30 Kasım 2011

Cezanın İnandırıcılığı

Hatırlanacağı üzere ilk haftalardaki kötü sonuçların ardından Raşit, Süleyman, Samet ve Kadir kadro dışı bırakılmıştı. Cezalı futbolcular teker teker affediliyor. Süleyman Varlık da takıma geri döndü. Neden olarak teknik ekibin raporu gösterilmiş.

Daha önce Onur Biçer de Raşit'in affı üzerine yazmıştı. Ceza verilen oyuncular hangi nedenlerden dolayı geri alınıyor? Verilen cezanın karşılık bulduğu düşüncesiyle mi? Döndükten sonra Raşit'in takımın en iyisi olduğunu kimse söyleyemez sanırım.

Halbuki takım cezaların ardından iyi bir ivme yakalayıp 4 maç üst üste kazanmıştı. Yani onlar yokken takımda bazı şeyler yoluna girmiş gibiydi. Şimdi başarının ardından cezalar affedildi ve onlardan yeniden katkı bekleniyor.

Ne Raşit'e ne Süleyman'a ne de X'e Y'ye karşı özel bir düşünce bu. Herhangi bir futbolcunun sözcüsü ya da karşıtı olmak derdinde değiliz. Ama akla şu soru takılıyor: Bu cezalar karşılığını buldu mu? Bu futbolcular dönüp daha iyi performans gösterecek mi? Göstermezse tekrar mı ceza verilecek?

ve daha önemlisi, 4 hafta içinde cezalar affedilecekse, artık kim inanır bu ceza işleyişine? Bundan sonra ceza alan futbolcu bilecek ki birkaç hafta içinde herşey yoluna girecek... Bu bir yönetim zaafiyetidir. Yönetimin inandırıclığını zedeler.

Süleyman'dan ve affedilen herkesten beklentimiz takımın gidişatına olumlu katkı koymaları ve bize ilk 5 haftadaki kabusu tekrar yaşatmamaları.

29 Kasım 2011

Denizli'den İzlenimler

Ankara'dan maça giden Can Özgür Kara arkadaşımız izlenimlerini bizimle paylaştı. Kendisine ve orada bizi temsil eden tüm arkadaşlara teşekkür ediyoruz.

"5 öğrenci arkadaş olarak sınavlarımız olduğu halde bu deplasmana gitme hayalleri kuruyorduk, öğrenci olmamızın getirdiği maddi sıkıntıları unutarak cebimizde son parayla araba kiralayıp gece 1 sularında yola çıktık. Bestelerle,şarkılarla ve tabii ki yarın oynanacak olan maçın heyecanıyla uyuyamıyorduk. Saat 7 civarında Denizli'ye vardık, uykusuz yorgun ve bitkin bir şekilde ama herkesin yüzü gülüyordu uzun zaman sonra takımımızı görecektik bu heyecan bize yetiyordu.



Sabah sabah açık bir yer olmadığı için 10'a kadar arabada oturup hayallere daldık; 5te 5 yapmaktı tüm hayalimiz. Saat 10'da Denizli Tayfası aradı ve buluşma yerine geçtik. Yavaş yavaş toplanıyordu herkes besteler söyleniyordu. Herkes bizi izliyordu durup kimisi fotoğraf kimisi de video çekiyordu. İstanbul Tayfası'nın gelmesiyle birlikte ortalık biraz daha şenlendi. Hep birlikte kahvaltı ettikten sonra saat 12 de stada doğru geçtik. Isparta Tayfasının ve çevre ilden gelen arkadaşların bize katılmasıyla birlikte "Gurbette Demir Gibi" olduğumuzu kanıtlamıştık herkese.

Biletler alındıktan sonra kapıların açılmasını bekliyorduk; sabrımız yoktu bir an önce takımımıza kavuşmak istiyorduk. Adana'dan yola çıkan otobüsün gelmesiyle birlikte stada girmeye başladık, bizi misafir tribün yerine kapalıya almışlardı. Önce GURBETTE DEMİR GİBİYİZ pankartımızı astık ve daha sonra stadın akustiğini denemeye başladık. Maçın başlamasına 10 dakika kalmıştı herkes girmişti stada 57 gençlik taraftarlar derneğinden de yaklaşık 20 kişi vardı.


Maçla birlikte bizim desteğimiz de başladı her zamanki gibi 90 dakika boyunca susmadık. Yediğimiz talihsiz golün ardından desteğimizi daha fazla arttırarak bu takıma olan inancımızı gösterdik ve onlarda baskılı futbol oynadılar,maç bitene kadar mücadele ettiler, maçın ardından takımımızı çağırarak şampiyonluğa inandığımızı ve bu takımın yanında sadece iyi günde değil kötü gündeyken de olduğumuzu bir kere daha gösterdik.

Yenilmiştik ama mutluyduk çünkü inaniyorduk bu takım Bank Asya 1.Lige çıkacak bundan emindik. Maç bitti vedalaşmaların ardından konvoy şeklinde polis eskortuyla yola çıktık herkes yorgundu ve maç için giremediğimiz sınavları düşünmekten bitkin düşmüştük. Saat 9'da Ankara'ya dönüp herkesi bıraktık ve Çankırı deplasmanı için sözleştik bu deplasmanda böyle geçti. Diğer deplasmanlarda görüşmek üzere."

28 Kasım 2011

U18: Adana Demirspor:0-Gençlerbirliği:5

U18'lerimiz kendi sahalarında ağır bir yenilgi aldı. Lider, Gençlerbirliği'ne 5-0 yenildik. Haftaiçi, 30 Kasım'da İskenderun deplasmanına gittikten sonra haftasonu evimizde Konya Şeker ile oynuyoruz.

Altyapı'da diğer kategorilerde bu haftayı bay geçtik.

27 Kasım 2011

Denizli Bld.:2 - Adana Demirspor:1

Denizli Bld.'ye 2-1 yenildik. 4 haftalık galibiyet serisi bozuldu, 5 hafta sonra kaybetmiş olduk. Golümüz son haftaların golcüsü Soner'den geldi.

4. sıraya geriledik. Haftaya rakip Sarıyer.

Sonra bay geçeceğimiz için alt tarafa yaklaşmamak için kesin kazanmalıyız. İlk yarının bitimine kadar başaltında tutunmamız gerekli.



Haftanın iki notu: Tek deplasman galibiyet Alanya deplasmanında Altınordu'dan ve Körfez ilk mağlubiyetini aldı. 1461Trabzon yükselişini sürdürüyor Körfez'i son dakikada yenerek yükselişini sürdürdü.

Pankart Denizli'de

Gurbette Demir Gibiyiz pankartı'nı Ankara'dan Denizli'ye kendi imkanları ile giden bir grup arkadaşa emanet ettik. Pankartımız stattaki yerini alacak.

25 Kasım 2011

"Hangisi Gerçek?"

"İlk 6 haftada 6 puan toplayabilen takım, son 4 haftada puan kaybetmedi. Bunu aynı oyuncular başardı. "Hangisi gerçek" diye sormak hakkımız sanırım. 2004'ten beri bu yana en kötü başlangıçlardan birini yapıp, sonra yine 2004'ten beri en iyi seriyi yakaladık. Bu oyuncular 10 haftada bize hem geceyi hem gündüzü yaşattılar.

Genel olarak yaptığımız hata, takım iyi giderken herşeyin birden iyileşmesi, kötü giderken de kötü görünmesi. Gidişatın hızına ayak uydurmak kadar, arada bir kendimizi o hengameden çıkarıp dışarı atmak da faydalı. Karamsarlığın ağına düşmesek de soru sormayı, şüphe etmeyi ve sorgulamayı unutmamak gerekli.

