29 Şubat 2012

Tribün İlkelerini Açıklasın

Dün Mustafa'nın yaptığı çağrıyı yineleyeyim: Tribün bu kritik süreçte rol alsın, tavrını ortaya koysun. Bir ilkeler bütünü, yeni yönetime dair beklentiler ve talepler listesi çıkarılsın. Desteklenecek ve karşı çıkılacak hususlar dile getirilsin. Bunun için önce bir araya gelelim.

Öncelikli olarak yeni yönetimde tribünün temsilcileri olsun.

Herşeyin eskisi gibi olmasını istemiyorsak, bizim tavrımızı göstermemiz gerekli.

Düşeceksek ya da daha kötü olacaksak, bu bizim şekillendireceğimiz bir gelecekle olsun; başkalarının dayatmasıyla değil.

Spor Fonu Nedir?

Spor fonu meselesi, Demirspor yönetimlerinin son 4-5 yılının temel ekseni oldu. Belediye destekli yönetimlerin temel gelir kaynağı spor fonundan gelen yardımlardı. Bu para, belediye başkanının kişisel hırslarına göre bazen verildi bazen kesildi.

Spor fonu konusunu biz de birçok kez ele aldık. Bizzat ben, Bilgi Edinme Hakkı kapsamında başvuruda bulunmuştum, önce soru genel bir cevapla geçiştirildi ( Tıklayın: 2008/07/spor-fonu-ii-maalarndan.html); fonun işçi maaşlarından oluşan bir havuz olduğu bilgisi verildi. Sonra verilen cevabı Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlemdirme Kurulu'na şikayet ettim ve Kurul talebi haklı görerek Beldiye'nin soruyu net bir şekilde yanıtlamasını sağladı. ( Tıklayın:2008/10/bilgi-edinme-hakk.html). Verilen bilgiler 2007 ve 2008 yılında Adana Demirspor'a ne kadar para aktarıldığını gösteriyordu ama aktarılan parayla kayıtların uyuşup uyuşmadığı meçhuldü. Bu bilgileri Adana Futbolu kitabı'ndaki "Sahipsiz Adana?" başlıklı yazıda kullanmıştım.

Belediye'nin Aytaç Durak yönetiminde, Bekir Çınar döneminde uyguladığı süründürme politikası da burada değerlendirilmişti: Tıklayın: /2010/03/yonetimin-belediye-hakkndaki-acklamas.html. Aytaç Durak, sarı zarflar içinde hem Adanaspor'a hem Demirspor2a paralar verip, basın önünde şov yapıp, sonra birden aslında böyle bir fon yok diye açıklama yapmıştı. Çınar'ın yönetim planlarını altüst eden Belediye taktikleri, sonunda nelere yol açtı hepimizin malumu.

Özetle bu spor fonunun yasası yönetmeliği nedir; nasıl kullanılmaktadır; bu konuda tam bir belirsizlik söz konusu. Şimdi Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, bu parayı vermeyeceğini açıkladı. Neden? Bunu nasıl yapabiliyor? Hangi gerekçeyle? Bugüne kadar neden verildi, şimdi neden verilmiyor? Bu konuda Aytaç Durak'ın yönlendirmesi/telkini var mı?

Adana Demirspor şirket takımı değildir; bir spor kulübüdür ve spor kulüpleri kamusal amaçlara uygun hareket eder. Kamu yöneticilerinin de bu durumun farkında olması ve şehrin en önemli sportif değerini ve geleneğini koruması temel bir görevdir.

İki yanlış bir doğru etmez: Kulübün spor fonuna tabi olması ve yönetimin başka kaynak yaratamaması da, Zihni Aldırmaz'ın keyfi ve kişisel nedenlerle bu kaynağı kesmesi de aynı nedenle yanlıştır. Demirspor'un belediye temelli bir kulüp olmasından çıkması, belediyenin de Demirspor yönetimleriyle bir oyuncak misali oynamaktan vazgeçmesi gerekiyor.

28 Şubat 2012

Taraftara Çağrı

Kalın kafalı yöneticilere, kör-sağır-dilsiz medyaya, şark kurnazı futbolculara: Adana Demirspor, TARAFTARINDIR, HALKINDIR!!! Hele bunu bi hatırlayın tekrar...

Taraftarlar, daha da özelinde ÖRGÜTLÜ TARAFTARLAR, bir araya gelip konuşmamız gerekiyor. Belirli ilkeleri ortaya koymamız, bunlardan ayrılmamamız gerekiyor. Demirspor bizimdir, biz nasıl olmasını istiyorsak öyle olmalı! Olmuyorsa, oldurmuyorlarsa onu da konuşmalıyız.

Bir an önce, BİR ARAYA!

Yönetim İstifa Etti

Hayırlı olsun, yönetim istifa etti. (http://www.demirsporplatformu.com/haberler/yonetim-karar-aldi.html)

Bu yılı da böylece rafa kaldırdık.

Spor Fonu merkezli bir camia olduk. Fondan para gelirse yönetim var, yoksa yok. Belediye, bu yönetime fonu vermekten vazgeçti. Kendi güdümündeki bir başka yönetime kullandırabilir. Peki bu çözüm olacak mı?

Yöneticilik yapan-yapabilen bir yönetim... Kimsenin güdümünde olmayan, tek adamcılık oynamayan, tribünün sesine kulak veren bir yönetim. Olmaz mı?

Tam bağımsız Demirspor demeye devam!

U18'lerin Fikstürü 5 Mart'ta Çekiliyor

Bu eski bir haber ancak yeniden hatırlatmak istedim: U18'lerimiz grubunu ikinci tamamlayarak Final Grubu'na kaldı. Ankaragücü'nün eksik maçlarını tamamlamasıyla grupta son görünüm şöyle oluştu:



Final Grubunda, Ege, Karadeniz ve Marmara grubunun ilk ikileri yer alacak. Grubun fikstürünün 5 Mart'ta çekileceğini öğrendik. Bu grupta rakiplerimiz şu takımlar olacak: Altay, Turgutlu, Trabzonspor, K.Erciyes, Beşiktaş, Fenerbahçe.

Diğer takımlar, klasman grubu adıyla çift devre maçlarına devam edecek. Final grubunun ilk dördü ile klasman grubu liderleri Play-Off maçları oynayacak.

Statüye göre: "Final grubu müsabakaları sekiz takımın katılımıyla tek grupta çift devreli lig usulüne göre oynanır. Müsabakalar sıfır (0) puanla başlar.
Final grubu müsabakaları sonunda birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sırayı alan dört takım ile klasman grubu müsabakaları sonunda gruplarını ilk sırada bitiren dört takım daha, Türkiye Şampiyonunun belirleneceği Play Off müsabakalarını oynamaya hak kazanır."

Biliyoruz, Demirspor yönetimleri onların başarısına sahip çıkmayacak, onlardan bir iki kiş bile A takıma giremeyecek ama biz yine de logomuzu başarıyla taşıyan bu çocuklara destek vereceğiz. U18'lerimize yeni gruplarında başarılar diliyoruz.

Demirspor Kumarı

Hafta sonu Kıbrıs'taydım. Sevdiğim bir abim tarafından misafir edildik ailece. Girne'de oldukça güzel bir otelde konakladık. Suyun soğuk olmasına rağmen denize bile girdim. Zamanımın çoğunu kumarhanede geçirdim.

