Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Temiz Kalpler ve Dualar...

Öyle travmalar yaşadı ki bu taraftar, öyle sıkıntılar çekti ki... Doğru bir uygulama için koca bir sezonu göz ardı etmeye bile razı hale geldi. Şampiyonlukların konuşulmasının gerektiği camiada kapanma korkuları baş gösterdi. Kayyumlar baş gösterdi. Parasızlık ısrarla sorun olarak dayatıldı ama kötü yönetim hiç gündeme getirilmedi. Şehrin güç odaklarının koca koca harflerle yazdığı sahipsizlik ve çıkarcılık sanki yazılmamış gibi görmezden gelindi. Basın ısrarla yanlış uygulamaların savunucusu, gerçeklerin ve yapılması gerekenlerin direnişçisi oldu. Adamcılık, menfaatçilik Demirspor'un çoktan önüne geçmişti. Yıllarca aynı tarifle pişirilen yemekler yeniden yeniden önümüze konuldu, bu yemeği yemezsek öleceğimiz korkusu büyütüldü de büyütüldü. Yemeği yedikçe ölüyor olmamız sorun değildi kimseler için. Şimdi bir kriz ortamında yıllardır yapılması gerekenler, belki de yapılmak zorunda kalınması ile uygulamaya konulmaya başladı. Olsun biz buna da razıydık. Varsın bir krizde olalım ama

Haftanın Ardından

Haftayı kazançlı kapadık diyebiliriz. Elazığ gene galip geldi. Taner Demirbaş ve Ali Ölmez birer gol attı. Haftaya Tarsustayız.

Hatırlamakta Yarar Var...

Tam 5365 Gün 14 yıl... 8 ay... 5 gün... oldu... Bu taraftar... süper... ligi... görmedi ki...

ADS 1940

Bugün oynanan Djurgarden buz hokeyi maçında çekilen 2 adet fotograf.İlkinde heyecandan bayrak ters tutulmuş :) 6-2 kazanmış Djurgarden. ADS 1940 bayrağımız Nisan sonunda misafirimiz var bir aksilik olmazsa.

Dünyanın Tüm Demirsporları#6: Ferro Carril Oeste

Madem ki dünyanın neresinde olursa olsun "içinden tren geçen kentleri de başka bir severim, onların Demirsporlu olma ihtimalleri mutlaka vardır..." diyoruz, madem ki Demiryolculuk kültürünün önemli parçalarından birinin demiryollarının spor kulüpleri, bir başka deyişle Demirsporlar olduğuna inanıyoruz, madem ki tüm Demirsporları kan kardeş görüp, tüm Demirsporları seviyoruz, o zaman dünyanın geri kalanında kalan tüm Demirsporları daha yakından tanımanın vaktidir şimdi! Dünyanın her yerinde Demiryolcular, sporun her alanında öncülük yapmışlar. Siyasal ve sosyal tarihi bizimle çok benzeşen Latin Amerika'da da durum böyle. Arjantin'de 1904'te kurulmuş bir Demirspor var: Ferro Carril Oeste. Temmuz 1904'te 100'e yakın demiryolu işçisi tarafından kuruluyor. 1947'te kaqmulaştırılan İngiliz asıllı Buenos Aires Western Railway Co. Ltd. adlı şirket bünyesinde kuruluyor. Bu demiryolu kuruluşunun, farklı kentlerde ve Latin Amerika'nın diğer ülkelerinde d

İzleyeceğiz...

Yönetimimiz kendi iradeleri ile teknik ekipte değişikliğe gitti. Takımda görevlerine son verilen Ercan Aslankeser ve Durmuş Ali Çolak ikilisi aslında oldukça başarılıydı. Takımımızı Abdülkerim Durmaz'ın korkak oyunundan hücum oynayan bir kimliğe büründürmüştü bu ikili. Yani ellerindeki malzemeyi iyi kullanmışlardı. Şunu da belirtmek lazım ki; eldeki malzeme sadece bizim altımızdaki takımlara karşı kullanılabildi. Demem o ki; Şanlıurfaspor'u, İskenderun Demir Çelikspor'u, Tarsus İdman Yurdu'nu gerektiği zamanda bir kez bile yenebilsek yükselme grubunda idik. Öyle büyük bir balık kaçırdık ki; ahlar vahlar uzun süre dinmeyecek. Teknik ekibin gönderilme nedenleri daha uzunca bir süre söylentiler temelinde tartışılmaya devam edecek. Diğer taraftan ise hayat devam ediyor. Yönetim kendi tasarrufu ile bir teknik heyet değişikliğine gittiğini beyan etti. Yönetme gücü onlarda, onlar kararlarını aldılar, bizler de bilinçli taraftarlar olarak izleyeceğiz. Eski teknik ekibin gönde

Eski Hoca Yeni Hoca

Takımımızın yeni teknik direktörü artık resmen Hüseyin Özcan oldu. Durmuş ve Ercan hocaların mukaveleleri yönetim tarafından tek taraflı olarak fesh edildi. Durmuş hoca göreve geldikten sonra takım içindeki karışıklar nispeten durulmuştu. Oynanan futbol kalitesi açısından bir artış olmamıştı, yalnız yine de onun idaresinde puan toplamayı bildi Demirspor. Topladığı puanlara bakıldığında başarılı bir hocaydı Durmuş hoca. Yönetim bu açıdan bakıldığında başarılı bir hocayı göndermiş oldu. Durmuş hocanın göreve gelmesi gibi gönderilmesi de tamamen yönetimin bir tasarrufu. Aynı yönetim Behzat hocayı gönderirken de, A. Durmaz'ı getirirken ve gönderirken de yönetimde olmanın gücünü kullanmıştı. Özellikle Behzat hocanın gönderilmesi ve A.Durmaz'ın getirilmesi gibi konularda bizim ne kadar canımızı yaksa da elbette yönetim bu gücü kullanmak için vardır ve bazen biz taraftarlara rağmen kullanacaktır. Geçmişteki yanlış kararlar ile kaybeden Demirspor oldu ne yazık ki. Gereken dersler çı

Ankara Demirspor Nereye?

Lokomotif bu hafta Kırıkkalespor'u deplasmanda devirdi, ilerisi için umut verdi. Böylece ilerleyen haftalarda Kırıkkalespor'u dahi küme düşme potasına sokabilecek bir galibiyet aldı. Bir seri yakalayarak dipten kurtulmasını can-ı gönülden istiyorum.

Dünya ne güzel...

