Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2021-2022 Sezonu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sezon Değerlendirmesi-III

 Bu sezon büyük oranda saha içiyle ilgilenmeye devam ettim ama tribün ve yönetim de bir yandan gündem yaratmaya devam etti. Kısaca değinmek gerekirse, yeni sezona yeni statta başlasak da uzun süre tam kapasiteye izin verilmemesi nedeniyle stadın beklenen ambiyans oluşmadı. Tabii ki birbirinin aynı tür statlarda taraftarlık farkını ortaya koymak gittikçe zorlaşıyor. Stadın yeni ve havalı olması, ruhu olacağı anlamına da gelmiyor ki çoğu yerde bunu gördük. 5 Ocak'ımızı özlemle anıyoruz... Bilet fiyatlarının artması ile taraftardan seyirciye doğru geçiş, bütün futbolu ele geçirmiş durumda.   Tam kapasiteye izin çıktıktan sonra da beklenen sayılara ulaşmak hemen mümkün olmadı. Burada büyük oranda bilet fiyatlarının etkisi, stadın uzaklığı, ulaşımın ve park sorununun devam etmesi gibi unsurlar etki etti. Statta su satılmaması gibi sorunlar da çokça dile getirildi. Yine de sezon sonunda İstanbul'un büyükleri ve şampiyon yapılan Trabzon'dan sonra en yüksek seyirci ortalamasına u...

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Be...

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend...

Dört Maçlık Mağlubiyet

Kötü başladığımız ligi kötü bitiriyoruz. Geçen hafta bir şey yazmadım çünkü takım erken tatile çıktı; sezonu erken bitirdi. Belki bu hafta toplarız dedim ama olmadı. Dört maçtır kaybediyoruz. Avrupa hayalleri kurarken ligi orta sıralarda bitirme gerçeğine döndük. Başkan'ın haftalar önce söylediği ilk 10 hedefi gerçekleşecek gibi... Avrupa macerası ilk sezon için bence de gereksizdi ama ilk 8'de kalmak iyi olabilirdi. Fikstür şanssızlığı ile oyun içindeki şanssızlık ve hakem hataları birleşince işler birden kötüleşti. Kasımpaşa'nın yükseliş dönemine, Giresun'un ligde kalma maçına denk geldik. Avrupa iddiasındaki Alanya da üstüne geldi. Trabzon maçında hakemler tarafında doğranmıştık. Bugün de iki golümüz var ile iptal edildi.  Rakibin bir golü de öyle... Maç sonundaki çabamız yetmedi. Sezonu toparlama yazısını daha sonra yazacağım ama açıkçası erken havaya girmenin sıkıntılarını yaşıyoruz. Ligin iyi oynayan, her maçı merakla beklenen takımı haline geldik. Ama hem devre a...

Adana Demirspor: 1 - Futbolun Katili Türk Hakemleri: 3

 Adana Demirspor sahaya futbolunu oynamak, alnın teriyle maçı kazanmak için çıktığı bir maçta daha hakemler marifetiyle doğrandı. Hem de hemen maçın başında. Oynadığınız oyunlar, saha dışı entrikalarınız, Süper Lig hesaplarınız bizi ilgilendirmez. Biz Demirsporluyuz! Nice rezaletler yaşadık ama işte burada karşınızdayız... Takımımızın yanında ve sizin karşınızda olmaya devam edeceğiz. Uyduruk penaltıyı Muriç'in kurtarmasına rağmen illa ki şampiyon yapılmak istenen takım lehine tekrar edilen vuruş sonrası maça 1-0 yenik başladık. Sonra toparlanmak zor oldu. Yine de oyuna büyük oranda hakimdik. İki topun direkten döndüğü, birinde penaltının kaçtığı maçta ligin şaibeli liderine diş geçiremedik. Olsun; oyunumuzla yine kendimizi gösterdik. Böyle lige, böyle hakemlere rağmen lige mavi-lacivert bir hava getirdik. Ne güzel...