Şu kumar denilen olayı çözdüğümü düşünüyorum. Zaten hep söylenirdi, duyardım: "Kumarda her zaman sadece kasa kazanır." Bu doğru, kısa tecrübeme göre. Ben cebime kaybedeceğim parayı koyup limitimi aşmadığım için kendimi kaybeden değil de eğlenenler sınıfına dahil ediyorum.

Masalarda canlı oynanan oyunlar pahalı. O yüzden makineler daha çok ilgimi çekti. 20 liranıza size oyununa göre 40 veya 66 oynama hakkı veriyor. Siz de düğmeye basıp duruyorsunuz. Çoğunlukla krediniz uçup gitmeye başlıyor. Arada sırada biraz kazanıp tekrar ilk duruma dönüyorsunuz ancak az sonra tekrar kaybetmeye başlıyorsunuz. Bazen de yatırdığınızın iki-üç katına çıkabiliyorsunuz. Ancak kazanmaya devam edeceğim zannedip oynamaya devam ediyorsunuz. Sonunda beklenen oluyor, yatırdığınızın hepsini yitiriyorsunuz. Makine ağzınıza bir parmak bal çalıp paranızı yutuyor. Yani kumarda kaybetmek de var, kaybetmek de.

Adana Demirspor da ağzımıza bir parmak bal sürdü. Bizi direk şampiyon olabileceğine inandırdı. Grup öyle bir grup ki herkes herkesi yenebilir. Ama ne yazık ki biz bu sözü ispatlayıp duruyoruz. Demirspor kumarını kaybetmeye mahkumuz, bu Demirspor bizi asla mutlu etmez, edemez. Şampiyon olamaz demiyorum, olur, ama mutlu edemez. Beni mutlu etmesi için adam gibi yönetilen, kurumsallaşmış, şeffaf bir kulüp olması gerek. Şu an zar atıyoruz, kağıt çekiyoruz, resmen "ya tutarsa" diyoruz. Tutmaz, tutturmazlar. Demirspor'a bir kumar gibi yaklaşırsak asla kazanamayız. Ya taleplerimizi değiştireceğiz ya da bu kumarhanenin başına biz (taraftar) geçeceğiz. Yoksa kazanmamız imkansız.

27 Şubat 2012

Elbirliğiyle Demirspor'u Rezil Ediyorsunuz

Kulüp yönetimi ne yapar? Kulübün finansmanını sağlar. Nereden para gelecek nereye gidecek, bunu ayarlar. Yöneticiler kulübe cebinden para verir; daha fazlası için reklam geliri bulur, sponsor ayarlar, kalıcı gelir için bağlantılar kurar.

Futbolcunun parasını verir, parasını verebileceği futbolcuyu transfer eder. Teknik hayeti belirler, onlara da kulübün hedefini vizyonunu, hedeflerini anlatır, beklentilerini ortaya koyar. Bir camia olmanın gereği olarak, kulübün organizasyonunu baştan sona şekillendirir.

Kulübü dışarıda temsil eder.

Basitçe bunlar. Ama Adana Demirspor'da bir yönetim var mı? Varsa bunlar kimler? Yöneticiler ceplerinden ne kadar para koydular?

Adana Demirspor yönetiminin tek yaptığı, Belediye Başkanı'ndan para istemek ve bunu dağıtmak. Bunun için yönetime ihtiyaç var mı? Bir heyet oluşturup (bunun adı kayyum olur başka birşey olur) elimizdeki para budur; bunu dağıtımını üstlendik desek; bunun şimdiki yönetimden farkı ne olur?

*

Futbolcu ne yapar?

Takımın formasını logosunu taşır. Kulübü sahada temsil eder. Futbolcu emekçidir. O yüzden bizim gözümüzde değerlidir. O logoyu taşıdığı için değerlidir.

Futbolculara para vermezsen oynamazlar. Para vermediğin adamı çalıştıramazsın. Eyvallah. Ama para alamıyorsan bunun hırsını, 10bine yakın taraftar önünde almazsın. Örgütlenirsin, toplu basın açıklaması yaparsın, "Biz Demirspor futbolcuları olarak elimizden geleni yapıyoruz ama emeğimizin karşılığını alamıyoruz" dersin. Ayak oyunlarına girmezsin, küme düşen takıma yenilip akıllara soru işareti düşürmezsin. O zaman biz sizi, alnın teriyle omuzlarımıza alır taşırız.

Ama sen Ünye'yi, Eyüp'ü, hayatında görmediğin ve belki de göremeyeceğin bir tribün desteği altında yenemiyorsan, "elinden geleni yapmıyorsun" demektir.

*

Yönetim-futbolcu elbirliğiyle bu camiayı rezil ediyor.

Benim anlamadığım, basit futbol denklemini neden sadece Demirspor'un tutturamadığı. Diğer bütün kulüpler ne yapıyor? Onlar parayı bütçeyi nereden buluyor? Oynatabilecek oyuncuları, parasını verebileceği oyuncuları nasıl buluyor? Demirspor'a gelen futbolculara neden bir haller oluyor?

Bu kulüpte görevini yapan tek yer, tribün. Onun da gücü bir yere kadar. Bir kulüp sadece tribünden ibaret olamaz. Dışarıda ve sahada bizi temsil edemeyen insanlara güvenmekten bıktı usandı bu tribün.

Bu rezalete bir son verin. Doğru düzgün bir açıklama yapıp durumu aydınlatın. İşinizi yaparsanız bu tribünün hala size destek vereceğini biliyorsunuz. Sezon başından beri beklentimiz bu: Sadece işinizi, görevinizi yapın!

Konuk Yazar: Alpaslan Kuşvuran-"ALKIŞLI’YORUM’"

Konuk yazarımız Alpaslan Kuşvuran, Ünye maçı sonrası görüşlerini aktarıyor (Bu yazı, mavilacivert.com'da da yayınlanmıştır):

Adıyaman, Eyüp, Ünye…
O zaman Beypazarı Şeker ile Altınordu’nun günahı neydi. Yazık değil mi onlara. Niye ayrım yapıyorsunuz güzel kardeşim? Hadi Beypazarı Şeker’i telafi edersiniz. 5 hafta sonra onlarla oynuyoruz. Teknik direktörleri şimdiden odasındaki tahtaya 3 puanı yazmıştır yazmasına da, Altınordu ne olacak? Son haftaya kadar düşerlerse adamların hakkını nasıl ödeyeceğiz?

Artık elinize fikstürü alın hesabını siz yapın. Ben biraz uğraştım ama çıkamadım işin içinden. Yine de sıkışırsanız bir alo deyin, bakarız çaresine. 100 yılı aşkın süredir ayakta kalan bu köklü kulübe de bir şekilde gerekeni yapmak boynumuzun borcu gibi geliyor.

Yalnız bir ayıp da Mardinspor’a yaptık gibi geliyor. Lisans çıkarmalarına yardımcı olsaydık keşke. Sahi neden atladık o konuyu? Zaten altyapımızda da doğru düzgün kimse yetişmiyor (!). Verirdik birkaçını onlara. Tamam, söylemeyin hatırladım. Yönetime aday olduğunu açıklayan şahıs (!) yüzünden kafamız epey karışıktı o günlerde öyle ya.