İçimde bir huzur, bir mutluluk var. Dünyaya, gök yüzüne, caddelere, sokaklara, ağaçlara, kış ayazını yaşayan Ankara'ya aynı mutlu gözlerle bakıyorum. Huzur yayılmış tüm bedenime. Stresin zerresi yok. Allah hepimize (istisnasız) bu duyguyu yaşamayı nasip etsin. Şimdi bu sözlerin altına İngilizce şarkı mı girilir, tesadüf oldu ama anlamlı da olur. Onur BİÇER'den huzurunu kaybedenlere geliyor; "What A Wonderful World" I see trees of green and red roses too I see them bloom for me and you And I think to myself; what a wonderful world I see skies of blue and clouds of white The bright blessed day the dark sacred night And I think to myself; what a wonderful world The colours of the rainbow so pretty in the sky Are also on the faces of people going by I see friends shaking hands saying "how do you do" They are really saying "I love you" I hear babies cry, I watch them grow They will learn much more then I'll ever know And I think to mysel

Gençlerde Bu Hafta

U16'larımızın maçının olmadığı bu hafta sonunda diğer kategorilerde mücadele eden gençlerimizin tümü haftayı galibiyetle kapadı. Gençlik Geliştirme Ligi U18 kategorisinde her ne kadar liderin gerisinde kalsak da gençlerimizin mücadelesini takdir ediyoruz. Özellikle atılan ve yenilen gol istatistikleri açısından çok iyi bir yerdeyiz. Grubun en çok gol atanıyız. En az gol yiyen ikinci ekibiz. Bunlar gerçekten güzel rakamlar. Bu kategoride en çok gol atan oyuncumuz olan Yaşar bu hafta A takımda yer aldı. Oyunu ve hırsı bana gelecek açısından umut verdi. Arkadaşları ise onun yokluğunu aratmadılar ve Malatya'yı 6 golle geçtiler. Coca-Cola Akademi Ligi U15 kategorisinde ikinci durumdayız. Lider Gaziantep'in Adanaspor ile oynadığı maçın sonucu henüz güncellenmediğinden şu anki puan farkımız sadece bir. Bu kategoride de atılan gol sayısı bakımından diğer rakiplerin oldukça önündeyiz. Toplu sonuçlar ve puan tablosunun altında gol krallığı bilgisini de ekledim bu hafta. U14'l

Bizim Mücadelemiz 5

Bakın bize!!! Ne görüyorsunuz ?!! Bir avuç kül haline gelmiş kor ateş miyiz? Yoksa elleriniz çok yandı da farkında mı değilsiniz? Izdıraplarımızı bir köşeye koyduk beklettik. Ta ki siz susun diye. Ama bazılarınız çok oluyor. Hemde çok... Kimsenin tavuğu ile alıp veremediği bir şey olmayan yurdum insanlarıyla çok uğraştınız, biz sizinle uğraşmaya kalkarsak çok ağlarsınız. Ancak "iyi adamlar"ız ve "iyi adamlar" kimseyle uğraşmazlar, başkaları onlarla uğraşır. Başkaları onları dert edinir. Biz şu ana kadar kimseyi hedef göstermedik. Yerden yere vurduysak bile kişiliğine laf etmedik. Hep bir naiflik içinde kaldık çünkü yarın bir şekilde yüz yüze bakacaktık. Genede efendiliği koruduk. Gün geldi birbirimize girer gibi olduk genede sizin o yaptığınızı yapmadık. Birbirimize üzülsek, kırılsak hatta darılsak bile sonunda birbirimize sarılmasını bildik. Siz ne yapıyorsunuz peki? Birileri üzerinden birilerini yaralamak, kararlamak hatta ve hatta hakarete uğratmak mı "

Karlar Düşer...

Tüm Türkiye karlar altında. Her yerde soğuktan ölenler, çatılarda karlar, yollarda mahsur kalan arabalar... Bizler ise Secher arkadaşımızın dediği gibi kar gören masum Adanalı modunda televizyonlardan izlemekle yetiniyoruz.Adana'da karı ya sadece Torosların soğuğunu yemiş, biraz da isten grileşmiş olarak istasyonda peronlarda bekleyen trenlerin üzerinde ya da yaz günü Adana'da satılmak için getirilmiş bir kamyonda görürüz. Sanırsam bir tek Adana'ya özgüdür bu '' kar satmak'' muhabbeti. Gurbettekiler ise daha şanslıdır bu konuda. Kardan adam yapmayı, kartopu oynamayı bilmeyen çocukların şehridir Adana :)

www.Mavilacivert.com Basın Açıklaması

Gazetecilik ve insanlık rezaleti olarak adlandırabileceğimiz yazıya ilişkin www.mavilacivert.com basın açıklaması yayınladı. Bana göre bu rezil yazı kul hakkı yemekle eşdeğerdir ve bu rezil yazıyı biz de kınıyoruz. Aşağıda Mavilacivert'in basın açıklaması yer almaktadır. 25.01.2010 (Ref:BA/2010-01) Değerli spor kamuoyu... Bizler, Mavilacivert.Com organizasyonu olarak herşeyden önce Adana Demirspor 'un menfaatlerini düşünmek zorundayız, Mavilacivert.Com 'un kuruluş amacı, vizyonu-misyonu, tüzüğü bunları gerektiriyor. Bu bilinç doğrultusunda bugüne kadar almış olduğumuz tüm kararların, söylediklerimiz ve uyguladıklarımızın sonuna kadar arkasında olduğumuzu göstermek için bugün bu basın açıklamasını yapmak zorunda bırakıldık.24.01.2010 tarihinde “spor01.com” adlı web sitesinde yer alan ve “ ingiltereyi uzak biliriz “ haber başlığı adı altında manşetten verilen haber, sitemizin kurucularından, İngiltere’de ikamet etmekte olan Sn.Şefik AKKURT’un şahsına yönelik hakaretler

Sevindik Bitti, Hayat Devam Ediyor...