Bu süreci, teknik direktör Durmuş Ali Çolak'ın istediklerini yapmaya başlaması olarak görebiliriz. Futbolcuları da birbirini tanıyarak takım olma yolunda adımlar attı. Ancak bundan sonra istikrarın devam etmesi için neler gerekli? Futbolcuların "istersek oynar kazanırız, gördünüz işte" düşüncesiyle değil, sözleşmelerinden kaynaklanan sorumluluk gereği oynadıklarını onlara hatırlatmak gerekli. Acaba olası bir ödeme sorununda, mali konulardaki sıkıntılı anlarda futbolculardan aynı özveriyi görecek miyiz? Umuyoruz öyle olur. Bugüne kadar yaşadıklarımız bize futbolculara sorgusuzca güvenmenin kötülüklerini gösterdi. Disiplinli bir yönetim, sağlam bir mali yapı ve hatalar karşısında adaletli bir ceza süreci olmadıkça futbolcuların kontrolden çıkması, hep yaşadığımız şeylerdi.

Galibiyetlerin tadını çıkaralım, ama tıpkı her şey kötü giderken olduğu gibi iyi giderken de genel resmi kaçırmayalım. Adana Demirspor'un sağlam başarılar kazanması için "tek adam" yönetimlerinden uzaklaşıp, birlikte iş yapma becerisini geliştirecek ekipler kurması lazım. Demirspor tribünleri artık klişe açıklamalar, gündelik sözler ve geçici başarılarla avunmuyor. Destek verdiği kadar başarı da istiyor. Bugüne kadar destekler hep karşılıksız kaldı; buna rağmen yılmadan takımı ileri taşımak için tribün görevini yaptı.

Görevini yapma sırası artık sahadakiler ve onlardan sorumlu yöneticilerde. İlk 10 haftada yaşadıklarımızın hangisi gerçek, hangisi düş; bunu sizler uygulayarak göstereceksiniz."

(http://www.demirsporplatformu.com/yazarlar/hangisi-gercek.html'da yayınlandı)

24 Kasım 2011

"Demirspor Platformu"

Adana Demirspor taraftarı, Adana spor medyasından memnun değil. Bugüne kadar camianın yaşadığı iç karışıklıklarda hep rolleri oldu. Özellikle internet siteleri spekülasyon aracı olmaktan başka bir işe yaramadı.

Taraftarın sözünü ortak bir mecrada toplamak amacıyla yeni bir site yayına başladı. Adresi, www.demirsporplatformu.com

Site test yayını süresince sporcukurova.com'a da haber ve görüntü göndermiş. Dün itibariyle aktif olarak yayına başladı.

Amaç farklı görüşleri yansıtarak taraftarın gündemini yansıtmak. Haberler ve köşe yazılarına yer verilecek ve üye olunarak yorum yapılabilecek site için bizden de destek istendi. "Hangisi Gerçek?" başlığı ile benim de bir yazım yayınlandı. Blogta yazıp çizdiklerimize benzer, oraya da katkı sunmayı planlıyoruz.

Umarım uzun soluklu olur ve başlangıcındaki amacını yerine getirebilir.

Kupa'da Rakip Elazığ

Türkiye Kupası'ndaki rakibimiz Elazığspor oldu. Maç, 7 Aralık'ta oynanacak.

Diğer eşleşmeler için bknz: www.tff.org/default.aspx?pageID=267&ftxtID=13954

23 Kasım 2011

Kupa'da Rakibimiz Belli Oluyor

Türkiye Kupası'ndaki rakibimiz yarın belli oluyor. "İlk turda, geçtiğimiz sezon Spor Toto 2.Lig'de gruplarında ilk 8 sırayı alan 16 takım ve Spor Toto 3.Lig'den Spor Toto 2.Lig'e yükselen 6 takımdan oluşan 22 takım eşleşecek."

Kupa statüsü geçenlerde değişmişti. Gruplar kalktı ve tek maçlı eleme sistemine dönüldü. Yine ilk üç kademede alt liglerdeki ekipler, bölgelere ayrılmış şekilde eşleşecek. Sonra 1. Lig ve Süper Lig takımları eklenecek. Çeyrek finalden sonra da tarafsız saha sistemine geçilecek.