Aslında lisans işlerini halletseydik, taraftara bir otobüsü çok gören (!) bazıları yardımcı olurlardı Mardinspor’a da. Hani fena da olmaz, hayır dualarını alır, 3 puanla uğurlardık onları da. O değil de, sizlerin bu vurdumduymaz tavrına rağmen, bir Pazar günü olan taraftarlar niye maça geliyor acaba anlam verebildiniz mi? Peki kar kış demeden, yurdun dört bir yanından, saatlerce yolda kalma pahasına, hatta kaza geçirme riskini bile göze alarak deplasman maçlarına gelenlere ne demeli? Öyle ya yöneticisi bile; “buraya kadar niye geldiler anlam veremedim!” diyebiliyorsa, haftalarca ortada görünmeyen Başkanı Türkiye Kupası maçı öncesi, hem de ulusal basına; “Uzun yıllardır Adanamız ve Adana Demirspor taraftarı Galatasaray’ı şehrimizde misafir etmenin özlemini taşıyor” diyorsa, sen nasıl anlayacaksın taraftarın hangi sevdanın peşine düştüğünü...

Aslında Türkiye’nin diğer şehirlerinde olduğu gibi, maç sırasında tedariksiz kalmayayım diyerek yedek çekirdek paketini de alan ve 90 dakika büyük bir gayretle çekirdek yiyen 50-100 kişilik taraftar topluluğuna layıksınız hepiniz ama ah şu forma ve arma aşkı olmasa...

Bu arada maçtan sonra şöyle bir fikstürü inceledim ve turizm şirketlerinin Antalya için Mayıs ayında sundukları erken rezervasyon kampanyalarına baktım. Şimdiden yer ayırtırsak fiyatlar fena değil hani. Buldum bir şirket, aradım ve telefonda karşıma çıkan görevliye; “Bana ailecek kalabileceğimiz bir yer ayırır mısınız? Yalnız Mardan stadı yakınlarından olsun ki maça kolay gidip geleyim” dedim. Karşımdaki görevli; “beyefendi yoksa Adana Demirspor taraftarı mısınız” yanıtını verince şaşırdım kaldım öylece. Benim gibi arayan çok mu fazla oldu, yoksa yıllardır her Mayıs ayında bizlerin oraya akın etmesine mi alıştılar artık bilemiyorum. Zaten böyle giderse Demirspor taraftarları için özel paket turlar da düzenlerler yakında.


Herneyse o sözü duyunca birden telefonu yüzüne kapattım. Utandığımdan falan yapmadım bunu sakın yanlış anlamayın. Milyon kere dünyaya geleceksin seç bakalım dünyanın istediğin yerinden bir şehir ve takım deseler, bir an bile tereddüt etmeden “milyon kere Adana, milyon kere Demirspor” derim! Oysa kim istemez İspanya’da doğup Barcelona veya Real Madrid taraftarı olmayı… Ya da İngiltere’de Manchester United’lı veya Liverpol’lu olmayı… Veya Arjantin’de Boca Juniors taraftarı olmak da fena değil aslında… Başkasını bilmem ama kalıbımı basarım bir tane bile Demirspor taraftarı bulamazsın böyle hayal kuran. Bize göre dünyanın en asil rengidir mavi ve lacivert ve yine en büyük takımıdır Adana Demirspor.

Neyse konuyu dağıtmayayım güzel kardeşim. Peki, neden yaptın bunu derseniz söyleyeyim; sizlerin bu takımı play off’lara bile taşıyacağınıza zerre kadar inanmıyorum artık.
Herşey bir yana, ne söylesek boş biliyorum bilmesine de, son olarak şunu da ekleyip sözlerime son vereyim…
“Ya çıkın doğru düzgün oynayıp formanın hakkını verin, ya da bugünden tezi yok çekin gidin ve gözümüzde daha fazla küçülmeyin!”

Alpaslan KUŞVURAN-26.02.2012 Saat:18:35

26 Şubat 2012

Yeter!

Futbolcuların bizimle dalga geçmesinden bıktık artık! Kendi sahanda düşme potasındaki Adıyaman'ı, Eyüp'ü, Ünye'yi yenmek için para mı gerekli yoksa birazcık karakter mi?

Eğer kendi takımı aleyhine iddia oynayan futbolcu varsa, hepsine haram olsun kazandıkları!

Yeter artık bu futbolcuların bize çektirdiklerinden...

Futbolcuları oynatamayan, onlara söz geçiremeyen yöneticiler de defolsun gitsin artık! Sizin yönetim zihniyetiniz yüzünden futbolcular bizimle dalga geçme hakkı buluyor kendine.

Mahvettiniz bu taraftarı...

23 Şubat 2012

İç Saha-Dış Saha

20 haftada topladığımız 33 puanın iç-dış saha dağılımları neredeyse eşit: İçeride 16 puan,dışarıda 17 puan. Ama bu performansımızla iç saha puan listesinde 10. iken dış saha puanlarımızla grup lideriyiz.(Acaba iç sahada taraftar baskısı ters mi tepiyor; rakibi değil bizimkileri mi korkutuyoruz?)

Demek ki dış sahadaki taktik disiplinimiz doğru iken içerideki taktiğimiz tutmuyor. Dışarıda "kapan, oyunu tut ve skora yat" taktiği, içerideki "saldır, saldır, arkayı boşalt ve gol ye" işleyişiyle taban tabana zıt. Eğer iyi kapanan ve oyunu tutabilen adamlarımız varsa bunları kullanalım. Dışarıda ortasaha savunmasını iyi yapıp rakibe kolay pozisyon vermezken, içeride bunun tam tersi bir şekilde kolay goller yiyoruz. 25-18'lik atılan-yenen goller de bunun göstergesi. Diyeceğim odur ki, ölümüne saldırmakla puan kazanılmıyor. Oyunu kontrol altında tutmayı başarabiliyorsak, bunu iç sahada da yapmalıyız. Artık sadece hücumla puan kazanılmayan bir futbol sistemi yerleşiyor. Hücumla savunmanın dengesini tutturalım.

Ergun Kara'nın bugünkü yazısında (http://www.sporcukurova.com/anasayfa/demirspor%e2%80%99un-cilingirleri%e2%80%a6.html) belirttiği gibi, kilit açan oyuncularımız deplasmanda olduğu gibi içeride de kendilerini göstermeliler. Sezon başından beri fotvetsiz oynuyoruz. Burhan atamıyor, Erçağ az atıyor, yeni gelen İlyas ise henüz salondan sahaya geçemedi; kibarlığı ve gamzsızlığını atacak gibi görünmüyor. Ortasaha destekli gollerimiz bizi buraya kadar taşıdı. Bundan sonra da iş değişmeyecek gibi görünüyor. Soner-Raşit-Emre Hasan; daha çok sorumluluk alın ve bizi taşımaya devam edin!

Dış sahadaki taktiğimizi biraz gevşeterek, kontrollü bir oyunla iç sahadan da seri galibiyetler çıkarmamız lazım. Ünye maçı bu serinin başlangıcı olsun artık. Adana'daki binleri yeteri kadar üzdünüz; artık bizi sevindirin. Mutlu deplasman yolculuklarını evimizde de yaşatın.

TFF Seçimi İçin 2. ve 3.lig Kulüpleri Toplanıyor

Ajansspor'un haberine göre 2. ve 3. Lig kulüplerinin başkanları, Şekerspor Başkanı'nın çağrısıyla 26 Şubat'ta Ankara'da bir restoranda toplanacaklar (Detaylar için tıklayın).

Demirspor'dan bu toplantıya katılacak olan var mı?