Takımımızda önemli revizyonlar yapıldı. Yıllardır söylemekten dilimizde tüy bitmişti, gençleri profesyonel takımımıza kazandırma projesini. Ama bunu uygulamak için kriz dolu bir kongre gerekti maalesef. Maddi açıdan sıkıntı gerekti. Yükselme grubuna kalamamak gerekti. Gönül isterdi ki; isteklerimiz normal şartlar altında gerçekleştirilsin, ama Adana'da normal dönemlerde normal şartlar oluşmaz, bir kriz lazımdı. O kriz geldi. Köklü değişiklikleri kriz dönemlerinde yapmaya kalkarsanız olağanüstü büyük riskler alırsınız. En ufak bir başarısızlık, en ufak bir ilave yıpranma dahi sonunuzu getirebilir. İşte böyle bir dönemde gençlerimizle desteklenmiş takımımız bence en zor olan şeylerden birini yaptı. Başladı. İyi başlamasak belki başlayamayacaktık. Farklı düşüncelere sahip olanlar düşüncelerini dillendirmek için takvimde ileri bir tarihi işaretlediler, takımımız ise birlikte çalışabilmek adına bir 15 gün kazandı. Çok gerildik Kahramanmaraşspor maçında, hayalimizdeki Demirspor'un g

21.Haftanın Ardından

Takipçilerimizden Tarsus ve MArdin'in puan kaybetmesi bizim için çok iyi oldu. Elazığ devre arasında yaptığı transferlerle bu yarıda çıkış yakalayacağının sinyalini veriyordu zaten. Bu yüzden deplasmanda Mardin'i yenmeleri sürpriz olmadı. Haftaya bayız.

Üslup

Az önce üslubunu eleştirdiğim spor01'e öyle sert bir yazı yazdım ki; blogun genel çizgisinden oldukça uzaklaştım. Genelde bu tür durumlarda soğukkanlı olurduk ama bu kez bunu koruyamamış olmaktan ve özenle oluşturmaya çalıştırdığımız seviyeye aykırılıktan dolayı blog yazar ve okurlarından özür dilerim. Açıkçası değerli insanların arkasında olduğunu göstermenin ve Adana'nın yerel basınını kamuoyunun takdirine sunmanın yolu bu olmamalıydı. Kaldı ki; neyin ne olduğu zaten biliniyordu. Tepkiyi hak edene tepki almayı hak edecek bir düzeyde yaklaşılmamalı. O zaman yapanın seviyesinden farklı bir seviyede olamayız. Verdiğim rahatsızlık için özür diliyorum.

Adana Demirspor - Kahramanmaraşspor Maç Değerlendirmesi

Uzakta olup maçı izleyemeyen abilerim ve kardeşlerim çok şey kaçırdılar. Uzun zamandır bu kadar keyiflendiğim, maçtan kopmadan izlediğim bir Demirspor maçı olmamıştı. Yanlış anlamayın takım dakikalarca top çevirmedi , sayısız gol pozisyonu bulmadı ama ölürcesine mücadele etti. Özellikle ikinci yarının başlarında takım adeta infilak etti. Devrede dört tanesi bir lira olan ezmeden yediler sanki :) Takımın tamamı ellerinden gelenin en iyisini yaptı. Mücadeleleri görülmeye değerdi. Her maçın bir yıldızı olur bugünün yıldızı ise Aydın Tabak'tı. İki tane gol attı , bir penaltı yaptırdı kaçırdı , Ceyhun'un attığı iki golünde pasını o verdi.Çizgiden top çıkardı. Sene başında bu yana kendisini iğneleyen maratona kendisini ayakta alkışlattı. Günün en sevindirici yanı ise altyapıdan iki oyuncumuzun ilk on birde olmasıydı. Ali ve Yaşar takımda hiç sırıtmadılar. Aksine güçleri ve dirençleri takımın mücadele gücünü olumlu etkiledi. Sonradan oyuna dahil olan yine altyapıda

Tarihte Adana Demirspor-Kahramanmaraşspor Maçları

Çok ayrıntılı bir analiz olmayacak açıkçası. Uzun süredir nostalji yapamıyorduk. En azından bir giriş niteliğinde araştırma yapayım dedim. Federasyonun sitesinden 1990 yılından bu yana Kahramanmaraşspor ile yaptığımız tüm maçların dökümünü çıkarttım. 02.09.1990 ADS:4-K.Maraşspor:0 03.02.1991 K.Maraşspor:0-ADS:2 13.09.1992 ADS:0-K.Maraşspor:1 30.09.1992 K.Maraşspor:3-ADS:4 15.11.1992 K.Maraşspor:0-ADS:1 04.04.1993 ADS:0-K.Maraşspor:0 30.05.1993 K.Maraşspor2-ADS:0 26.12.1999 ADS:1-K.Maraşspor:1 14.05.2000 K.Maraşspor:2-ADS:0 17.09.2000 ADS:5-K.Maraşspor:0 18.02.2001 K.Maraşspor:0-ADS:2 26.09.2004 K.Maraşspor:0-ADS:1 27.02.2005 ADS:2-K.Maraşspor:0 28.09.2006 ADS:0-K.Maraşspor:0 03.12.2006 K:Maraşspor:0-ADS:0 07.10.2009 ADS:3-K.Maraşspor:4 09.12.2009 K.Maraşspor:0-ADS:1 Görüleceği üzere 1990 yılından bu yana oynadığımız 17 maçın 9'unu kazanmışız. 4 maç kaybedip 4 maçta da berabere kalmışız. Dileğimiz birazdan başlayacak maçta galip gelerek kademe gruplarına moralli başlamak. Çünkü

Pes Etmek Olmaz, İnadına...

Bin tane sorun, bin tane kavga, ortalık puslu. Toprak kabarıyor yahu toprak... Sanki bir şeyler filizlenecek de toprak çatlamaya hazırlanıyor. Güneşe ulaşmaya çalışan bir tohum var sanki. Hava kapkaranlık. Zifiri karanlık. Göz gözü görmüyor. Sanki kutuplardayız, hem üşüyoruz hem de gündüz olmuyor. Ama bu kadar uzun gece olmaz. Sanki güneş doğacak, sanki şafak yakın. Kuşlar ağaçlarda, yavaşça kıpırdanıyorlar, doğmasını bekleyen güneşin heyecanı ile. Onca sıkıntının içinde pes etmeyelim, güneş, doğacağının sinyalini versin artık. İnadına be inadına. Yılmadan, usanmadan. Allahım yardım et!!! Allahım güç ver!!! Allahım şans ver!!! İNADINA Bir umuttur yaşamak bil, Seveceksin inadına... Yüreğin kan ağlasa da Güleceksin inadına... Zindanlara düşsen bile, Ateşlerde sönsen bile, Binlerce kez ölsen bile, DOĞACAKSIN İNADINA... Hayat budur umutlar çok, Ne şüphe duy ne de kork, ÖYLE TESLİM OLMAK DA YOK YENECEKSİN İNADINA... İnadına, inadına, Seveceksin inadına, Bir gün sen de konacaksın

21.Hafta Maçları

Grubumuzda sezonun ikinci yarısı yarın başlıyor. Evimizde Maraş'ı ağırlıyoruz. Ligi başladığımız sırada bitirmek ve Bank Asya'ya terfi etmek tek dileğimiz tabi ki.

Vur Adanalı Vur

Öyle bir noktaya geldik ki... Aklımızın ucundan bile geçmeyen sıfatları bize yakıştırıp yazanlara mı bakalım, neredeyse Demirspor düşmanı ilan edildiğimize mi bakalım? Nereye baksak kapkara bir duman olmuş yorumlar, etrafımızı kapatmaya, nefes aldırmamaya, sesimizi kesmeye çalışıyor. Halbuki; geçmişi sürekli deşen biziz, hataları ortaya koyan biziz, "bu kulüp nasıl daha iyi olur" diye geceleri uyku uyuyamayan biziz. Yüzlerce yanlış yapılan bir camiada ses çıkarmaya çalışan biziz. E, bu kadar çok sevmenin de bir bedeli olmalı değil mi? Kitleleri yönlendirmek gibi bir misyonumuz olmadı. Her kulübün hayatta kalması için yapması şart olan bazı doğrular vardır, bunları dile getirdik, ısrarla, bıkmadan. Adana'daki kısır siyasetin ve spor ortamının dışında kalabildiğimiz için olayları daha açık görebildiğimiz de oldu, bu uzaklığın bilgi eksikliği doğurduğu ve yanıldığımız da oldu elbette. Yanılgılarımızdan dolayı üzüldük ama yüzümüzü kızartacak bir yanlışa da düşmedik diye düş

Demirspor - Demirsporluluk

Gündemimiz yoğun, sıkıntılarımız diz boyu. Eskilerden dinlediğimiz hikayelere göre de sıkıntılar hiç eksik olmazmış. Liglerin başlamasına az kala kurulan takımlar, gidilemeyen kamplar, hacizler icralar, parasızlıklar, kaynaksızlıklar... Bugün de pek farkı yok. Aslında eksiği yok fazlası var sıkıntıların. O açıdan farkı var aslında. Günler geçtikçe, zenginlerin sayısı arttıkça kulübe sahip çıkanların sayısı azalıyor. Bugün geldiğimiz nokta "sahipsizlik" ile ilgili değil mi zaten? Bugün Adana Demirspor'a ciddi anlamda sahip çıkan sadece taraftarı kaldı. O da çoğunlukla fakir, gücü ancak hayatını idame ettirmeye yetiyor. Bağlılığı ise gönülden. Garip, çelişkili bir biçimde acıyla yoğrulmuş, büyümüş bir bağlılık. Ama -kendimi de içine katarak- gözlemlediğim kadarıyla sabrının sınırında olan bir kitle şu an. Başarı isteyen, mutlu olmak isteyen bir topluluk... Yalnız artık mutluluk kriterlerini değiştirmenin zamanıdır kanımca. Daha akılcı hedefler koymak gerekir. Şampiyonluk

Son Dakika!

Spor01 "son dakika" diye geçmiş, Alanyasporun hocası ile görüşülüyor demiş. Bu durumda Durmuş hoca ile yollar ayrılmış olmuyor mu? Son zamanlarda internet sitelerinin yorum kısımlarında zaten yönetim ve teknik ekip hakkında bir dünya söylenti dolaşıp duruyordu. Gelişmeleri izleyelim bakalım...

Cem ve Alper, Kulübünüze Kazandırın...

Top oynamadığınızı, oynamadığınız toplar nedeni ile yükselme grubunun kaçtığını, bu nedenle iddaa gelirlerinin ikiye katlanması şansını yok ettiğinizi düşünüyorum. Yönetimsel sıkıntılara tuz biber ektiğinizi hissediyorum. Adana'dan yetişip Adana'ya zarar verdiğinizi de hissediyorum. Ama beni yanıltmak sizlerin elinde. Şu kulübe az da olsa para kazandırın da Adanalıymış diyelim eski futbolcularımız. Kanuna dayanarak hakkını istemek suç oluşturmaz. Sakaryaspor'da oynamak istiyorsanız kulübümüzle anlaşmak zorundasınız. Şimdi ayrıntı vermiyorum sadece "Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı"na istinaden belli maddeleri sıralıyorum. 11. maddenin 3. fıkrası 12. maddenin 2. fıkrası 14. maddenin 1. fıkrasının f bendi 15. maddenin 1. fıkrası 19. maddenin 6. fıkrası 20. maddenin 4. fıkrası Bu hükümler kulübümüzün lehine. Yönetime daha ayrıntılı bir rapor da sunarız gerekirse. Peki, bu hükümlere uyulmazsa ne oluyor? Önemli değil, 1 yıl oynayamama veya

Cem ve Alper'e Güle Güle Diyoruz...

Bu iki nadide futbolcumuz Sakaryaspor'la anlaşmışlar, hatta formayı bile giymişler. Bize uzak Sakarya'ya yakın olsunlar. Yar saçların lüle lüle, beyler size güle güle... Mutlu oldum vallahi... Kaynak: http://www.spor54.com/

Diğer Yarını Özlemek

Arkadaş, dost, kardeş, yoldaş, sırdaş... Adını koyamadım O'nun. Birçoğumuz koyamadı muhtemelen. Adı konulamayan şeyler vardır. Akıl adlandırmakta eksik kalır, çünkü akıl sözcüklerle düşünür, sözcüklerle sever. Akıl sözcüklere mecburdur. Kalp ise değil... Ankara'dan, minicik ama kocaman grubumuzdan, memleketin köşelerine diğerleri gibi yolladık onu da. Her giden kıymetli, her giden kocaman ve onların da kalpte yerleri. Ama, kızmasın kimse bana, O'nun yeri ayrı. Hem bende, hem bizde. Gecikmiş bir "güle güle" yazısı, tam da zamanında bir "özledim" yazısı, uzun-kısa bir zaman dilimi sonunda bir "hoşgeleceksin" yazısıdır yazdıklarım; yeri kalbimde, kalbimizde ayrı-apayrı olan O'na. Belki de benim gibi kendisini herhangi bir ad koyamadan sevenleri için; kaybettiğimiz, bulamadığımız diğer yarımızın adresi O. Bizim diğer yarımız. Anlatırken alabildiğine heyecanlı, "aman kırmayayım" nezaketinin cisimleşmişi, bazen durup durup mahcu

Soru ve Eleştirilere Cevaplar...

