Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Akademi Ligi 13.Hafta "Zafere Doğru..."

Akademi Ligi bölge içi gruplarında son haftaya geldik. En ciddi rakibimiz olan Antep'le her iki takımımız da yenişemedi. U-14'lerde bu durum, liderliğimizi korumamıza yararken U-15'lerde beraberlik Antep'in avantajı oldu. Son maçlarımızı Gaziantep Büyükşehir Belediye ile oynayacağız. U-14'ler de U-15'ler de haftaya bu blogda "Şampiyon" olarak anılacaklar, biliyorum... Zafere doğru yürüyelim İnanın çocuklar !

Alanya'ya Mavi Kuş ile...

Bu kadar özlemişken Adana Demirspor'u, Tayfa'yla deplasman yapmayı ve 3 puan alıp dönmeyi uzaklardan; elimden gelen tek şey, bu güzel Bülent Ortaçgil şarkısıyla uğurlamak sizleri. Yolunuz açık olsun Tayfa'm... Mavi kuş her daim sarhoş Biraz da bize kızmış Onun için hiç yüz vermiyor Oysa güzel şarkıları vardı Yıldızlara ve denizlere Ama söylemiyor ki bizlere, susuyor Suç işlemiş eller gibi Perondaki boş trenler gibi Ucu görülmeyen tüneller gibi Gel hiç üzülme Salına salına uç Ben gelemem ama sen git biraz dolaş...

ADS Cafe Açıldı !

ADS Store'dan sonra pek güzel, pek ihtiyacımız olan, pek değerli bir mekana daha kavuştuk: ADS Cafe. Dernek binamızla beraber birçok işlevi üstlenecektir diye düşünüyorum. Maç öncesi toplanmalar, maç çıkışı yemek için ideal...Adana Demirspor taraftarının artık kendine ait bir cafesi var. Başta Şimşekler Grubu olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkürler... Cafe'den ilk fotoğraflar aşağıda. Akhisar maç günü cep telefonuyla çekildi, netlik çok iyi olmayabilir ama en azından Adana'da olmayanlar için ekliyorum. Bir de adres vereyim; ADS Cafe Cemalpaşa Mah. Toros Cad. Bahar Sok. Köşem Apt. NO:18 SEYHAN / ADANA

Oylar Semih'e ! "SSKK 105" yaz 3969'a yolla

Blogda daha önce Kanal-A'da yayınlanan "Sen Sus Kalemin Konuşsun" yarışmasına, tayfamızın biricik halısaha kalecisi Semih'in katıldığını söylemiştik. ( http://demirgibiyiz.blogspot.com/2009/01/sen-sus-kalemin-konusun.html ) Semih'in ilk skeci youtube'da yayınlanıyor; http://www.youtube.com/watch?v=30oZR_b6mOM http://www.ktunnel.com/index.php/1010110A/d4d2069058374ecfdac95971597afcd879bb5e549f6402b861c82440523e1c47e200a90b4460f3a015234 Jüri'nin Semih'e yaptığı yorumlar da şurada; http://www.youtube.com/watch?v=vi8uls-mQJ4 http://www.ktunnel.com/index.php/1010110A/d4d2069058374ecfdac95971597afcd879bb5e549f6402b861c82440527b4510cd3e85441f5cf6d915234 Şimdi SMS'le Semih'e destek zaman. 13 hafta sürecek yarışmanın birincisini seyirci SMS'leri belirleyecek. Semih'e oy vermek için SSKK yazıp bir boşluk bırakıp 105 yazıp 3969'a yolluyoruz . 4 SMS olarak ücretlendiriliyor. Yarışma, her Perşembe 21:30'da Kanal-A'da (bu, Ada

Ah Alican Ah !

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun 29.01.2009 tarih ve 47 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar aşağıda belirtilmiştir. ... 17- ADANA DEMİRSPOR Kulübü sporcusu ALİCAN ÇELİK'in, 25.01.2009 tarihinde oynanan ADANA DEMİRSPOR - AKHİSAR BLD. GENÇLİKSPOR 2.Lig 2. grup futbol müsabakasında, rakip takım oyuncusuna yönelik kural dışı hareketi nedeniyle takdiren 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına, ... Karar verilmiştir. PFDK Başkanı Av. Mehmet Reşat BOSTAN Dilimin ucuna çok şey geliyor sevgili Alican kardeşim. Yanlış anlama, seni eleştirmek için değil, üzüntümü ifade etmek için. Yedek girdiğin maçta, takımımız zaten rezil bir oyun oynuyor hem de skor olarak geride ve sen tüm stadın gözü önünde rakibe kafayı yerleştiriyorsun. Ne gerek var? Üzüntüm şu ki, belki oynayamayacağın iki maçta da forma bulacaktın, belki goller atacak puanlar kazandıracaktın. Kendin açısından en önemli kısım; hayatını kazandığın futboldan uzak kalmayacaktın. Umarım bu attığın son

Demirspor Kredi Kartı

Kulübümüzün kalıcı gelir kaynaklarına sahip olması yönünde atılmasını istediğimiz en önemli adımlardan biriydi takımımıza yapılan her harcamadan belli oranda komisyon geliri kazandıracak olan kredi kartı. Bu konuda Bekir ÇINAR yönetimi ismi henüz açıklanmayan bir banka ile görüşmelerini son aşamaya getirmiş yakında kart piyasaya sunulacakmış. Daha önce yaptıklarını tarihe bir not olarak düştük, o notu katladık cebimize koyduk. Bu adımdan dolayı ise mutlu olduk, projelerin devamının gelmesini diliyoruz. Kaynak: www.kanalahaber.net

Bizim Mücadelemiz 3

Yarım kalmıştım, sevgisizdim... Sanki bir tufan herşeyimi yıkmıştı, beni tek başına bir viranenin ortasına atmıştı. Sonra o güzel insanlar çıktı karşıma. Ben kimsesiz, üzgün ve yalnızken eski bir aşkımı hatırlattılar bana. Umudu bitmiş, tükenmiş bir "yorgun savaşçı" kıvamındaki gözlerime fer bıraktılar. Bilmedim uzun süre bu duyguların, yardımların değerini... Sonra daha iyi anladım hepsinin değerini... Özgür bir kuşun kanat çırptığı engin " MAVİ "ler ile koca bir denizin en karanlık, en kuvvetli, en tutkulu taraflarını yani " LACİVERT "lerini gösterdiniz bana... Kimsenin unutmadığı acıları dindirmek istedik beraberce. Kendi acımı unutup başka acılara yelken açtım sizinle. Bazen mutlu oldum, bazen hep beraber hüzünlü. Hep bir masumduk, hiç kimse bizim kadar masum olmasa da. Biz hep bir rahatsızdık başkaları çok rahat olsada... Şimdi bol bol duraksadığım yazımda, bir sevgisizlik yaratmak istiyorum! Ama yanlış anlaşılmasın bu bize, bu cefakar taraftarlara ya

Perşembe Konukları #1 : Talip Egemen "5,000 Gün"

------------------------------------------------------------------------------- Bugüne dek demirgibiyiz@gmail.com adresine gelen çeşitli yazılara blogumuzda yer verdik. Şimdi yeni bir seri başlatarak bunu gelenekselleştiriyoruz. Her hafta Perşembe günleri, o hafta gelenler içerisinden bir yazıyı, "konuk yazarımız"ın yazısı olarak blogumuza taşıyacağız. Tüm okurlarımızın yazılarını demirgibiyiz@gmail.com 'a bekliyoruz İlk Perşembe konuğumuz Sn.Talip Egemen. Aşağıda yer alan yazısını bizlerle paylaştığı için teşekkür ederiz. ------------------------------------------------------------------------------- 5,000 GÜN Talip Egemen Selamlar Ankara Tayfası, Altı ayı aşkın bir süredir bloğunuzu keyifle takip ediyorum. Keyif belki çok doğru kelime olmayabilir takımımızın durumunu gördükçe. Bu kadar umutsuzluk, bu kadar yanlışlığın içerisinde bloğa girip nefes alıyorum açıkçası. İçimden geçirdiğim düşünceler, sizin tarafınızdan o kadar güzel dile getiriliyor ki geleceğe dair

DSGL İzlenimleri

Birkaç yazı önce Vertumnus DSGL 16.hafta sonuçlarını girmişti. Ben de bu hafta canlı seyrettiğim Adana Demirspor - Gaziantep maçından bahsedeyim. Malum, geçtiğimiz pazar oynanan Akhisar maçı için, bu maçta protest bir ses olabilmek adına Adana yollarına düşmüştük. Hazır cumartesi sabahı Adana'dayken ve süper gençler bu hafta içerdeyken onları seyretmemek olmaz dedim ve Kayhan Kaynak ve Kardeşleri Stadı yolunu tuttum. Stadımızın adını söylemek gerçekten zor. Kısaca Kaynak Kardeşler deniliyor, halk arasında. Adana futboluna hizmet vermiş, ulusal bazda Adana ismine çok şey katmış bir aileye, hele de ölümlerle dolu bir trajediyi en kesifinden yaşamış bir aileye kesinlikle böyle köhne bir stat yakışmıyor. Birisinin adı eğer bir yere veriliyorsa amaç ismi verileni yüceltmek, onore etmektir, gelecek nesillere aktarılacak bir saygının ifadesidir bu. Yalnız Kaynak Kardeşler stadının bu işlevden çok uzak olduğunu üzülerek bir kez daha gördüm. Her yönüyle köhne bir stat görüntüsü hakim. Tri

U-14'ler Şampiyonluğa Koşuyor

Uzun uğraşlar sonunda bugün oynanan U-14 Akademi Ligi takımımızın en büyük rakibi Gaziantepspor ile deplasmanda yaptığı maçın sonucunu öğrendim. 0-0 berabere kalmışız. Tek maçımız kaldı ve 1 puan farkla son haftaya lider giriyoruz. 31 Ocak'ta şampiyonluğumuzu Adana'da ilan edeceğiz. Her şey kötü gidecek değil ya. Aslan gibi gençlerimiz var. Genel görünüm için topu Vertumnus'a atıyoruz. U-15 maçı da tamamlanınca genel görünümü bloga girecektir.

Tepkisizliğin Tepkisi

Geçen -uzun- haftanın en önemli meselesiydi tepki vermek-vermemek tartışması. Aslında tepki vermemeyi savunan fazla kişi yoktu; daha çok nasıl tepki verilmesi gerektiği tartışılıyordu hafta başındaki ilk kızgınlıkla... Ama haftayı uzatan şey, yerel medya aracılığı ile kitlenin kızgınlığının alınması girişimleri oldu. Behzat Hoca aleyhine dedikodular, kapalı kapılar arkasında yaşananlar gelişmeler yoluyla onun imajını sarsma, öte yandan Abdülkerim Durmaz'ın "aslında öyle yapmak istemediği" ile başlayan geçen yılki hareketlerini ve hakaretlerini yumuşatma çabaları ve yine kapalı kapılar ardında söylediği iddia edilen sözler; basın karşısında tehdit altındaydım "kıvırması"... Uzun haftanın önemli bir olayı da yönetimin kendinden menkul bir taraftar heyülasına, küfüre karı kampanya başlattırması idi. Gerçekten edilgen çatılı filler kullanmak gerekiyor çünkü birilerinin itmesi ile kimsenin hiçbir şey anlamadığı bir girişmidi. İşin özü belliydi aslında: Geçen yıl Ko

"Demirsporlu olmak..."

demirgibiyiz@gmail.com'a gelen bir maili sizlerle paylaşmak istedik; her bir satırı-her bir kelimesi derdimizi o kadar net ifade etmiş ki, bizde kalsın istemedik. Sevgili Gençler… Adana Demirspor’da top oynarken genç yaşında vereme yakalanarak 1959 yılında vefat eden bir futbolcu dayının adı konmuş ve nenesinin oğluna yaktığı “Halil’im… Adanademirspor’lu Sarı Halil’im..." ağıtlarıyla büyümüş; yani harbiden “Doğuştan Demirspor’lu” biriyim… Yirmiiki yıl önce kızım doğup kucağıma aldığımda; “Nasıl bi duygu” diyen arkadaşlarıma: “Sanki Demirspor Şampiyon olmuş gibi ” diyen bir Demirspor’lu… Çocuklarına tek vasiyetinin, “öldüğümde mezarımı mavi-lacivert yapın” diyebilecek kadar bir Demirspor’lu... 2004 yılında, üç günlüğüne gittiğim İsveç’in Södeltalje kasabasınadaki (Babası yıllar önce Adana’da yaşamış bir Süryani’nin işlettiği) bir Cafe’nin duvarında gördüğüm; Tekin’li, Gürcan’lı, İbrahim Uzuncan’lı, “Hurubeş Memet”li -renkleri solmaya yüz tutmuş- posteri gördüğümde ve

Blog'a bırakılan yorumlar hakkında

Demirgibiyiz blogu yönetimi olarak, bırakılan yorumlara ilişkin karar verme süreçlerimizi belirleyen bir takım kriterlerimiz mevcut. Öncelikle, mevcut yasalar dahilinde hareket ediyoruz. Ayrıca, içinde küfür geçen her tür yorum, yazanın kim olduğundan bağımsız bir biçimde direk reddediliyor. Yorumların yayınlanması konusunda son derece özgürlükçü ve demokratik bir seyir izlediğimize inanıyoruz. "Ses"e yer vermeye çalışıyoruz, "düşünce"yi değerli buluyoruz. Blogumuzun, rakip takım taraftarlarınca da izlendiğini biliyor, kriterlerimize uyduğu sürece onların da katkılarını önemli buluyoruz. ANCAK; Özellikle son dönemde kimi yorumların, blogumuzun bu özgürlükçü ve demokrat yapısını kötüye kullanmak istediğine, bu güzel huyumuzu art niyetli bir biçimde suistimal etmek istediğine ilişkin bir görüşümüz oluşmuş durumda. Bilhassa "ADSIZ" bırakılan yorumlarda bu tespiti daha rahat yapabilir haldeyiz. Tüm "adsız" yorumları, bu şekilde görmemekle beraber,

Atkımızı Hakan Da Taktı Çok Şükür...

Serkan BİLDİ'nin (kendisinin sesini uzun süredir duymuyor ve nereye gittiğini merak ediyordum açıkçası) adanafutbolum.blogspot.com adresinde yayınlanan haberine göre Amatörce Programı’nın düzenlediği ‘Yılın Oscarları’ ödül töreninde Adana’nın amatör takım temsilcileri ile Hakan Şükür bir araya gelmiş. Bu buluşmada Hakan Şükür takımımızın atkısını takıp birçok resim çektirmiş. Lakin atkıyı kimin taktığına haberde yer verilmemiş.

funk ALATURKA, Nefes'te...

Bir güzel haber verelim şu kötü tablonun içinde... Ankara Tayfası ve tayfaya bugüne dek Adana'dan, Afyon'dan, Eskişehir'den konuk olanlar "Nefes"in tayfa için yerini gayet iyi bilirler. Kısaca söylemek gerekirse, Nefes, tayfanın toplanma, deplasmana hareket etme, karar alma ve -haliyle- içip coşma eylemlerinin yalnızca gerçekleştiği yer değil aynı zamanda bu süreçlerin bir parçasıdır da. Kadrosu değişmeden önceki Çağlar Abi'li, Barış'lı, İnan'lı, Coşkun'lu günlerinde bu insanların hem garson hem Nefes'in bizzat ortağı/sahibi olduğu şekliyle son derece orjinal, rahat, tanıdık, bildik, "ev gibi" olan Nefes, her ne kadar son dönemde yaptığı kadro değişikliğiyle bizi bir miktar üzse de hala önemli bir yere sahiptir. Çalışanları -Ankara Tayfası'nın güzel etkisiyle- Adana Demirsporludur, futbola en uzak olanı bile Demirspor sempatizanıdır artık. Şu anki kadrosundan Mehmet, Gençlerbirliği ve Şekerspor maçlarımızda tribünde bizle berabe

6 futbolcu

Adana Demirspor, futbolculardan Ahmet Kolcu, Ali Temur, Serdar Akdoğan, Yasin Sülün, Koray Öztürk ve İbrahim Sürer ile yollarını ayırdı. Futbolculardan kulüp bulması istendi. Şimdi madem suç futbolculardaydı, neden Behzat Hoca gönderildi? Yasin'i oynatmadı diye hocayı suçlayan ve ona hakaret edenler, hala yönetim kurulu üyesi olarak devam edecekler mi? Başkanımız Bekir Çınar, bu futbolcuları transfer eden yönetimde değil miydi? Sezon ortasında gelen futbolcular için, taraftardan zaman isteyecek misiniz? Ayrıca, acilen Ergun Kara'dan "birlik ve beraberlik" metaforuyla örülü, alınan kararın ne kadar yerinde olduğuna dair derin analizler ve alınması gereken futbolcuların isimlerini içeren bir yazı bekliyoruz! Haydi Sayın Kara, göreve!

5.000 Gün Önce

5000 gün önce; Jack Chirac Fransa Cumhurbaşkanı seçileli sadece 14 gün olmuştu. Boris Yeltsin Rusya’nın, baba Bush ABD’nin, Hafız Esad Suriye’nin, Saddam Irak’ın başındaydı. Başbakan Tansu Çiller, Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Cumhurbaşkanı tabi ki Demirel’di. Altın Borsası yoktu. Sümerbank özelleştirilmemişti. Daha Gümrük Birliği yürürlüğe girmemişti. Özdemir Sabancı yaşıyor, Fehriye Erdal çaycılık yapıyordu. Yaser Arafat henüz devlet başkanı değil, Filistin Kurtuluş Örgütü lideriydi. ÖDP yoktu. AKP zaten yoktu. Apo Suriye’ye sığınmıştı. Yıllık enflasyon %79,8; 1 USD ise 43.895 TL idi. Bundan 5.000 gün önce Sabah, Hürriyet, Milliyet 15.000, Bölge Gazetesi 10.000 TL idi. Hürriyet Gazetesi İstanbul’da 255.409, Ankara’da 143.557, İzmir’de 112.265, Adana’da 55.575, Frankfurt’ta 174.293 adet basılmıştı. DEP milletvekilleri hapisteydi. Yeni Demokrasi Partisi yeni kurulmuştu, Boyner mağaza değil parti kurucusuydu. Türksat 1-B uzaya yeni fırlatılmıştı. GSM temelli mobil iletişim daha

Ergun Kara'ya Mektuplar-2

Sevgili Ergun Kara, Pazar günü, "iyi yaz Ergun!" diye kulaklarınıza ulaşmaya çalıştım A-üst'ten, duyabildiniz mi? Koca şemsiyeniz ve kırmızı çizgileriniz izin vermemiş olabilir, o yüzden yinelemek istedim. İyi yazınız Sayın Kara. Hem de çok iyi! Size ihtiyacımız var çünkü. Hem de çok fazla! Çünkü siz olmazsanız bize kırmızı çizgilerle hat çizeceklerin sayısı oldukça azalacak. Gerçi son zamanlarda sporadana.com şürekası da size katıldı ve borazan ekibi iyice çok sesli hal aldı. Bu kadar çok ses, nasıl uyumlu bir şekilde tek ses çıkarıyor şaşırıyorum doğrusu! Bize "birlik ve baraberlik" çağrısı yapıyorsunuz bu çok sesli ama aslında tek ses koroyla. Yazılarınız birlik ve beraberlik methiyeleri ile dolu. Bu kalıp kullanıldığında nedense benim aklıma hep '82 Anayasası geliyor. Sürekli bu ifadeyi kullanıp koca bir memleketin cinnetine çare bulmaya çalıştığını zanneden o garabet metin... Çünkü bizi birlik ve beraberliğe çağıranlar, hep bir şeylerden vazgeçip,

DSGL 16.Hafta "Liderlik Sürüyor"

Bu hafta DSGL'de evimizde Gaziantepspor'u 5-3 yenerek liderliğimizi devam ettirdik. Haftanın sükseli sonuçlarından biri Gaski'nin 10-0'lık Ceyhan galibiyeti. Haftaya Ceyhan'la biz oynuyoruz... Blog olarak, bu haftaya dair hoş bir sürprizimiz var. Mustava, DSGL maçımızı izledi ve fotoğrafladı. Ayrıntılı bir değerlendirmeyi kendisinden gelecektir... Başarılar çocuklar...

