Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2016-17 Sezonu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Mehmet Yiğit ve Arkadaşları

İşini iyi yapan herkes, övgüyü hak eder. İyi yapmıyorsa da eleştiriyi... Bu iyi yapmama, kusurdan ziyade kötü niyeti bilerek kötü yapmayı içeriyorsa daha da ağır eleştirilir. Futbolda işini iyi yapmamak, iyi antreman yapmamayla başlar, takım içi huzursuzluk çıkarmak, hocayla kötü geçinmeye kadar gider... Bunları yapmak kadar, meslektaşlarının emeğine saygı da önemlidir. Aslında Batı'nın fair-play diye genelleştirdiği kavram bu. Adil oyun. Adil derken, sadece kurallara uygunluk değil daha da ötesi kimsenin hakkını yemeden bu işi yapmak gerekiyor. Batı'nın ahlaksızlığını değil iyi yönlerini alalım değil mi? Oyunu kuralına göre oynayalım. Kaçak güreşmemek gibi. Kul hakkı yememek de diyelim. Sorsan manevi değerleri yüksek, vatanperver pek çok futbolcunun bu meseleleri çok önemsediğini görüyoruz. Aynı sektörden ekmek yediği adamları köşeye sıkıştırmak, maç sırasında onların hakkını yemek, kazanacakken adil bir şekilde kazanmamak. Evet, yasal olarak kazandınız, kuralları belirleyen...

#RezilOnurKarabaş

Hakemlerden dert yanmayı sevmeyiz ama bugünkü Elazığ maçındaki rezalet, hakem hatası değil katliamıydı. Onur Karabaş aleyhimize hatalı kırmızı kart, hatalı penaltı verdi, ele çarpmayan pozisyonlarda aleyhimize faul çaldı, ikili mücadelelere izin vermedi, hocamızı tribüne gönderdi... Sonuçta kayıp giden bir maç. Hakemden başka bir şeyi konuşmanın mümkün olmadığı bir maç. Rezillik!

İçerideki Puan Kayıpları

Bu sezon iç sahada çok puan kaybettik; sezona damga vuran konulardan biri oldu. İçsahada 16 puan alabildik, lig 14.süyüz. İçsahada İyi mücadeleyi skora çeviremiyoruz. Manisa maçının da ilk 15 dakikasında 2-3 net pozisyonu gole çevirsek özgüvenimiz yerine gelirdi, atamadıkça rakibin direnci arttı. Golü sezonun kötülerinden Sercan attı, daha kötüsü Waldison 70 dakika bizi eksik oynattı. Bu oyuncunun hiç bir katkısı olmadığı ortada.Benzer oyun planı aynı sonuçları doğuruyor. Engin Hoca'nın alternatifleri denememesi aynı standartların ötesine geçmemizi engelliyor. Sonuçta ortasira takımı olarak yola devam ediyoruz.

Tebe Volimo'dan Sonra Je t'aime

Bu sezonun özeti, Pote atıyor ve ayakta kalıyoruz. Pote playoff umutlarımızı ayakta tutarken, ulaştığı 36 golle Demirspor tarihinin bir başka golcü forveti Ziya Yıldız'ı yakaladı. Yugoslav vatandaşlığından Türk vatandaşlığına geçen, Zijad Švrakić ismini Ziya Yıldız'a çeviren ve mackolik.com kayıtlarına göre iki sezonda (1987-88'de 20, 88-89'da 16) 36 golle Demirspor tarihinin en golcü oyuncularından olan Ziya'yı yakalayan Pote için de artık bir pankart vakti geldi. Bildiğiniz gibi, Ziya Yıldız, Tebe Volimo (sizi seviyoruz) pankartına ilham veren oyuncularımızdan. O pankartın hikayesini 2008'te Vertumnus anlatmıştı:  http://www.adanademirspor.net/2008/04/tebe-volimo.html Pote'nin Ziya Yıldız'la yarıştığını da geçen sene Mayıs ayında Üni-Adanademir'den arkadaşların kaleminden okumuştuk:  http://www.adanademirspor.net/2016/05/eski-ve-yeni-efsanelerimiz-ziya-ve-pote.html Ziya Yıldız geçen kasım ayında ADS-DER'in organize ettiği Adama Demirspor Ta...