Aslında grup sistemiyle kupanın yurt çapına yayılması için bir adım atılmıştı. Bu şekilde en alt liglerden takımlar da kupanın ruhuna uygun olarak üst liglerden eşleşmeler sağlayarak az da olsa yükselme olasılığı gösteriyordu. 2008'deki çeyrek final başarımız bunun bir göstergesiydi.

Kupanın ruhu, gerçekten Türkiye satıhlarında olmasıyla ilgili. Bu sistem, sadece yukarıdakilerin çıkarlarını koruyor, bu nedenle alt ligdeki takımlar kupa mücadelesini önemsemiyor. Aslında birkaç maçla ülke çapında ses getirmenin fırsatıdır Türkiye Kupası. Türk futbolu hiçbir şeyi tam olarak yürütemediği gibi kupa sistemi de acz içinde.

Yine Irkçılık!

"Biz Osmanlı torunuyuz, ırkçılık yapmazık" gibi dahiyane savunmalara konu olsa da memlekette ırkçılık var. Çünkü bizim gibi olmayanlardan, farklı olandan hoşlanmıyoruz. Çükü biz tertemiziz, başkaları kötü!

Bu hafta birkez daha gördük: BJK Tv editörü zat, Eboue gibi oyuncuların sürekli National Geographic kanalında boy gösterdiğini yumurtlamış. Yani Eboue, Afrikalı bir hayvan onun gözünde! Fenerbahçe İdari Menajeri de(sonradan sildiği 'twit'inde) Fildişi Sahilli oyuncuların anatomilerinin araştırılmasını istemiş, popolarına yedikleri su şişesi nedeniyle...

X veya Y'nin davranışını eleştirmekle onun kökenlerine, rengine, atasına yöresine laf söylemek arasında ince değil koccaman bir fark olduğunu hatırlatmak gerekli. Köken araştırmasına girdiğimiz zaman, hepimizin aynı kromozomlara doğru yol alacağını da akılda tutarak.

Bugünkü yazısında Uğur Vardan da bu durumu belirtmiş: Beşiktaş tribünleri, BJK Tv editörü Burhan Akdağ'ı protesto etmeli.

22 Kasım 2011

Altyapı'da Bu Hafta

Bu hafta biraz geç kaldım ama neyse ki sonuçlar iyi:

U18'ler deplasmanda G.Antep Bld.'yi 4-3 yendi. Goller, Yusuf Kemal Atalay; Ali Osman Antepli; Yunus Ünsal ve Yasin Aytan'dan geldi. Yunus'un Yusuf Kemal'in bu seneki 4. golleri oldu. 27 Kasım'da Adana'da rakip namağlup lider Gençlerbirliği. Denizli'ye gidemeyen arkadaşlar bu maça ilgi gösterirse ne güzel olur!

U17'ler deplasmanda Yeni Malatya'yı 1-0 yendi. Gol Mehmet Çağatay Doğukan'dan; onun da bu seneki 4. golü. Grubumuzda ikinci sıradayız.

U16'lar da aynı şekilde, Yeni Malatya deplasmanında 1-0 kazandı. Grupta lideriz.

U15'ler ise 1-0 kendi sahasında 1-0 mağlup. İkinci mağlubiyetimiz oldu bu.

U14'ler 8-0 galip. Grupta averajla lideriz.

Denizli'ye Gidiyor Muyuz?

Haftasonu Denizli Bld. maçı için Ankara Tayfası'nın orgazinasyonu olup olmadığı soruluyor. Maça Tayfa'nın herhangi bir organizasyonu bulunmamaktadır.

Günübirlik gidip gelinecek yerler haricinde otobüs-midibüs ayarlama yoluna gitmiyoruz. Malum, aramızda bunu organize edecek birçok kişinin mesai sıkıntısı var. Uzak mesafedeki maçlara gidiş gelişin maddi ağırlığı da cabası. Bu tip durumlarda yolcu otobüslerini tercih etmek, 10-15 kişilk bir aracın kişi başına düşen maliyetinden çok daha uygun.