Kasımpaşa: 4 - Adana Demirspor: 0

Karagümrük'ten sonra bir diğer İstanbul deplasmanında daha fark yedik. Bugün takım sahaya çıkmadı desek yeridir. Maça iyi başlayan rakibe ilk yarının ortasında biraz kafa tutsak da 10 kişi kaldıktan sonra hiç reaksiyon gösteremedik. Ha bugün ha yarın şımarıklık yapacak, takımı bozacak denen Balotelli sonunda beklenen hatasını yaptı. Kırmızı kartıyla beraber takımın olası ikinci yarı direncini de tamamen ortadan kaldırdı. Bir kaç haftadır düşen performansını böylece taçlandırdı. Montella'nın geçen hafta Vargas-Balotelli ikilisini yedek bırakmasının doğru bir karar olduğunu bu hafta yeniden hissettik. Birkaç haftalık iyi performansın ardından bu tip düşüşleri daha önce de yaşadık. Buna istikrarsızlık deniyor zaten. İyi giden sezonu iyi kapatmak isteriz. Avrupa hayallerinden ziyade iyi oyunlarıyla hatırlanan bir sezon daha kayda değer olacaktır. Haftaya yeniden yükseliş trendine giren bir takım görmek dileğiyle...

Adana Demirspor: 3 - Altay: 1

 Montella'nın geçen haftaların dağınıklık/rahatlık ekseninde kaçan pozisyonların kahramanları Vargas ve Balotelli'yi yedek bırakarak takım içi adaleti çok iyi dengelediği bir kadroyla sahaya çıktık. Belhanda bu fırsatı iyi değerlendirdi. Yunus yine hareketliydi. İlk yarı çok net bir oyunla 2-0'ı bulduk. Net ve tartışmalı penaltı pozisyonlarımız ve Yunus'un harika şutunda direkten dönen topumuzla devre çok daha farkla bitebilirdi. Rakiple aramızdaki fark netti. Arda Kardeşler, daha önce Başakşehir deplasmanında bizi doğradığı gibi bugün de devreye girmeye çalıştı ama takımımız izin vermedi. İkinci yarıda rakibin ilk dakikalarda baskısını kırdık ve sonrasında yine net pozisyonlar kaçırdık. Akintola, Belhanda ve sonradan oyuna giren Balotelli, Altay kalecisinin kurtarışlarına takıldı. Balotelli 4. penaltı golüyle 12 golünü atarak skoru belirledi. Altay,  -bu haftaya kadar- iki maçta da yendiğimiz üçüncü takım ve Rize'den sonra aynı skorla yendiğimiz ikinci takım oldu. ...

Hatayspor: 0 - Adana Demirspor: 0

 0-0 biten üçüncü; deplasmanda gol atamadığımız beşinci maçımız oldu. Bu kadar çok pozisyon bulup gol atamamak üzücü olsa da yine de şansız bir gol yemeden puan almak sevindirici. Şansızlık mı yoksa rahatlık mı bilemiyorum. Özellikle kenardan gelen oyuncuların katkı vermesi açısından düşük bir verimlilik içindeyiz. Tabii ki Süper Lig'teki son deneyimlerden çok daha iyi olduğumuz açık olsa da kendi rekorlarımız açısından, 81-82 sezonunda 32 maçta 6.'lık; 87-88'te 38 maçta 16 galibiyet ve 59 gol atma barajlarını yakalayabiliriz. Ha gayret diyelim! 