Burak Atıyor Sercan Uyuyor

Durum ortada, gönderdiğiniz Burak Çalık atmaya, getirdiğiniz Sercan kaçırmaya devam ediyor. Daha defalarca yazdık, Sezon başından bu yana hiç bir şey vermeyen Sercan da Waldison gibi artık 11'de yer almamalı. Savunma yapmayan, oyun kuramayan, sürpriz şutlar atamyan Sercan'a ödenen paraya yazık. Ortasahamız bütün sıkıcılığıyla hücuma katkı veremiyor ama bari iyi savunma yapsak... O da olmuyor, her maç gol yiyoruz. Takım ikinci yarıda bulduğu pozisyonları gole çeviremeyince  atamayana atarlar kuralı işledi. Üst üste iki yenilgiyle play-off hayalleri de suya düştü. Kurduğunuz berbat kadroyla beraber defolup gidin! Twitter hesabını yönetenleri de yanınıza almayı unutmayın.

Waldison Freni

Son dakikada kazandığımız maçların bir diyeti olarak bu kez son dakikada kaybettik. Beraberliğe yakın bir maçtı ama son dakika karambolünü savuşturamadık. Zülküf'ün her iki golde hatası olsa da maçın asıl "kahramanı" oynadığı sürede takımın el freni olan Waldison. Bu sene takıma hiçbir şey vermeyen Waldison, kesinlikle ilk 11 için tercih edilmemeli  Berkay ondan çok daha iyi. Verdiği harika pasla Leroy'u gol pozisyonuna da  soktu. Engin Hoca'nın geçen hafta kazanan takımı bu kadar bozması, maça geç müdahale etmesi yanlış bir tercihti. Keza geçen hafta olmayan Göksu da kanadından çok adam kaçırdı. Teknik taktikten ziyade takımın kazanma azmini göstermemesi bizi daha çok üzüyor. Bugün de yine beraberliğe razı ve sıkıcı bir oyun vardı, tüm sezonda olduğu gibi.

4 Gollük Zafer

Antep Bld karşısında bu sezon ilk kez 4 gol attık. İlk kez tek farktan fazla skorla kazandık. Önceki senelerin çok atan ve çok yiyen takımını bu sezon az atan ve az yiyen takım almıştı; bu maçla her şeye yeniden başlamış olabilir miyiz? İlginçtir Antep Bld'yi yine 4-1 yendiğimiz son maç yine seyircisiz oynanan ve yabancı forvetimiz Juninho'nun 2 gol attığı 2013-14 sezonundaki maçtı. Bu kez de Pote 2 gol attı ve Demirspor tarihinin -sadece yabancı değil- en çok gol atan oyuncu sıralamasında yukarı doğru tırmanmaya devam ediyor. Aslında oyun olarak bu kadar rahat kazanılmış bir maç havasında değildi, top genellikle rakipteydi, önemli pozisyonları vardı ama yakaladığımız fırsatları iyi kullandık bu kez. Yeni transfer Leroy George'un orta sahadan attığı gol de tarihi ve jeneriklik bir gol olarak kayıtlara geçti. Sercan da kendinden bekleneni ilk kez yaptı bu sezon. Şut atan, uzaklardan şansını deneyen bir takımı sahada görmek güzeldi. Tabii Pote'nin ilk golü de aynı ş...

Pote Demirspor tarihine geçti

Dün 90+3'te golü atan (Manisa maçından sonra bir kere daha) ve hak etmediğimiz bir galibiyete bizi kavuşturan, bir yandan da bu kötü yönetimin ömrünü biraz daha uzatan Pote, Demirspor tarihine en çok gol atan yabancı oyuncu olarak geçti. Böylece Juninho'nun elinden de bu ünvanı aldı. Pote, yerli yabancı en çok gol atan listesinde de hızla yükseliyor. 53 maçta 31 gol atan Pote, 2 sezonda 25 gol atan Juninho'yu geçerek 2. Sezonu tamamlanmadan bu kategoride zirveye yerleşti. Yakın tarihten Serkan Turhan ve Özgür Nasuh ile gol sayılarına ulaşan Pote, istikrarını korursa son 15 yılın engolcü oyuncusu olacak.

