17 Ekim 2015

Hoşgeldin Demir!

Adamın yüreği büyük, gülümsemesi de. Gülünce yanlara tiyatro perdesi gibi açılan yanakları da kocaman. Işıklarınızı söndürür ve sizi kendi samimi ve zeka dolu dünyasına davet eder. Bu adamı, yani Onur'ların Emer olanını, nam-ı diğer Vertumnus'u ya çok seversiniz, ya da çok seversiniz. Ben çok sevdim.

Adam, "ben Demirsporlu oldum, olucam, bir yol yordam gösterin hele" diye sizi bulmuşsa, siz çok ama çok şanslısınız. Hiçbir hazine, insanın ayağına gelmez çünkü. Ben çok şanslıyım.

Yıllar geçer, büyürsünüz, adam da büyür. Aileler kurarsınız, adam da kurar. Hayaller kurarsınız, ufak tefek, insan/melek karışımlarına dair, etrafınızda cıvıldaşan...

Benim kendi hayallerim doğdular. Kaptan'ın ve Biçer'in hayalleri nefese kavuştular, büyüdüler. Bir tek o adam kalmıştı hayallerini harlayan, bir yandan da yüreğini serinleten Meltem'iyle düşler kuran.

Sonra haber geldi. Meltem fırtınaya dönüştü, koca denize bir fındık kabuğu düştü, tutunmaya batmamaya çalıştı, başardı...

Önce hayatlarındaki pembe rengin ne kadar artacağını düşündüler, sonra "bi dakka, bi dakka, burada gördüğümüz göbek kordonu değilmiş aslında" dediler.

Bir sabah, Ankara son baharını yine ciddiyetle yaşarken gülümsedi adam. Yanakları büyüdü, fırtına hafif bir yağmur ardından tekrar melteme döndü.

Demir geldi... Ankara Tayfasının en yeni üyesi, gönlümüzün Demir Prens'i, hoşgeldin! Babanı ve anneni çok sevdik, seni de çok seviyoruz. Uzun ve sağlıklı bir ömrün olsun oğlum, annenle babanla mutlu büyü inşallah...

Hoşgeldin...



1 yorum:

oguzhan dedi ki...

adına yakışır bir ömrü olsun..Hayırlı,uğurlu olsun :)