışı kalmışlardır.Demirspor'a saygısızlık yapmak hiç bir futbolcunun harcı değil, hiç kimse Demirspor'dan büyük değildir...



HİÇ BİR ŞAHSIN KULÜBÜ ÇİFTLİĞİ OLARAK KULLANAMAYACAĞINI GÖSTEREN SAYIN HOCAMIZ ERCAN ALBAY'A BİR KEZ DAHA TEŞEKKÜR EDERİZ...