30 Kasım 2015

"Athletic Bilbao, Altınordu ve Altyapılar"

Takipçilerimizden Uğur Ali Yıldırım'ın yazısını paylaşıyoruz; genelde takım kötü giderken hatırlanan ama aslında gündemden düşmemesi gereken bir meseleyi yenide hatırlatıyor: 

"Şimdi bu gündemde hiç yeri değilmiş gibi görünüyor ama aslında tam yeri. Hiç ama hiç kapanmayacak kapanmaması gereken bir konu bu aslında. Alt yapı.

Ankara Tayfası sağolsun alt yapı ile ilgili haberleri buradan takip etme şansımız oluyor ama ben de ne yalan söyleyeyim "Ah ah Altyapıdan oyuncu yok ah ah" diyip hatırlanan ama bu konuya çok da kafa yormayan biriydim. Ta ki Altınordu örneği yüzüme çarpan kadar.

Hepimiz asıl adı Athletic Club olan ama Dünyada Athletic Bilbao olarak bilinen takımı biliriz. Kadrosunda yalnızca Bask olan oyuncuları oynatıyor ve bu geleneğe sıkı sıkıya baskılar. Milli takım gibi görmeleri başka bir mesele burada beni ilgilendiren müthiş bir alt yapıya sahip olmaları.
Athletic Bilbaolular bu alt yapı sistemine LEZEMA diyorlar. Anlamını okumuştum ama şu an hatırlamıyorum. Bu sistem sayesinde bütün Bilbao alt yapı konusunda birbirine bağlanmış durumda. A. Bilbao nun sürekli yeni yıldızlar üretmesine ve Bask bölgesi gibi kısıtlı bir alandan yetişen gençlerin İspanya'da Real Barça gibi devlere kafa tutmasına imkan veriyor. İsmi ülkemizde çok geçmiyor olabilir ama 3 sene önce Uefa finali oynayan, İspanya Kupasında art arda finale kalan ve Barcelona ya 4 gol atan ve Real ile Barça ile birlikte ligden düşmeyen 3 takımdan biri olma başarısını Bilbaolular bu sisteme borçlu . Ve bu sistem beni Endüstriyel futbola karşı durma konusunda hep cezbetmiştir. Nitekim Athletic Bilbao 2. Başkanı Jokin Garatea Altınordu yönetimi ile yapılan toplantıda yaptığı konuşmada, 'futbolun ticari yapısını öldürdüğümüz için bize kızarlar ama bizim yolumuz bu diyerek menajerlerle iş yapmadıklarını, onların aracılığı ile oyuncu almadıklarını kendi yıldızlarını kendilerinin yetiştirdiklerini vurgulayarak, Altyapıda iyiyseniz A takımda da büyük başarılar kazanırsınız' demiştir.

İşte Altınordu ile de yolları alt yapı desteği için yaptıkları toplantıda gerçekleşmiştir. Bu yardımlaşma nasıl işler bilemem ama Altınordu 2. Ligden 1.lige yükseldiği sene yapılanmasını daha önce Bucaspor Futbol Akademisini kuran Seyit Mehmet Özkan`ın kulübün başına geçmesi ile geliştirdi. Takımın alt yapı tesisleri sadece alt yapı oyuncuları için. Çünkü Â takımın tesisleri ayrı. Alt yapı antrenman sahası kakao kabukları ile yapılan çimlere kaplatılması vs. Bunun gibi bir çok tesisleşmede ilke giden Altınordu yaş ortalaması 22 olması ile de 1.ligin en genç takımı. Ayrıntılı bilgi linkte. (http://fourfourtwo.com.tr/2013/12/26/profesyonel-futbol-kulubu-altinordu/)

Genç takımlara en çok oyuncu veren ve Avrupa Şampiyonası da da içinden oyuncu göreceğimizi düşündüğüm Altınordu da Athletic gibi bir ilkeye sahip. İttihat ve terakki kökenlilerin kurduğu Altınordu bünyesinde sadece Türk futbolcuları barındırıyor.

Gelelim Demirspor camiası için fikirlerime. Bu iki kulübün yaptığı gibi bünyemizde sadece Adanalı gençleri barındıran bir takım olsak ne güzel olurdu ancak şu aşamada akıllıca düşünürsek çok gerekli değil. Biz yabancı oynatmaya devam edelim. Edelim de alt yapıları iyice donatalım. Kalıcı gelir elde etmek için yapılan hamleler güzel bunu bir de alt yapılar için hamlelerin takip etmesi gelecek için Demirspor`u çok daha iyi yerlerde görmemişin tek anahtarı olmayabilir ama orada kalmanızı yegane anahtarı. Çünkü kendi özkaynaklarından beslenen bir kulüp ekonomik olarak hep sağlam kalacaktır. Ekonomik darboğazlarda alt yapıdan çok maliyet gerektirmeyen futbolcuların Demirspor'a entegre edilmesi ve diğer takımlara sağlam bedellerle futbolcu gönderme İspanyol takımlarının olduğu gibi bizimde köklüleşmemizde sağlam adımlar sağlayacak ve sorun olan ekonomik sıkıntıları atlatmamızda rol oynayacaktır. Bunun için haddim olmayarak bir kaç önerim olacak.

1. Alt yapı tesisleri gözden geçirilmeli ve her yaş grubunun ihtiyacına yönelik tesisleşmede gidilmelidir.
2. Özellikle bölgemizden başlamak üzere ülkenin her yerinden alt yapıya futbolcu kazanmak için gözlemciler görevlendirilmelidir.
3. Demirspor Futbol Okulları bir akademi halini almalı bölge genç ve çocuklarını bünyesine katmaya burs vs. organizasyonları planlamalıdır. ( Belirlenen sayıda çocuğa-gence burs verme ve Demirspor altyapısını cazip hale getirme bir futbolcuya verilen şu anki paralar düşünüldüğünde çok da maliyetli değil aslında)
4. Altyapı sistemi için bu konuda ülke genelinde genç ligleri için sponsor olan firmalar (mesela Coca Coca gibi isimlerini tesislere verebilecek) ve (fazla bir maliyet gerektirmeyen sadece iyi ilişkiler kurmanın bile yeterli olduğu) altyapı için fikir alınabilecek hatta karşılıklı işbirliği kurulabilecek kulüplere anlaşmak.
5. Gerekli adımlar atılır atılmaz A takım için başta ilk 18 de altyapıdan 3 futbolcu bulundurma ilkesi getirmek. Sistem ürettikçe 18 de 4 hatta 5 futbolcuyu ilk 18 bulundurmak gibi ilkeleri kulübe kazandırılmak.
6.Altyapıdan yetişen futbolcularla onların satışında gelecek transferleri (sonraki satıştan %20 pay gibi) gelire çevirecek ve sürekli getiri sağlayacak sözleşmeler düzenlenmelidir.

forzache Uğur Ali"

28 Kasım 2015

Adana Demirspor:2-Balıkesirspor:2

Adım adım şampiyonluk yarışından kopuyoruz. İç saha fobimiz devam ediyor. Hakemin hatalı penaltısı, son dakika şanssızlığı vs... Artık bunlar mazaret değil. Osman Hoca'nın ciddi bir özeleştiri vermesi gerekiyor. Kadrodaki kimi ısrarlarından vazgeçmesi de gerekiyor. Başta Hüseyin Kala olmak üzere... Oğuz'un da henüz maç çevirebildiğini görmedik. Takımın şimdiden devre arası hazırlıklarına ve kadro değişikliklerine hazırlanması gerekiyor.

Rakip Balıkesirspor

Logolara ilgim var. Öğrenciyken ve dolayısı ile zamanım bolken internette saatler geçirirdim, takım logolarını incelerdim. Özellikle Adana Demirspor için kullanılan farklı logoları araştırırdım.

Logosunu bulamadığım takımlar için üzülürdüm. İnternette olmamak, neredeyse var olmamak gibi bir şeydi. Neyse ki yıllar içinde profesyonel takımların neredeyse tamamının logosu yer aldı internette. Vektörel çizimleri ile uğraşan kardeşlerimizin de çabalarıyla tabii.

Bunca logo içerisinde bir tanesi var ki, bu logoyu hep sevdim, diğerlerinden hep farklı ve hoş gelmiştir bana. Bu hafta evimizde ağırlayacağımız Balıkesirspor logosundan bahsediyorum.


Altmış altı yılında kurulan kulübün logosunda o yılların esintilerini görmek mümkün. Logoda topu büyük bir şevkle ileriye doğru yönlendiren, süren ya da vuran B ve S harflerinin dinamik birleşimi olan futbolcu yer almakta. Memleketin en önemli tarım ürününü logoya koymaktan çok daha yaratıcı bir iş çıkarıldığını söyleyebilirim. Logonun modernizasyonunda kuruluş günlerine daha yakışan bir yazı tipi de kullanılmış. Retro bir hava vermiş bu yazı tipi. Logonun yaratıcısı Erdoğan Güngören ve logo ile ilgili diğer bilgilere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ortadaki kalın kırmızı şeridin diagonal olarak yer aldığı eski kullanımlar da oldukça şık ve estetik görünüyor.

İki camia arasında herhangi bir husumetin olmadığı, görece dostça geçmeye aday bir maç bekliyor bizi. Tayfa olarak deplasmanına da gittiğimiz, dostça karşılandığımız bir memleket Balıkesir. Facebook'taki Ankara Tayfası grubumuzun da üyesi olan Balıkesirsporlu Bülent Söğüt abimize de sevgiler gönderiyorum bu vesileyle.

İki takımın da hedefi Süper lig. "Keşke el ele olsa" diyebilirim gönül rahatlığı ile...


1975 / 1976 sezonundan bir gazete küpürü. Kaynak www.balkesarsivi.com

23 Kasım 2015

Herkes İşini Yapsın

Adana Demirspor taraftarı takımını binlerce km.'lik yol yaparak destekleyen bir taraftardır. Bu yol ona ölüm gelmez. Sevgiliye giden yoldur uzayan mesafeler. 

Biraz futbolcu ile taraftarı karşılaştıralım.

Futbolcu uçağa atlar maçın oynanacağı ildeki havaalanına veya en yakın havaaalanına iner. 
Demirspor taraftarı bulabildiği en ucuz ve en konforsuz şehirlerarası araca biner, saatlerce yol gider.

Futbolcu havaalanından bulunduğu bölgenin en iyi otellerinden birine gider.
Taraftar ya yolda sabahlar, ya da uyumadan yeniden yollara düşer.

Futbolcu maçtan sonra duşunu alır.
Taraftar leş gibi terlemiştir, en fazla atletini değiştirebilir.

Futbolcu aynı dönemde taraftarla aynı yere gitmek için para kazanır.
Taraftar para harcar.

Futbolcu ekmeğini futboldan kazanır.
Taraftar ekmeğini keser maça gider.

O nedenle öyle tribünün önünden geçerken el kol hareketleri, küfür, taraftarla tellerin arkasından iletişime geçmek yok. Sen benim ağır eleştirilerim dahil olmak üzere tüm sözlerimi saygı ile dinleyeceksin. Dinlemek zorundasın. Benim çektiğim çilenin yarısını çekmeden kime isyan ediyorsun sen. Sen bana agresif davranacağına, yerde yatan Denizlili futbolcuya git, kalk de, ona agresif davran. Boş boş top bekleyeceğine koş inisiyatif al. İşin özü herkes işini yapsın. Kimseye de kimse hakkında söz söyleme imkanı doğmasın.

Yönetime gelince. Sosyal medyadan futbolculara mesaj veriyorsunuz. Hatırlatmam gereken şeyler var. Bu kadroyu siz kurdunuz. Tahmin ettiğimiz kadarı ile ucuz bir kadro da kurmadınız. Hakan ÇİNEMRE'yi, Artun AKÇAKIN'ı, Tayfur BİNGÖL'ü, Abdülkerim BARDAKÇI'yı vs. gencecik savaşan çocukları siz almamayı tercih ettiniz. Şimdi savaşmayan takım varsa siz de sorumlusunuz.

İkincisi sosyal medyadan kimseyi taraftarın önüne atmaya gerek yok. Kimse elinizi bağlamıyor. Siz kadro dışı bıraktınız, ceza verdiniz, olaya el koydunuz da elinizi biz mi bağladık. Yönetimin görevi mesaj vermek değil, icraat yapmaktır. 

Ayrıca geçmişten farklı şeyler yapayım derken geçmişi unutmamız gerekmez. Ne zaman ki takım içi meseleler ulu orta konuşulmaya başlanır o zaman takımın performansı düşer. O zaman takım yerine bireycilik öne çıkar. 20 yıldır süper lig görmemiş bir camiayız biz. Bu tür açıklamaların sonuçlarını 20 yıldır görüyoruz, 20 yıldır aynı şeyi tekrar tekrar yaşayıp, aynı şeyleri tekrar tekrar söylüyoruz. Geçmiş çok uzakta değil. Hemen yanı başınızda tribünde. Sorun, söyleyelim.

Osman Hocam. Maç sonu açıklamada hakemlere tenkitte bulunmuşsunuz. Bunun haklı gerekçeleri olabilir. Ancak sizin yönetiminizdeki futbolcular oyunu domine edemediler. Rakibe baskı kuramadılar. İki üç topları falan direkten dönmedi. Hırslı değillerdi. İkinci yarıda golü attıktan sonra birden tuhaf şekilde şalteri kapattılar. Sizin yönetiminizdeki futbolcular ligin en dibindeki takımlardan birinden kendi ceza sahası önünde topu çıkaramayıp dakikalarca baskı yedi. Hocam, stresinizi anlıyoruz ama siz de bir rehabilite edin kendinizi. 

Sonuç olarak fikstürümüzün kolay olduğunu düşündüğümüz dönemde anlamsız puan kayıpları ile lider olabilecekken potada anca kalabildik. Herkes işini yaparsa daha çok maç var. Yarın ağlamamak için bugün herkes işine dört elle sarılmalı. 

22 Kasım 2015

Denizlispor:1-Adana Demirspor:1

Şampiyonluğa oynayan takımın böyle hoyratça puan harcama lüksü yok. İçeride kaybedilen 3 puanı mutlaka deplasmanda karşılamak gerekiyordu. Hele ki rakip ligin dibindeyse... Kimse mazeret üretmesin herkes sorumluluğu üstlensin. Başta sahadaki futbolcular. Bu taraftar bu oyunu hak etmiyor.

Hafta içi yapılan açıklamalar içeride sorunlar olduğu hissi veriyor. Futbolcu-teknik adam-yönetici ilişkilerinde sıkıntı var gibi. Osman Hoca sistemden bahsediyor, sisteme uymayan oyuncuları keserim diyor. O zaman ilk yapılacak iş, budur; oynamayan, uyum sağlamayan oyuncuyla yolları ayırmak. Öte yandan bu hocayı, bu oyuncuları seçen de yönetim. Onlar da yola nasıl,  kimle devam edeceğine karar versin.

Ortada bir başarısızlık var ve acilen çözüm içeren adımlar atılmalı. En basitinden, takımı Burak ve Pote'den başka taşıyan yok. Anıl başta olmak üzere bu ikiliye destek olamayan her ismin kulağı mı çekilecek, kadro dışı mı olacak buna karar verilmeli.

13 Kasım 2015

SMS Projesine Dair

Adana Demirspor halkın takımıdır. Halkın takımının halka hitap eden projeler yapması gerektiğini yıllarca söyledik durduk. Bu takımın futbolcularına prim veremediği dönemler oldu. O nedenle küçük büyük demeden hiçbir kalıcı-geçici gelire sırt dönme lüksümüz halen yok. Deplasmana giderken zorluk çektiğimiz dönemleri unutamayız.

Bu nedenle gelirlerini taraftardan toplayacak SMS projesi için yönetime çok teşekkür ederiz. Bildiğimiz kadarı ile eski yöneticilerimizin de bu projede katkıları var. Onlara da teşekkür ederiz. SMS projesine ilişkin olarak geliştirilmesi gerektiğini düşündüğümüz hususlar var. Bunlar gerçekleştirilebilirse proje çok daha sağlıklı işleyecektir.

Öncelikle faturasız hatlardan bağış yapılamadığı yönünde geri bildirim alıyoruz. Önemli bir SMS potansiyelini kaybetmeme adına bu alana eğilinmesi gerektiği kanaatindeyiz.

