Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2019-2020 Sezonu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Play-off Final / Adana Demirspor: 5 - Karagümrük: 6

Yine bir hayalin kenarından döndük... Denedik ve daha iyi yenildik.  2008'den beri yazıyoruz blogta; bi tek 2012'de şampiyonluk şarkıları söyledik. Onun dışında hep hayaller, hedefler, ilkeler, daha güçlü bir camia olmak için öneriler sunduk, düşündük. Bu maçta istediklerimize ulaşmış olmayı istedik. Sevinçlerin daha büyüğü, daha güzeli olsun istedik. Acıların daha büyüğü ve daha derini oldu. "Olsun, canın sağolsun, dün neysen bugün de osun..." Seviyoruz işte var mı diyeceğin! 

Play-Off 2. Maç / Adana Demirspor: 4 - Bursaspor: 1

Vura vura dağıta dağıta finale çıktık! Ayağına sağlık herkesin... Erkan'ın penaltısının ardından Rassoul, Berk ve Mehmet Akyüz'ün golleriyle darmadağın ettik rakibi.  Sezonda Adana'daki maçla aynı skor oldu. Finaldeki rakip, ilk maçtaki dezavantajlı skora rağmen deplasmanda kazanan Karagümrük oldu. Ligte iki maç da berabere bitmişti.  Gol atıyoruz, yeter ki az yiyelim. Hem camia olarak deneyimliyiz, hem deneyimli oyuncularımız var; bu ikisini birleştirmek gerekiyor. Bugüne kadar deneyimli/yaşlı oyunculardan dilimiz yanmıştı, bu kez yüzümüzü güldürsünler istiyoruz.

Play-Off 1. Maç / Bursaspor: 0 - Adana Demirspor: 0

Play-offun ilk maçında ağırlıklı olarak ikinci maçı düşünerek oynadık gibi görünüyor. Kontra toplarla gol arayan deplasman ekibiydik; ilk yarıda da net pozisyonlarımız var. Bir süredir 11'de başlamayan Berk Yıldız'la hücumda fırsatlar kovaladık. Bursa ise Seleznov'un sahte penaltı arayışları ve yan toplara odaklanmış gibiydi. Onların da kornerden net pozisyonları var. Kurtuluş bu kez hata yapmadı ve şans da yer yer yanımızdaydı.  Bu sezon Eylül'den bu yana ilk kez 0-0'lık bir maç yaşadık; sezona arka arkaya golsüz beraberliklerle girmiştik. Tabii ilk yarıdan bu yana çok şey değişti, ikinci devrede bolca attığımız-yediğimiz maçlara göre farklı bir skor oldu. En son gol atamadığımız maç, Aralık ayındaki Altay deplasmanıydı. Gol yemediğimiz son haftaki İstanbulspor maçı dışında önceki 16 maçta gol atıp ve yemişiz. Gol yemediğimiz son maç ilk devredeki yine İstanbulspor maçıydı. Pazar günü bu sezon ikinci devredeki yediğimizden çok atma halini sürdürürsek, kısacası kaza...

Adana Demirspor: 3 - İstanbulspor: 0

İlk iki olmadı, yine playofflara kaldık. 5. Kez olunca başarı gibi hissetmiyoruz artık. Hele ki iki senedir "büyük oynayan" yönetimi görünce... İlk kez üçüncü olarak playoff potasında kalıyoruz. Pandemi sonrası tek beraberliğimiz bize pahalıya mal oldu, toplamda son yedi maçta tek beraberlikti. Aslında ilk yarının sonuna göre çok iyi durumdayız ama yükselen trendi burada tamamlayamamak üzücü oldu. Belki de Erzurum galibiyetine çok sevindik... Umutlandık ve üzüldük... Bir yandan da çok keyifli takımız. 8 yıldır 1. Ligteyiz ve her sene ya çıkmaya ya düşmeye oyunuyoruz, boş sezonumuz yok. Altay beraberliği kadar, iç sahada kaybettiğimiz Menemen, Eskişehir maçları; pandemi öncesi Akhisar maçı bugünkü hayalkırıklığının asıl nedenleri gibi görünüyor. 

