30 Ağustos 2015

Adana Demirspor:1-Boluspor:0

Tek kale oynadığımız maçı son dakikada kazandık. Burak Çalık, maç boyu iyi oyununu nefis bir vuruşla süsledi. Kadro yazılarında en umutlu olduğum isimlerden olduğunu yazmıştım. Yüzümüzü güldürdü.

Bolu tamamen kapandı ve oynatmamaya oynadı. Ortasahada tatlısert oyunlarıyla bizi yavaşlattı. İlk yarıda solda Burak Çalık hareketliydi, Anıl kayıptı. Yine de iyi bir şutu vardı. Çok fazla pozisyon bulduk. Pote'nin ilk yarıda karşı karşıya pozisyonunda kaleci başarılıydı, ikinci yarı düşerken vuruşu çizgiden çıktı. Ferreria kafayla boş kaleye atamadı.

Takım yorgunluk belirtileri gösterirken, uzatma dakikalarında rakip savunmanın bir anlık dağınıklığını iyi değerlendirdik. Üç haftadır gol atma becerisi gösteremeyen Bolu da (tek golü rakibin kendi kalesine attığı) oyunu tıkayarak puan kazanılamayacağını anladı. Maç, hak edenin oldu.

23 Ağustos 2015

Samsunspor:3-Adana Demirspor:3

Takım maça çok coşkulu başladı,  özellikle sol taraftan Ahmet Burak Solakel ve Burak Çalık'la arka arkaya bindirmelerle golün ayak sesleri duyuldu ki 3. Dakikada Pote'nin havada asılı kalıp net kafa vuruşuyla öne geçtik. İlk dakikalarda rakibe önde basıp, kaptığımız toplarla hızlı çıktık. Burak'ın hızı, Anıl'ın tekniği ve Pote'nin kalitesiyle rakibe gereken baskıyı kurduk, deplasman takımı görüntüsü vermedik. Rakibin, bizim geçen haftaki ikinci golümüze benzer golüne yine Pote'nin takipçiliğyle hemen cevap verince maçın gidişatı değişmedi. Devre sonuna kadar önemli bir hata yapmadan maçı tuttuk. İkinci yarı daha düşük tempoda oynanırken, bu kez Hüseyin-Attamah organizasyonuyla 3-1'i yakaladık.

Bu sklrdan sonra rahatlamış ve oyunu kontrolümüze almışken son 10 dakika tüm dengeler değişti. Samsun'un iyi yabancıları  skoru 3-2'ye getirince takım geri çekildi, rakip ise canlandı. Uzafmanın son dakikasında serbest vuruştan golü yedik. Samsun deplasmanında bir puan iyidir tabii ama bu oyunun hakkı 3 puandı.

Gollerde Oğuz'un hatası var. İkisinde de erken çıktı. Ayrıca topu oyuna iyi sokamıyor. Golleri defansın ortasındaki hatalardan yedik. Osman hocanın bu noktaya müdahale etmemesi ilginçti. Deplasmanda 3-1 öndeyken forvet yerine orta sahaya bir oyuncu almak daha mantıklı olabilirdi.

Oyuncular değişiyor ama maçı koparamama hastalığı değişmiyor. İyi oynarken maçı net şekilde -bu Demirspor için artı3 fark demek- koparmak gerek.

Takım iyi; mücadeleye devam!

16 Ağustos 2015

Umut Veren Bir Başlangıç

Sağımızdakine solumuzdakine "şu 77 numaranın adı ne", "sakallı kimdi", "hangileri yabancı bunların" vb. soruları bolca sorduğunuz haftalar bunlar. Ancak bu takımdakiler isimlerini beklenenden daha önce ezberletecek gibiler. Sezonun ilk maçı olmasına, ciddi bir rakibe ve sıcak havaya rağmen oynama, hem de iyi oynama isteği gösterdiler. Takımda bu şevki görmek mutluluk verici. Osman hocanın kazanma karakterini takımına yansıttığını düşünüyorum.

Takımda kalede Oğuz, stoperler Mojsov - Ferreira ve forvet Pote  isimleri tahtaya ilk yazılacak oyuncular gibi duruyor. Ayrıca sol kanadın aşırı çalışkan ve uyumlu görüntüsü iki Burak'ı garantilerin arasına katıyor. Sağ kanat için özellikle Hüseyin'i daha verimli görmek isterdim. Keza bek Uğur da tempoyu artırmalı. Ön liberoda Attamah ağır mesaisini başarı ile sürdürüyor. Yanındaki isim ne kadar Emin olacak, zaman gösterecek. Anıl bu takımı oynatacak isim, klasını belli ediyor.

Yedekten giren Umut, Victor Astafei ve Özgürcan, hocanın ilk tercihleri olduklarını gösterdiler. Uzun maratonda herkesin her an forma şansı bulma ihtimali var, hazır olmak mecburiyetindeler. Mesela, özellikle deplasmanlarda süratli Astafei, kontratak futbolu için iyi bir tercih olabilir. Diğer oyuncular da zamanla dakika alacaklardır. Anıl'ın çıkması taktik gereği olabilir ama burası Adana Demirspor; iki farklı önde olmanın bir anlamı yoktur. Gol ayağı olan oyuncunun her daim sahada kalması bizim için hayati önemde. Diğer yandan kabir azabı yaşamadan maçı tamamlamak da bu sene ezberlerimizin olumlu yönde bozulacağına dair umut verdi. Umut olmadan yaşanmaz zaten...

Maçın "En" Notları:

- Maçın "En" iyisi: Mojsov. Süper lig ayarında oynadı. Sakatlık yaşama potansiyeli var, dikkat!
- Maçın "En" talihsiz anı: Bana göre ofsayt olan ilk golümüz. Neyse ki takım kazanacak top oynadı.
- Maçın "En" renkli anı: Astafei'nin mavi-lacivert kaskı. Çok kereler ve farklı renklerde de göreceğiz sanırım.
- Maçın "En" tatsız anı: Şimşekler Grubu'nun cezalı olması.
- Maçın "En" usandıranları: Çok sayıda gol kaçıran Demirspor forvetleri...


Adana Demirspor:2-Karşıyaka:0

İlk maçta iyi oyunla 3 puanı alıyoruz. Devrenin bitimine yakın, biri ofsayt kokan , iki golün ardından ikinci yarı bolca gol kaçırdığımız bir maç oldu. Sıcağa ve Şimşekler Grubu'nun yokluğuna rağmen takım coşkulu ve istekliydi. Daha önce beklentimin yüksek olduğunu yazdığım Burak geçen seneki maç eksiğine rağmen dikkat çeken isimlerdendi. Pote form tuttukça gollerine başlayacak izlenimi verdi. Astafei girdikten sonra istekliliğini ortaya koydu. Özgürcan da o kolay golü atsa geçene seneki yerden devam ediyor diyecektik ama olmadı. Mosjov'un kaliteli olduğu belli. Uluslararası tecrübesini konuşturdu. Savunmaya çok iş düşmedi ama dikkat çeken bir hata da olmadı.

Haydi bakalım,  yola devam...

15 Ağustos 2015

Vira!

Adana Demirspor bugün sahada! 2015 - 2016 sezonunda ilk maçta sahamızda Karşıyaka'yı ağırlıyoruz. Maç 22'de ve TRT Spor'dan yayınlanacak.

Maçın bitiş saatinden dolayı dolmuş ve otobüs seferleri bitmiş olacağından, Büyükşehir Belediyesi otobüs hizmeti vereceğini duyurdu.

Karşıyaka iyi transferler yapmış durumda. Ezeli rakipleri Göztepe'nin lige gelişi ve iddialı transferleri onları da kamçıladı muhtemelen. Bu sene şampiyonluk hayali kuran ekiplerden birisi.

Biz de iyi isimlere sahibiz. Hem yeni gelenler hem geçen yıldan kalanlar, hem de yıllardır burada olanlar bir araya geleceğiz. Bir araya gelip kupayı bu şehre getireceğiz...

13 Ağustos 2015

Yabancı Oyuncu Transferleri

Dün yazdığım yazıda, Bottinelli'nin bazı sitelerde Demirspor futbolcusu olarak göründüğünü yazmıştım; belki tesadüf, belki be burada yazılanlardan sonra transfermarkt sayfası düzeltilmiş. Oyuncumuz değil!

Yabancı oyuncular, birbirine yakın kadrolara sahip 1. lig takımlarında en büyük farkı yaratan isimler. Özellikle iyi bir yabancı forvet, bu ligten çıkmak için şart. Geçen sezon, Mulenga ile yakaladığımız ivmeyi ikinci devre Alles'le yakalayamadık. Neyse ki Artun o açığı kapatmıştı.

Bu sezon federasyonun yaptığı değişiklikle daha fazla yabancı oyuncu transfer ettik. Mickael Pote, en önemli transferimiz gibi duruyor. Geçen sene Güney Kıbrıs ligi gol kralı olmuş. 2011-14 arası da Almanya İkinci Ligi'nde Dynamo Dresden'de 83 maçta 21 golü var. 84 doğumlu oyuncu daha önce de Fransa'da çeşitli takımlarda oynamış. Omonia formasıyla bu yıl 2 Temmuz'da UEFA Avrupa Ligi ön eleme maçında forma giymiş; geçen yıl da yine Avrupa ligi'nde öne elemede 3 tur geçen Omonia'da Avrupa maçı deneyimi de var.


Pote ile ilgili ilginç bir ayrıntı; Güney Kıbrıs'ta ırkçılık karşıtı mücadeleye girişen ilk futbolcu olması. Aralık 2014'te Anorthosis Famagusta maçında rakip taraftarın kendisine yönelik ırkçı tezahürata ve eylemlerde bulunduğu için önce hakeme şikayette bulunup sonra da bu tezahüratı yapan tribünün önüne kadar gidip taraftarla yüzleşmiş. Daha önce 30 Kasım 2014'te Apoel Nicosia maçında (Omonia da Nicosia/Lefkoşa takımı) bu tür tezahüratlara kolunu öpüp alkışlarla geçiştiren Pote, bu kez tezahüratı kayıtlara geçirmek için hakeme gitmesi bir ilk olarak gösteriliyor.  (http://greece.greekreporter.com/2014/12/04/omonoia-footballer-reports-racist-abuse-by-apoel-fans-in-cyprus/ , http://uk.reuters.com/article/2014/12/18/soccer-cyprus-racism-idUKL6N0U240320141218)


Belki bu gelişmeler Kıbrıs'tan ayrılması için etkili olmuş olabilir. Pote'ye bizim taraftarın da ırkçılık-karşıtlığı hassasiyet olduğu ve Livorno maçları hatırlatılabilir.


İleri uçtaki diğer yabancımız Astafei'nin ilk yurtdışı deneyim olacak. Romanya Ligi'nden başka bir yerde oynamayan 87'li Astafei'nin geçen yıl Petrolulu Ploiesti formasıyla 7; bir önceki sezon da Otelul Galati formasıyla 6 golü var. Her iki takım da 1. ligini orta sıralardaki takımı. Ancak Romen futbolunun son dönemlerdeki yükselişi göz önüne alınacak olursa, takımlarında düzenli forma şansı bulan Astafei'den umutlu olmak mümkün. Astafei, daha önce başına aldığı bir darbe nedeniyle, bir kaskla sahaya çıkıyor. "Türkiye'nin Petr Cech'i" manşetlerini yakında görebiliriz. Kaskların rengini de forma rengine göre değiştirdiği görülüyor.



Twitter hesabından Demirspor'da kullanacağı başlığın fotosunu da paylaşmıştı.



Savunmadaki yabancılardan Makedon Mojsov, Sırbistan'da Vojvodina takımında, Norveç'te Brann'da ve Belçika'da Lierse'te forma giymiş. 2014 sezonuna Brann'da başlayan Mojsov, Rostand'ın da geldiği kulüp olan Lierse'e devre arasında gitti. Burada ikinci yarı 15 maçta 90 dakika görev yapmış. Lierse geçen sezon Pro Ligi son sırada tamamladı. Önce play-out sonra 2. lig ekipleriyle play-off oynayan Lierse ligten düştü. Mojsov, Makedonya Milli Takımı'nda da forma giyiyor.

Brezilyalı Ferreria, yabancılar arasında en zayıf halka gibi duruyor. Tam adı Reiner Ferreira Correa Gomes olan 30 yaşındaki oyuncumuz, 2015'te forma giymiş görünmüyor. 2012/13 sezonunda Portekiz Premier Ligi'nde Academica'da 31 maçta forma giyen Ferreira, ertesi sezon 8 maç daha Academica'da oynadıktan sonra Güney Kore'ye transfer olmuş ve orada Suwon Bluewings formasıyla 16 kez maça çıkmış. En son 2014 Eylül'ünde sahaya çıkan Ferreira'nın iyi bir yedek olması beklenebilir.

Son iki sezondur çok gol yiyen bir takım olduğumuzu hatırlayacak olursak, yabancı savunmacılardan beklentimiz yüksek. 3 sezondur savunmaya alınan savunmacılardan beklentimizi karşılayamadık. Umarız ki bu sezon  geniş rotasyonla en azından sakatlık, cezalı vb durumlarda devreye sokabileceğimiz oyuncularımız olabilir.

12 Ağustos 2015

Kadro

Yeni sezon bu hafta sonu başlıyor. Önceki yıllarda takım geç kurulduğu, transferler henüz yapıldığı için, ilk haftalar kamp döneminin devamı gibi geçiyordu. Bu sezon, uzun süre sonra yönetim, teknik ekip zamanlıca ortaya çıktı ve futbolcular da erkenden takıma katıldı. Kısacası hazırlık döneminde gerçekten hazırlanıldı. Umuyoruz durum gerçekten öyledir. Takım çok fazla hazırlık maçı yapmadı; yaptıklarında tam bir izlenim vermedi. İlk haftalar yine beklenen performans görülmeyebilir. Ama beklentimiz, hem yapılan transferlerin çokluğu hem de isimleri nedeniyle, yüksek. Tabii bu transferlere ne düzeyde para ödeneceğini zamanla göreceğiz. Parasını almayan futbolcular, hele ki isimleri biraz bilindikse oynamıyorlar; bunu yıllardır biliyoruz. Devre arasında çekip gidiyorlar.

 Maçkolik'e göre 12,40 milyon euro; Transfermarkt'a göre de 12, 9 milyon euroluk takımımız var. 15 futbolcunun transferine yaklaşık 9 milyon euro para ayrılmış durumda. Tabii takım yine baştan aşağı yenilendi; geçen senenin kadrosundan 5-6 oyunu kaldı. Bunlar Timur, Özgürcan, Attamah, Fatih Şen, Umut Sözen. Yeni gelenlerde Transfermarkt'ın listesinde Arjantinli Bottinelli Demirspor kadrosunda görünüyor (http://www.transfermarkt.com/adana-demirspor/transfers/verein/3840/saison_id/2015). Bottinelli'nin kişisel wikipedi sayfasında da Demirspor oyuncusu olarak görünüyor. (https://en.wikipedia.org/wiki/Jonathan_Bottinelli).

Maçkolik'in listesinde, Samsunspor'dan transfer Ahmet Burak Solakel de yok; transfermarkt'ta ise var. Kendisi Denizlispor'la hazırlık maçında da oynamıştı. Bu açıdan sitelerin listeleri tutarsız. TFF henüz resmi listeyi açıklamadığı beklemedeyiz.