Bu Yönetimle Bu Kadar

Bu yönetim ve futbolcu kadrosuyla bu kadar. Daha fazlası olmaz. Umarım ki daha kötüsü olmasın. Sıradan, sıkıcı bir takım... Bu kadroyu kuran, veremeyeceği paraları vaad eden, menajerlerin oyuncağı olmuş, bir iki isim dışında yönetim kurulunu çalıştıramayan bir yönetim var. Hem de hiç güçlü muhalifi olmadan bu başarısızlığa imza attı. Onun karşısındaki varını yoğunu ortaya koyan, takımı için her şeyi yapan, Türkiye'de tribünler gittikçe boşalırken inadına statta yerini alan, iyi gün dostu değil iyi günde kötü günde takımının, bu kötü futbolu hak etmek için hiç bir suçu olmayan, stadların efendisi taraftar. Yönetimin yapması gereken stadların efendisi taraftar ile temasını güçlendirip, onlarla oturup konuşmak ve çıkış yolunu beraberce bulmak.

Beraberlik Rekoru

Ligin en çok berabere kalan takımı olarak ilk yarıda düşme hattının ve playoffun eşit uzaklığındayız. Nereye gidecegimizi nerede duracağımızı hocanın ve yönetimin devre arasındaki müdahaleleri belirleyecek. Çok para harcayacak konumda değiliz, devre arası transferleri de genelde tutmaz. O yüzden bir iki mucizevi dokunuşa ihtiyaç var. Bu silik,  sıkıcı, bir şey üretmeyen takımın motorunu çalıştıracak bir güç, mesela  topu Pote'ye getirebilecek birisi... Ümraniye'yi coşturan Erkan Sözeri gösteriyor ki sorun , hocadan ziyade topçulardaymış. Son iki haftayı deplasmanda zirveye oynayan takımlara karşı beraberlikle tamamlamak hiç yoktan iyidir, ama içeride 10 kişiye kaybettiğimiz 3 puanı geri getirmiyor. O Bolu'nun iki haftadır dağıldığını görüyoruz. Pote'nin kafa vuruşu  ve rakibe çarpan şutu dışında hücum girişimi yapamadan maçı tamamladık. Ankara Tayfası uzak deplasmanın çekiciliğiyle, içindeki ateşle Sivas soğuğundaydı. Sahadakilerin buzunu çözemese de pankartlarımızı...

10 Kişiye İçeride Kaybetmek

Kendi sahamızda maç kaybederek başarılı olma şansımız yok. İyi başladığımız, iyi mücadele ettiğimiz maçları lehimize bitiremiyoruz. Nedeni de yaratıcı oyuncu eksikliği. Sıradan oyunculardan kurulu bir ekibiz. Pote dışında skora etki edecek oyuncumuz olmayınca alternatif yaratamıyoruz. Geçen yazıda eleştirdiğim, umut bağladığımız Sercan bugün asist yaptı ama kondisyon eksikliği maçtan kısa sürede kopmasına neden oldu. Yılların değişmeyen gerçeği olarak 10 kişi kalan rakiplere karşı zorlanıyoruz. Boluspor zaten yıllardır zor yendiğimiz bir takım. Kupa dahil son 3 maçlarını kaybetmişlerdi ama bizi yenerek moral kazandılar. Bugün gayet iyi oynayan ve ikinci golü attıran Emre Kılınç, 6 yıldır Bolu'da oynuyor. Böyle bir oyuncumuz yok yıllardır. İki yıl oynayan oyuncuyu kahraman görüyoruz, altyapı desen bize en uzak ülke...  Gelecek iki maçımız da zirvedeki takımlara karşı. Onlarla da aynı senaryolar olacak. Mücadele azmine skoru katamazsak sonumuz kötü.  Yukarıyla fark açılıyor ...

Potesiz 2 Gol

Pote olmadan ilk kez 2 gol attık. Gerçi her ikisi de tam pozisyon sayılmaz, yine de o olmadan skor yapmak ve oyunu kontrole almak iyiydi. Takımın mücadelesi, azmi yerinde. Ama yaratıcılığı çok kötü. Bizden daha kötü Bandırma karşısında deplasmanda iki farkı yakaladıktan sonra yakalanmamalıydık. Hakemin buram buram eyyam kokan kararları da bunda etkili oldu tabii. Bu sezon Burak Çalık'ın yerini dolduramadık. Toplu oyunda yaratıcılık beklediğimiz oyuncular, başta Sercan iyi oynamıyor. Sercan, devre arası transferi bekliyor gibi. Antreman yapıp, formda kalıp kendini zorlamadan başka takımlara gitme derdinde mi? Böyle değilse sahada varını yoğunu ortaya koyarak bizi tekzip etsin. Ama bunu yapması için acilen uyarılması gerek.  Bu haliyle ilk 11'i hak etmiyor. Takımın puan ortalaması 1,20 civarında. Yenilmiyoruz ama kazanamıyoruz. İçeride 3, dışarıda 1 şeklinde bu ortalamayı 1, 5 2lere çıkarmadan işimiz zor.