Ümraniye: 2 - Adana Demirspor: 3

Deplasmanda kazandık ancak Altay beklediğimiz puanı alamadı. 10 maçtır kaybetmeyen, her maçta gol atan ve 5 maçtır içeride kazanan Altay, bu maçta gol atamadı ve kazanamadı.  Biz de 2si penaltıyla 3-0 yaptıktan sonra yine işi zora soktuk ve kalp krizlerine sürüklendik. Bu sene çok atıp çok yiyoruz. Neyse ki yediğimizden çok attık. Geçen hafta hariç... Şimdi gelecek haftayı bekleyeceğiz. İlk devre iç sahada kaybedilen Menemen ve Eskişehir maçları şimdi çok daha değerlendi. 

Adana Demirspor:2 - Altay:2

Bu kez kritik maçı kazanamadık ama 10 kişi kalmamıza rağmen de yenilmedik. Kazansak çok rahatlardık ama Demirsporlu rahatlamaz! Yine son haftaya, son ana kadar gidecek bir heyecan olacak.  İki hafta önce Adil'in yaptığı sorumsuzluğu bu hafta Traore yaptı ve takımı 10 kişi bıraktı. Geçen haftanın tersine 1-0 öne geçip 2-1 yenik duruma düştük ama neyse ki erken reaksiyonla beraberliğe getirdik maçı. Haftalardır yenilmeyen ve içeride kazanıp dışarıda berabere kalarak iyi bir seri yakalayan Altay, serisini sürdürdü. Süper Lig'te son Altay ile oynamıştık Mayıs 1995'te, bu da 1.ligteki son maçlardan biri olsun...  Haftaya Altay-Erzurum maçının olması avantaj ve bizim Ümraniye deplasmanında kazanmamız lazım.

Erzurum:1 - Adana Demirspor:2

Bu kez oldu, kritik bir maçı aldık. Bu sezon ilk kez dört maçlık seri yaparak mutlaka kazanmamız gereken bir maçı kazandık. İlk ikiye girdik. Yıllardır bu eşikleri atlamakta zorlanıyorduk. Takım havaya girmiş, maç çevirmek bunun net göstergesi.  Volkan Şen futbola geri dönmek için bu seneyi, bizi seçti. Diğer tüm oyuncuların da eline ayağına sağlık. Bu sene olmadık maçlarda puan kaybederek hayal kırıklıkları yaşatsalar da son düzlükte yüzümüzü güldürdüler. Darısı diğer maçlara, aynı havayı bozmadan, denizi geçip derede boğulmadan, yılların özlemini giderelim. 

Adana Demirspor:4 - Giresunspor:2

İçerideki iki maçta 6 puan alarak asıl hedef olan Erzurum maçına gidiyoruz. Hafta içi mesaisinde bu düğüm çözülür büyük oranda. Hayırlısı... Takım havaya girmiş görünüyor. Maç öncesi Cüneyt Hoca'nın "sezonun finali önce bu maç" demesi dikkate değerdi. Öyle oldu. Hem Rassoul'un hem Traore'nin bu sezonki ilk gollerine Dibba ve Volkan Şen eklendi. Giresun diyince akla 2007 Bursa finali gelir; o maçın acısını nice 4 golle almak mümkün değil ama yine de elden ne gelirse o kadar atmak iyidir. 