Bu arada başkan adaylarından, Bursa Nilüferspor'un başkanı da olan, Semi Kopuz "alt ligler futbolun efendileridir" şeklinde bir açıklama yapmış. İlk kez bir adayın bu konuya girdiğini görüyoruz. Şöyle demiş Kopuz:

"Bizim Bank Asya, 2. ve 3. liglerdeki takımlarımız hala 70'li yıllardan kalma çamur ve balçıkta, Türk futboluna hizmet etmeye çalışıyor. TFF ve Süper Lig takımları, alt liglerde mücadele eden kulüpleri ezik ve hakir görüyor. Biz onların piyonları olmayacağız. Ülkenin geleceği biziz. Nasıl ki Mustafa Kemal Atatürk 'Köylü milletin efendisidir' dediyse, bizler de TFF içinde, 'Alt ligler futbolun efendileridir' diyoruz."
(www.ajansspor.com/futbol/federasyon/h/20120223/alt_ligler_futbolun_efendileridir.html).

Ayrıca şunları da söylemiş:
"Adamı olan herkesin işlerini hallettiği, adamı olmayanların ezildiği, mağdur olduğu TFF'nin, kulüpleri birlik olmaya zorlaması baskıcı kölelik sistemini kabul etmelerinden kaynaklanıyor. Topu topu 130 kulüp bile yokken kendi aralarında birleşen kulüplerin baskı ve tehditle federasyon başkanlarını emir eri gibi kulanması... Bizi bir araya getirmesi gereken TFF, 130 kulübü bile bir araya getiremiyor. Kelli felli TFF yöneticileri böbürlenmekten iş yapamaz olmuş. Tehdit ve şantaj olmadığı sürece... Yiğidin bakışı korkağın kılıcından keskindir. Bu isyan ve başkaldırışa tüm kulüpler ses verecek. Özgür bir aday çıkıp TFF'nin geleceğini düzeltecek." (www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/19976522.asp)

22 Şubat 2012

Yastık Dayı Aday Olsana, Olsanaaa...


Türkiye futbolunun hali, Kızılcahamam'ın sahasından farksız: Çamur içindeyiz. Herkes birbirin bulaştırıyor çamuru; musluğa önce temiz olan uzansın!

20 adaylı TFF başkanlığı seçiminde, Yıldırım Demirören seçilecek gibi görünüyor. Vaad ettiği şey açık: UEFA'ya kendi kriterlerimizi dayatmak. Hükmetin adayı gibi görünen ama sonra "eğilim yoklamasında" kazanamayacağını anlayan ve çekilen Kürşat Tüzmen, "alınması gereken kararların, FIFA ve UEFA kurullarının yönetmelik hükümleriyle örtüşmesi gerekliliği açıktır. Kulüpleriminizin çoğunun alınmasını istediği kararlarla FIFA ve UEFA kriterlerinin örtüşmediği ancak bugün netleşmiş bulunmaktadır" demiş (http://www.ntvspor.net/haber/futbol/59158/kursad-tuzmen-adayliktan-cekildi). Doğru da söylemiş.

Bir kulüp başkanının, tüm futbol ailesini yönetmeye kalkması, aslında aile-içi ilişkinin ne boyutta olduğunun göstergesi. Herkesin eli herkesin cebinde ve elimiz hep birlikte kirli.

Altliglerde ne olduğunu umursamayan, futbolu sadece borç-harç hesabı olarak algılayan ve yayıncı kuruluş karlarına göre yöneten bir zihniyetin bu çamuru temizleyemeyeceği açık.

Pek önemli değil ama bizim kulüp kimi destekliyor acaba? Ya da böyle bir sorunumuz var mı?

Benim önerim, Adana Demirspor delegesinin seçimde Yastık Dayı'nın adını bir kağıda yazması ve seçim sandığına atması.

21 Şubat 2012

Günün Birinde...

Yıkıla yıkıla, düşe kalka, ellerimiz hep çamurlu, yüzümüz hep asık, dizlerimiz hep kanlı, avuçlarımız yara bere içinde... geldik buraya kadar. Bu kaderi bir yerde kıracağız elbet. Yıkıla yıkıla yıkmayı öğreneceğiz günün birinde!

20 Şubat 2012

Çıkarın Bizi Bu Bataklıktan



Çıkarın bizi bu bataklıktan, bu çamurdan, bu hengameden, tıkanmışlıktan... Hak etmiyoruz buraları, bu pisliği! Bizi buralara getirenler, onlar, şunlar... Her kimlerse, batsınlar çamurun içine ama bizi kurtarın artık! Onların adını unutalım, sizinkini analım.

Bizi bu statlara mahkum edenleri mahkum ettik kendi dehlizlerimizde. Birinizi de artık omuzlarımıza alalım.

Bu çamurdan kurtulalım artık!

Kızılcahamam'dan Kareler...

Maçın oynanacağını öğrenince birkaç kişi yola çıktık ve biraz gecikmeyle stada ulaştık. Bozok Üni.'den arkadaşlar da ordaydı.



Kötü zeminin fotolarını maç sırasında Mustava bloga yollamıştı. Bu statta asla futbol oynanmamalı!
Maç sonu takımı çağırdığımızda Süleyman dert yanıyordu: "Ayağımız dondu!"

Kızılcahamam:0-Adana Demirspor:0

İnanılmaz kötü bir sahada oynanan-oynanmaya çalışan- maçta net pozisyonları kaçıran bizdik. İlkyarıda Raşit'le, ikinci yarı İlhan'la çok net gol pozisyonları kaçırdık. Ne zaman atacağız bu golleri?

Savunmada yine iyi mücdele ettik. Rıdvan, İlhan, Edip ve Süleyman tam anlamıyla savaştılar. İleride Erçağ çalıştı çabaladı. Bu saha Raşit ve Soner için hiç uygun değildi. İkinci yarı giren İlyas, tam alamıyla bir salon topçusu. Böyle olmaz İlyas! Bu kadar kibar top oynanmıyor 2. ligte.

TFF'nin spor sağlığına ve insan haklarına aykırı bu statta top oynanmasına izin vermesi tam bir cinayet. Sadece bu maçlık bir durum değil bu. K.hamam'da Aralık'tan beri hava ve zemin aynı durumda. Yollarda tek buz yokken stadın bu halde tutulması, bilinçli yapılan bir uygulama diye düşünüyorum.

Suleyman - Ridvan - Edip

Ataklari genelde bizim sagdan yapiyorlar. Ridvan cok yoruldu ama etkiliydi. Ortada Sulo ve Edip cok cetin mucadele veriyorlar. Onlerinde Neco hirsli. Takim olarak mucadelemiz iyi.

Cok net kacirdik Raşit'le...

Saha agir

Mac basladi

Kızılcahamam'da Son Durum

Saat 11 itibariyle Kızılcahamam Stadı'ndaki son durum, demirsporplatformu.com'daki fotoğraflardan görülebilir:

www.demirsporplatformu.com/haberler/zeminin-son-durumu.html

İyiki Doğdun Türkay!

Tayfa'nın sempatik yüzü Türkay'ın doğum günü bugün. İyiki doğdun, CEO oldun!



Türkay'ı Bekir Çınar'ı Anma Turnuvası'nda aldığı özel kupayla görüyoruz yukarıda...

Tayfa Ordaydı

Kızılcahamam'da Tayfa da yerini aldı ancak ilk kez bir maçı izleyemeden döndü.

19 Şubat 2012

Taraftara Saygılı Yönetim?