Adana Demirspor: 2 - Başakşehir: 1

 Bu sezon ilk kez iki maç üst üste kaybettikten sonra gelen galibiyetle derin bir nefes aldık. Tayyip ve Bjarnasson'un golleriyle kazandık. Tayyip'in ilk, İzlandalının ise ligdeki 5. golü oldu. İlk maçta son dakika penaltısıyla kaybetmiştik; bu da onun rövanşıydı. Rakibimizi altımıza almış olduk. Fenerbahçe ve Karagümrük'ten sonra sezonun ilk yarısında kaybedip kazandığımız üçüncü maçtı.  Çoğunlukla ilk golü attığımız maçları kazanıyoruz. 48 puandayız, keyifli bir pazarı hak ettik. Hafta içinde kadrodaki çeşitli vedalar ve Balotelli'nin yedek kalmasıyla içeride bir şeylerin değiştiği anlaşılıyor. Montella'nın en büyük başarısı bu adalet anlatışı oldu. Kötü oynayan hemen kesildi. Bu maça da Assombalonga-Akintola ikilisiyle başladık. Yunus, milli takıma seçilmenin mutluluğuyla oynarken, milli takımı hak eden bir diğer oyuncumuz Samet de tersine bunu göstermenin peşinde iyi oynadı; ilk golde de payı büyüktü. Tabii artık yavaş yavaş gelecek senenin kadrosunu şekillendir...

Adana Demirspor: 2 - Sivasspor: 3

Bu sezon ilk kez üst üste iki kez yenildik. Yıllardır kaybetmeye alışığız ama bu sene başka bir hikaye vardı; üzülüyoruz tabii... İlk yarıda da Malatya-Sivas-Başakşehir hattında 3 hafta puan kaybetmiştik. Bu kez Antalya'dan başlayarak bu seriyi yaptık. VAR ve Hakem şenliği devam etti tabii; Türk futbolunun kanayan yarası... Başkan'ın "hedef ilk 10" açıklamasının futbolcular üzerinde bir rahatlama yaptığı düşüncesindeyim.  Belki kamuoyuna böyle bir mesaj verip içeride gerekenleri söylüyordur ama Başkan özü sözü bir insan. İçeridekilere de "ben 10 dedim, 11 değil" diye sınır çekmesi lazım! Toplanan puanın ve oynanan oyunun yeterli olduğu kanısı oluştu. Ama lig devam ediyor. Bu blogta Avrupa muhabbeti hiç yapılmasa da her zaman çıtayı yukarı koymak iyidir. 10'u değil 1'i hedeflemek gerekir. Saha içini konuşacak olursak, 1. ligten kalan Türk oyuncularla oynuyoruz. Onlardan aldığımız katkı minimum düzeyde. Devre arası transferleri pek bir katkı sunmadı. Ö...

İki ve Daha Fazla Gol

 Bu hafta Antalya ile kendi sahamızda golsüz berabere kalarak iç sahadaki 5. beraberliği aldık. Deplasmanlardaki gollü galibiyetlerden sonra kısmen hayalkırıklığı yarattı tabii. Vargas'ın çizgiden çıkan topu ve Balotelli'nin şutları yeterli olmadı. Hatay ya da Giresun maçındaki gibi tek golle olsa da kazanmak isterdik. İçeride 3, dışarıda 1 prensibi bizde tersine işliyor! Yine kendi sahamızdaki Kasımpaşa maçından sonra ikinci 0-0 maçımız oldu. Gol atamadığımız toplamda 7. maçtı; bunların dördü kendi sahamızda. Onların içinde de Fenerbahçe ve Malatya mağlubiyetleri var. Dışarıda Karagümrük, Trabzon ve Konya'ya gol atamadan yenildik.  9 maçta tek gol atmışız ve bunların 6'sı 1-1 bitti. Hatay ve Giresun maçlarındaki 1-0 galibiyetler dışında, Başakşehir'e 2-1 kaybettik.    Kısacası gol atamadan 2 puan, tek gol atarak 6 puan alabildik. 45 puanda, 8; oldukça düşük. Demek ki iki ve daha fazla gol atmamız gerekiyor ki bunu deplasmanda daha rahat yapıyor görünüyoruz. Stambou...