Denizli-Ankara seferi yapan birçok otobüs var. Örneğin, Kamil Koç'un cumartesi gecesi çıkışlı 23.00-23.59 araçları bulunuyor. Dönüş için de aynı saatlerde araçlar var.

Keza Pamukkale Turizm'in de gidiş için 23, 23.30, 00.30 araçları var. Dönüş için de maç sonrasına denk gelen ilk araç 16.00'da. Gece de 23'ten başlayarak. 01'e kadar otobüsleri mevcut.

Ankara'dan tekten gidecek arkadaşlar bu yazıya yorum bırakarak koordine olabilirler.

20 Kasım 2011

Haftanın Ardından

Haftanın en önemli maçında, ilk iki karşılaştı; Bandırma sahasında Kızılcahamam'ı 3-1 yendi. Bandırma, 9 maçta 22 puanla zirvede; sadece 5 puan kaybettiler. 10 maçta 18 puanla 3. sıradayız. Henüz Bay geçmediğimizi de hatırlatalım.



Haftaya Denizli Bld. deplasmanındayız. Rakip bu hafta 2. yenilgisini aldı. Ardından Sarıyer, (bay), Çankırı, Adıyaman serisi var. Zirvenin uzağındaki bu takımlara mağlup olmadan devre sonuna başaltında ulaşmamız önemli.

Haftanın tek deplasman galibiyetini yine Fethiyespor aldı. Dış saha performansında bizimle beraber zirvedeler.

19 Kasım 2011

2004'ten Beri İlk Kez

2004'ten beri ilk kez 4 maç üst üste kazandık. 26 Eylül-17 Ekim 2004 arasında 5-8. haftalardaki galibiyetlerden bu yana böyle bir seri olmamıştı. Şampiyonluk mücadelesi verdiğimiz 2007-2009 arasında 3'er maçlık seriler olsa da bu sayı 4'e çıkmamıştı.

2000'li yıllarda 5'te 5 yapamadık. 1999-2000 sezonunda 23-26. hafta; 2000-2001 sezonunda da 2-5.haftalar arası 2 kere 4 maçlık serilerimiz var.

Haftaya deplasmanda Denizli Bld. ile oynuyoruz. Haydi kıralım bu rekoru!

Adana Demirspor:2 - B.Şekerspor:0

Tarihi günler yaşıyoruz! Yine kazandık; 4 maç üst üste oldu... Bilerek bu hafta bu meseleye değinmemiştim, yıllar oldu böyle bir seri olmadı!

Goller, Emre Hasan Balcı ve Soner Ergençay'dan.

İşini yapanlara saygımız sonsuz: Teşekkürler!

18 Kasım 2011

U18: Adana Demirspor:1-Gaziantepspor:2

U18 ligi 4. hafta maçları çarşamba günü oynandı. Geçen haftaki deplasman galibiyetiyle sevinmiştik ancak bu kez kendi sahanızda G.Antep'e 2-1 yenildik. Golümüzü Yusuf Kemal Atalay attı.

Zirveyle 3 puanlık bir fark var. Gelecek maç, son sıradaki G.Antep Bld. ile, 20 Kasım pazar günü 13.30'da.

17 Kasım 2011

Abdullah Avcı


Milli Takım'ın yeni teknik direktörü Abdullah Avcı oldu. Yerli hoca-yabancı hoca döngüsünde sıra ilkine geldiği için, Ertuğrul Sağlam'dan başka meşruiyeti olan kimse de olmadığı için, el mecbur milli takımın başına getirildi.

Avcı, farklı duruşuyla ve İstanbul Bld'nin isimsiz oyuncularına oynattığı futbolla sempati topladı. Ama Türk futbolunun keşmekeşinde ayakta durabilecek mi?

Ersun Yanal da aynı meşruiyetle milli takımın başına gelmişti ama ağır abiler onu da yedi.

Avcı'nın bambaşka bir milli takım kurmadan başarılı olması zor diye düşünüyorum. Aynı isimlerle gelen istikrarsız süreçler, dönemsel başarıların ötesine geçmek için, yepyeni isimleri milli takımda görmek istiyoruz.

İlk adım olarak, "yolu İstanbul'dan geçmeden milli takıma seçilememe" dönemini bitirmesi geerekli.

Başarılar diliyoruz.

Deplasman Meselesi

"4 büyükler" kendi aralarındaki maçlarda rakip takım seyircisi istemediğini TFF'ye bildirmiş. TFF'de bunu sessizce kabul etmiş.

Bu model uygulama zamanla memleket sathına yayılabilir. Anayasal bir hak olan seyahat özgürlüğü engellendiği gibi, futbol keyfi, maç zevki, spor isteği... herşey engelleniyor. Bu rezaletin hiçbir açıklaması olamaz. yoldan çıkarmak için alttan alta beslediğiniz tribün ağaları şimdi başınıza bela olunca, vatandaşın futbol keyfini engelliyorsunuz.

Sizin bitmiş futbolunuzu, taraftarsızlık kurtarmayacak. Bol sıfırlarla içini boşalttığınız futbol, ancak o tribün ateşiyle canlı kalabiliyor.

14 Kasım 2011

Altyapı'da Bu Hafta

Altyapıda alışık olmadığımız mağlubiyetler var:

Tüm kategorilerde rakip Tarsus İ.Y. idi. U14'lerde 1-0, U15'lerde 3-2 yenildik. U16'larda 0-0 berabere kaldık.

Neyse ki U17'lerde tüm bunların hıncı çıktı ve 8-1 kazandık. Gollerimizi Mehmet Çağatay Doğukan(2), Serhat Kurtulmuş(2), Mehmet Can Keskin, Osman Samet Keleş, Tolga Aktay attı; bir golü de rakip kendi kalesine attı.

Yılmak yok çocuklar, mücadeleye devam!

Saman Alevi Olmasın

"Bu formaya futbolcu aranıyor" çağrımız içeriden yanıt bulmuşa benziyor. Futbolcular, işin yapmaya karar verdiler! İlk haftalardaki kaybedilen puanların tek sorumlusunun kendileri olduğunun sanırım farkına vardılar. Arka arkaya 3 galibiyet hepimiz şaşırttı.

Taraftar kötüye o kadar alıştı ki 3 haftalık galibiyeti unutalı yıllar oluyor. Bir var bir yok galibiyetlerle, bir iki haftalık mutluluklarla geçip gitti sezonlar.

Bundan sonra beklentimiz, tabii ki istikrar.

İçeride 10 kişilik rakibe karşı zar zor alınan puanlar, 1-0 skorlara tutunma çabası varken, dış sahada daha rahat bir takım gibi görünüyoruz. Bu süreci içeriye de taşımamız gerekli.

Taraftar destek vermeye hazır. Yeterki sahada o ışığı görsün. Bu ışık saman alevi olmasın. Göz alıcı bir canlılığa bürünsün.

Futbolcuların bunu başarmaması için hiç bir neden yok. Onlardan sadece işlerini yapmalarını, kendilerine verilen paraların karşılığını vermelerini, onlara gösterilen desteği yüz üstü bırakmamalarını istiyoruz.

Yerel Medya Yine Yerel Kaldı

Fethiyespor-Adana Demirspor maçını hiç bir radyo ya da televizyon yayınlamadı. Adana'nın yerel radyo ve televizyon kanalları yine sınıfta kaldı.

buyureklerhicsusmayacak.blogspot.com'da Rıdvan Tunç'tan çğrendiğimize göre, radyo yayın haklarını satın almış olan Lokum FM, sponsorlarının desteğini çekmesi nedeniyle Fethiye'ye gidememiş. Rezalet!

Bir ara büyük tantanayla işe başlayan, Akdeniz TV destekli ADS TV'den ses seda yok. Fiyasko!

Ben kişiel olarak spikerlerin çok kötü anlatımları nedeniyle radyo veya tv'den maçı takip etmiyorum. Ama takip etmek isteyenlerin tek bir kanal bile bulamamaları içler acısı. Haydi canlı yayını geçtim, sık sık telefonla bağlanarak maç hakkında durum bilgisi almaya da mı üşendiniz?

Zor değil, sizden mesleğinizi yapmanızı istiyoruz, biraz gazetecilik; lütfen...

13 Kasım 2011

Haftanın Ardından

Haftanın tek deplasman galibiyetini biz aldık. Bandırma, deplasmanda Eyüp'e yenilerek ilk yenilgisini aldı ve liderlikten oldu. Böylece gruptaki tek yenilgisiz takım olarak Körfez kaldı.



İç sahada o puanları kaybetmesek, şimdi liderdik. Kızılcahamam-Bandırma ikilisi ile 4 puan fark var.

İşini yapana saygımız var: 3 maç üst üste kazanan ekibe teşekkürlerimizi sunuyoruz tekrar. Ama şunu da hatırlayarak: Bu takımın bu grupta başarılı olması, lüks değil, zorunluluk!

Haftaya cumartesi, Beypazarı Şeker ile oynuyoruz.

Fethiyespor:2 - Adana Demirspor:3

Fethiye'den güzel haber var: Deplasman galibiyeti... Soner'in iki ve Güney Atılgan'ın golleriyle 3-2 galip geldik. 1-0 mağlup duruma düşüp, 2-1'i yakaladıktan sonra gelen beraberlik golüne rağmen Soner'in 88. dakikadaki golü bizi yukarı itti! Aradaki açığı kapamak adına müthiş bir galibiyet...

Sevgili futbolcularımıza teşekkür ediyoruz! İşinizi yapmanın gururunu yaşayın...

Takımın dış saha performansı, içeriden çok daha iyi durumda.

U18: Eskişehirspor:1-Adana Demirspor:2

U18'lerimiz beklediğimiz galibiyetilerine dün deplasmanda ulaştı! Lider Eskişehirspor'u 2-1 yenen U18'lerimiz zirveye ortak oldular.

Gelecek maç, 16 Kasım çarşamba günü, kendi sahamızda Gaziantepspor ile...

12 Kasım 2011

CNN Türk'te Adana Muhabbeti

Hürriyet Cumartesi ekinde Aynur Tartan'ın köşesinde tam sayfa yer almış; Adana muhabbeti... Televizyonda da yer alacakmış: Müzisyen Rojin, Televizyoncu Nebil Özgentürk ve milletvekili Ali Demirçalı'nın katılımıyla, Adana sohbeti bugün (cumartesi) saat 16.00'da Cnn Türk'te yayınlanıyor. Göz atmakta fayda var.

11 Kasım 2011

Bitmiş Türk Futbolu'na Bir Mum


11 Kasım 2011 Türkiye-Hırvatistan maçı, bitmiş Türk futboluna bir mum daha dikti. Siz hala Süper Lig'inizden, milyar dolarlık tv ihalelerinizden, dünya derbilerinizden falan bahsedin... İşini yapan ve sadece futbol oynayanlarla, hak etmediği parayı alan, ilgiyi gören Türk futbolcusu arasındaki fark gün gibi açıktı. O aradaki açıklığın tam adı: Rezalet!

Tatil Sonrası...

Umarım herkesin bayramı ve tatili iyi geçmiştir. Adana, bayram süresince güneşli ve ılıktı. Biz Ankara'dan gelenler için bambaşka bir mevsimdi. Çukurova'nın bereketli toprakları üstündeki fanileri beslemeye ve sevmeye devam ediyordu. Bizim gibi oraya dışarıdan gelenşler için bulunmaz bir nimetti. Ama oradakiler için aynı durum geçerli mi bilmem... Gerçekten Adana'nın kıymetini biliyor muyuz? Yoksa herhangi bir il gibi, uyduruk bina yığınlarının sağa sola serpiştirildiği diğerlerinden farksız bir yer mi?

Adana'ya dışarıdan gelmiş Demirsporlu futbolcular bu güzel havanın, yörenin karşılığını veriyor mu?

Birbirinin aynı şehirlerin içinde, bizim olanın farkını korumak için neler yapıyoruz? Bu kentin alamet-i farikası Demirspor'u sahiplenenler, oradan ekmek yiyenler bu farklılığın farkında mı?

Pozantı'nın ötesine geçtiğim günlerde bunları düşündüm kendimce.

Adana'da bahardan kalan hava varken, Ankara da Bahar'la taçlandı. İyi ki doğdun Bahar!

7 Kasım 2011

Bahar Geldi...!

Sevgili kardeşlerimiz Başak ve Onur Biçer'in kızları Bahar dün akşam saatlerinde dünyamıza geldi...

Ankara'ya Bahar geldi böylece...

Hoşgeldin miniğim. Bu dünya yaşamak için zor ama ondan çok daha fazla güzeliklerle dolu...

Uzun ve sağlıklı bir ömür dileriz sana, annenle babanla, sevdiklerinle ve seni sevenlerle...

2 Kasım 2011

Tayfun'dan Haber Var!

"Suskun golcümüz"(!), Adana'ya dönmüş ama fıtık olmuş; bizim girişimlerimizin bir sonucu mu bilmem ama Ergun Kara'ya konuşmuş. "Formamı özledim" demiş. (Haber: http://www.sporcukurova.com/haberler/1067/-formam-burnumda-tutuyor.html)

Sözleri şöyle: "Bu duyguyu benim gibi kimse bilemez. Gerçek anlamda bir an önce sahaya dönüp mavi-lacivertli formamı giymek istiyorum. Çektiğim acıların artık geride kaldığını düşünüyorum. Şimdi yeniden durumu gözden geçireceğim."

Futbolcu Affı

Raşit Sevindir'den bahsediyorum. Belki de çok iyi oyuncudur. Belki çok faydalıdır. Futbolcu isimleri üzerinden takım değerlendirmiyorum artık. Şampiyonluk ve hatta kalıcı istikrar futbolcudan önce yönetim başarısı veya başarısızlığıdır bence. Bu nedenle Raşit Sevindir kadro dışı kalmış affedilmiş, umurumda değil. Futbolcunun kendisini bir yana bıraktıktan sonra uygulamayı görelim.

Kendisi kırmızı kart görüyor. Federasyon 3 maç ceza veriyor. Aynı dönemde yönetimimiz de futbolcuyu kadro dışı bırakıyor. Federasyonun cezası bitiyor. Aynı anda futbolcunun da cezası kaldırılıyor. Sonuç mu? Aslında yönetim bu futbolcuyu kadro dışı bırakmış olmuyor. Kadro dışı kalan diğer futbolcunun durumunu ayrı tutmak gerek tabi.

Yönetim istikrar gerektirir. Daha birçoğumuz bu kadro dışı kararları alındığında alınan kararlardan geri adım atılacağını biliyor veya tahmin ediyordu. Ne oldu, tahminler gerçekleşti. O zaman uygulanan cezanın inandırıcılığı, caydırıcılığı azalmıyor mu? Yönetimin otoritesi sarsılmaz mı? Oynamadığı sürece maç başı ücretini alamayan futbolcuyu kısa süreli cezalandırmak onun maddi kaybını da en aza indirmez mi? Paralel şekilde cezadan alacağı dersi de azaltmaz mı?

Belki Raşit farklı bir insandır, gerçekten gereken dersi almıştır. Kadroya girmeyi artık hak ediyordur. O kısmını bilmiyorum ve bununla ilgilenmiyorum. Ama yönetimin bu davranışı yanlıştır. Kriz döneminde çıkardığı neşteri güneş yüzünü gösterir göstermez kaldırması hatalıdır.

Bunu ilk kez bu yönetim de yapmıyor. 16 yıldır aynı şeyler. Aynı hatalı uygulamalarla biz yine başarı bekliyoruz. Aslında sorun bizde.