Diğer taraftan SMS projesinin başarıya ulaşması için bir bütünleyiciye ihtiyacı var. ADS TV. Demirspor'un bir TV kanalı olursa SMS projesinden çok daha sağlıklı gelir elde edilebilecektir. TV yayınlarından kalite beklemiyoruz. İsterse gün boyu klip yayınlasınlar. Demirspor videolarını gün boyu tekrar tekrar da yayınlayabilirler. Yani kaliteli program maliyetleri beklemiyoruz. Beklentimiz ne yayınlanırsa yayınlansın, yayınlarda bir alt yazı olsun ve bu altyazılar taraftarların 1940'a gönderdikleri mesajları yayınlasın. Taraftar küfür içermedikçe SMS yolu ile ADS TV'ye görüşlerini aktarsın. 

Belli dönemlerde (belki günde yarım saat) Demirspor camiasından herhangi biri (futbolcu, yönetici, teknik adam, tribün lideri vs.) ADS TV'de canlı yayına çıksın ve SMS yolu ile taraftarların ilettiği soruları yanıtlasın. Yani SMS projesi sadece gönüllülük esasına değil aynı zamanda katılımcılık esasına dayandırılsın. Bu projenin gerçekleştirilmesi halinde Demirspor'un sadece bugününe değil yarınına da çok önemli katkılar sağlanacaktır.

ADS TV'nin kurulması halinde TV'nin küçük çapta da olsa kendi gelirleri de olacaktır. Bunları TV'nin kurulması projesine sıcak bakılması halinde ayrıca açıklayacağız.  

12 Kasım 2015

Rakı Festivali

Adana Valileri bir garip oluyor. Daha da yükselmek için, Adana valiliği bir basamak. Daha önceki örneklerden biliyoruz. Kamu idaresinin polis marifetiyle tribün üzerinde kurduğu bakı belli.   Geçen yıl 20 bin civarı insanın bu şekilde Kazancılar Çarşısı'na giriş çıkış yaptığı Rakı Festivali olarak bilinen etkinliğe yasak getirilmek isteniyor.  http://www.cnnturk.com/turkiye/adanada-raki-festivaline-yasak-tartisma-baslatti.

Vatandaşın kendi dinamikleriyle geliştirdiği, kendi çapında gülüp eğlendiği, Adana'nın sembol mekanlarını da tanıtmış olduğu bir etkinlik bu. Rakı bunun sadece bir unsuru. Kebabı, şalgamı ve tarihi Adana sokaklarını bir araya getiren, muhabbet etmek, gülüp eğlenmek eksenli bir orginazsoyn. Hayatın her alanını muhafazakarlaştıran zihniyet buna da karşı çıkıyor. Gülmek, eğlenmek de yasak! Bu yasağa karşı, rakı adını çıkarıp, kebap ve şalgam'ı öne çıkarıp Festivali'nin de vali'sini küçültüp yola devam ediyor insanlar.

Kimsenin ağzına zorla içki döküldüğü yok. Vatandaşın cebinden çalanlara, hayatını mahvedenlere, öldürüp süründürenlere çıkaramadığınız sesi gülüp eğlenmeye, içkiye muhabbete çıkarmaya çalışıyorlar. Memleket içki içildiği için mi, rakı yüzünden mi yaşanmaz bir hale geldi, yoksa başka nedenlerle mi?

6 Kasım 2015

Adana Demirspor:2-Giresunspor:3

İç sahadaki sıkıntımız devam ediyor. Şimşekler Grubu olmadan 1-0 yenik başladığımız maçta işler istediğimiz gibi gitmedi. Devre sonunda beraberliği yakalamışken serbest vuruşta Oğuz'un her zamanki etkisizliğiyle yenik duruma düştük. Maçın kötülerinden Aykut'un bir başka hatasıyla hakemin saçma penaltı kararı birleşince maçın kaderi belli oldu. Burak'ın golu sonrasında 10 dk iyi tempo yaptık ama gol atamadık. Serbest vuruşlardaki gereksiz organizasyonlar ve kötü vuruşlar yüzünden bu fırsatları da kullanamadık. Orta sahada Hüseyin'le takım güç kaybediyor. Giresun bu sezon ilk kez 3 gol attı.  Bu bile savunmamızın ne kadar kötü olduğunun göstergesi. Gol atıyoruz ama kolay gol yediğimiz için maçı kazanmak için 2-3 gol bile yetmeyebiliyor. Daha rahat maçlar bizi bekliyor derken, Demirsporlu'ya rahatlığın olmadığını hatırladık.

