21 Kasım 2017

Teşekkürler

Ankara Tayfası’nın geleceğe sağlam adımlarla yürüme gayesi ile hayata geçirdiğimiz derneğimizin açılışını 18.11.2017 tarihinde gerçekleştirdik. 

Açılışımızı bir çiçek bahçesine çeviren; 

Ankara Tayfası’nın kuruşundan beri desteklerini esirgemeyen eski başkanımız Sn. ADEM ATILGAN’a, fikri mücadelemizde yanımızda olan MAVİLACİVERT.COM ailesine, İstanbul’da Demirspor ruhunu yaşatan Sn. İSRAFİL DÖNMEZ ve ADANA DEMİRSPOR İSTANBUL GRUBU’na, Ankara’nın en güzel Adana kebabını yapan Sn. İSMAİL KAYAĞAN’a, promosyon ve reklamasyon konularında çözüm ortağımız Sn. ALPER OFLAZ – NEHİR PROMOSYON’a, Hukuki Mücadele Derneği Başkanı, hemşehrimiz Sn. Av. OĞUZHAN BUHUR’a, ENERJİSA PERSONELİ’ne çok teşekkür ederiz. 

Ayrıca Derneğimiz ile ilgili çalışmalarımızda bizi yüreklendiren, çalışma şevkimizi artıran, desteklerini bildiren; 

Adana Demirspor Kulübü Başkanı Sn. MEHMET GÖKOĞLU’na, kulüp eski başkanlarımız Sn. Selahattin AYDOĞDU, Sn. MUSTAFA TUNCEL ve Sn. SEDAT SÖZLÜ’ye, kulüp eski yöneticilerimiz Sn. YÜKSEL YAVUZ ve Sn. RAMAZAN ÇİMEN’e, efsane sporcularımız Sn. METİN GÖREN ve Sn. TUNCAY ŞENYÜZ’e, taraftar derneklerimiz ADANA DEMİRSPORLULAR DERNEĞİ ve ŞİMŞEKLER GRUBU’na, Sn. NİLAY ATEŞOĞULLARI’na teşekkür ederiz. 

Son ve büyük bir teşekkür ise gerek sosyal medyada, gerekse gerçek hayatta bizlerin yanında olan, destek mesajları atan, bizlere inanan, bizden beklentisi büyük olan, gerek burs gerekse diğer sosyal sorumluluk organizasyonlarımızda omuz veren BÜYÜK ADANA DEMİRSPOR TARAFTARI’na. Sizlerin desteği ile Adana Demirspor ismini en yukarıya taşıma hissimizi pekiştiriyoruz. Var olun! 

Lokomotif Gençlik istasyondan hareket etti. Daha çok mavi, daha çok lacivert için bu yolculukta bizimle olmaya devam edin!

9 Kasım 2017

Maviye Adanmış Hayatlar - 1

Bir süredir perşembe yazısı yayınlamamıştık. Lokomotif'in özverili üyelerinden Doğancan Eren kardeşimiz Demirspor'a ilişkin hislerini kaleme aldı. Bize de keyifle yayınlamak düştü.


Gönül sızım, yürek yaram... 

Evet Adana Demirspor benim için tam olarak böyle. Adana Demirspor ile ilkokulda sınıf arkadaşlarım sayesinde tanıştım. Bu sevginin hayatımı nasıl değiştireceğinin farkında değilmişim meğerse. Gün geçtikçe artan, çığ gibi büyüyen bir Demirspor sevgisi oluştu yıllar içerisinde. Geriye dönüp baktığımda ise bu sevginin nedeni çoğu insan için hiç bir anlam ifade etmeyecekti... Sportif olarak başarısız geçen onca seneler, alt liglerde uzun yıllardır deyim yerindeyse sürünmemiz, süper lige hasret geçen yıllar, kaos,kavga,dövüş... Bunlara rağmen amansızca artan bir Demirspor sevgisi. Bunca olumsuzluklara rağmen bu sevgiyi arttıran neydi? İşte bu sevgi; bazen bir pankart yazısında, bazen söylediğimiz marşlarda, bazen ise düşlediğimiz umut dolu gelecekte bulurdu kendisini. İşte bu yüzdendir ki biz kaybederken bile kazanabiliyoruz. Bazıları asla Yılmaz diyoruz, güzel günler göreceğiz diyoruz ve en önemlisi umut ediyoruz. Çünkü bir Demirsporlunun en büyük silahıdır umut. Umut ettikçe biz varız ve bir gün mutlaka kazanacağız. Dost ve düşman herkes bilsin ki mutlaka kazanacağız!