Bu yaz neler oldu kadroda, hafızayı derleyip toplamak adına Maçkolik'teki transfer durumu ve kadro listesine bakalım:



Kişisel olarak özellikle Balıkesir'den gelen Burak Çalık'tan beklentim oldukça yüksek. Balıkesir'in Süper Lig'e çıkmasında rolü büyüktü. Geçen sene de yeni transferler nedeniyle çok fırsat almamasına rağmen etkili işler yaptı. Keza kadronun en pahalısı görünen, Avrupa Ligi deneyimli ve 17 golle geçen sezonun Güney Kıbrıs Ligi gol kralı siyahi forvet Pote de dikkatlerin üzerinde olacağı isim. 

7 Ağustos 2015

Gülergin'in Vefatı'nın 20. Yılı

Adana Demirspor'un efsane kaptanı Muharrem Gülergin'in aramızdan ayrılışının 20. yılı. Yeni kuşaklara, onun adının unutulmaması için elimizden geleni yaptık. Bundan sonra da nefesimiz yettiğince devam edeceğiz. unutmaya meyilli bir kültürde, onun yarattıklarının unutlmaması ve bize rehber olması için... Nur İçinde Yat Muharrem Ağa.

"Adana'nın bir devrinde sporla iştigal edip de onunla yol arkadaşlığı yapmamış insan yok gibidir. Kimine hocalık, kimine babalık, antrenörlük, idarecilik yapmış bu dev adamın lafı geçtiğinde herkes büyük bir saygı (halen sağ ve karşılarındaymışcasına) ile iç geçirerek Muharrem Ağabey diye lafı açıp kimi zaman gülerek kimi zaman içlenerek anılarını nakleder. 1995 sonrası Demirspor'un tek patronu konumuna gelen Aytaç Durak ise kısa pantolonla tahta perdeli stadyumda maçlarını seyrettiği Muharrem Ağabey'in karizmasının kendisini Demirsporlu yaptığını birkaç kez dile getirmiştir getirmesine de ne hikmetse adını bir bulvara vermeyi veya Demirspor'la özdeşleşen Sular Kavşağı'na onun şahsında bir sporcular heykeli dikmeyi düşünmemiştir. Ve daha acısı bir dönem Gülergin Kanunlarının K'sinin kalmadığı bir kulüp haline gelmiştir Demirspor."
(Hulusi Kılıç/ "Çukurova'da Sporun Altın Kozası" /Adana Futbolu kitabı içinde/syf. 50)



"'Rıp rıp', 'veren uyuz', 'gidip de dönmemek yok, dönüp de gitmemek yok' gibi yerel tanımlamaların spordaki karşılıklarına baktığımızda bunların günümüz takım sporlarının taktik anlayışının Muharrem Gülergin usülü ifadesi olduğunu görüyoruz. Bu konuda Fatih Terim'in görüşlerine başvuralım: '...sporculuktan sonra teknik direktörlük yaptık, Avrupa'da futbol üzerine eğitim aldık, öğrendiğimiz ve sporcularımıza öğrettiğimiz şeyler, Muharrem Abi'nin bize yıllar önce öğrettiği şeylerin, farklı kelimelerle ifadesinden başka birşey değildir...'

Adana Tren Garı'nda işlettiği lokantada, başarılı sporculara günde iki öğün yemek verilirdi. Bu mekan aynı zamanda Adana Demirspor'un toplanma ve sosyalleşme mekanıydı. Tekrar Turgay Renklikurt'un yorumlarını alalım: '...o lokanta Muharrem Gülergin'in ekmek parası kazanmak için işlettiği bir tezgah değildi. Orası, onun sporda beslenmeye verdiği önemin bir sonucu idi. Yoksa eskiden sporda beslenme diye birşey bilmezdi kimse, çok çok bir kebap yenirdi, o kadar...'"
(Murat Ayman/"İlle de Sen"/Adana Futbolu kitabı içinde/ syf.59)