Adana Demirspor:2 - Osmanlıspor:1

Küresel salgın nedeniyle verilen uzun aradan sonra ilk maçtan galibiyetle ayrıldık. Bu maçın zor olması normaldi. Bir nevi sezonun ilk haftası gibi... 6 maçlık kısa bir sezon olacak. İki teknik direktör değişikliği sonrası, artık oturmuş kadro içi ilişkilerle sanki hedefe kitlenmiş gibi bir havamız var. Verilen ara, ardından hazırlık süreci, bize iyi gelmiş gibi. Ara öncesi son maçta, ilk maçta içeride yenildiğimiz Eskişehir'i deplasmanda yenmiştik. Öncesinde ise Akhisar maçı, kalpkırıcıydı. Son blog yazısında da o maça dair (takım içi dengeler ve yönetimin tek taraflı müdahaleleri) eleştirileri dile getirdim. Demirspor'un karanlık girdaplarında neler döndüğü belli olmuyor. Bu seyircisiz maçta, Erkan Zengin'in de yokluğunda öne geçsek de 10 kişi kalıp beraberliğe düşünce sinirler gerildi. Rakip düşme potasında olunca onlar için 1 puan iyiydi. Ancak eksik olmamıza rağmen mücadeleyi bırakmayan takım, bu senenin  X faktörü Mehmet Akyüz'le sonuca gitti.  Sonuçta Cumhuriyet...

Adana Demirspor: 2 - Akhisarspor: 3

Hafta sonu ve hafta içi mesaisinde 1 puan toplayabildik. Deplasmanda Karagümrük ile 2-2 berabere kalmak iyi sayılabilir ama kendi sahamızda Akhisar'a yenilmek, tam anlamıyla fırsat tepmek oldu. Hem de ilk ikideki Hatay ve Erzurum'un yenildiği haftada... Bu iki takım da teknik ekip konusunda sıkıntı yaşıyor ama bir şekilde ayakta kaldılar. Yenildiğimiz Akhisar da teknik direktör değişikliğinden sonra, Ocak ayından beri Yılmaz Vural ile yola devam ediyor ve daha geçen sene bize şampiyonluk sözü (!) veren Yılmaz Hoca, bu sene neredeyse şampiyonluktan edecek bir darbe vurdu. Akhisar maçına Cüneyt Dumlupınar'la çıktık ve sezon sonuna kadar onunla devam edeceğiz gibi görünüyor. Zaten takımın ve yönetimin içindeydi. Yardımcısı da eski futbolculardan Volkan Arslan oldu. Akhisar maçında özellikle savunma hattındaki değişiklikler dikkat çekti. Karagümrük maçının son bölümlerinde rakibe verilen net pozisyonlar can sıkmıştı; 1 puan o yüzden iyi sayılabilirdi. Zaten her maç gol yiyen ...

Adana Demirspor:1 - Hatayspor:1

Memleket gündeminde yeniden savaş, şiddet, gencecik hayatların solması, şehitler ve acılı aileler var. Bütün eğlence hayatı dururken sadece futbolun devam etmesi ayrı bir muamma. Yağmurlu havada tribünleri dolduran onbinlerin önünde, mağlubiyetten beraberliğe çevrilen önemli bir puan. Bu maça dair yazacaklarım bu kadar.

Menemenspor:2 - Adana Demirspor:3

Hafta içi mesaisinde yine bol gollü bir maçta deplasman galibiyetiyle dönüyoruz. İlk yarıda kendi sahamızda yenildiğimiz Menemen'i bu kez 2-0'dan gelip yendik. Uzun süredir öne geçtiğimiz maçlarda acaba yakalanır mıyız kaygısı vardı; Bolu'ya yakalanmıştık. Bu kez erken yenen iki gole devre bitmeden cevap verdik, devre sonundaki baskımızla beraberliği daha erken bulabilirdik. Rakibin ikinci golü, kolay kolay yenecek/atılacak gol değildi. Böyle şeyler hep bize denk gelir. İkinci yarıda da ağırlığımızı koyup kazandık ama rakibin de 2-3'ten sonra reaksiyon verdiğini gördük; bu anlarda da kalecimiz Muhammed devreye girdi ve bizi ayakta tuttu. Mehmet Akyüz, Volkan Şen, Erkan Zengin üçlüsü de artık iyice oturmuş görünüyor. Hafta içinde yine tribündeki yerini alan Demirspor taraftarı, başta İzmir Tayfası ve tabii ki Yıkıla Yıkıla pankartımız, takımımızı yalnız bırakmadı. Bu hafta sonu içeride önemli bir Hatay maçı var. Yola devam...

Adana Demirspor: 4 - Altınordu: 2

23 maçta 43 gol. Maç başına 1,8 gol ortalaması. Bu sene 4. kez ilk yarıda 3 gol attık. Kolay kolay rastlanacak bir istatistik değil. Nereden baksak tarihi bir sezon yaşıyoruz. 1 aralık'taki yazımda yönümüzün düşmeme olduğunu yazmışım. 2 ayda bambaşka bir noktaya geldik. Bana hem onu hem bunu yazdıran Demirspor! Devre arası transferleri ilk kez bu kadar etkili. Erkan Zengin, bize gelmeden önce uzun süre maç oynamadı. Hafta içi başka, maç performansı farklıdır. Zaten pas ve teknik yetenek üzerine kurulu bir oyunu var. Koşmak ya da mücadele etmek gibi bir iddiası yok. Ama burası Demirspor! Başka yerde sorun olmayacak şeyler, burads sorun olur. Nasıl ki skor anlarında adını övgüyle anıyorsak mücadele gereken anlarda da bizi eksik bırakıyor. Maç 90 dakika, iyi olan anları ne kadar çoğaltırsak o kadar iyi. Bazen 5 dk bile fark ettiriyor. Kadronun gücü o 5 dk'larda belli oluyor. Hele ki bugünkü gibi taraftarın cezalı olduğu günlerde... Oyuncular, teknik direktörü aşan bir noktad...

Bursaspor:2 - Adana Demirspor:1

Koray Gençerler:2 - diye de yazabilirdik; Bursa lobisinin devreye girdiği bir maçta haksız bir penaltı, verilmeyen kırmızılarla rakibin eli güçlendirildi. Geçen hafta Osmanlı maçında Bursa aleyhine vermedikleri penaltının devamında bu kez Seleznov'un "uçuşu"na penaltı çalındı. Yan hakemin önünde oyuncumuzun ayağına basan Bursalıya kırmızı çıkmadı. Türkiye futbolunun genel hali bu. Berbat hakemlerle harcanan emekler... Hafta içi tribün düşmanı, taraftar düşmanı TFF'nin verdiği saha kapama cezası ile birlikte düşününce durum netleşti. Baş altına yerleşen Demirspor'un freni çekildi. 6 hafta sonra kaybettik. Ama yine tribünüyle ayakta kalan bir Demirspor oldu, olacak, her zaman...

Adana Demirspor: 4 - Adanaspor A.Ş.: 1

"Yemin etmiştik bu devran döner, bu intikam alınır diye..." Yıllar önce 4-2 ile madara etmiştik, bu kez 4-1'le tekrarlandı. Zor zamanlarında hep puan verdik bunlara, yukarının isteğiyle yarışa ortak ettik zamanında; 5 ocak'ta oynamak için bizden para aldılar, Kozan'a gönderdiler... Gün geldi devran döndü. Adana, Demirsporludur. Sahada, tribünde, kültürde, sanatta, yurt çapında, dünyada... Lacivert sen, mavi hayat!

Keçiörengücü: 1 - Adana Demirspor: 3

Geçen hafta son 5 dk.da 2-0'dan 2-2'ye gelen Boluspor maçı can sıkmıştı ama bu hafta gelen deplasman galibiyeti, yukarı giden ivmeyi devam ettirdi. Hele ki ilk 10'daki takımlardan sadece Demirspor'un kazandığı garip bir haftada gelen galibiyet büyük anlam taşıyor. Arka arkaya gelen galibiyetlerle hızlı bir şekilde playoff potasına girdik ilk 2 ile fark oldukça azaldı. Haftaya Adana derbisi öncesi oldukça moral kazandık. Devre arası transferleri tutmuş görünüyor, transferler Tarık Çamdalı ile devam etti hafta içi. Aosman'ın form kazanmasıyla hücum hattı iyi işliyor. İlk devrede 2 gol attığımız 3 haftada bu kez 11 gol attık.  6 maçta gol atamamıza rağmen ligin en çok atan takımı olduk ve lider Hatay'la birlikte en iyi averaja sahibiz.