Daha önce başka internet sitelerinde bizle ilgili atıflarda bulunanları blogumuza davet etmiştik. Bir kısmı gelmiş. Şimdi cevap bekliyorlar. Vereceğiz, dedik, verelim. -İcraati tamamlanmamış bir yönetime tam güven duyulması da hiç güven duyulmaması da yanlıştır. -Teknik ekiple ilgili olarak henüz yönetimin resmi bir açıklaması yoktur. Olunca üstünde konuşabiliriz. -Mevcut teknik ekibin yönetimden bağımsız olarak para bulup bulmadığı hususunda ne bu yorumu yazanların ne de aksi yönde duyumu olanların ellerinde kanıt bulunmaktadır. Kanıt yokken bu söylemler sadece takıma zarar verir. -Yönetimin son açıklaması bence gayet mantıklı. Ortamı gerecek değil, yatıştıracak bir açıklama. Demirspor eski başkanı Mehmet GÖKOĞLU'na yanlış ithamlarda bulunmayın, yönetimimize de vurmayın, biz kavga istemiyoruz demenin neresi kötü? Haberlere daha önce düşmüş husus ise kast edilen, yönetim demiş ki; "Kimi zaman basın yanlış anlıyor, kimi zaman biz yanlış söylüyoruz. Gerçeği öğrenmek isteyen

Tekel İşçileri'nden Tribünlere Çağrı

Tekel işçilerinin Ankara'daki direnişi bir ayı geçti. Güvencesiz çalıştırılmaya ve özelleştirmelere karşı, işçilerin kendi inatlarıyla yürüttüğü bu mücadele, sadece hükümetin politikalarına değil sendikaların sararmasına karşı da devam ediyor. Hareket, sendikaları da raydan çıkartıyor! Pazar günkü eylemde ve ertesinde, işçilerin Türk-İş'i kaçak güreşme politikasına karşı sıkıştırmasına tanık olduk. Tek Gıda-İş'ten dün yapılan açıklama, haklı mücadelenin halktan aldığı desteğin yeni alanlara ulaşması talebini içeriyor. Açıklamanın tam metni için buraya tıklayın . Çağrı, toplumun aynası tribünlerin de mücadeleye desteğini istiyor: "(...) TEKEL isçisi tüm olumsuz koşullara rağmen aldığı destek ve dayanışma ile hükümete sesini duyurmaya çalısıyor. Gelin bu sesin gücünü hep birlikte arttıralım, statları dolduran isçilerin sesi ile taleplerimizi ve haklı mücadelemizi daha geniş kitlelere duyuralım. 17 Ocak tarihli Türk-İş mitinginde Ankara’da futbol taraftarlarının de

Rakiplerimiz ve Transferleri

Spor01 sitesinde rakiplerimiz hakkında haberler yayınlanıyor. Şahsen ben rakiplerimiz hakkında haber okumaktan memnunum. Haberin beni yönlendirmek istediği noktayı tahmin edebildiğimden dolayı sadece almam gereken bilgiyi alıyorum. Mesela son günlerde çoğunlukla rakiplerin transfer haberleri çıkıyor. Malum, devre arasındayız ve transfer dönemindeyiz. Ligin son sıralarındaki DİSKİ, Elazığ ve Malatya toplamda yirmidokuz (29) oyuncu ile sözleşme imzalamış. "Bu adamlar dünya kadar transfer yaptı, biz neden yapmadık" diye hayıflanmam. Onlar daha kaynaşana, takım olana kadar benim hazır takımım hedefinden şaşmadan yoluna devam edebilir. Onlar taraftarlarından "bize beş hafta verin" ricalarında bulunurken benim takımım bir seri yakalayıp geleceğe umut aşılayabilir. Ha, bunlar olmayabilir de... Neticede futbol bu. Bir takım canını dişine takıp mücadele etmezse, iyi yönetilmezse isterse Barcelona olsun, başarısızlığa mahkumdur. Özetle, haberlerin belki de omuzlarıma yükle

Yönetimin Açıklaması

Kulübümüzün resmi sitesinde bir açıklama yapılmış. Açıklamanın tam metnini vereceğim ancak ilginç bulduğum noktaları da vurgulamakta fayda görüyorum. Yönetim Adana'nın içinde kurulmuş yönetimi sabote edebilecek kadar Demirspor'dan ziyade şahsi çıkarlarını düşünen kişilerin olduğunu bu açıklamasında teyit etmiş oluyor. Bununla birlikte artık kavgaların içinde yer almak istemediğini de bu açıklaması ile pekiştiriyor. Anlık açıklamalar ile hatalar yapılabileceğini de kabul ediyor. Bu konuda ÇOK DİKKATLİ OLMASI VE KENDİSİ İLE ÇELİŞMEYECEK DAVRANIŞLARDA BULUNMASI GEREKTİĞİNİ belirtmekte fayda var. Ancak genel anlayış açısından açıklama tatminkar. Demirspor eski başkanı Mehmet GÖKOĞLU'nun kişiliğine saldırıda bulunulmasının önüne geçiyor. Öte yandan saldırıyı hak edenlere de saldırınca kazanılacak bir şey olmadığı için saldırmamayı tercih ediyor. Kulübe kalıcı gelir taahhütlerinde bulunan sayın GÖKOĞLU dahil her kesime taahhütlerini satır aralarında hatırlatıyor. Kentin deste

Küme Düşmek?

Şu küme düşme olayına takılıyor aklım. Çeşitli sitelerin yorum bölümlerinde bu ihtimal konuşuluyor, transfer yapmazsak küme düşeceğimiz söyleniyor. Transfer yapılması isteniyor. Bunun yanı sıra kadro dışı bırakılan futbolcuların affedilmesini isteyen yorumlar da mevcut. Benim şahsi kanaatim transfer yapılmaması ve kadro dışı bırakılan futbolcuların affedilmemesi yönünde. Bu düşüncemin temel sebebi ekonomik ve psikolojik. Yeni alıncak oyuncuları finanse edecek bir kaynağımız yok. Sezonun ikinci yarısında yine gelirimiz olmayacak. Temlikler ödenmeye devam edecek çünkü. Hal böyleyken elimizde kalan oyunculara düzenli ödemeler yapabilirsek bırakın küme düşmeyi, klasman lideri olarak ekstra playofflara kalmamız bile söz konusu olabilir. Bir de yeni gelenlerden dolayı kaynakların bir kısmının onlara aktarılmasıyla diğer futbolculara verilen sözlerin tutulmaması, böylece onların da şevkinin kırılması ihtimali var. Transfer isteyenleri anlarım ama bunu küme düşme korkusu ile servis edenleri

Hedef

Olağan ve olağanüstü kongrelerin artık birbirine karıştığı bir süreçten daha çıktık. Demirspor için yine vaatler açıklandı.Vaatlerin somutlaşacağı gün ise herkes soyutlaştı.Bu noktada devam kararı alan Çınar yönetimi kulübü bugünden daha kötü devretmeyeceğini açıkladı. Bu açıklamanın devamında herhangi bir hedef gösterilmedi. Hedefimiz ne ? Ekstra play-off mu ? Yoksa mevcut durumu korumak mı ? Hangisi daha gerçekçi bir hedef olacak. Bu noktada yönetimin izleyeceği politika çok önemli. Yönetimin önünde iki yol var. Birincisi borca borç katarak transferler yapıp tekrar hedef büyültmek. İkincisi ise maliyeti yüksek oyunculardan takımı arındırıp, altyapıdan ve maliyeti düşük oyunculardan bir karma takım oluşturup tasarruf yaparak bu yılı atlatmak. Yönetim vakit geçirmeden hedefini koymalı ve ona göre taraftarı aldığı karara inandırmalı. Alınan karar sonunda Demirspor borcunun artmasına rağmen üst ligde olursa taraftar mutlu olacaktır. Aynı şekilde taraftar sene sonunda bu ligde ka

Gençler Dört Dörtlük

Genç takımlarımız bu hafta dört kategoride dört galibiyet alarak bizi mutlu ettiler. Artık A Takımı'mızın da en azından U18 takımımıza göz kırpmasının zamanı geldi. Şöyle bir gençleşelim, güzelleşelim. U14 takımımız bu hafta İskenderun Demirçelikspor'u deplasmanda 1-0 mağlup etti ve maç fazlası ile liderliğini sürdürdü. U15 takımımız da İskenderun Demir Çelikspor'u yine deplasmanda 3-2 mağlup etmeyi başardı. Gaziantepspor ayak seslerini yakından hissetmeye başlamıştır. U16 kategorisinde Adana Gençlerbirliği'ni 5-0 gibi net bir skorla geçtik. Lider Gaziantepspor'un 6 puan gerisindeyiz ama bir maçımız eksik. Bu grupta da şampiyonluk bizim olacak. U18 takımımız da U14'ler ve U15'lerdeki kardeşleri gibi İskenderun deplasmanındaydı ve bize 4-1'lik bir galibiyet hediye ettiler. Kalan 9 maçta formamıza yakışır mücadeleye devam edeceğiz. Sonucunun ne olacağı önemli değil. Aynen devam arkadaşlar. Hepinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Umarım A takımımız da yar

Klasman Grubu Başlarken

Sürekli ağzımızda bir "15 Sene" mevzuu. Sakız gibi çiğniyor, çiğniyoruz. Her defasında "tam 15 sene oldu, bu haldeyiz" diye kafa şişiriyoruz. Bu sene de diğerlerinden farklı bir tat vermedi şimdilik. 15'ler 16'ya doğru akıyor, seneler geçiyor, beklenen sıçramayı bir türlü yapamıyoruz. Bu zincir ne zaman kırılacak? Ne zaman ayakları üzerinde durabilen bir kulüp olacağız? Ne zaman her sene altyapımızdan minimum bir-iki yıldız adayı çıkaracağız? Ne zaman "kurumsallaşacağız"? Yaşı biraz ilerleyenler hala içlerinde aynı temiz Demirspor sevgisini yaşatıyor ama bu sevginin hoyrat yönetimler tarafından kaç defa ayaklar altına alındığını gördüler, yaşadılar. Hatıraları canlı hala. Kalplerimiz kırık, umutlar karanlık... Ama son bir kozumuz var, her şey bitmeden önce. Onu da oynayacağız. Elimizdeki tek silah ise yüreğimizdeki tertemiz sevgiden başka bir şey değil. Adana Demirspor tarihinin en sıkıntılı sayfalarından birisi daha açılıyor önümüzde. İçine ne

İyi ki doğdun HAKKI..!

Bugün tayfamızın benim gibi en küçük üyelerinden birinin, Hakkının doğum günü... Devrem olması sebebiyle bloga girişi ben yapmak istedim... Doğum günün kutlu olsun HAKKI, masmavi nice senelere...!

Basına Ültimatomdur!!! Bizi Zorla Savaştırmayın...

Sözüm http://www.kanalahaber.net/ ve http://www.spor01.com/ internet sitelerinin yetkililerinedir. Bugün Adana Demirspor'un yönetimi seçilmiş ve belirsizlik ortadan kalkmıştır. Yapılması gereken şey Adana'nın tüm kesimleri ile birleşip bütünleşmesidir. Kavgaların geride bırakılması, kentin kendi içinde savaşmaya son vermesi gerekmektedir. Bunlar gerekmektedir de siz ne yapıyorsunuz Allah aşkına!!! Yaptığınız ilk haberle yenilenen yönetime darbe vuruyorsunuz, onları hemen yıpratmayı amaçlıyorsunuz. Yok amacınız bu değilse, lütfen açıklayın: Kongrede Turhan DEMİRDAL çıkıp bir açıklama yaptı mı? Yaptıysa ne dedi? Mehmet GÖKOĞLU'nun da içinde bulunduğu yönetim listesinin belli bir süre kimse tarafından sahiplenilmemesi gibi bir durum gerçekleşti mi? Mehmet GÖKOĞLU'nun da içinde bulunduğu listede o listede olduğundan haberi dahi olmayan kongre üyeleri var mıydı? Yapılan telefon temasları sonrasında o listeye dahil olmak istemediğini açıkça söylemesine rağmen yine de list

Yeni Yönetim...

Eski isimler yeni yönetimi oluşturdu. İsmi artık eskiyen ama en azından haklarında ekonomik anlamda kulübü darboğaza soktuğu değerlendirilmesi yapılamayacak olan Bekir Çınar yönetimi görevine devam ediyor. Dileriz hatalarından ders alırlar. Dileriz kavgalardan uzak dururlar. Dileriz doğrularını geliştirirler. Dileriz Adana bu kez yanlarında olur. Allah kulübümüzün yüzüne baksın... Kendilerine başarılar diliyorum.

Fırtına

fırtına...

Efsane...