Böyle bir sevgiyle Ankara'da üniversite hayatıma başladım. Ankara'daki ailem diyebileceğim o zamanki adıyla Ankara Tayfasıyla tanışmam ise Konya'daki play-off final maçı öncesinde oldu. Yine kaybederken kazandığımız bir duruma örnek verecek olursak, play-off finalini kaybetmemize rağmen en azından bana bir aile kazandırmış oldu Demirspor sevgisi. Yıkıla Yıkıla gittiğimiz deplasmanlar, mağlup olup da galipmiş gibi döndüğümüz deplasman otobüsleri, birlikte yediğimiz yemekler ve haftalık halı saha maçlarımız... İki sene içerisinde biriktirdiğim onca anı da cabası. Kısaca "Gurbette Demir Gibi" olanların ortak noktasıdır Ankara Tayfası. Ancak şimdi ise tayfamızın ruhunu koruyarak, Lokomotif Gençlik adı altında dernek olarak yolumuza devam ediyoruz. Ve ben bu derneğin, tayfanın bir parçası olmaktan gerçekten mutluluk ve onur duyuyorum.

Lokomotif Gençlik ailesi içindeyken anladığım en önemli şey ise Adana Demirspor senin, benim, bizim, işçilerin, sokaktaki çocuğun, herkesin. Kısacası bu takım atkılıların! Yöneticiler,başkanlar hepsi gelip geçici. Yalnızca Demirspor sevgimiz kalıcı ve bizi biz eden de bu amansız sevda işte. Kaybederken bile kazandığımız, hüznü içimizde isyan olan, gönül sızımız yürek yaramız olan bu sevdaya hep birlikte sahip çıkalım. Adana Demirspor'u çoktan hak ettiği yere süper denilen lige, hatta ve hatta Avrupa deplasmanları yapacağımız o güzel günlere hep beraber götürelim. 

Adana Demirspor taraftarı olarak geleceğe umutla bakıyor, herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.


Doğancan Eren

6 Kasım 2017

Mali ve Sportif Yapılanma Üzerine...

Sezon başından beri hatta sezonlardır dile getirmiş olduğumuz bir husus var. Şampiyonluk hedeflenmesin, orta halli ve stressiz bir takım olalım ve bu politikayı bir veya iki yıl sürdürüp kendi ayakları üzerinde durabilen, durmaya yakın olabilen bir camia olalım. Bu esnada gençlerimize ve ilerleyen dönemde şampiyonluğu hedefleyecek takımımızın iskeletine odaklanalım. Hem mali anlamda başarı sağlayalım hem de birbirini tanıyan, huyunu suyunu ne zaman koşup ne zaman depar atacağını ne zaman hamle yapmayacağını bilen futbolculardan oluşan bir takımımız olsun.

Ancak bu isteklerimiz hiçbir dönemde kabul görmedi. Her dönem tüm kadro dağıtıldı, yerine sil baştan kadrolar kuruldu. Bugün ligimize baktığımızda neredeyse tüm takımlarda ama as ama yedek bir dönem bizde top oynamış futbolcular görüyoruz. İstikrarsızlıkta istikrar yakalamış durumdayız.

Bu sene de geçtiğimiz senelerde yapılandan şekilsel anlamda farklı bir şey yapılmadı. Tüm kadro gönderildi, yerine yepyeni bir takım oluşturuldu. Ancak bu kez söylemsel anlamda durumda değişiklik vardı. O da kadroda maliyetlere çok dikkat edildiği, özenli transfer yapıldığı idi. Bu nedenle geçmiş senenin yüksek maliyetli kadrosunun dağıtıldığı da  ifade edilerek yenilemeye bir gerekçe gösterildi. Biz de bu anlayışa eğer istikrar sağlanacak ise olumlu baktık.

Yönetimimizin şampiyonluk üzerine birtakım demeçleri dışında yaptıkları hamleleri de destekledik. Maalesef yönetimimiz mali anlamda idareli bir kadro kurarken sportif anlamda iddialı beyanlarda bulundu. Bir örneği aşağıdadır.

http://www.fanatik.com.tr/2017/07/13/gokoglu-sampiyonlugu-bu-sezon-kucaklayacagiz-1306731

Google üzerinden aratınca bu yönde ve şampiyonluğun ikinci planda olduğunu belirten çok sayıda demeç ile aynı anda karşılaşmaktayız.

Biz hep ikinci yaklaşımın taraftarı olduk.

Şimdi ise bu düşüncemiz doğrultusunda neden Gürcan Hoca tercihinin doğru olduğunu açıklamaya çalışacağız.

Siyaset konusunda haklı olduğu noktalar olmakla birlikte yan toplarda saçlarımızı döken bir kalecimiz var. Fevzi'miz yok. Canı sağ olsun ama hatalı gollerini çıkarmakta zorlandık bu sene.

Orta sahada takımı yönetecek, pas trafiğini yönlendirecek futbolcumuz yok.

Kanatlardan isabetli ortalar yapacak, duran toplara vuracak futbolcumuz yok.

Adam eksiltecek, dikine oynayacak futbolcumuz (geniş alan bulduğunda Abdülkadir dışında) yok.

Pote sonrasında Atabey'i de kral yapabilecek bir forvet desteğimiz yok.

Yabancı futbolcu transferlerimiz ya uyum sağlayamadığından ya da yeterli olmadıklarından takıma beklediğimiz katkıyı koyamıyorlar.

En iyi olduğumuz alan defansımız.

Ümraniye maçını izledik. İzlediğimizde takımda kıpırdanma var dedik. Tenkit yedik. Dediğimiz şudur. Ümraniye şu anda ligin en fazla gol atan üçüncü, en az gol yiyen ikinci takımı konumunda ve lig lideri. Biz ise sıfır yaratıcılık ile oynuyoruz. Maçta defansımız dışında "işte bu" diyeceğimiz bir bölgemiz yoktu. Hatta kenara baktığımızda da Gürcan Hoca'ya "bu adam varken bu oynatılır mı", "bu adam sahadan çekilir mi" diyebileceğimiz bir durum da maalesef söz konusu değildi.

Yani dememiz o ki malzeme bu. Bu malzemeye hangi hoca gelse mucizeler yaratamaz. Peki Gürcan Hoca fazladan ne yapmıştır? Evet atak yapamadık ama takımımız oyunu yarı sahasında da kabul etmedi. Daha dirençli idik, daha  ileri bölgede rakibe bastık ve iki tane penaltı çalınmasa bu maçtan puan ile dönecektik. Giray Hoca'nın dönemindeki oyun anlayışı ile  kesin yenileceğimiz takımdan bir puan çıkarabilirdik. Biz böyle değerlendirdik ve gelişme var dedik.

Bizim beklentimiz şampiyonluk değil. Biz bu defansın biraz doğru transferler ile devre arasında desteklendiğinde rahatlıkla orta sıralara oynayabileceğini düşünüyoruz. Orta sıralara oynamanın hedef olarak konması halinde karakterli oyunculardan kurulu olduğuna inandığımız takımımız üzerindeki stresin kalkacağını ve daha başarılı sonuçlar alınacağını düşünüyoruz.

Ayrıca Denizli maçındaki yenilgimiz dışında Giresun ve Ümraniye maçlarının olası kayıp edilebilecek maçlar olarak değerlendirilebileceği kanısındayız. Bizim moralimiz bozuk ama dünyamız da kararmadı.

Yeniden yapılanma hedef ise bunu bizim bir parçamız olan Gürcan Hoca ile en güzel şekilde yaparız. Gözümüzü ufka dikmenin anlamı yok bize göre. Hocamız yanıbaşımızdadır, kendisine ve karakterine desteğimiz tamdır.

Yönetimimiz yapılanma yerine play-off ve şampiyonluk hedefleyecek ise Gürcan Hocamıza yazık eder. Onu yıpratmamasını, yanı başında danışman olarak bulundurmasını isteriz. Aksi takdirde Gürcan Hoca çok doğru bir tercihtir. Onunla gelen yapılanma karakterli futbolculardan oluşan sağlıklı bir yapılanma olacaktır. 

2 Kasım 2017

Gürcan Hoca ve Beklentilerimiz

Yönetimimiz güzel bir adım atarak, bizden biri olan, fedakarlığın ne olduğunu bilen, Demirspor'u Demirspor yapan dönemlerin tanık ve hatta aktörlerinden biri olan Gürcan Aday'ı teknik adam olarak başa getirdi. Bu adımı birçok açıdan başarılı buluyoruz. 

 İlk olarak Demirspor'u Demirspor'a aşık birisi yönetiyor. Sembolik anlamda gurur verici. 

İkincisi, Adana Demirspor camiası muhalif yuvasıdır. Bu yuvada isminde tartışma olmayacak veya az olacak istisnai kişilerdendir Gürcan Hoca, camiada bütünleşmeye katkı koyacaktır. Ayrıca yönetimimizin amaç ve duruşunda bir netleşmeyi de içerdiğini seziyoruz bu adımın. Şöyle ki; Sn. Gökoğlu ve ekibi sezon başından beri alkışlanası adımlar atıyorlar. Borçların azaltılması, mali yapıda şeffaflığın sağlanması, borçlar azaltılırken giderlerin azaltılması, gelir getirici projeler için çabalar sarf edilmesi, bunların yanında kentin tüm siyasi aktörlerinin sürece dahil edilmesi için emek harcanması mali anlamda beklentilerimiz ile örtüşüyor. Bu süreçte tek "keşke olmasaydı" dediğimiz husus şampiyonluk hedefinin dile getirilmesi idi. Çok üstelemedi bunu yönetimimiz ama bir beklenti oluşturacak kadar da dillendirilmiş olduğunu belirtmek lazım. Mali yapıya ilişkin açıklamaların şampiyonluk demeçlerinin belirgin şekilde önüne geçtiğini belirterek Sezar'ın hakkını Sezar'a teslim etmeliyiz. 

Şimdi Gürcan Hoca tercihi ile amaçlanana ilişkin sezgilerimiz var. 

Rize maçında Mustafa Yılmaz'ın oynatılmış olması gençlere önem verilmesi açısından önemli idi ve biz bunun arkasında Gürcan Hoca'nın etkisinin ve cesaretinin olduğunu hissetmiştik. Şimdi o yürek teknik sorumluluğu üstlendi. Gençlerimize yol ve ufuk açma imkanı doğduğunu düşünüyorum. Yardımcı Hocası da Türkiye'nin en iyi altyapılarından birine sahip olan Bursaspor'un şampiyon olduğu ekibin parçası imiş. Bu husus da beklentimizi destekliyor. 

Alınmayan paralarla, boş mukavelelere atılan imzalarla, bozdurulan bileziklerle yakalanan başarıların bir parçası Gürcan Hoca. Demek ki ekonomik savaş var gücü ile devam edecek. Ne mutlu bize. 

Yine bilgi sahibi olmasak da tahminimize göre Rüstemoviç Ziya Hoca'nın Gürcan Hoca'ya tavsiye ettiği bir futbolcu. Teknik yönünün iyi olduğunu ancak futbolcunun zayıf kaldığını hissetmiştik. Oynayarak güçlenmek çok önemlidir. Ayrıca takımda forma giyip oynamayan topçularımız her sene olduğu gibi bu sene de vardı. Şu anda duran topları dağlara taşlara vuruyoruz. Belki Rüstemoviç ile en azından bu açıdan gelişme kaydederiz. (Bir ara gönderileceği söylendi, sonra geri çağırıldı, şu anda TFF listesinde görünmüyor. Listenin güncel olup olmadığını bilmiyoruz. En son Bayrampaşa maçında oynamıştı.) Forma rekabetinin artmasını ümit ediyoruz. 

Yönetsel anlamda da beklentimiz, yönetimimizin şampiyonluk açıklaması yapmaması, aksine herhangi bir demeç vermeden takım üzerindeki gerginliği kaldırıp önümüzdeki senelerin iskelet kadrosunu oluşturmasıdır. Gürcan Hoca'nın da bu yönde atılmış bir adım olduğu kanaatindeyiz. 

Yönetimimize teşekkür ediyoruz. 

 Gürcan Hoca bizden biri. Başarmasını çok ama çok istiyoruz.