31 Ekim 2010

Enstantaneler #2

Tribün - Panoramik
Güvenpark'tan yola çıkış
Stadyuma Gidiş - Demetevler
Maç öncesi Halay
Şimşekler Grubu Davulcusu Beyaz
Maç Sonu

Telekom Deplasmanı'ndan Enstantaneler

GüvenPark'ta buluştuk:


Hastane durağında inip yürüdük:

Deplasman uzun yol bitmez... Macunköy kırsalı:


Yine, Yeni,Yeniden, Gurbette Demir Gibiyiz:



"Şimşek Gibi Oynayın" tezahüratları altında maç sonu:

Diğer fotolar Fırat Ateş'te...

Türk Telekom:1 - Adana Demirspor:1

Karşılıklı iki penaltı golüyle maç berabere bitti. Telekom'un penaltısında, ele çarpma vardı; orta hakem devam ettirdi, penaltıyı yan hakem verdi.

Takım, ilk yarı çok tutuktu. İkinci yarının ortalarında tribünün de desteğiyle biraz tempo yaptı. Gol öncesi altıpastan kaçan bir şut var. Kazandığımız penaltıda kısa süreli kim atacak tartışması yaşandı; sanırım net bir penaltıcımız yok.

İki takımın da net pozisyonu olmadı. Bizim takım da umut vaat eden bir görünüm sergilemedi. Biraz mücadele, biraz hırs; ama topu aldığı zaman rakibi açabilecek kimse yok.

Yine Yeni Yeniden

Yine deplasmandayız kendi evimizde; yine Güven Park-(sen yoksun-bir kişi eksiğiz!); yine Telekom Stadı; yeni "Gurbette Demir Gibiyiz" pankartı; yeniden gün ışığıyla buluşuyor.... Yine, yeni, yeniden sevindir bizi Demirspor... Yeniden sev bizi.

"yuregimdeki firtina dinmedi hala
titrerdim, isterdim seni hep kollarimda
yine bana gel
yana yana yine beni sev

hadi beni yine sev
beni deli deli sev
beni yine yine, yeni yeni, yine yeni yeniden sev

ben yandikca bagrimda sonmez ateş,
gece yildiz tenimde, gunduz güneş"

Nilüfer/Yeniden Sev/Yine Yeni Yeniden-(Dinlemek için Tıkla)

29 Ekim 2010

Cumhuriyet...



Dünkü U18 Derbisi haberi, blogun 1923. yazısıydı; güzel bir tesadüf oldu. Bugün 1923'ün bir adım sonrasındayız. Demirspor'un gençleri, cumhuriyetin neferleri olarak memleketin kamusal kalkınması için görevlerini her daim yerine getirmişlerdi. 87 yıllık cumhuriyet tarihinin 70 yılında onlar vardı. Var olmaya devam edecekler.



Cumhuriyetin 87. yılını, hala birlikte olmanın, birlikte hareket etmenin, biz olabilmenin, farklılıklarımızla bir arada kalmanın sıkıntıları-tartışmaları altında geçiriyoruz. Verimli tartışmalar, iyidir. Kör döğüşü, değil...

Cumhuriyet, keşke, "kimsesizlerin kimsesi" olma yolunda bir adım daha atabilse...

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

28 Ekim 2010

U18 Derbisini Kazandık

Pazar günü oynanan maçta, U18 takımımız Adanaspor'u 1-0 yendi. Golümüz Serdar Döndü'den. Serdar, bu yıl beşinci maçta dördüncü golünü attı. Grupta liderliğimiz devam ediyor.

Ankara Telekom Stadı-Güzergah

Pazar günü için yol güzergahları (büyütmek için haritaların üzerine tıklayın):

Hastane Metro Durağı'ndan Telekom Stadı'na:
(yürüme mesafesi 35; araba ile 10 dk.)

Macunköy Metro Durağı'ndan Telekom Stadı'na:
(yürüme mesafesi 45; araba ile 10 dk.)

26 Ekim 2010

Pazar günü...

Pazar günü Demirspor, Ankara'da. Önceki coşkumuz olsa, çoktan harekete geçmiştik. Yine de önümüzde havaya girmek için birkaç gün var. Stada birlikte gitmek için bize mesaj gönderen arkadaşlar için, buluşma yerini Güven Park olarak gösterebiiriz. Saat 11.00 sularında buluşup, en geç 11.30 gibi metroya binelim. Telekom Stadı, Macunköy veya Hastane Metro duraklarına yakın bir yerde. En son 2004'te gitmiştik o stada; 1-0 kazanmıştık.


Mavilacivert bayrağı Ankara'da yeniden yükseltelim...

21 Ekim 2010

Haftanın Ardından

Nefes aldıran bir galibiyet ama devamına ihtiyaç var.




Gelecek maç, 31 Ekim'de Ankara'da Telekom'la...

Adana Demirspor - Tarsus İdmanyurdu Maç Değerlendirmesi

Ne yaparsanız yapın bazı şeyler değişmez ya Tarsus maçlarında da ne yaparsak yapalım illa bir olay patlak veriyor. Maçın öncesinde hiçbir olumsuzluk yoktu.Zaten rakip taraftarda yasak nedeniyle gelmemişti. Tarsuslu oyuncunun yaptığı bir hareket olayları bu noktalara getirdi. Oyuncunun içinde bulunduğu tutum karşısında ne yapılsa haktı. Olay çıkması,sahaya atlanılması,koltuk kırılması tasvip edilmez ama insanlarında bir sabrı var. O sabır bu maç taştı. Hakemin oyuncunun yaptığı hareketten sonra tepkisiz kalması kart vermemesi tepkinin derecesini artırdı. Belki zamanında çıkan bir kart olsa olaylar patlak vermeyecekti. Hakem olaylardan sonra kırmızı kart gösterme ihtiyacı hissetti. Sonuç olarak saha kapatma cezası alacağız ama verilen tepki bize bu maçı aldırdı. Bu maçta alınan üç puan çok önemliydi. Eğer beraberlik ya da mağlubiyet ile ayrılsak takımda taşlar yerinden oynayacaktı.

Maçın saha içi kısmına gelecek olursak; takım ilk haftalardaki görüntüsünden çok uzak. Eski yardımlaşma ve mücadele gücünü gerek Sakarya gerek bu maçta göremedim. Pas yapmayan daha çok doldur boşalt ile bişeyler yapmaya çalışan bir görüntü çizdik. Bunda gerek İlhan'ın gerek Koray'ın topu ileri taşımada yetersiz oluşu etkili oldu. Ali Kemal'in yerine Koray'ın tercih edilmesi ileri top taşımada sıkıntı yaşattı. Ali Kemal'in ikinci golün asistini yapması , üçüncü golde atağı başlatan pası vermesi ne demek istediğimi daha iyi anlatacaktır. Bunun harici çift forvet oynamamız takıma pozisyon zenginliği sağlıyor bunun yanında topu ileride daha fazla tutabiliyoruz. Hem hücum için hemde savunma için çift forvet oynamak daha mantıklı gibi. Değinilmesi gereken bir noktada Volkan Bekiroğlu tercihi.Volkan tecrübeli verdiği paslar ile bunu oyuna yansıtıyor fakat idmansız oluşu savunmada aksaklıklar yaratıyor. Caner kadar dinamik değil. İlla şans verilecekse Caner-Volkan ikilisinden oluşan bir sol hat oluşturulabilir.

Genel olarak takımın mücadele gücünü ve oyununu beğenmedim. Bu takım bize çok daha iyi maçlar izlettirdi. Oyuncuların hepsi kazanmayı istiyor bunu belli ediyorlar ama o istek sahada oynanan oyuna yansımıyor. Çok önemli bir üç puan aldık. Önümüzde on günlük bir süre var takımında iyi oyun oynayacak potansiyeli.Eksikler gözden geçirilmeli ve sezon başı seviyeye tekrar çıkılmalı.

17 Ekim 2010

Rotor Volgograd

Mavi Lacivertler serüvenimiz, Volga ırmağı kenarında kurulmuş bir kent olan Volgograd'ın (eski adıyla Stalingrad) futbol takımı Rotor (Traktör) Volgograd'ı mercek altına alarak devam ediyor.

Sovyetler Birliği döneminde Traktör üretiminin merkezi olan bu kent, adından da anlaşılacağı gibi Rotor (Traktör) Volgograd adıyla S.S.C.B. Futbol ligindeki yaşamına 1929 yılında başlıyor. Kulübün elle tutulur bir sportif başarısı bulunmuyor. Rotor Volgograd, 1991'de 2. Lig Şampiyonluğu, 1993 ve 1997'de Rusya 1. Liginde ikincilik, 1995 yılında Rusya Kupası Final müsabakasında ikincilik ve yine 1995'de Tayland'da düzenlenen Kral Kupası'nda Şampiyonluk elde ediyor. Kulübün tek hatırı sayılır başarısı diyebileceğimiz 1993-94 sezonundaki Lig ikinciliği nin ardından UEFA Kupası karşılaşmasında Manchester United'i penaltı atışları sonunda kupa dışında itmek oluyor.


Rotor'un Rebels (Asiler, İsyancılar) adında bir taraftar grubu bulunuyor. Grup internetten izlediğim kadarıyla sayıca az fakat etkili bir tribün performanınsa sahip.



Rotor Volgograd, maçlarını 38.000 kişi kapasiteli Rotor Stadyumunda oynuyor.


Bu kentin futbol dışında bir diğer önemli özelliği ise, II. Dünya Savaşı’nın kesin dönüm noktalarından biri sayılabilecek, Nazi'lere karşı direnişin simgesi olmuş "Stalingrad Muharebesidir". Kentin meydanlarında bu direnişi temsil eden silah ve uçakların örnek heykelleri mevcuttur.

Ağustos 1942'de savaş, bugün Volgograd adını almış bulunan ve Stalin'in adını taşıyan Stalingrad yakınlarına ulaşır. Şehrin stratejik öneminin yanı sıra, taşıdığı isimden kaynaklanan psikolojik değeri de bu şehri bir mahşer yerine çevirecektir.

Stalingrad Direnişi, Nazilerin dünyayı fethetme umutlarının sonunu temsil ettiği gibi, direnen Avrupa ve dünya halklarına da moral kaynağı olmuş, yenilmez bilinen kudretli Alman ordularının yok edilebileceğini göstermiştir.

14 Ekim 2010

Destek?

Yıllardır pek çok şey değişti: Oyuncular geldi geçti; hocalar, yöneticiler değişti... Değişmeyen iki şey vardı: Taraftar desteği ve başarısızlık.

Her gelen yeni oyuncuya, yeni hocaya, yeni yöneticiye destek verildi; asla eleştirilmedi, sabır istendi; zaman istendi.

Verdik. Karşılıksız destekledik.

Ama onlar ya yeni borçlar takıp kaçıp gittiler, ya bizi sezon ortasında yarı yolda koydular ya gözümüzün içine bakarak bizi kandırdılar, aldattılar, maç sattılar.

Biz onlara gösterdiğimiz destekle öylece bir köşede, başarısızlığımızla birlikte kalakaldık.

Şimdi yine sabır isteniyor, zaman isteniyor, desteğinizi çekmeyin deniyor.

Zaten şampiyonluk sözü vermedik ki deniyor.

Peki onca oyuncu neden alındı şampiyon olunmayacaksa? Geçen yılki kadroda ufak tefek değişiklikler yapmak neden bize yetmedi? O oyuncular da bizi şampiyon yapmazdı ve orta sıralara oynatırdı. Neden bu kadro baştan aşağı değişti? Geçen yıl takıma monte edilen gençlere niye kapı gösterildi? Geçen yılki oyuncular hangi paraları istedi de biz vermedik ve onları gönderdik? Şimdi bu takıma kaç para veriliyor orta sıralara oynasın diye?