G.Antep FK: 0 - Adana Demirspor: 3

 Geçen hafta çalınan iki puanımızı bu hafta deplasman galibiyetiyle toparladık. Kendi sahasında yenilgisi olmayan Antep'i yine iyi oyun ve tempolu ve bol pozisyonlu bir maç sonrasında yenmenin keyfini yaşıyoruz. Balotelli'nin olmadığı maçta iki penaltı kaçırıp çizgiden top çıkarıp, 3 golle galip gelmek Demirspor'un bu seneki neşesine ve coşkusuna çok yakıştı!  Deplasmanda 3 gol attığımız 5. maç oldu bu. Her hafta daha fazla kişi Demirspor'un oyunundan övgüyle bahsediyor. Çünkü sadece kazanmıyoruz; iyi oynayarak kazanıyoruz! Aslında eskiden şöyle olurdu; müthiş gergin geçen bir maçın ertesinde, hafta boyunca devam eden gündem ve TFF'nin de yağdırdığı cezalarla morallerin bozulması; devamında maç içinde rakibin pozisyonları ve kaçan penaltıyla konsantrasyonun tamamen dağılması ve toplamda elimizdeki pek çok mazeretin varlığıyla kaybedilecek puanlar... Ama olmadı! Bir şeyler değişti. Her şeyden önce yabancı oyuncu performansımız çok çok iyi. Belhanda dışında herkesten ...

Güçlü Kalalım

 İlk yarıda olduğu gibi yine Beşiktaş maçı oldukça olaylı geçti. Sonrasında da birkaç kelime daha etmek gereği oluştu.  3-0'dan 3-3'e getirdiğimiz can acıtıcı ilk maç sonrasında edilen küfürler, Balotelli'ye yönelik ırkçı saldırılar ve açıklamalar ile kendi kazdıkları gerginlik kuyusuna düşüp teknik direktörlerini kaybedecekleri süreci tetiklemişlerdi. Bu maçta da görüldü ki yeri geldiğinde açık şekilde kollanıyorlar. Verilmeyen iki golümüz ve penaltımızla birlikte, sahada oyun olarak ezilmeleri bir kenara, ayakta duracak halleri olmayan bir Beşiktaş'ı TFF eliyle ayakta tuttular. Her iki takım da hafta içi penaltılara giden kupa maçları ve yolculuk yaşadı. Ama biz ayakta kalıp oynadık! Hem Montella, hem oyuncular hem de Murat Sancak maç sonu gerekenleri söyledi. Gördüğüm kadarıyla spor kamuoyunda da genel bir hava var. Müthiş oyunumuz Ali Şansalan (pardon maçalan!) denen hakem bozuntusu tarafından çalındı. 3 İstanbullunun en mazlumu, en mağduru buysa, nasıl bir oyunun i...

Adana Demirspor: 1 - Beşiktaş: 1

 O ne maç sonuydu öyle! Çalınan iki puanımızla birlikte, kaybetsek çok üzüleceğimiz maçta 1 puana az da olsa seviniyoruz.  Özellikle ilk yarısı yüksek tempolu maç oldu. Vargas oldukça istekli ve hareketliydi; güzel pasını Balotelli aynı güzellikte skora dönüştürse de tartışmalı bir kararla golümüz iptal oldu; benzer pozisyonda rakibin golü verilmişti. Balotelli'nin çabaları ikinci yarı da devam etti. İlk yarıdaki yüksek tempo sonucu Beşiktaşlılar ikinci yarıda dökülmeye başladı. Maç sonuna kadar oyunun hakimi bizdik. Hak ettiğimiz puan Samet'in kafa golüyle geldi. Daha fazlasını da hak ettik ama engellendi. Futbolun katilinin kim olduğunu iyi biliyorsunuz... Böylece 3 İstanbul takımından 5 maçta toplam 8 puan aldık. Beşiktaş kalecisinin kafasına bir şey atılması hoş olmadı. Tribün içinde gerekli tepkinin verildiğine eminim. Demirspor'un her maçı keyifli; çünkü oynayarak kazanmak isteyen bir ekip var sahada. Alkışlayın!

