Ana içeriğe atla

"Athletic Bilbao, Altınordu ve Altyapılar"

Takipçilerimizden Uğur Ali Yıldırım'ın yazısını paylaşıyoruz; genelde takım kötü giderken hatırlanan ama aslında gündemden düşmemesi gereken bir meseleyi yenide hatırlatıyor: 

"Şimdi bu gündemde hiç yeri değilmiş gibi görünüyor ama aslında tam yeri. Hiç ama hiç kapanmayacak kapanmaması gereken bir konu bu aslında. Alt yapı.

Ankara Tayfası sağolsun alt yapı ile ilgili haberleri buradan takip etme şansımız oluyor ama ben de ne yalan söyleyeyim "Ah ah Altyapıdan oyuncu yok ah ah" diyip hatırlanan ama bu konuya çok da kafa yormayan biriydim. Ta ki Altınordu örneği yüzüme çarpan kadar.

Hepimiz asıl adı Athletic Club olan ama Dünyada Athletic Bilbao olarak bilinen takımı biliriz. Kadrosunda yalnızca Bask olan oyuncuları oynatıyor ve bu geleneğe sıkı sıkıya baskılar. Milli takım gibi görmeleri başka bir mesele burada beni ilgilendiren müthiş bir alt yapıya sahip olmaları.
Athletic Bilbaolular bu alt yapı sistemine LEZEMA diyorlar. Anlamını okumuştum ama şu an hatırlamıyorum. Bu sistem sayesinde bütün Bilbao alt yapı konusunda birbirine bağlanmış durumda. A. Bilbao nun sürekli yeni yıldızlar üretmesine ve Bask bölgesi gibi kısıtlı bir alandan yetişen gençlerin İspanya'da Real Barça gibi devlere kafa tutmasına imkan veriyor. İsmi ülkemizde çok geçmiyor olabilir ama 3 sene önce Uefa finali oynayan, İspanya Kupasında art arda finale kalan ve Barcelona ya 4 gol atan ve Real ile Barça ile birlikte ligden düşmeyen 3 takımdan biri olma başarısını Bilbaolular bu sisteme borçlu . Ve bu sistem beni Endüstriyel futbola karşı durma konusunda hep cezbetmiştir. Nitekim Athletic Bilbao 2. Başkanı Jokin Garatea Altınordu yönetimi ile yapılan toplantıda yaptığı konuşmada, 'futbolun ticari yapısını öldürdüğümüz için bize kızarlar ama bizim yolumuz bu diyerek menajerlerle iş yapmadıklarını, onların aracılığı ile oyuncu almadıklarını kendi yıldızlarını kendilerinin yetiştirdiklerini vurgulayarak, Altyapıda iyiyseniz A takımda da büyük başarılar kazanırsınız' demiştir.

İşte Altınordu ile de yolları alt yapı desteği için yaptıkları toplantıda gerçekleşmiştir. Bu yardımlaşma nasıl işler bilemem ama Altınordu 2. Ligden 1.lige yükseldiği sene yapılanmasını daha önce Bucaspor Futbol Akademisini kuran Seyit Mehmet Özkan`ın kulübün başına geçmesi ile geliştirdi. Takımın alt yapı tesisleri sadece alt yapı oyuncuları için. Çünkü Â takımın tesisleri ayrı. Alt yapı antrenman sahası kakao kabukları ile yapılan çimlere kaplatılması vs. Bunun gibi bir çok tesisleşmede ilke giden Altınordu yaş ortalaması 22 olması ile de 1.ligin en genç takımı. Ayrıntılı bilgi linkte. (http://fourfourtwo.com.tr/2013/12/26/profesyonel-futbol-kulubu-altinordu/)

Genç takımlara en çok oyuncu veren ve Avrupa Şampiyonası da da içinden oyuncu göreceğimizi düşündüğüm Altınordu da Athletic gibi bir ilkeye sahip. İttihat ve terakki kökenlilerin kurduğu Altınordu bünyesinde sadece Türk futbolcuları barındırıyor.

Gelelim Demirspor camiası için fikirlerime. Bu iki kulübün yaptığı gibi bünyemizde sadece Adanalı gençleri barındıran bir takım olsak ne güzel olurdu ancak şu aşamada akıllıca düşünürsek çok gerekli değil. Biz yabancı oynatmaya devam edelim. Edelim de alt yapıları iyice donatalım. Kalıcı gelir elde etmek için yapılan hamleler güzel bunu bir de alt yapılar için hamlelerin takip etmesi gelecek için Demirspor`u çok daha iyi yerlerde görmemişin tek anahtarı olmayabilir ama orada kalmanızı yegane anahtarı. Çünkü kendi özkaynaklarından beslenen bir kulüp ekonomik olarak hep sağlam kalacaktır. Ekonomik darboğazlarda alt yapıdan çok maliyet gerektirmeyen futbolcuların Demirspor'a entegre edilmesi ve diğer takımlara sağlam bedellerle futbolcu gönderme İspanyol takımlarının olduğu gibi bizimde köklüleşmemizde sağlam adımlar sağlayacak ve sorun olan ekonomik sıkıntıları atlatmamızda rol oynayacaktır. Bunun için haddim olmayarak bir kaç önerim olacak.

1. Alt yapı tesisleri gözden geçirilmeli ve her yaş grubunun ihtiyacına yönelik tesisleşmede gidilmelidir.
2. Özellikle bölgemizden başlamak üzere ülkenin her yerinden alt yapıya futbolcu kazanmak için gözlemciler görevlendirilmelidir.
3. Demirspor Futbol Okulları bir akademi halini almalı bölge genç ve çocuklarını bünyesine katmaya burs vs. organizasyonları planlamalıdır. ( Belirlenen sayıda çocuğa-gence burs verme ve Demirspor altyapısını cazip hale getirme bir futbolcuya verilen şu anki paralar düşünüldüğünde çok da maliyetli değil aslında)
4. Altyapı sistemi için bu konuda ülke genelinde genç ligleri için sponsor olan firmalar (mesela Coca Coca gibi isimlerini tesislere verebilecek) ve (fazla bir maliyet gerektirmeyen sadece iyi ilişkiler kurmanın bile yeterli olduğu) altyapı için fikir alınabilecek hatta karşılıklı işbirliği kurulabilecek kulüplere anlaşmak.
5. Gerekli adımlar atılır atılmaz A takım için başta ilk 18 de altyapıdan 3 futbolcu bulundurma ilkesi getirmek. Sistem ürettikçe 18 de 4 hatta 5 futbolcuyu ilk 18 bulundurmak gibi ilkeleri kulübe kazandırılmak.
6.Altyapıdan yetişen futbolcularla onların satışında gelecek transferleri (sonraki satıştan %20 pay gibi) gelire çevirecek ve sürekli getiri sağlayacak sözleşmeler düzenlenmelidir.

forzache Uğur Ali"

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir