23 Kasım 2015

Herkes İşini Yapsın

Adana Demirspor taraftarı takımını binlerce km.'lik yol yaparak destekleyen bir taraftardır. Bu yol ona ölüm gelmez. Sevgiliye giden yoldur uzayan mesafeler. 

Biraz futbolcu ile taraftarı karşılaştıralım.

Futbolcu uçağa atlar maçın oynanacağı ildeki havaalanına veya en yakın havaaalanına iner. 
Demirspor taraftarı bulabildiği en ucuz ve en konforsuz şehirlerarası araca biner, saatlerce yol gider.

Futbolcu havaalanından bulunduğu bölgenin en iyi otellerinden birine gider.
Taraftar ya yolda sabahlar, ya da uyumadan yeniden yollara düşer.

Futbolcu maçtan sonra duşunu alır.
Taraftar leş gibi terlemiştir, en fazla atletini değiştirebilir.

Futbolcu aynı dönemde taraftarla aynı yere gitmek için para kazanır.
Taraftar para harcar.

Futbolcu ekmeğini futboldan kazanır.
Taraftar ekmeğini keser maça gider.

O nedenle öyle tribünün önünden geçerken el kol hareketleri, küfür, taraftarla tellerin arkasından iletişime geçmek yok. Sen benim ağır eleştirilerim dahil olmak üzere tüm sözlerimi saygı ile dinleyeceksin. Dinlemek zorundasın. Benim çektiğim çilenin yarısını çekmeden kime isyan ediyorsun sen. Sen bana agresif davranacağına, yerde yatan Denizlili futbolcuya git, kalk de, ona agresif davran. Boş boş top bekleyeceğine koş inisiyatif al. İşin özü herkes işini yapsın. Kimseye de kimse hakkında söz söyleme imkanı doğmasın.

Yönetime gelince. Sosyal medyadan futbolculara mesaj veriyorsunuz. Hatırlatmam gereken şeyler var. Bu kadroyu siz kurdunuz. Tahmin ettiğimiz kadarı ile ucuz bir kadro da kurmadınız. Hakan ÇİNEMRE'yi, Artun AKÇAKIN'ı, Tayfur BİNGÖL'ü, Abdülkerim BARDAKÇI'yı vs. gencecik savaşan çocukları siz almamayı tercih ettiniz. Şimdi savaşmayan takım varsa siz de sorumlusunuz.

İkincisi sosyal medyadan kimseyi taraftarın önüne atmaya gerek yok. Kimse elinizi bağlamıyor. Siz kadro dışı bıraktınız, ceza verdiniz, olaya el koydunuz da elinizi biz mi bağladık. Yönetimin görevi mesaj vermek değil, icraat yapmaktır. 

Ayrıca geçmişten farklı şeyler yapayım derken geçmişi unutmamız gerekmez. Ne zaman ki takım içi meseleler ulu orta konuşulmaya başlanır o zaman takımın performansı düşer. O zaman takım yerine bireycilik öne çıkar. 20 yıldır süper lig görmemiş bir camiayız biz. Bu tür açıklamaların sonuçlarını 20 yıldır görüyoruz, 20 yıldır aynı şeyi tekrar tekrar yaşayıp, aynı şeyleri tekrar tekrar söylüyoruz. Geçmiş çok uzakta değil. Hemen yanı başınızda tribünde. Sorun, söyleyelim.

Osman Hocam. Maç sonu açıklamada hakemlere tenkitte bulunmuşsunuz. Bunun haklı gerekçeleri olabilir. Ancak sizin yönetiminizdeki futbolcular oyunu domine edemediler. Rakibe baskı kuramadılar. İki üç topları falan direkten dönmedi. Hırslı değillerdi. İkinci yarıda golü attıktan sonra birden tuhaf şekilde şalteri kapattılar. Sizin yönetiminizdeki futbolcular ligin en dibindeki takımlardan birinden kendi ceza sahası önünde topu çıkaramayıp dakikalarca baskı yedi. Hocam, stresinizi anlıyoruz ama siz de bir rehabilite edin kendinizi. 

Sonuç olarak fikstürümüzün kolay olduğunu düşündüğümüz dönemde anlamsız puan kayıpları ile lider olabilecekken potada anca kalabildik. Herkes işini yaparsa daha çok maç var. Yarın ağlamamak için bugün herkes işine dört elle sarılmalı. 

Hiç yorum yok: