İşini iyi yapan herkes, övgüyü hak eder. İyi yapmıyorsa da eleştiriyi... Bu iyi yapmama, kusurdan ziyade kötü niyeti bilerek kötü yapmayı içeriyorsa daha da ağır eleştirilir. Futbolda işini iyi yapmamak, iyi antreman yapmamayla başlar, takım içi huzursuzluk çıkarmak, hocayla kötü geçinmeye kadar gider... Bunları yapmak kadar, meslektaşlarının emeğine saygı da önemlidir. Aslında Batı'nın fair-play diye genelleştirdiği kavram bu. Adil oyun. Adil derken, sadece kurallara uygunluk değil daha da ötesi kimsenin hakkını yemeden bu işi yapmak gerekiyor. Batı'nın ahlaksızlığını değil iyi yönlerini alalım değil mi? Oyunu kuralına göre oynayalım. Kaçak güreşmemek gibi. Kul hakkı yememek de diyelim. Sorsan manevi değerleri yüksek, vatanperver pek çok futbolcunun bu meseleleri çok önemsediğini görüyoruz. Aynı sektörden ekmek yediği adamları köşeye sıkıştırmak, maç sırasında onların hakkını yemek, kazanacakken adil bir şekilde kazanmamak. Evet, yasal olarak kazandınız, kuralları belirleyen...
2008'den Beri...