Taraftara saygı bu oyunun bir parçasıdır. Boş tribünlere, seyircisiz bir stada oynamak isteyen iki yönetim bugün taraftara büyük saygıızlık etti. Adana'dan yüzlerce kilometre yoldan 4 otobüse, Ankara ve İstanbul'dan gelen insanlara karşı bir oyun oynandı. İki hafta önce Denizli Bld. maçında temizlenen saha bugün günlük güneşlik havada saat 14.30'a kadar temizlenemedi! Kızılcahamam'da aylardır saha ve hava bu şekilde. Bugüne kadar bütün maçlar oynandı da, bu niye oynanmadı? YArın herşey değişecek mi? Evet, değişen şeyi tribünlerin boş olacağı.

Rezalet! Demirspor taraftarının yanında yer almayan yönetime de aşk olsun... "Bu maçın oynanmayacağı belliydi,taraftar niye geldi anlamadım" diyen bir zihniyet yönetimdeyken, zaten Demirspor'un hali hep karlı-buzludur.

Maç İptal!

Siz bizimle dalga geçiyorsunuz Kızılcahamam ve Demirspor yönetimleri! Rakip, iki gündür sahasını temizletmiyor, buzunu çözdürmüyor. Bizim yönetimin ağzında "maç oynanmayacak" lafları. Maçın oynanmasını bir tek Adana Demirspor taraftarı istiyor.

Günün bilançosu: 300 Demirspor taraftarı Kızılcahamam'ı terk ediyor. Resmen evimizde gibi oynayabilecekken bu fırsatı elimizden aldılar. Ayıp, buraya kadar gelen insanlara yapılan resmen ayıp!

Sahanın Durumu Kötü

Federasyon toplanti yapacaktir diye anons duyduk stattan.

Yıkıla Yıkıla...

Pankartımız burada da yanımızda...

Maç Oynanmayabilir

Stadın zemini cok kotuymus, hakemin karari bekleniyor. Adanadan otobusler geldi...

Kızılcahamam Yolunda

Bugün teknolojinin nimetlerinden de faydalanarak deplasman yolculuğumuzu ve maçımızı sık güncellemelerle bloga aktarmaya çalışacağım. Çoğunlukla foto yükleyerek olacak bu.

Bakalım nasıl olacak?

18 Şubat 2012

Kritikler

70 yıllık tarihinde milyonuncu kritik maçına çıkacak Demirspor. Takımımıza başarılar diliyoruz, yarın da tribünde onun yanında olacağız. Tabii yolların durumu da malum, kış bu sene sert geçiyor. Yeri geliyor, bir mahalleden diğerine gitmek bile imkansız hale geliyor. Ankara içinde şimdilik işler yolunda, dışarıdan gelenler inşallah sorun yaşamazlar.

Deplasmanlarda aldığımız kritik puanlarla buradayız. Kafaya oynayan takımları evlerinde yenmek konusunda bir trend yakaladık. Kızılcahamama da aynı tarifeyi uygulayabilirsek direk çıkma hayalini canlı tutabiliriz. Bundan daha umutsuz olduğumuz günlerde kazanmayı bildik. Yarın güneş bizim için parlasın, yeniden...

15 Şubat 2012

Çıtamız Belli

Kızılcahamam maçı öncesi, umudumuz deplasman karnemiz. Alanya'yı, Fethiye'yi ve tabii ki Bandırma'yı deplasmanda yenebilen takımın bu maçta da aynı performansı göstermesini bekliyoruz. Yıllardır oluşan durumun aksine bu sene iç sahada kötü, dışarıda iyiyiz. Kaldı ki hemen yakınımızda bir Bandırma maçı deneyimi var. Orada, 10 kişiyle, o taktik disiplin ve bireysel performanslarla ortaya konan tablo, artık bizim için belirleyici faktör durumunda.

Takımın Bandırma maçının altına düştüğü her an eleştirmeye hazırız. Çünkü o çıtanın altı puan kaybı demek.

Tolga Aktay U17 Milli Takımı'nda

Adana Demirspor U17 takımı futbolcusu Tolga Aktay, U17 Milli Takımı'nın Ukrayna ile oynacağı maçların kadrosuna çağrıldı.

İki yıldır U15 ve U16 takımlarımızda oynayan Tolga bu yılda U17 takımıyla çıktığı 7 maçta 3 gol atmıştı.

Tebrikler Tolga!

Kızılcahamam Maçı İçin...

Kızılcahamam maçına gideceğiz. Her deplasmanda olduğu gibi, öncelik Tayfa'yı oluşturan ekipte. Bildiğimiz, tanıdığımız ve daha önce yola çıktığımız kişilerin araçlarımızda önceliği var. İkinci halka olarak da bizle temas kuran, mail atan kişilere duyurduk konuyu. Aracı kendi imkanlarımızla ayarladığımız için, gelen bütün talepleri karşılamamız mümkün değil. Maça gitmek için az sayıda yerimiz var, bize mail atarak gelişmeleri öğrenebilirsiniz: demirgibiyiz@gmail.com

13 Şubat 2012

Yola Devam...

Bu takımı seviyoruz çünkü, hayata dair umut ettiklerimizi onda buluyoruz. O bizi mutlu etmiyor ama yine de yola devam ediyoruz. Sahada olan bitenin ötesinde, ama belki orada da olur diye, umutlarımızı onla eşleştiriyoruz. Hayat bize gülmekte direniyor.

İki galibiyetiyle sanki herşey düzlüğe çıkmış gibi sevinip, tek mağlubiyetiyle yıllardır çıkamadığımız girdaba geri dönüyoruz. Bu trans hali böyle sürüp gidiyor; aklımızla kalbimiz birbirine sövüyor!

Biz sizi sevmek için elimizden geleni yapıyoruz; az biraz da siz mücadele edin be! O formayı giyenler, Demirspor futbolcuları, sözüm size, yine geleceğiz peşinizden, pervane gibi döne döne... Üzmeyin bizi, sevindirin.

"kaybolduğum da oldu benim yola gelmedim
tabii ki çok acı çektim, ben böyle değildim
arada bir boşa döndüm pervane gibi
rüzgarına nefesimle bol bol üfledim

hadi yola devam be usta
hadi yola devam be kaptan"


http://fizy.com/s/12719w

12 Şubat 2012

İnanç Değil De...

Tekrar eski Demirspor olduk. Normallerimizde döndük. Üç dört hafta galibiyet, iyi mücadele... Tam da artık futbol konuşabiliyoruz derken tekrar karabasan yaşadık. Ligin dibiyle her kapışmamızda yüreğimiz ağzımızda, hüsranlar diz boyu...

Ama bu bizim normalimiz değil mi? Alışmadık mı daha? Adana Demirspor ezberleri bozmaya, taraftarını monotonluk kıskacından kurtarmaya yeminli bir futbol kulübü değil mi? Gerçi şu da var ki, biz şampiyon olamamanın monotonluğuna sıkışıp kalmışız bir kere, nasıl kırılacak bu zincir, biz görecek miyiz, UEFA finalinin oynandığı yerlere haritadan bakıp "nasıl gideriz lan oraya?" diyecek miyiz? Neyse, ufkumuzu daraltalım.

Hiçbir şey anlatmaya niyeti olmayan bu yazıda değinip bırakmak istediğim tek şey aslında hiç bir şeyin bitmiş olmaması üzerine. Haftaya bir Kızılcahamam galibiyeti olayları tam da Demirspor'a yakışır şekilde içinden çıkılmayacak bir düğüme doğru sürükler. Sürükleyecektir de. Körfez gibi, Bandırma gibi, Kızılcahamam da mağlup olacak. Olacak olmasına da bana bunu söyleten nedir, orasını çözemedim. Takıma inancım mı, deplasman karnemiz mi, 11. adamımız olan seyircimiz mi (habire kırmızı kart görüyoruz ya), yıldızların konumu mu, hep zam gelen motorin mi, uyumadan gördüğüm gündüz düşleri mi? Bilemedim...

Haftaya Ankara'ya gelenlerle beraber tartışalım bu konuyu. Hala inatla nasıl takip ediyoruz bu takımı? Aklımızı hangi noktada yerinden çıkartıp, katlayıp, gömleğimizin sol cebine sakladık? Bunu konuşalım...

Adana Demirspor:1-Eyüpspor:3

Olmadı. 5'te 5 olmadı. Bir Demirspor klasiği: Grup liderini yendik ama ardından düşme potasındaki takıma yenildik. Olmadı. Yine pazar günü kendi sahamızda kazanamadık. Olmadı. Yine tesis baskını sonrasındaki bir maçı kazanamadık. Üzgünüz.

Erçağ ile öne geçtik ama devre arası bizden giden Halil Çelik bizi yaktı. Eyüp'ün iki golünü o attı.

Neyse ki Bandırma ve Kızılcahamam da yenildi.

Sarıyer'in yükselişi, Bandırma'nın düşüşü sürüyor.

10 Şubat 2012

Eyüp Maçı Öncesi#3


Taraftar şehre hareket katıyor.

Demirspor taraftarı, tesis ziyareti: Yaklaşık 1500 kişi, 270 meşale, 30 sis bombası... Fotolar, Türkay Gül.




Gazipaşa.


Seyhan Nehri, Asma Köprü.

Ziyaret spor sitelerine de yansıdı: http://www.ajansspor.com/futbol/tff2ligkirmizi/h/20120211/adslilerden_muhtesem_destek.html

Eyüp Maçı Öncesi...#2

Pazar günkü kritik maç öncesi, caimada olup bitene taraftar tavrını koymuştu. En baştan beri isteiğimiz bu: Tribün sadece statta değil, stat dışı gelişmelerde de söz sahibi olsun. Artık tribüne rağmen birşey yapmak zor hale geldi Demirspor'da.

Eyüp maçı öncesi taraftar Atatürk Parkı'nda buluşuyor, sesini birkez daha yükseltiyor! Saat 18.30'da. Katılın ve kenti uyandırın! Şampiyonluk inanın ve inandırın!

"Boya tüm şehri, şampiyon yaz her yere..."

Eyüp Maçı Öncesi...

Taraftar Eyüp maçı öncesi idmanını Botaş maçında yaptı:
(Foto: Rıdvan Tunç, adanademirspor.com)

Botaş, Avrupa Kupası maçında Gran Canaria'yı yenerek yarıfinale çıktı. Başantrenör Olcay Orak, taraftara teşekkür etti: "Seyircinin inanılmaz bir atmosfer yarattığını dile getiren Olcay Orak,'Bu atmosfer,bu seyirci ile finale çıkmamız gerekiyor.Bizi yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum' şeklinde konuştu." (adanahabermerkezi.com)

Adana Demirspor ve basketbol üzerine bir yazıyı bu vesileyle hatırlatalım, konuk yazarlarımızdan gelen en güzel yazılardan ki zaten blogun en çok okunan yazılar listesinde başlarda: Hulusi Acar: Geçmişe Özlem

9 Şubat 2012

Taraftar Tavrını Koyuyor

Takımın arka arkaya galibiyetler alarak şampiyonluk havasına girdiği bir dönemde, "dışarıda" sular hala kaynıyor. Bandırma maçı öncesinde, Adana Demirspor bağlantılı Belediye operasyonu ve kulübün hesapları üzerine spekülasyonlar, ardından kulüp otobüsünün haczi haberleri üzerinden işleyen bir gündem var.

Bu haberlerin geçmişin bir yükü olarak can sıkı olduğu ortada. Yönetim zihniyetimizin bizi getirdiği noktalar bunlar. Öte yandan bu somut gelişmeleri şimdiki yönetimi köşeye sıkıştırmak üzerinden kendi çıkarlarına alet edenlerin olduğu da bir gerçek. Adana ve camia içi iktidar savaşlarında yıpratma aracı olarak kullanılan bu haberler, kısa vadede takımın başarısızlığına yol açacak bir krize çevrilmek isteniyor.

Taraftarlar, bu ikincisinin önüne geçmek için sesini yükseltti. Şimşekler Grubu, yaptığı açıklamada, Demirspor içinde köşe kapmak için kimsenin kendilerini enayi yerine koyamacağını vurguladı. Açıklamada şu ifadeler kullanılıyor:

"İstanbul’a Galatasaray’la oynanan kupa maçına gitmeden önce taraftarlar olarak başlattığımız otobüs kaldırma kampanyasına 1-2 gün sonra büyük destek veren yerel kanalın etkili isminin daha sonraki günlerde takındığı tavır, niye destek verdiğini anlamamıza yetmiştir. Hem çalıştığı, hem de kendi ajansını buna alet etmiştir. Kendisine teşekkür ziyaretine hazırlanırken gerçek niyetini gördükten sonra bu ziyaretten vazgeçilmiştir. (...)

Yıllardır bu takımın şampiyonluk potasına girdiğinde, şampiyonluğa kitlendiğinde ve özellikle çok önemli final maçları öncesinde bu hadiselerin yaşanmasından artık bıktık. Birilerinin şampiyonluğumuzu çalmasından, şampiyonluğumuzu elimizden almasından gına geldi.

Siz art niyetliler, siz namertler.. Size sesleniyoruz. BU SEFER SİZE İZİN VERMEYECEĞİZ. (...) Sizin çirkin emellerinizin sonuçlarının bizler çekiyoruz. O yüzden bu sefer bizleri geçemeyeceksiniz. Nefesimiz ensenizde olacak.

Yönetimiyle, futbolcusuyla, hocasıyla, camiasıyla ve taraftarıyla ADANA DEMİRSPOR AİLESİ olarak kenetlendik, bütünleştik ve şampiyonluğa yürüyoruz"

(Tam metin: sporcukurova.com/anasayfa/simsekler-grubu-basin-aciklamasi.html)

Adana Demirspor Taraftarlar Derneği de daha somut örnekler üzerinden bu sürecin kişisel sorunlar etrafından yürüdüğünü gösteriyor:

"Mersinli gazete sahibi’in büyükşehir belediyesinden almış olduğu belediyenin dergi ve aski broşür işi 2012 itibari ile bitmiş. Acaba işi bitene kadar mı Demirspor’daki iddia ettiği kötülükleri görmüyormuş? Yoksa yeni iş almak için mi Demirspor’da yöneticilik yapan büyükşehir belediyesi meclis üyelerine Demirspor kullanılarak menfaati için baskı yapıyormuş?

Televizyon sahibi acaba Dörtyol’daki Akbank önünde bulunan Led ekran reklam panosuna belediye izin vermediği için Demirspor’da yöneticilik yapan büyükşehir belediyesi meclis üyelerine Demirspor kullanılarak menfaati için baskı yapıyormuş?

Televizyon sahibi, yönetimi devirip sn. Selahattin Aydoğdu’yu başkan yapmak isteyip yapamadığı için ve bununla birlikte ADS TV’yi alamadığı için bunları yapıyormuş?

Bir dedikodu da, Sn. Bekir Sıtkı Özer Altınkoza’dan televizyon sahibine iş vermemiş veya canlı yayın aracı almamış bundanmış. Bizleri bu konuda da aydınlatırsanız seviniriz."

(Tam metin için: www.demirsporplatformu.com/haberler/ads-dernegi-basin-aciklamasi.html)

--

Aslında ortada bir yönetimden ziyade yönetimi temsil eden kişiler var. Bunların başında Mehmet Gökoğlu geliyor. Diğer isimler de Levent Özveren ve Bekir Sıtkı Özer. Diğer kişilerin ne yaptığını bilen yok. Demirspor yöneticileri, eğer bu sıfatta birileri varsa, cebinden bu takım için ne kadar para harcıyor bilemiyoruz. Görünen sadece, Gökoğlu, Özveren ve Özer'in kaynak bulma çabaları.

Blogta yönetime karşı eleştirilerimiz oldu, istifaya çağırdık; hala da eleştirilerimiz var. Ama Adana'daki kaynayan kazanın parçası olmadığımız, o ateşe odun taşımadığımız ortada. Eleştirileri, takımın başarısını engellemek için değil, önceki hataların tekrarlanmaması için yaptık. Aynı iyiniyetle sözlerimiz geçerli. Geçimişin hatalarını tekrarlamayın!

Taraftar da kendi açısından geçmişteki hatayı tekrarlamak istemiyor. Gelişmeler karşısında suskun kalmayacaklarını söylüyor. Benim açıklamalarlardan anladığım şu: Kişisel çatışmaların ötesinde çok önemli bir şey var; o da Demirspor'un başarısı. Demirspor'un başarısı için çalışan ve onu engelleyenler arasında bir ayrım yapmak istiyorlar.

8 Şubat 2012

U18: Adana Demispor:2-İskenderun DÇ:2

U18'lerimiz el frenini çekti. Bu kez de İskenderun ile berabere kaldık ve ilk iki şansımızı zora soktuk. A Takıma çıkamama umutsuzluğu mu yoksa başka birşey mi; bilemiyorum... İlk ikiye giremezsek, klasman grubunda maçlara devam edeceğiz.

Detaylar: soylu-kavgam.blogspot.com/2012/02/u-18-akademi-ligiadana-demirspor-2-2.html; www.gunaydingazetesi.com.tr/spor/onlenemez-dusus-2-2-h7801.html

Yeni Bir Blog

Yeni bir Adana Demirspor blogu: asivemavidemirspor.wordpress.com

Sıklıkla güncelleniyor ve yeni haber-yorumlar giriliyor.

7 Şubat 2012

Bayrak Meselesi

Adana'da kenti harekete geçirmek için, facebook üzerinden bayrak asma kampanyası başlatıldı. Evlerimize bayraklarımızı asalım, mavilacivert bayrağı yukarılara taşıyalım!

Ama kulübümüz o bayrağı düzgün bir şekilde asabiliyor mu?

Gittiğimiz her deplasmanda ayrı bir rezalet. Çankırı'da neredeyse gri renkte birşeyler vardı. Bandırma'da da elbezi boyutlarında birşey...


Kulübümüz deplasmanlarda doğru renklerde doğru ebatlarda üzerinde doğru logo olan bir bayrağın asılmasını sağlayamaz mı?

Biz, bizi temsil eden her şeyin doğru düzgün olmasını istiyoruz. Bayrağımızın da, formamızın da, yöneticimizin de... Tribündekiler görevini yapıyorsa caminın içindeki herkesin de yapmasını bekliyoruz. Lütfen, biraz özen gösterelim.

Durak, Demirspor'dan Uzak Dur!

İyi başlayan haftada, can sıkıcı bir haber. Aytaç Durak tahliye edilmiş.

Ötesi berisi bizi ilgilendirmez, Demirspor'dan uzak dur yeter!

6 Şubat 2012

Sezona Yeniden Başlamak

Bandırma'dan mutlu döndük. Sezon yeniden başlıyor dedik. Öyleyse, sezona gerçekten iyi başlayalım. Baştan işi sıkı tutalım. Yapılacaklar belli: Takıma dışarıdan müdahaleleri engellemek, takım ruhunu korumak, mali disiplini bozmamak.



Yeni transferler bu kez tutmuş görünüyor. Körfez maçından beri takım iyi mücadele ediyor. Bandırma'da da fark yaratan unsur, hırslı oyundu. Bu hırsın devamı, havanın korunması için içeride ve dışarıda gerekli ortamı sağlamalıyız.

Futbolcuların paralarını zamanında alabilmeleri bu havanın korunması için önemli bir unsur. Yönetim planını programını bu sefer düzgün yapmalı. Takımın manevi kaynağı kadar maddi kaynağı da ayakta tutulmalı.

Umudumuzla hırsımızı, aklımızla duygularımızı birleştirelim. Bu sefer farklı olsun... Batıp giden geçmiş dönemin güneşi olsun.

U18 Otobüsü

Bnadırma maçı telaşıyla gözden kaçırdığımız haber, diğer Demirspor bloglarında yer aldı (tebevolimo.blogspot.com/2012/02/takm-otobusumuze-el-konulmus.html; demirspor1940.blogspot.com/2012/02/ahaport-demirsporun-otobusune-el.html): U18 takımımızın otobüsüne Kırıkkale deplasmanına giderken haciz nedeniyle el konmuş.

Bu sene U18'lerimizi elimizden geldiğince takip ettik; Ankara deplasmanlarında yalnız bırakmadık. Bugüne kadar hiçbir yöneticinin orada olduğunu görmedik. Teknik ekip ve futbolcu yakınları dışında kulübün bu takıma sahip çıktığına dair hiçbir emare yoktu.

Bahsi geçen otobüs, A takımın da uzun süre kullandığı, birçok Demirsporlunun göz aşinalığı olduğu bir araç. Otobüsün eski yönetimle ilgili bir borç nedeniyle haczedildiği belirtiliyor. Altyapımıza sahip çıkmadığımız aşikar ama bu kadar alenen çocukların elinden otobüslerinin de alınması çok ayıp! Bu işe neden olan kim varsa müstehakını bulsun!

U18l'lerimize de geçmiş olsun diyoruz.

Fethi Serkan Koçak

Dün geceki heyecan geçip sabah sakin kafayla düşününce kendime hak verdim: Hakem berbattı!

Hakemlerden dert yanmanın işe yaramadığını, hiçbir karşılığının olmadığını biliyorum. Kaybetseydik hele, hiç anlamı olmazdı. Kazandık, söyleyebiliriz: Hakem maçı katletti. "Ağzında emzik gibi" duran düdüğüyle saçmasapan faul kararları, takımı sindirmek için erken çıkan kartlar, kırmızı kart... Bandırmasporlu futbolcuların ayağı takılıp cezasahasında düşse kesin penaltı verecekti. Olmadı.

Fethi Serkan Koçak, berbat bir maç yönettin!

Bandırma Deplasmanı'ndan Kareler

Fotoların harbileri, Mustava'da... Genel bir izlenim için şimdilik bunları ekleyeyim:



İstanbul'dan gelen tayfayla...

Maç öncesi.

Gol sevinci.


Maç sonu coşkusu.

Tribünler.

Maç sonu futbolcularla ADS tezahüratı için tıklayın:
http://youtu.be/v3SKgjKb_mA

Haftanın Ardından

Son yılların en kritik galibiyetine imza attık. Uzun süredir böyle önemli maç kazanmamıştık. Lideri yenerek farkı 2'ye indirdik. Fethiye son dakikada kazanarak zirve takibini sürdürdü. Arkamızda Kızılcahamam kazandı, Trabzon puan kaybetti. Sarıyer de bir diğer deplasman galibi.