Rizespor:1 - Adana Demirspor: 3

 3-0'dan sonra arka arkaya Muriç ve Deli sakatlıkları canımızı sıksa da, müthiş bir deplasman galibiyeti daha. 4.'yü de attık ama maç boyu Demirspor'u durdurmayı başaramayan Halil Umut Meler ve ekibi, en azından bunu başarayım dedi.  İlk yarıda hücuma çok rahat çıkan ve girdiği pozisyonları değerlendiren takımımız, Bjarnasson'un kafası ve Balotelli'nin plasesi ile 2-0'la soyunma odasına girdi. Stamboli, tam anlamıyla "orta saha elemanı ne yapar"ın tanımını uygulamalı olarak verdi. Maç sonunda bir füzesi de direkten döndü. Hakkında onca spekülasyon yapılan Balotelli, saha içinde her şeyini vermeye, sadece bizim takımın değil tüm sahanın merkezi olmaya ve oyunu yönetmeye devam ediyor. İkinci yarıda, tam oyundan çıkacakken gerçekleşen faul sonrası kenara "dur bekle" işareti yaptı ve ardından yaklaşık 30 metreden yolladığı füzeyle maçı 3-0'a getirdi.  Hemen ardından rakip oyuncunun Muriç'e sert girişi ile çenesine doğru gelen darbe, savun...

Ara Sonrası

 FIFA takvimi nedeniyle verilen ama maç yapılmayan milli takımlar arasında (sanırım Afrika Uluslar Kupası ve Dünya Kupası Güney Amerika Elemeleri için ara verildi) çoğunlukla transferlere odaklanılan bir dönemde, Demirspor daha sakin bir süreç geçirdi. Özlediğimiz bir sakinlik tabii ki... Hala bir iki transfer ihtimali var son güne yaklaşırken.  Takım, son olarak 10 kişi kalan Karagümrük'e karşı motivasyon kaybı olmadan 5 gollü bir galibiyet aldı. Yine 10 kişi kalan rakiplere puan verme geleneğimizi tam anlamıyla kırmış olmayı umuyorum. İyi gidişe paralel olarak taraftarın çıtası, beklentisi ve hayalleri değişiyor. Bir iki maçlık puan kaybı ya da kötü oyun daha fazla tepki toplayabiliyor. Sezon sonunda genel bir değerlendirme, kendi tespitlerime dair de değerlendirme, yapacağım ve genel resmi okumak daha kolay olacak ama şu ana kadar herkes gibi ben de memnunum durumdan ve bu durumda, Montella'nın beklenmedik şekilde katkı yaptığını, takım içi uyumu sağladığını özellikle vurgu...

Konyaspor: 1 - Adana Demirspor: 0

 Hafta içi mesaisinde Konyaspor'a yenildik. İyi bir maç oldu; tempolu ve bol pozisyona sahipti. Ahmet Çalık'ın vefatından sonra ilk maçta Konyaspor'un duygusal yoğunluğunun daha fazla olması normaldi. Hafta sonu maç yapmadılar, daha dinlenmişlerdi bize göre. Kendi sahasında iyi oynayan bir takım olduğunu da göz önünde bulundurursak, sonuç normal karşılanabilir. Bence kötü oynamadık. Ama haftada 3 maçı kaldıramadığımız ortada. Balotelli'nin hücumda topu tutmasını arıyoruz. Gökhan İnler de olmayınca orta saha üstünlüğünü kaybediyoruz. Assambalonga eline gelen fırsatları iyi kullanamadı ve Balotelli'yi aradığımız iki hafta geçirdik. Vargas'ın ve Yunus'un hareketliliği pozisyon yaratsa da sonuç üretemedik. Savunmadaki benzer hataları sezon başından beri yapıyoruz. Ama ayakta kalıp mücadeleye devam edeceğiz! 

