Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Djurgården IF etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Stockholm 6# Buz Hokeyi Maçı Gören Masum Adanalı...

Daha önce Djurgarden maçları ile ilgili yazıları yazmıştım. Aşağıda etiketler kısmında ''djurgarden'' ismine tıklarsanız ulaşabilirsiniz. Ancak 1 tanesi eksik kalmıştı. Araya da takımın kötü gidişi eklenince kaynadı. Bu aralar havalar da soğuk, mevsime de uyuyor; bana ilginç gelince eksik kalsın istemedim. Buz hokeyi takımı 6 as ve yedeklerle birlikte 20'nin üzerinde kişiden oluşuyor.Oyuncu değiştirmede sınır yok. Bir bakıyorsunuz aynı anda oyun durmadan top rakipteyken hızlıca 5 kişi birden değişiyor. 20 dakikalık 3 devre var. Buz hokeyi sopası ile diski kaleye sokup gol atıyorsunuz. Arkadaşlar ''pak'' diyor, ben ise ısrarla top diyorum, kızıyorlar bana :) Oyuncu vurduğunda 100 km'den daha fazla hıza ulaşabiliyormuş. Direkten dönmüştü bir pozisyonda, bütün stadda duyuldu sesi. Çok sert. Arakdaşlar soruyor; ''Adana'da buz hokeyi var mı? Buzda kayabiliyor musun? '' HAyır dediğimde, aa nasıl kayamazsın , nasıl bilmezsin gibi b...

Stockholm 5# Maç, Deplasman Tribünü, Meşale şov...

Maça kortej eşliğinde geldikten sonra stadda deplasman tribününde yerimizi aldık. futbolcu kadroları sayılırken bizdeki gibi ''oleeyyy'' çekiyorlar. Maçın ilk 10 dakikası tüm stad İsveç Futbol Federasyonu'nu futbolda şiddet yasası benzeri bir yasa çıkarması nedeniyle protesto etti.10 dakika boyunca stadda ses çıkmadı.Sadece bu pankart vardı.Anlamını söylemişlerdi; ama unuttum :) 10. dakikada ise her iki takım taraftarı da bayrak ve kareografi şovlarını yaptı. djurgarden taraftarlarının yaptığı kareografinin onlarınkinden güzel olduğunu söyleyebilirim. Kareografide 1891'in anlamını yazmıştım. Kareografi renkleri logodaki renklere uygun tasarlanmış. Karton değil de bayrak kullandılar. Bayrakları maçtan sonra topluyorlar ki her maç için ayrı bayrak yapmıyorlar. Bu arada deplasman tribününün tamamını dolduramadığımızı da görüyoruz. AIK kareografisi İngiliz kültüründen geldikleri için davul yok, ataklarda onlara benzer ''uhhh'' ''aahhh'...

Stockholm 4# Maç öncesi toplanma, kortej, polis

Djurgarden taraftarları kültürlerini ingilizlerden almışlar ve kendilerini ''British Style'' olarak tanımlıyorlar. O yüzden davul kullanmıyorlar mesela maçlarında. AIK taraftarları ise maçta davul kullandı. Maçtan önce de bir barda toplanıp içmeye başlıyorlar. Normalde kendi sahalarındaki maç için stadlarının hemen yakınında Djurgarden taraftarları için özel bir mekan var. Yemek yiyip içip eğleniyorlar. BAr komple atkı, kupa, posterlerle dolu. Çok hoş bir mekan. Bardan manzaralar; Deplasman maçı öncesi başka bir bardan manzara; Bardan çıkınca kortej için toplandıklarında ''Hard Bass'' adlı bir dans yapıyorlar topluca. Bunu gittikleri bütün deplasmanlarda da yapıyorlarmış. Bizdeki apaçi dansı gibi bir şey. İnanılmaz zevkli, acayip eğleniyorlar. Aşağıda bir hardbass örneğini koydum. Normalde ultras grubuna resmi üye sayısı çok az.Fotograf çekilirken çok az kişi olunca biraz hafife aldım açıkçası; ancak yürümeye başlayınca o kadar adam nerden geldi bir türl...

Stockholm 3 # Taraftar - Ultras - Holigan

Djurgarden takımının resmi taraftarı ''Jarnkaminerna'' olarak geçiyor. ''Ultras Kaos STockholm'' isminde bir ultras grubu , '' Fabriken'' isminde tifo crew ve Ayrıca bir ''Holigan '' grup var. Ultras ve tifo crew maçta birlikte hareket ediyorlar. Burda biraz holigan, ultras, crew kavramlarından bahsetmek istiyorum. Holigan kavramı Türkiye'de yok. Bunlar vücut geliştiren, steroid kullanan, dev cüsseli vb grup. Bunların pankart, kareografi gibi şeylerle işi olmuyor. Maçları izliyorlar hep birlikte. Direk mevzu yapıyorlar.Maçtan önce direk saldırabildikleri gibi canları mı sıkıldı? Arıyorlar Adanaspor holigan grubunu mesela, buluşuyorlar Çatalan barajında. Sadece yumruk yumruğa, girişiyorlar birbirlerine. Böyle bir grup. Bizim ülkemizde holiganın karşılığı yok. Emanet, zırh karşılığı da onlarda yok. ''Dirty fight'' yani '' pis dövüş'' diyorlar bu emanet olayına. Haligan grup tamamen ...

Stockholm #2 Maç Öncesi Hazırlık

Cumartesi akşamı Djurgarden taraftar grubunun takıldığı bara gittik. Küçük, kendi hallerinde takıldıkları bir mekan idi. İçeri ilk girdiğimde hepsi beni tanıyordu. ''Sen Nils'in arkadaşısın'' dediler. Sıcak davrandılar. Daha önce gönderdiğim resimleri hepsi görmüş ve çok sevmişler. Arkadaşlara Türk Lokum'u ikram ettim. Hepsi çok sevdi. Muhabbet edip takımımız ve taraftarımız hakkında bilgi verdim. Pazar günü, yani maçtan bir gün önce hava bulutlu ve hafif yağışlı idi. Maçın oynanacağı stada gittik. AIK Stockholm, maçlarını İsveç milli takımının stadı olan ''Rasunda Stadı''nda oynuyordu.Yaklaşık 30.000 kapasiteli bir stad.Her tarafı kapalı, çok beğendim.Bizim gittiğimiz stadlar köy stadları olduğu için bana mükemmel geldi. Stada giderken deplasman stadı olması nedeniyle güvenlik açısından forma ve atkı almadım. Kimse almıyordu. O yüzden Demirspor atkısı götürmedim ben de. Zaten orada öyle bir kültür varmış. Casual yani günlük giyiniyor ultras gru...