"Bana Adana insanını sevdiren saydıran bir insan tanımıştım. Adı Muharrem Gülergin idi. O dönemden, vefat edene kadar Gülergin demek Adana demekti. Adana demek Gülergin demekti. Öyle saygın bir kişiliği vardı ki, Adana'nın en üst düzeyde yaşayan ve çalışan insanlarının yapamayacağı işleri bir anda hallederdi."
(Coşkun Özarı/"Nur İçinde Yat Muhharrem Ağa"/Adana Futbolu kitabı içinde/syf.62)

3 Ağustos 2015

Forma Tanıtımının En Güzel Hali

Lokomotiv Moskova, nam-ı diğer Moskova Demirspor 2015 - 2016 formalarının tanıtımı için bir fotoğraf çekimi organize etmiş. Takımın ismine ve kültürüne yakışır bir şekilde bu çekim trenlerin, lokomotiflerin arasında gerçekleşmiş. 

Kırmızı ve yeşil demiryolunu simgeleyen renklerin başında geliyor. Birçok ülkede demiryolcu takımların renkleri kırmızı ve yeşildir. Bunu kırmızı-siyah, mavi-beyaz, mavi-lacivert gibi kombinasyonlar takip eder. 

Türkiye'de de demiryolu geleneğini takip eden takımlar büyük oranda mavi-laciverti kullanırken en eski Demirsporlardan olan Eskişehir Demirspor kırmızı - lacivert olarak kurularak futbol hayatına başlamıştır.

Bizim takım da keşke profesyonel bir çekim ekibiyle çalışarak ortaya böyle güzel ve anlamlı bir iş çıkarsa. Keşke, keşke...

İlgili habere buradan ulaşabilirsiniz.

Yeşil forma efsane güzellikte değil mi?




2 Ağustos 2015

Kabuk Değiştiren Bir Takım

Gerçi geçtiğimiz yıl da ciddi bir değişim rüzgarı yaşamıştık. Bu değişim rüzgarı bu sene de yaşandı ve takım baştan aşağı yenilendi.

Yabancı sayısındaki kural değişikliği ile daha fazla yabancı oyuncu transfer etme imkanı doğdu. Bunların ne denli isabetli olduğunu ancak sahada görebileceğiz, zira içlerinde ismini daha önce duyduğumuz biri yok. O taraf biraz kapalı kutu...

Yerlilerden ise isim olarak Anıl Taşdemir transferi taraftarın içine su serpti. Elbette isim oynamıyor sahada. Yürek, azim, sarfedilen emek ile başarı geliyor.

Teknik direktör Osman Özköylü saha kenarında agresif ve ateşli tavrı ile hatırladığımız bir isim. Kazanma isteğini takımına aşılayabildiği ölçüde bütünleşmiş bir takım olarak ilerleriz. Demirspor gibi bir cephaneliğe elinde çakmakla girmek, başarılı olmak için yanmaktan korkmamak lazım. Osman hocada bu ışığı görebilmek mümkün.

Biraz iddialı bir laf olacak belki ama; belediyenin ultra desteği ile başlanan sezonda başarısız olma ihtimalimiz yok. Yönetimin hem sahada hem kulüp yönetiminde hem ekonomide başarılı olması şart. Bunlardan birinde veya bazılarında başarısız olma lüksleri yok. Başarısız olacaklarsa herhangi bir yönetimden bir farkları kalmaz. Bütün imkanlar ellerinde. Camiada çatlak tek bir ses bile yok. Bunun iyi mi kötü mü olduğunu zaman gösterecek. Demirspor ismini tekrar ülke gündemine, hak ettiği yere taşırlarsa kendilerine minnettar kalırız.

Taraftar? Bu sene de mi taraftar?

Elbette. Son düdüğe değil, son nefese kadar Demirspor diyen bir taraftarız biz. Bu sene de taraftar, takımının peşinde olacak. Kimse merak etmesin...