"Efsane Başkan" Adem Atılgan, Şimşekler Grubu'nu isim vermeden hedef gösterip, Emniyet Müdürlüğü'ne çağrıda bulundu. Tıpkı Yıldırım Demirören'in Çarşı grubunu "bitirme" projesi gibi, "organize ve sistemli" girişimlerin bitirilmesini istedi. Vay be... Vefa, bir semt ismiymiş; yıllar içinde bunu öğrettiler zorla ama "vicdan"ın da onun mahallesi olduğunu bilmiyorduk. Böylece Türkiye coğrafyasından ikmale kaldık. Yalan dolan ve ayak oyunlarını bilmediğimiz için zaten "milli tarih" dersinden çoktan atılmıştık. Her yönetimin devrettiği borcu, integral hesaplarıyla bile çözemediğimiz için matematik de hak getire! Ama öğrendiğimiz birşey var: Aytaç Durak hükümranlığından pay alabilmek için, Demirspor tribünlerine laf atmak, bir zorunluluk. Tribünü karalamak, bilgileri çarpıtmak, bunun için bütün yerel basını organize etmek... "Efsane Başkan"ın, Hrant Dink pankartı ile maça çıkmak fikrinden, geldiği noktaya bakın. Ayta

Bu Ne Dünya Kardeşim Seven Sevene...

Yönetim istifa ediyor, kongreye gidiliyor, ortada tek bir aday yok. Taraftar liste veriyor, olağan kongreye kadar yönetim devam ediyor... Yönetim diyor ki; Adana Demirspor'a artık sahip çıkılsın. Aradan yaklaşık 2 ay geçiyor. Kimseden çıt yok... Olağan kongre dönemi geliyor. Herkes Demirspor'a sahip çıkılsın diyor, bir kesim diyor ki; bir çatı altında toplanılsın. Kimse sahip çıkmıyor. Aynı çatı altında toplanacak herkes birbirine vuruyor. Çatı temelden çatırdıyor. Kongre dönemi geliyor, klasik şekilde çoğunluk sağlanamıyor ve kongre bir sonraki haftaya erteleniyor. Kuyular kazılmaya, kulisler yapılmaya devam ediyor ama somut hiçbir şey yok. İstişare toplantısı yapılıyor, amaç Demirspor'a sahip çıkılması. Sözel olarak ortalık kalabalık, icraatçı yok ortada. Çatı hala temelden çatırdıyor. Kongre bu kez yapılıyor, Demirspor'a sahip çıkalım diyen hiç kimse ortada yok. Liste oluşturulamıyor, kayyuma kalınmaması için kongreye ara verildi bahanesi ile kongre erteleniyor

Gençler Ligi Devam Ediyor...

Biz A takımımızla ilgili haberleri ala ala sinir krizleri, duygusal patlamalar yaşarken gerçek umutlarımız, genç kardeşlerimiz yollarına devam ediyordu. Bu süreçte onları ihmal ettik, özür dileriz. Birilerinin bu gençleri artık ihmal etmemesi gerekiyor. İşte bu ihmal döneminde gençlerimiz her kategoride 2 maç yaptı. U14 takımımız bu maçlardan bir beraberlik ve bir galibiyetle ayrıldı. Maç fazlası ile lider durumdayız. Keşke Tarsus'u yenebilseydik de alınca bırakmayacağımız liderliğimizi öne alsaydık. Sağlık olsun, U14'lerde şampiyon olacağımıza inancımız tam... U15 takımımız ise geçtiğimiz iki haftayı iki galibiyetle kapattı ve liderliğe bir adım daha yaklaştı. Bu grupta da zafere ulaşacağımıza inanıyoruz. U16 takımımız performansı en düşük takımımız olarak görünüyordu ancak onlar da toparlanıyorlar, ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarına ve yapacaklarına eminiz. U16 takımımız da iki galibiyet aldı bu dönemde. Üstelik geçtiğimiz hafta lideri devirerek zirveye bir adım

İyi ki doğdun Göktuğ Kardeş

Benim tayfadan ilk irtibata geçtiğim insan, Reşatbeyli, gönül dostu nice mutlu yaşlara...

Futbolcular Hakkında...

Alper ve Cem'e teklif yağıyormuş. İrfan İŞİSAĞ böyle bir haber yapmış. Bu haberden çok mutlu oldum. Umarım bir an önce giderler. Sezon başında transfer ücretlerinde pürüz çıkartan onlar. En kritik maçlarımızda oynamayan onlar. Yeteneklerinin zerresini takıma yansıtmayan onlar. Bizi eksik bırakan onlar. Bunlar yüzünden gençlerimizi oynatmadık. Bunlar kendi kapasitelerinde top oynasalardı, şu anda yükselme grubunda idik. Her hafta İddaa programında kesin olarak yer alacaktık ve rakamlar kesin olmamakla birlikte, aylık 100 bin TL yerine 200-250 bin TL gelirimiz olacaktı. Bunlar bizi eksik bırakmasa kente ve iş adamlarına baskı yapabilecektik. Bakın takım oynuyor ama sıkıntılı diyecektik. Bunlar top oynasa taraftar gerilmeyecek Maraton ve Şimşekler Grubu, Kapalı Tribün hep beraber keyifle maç izleyecektik. Şimdi bunlara teklif mi gelmiş? Harika haber, alacaklarından feragate karşılık bonservislerini alsınlar. İsteyene Kaya ve Burak da hediyemizdir. Madalyonun diğer yüzü. Tayfun. Ta

Küfüre Karşıyız Ama...

spor01'de bir haber var... Diyor ki; Aytaç Durak yuhalanmış ve protesto edilmiş. Protesto edilirken de argo sözler kullanılmış. Bu da Demirspor camiasına zarar veriyor. Haklı olduğu kısmı söyleyelim önce. Evet argo sözcük kullanılması Demirspor adına zarar veriyor. Aytaç Durak'ın da Demirspor'a destek vermesini engelliyor. Kast edilen de bu olsa gerek. Evet küfüre biz de karşıyız, sonuna kadar, ama protestoya değil. Aytaç Durak gibi güçlü bir otoritenin olduğu bir kent büyüklük sıralamasında gitgide diğer kentlerin gerisinde kalmaya başlıyorsa, işsizlik gitgide tırmanıyorsa, onursal başkan dediğimiz adamın belediye başkanlığı ve hatta Türkiye Belediyeler Birliği başkanlığı yaptığı dönemlerde takımımız sürekli geriye gidiyorsa kimse beni susmakla telkin edemez. Kentine sahip çıksaydı, takımına sahip çıksaydı, ona kalıcı gelirler sağlasaydı ne bugün 8,5 milyon TL'lik borç konuşulurdu, ne kayyum gündeme gelirdi, ne yönetimsel belirsizlikler yaşanırdı. Adana Demirspor&#

Son Bir Umut...

