Ana içeriğe atla

Burs Dönemi Duyurusu

Burs dönemimiz başlıyor...

Sevgili arkadaslar, 

Her eğitim ögretim döneminde istikrarla uygulamaya özen gösterdiğimiz burs katkısını bu sene de devam ettireceğiz. Geçtiğimiz sene 6 arkadaşımıza ayda 100'er TL burs verdik. Havuzumuz genişlediği ölçüde daha fazla Öğrenciye burs vermek ve/veya aylık kişi bası burs tutarımızı artırmayı istiyoruz. 

Burs almak isteyen arkadaşlarımız icin kıstaslarımız Ankara'da olması, Demirsporlu olması ve bizim bu arkadaşları tanıyor olmamızdır. Bu arkadaslar içinden en fazla ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz kardeşlerimize burs vereceğiz. Burs başvuruları icin ihtiyac sahibi arkadaşımızın ögrenci olması sart değildir. Mezun olmakla birlikte henüz ise girememiş arkadaslar da başvurabilirler. O zor dönemden geçtiğimiz icin onları da anlıyoruz. 

Ankara dışındaki Demirsporlu kardeşlerimizi gecen sene Üzülerek geri çevirdik. Belki daha cok ihtiyacları vardı. Ancak haliyle bir burs havuzunu yönetiyoruz ve kimlere destek olduğumuzu görmek, bilmek istiyoruz. Burs havuzuna katkı koyan kişilere karşı sorumluluğumuz var. Bu nedenle bu sene de Önceliğimiz Ankara'da yasayan Demirsporlu kardeşlerimiz olacak. 

Başvurularınızı demirgibiyiz@gmail.com adresine yapabilirsiniz. Bana, Yavuz Yıldırım'a veya Mustafa Uçar'a dogrudan ve ozelden ulaşmanız da  mümkün.

Burs vermek isteyenler icin de sevinerek kapılarımız acık. Onlarla da aynı yollardan iletişime geçebiliriz. Burs vermek isteyenlere verdikleri bursun nereye gittiğini gösterecek sekilde dilerlerse her ay dekontlarini verebiliriz. 

Prensip olarak burs verenleri ve Alanları duyurmuyoruz. O kişiler ile ozelden iletişim kuruyoruz. Demirsporlulara katkı vermek bizim icin hep gurur kaynağı olmuştur. Bizimle birlikte bu gururun parçası olacaklara şimdiden tesekkur ederiz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill