Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nostalji etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Süper Lig'te 18. Sezon

 Adana Demirspor, Süper Lig'te 18. kez yer alıyor. Önceki 17 sezonda, 550 maçta, 146 galibiyet, 157 mağlubiyet, 247 mağlubiyet aldı; 514 gol atıp 773 gol yedi. ( https://tr.wikipedia.org/wiki/Adana_Demirspor_sezonlar%C4%B1_listesi ) 16 galibiyet aldığımız ve 59 gol attığımız 87-88 sezonu kayda değer. 81-82'de ise 10 galibiyet ve 30 golle 6. olmuşuz. Sonraki sene de 7.liğimiz var. 1995'te Son golümüzü Gökmen Özcan atmıştı ve o sezonun yıldızlarından biri, Türkiye'ye yeni getirdiğimiz Coulibaly'di. Oyuncu Türkiye'de farklı takımlarda oynamaya devam etti. Tabii ki Duah ve Dibo da unutulamayacak yabancılarımızdı. Bakalım bu seneki yabancılar nasıl bir performans gösterecek?

Fofo ve Bizim Çocuklar Belgeseli

Murat Ayman abimizin (twitter: @mirothekid) çalışmalarında daha önce bahsetmiştik; Erdal'ın Kanalı belgeselinin yönetmeni ve Adana Futbolu kitabımızın da yazarları arasında... Uzun süredir üzerinde uğraştığı ve çeşitli sıkıntılarla tamamlanması zaman alan Muharrem Gülergin ve arkadaşlarının hikayesini anlatan Fofo ve Bizim Çocuklar belgeselinin gösterimi nihayet bu cumartesi Adana'da yapılıyor. 9 Kasım saat 18.00'de Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi'nde yapılacak olan gösterim ücretsizdir. Hepiniz davetlisiniz!

Tebe Volimo'dan Sonra Je t'aime

Bu sezonun özeti, Pote atıyor ve ayakta kalıyoruz. Pote playoff umutlarımızı ayakta tutarken, ulaştığı 36 golle Demirspor tarihinin bir başka golcü forveti Ziya Yıldız'ı yakaladı. Yugoslav vatandaşlığından Türk vatandaşlığına geçen, Zijad Švrakić ismini Ziya Yıldız'a çeviren ve mackolik.com kayıtlarına göre iki sezonda (1987-88'de 20, 88-89'da 16) 36 golle Demirspor tarihinin en golcü oyuncularından olan Ziya'yı yakalayan Pote için de artık bir pankart vakti geldi. Bildiğiniz gibi, Ziya Yıldız, Tebe Volimo (sizi seviyoruz) pankartına ilham veren oyuncularımızdan. O pankartın hikayesini 2008'te Vertumnus anlatmıştı:  http://www.adanademirspor.net/2008/04/tebe-volimo.html Pote'nin Ziya Yıldız'la yarıştığını da geçen sene Mayıs ayında Üni-Adanademir'den arkadaşların kaleminden okumuştuk:  http://www.adanademirspor.net/2016/05/eski-ve-yeni-efsanelerimiz-ziya-ve-pote.html Ziya Yıldız geçen kasım ayında ADS-DER'in organize ettiği Adama Demirspor Ta...

Yaşar Duran

Kaleci antrenörümüz Yaşar Duran, bu aralar reklamlarda boy gösteriyor. O vesileyle kulaklarını çınlatalım istedik. Reklamda kendisiyle inceden dalga geçilmesine izin vererek olgunluğunu ortaya koymuş Yaşar Hoca. Bildiğiniz gibi 8-0'lık İngiltere maçı (İngiltere'de olan, bir de Türkiye'de 8-0 vardı; onda kalede değildi) Yaşar Hoca'nın kariyerine damga vurmuştu. Uzun süre Fenerbahçe'de forma giymiş, 83 ve 85 şampiyonluklarında kaleyi korumuş biri olsa da o maç hep Yaşar Duran'ın yakasında kaldı. Ayrıca, Sarıyer, Malatya ve kariyerinin başında ve sonunda Gaziantepspor formalarını giydi. Tabii esprili kişiliği, o maç ve diğer milli takım maceralarını anlattığı program ve söyleşilerle bu meselenin uzaması ve renklenmesinde kendisinin de payı oldu. O iğneleyici sorulardan hiç gocunmadı, keyifle anlattı. 8-0'lık o maçta yer alan ve yine eski Fenerbahçeli Abdülkerim'in (o da esprili tavrıyla tanınır) bizde teknik direktörlük yapması da ayrı bir tesadüf. ...

Urfa Bizi Zorluyor

Şanlıurfaspor'la son yıllarda oynadığımız maçlar hep sıkıntılıydı. Hele ki 2006-07 sezonunda, Çapanoğlu idaresinde şampiyonluk yolumuza taş koymuşlardı. O sene Urfa'daki maçlar hep sorun olmuştu, ilkbdeplasmanda 5 kırmızı kart gördüğümüz maç, sonra da şampiyonluğa giderken yine kırmızların konuştuğu 2-2lik maçlar... 2 sezondur 1.ligteki 4 maçta da henüz tek galibiyetimiz var. Bu hafta da kritik bir maç oynuyoruz, bu sezon kestiğimiz hesaplara bir yenisini daha ekleyelim.

Yabancı Kaleci

Rize'den kiraladığımız kaleci Pawelek'le birlikte yabancı kalecimiz oldu. Kale, bu seneki en sıkıntılı mevkiimizdi, umarız Polonyalı kaleci iyi bir performans gösterir. Pawelek bu sezon ligte sadece 3 maç, kupada da 2 maçta kadroya girmiş. Yabancı kaleci geçmişimiz çok kalabalık değil. 1967-70 arasında Miço Vukatic, 1985-86'da Senad Arnutovic, 1987-88'de İrfan Handzic, 1988-89'da Milos Jurkovic kalemizi koruyan kalecilerimizdi.

Doğum

Bugün Demirspor'un doğum günü, kongre ve diğer tüm gelişmeler hikaye, bugün hayatımıza anlam ve kişilik katan en önemli unsurlardan birinin resmi olarak hayata adım attığı gün. Elimizden geldiğince o günleri anlamaya çalıştık, Yeni Adana Gazetesi'nin 1939-1941 yılları arasındaki tüm baskılarını Milli Kütüphane'ye gittik inceledik. Tek bir satır görebilmek için, Adana Demirspor kuruldu yazısını görebilmek için. Bunu göremedik gerçi ama o günleri hissettik. Bu yazıda Demirspor'un ilk adımlarını kurulduğu dönemin şartlarını da dikkate alarak paylaşmaya çalışacağız. Bundan yıllar önce Demirspor'un bir rozetini görmüştüm. Üzerinde 1939 yazıyordu. Herhalde genç takımdır o tarihte kurulan dedim ama basında ismimizi göremedim.  1939-1940 arası İkinci Dünya Savaşı'nın en çetin dönemleri. Hitler henüz Polonya'yı almamış. Lehler müthiş bir direniş sergiliyorlar.  Türkiye, Fransa ve İngiltere ile karşılıklı saldırmazlık ve yardım anlaşması imzalıyor. Ha...

Balkes ve 75 Ruhu

Balıkesirspor, en son 1975'te şimdinin Süper Ligi olan 1 lig'e yükselmiş ve 1975-76 yılında Türkiye liglerinin en üstünde mücadele etmişti. O sezon biz de 1.ligteydik ve Balıkesir'e deplasmanda 1-0 yenilip Adana'da 2-0 galip gelmişiz. Sonra Amatör Lig'e kadar düşseler de şimdi yeniden Süper Lig'in kapısındalar. Blog listemizde olan hayalet10kolik.blogspot.com  'dan Balkes'le ilgili güncel gelişmeleri takip etmek mümkün. Kendisiyle iki yıl önceki Balıkesir deplasmanında ayaküstü de olsa tanışmıştık. Maç yayınlarında statlarındaki pankarttan dikkatinizi çekmiştir, 75 ruhuna bir atıf var Kırmızı-Beyazlılarda; o mesele ile ilgili olarak da şu siteye göz atmanız önerilir:  http://www.balkesarsivi.com

Sen Büyük Değil En Büyüksün!

Playoff için son dönemece girdiğimiz 3 maçtan önce tüm futbolcularımızın ve teknik heyetin izlemesi gereken bir video. İlk izledigimde gözyaşlarıma hakim olamadığım bu videoyu tozlu raflardan çıkardım. Canımız, Kanımız, Herşeyimiz Demirsporumuz... Bizler Yaşadıkça Seni Yaşatacağız! Videoyu hazırlayan Fırat Ateş'e teşekkürlerimizle...

...

Nedir bu boğazımıza düğümlenip gözlerimizi buğulandıran duygu... Geçmiş günlere duyduğumuz özlemin anlamı ne? İşte şu anda tam da böyle hissediyorum... Hiç mi değişmeyeceksin Demirspor?

Bucaspor'a Dair

Bucaspor'un en çok armasını seviyorum. O salkım bana buralardan, bizim topraklardan bir hissi çağrıştırıyor; bizim üzüm bağlarını andırıyor. KSK-Göztepe savaşının dışında, biraz daha dağlara doğru, yukarılarda, Körfez'i tepeden gören bir yerden Buca halkı İzmir'in kısmen farklı bir kesimidir. İzmir'in dağlarında çiçek açan yanıdır; Anadolulu yanıdır... Bucaspor'un, bizim de birkaç kez -sanırım iki!- ziyaret edip deplasman tribününde boy gösterdiğimiz, tek tarafı tribün diğer tarafı duvar bir stadı vardı; orası da bir semt stadı olarak gayet sempatikti. Hatta birinde, rahmetli Bekir Çınar da o tribündeydi bizimle beraber. Bucaspor deyince akla altyapı geliyor tabii ki. (  http://www.bucasporaltyapi.org  ) Bizim yapamadığımız ne varsa onlar hepsini yaptılar altyapıya dair! Gerçi geçtiğimiz sene Altınordu'ya kaptırdılar bu çalışmanın bir kısmını ( 81 futbolcu geçmiş!  http://www.ajansspor.com/futbol/tff1lig/h/20121114/bucaspor_altyapisindan_altinorduy...

"Adana için övünülecek bir topluluk"

foto: startspor dergisi "Adana’da Demirspor kuvvetli bir varlık ve Adana için övünülecek bir topluluktur. Bu bir hakikattir. Adana’ya gitmiş olanlar seyyar satıcıdan itibaren her sınıf işle meşgul bulunan vatandaşların Demirspor’a karşı besledikleri güzel hislere şahit olabilirler. (...) Bulundukları yerlerde çok sevilen kulüplerimizden Adana Demirsporun yaratmış olduğu bu sempatiye hayran olmamak elden gelmiyor dersem mübalağa etmemiş olurum" (Fuat Pura, Demiryolu Dergisi, sayı 24, Eylül 1953).

Demirspor, Ankara'da

Adana Demirspor bir kez daha Ankara'ya geldi. En son geçen yıl Kızılcahamam ve Şekerspor maçları için gelmişti ama pek yüzümüz gülmemişti; K.Hamam'da buzdan sahada 0-0 berabere kalmış, Cebeci'de ise düşme hattındaki Şeker'e 2-1 yenilmiştik. Ankara Demirspor'a da ev sahipliği yapan Cebeci Stadı'nda 2002'de Şekerspor'u 2-1 yenerek kümede kalmak için önemli bir adım atmıştık. O sene, ligin ilk haftalarında Ostim'de Ankaraspor'a 5-3 yenilirken (Süper Mario Taner'in hat-trick yapıp 9 kişi kaldığımız maç) çıkan tribün olayları bize 3 maç cezaya mal olmuştu. 2004'te yine Ostim'de o sene şampiyon olacak Ankaraspor'dan şubat soğuğunda 1 puan almamız, tribündeki bizleri mutlu etmişti de takımın ligte kalmasını sağlayamamıştı. 2004'te Telekom'un halısahadan bozma stadında nadir deplasman galibiyetlerimizden birini almıştık, 0-1 ile... 2010'da yine aynı sahada Telekom'la 1-1 berabere kalmıştık. 2007'de Ostim'de Şeker...

Urfaspor Sıkıntısı

Grupların bölgelere göre ayrılmasıyla Ş.Urfaspor'la sık sık karşılaştık son dönemlerde. Çokça canımızı yakan, önümüze taş koyan takımlardan... Hiçbir iddiası yokken bizim maçlara özel olarak bilenmek konusunda uzmanlar! Bizi yenmek, bölge takımları için bir mertebe! Hele ki 2007'deki yükselme grubundaki 2-2'lik maçların ikincisi unutulmaz. O sezon, grup maçlarında ilk ikiye girip sarı-yeşillilerle birlikte yükselme grubuna çıkmıştık. Grup maçlarının ikincisinde, deplasmandaki maçta, 4 kırmızı kart görüp 1-0 yenilmiştik. Gol, 2 kırmızıdan sonra gelmişti... Bize hınçları bitmedi; Urfa'daki maçta, ligin bitimine 3 hafta kala, biz ikinci sırada ve onlar altlarda iddiasızken yine olayların damga vurduğu maçta, berbat hakem kararları ile 2-2 berabere kaldık. O maçın -güya- "sorunsuz" geçeceği konusunda yöneticilerimiz camiamızı ikna etmişti! Maçtan sonra Urfaspor yönetimi, teknik direktör Mustafa Çapanoğlu'nun görevine son verdi ve birçok futbolcuyu kadro dı...

"Adana Derbisi #7: 2008'ten.."

Tayfa, 2008'te yine deplasmanda olduğumuz ikinci maçta Adana Derbisi'ne trenle gitmişti; binbir keyif, şarkı, türküyle... Bayram Akgül'ün oyununu, İlker Avcıbay'ın Ramazan Altıntepe'nin oyunlarını izlemeden önce de kuzey kale arkasında derin bir bekleyişteydi.  O anlardan birkaç kare:

Demirsporlu Arif Peçenek

Geçtiğimiz gün vefat eden Tavşanlı Linyitspor teknik direktörü Arif Peçenek, futbolu Adana Demirspor'da bırakmıştı. 10 sezon Ankaragücü'nün kalesini koruduktan sonra Adana Demirspor'a gelen Peçenek,  1994-95 sezonunda çoğunlukla yedek kalsa da, 3 maçta ilk 11'de çıkmıştı. Bu maçlarda ilk yarının son haftasında Altay'a da 3-2; ikinci yarının ilk haftalarında da Antalya'ya 2-1 ve Kayseri'ye 2-0 yenilmiştik. Arif Peçenek'e Allah'tan rahmet, sevenlerine ve futbol camiasına da başsağlığı dileriz.

Mustafa Denizli Demirspor'a Karşı

Mustafa Denizli, teknik direktör olarak Galatasaray, Kocaelispor ve Manisaspor'un ardından 4. takımla Adana Demirspor'a rakip olacak. Denizli teknik direktörlüğünün ilk dönemlerinde, eski adı 1. Lig olan Süper Lig'te, 1987-88, 1988-89 ve 1991-92 sezonlarında Galatasaray'ın başında Demirspor maçlarına çıktı. (Bu maçlarda sadece 1 beraberliğimiz, 5 yenilgimiz var). Ardından 1994-95 sezonunda, 1.lig'teki son sezonumuzda, Kocaelispor'un hocası olarak karşımıza çıktı. (Her iki maç da 1-1 bitmiş; o sezon topladığımız az puanların ikisi Denizli'den). Eski adı 2. lig A kategorisi olan şimdinin 1. Ligi'nde ise, Manisaspor'un hocası olarak 2003-04 sezonunda Demirspor maçları yaşadı.  2A'dan düştüğümüz o sezonki ilk maçta deplasmanda galibiyetimiz (2-1; sanırım anavarza Sezcan o maçtaydı) var ama düşme potasına yerleştiğimiz ikinci maçta Adana'da mağlup olmuştuk (2-5; o sezon 2A'yı Digitürk veriyordu; Mustafa ile tv başında skor beklediğimizi ...

Samsun'la Benzerliklermiz

Bu haftaki rakibimiz Samsunspor ile benzeşen kötü bir huyumuz var: Çıkma başarısı ile düşme başarısızlığında öncü bu iki kulüp. Süper Lig (eski 1.lig) düşüklüğünde onları takip ediyoruz. Geçen seneki çıkıp-inmeleri ile 7 kez bu başarıyı-başarısızlığı gösterdiler; biz de 5 kere bu işi becerdik! (Aramızda KSK var; 6 kereyle...) Samsun'un yetiştirdiği çok sayıda futbolcu var; Tanju, Celil, Serkan, Ertuğrul bunlardan en bilinenleri. bizimle de yolu kesişenlerden, kaleci Fatih Uraz var mesela.  Samsun futbolu, Adana Futbolu gibi mazisi güçlü, geleneği güçlü takımlardan oluşuyor. O geleneğin parçalarından biri de Samsun Demirspor. Mehmet Yılmaz'ın derlediği "Samsunspor Kırmızı Beyaz Siyah" kitabında Samsun Demirspor'a dair güzel detaylar var; kendisi Adana Futbolu kitabına da katkı sunmuştu. Samsunspor kitabından Cem Dizdar'ın satırlarına vurgu yapalım:  "çocukluğu köyden kente trenle gidip gelerek geçen biri için garların, demiryollarının, demiryolu...

2010'daki Tavşanlı Maçı

Nostalji serimize devam edelim; bu haftaki rakibimiz Tavşanlı Linyit'le 2010 play-offlarında ilk turda karşılaşıp elenmiştik. Sezon başından beri süren rövanş alma hali bu hafta da sürecek mi? 2009-2010 sezonu, biki playoff finalinin ardından gelen yıkımın etkisiyle 2008-09'daki başarısız sezonun ardından yeniden yapılanmaya gidildiği, daha mütevazi kadronun kurulduğu, mali sıkıntılar içinde kulübün ayakta tutulmaya çalışıldığı bir sezondu. Bu çabaların en büyüğü rahmetli başkan Bekir Çınar'a aitti tabii ki; onun ikinci sezonuydu; çeşitli kereler mücadelesinde yalnız bırakılmıştı; Aytaç Durak'tan bağımsız bir yönetimin zorluklarını yaşayan, Durak'ın çeşitli engellemelerine maruz kalan bir yönetimi vardı. Antalya'daki playofflara giden yolda, grupta üçüncü olduğumuz için yükselme grubuna kalamamıştık. Kademe grubunu hep zirvede götürdük. Kadroda kalede ÖmerKahveci, Ferami Kuşçu, Serdar Döndü, İbrahim Selen gibi altyapıdan gelen oyuncuların şans bulmaya başladığ...

2007'deki Kartalspor Maçı

Bu haftaki rakibimiz Kartalspor'la en son 2007'de oynamıştık. Ligin adının Lig B olduğu son sene. Şampiyonluğa en çok yaklaştığımız, belki de en çok inandığımız yıldı; hayalkırıklıklarının da ilk yılı. Kademe gruplarını lider tamamlayıp, diğer 4 grubun ilk ikisi ile birlikte play-off grubuna yükselmiştik. O grubun ilk ikisi doğrudan üst lige çıkıyordu. Adana'da Kartalspor'a trajik şekilde kaybettiğimiz o maç, bizi ilk iki yolunda çok yaralamıştı. O sezon, Kartalspor'la aynı puanda olmamıza rağmen averajla 3. olup ekstra play-off'lara kalmıştık. Bursa'daki Giresun maçıyla sonuçlanan günler... Kartalspor 2007'de yükseldiği 1.lig'ten bir daha düşmedi, tıpkı aynı grupta 1. olup yükselen Boluspor gibi. O yıl biz çıksak gruptan kaderimiz nasıl çizilecekti kim bilir? 11 nisan 2007'deki maçta Çertin'in gördüğü kırımzı kartla son 10 dk.ya 10 kişi girmiştik. Ardından 85'de yediğimiz golle 1-0 yenik duruma düşüp, 88'de Serkan Turhan'la ber...