Rüzgar Demir

Rüzgar Demir isimli okuyucumuzun önceki yazıya bıraktığı yorumu gözden kaçmasın diye burada da paylaşıyoruz. Kişisel olarak katılmadığım noktalar var (tribünü terk etmek hiç bir zaman bir çözüm değil; zaten tribünsüz futbol istiyor sistemi yönetenler) ama üzerine düşünmeye değer: "Adana Demirspor'un Eskişehir maçındaki aktif futbolu kesinlikle sevenlerini yanıltmasın. O maçın temposu 7 kişiyle hücum eden Eskişehir istediği için öyleydi. Sayelerinde orta sahayı rahat geçti takım. Ümraniye deplasman maçını 90 dk sakin bir şekilde izlediğinizde bu gerçek ortaya çıkar zor bir şey değil. Tek tek futbolculara takılmayın ve ayrıca Engin İpekoglu'nun elinde sihirli değnek olmadığına inandırın kendinizi. Kulüp yönetimi son yılların en amatör yönetimi bunu da görün. Bu kadar dert sıkıntının içerisinde hakemler konusu yine ADS için ön plana çıkıyor. Belli ki ligin şekli belirlenmek isteniyor.Ve son 10 yılın en zor Ptt 1.lig sezonu bu sezondur. Çıkmaya kesin gözle bakan takımlara at...

Pote Yoksa Skor Yok

Takımda yaratıcı oyuncu eksikliği açıkça belli oluyor . Geçen sene Burak Çalık'ın beslediği  Pote'ye top getirmekte zorlanıyoruz. Pote'yi aktif hale getirmedikce skor yapamıyoruz. Ona alternatif bir isim yok. Ozan İpek ve Sercan bu işi yapabilecek iki önemli oyuncu ancak henüz beklenen verimi alamıyoruz. Takımın ortasahası birbirine benzeyen düz oyunculardan kurulmuş. 10. hafta gelmesine rağmen daha yeni toplanmış bir ekip gibiyiz. Koca bir hazırlık dönemi ne yapıldı, merak ediyorum. Sezon başladı, iki ay geçti hala uyumsuz oyuncular topluluğuyuz. Orta sıralarda dolaşacak ortalama bir takım havasındayız.

Hocanın Açıklamaları Hiç Bir Şey Açıklamıyor

İstifa çağrısının yerli-yersiz olup olmadığı tartışılıyor. Yerine bir alternatif olmadan istifa çağrısı yapmak, yersiz görülebilir. Evet, istifa çağrısı en kolay adımdır. Ama taraftarın elinde başka bir silah var mı? Başarı isteyen taraftar, başarısızlık görürse ne yapmalı? Tabii ki tepki vermeli. Çekip gidin ya da istifa edin derken, "bu ana kadar yanlışları düzeltmeyecekseniz gidin" demek istiyoruz. Ancak taraftarın "Ali gitsin Ahmet gelsin" bir öneri getirme sorumluluğu yoktur. Taraftar başarı istiyor ve bunu her sene istiyor. Bu en doğal hakkı. Kimin yöneteceği, hangi isimlerin geleceği başka bir konu. Taraftar olarak yine burada önerilerimizi sunarız, var olan alternatifleri analiz eder yorum yaparız ama alternatif yoksa susmalıyız gibi bir anlayışı kabul etmek güç. Bizim acilen somut adımlar, değişime dair bir umut, bir vaat görmemiz lazım. Teknik Direktör Erkan Sözeri'nin bugün yaptığı açıklamalarda bu tarz bir somutluk göremiyoruz. ( http://www.adanade...

Neler Oluyor Kahvede?

Hafta içi kupada altlig taķımına 3'lendikten sonra Balıkesir'den de 4 yedik. Merak ettiğim kendi yarattığınız bir takıma nasıl bu kadar kötü futbol oynattığınız? Bir şey açıklamayacağınızı biliyorum ama sormadan edemiyorum: yine ne oyunlar dönüyor içeride? Yönetimin Ceyhanlılar Kahvesi'ne çevirdiği camiada bizi şaşırtacak ne rezillikler oluyor kim bilir. Şaşıracak ne kalďı ki...  Tek bildiğim futbolcusu, hocası, yönetimi, menajeri, hemşehrisi hepinizin Kulübü terk edip gitmeniz gerektiği.