Yöneticilerle teknik heyet birbirine girmiş antremanda. Taraftar köşesinde olan biteni izliyor, izleyecek. Ama taraftar gerekli soruları sormaz ve cevapları kovalamazsa, seyirci olmaya devam edecek.

Bir taraftar için, destek vermekten başka bir yol yok. Ama bu desteğin değiştirici dönüştürücü bir gücü olmalı. En baştan beri söylemeye çalıştığımız şey bu. Ne yazık ki bir türlü başaramadık bunu ve olan bitene seyirci kalmaya devam ettik. Yıllardır süren aralıksız desteğin karşısında başarı istemek, en doğal hakkımız.

Şanlıurfaspor:2-Adana Demirspor:1

Yenildik. Golümüzü Ertan attı. 13. sıraya indik. İşler kötü gidiyor... Sorun nerede? Bu takımı kuran yönetimde mi, gençleri ezip geçip bu yepyeni kadroyu oynatamayan kulübede mi? Dünyayı umursamayan sadece cebine bakan topçularda mı?

Tribünden gelen destek, sahadakilerin umrunda mı?




Konya Şeker ilk mağlubiyetini aldı; Kocaelispor da ikinci galibiyetiyle artı puana çıktı.

13 Ekim 2010

Şanlıurfaspor Maçı...

Bugün saat 15.00'te deplasmanda Şanlıurfaspor ile oynuyoruz. Maçı dinlemek için http://sanaldarbe1940.blogspot.com sitesinde sağ menüdeki radyo aracılığı ile, Adana Kral Fm'den dinleyebilirsiniz. Ayrıca www.guneydogutv.com da sağ üst menüdeki canlı yayın linki ile radyodan maçı yayınlayacak.

Adana Demirspor - Sakaryaspor Maçı Tribünler

Uzun ve yorucu bir maratonun ardından bu sezon Demirsporumuzu ilk defa izleme fırsatı buldum.İlk maç olması ve özellikle de Sakarya maçı olması sebebiyle çok heyecanlıydım.Uzun zamandır taraftar önemi taşıyan maçlara hasret kalmıştık.

Sakarya'dan gelen takımlarını yalnız bırakmayan arkadaşlar umarım evlerine kazasız belasız dönmüşür.(En son Ankara girişinde gördüm otobüslerini,uyumayanlar hostes koltuğu çevresinde muhabbet ediyorlardı)
Deplasman tribününde birilerini görmek gerçekten güzel, maça ayrı bir anlam veriyor, heyecan katıyor. Keşke her maç taraftarlı olsa.Adamlar kalkmış 10 saat yol gelmiş, 10 saat yol gitmişler.Bir taraftar olarak saygı duymak lazım.
Deplasmana gelen sayı önemli değil.Önemli olan gelinmesi.

Tatangalar pankartı ve maç başı açtıkları pankart güzeldi.''Bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim''

Uzakt tribünde olmaları, üstlerinin açık olması sebebiyle bize pek sesleri gelmedi.Ama genelde bağırdılar.Arada 3 lülerde sesleri geldi, bir de seviyorum seni tezahuratlarını duydum.

Vurma , kırma zaten olmadı;emniyet önlem almıştı.Önemli olan maç boyunca tribünde esir alıp seslerinin çıkmamasını sağlamak.Biraz taşlama ve küfür olayı oldu.

Dönüşte benzin istasyonunda özel otosuyla gelen bir Sakaryalı Grup ile karşılaştık. Aklı başında iyi insanlar.2.yarı sakaryaya davet ettiler sağolsunlar.

Kritik maçlar öncesi tesis baskını yapıldı gene.Ne zaman tesis baskını yapsak galip gelemiyoruz ya da ben yanlış hatırlıyorum.