Lig bizim için yeniden başlıyor.

5 Şubat 2012

Sislerin Ardından...

Birşeyler başladı ve birşeyler bitti. "Burası bittiği yer mi, başladığı yer mi?"

Sisleri yara yara gittik, kazandık, geldik. Güzel Marmara!



Grup liderini, deplasmanda 10 kişiyle yenmek! Bu müthiş birşey... Kendi sahasında yenilmemekle övünen bir takımı yendik. Şampiyonluk havasına girdik...

Tam bir deplasman takımı görünümündeydik. Rakibi oynatmamak ilk hedefti. Golü bulduktan sonra net pozisyonları kaçırdık. İkinci yarıda da kontraataklarda çok net pozisyonlar kaçtı.

Raşit Sevindir: Bu maçın kahramanı! Golü attıktan sonra yaklaşık 100 mt koşup bizim tribüne kadar gelerek övgüyü hak etti. Ama ya o ikinci yarıda kaçırdıkları.

Rakibin son dakikada serbest vuruşu direğe çarpıp auta giderken biz de birşeylerin değiştini hissediyorduk.

Maçın hakemi, Fethi Serkan Koçak... Bu maça güdülenip gelmiş. Komik faul kararları, sürekli duran oyun. gereksiz kartlarla bizi 10 kişi bırakıp, ceza sahamız dışında sürekli rakibe avantaj sağlamaya çalışan, güdülenmiş bir isim. Seni de yendik.

Bandırmaspor taraftarı, bize hiç bulaşmadan temiz bir maç çıkardı. Onlara da teşekkürler...


Gol sevinci.

Maç sonu sevinci muhteşemdi!

Bandırmaspor 0-1 Adana Demirspor

Bu hafta yine mutluyuz. Takımımız güzel iş çıkardı, boynumuzu bükmedi. Raşit'în attığı golle deplasmanda kazandık ve liderle olan puan farkını ikiye indirdik. Haftaya maçımız sahamızda Eyüp ile.

Eyüp düşme potasının hemen üstünde yer alıyor. Çok zor maç olacağını düşünüyorum. Eyüp'ü yenemezsek Bandırma'yı yenmiş olmamızın bir anlamı olmayacak. Aynı ciddiyetle yola devam etmeliyiz.

Maça giden kardeşlerimden gelecek değerlendirmeler ile fotoğrafları merakla bekliyorum.

4 Şubat 2012

Denize Doğru...

"Gemlik'e doğru denizi göreceksin, sakın şaşırma"

Bir kez daha denize doğru, Marmara kıyılarına, bu kez güneyine doğru yola çıkacağız. Bursa'nın ötesinden mutsuz dönmemiştik daha önce; Çanakkale'den, Balıkesir'den mşen dönmüştük...

Bandırma'da pankartımızla yer alacağız. Bir umudun peşinde yol alacağız.

"Gayet yalın, gayet çıplak, kahraman olmayı bilmeli insan, herkesin gözü önünde her an..."

2 Şubat 2012

U18: Adana Demirspor:3-Ankaragücü:4

U18'lerimizden en son Gençlerbirliği mçından haber geçmiştik. Kendi sahamızdaki İskenderun maçı yoğun yağış nedeniyle oynanamıştı. 28 Ocak'ta Konya Şeker'e 3-0 mağlup olduk. Dün oynanan maçta da ne yazık ki A.Gücü'ne yenildik.(demirsporplatformu.com/haberler/u-18-ankaragucu-ne-yenildi.html)Ankara'daki ilk maçta başa baş bir mücadele olsa da golleri atan taraf biz olmuştuk, bu kez tersi olmuş anlaşılan.

Üst üste 3 mağlubiyet morallerimizi bozdu. 4 Şubat'ta Kırıkkale ile deplasmanda, İskenderun ile erteleme maçını 7 Şubat'ta, son olarak da 11 Şubat'ta kendi sahamızda Tarsus ile oynuyoruz. İlk iki şansımız devam ediyor.

Statüye göre 4 grupta ilk iki takım final grubunu oluşturacak; ilk ikiye giremeyenler klasman grubu olarak çift devreli mücadeleye devam edecek. Sezon sonunda Final grubunun ilk dördü ile klasman grubu birincileri, play-off maçları oynayacaklar.

Geleceğin Şampiyon Kulaçları 2. ve 3. Gün

Günlerdir yüzme federasyonunun sitesine girip duruyorum, acaba ilk gün sonuçlarını verdikleri Geleceğin Şampiyon Kulaçları organizasyonunun ikinci ve üçüncü gün sonuçlarını da yayınlarlar mı diye ama nafile. Üstelik e-posta yoluyla durumu sormama rağmen cevap da alamadım. Federasyonu tek bir hatayla yargılamak belki doğru değildir ama bu ilgisizlik kendisini uluslararası arenadaki başarısızlığımız olarak göstermiyor mu? Herkes işini layıkıyla yapsa, potansiyelimiz çok büyük. Her neyse baktım ki federasyondan ses yok, Ramazan vesilesi ile sonuçlara ulaştım. http://www.marmarisyuzme.com/ adresinde yayınlanmış sonuçlar.

Turnuvanın ikinci ve üçüncü günlerinde kardeşlerimiz toplamda dört başarılı yarış daha gerçekleştirdiler. Çağla ÖZDEN kardeşimiz 100 metre serbestte 11 yaş kategorisinde Türkiye 8.'si oldu. Önündeki rakipleriyle süre farkı az. Ancak ilk iki için çalışmalarını artırıp daha da güçlenmesi gerekiyor. Kendisinde bu potansiyelin olduğuna inanıyorum.
Çağla'nın bir diğer yarışı ise 50 metre sırtüstü idi. Çok başarılı bir yarış geçiren kardeşimiz Türkiye 2.'si oldu. Üstelik yakın zamanda zirveye de oturacağı kesin. Hem fark az, hem de Çağla Adana Demirsporlu. Umarım sırt üstü yüzmenin duayeni Behçet KURTİÇ abimizin bayan versiyonu yetişiyordur.

İlsu ALDATMAZ kardeşimiz ise 12 yaş sırtüstü yüzme yarışlarında Türkiye 7.'si oldu. İlsu'nun da rakipleri çok güçlü değil. Biraz çaba, biraz devamlılık en yüksek basamak bizimdir.
İlsu'nun son yarışı ise kurbağalama dalındaydı ve güzel bir yarış çıkaran kardeşimiz Türkiye 4.'sü oldu. Rakipleri ile süre farkı yine az ancak ilk sıra için daha fazla çalışması gerekecek kardeşimizin. O gücün kendisinde olduğunu biliyoruz.

İlsu ve  Çağla kardeşlerimizi tekrar tebrik ediyoruz. Sizlerle gurur duyuyoruz. İyi ki varsınız, iyi ki Demirspor'umuz havuzlarda var. Biz sizlerle yükseleceğiz.

1 Şubat 2012

Bandırma Maçına Doğru...

Pazar günü Bandırma maçı var. Şu anda bu sezonun en kritik maçı gibi görünüyor. Son birkaç yılda bu tip kritik maçları kazanmakta zorlandık. Ama son haftalarda yakaladığımız iyi görüntü umut verici... Üstümüzdeki takımlara karşı daha dirençli oynuyoruz, bu da bir gerçek. Haftasonu parolamız mutlak 3 puan olmalı; beraberlik değil.

Bir kez daha deniz kıyısından mutlu dönmek istiyoruz.