Şimşekler Grubu'nu Destekliyoruz

Konya'daydık, Güngören maçında. Grubun hemen yanı başındaydım. Sıcağın ve stresin de etkisi ile olacak bir taraftar bıçağını çekiverdi. Sipsivri idi ucu. Güneşte pırıl pırıl parlıyordu. Sağa sola bilinçsizce sallıyordu. İnsanlar arka sıralara birbirlerini ezerek kaçıştılar. Ölmek vardı ucunda, yaralanmak vardı. Göksel TEL gitti, adamın bileğine yapıştı. 
Emin olamadığımız konular oluyordu Şimşekler Grubu'nun aksiyonlarına ilişkin. Doğruyu bulmaya, anlamaya çalışıyorduk. Adres Adem TEL idi. İki saatten az konuşmuyorduk onunla. Tribünde sadece birkaç kişiydik biz ama doğruyu bulma adına saatlerce tartışabiliyorduk.

Kağıt bilet dönemleriydi. Karaborsa bilet satan birkaç kişiyi yakaladıklarını gördüm Şimşek Büfe'nin önünde. Yüzünde koca koca tokat izleri vardı. Öyle bir dövdüler ki onu bir daha Demirsporlu'nun hakkını gasp edemeyecekti.

Türkiye Kupası'nda Rize ile eşleştik. Deplasmanda 2-1 yenildik onlara. Parası yoktu cebinde. Adana'dan otostop ile Rize'ye gitti Ramazan ÖLÇER. Maç bitiminde yağmur yağdı. Şimşekler Grubu pankartı ıslanmış 30 kg. olmuştu. Sırtında otobüs bulana kadar çektiğini kimse çekmemiştir.

Herhangi bir maça girmiştik herhangi bir zamanda. Maç daha başlamamıştı. Tribünler organize halde küfür ediyordu. Sonra bu yukarıda belirttiğim adamlar girdi tribüne. Küfürsüz, bize yakışan şekilde, coşkulu, şen şakrak izledik maçlarımızı. 

Demem o ki; bugün tribünde olaylar daha az ise, küfür daha az ise, daha fazla kadın taraftar varsa tribünde, daha kolay eleştiriliyorsa Şimşekler Grubu, tamamıyla kendileri sayesindedir. Kendileri yüzündendir. "Şimşekler Grubu" kolay olunmuyor. 

Her zorluğun her mücadelenin içinde onlar var. Maçlarda bağırmayan maraton ve diğer tribünler bu gün Grubun performansı kötüydü veya iyiydi diye yorum yapabiliyor. Biz de yapıyoruz eş zamanlı. O mücadelenin içinde olmadan mücadele edenlerin mücadele tarzını eleştiriyoruz. 

Evet hepimizin yaşam tarzı farklı. Evet biz bıçağın üstüne atlayamayız, direklere çıkıp tezahürat yaptıramayız ama biz federasyona, spor büroya, yanlışı yapan kim varsa ona karşı savaşabiliriz. Kolay olan klavye başında grubun hareketlerini sorgulamak. Zor olan tasvip etmediğimiz protestolarının kaynağına ses etmek. 

Bağır Demirsporlu. Harekete geç. Ses ver. Bırak şu klavyeyi, giy formanı ve Demirspor için mücadele et. O mücadele sonrasında biz yine biz bizeyiz. Sokaklar bizim, klavye bizim, tribün bizim. Yine yeriz birbirimizi mesele değil.  Bugün Şimşekler Grubu ile birlikte hareket etme zamanıdır. Onlarla birlikte Demirspor için zor olanla savaşma zamanıdır.

Şimşekler Grubu'nun protestosunu destekliyor ve onlara saygı duyuyoruz. Ancak bu protestoları yetmez. Hep birlikte daha fazlasını yapmaya çağırıyoruz.

Biz birlikte iken biziz.