Balıkesirspor: 1 - Adana Demirspor: 6

Devrenin son haftasındaki 2-0'lık İstanbulspor deplasman galibiyetinin ardından, bu kez de spektaküler bir skorla kazanılan 3 puan var.  2020'ye harika bir başlangıç oldu. Deplasman galibiyeti her zaman ekstradır; bu seferki gayet net bir mesaj oldu ikinci yarı için. Özellikle yapılan yeni transferlerin attığı gollerle doğru yerlere doğru transferler yapıldı düşüncesi doğdu. Orta sahadaki yaratıcı oyuncu eksikliği ve ileri uçtaki bitiricilik eksikliği kapanacak gibi görünüyor. Ligin en çok atan ve en iyi averaja sahip iki takımından biri olduk bu sonuçla. Devamının gelmesi umuduyla... Siyasi güce bağlı bir maddi güçle gelecek başarının uzun süreli olamayacağı endişem/kaygım/düşüncem devam ediyor. Bunun deneyenlerin ve başarılı olanların bugünkü konumu, hepimizce malum. Yine de sadece tribünde değil sahada da başarılı bir Demirspor'u özledik. 1. ligte bir kaç tane 1-4'lük deplasman galibiyetimiz vardı; onlar dışında deplasmanda bu kadar farklı galibiyeti en son 2015...

Adana Demirspor: 4 - Ümraniyespor: 2

Yine sürpriz sayılabilecek bir galibiyet... Bunları yapabilecek takımın başka maçlarda da benzer performansı göstermesini bekleriz. Ama zaten istikrarsızlık böyle bir şey. Yine ilk yarıda 3 gol attık, yine içeride 4 attık. 6 maçta gol atamamıza rağmen 21 gole ulaştık. Topladığımız 21 puanın 10'unu ilk 6'daki takımlardan aldık.

Yabancılar

İki sezondur yabancı oyunculardan verim alamıyoruz. Bu ligin en fark yaratan noktası aslında bu: Yabancın iyiyse, şansın artar. Belli bir havuzdaki Türk oyuncular takımlar arasında dolaşıp duruyor. Önemli olan iyi bir yabancıyla takımın seviyesini yükseltebilmek. Bu durum, yüksek paralar ödemenin imkansızlaştığı Süper Lig için de geçerli. Ucuz ve kaliteli bir isim bulabilmek... Kendini göstermek isteyen genç bir isim... Bir dönem altyapıdan beklediğimizi, sonuç alamayınca artık yabancılardan bekliyoruz. Küresel dünya! Hem bizim hem 1. lig tarihinin en önemli isimlerinden Pote böyle bir fark yaratmıştı. Kıbrıs'ta üst düzey bir takımda ve Şampiyonlar Ligi seviyesinde oynadığı sırada bulunup getirilmişti. Demirspor'da oynadığı üç sezonda toplam 60 golü geçen, gol kralı olan ve bir sezon takımı şampiyonluk kapısına kadar getiren diğerinde neredeyse tek başına ligte tutan Pote, bu sezon Erzurum'da isteneni veremese ve artık yaşlı oyuncu kategorisine girse de TFF 1. lig tarihin...

Altay: 1 - Adana Demirspor: 0

Deplasmanlardan boş dönmeye devam... Her maç, bu kötü kadronun içinde ekstra bir iki oyuncu/kahraman çıkmasını ve maçları çevirmesini bekledik bütün dönem boyunca. O bir iki kişi çıkmayınca da böyle sıradan bir takım görüntüsüyle yola devam ettik. Geçen hafta beklenmedik bir galibiyet alarak son kurşunlarını attılar. Gelecek iki haftada iki puan büyük başarı olur.  Devre arasında gönderileceğini bilen futbolcular son haftalarda asla ekstra performans göstermez. Sakatlanmamak için rölanti oynar. Biz de buna ruhsuzluk diyoruz zaten... Bu kötü kadroyu kuranlar hesap vermeyecek, onu da biliyoruz. Devre arası transferleriyle günü kurtarmaya çalışacaklar.