Adana Demirspor: 1 - Kayserispor: 1

 Önceki haftanın maçıyla bu maç arasında 4 tam gün var. Pazar gecesi biten maçtan sonra yolculuk ve 1 gün izinle beraber en fazla 3 antrenmanla bu maça çıkıldı. Bir sonraki maç da yine deplasmanda ve 3 gün sonra. Federasyonun futbolcu sağlığını böyle tehlikeye atmasına anlam vermek güç. Tabii her şey yayıncı kuruluşun takvimine göre işliyor! Deplasmanda Fenerbahçe'yi yendikten sonra bu maça konsantre olmakta zorlanmış olabilir.  Alt sıralardaki rakiplere karşı daha zor konstantre oluyoruz ki şu anda son sıradaki Malatya'ya da kendi sahamızda kaybetmiştik. Ama bundan sonra daha çok takım alt sırada kaldığına göre, maçlara mental olarak daha iyi hazırlanmalıyız. Svensson ve Stamboli'nin eksikliğinde orta saha savunması düşük olunca rakibe daha çok pozisyon verdik. Tarık Çamdal ne yazık ki döküldü. Muriç'in düşmeyen performansı bizi ayakta tuttu. Ayrıca Emrah Başsan'ın Demirspor'a karşı ekstra performans gösterme azmi, bu maçta da devam etti. Kaybedilmiş iki puanda...

Fenerbahçe: 1 - Adana Demirspor: 2

 Hiç vakit harcamadan, oynayarak pas yaparak alınan net bir galibiyet. Galibiyeti korumak için yerde vakit öldürmek yok!  Bu sezon ilk kez geriden gelerek kazandık; bunun deplasmanda olması ayrıca önemli. Gökhan'ın füzesine, Belhanda'nın dokunuşu eklendi. Balotelli'nin yokluğunda kendine verilen şansı iyi kullandı Belhanda; her ne kadar daha fazlasını beklesek de... Defansta da iki eksiğe rağmen takım yine ne yaptığını bilen havadaydı. Hocanın değişiklikleri maçın son bölümünde takımı diri tuttu. Rakibin de mecali olmayınca son bölümlerinde rahat bir oyunla maçı kazandık.  Kazanmak kadar iyi oynayarak kazanmanın mutluluğu var üzerimizde. Emeği geçenlere yine teşekkürlerimizle...

Göztepe: 1 - Adana Demirspor: 1

 Deplasmandan bir puanla dönüyoruz; yenilmezlik serimiz 4 maç oldu. Balotelli'nin muhteşem şutu ile ilk yarıda öne geçip büyük oranda savunmada kalarak oyunu tutmaya çalıştık. Rassoul'ün dikkatsizliği ve kendi kalesine golü bizi iki puandan etti. Son dakikada Belhanda'nın şutuyla 3 puana da çok yaklaştık.  Puana çok daha fazla ihtiyacı olan, düşme potasındaki rakibin özellikle ikinci yarı varını yoğunu ortaya koymasıyla, maç büyük oranda sahamızda geçti. Savunmamız büyük bir açık vermedi, Muriç yine yan toplarda çok iyiydi. Geçen haftaki gibi Yunus'u kaçırarak pozisyona girmeye çalıştık. İkinci yarı oyuna giren Belhanda biraz daha sorumluluk alıp topu ayağında tutabilirdi; son dakika şutu dışında oyunda yok gibiydi. Sezonun ilk yarısında bekleneni veremeyen isimlerden biri de o. İlk yarıda Balotelli'ye yönelik oldukça sert faullere hakem kart vermedi. Üzerine oynanmasına rağmen siyah incimiz sakinliğini korudu ve golüyle gereken cevabı verdi. Savunmadaki yardımları ...