Sakarya takımı sahaya Bekir Çınar için başsağlığı pankartı ile çıktı.



Maç öncesi Atatürk PArkında toplanıldı.Adem Abi'nin konuşmasından sonra kortej yapıldı.SEviyorum bu kültürü.İnsanların sesi duyunca apartman balkonlarından desteği, şaşkın bakışları, insanların yolda hafif korku ve heyecanla bakışları beni mutlu ediyor.İçimde bir holigan ruhu var :) Ancak küfür olayını sevmiyorum.

Bu maçla birlikte gereksiz tartışmaların ve kavgaların, apartman sakinlerinin rahatsız olmasının da önüne geçmek adına alınan stad çevresi alkol yasağı uygulaması bence gayet yerinde bir karardı.

Hava çok güzeldi.Ancak son 2 haftada yaşanan hayal kırıklığı tribündeki taraftar sayısını biraz etkilemişti.Buna rağmen Maraton tribünü bayağı doluydu.


Özellikle 60. dakikadan sonra tribünde sağlamdık.A-De-Se tezahuratında Sakaryalı arkadaşlar beğenmişler sanırsam ki izliyorlardı dikkatle, dikkatimi çekti.Bayrak şov güzeldi.
Onun dışında tribünde daha iyi olabilirdik ancak takımın da biraz ateşli olması ve öne geçmesi gerekiyor, gol gerekiyor, heyecan gerekiyor.

Bekir Çınar, bu maçta da unutulmadı.Tüm staddan ''Büyük Başkan '' tezahuratları yapıldı.


Kuzey kale arkasından,maraton boyunca ve günay kale arkasına kadar pankartlar asılıydı.
Takımımız sanırsam son 2 haftaki mağlubiyet için özür dilemek adına tribünlere çiçek attı.Ama gene galip gelemedik.

Sakarya taraftarı tribün kültürü ile lige heyecan veriyor.Sakarya Deplasmanı kaçmaz.Yıllardır beklenen deplasman.Allah sağlık, sıhhat verirse 2. yarı Sakaryadayız.

*Fotolar için Mehmet kardeşimize teşekkürler...

12 Ekim 2010

Altyapı'da Bu Hafta

Altyapı'da bu hafta sadece U18'te puan kaybettik.


U18'te 10 kişi kaldığımız maçta Kayseri Erciyes ile 2-2 berabere kaldık; goller Serdar Döndü'den. Gelecek haftayı BAY geçiyoruz.

U17'de deplasmanda Tarsus İ.Y.'nu 2-0 yendik.

U16'da Tarsus İ.Y ile 2-2 beraber kaldık.

U17 ve U16'larda gelecek haftaki rakip, Gaziantep Bld.

U15'te İskenderun Demirçelik'i 4-1 yendik.

U14'lerde İskenderun Demirçelik'i 3-0 yendik.

Gelecek haftayı U15 ve U14'lerde BAY geçiyoruz.

Haftanın Ardından

3 haftada bir puan alabilince, başaltından tehlike bölgesine kayıverdik.




8. ve 9. hafta maçları haftaiçi oynanacak; yarın Ş.Urfa ile deplasmanda ve gelecek hafta çarşamba Tarsus ile kendi sahamızda oynuyoruz.

11 Ekim 2010

Sakaryaspor Maçından Enstantaneler#2

Sakaryaspor, sahaya Bekir Çınar pankartı ile çıktı, bu pankart daha sonra deplasman tribününe asıldı:



Şimşekler Grubu ve görüş açıma giren pankartlar:



Maraton'da maçtan önce dağıtılan bayraklarla güzel görüntüler vardı:



(fotoları büyütmek için üzerlerine tıklayın.)

Ayrıca diğer fotolar için buraya bakabilirsiniz: sanaldarbe1940.blogspot.com/2010/10/adana-demirspor-sakaryaspor-mac.html