Güzel günler yaşamayı geçtim, yaşamayı umut etmeyi bile çok görüyor dinine yandığımın Adanası... Alışırım Gözlerimi Kapamaya Tertemizdi sanki dünya gözlerimi açtığım anda, Hiç düşünmeden inandım masal tadında yarınlara, Yalanlar ortasında kaldı tüm çocukluk anılarım Çizgi romanlar dışında bir kahraman bulamadım. Toz pembe olmasaydı keşke tüm rüyalarım, Hep sorular sordum ama cevabını alamadım. Kavuşamadı hiç ayrılanlar, masallar gerçek olmadı. Aşık olduğum sokaklarda kimseler konuşmadı, Ama şehir hiç susmadı, hep ağladı, hep ağladı... Son bir umut verse biri Ve güzel olacak her şey bir gün dese, Ben inanırım belki bu yalana, Ben de alışırım gözlerimi kapamaya... Bir yol gözükse uzaklarda ışıklar altında son bulan. Melekler alsa götürse beni karanlığa teslim olmadan. İşkence gördü asfaltlar çatlaklarına kan doldu. Yıkıntılar arasında kaç çocuğun hayalleri kayboldu!!! İnsan neden kendini unuttu, neden kendinden oldu? Hangi yolda kaç kişi bir hiç uğruna canından oldu? Hep yal

Kongre Öncesinde...

Bugün yine kayyuma kalmanın eşiğindeyiz. Artık kayyum da olağan bir kelime halini almaya başladı. Koca Adana Demirspor'un yönetsel sıkıntılar dolayısı ile bu noktalara gelmiş olması üzüntü verici. Temennimiz bugün bir yönetim çıkması. Bu yönetimin artık eski defterlerden oluşmaması. Kulübe verdiği zararlar nedeni ile kayyumun eşiğinde yaşamamıza neden olanların artık yönetimde yer almamaları. Öte yandan yönetimi bizim temennilerimiz değil, bizim de temsil edildiğimiz kongrenin iradesi belirleyecektir. Ancak bilinmelidir ki; Adana Demirspor taraftarı eskiye göre çok daha bilinçli ve daha da önemlisi örgütlüdür. Bu şu anlama gelmektedir; Demirspor'u ihya eden her kesim umduğundan daha fazla şekilde olumlu anılacakken, takımımıza zarar veren her kesim de aynı şekilde eskiye göre çok daha fazla baskı hissedecektir. Takıma pislik bulaştıran artık kendisine pislik bulaştıracaktır. Yönetimler artık eskisi gibi olmayacaktır, olmamalıdır. Benim gözyaşlarımı göz ardı edeni, o gözyaşla

Bakın, İsteyince Kalem Yazıyormuş...

Ergun Kara'dan bahsediyorum. www.kanalahaber.net sitesinde yayımlanmış köşe yazısı. Bu kez son güne de bırakılmış olsa ses vermiş. Üstelik taraf olmasına gerek olmaksızın güzel de bir ses vermiş. Demek ki; biz sizden çok şey beklemiyormuşuz. Adana Demirspor'a birbirinden tamamen farklı gözlerden baksak da doğru şeyler yazabiliyormuşuz. Hem spor01'de yazıldığı gibi hem Ergun Kara'nın köşe yazısında belirttiği gibi. Ne olursa olsun Adana Demirspor bu şehrin gerçeğidir. Bu şehrin en büyük değerlerinden biridir. Bu değere kim saygı göstermez, kim bu değeri yüceltmezse o değerin altında kalır. Bu böyle biline. Adana'nın yerel spor basınına bu yazıları için elinize sağlık diyorum. Ama yetmez, sesiniz varsa o sesi kullanın ki; Adana'nın değeri olun...

Memleketten Destek Haberleri

Boluspor'a protokol desteği ; İkinci devre hazırlıklarını Antalya'nın Side ilçesinde sürdüren kırmızı beyazlı takımın kampına sürpriz konuklar katıldı. Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, AK Parti Bolu Milletvekilleri Metin Yılmaz, Yüksel Coşkunyürek, Fatih Metin, İl Özel İdare Genel Sekreteri Tahsin Akduman ve Boluspor eski Başkanlarından Mehmet İnceayan Antalya'ya giderek Boluspor kampını ziyaret ettiler. Boluspor Kulüp Başkanı Necip Çarıkçı, Genel Kaptan Osman Gürsoy ve yönetici Nadi Okur'un da eşlik ettiği kafile akşam saatlerinde otele giriş yaptı. Konuklar sabah antrenmanını izleyerek teknik heyetten takımın son durumu hakkında bilgiler alırken, akşam ise takımla birlikte yemek yediler. Sueno Otel bahçesinde çay keyfi yaparak Bolu'yu ve Boluspor'u tartışan protokol üyeleri daha sonra gezi yaptı. Özhaseki duruma el attı, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı ve Erciyesspor Kulübü'nün Onursal Başkanı Mehmet Ö

Kim? -Yeniden-

http://demirgibiyiz.blogspot.com/2008/06/kim.html 13 Haziran 2008'de yazmışım Mustafa Tuncel hakkında yukarıdaki yazıyı. Ne değişti de kurtarıcı oldu? Kendisini ve benzerlerini istemiyorum... Sonuç ne olursa olsun...

Yeni Bir Karanlık Döneme Girilirken...

Adana Demirspor, yeni bir karanlık döneme giriyor. Derin Demirspor'un bekçileri, savunma pozisyonlarını terk edip atağa kalktılar. Nedenini ve nasılını yorumlamamız gereken, garip bir güç birliği... Her zaman güçlüden yana olan, birlik-beraberlik tutkunu Adana spor basını için bulunmaz bir nimet. Sorup sorgulamak yerine boyun eğen, Demirspor'un 15 yıllık esaretini-bataklığını-tıkanmışlığını analiz etmeyen edemeyen spor basınının bilmem kaç yıllık güzide temsilcileri için bulunmaz bir nimet. Başarıyı en fazla transfer yapan, en çok para harcayan takım olmakla eş tutanlar için yeni bir kazanım... Tabii ki onların birlik algısıyla bizimki aynı olamaz. Bizim birliğimiz, "Aytaç Duraksız bu takım nasıl başarılı olur"un yollarını arayan birlik. Halbuki onların birliği, hemen koşa koşa iktidar hazretlerini makamlarına sığındı. Bize bir lütuf padişahım, dedi. Büyük padişah, her zaman yaptığı gibi, ilk seferde onları kapı dışarı etti. Bir daha gelmelerini istiyor çünkü. Bir d