Ana içeriğe atla

Kötü Futbola Ödül: 1 Puan

Futbol yoktu sahada. Altınordu'nun aşırı iştahlı futbolu ne ilk ne de ikinci yarı bize fırsat verdi. Ha, çok iştahlıydılar da kazanacak topu onlar da oynamadı. E ne oldu peki 90 dakika? Ne olacak, futbol diye eziyet seyrettirdiler bize. Peki biz yabancı mıyız bu hisse, değil tabii ki. Yine de unutkan mahlukatlar olduğumuz ve gazla çalıştığımız için hayallere daldık ve bu hafta 3 puanı cepte sandık.

Öncelikle, sahada bir planı olmayan bir Demirspor vardı. Bunu akıldan çıkarmayalım, çünkü planı olmayan bir takım kurban bayramında sahiplerinin elinden kaçan tosuna benzer. Bizim takım da amaçsız bir şekilde koştu durdu. Hani bizim iyi becerdiğimiz ve aslında eleştirdiğimiz uzun toplarla Pote ve Burak'ı arkaya kaçırma operasyonumuz var ya, onu hiç yap(a)madık bu hafta. Bari deneseydik, bari yoklasaydık. Takım ilk haftalardaki paslı oyunu yapmaya çalışıyor ama o zamanlar rakipler daha yaz tatilindeydi. Millet tatilden döndü, hatta tenleri güneşte turuncuya dönenler yanımızdan geçti gitti bile!

Yani köprülerin altında sular aktı. Mevcut kadro yetmiyor. Yetmeyecek. Kaç haftadır bunu söylüyorum. Bunu görmeye profesör olmaya gerek yok elbette. Lakin benim gibi bütçe, gelir-gider durumu, altyapı vs. diyen birisini bile transfere mecbur bırakanlar düşünsün biraz da. Altyapıdan geleceğe dair umut veren bir ışık alamadık 4 yediğimiz Sivas Belediye maçında. Demek ki dışarıdan alınacak. Belediyenin bu kadar işin içindeyken takımı yıkım halinde bırakmaya hakkı yok. Adamsa alınacak, kaynaksa aktarılacak.

Takımı oyuncu bazında ele alacak olursam, ikinci yarıdaki oyunlarıyla defans dörtlüsünü beğendim diyebilirim. Timur'un performansı çıkmayı hak etmiyordu. Anıl ne yaptı, Timur'dan fazla: Hiç. Emin-Attamah ikilisinin amacı nedir, atak kesmek mi, gol atmak mı? İkisini de yapmadılar. Burada bu ikiliyi bozmanın ne zararı olurdu? Anıl'ı buraya alıp Timur oyunda tutulabilirdi. Hatta Astafei bile burada denenebilirdi. Nasıl olsa kazanmak gibi bir gayemiz yoktu, en azından varyasyon denemiş olurduk.

Gerçi transfer dönemi yaklaşıyor, bir çok oyuncu ile yollar ayrılacak gibi duruyor. Attamah'taki isteksizlik bundan dolayı olabilir mi? Ozan, Timur da gidecekler arasında zikrediliyordu. E o zaman göndereceğiniz oyunculara maç başı ödemesi yapmak için mi oynatıyorsunuz? Alın alt yapıdan bir iki çocuğu, onlara primden pay verin. Tamam, oradan bir ışık alamadık ama göndereceğiniz emanetçilerden çok daha fazlasını hak ediyorlar.

Bu kötü futbola hediye olarak 1 puan verildi, teşekkürler Futbol Federasyonu. Hakem de aşırı iyiydi bu arada.

Kaleci Ahmetcan sakin giden maçı sakin tamamladı. En kötü günü bugün değildi, daha zor maçları olacak. Takımın kalecisi gibi hissettsin, öyle sahip çıksın. Kendi kariyeri açısından faydasını görür böyle olursa. Demirspor kendi çocuğuna kale falan vermez. Bunu da bilsin, romantizme girmeden kendini geliştirsin. Abi tavsiyesi.

Tribünlerde armayı temsil eden ve peşinde olan kardeşlerime teşekkürler, ayaklarınıza sağlık. Bir teşekkür de Ankara Tayfası'ndan Fatih ve Esra Taş çiftine. Bizi temsilen İzmir'de, tribündelerdi. Gönül isterdi ki İzmir gülen yüzünü onlara göstersin, olmadı. Bir dahakine inşallah...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Nasıl Bitecek?

 Sezona puan alarak başlayan gençlerimizin yarattığı umut 3 haftada söndü. Geçen seneki Hatay galibiyeti gibi bir anlık parlama bizi mutlu etmişti ama devamı gelmedi. Gol atamadan, neredeyse pozisyon üretemeden geçen 2 haftadan sonra iç sahada alınan 8-1'lik tarihi mağlubiyet, üstüne 6 puan daha silme cezası ile Milli maç arasına oldukça moralsiz girdik. Küme düşmenin en güçlü adayı olarak başladığımız sezonda ligi tamamlayamama ihtimaline geldik.  Bu tablonun 1 numaralı sorumlusu Murat Sancak ve ekibi, sessiz. Artık eleştirilere, hakaretlere maruz kalmaya alışmışlar gibi, cevap bile vermiyorlar. Göstermelik Başkan istifa ederken, zaten çok daha önce TFF sayfasında Başkan'ın ismi Ali Sancak olarak güncellenmişti. Bu neyin istifası, anlamadık.  Daha Eylül ayındayken, sezon nasıl bitecek, az çok belli oldu durum. Ama kötü bitecek olan, sadece sezon değil anlaşılan...