Her Şey Değişti-Her Şey Aynı Mı?

Maçları izleyemiyoruz, o yüzden detaylı yorum yapmak zor. Statta olanlardan öğrendiğimiz kadarıyla takımın oyunu mutlu etmiyor. 4hafta geçti, mağlubiyet yok-güzel. Ama vurup geçen, rahat kazanan bir takım da yok. Henüz ligin iddialı takımlarıyla da oynamadık. Ayarımızdaki takımlardan zarzor puan alıyoruz. Bu da bizi ligin favorisi olmaktan uzaklaştırıyor. Asıl sorun takımı baştan sona değiştirip yine aynı -kötü demeyelim- ortalama takıma takılıp kalmak. Bu oyun ve sonuçlar için mi bütün takım değişti? 4 hafta sonunda Pote'nin golle buluşması iyi ama -ilk maçtaki sıradışı durum hariç- her hafta gol yemek kötü.

Yayın Rezaleti

TRT rezaleti, yayın rezaletine doğru evrildi. 1.lig maçları yayınlanmıyor ve yayınlanacağa da benzemiyor. Bu rezaletin bir ayağı plansızlık, bütün yazı boş geçirip bu yönde bir adım atmamamak ama daha önemlisi futbolumuzun genel dağınıklığı. Biri çıkıp kafasına göre milli takımı baştan aşağı değiştiriyor, başka biri kendi takımında inanılmaz paralar harcayıp başarısız oluyor ama hesap soracak kimse yok. Bir sene yabancı sınırı daraltılırken ertesi sene yabancı sınırı kalkıyor. Maç saatlerini,  yayın işini tekeline almış grup maç saatlerini kafasına göre belirliyor. Yani ne yaptığımız, neden yaptığımız belirsiz. Güya futbolu çok seviyoruz. Ama ne Süper Lig özetleri ne 1.lig maçları yayınlanıyor. Transfer piyasasını büyüterek futbolu büyütemezsiniz, ne kadar izleniyorsanız o kadar varsınız bu iletişim çağında. 1.lig Kulüpleri acilen bir araya gelip ortak bir açıklama yapmalı. Futbolumuzu yöneten beceriksiz, kraldan çok kralcı kafanın bu işi tek başına çözemeyeceği belli. Önce stadl...

TRT Rezaleti

TRT'nin adının geçtiği herhangi bir yerde olumlu cümleler kurmak pek mümkün değil. Yıllrın kurumu, yerel tv standartlarına düştü. En son Olimpiyatlardaki durumlarını gördük. Kamuoyu baskısıyla son anda aldıkları yayınları, acemi sunucuları, amatör ekibi, yanlış spor tercihleriyle ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Şimdi de 1. lig maçlarını yayınlamıyorlar. İhaleyi bir hafta gecikmeli alabildiler. Bu haftanın maçları da hala listede yok. Bu konuda zaten fiyatı artıran bir rakibin yok. Kulüplerin zorlaması yok, hatta muhtaç, ne verirsen eyvallah diyecek noktadalar. Liglerin başlayacağı tarih belli. Peki bu acemiliğin nedeni ne? Ülkenin düştüğü aciz durumlardan anlamak mümkün aslında TRT mantığını, yazık ediyorsunuz vergilerimize.

Altyapı'da Yok Muyuz?

TFF Bölgesel Gelişim Ligi gruplarını daha önce açıklamıştı. Demirspor 3.Bölge B grubundaydı. Ancak dün yapılan fikstür çekimi sonrası gruplarda yer almadığımız görünüyor. ( http://www.tff.org/default.aspx?pageID=831&ftxtID=25689 ) Diğer bir tabirle Adana Demirspor altyapı takımları, U14'ten U19'a kadar hiç bir kategoride mücadele etmeyecek, şu andaki tabloya göre. TFF'nin yeniden yüklediği gruplar dosyasında da takımımız yok. TFF'den kaynakli bir hata mi yoksa yönetimimiz yeni bir rezalete mi imza attı? Lisans krizinden sonra bir de bu mu çıktı? Yıllardır finalleri zorladığımız altyapıda da yok muyuz?