Adana İzlenimleri...

Çukurova'nın bereketli toprakları, onu besleyen inatçı ama sakin bir yağmurla bizi karşıladı; iki gün boyunca da bu durumu bozmadı. Sürekli yağan bir yağmur, boynumuzu atkımızın iyice gömüp daha derin düşünmemize de vesile oldu ki bu pazar oldukça şey düşündük-konuştuk ve değerlendirdik... "Kritik Gün:Pazar" yazısında, taraftarın gelişmeler karşısında kendi sözünü söylemesi gerektiğini söylemiş ve bize yakışan yaratıcı bir tepkinin gerekliliğini vurgulamıştım. Ne yazık ki, bu olmadı. ve Şimşekler Grubu, Ergun Kara'nın takdirini kazandı. (Demek ki mektubumuzun ikinci konusu çıktı!) Taraftarın, Ergun Kara'nın desteğine mazhar olması demek, ortada yanlış bir şeylerin olduğunun net bir göstergesi-özeti... Cumartesi günü konuştuğumuz her bir kimse yaşananlardan dolayı rahatsızlığıı iletti, bunun böylece kabul edilmesinin yanlışlığını vurguladı, engellemek ya da değiştirmek için nelerin yapıldığını anlattı. Herkes sıkıntılıydı. Herkes dertliydi. Ama bu dert, zaten

Klasman Grubu 2.Hafta...

Söylenecek çok şey var ve söylenecek hiçbir şey yok. Şampiyonluğa 5 puan var, düşme hattına 5 puan... Issızlığın ortasında...

Yeni Beste ''Şehrin Asi Çocukları''

Şehrin asi çocukları Sığmıyor ki sokaklara Mavi lacivert formalarla Yürüyorlar omuz omuza Yıllar geçti bak umutlarla Gelmeyen şampiyonluklara Bin kat daha büyüdü sevdan Vazgeçmedik bir an armadan...

Dakika 1 Gol 1...

Sayın Bekir ÇINAR ve Yönetimi. Amacımız size şuursuzca saldırıp, anlamsızca yıpratmak değil. Kaldı ki yönetiminiz tarafından atılan olumlu adımları büyük bir mutlulukla bu sütunlarda yayınladık. Mutlu olmaya ilişkin umutlarımızı sizlerin yönetiminize vermişiz biz. Bu nedenle adım atarken sorumluluğunuza bunların dahil olduğunu, bir çocuğun göz yaşlarından, bir büyüğün ahlarından-vahlarından, iç geçiren insanlardan, geçmişe dalıp gidenlerden de sorumlu olduğunuzu hatırlatmak istiyorum. Bakınız Abdülkerim DURMAZ'ı başımıza teknik direktör olarak getirdiniz. Eminim söyleyeceklerimizi zaten tahmin ediyorsunuz ve bu yönde basın açıklamaları yaptınız. Lakin bu açıklamalar bize tatmin edici gelmedi. Neden mi? Çünkü beni Abdülkerim DURMAZ'ın Karabük'ten teşvik primi aldığı iddiaları ilgilendirmiyor. Farz edelim ki aldı. Beni Mersin'in bizi yenerek şampiyonluktan etmesi de ilgilendirmiyor. Farz edelim ki yenememişti. Şu özeleştiriyi tüm camia olarak yapmamız gerekiyor. Takımım

Ne oldu şimdi ?

Söyleyin bana bugün ne oldu ? Herşeyi bırakın bir kenara! Düşlerimiz, umutlarımız, isteklerimiz ve daha nicesini bırakın bir kenara düşünün bugün ne oldu ? Ne oldu da hiçbir şey değişmedi ? Ben düzeltilecek bir şey göremezken bazıları veya bazısı ne gördü de o "bozuk olan şey"i düzeltmek için "sözde" bir hamle yaptılar ve o şey düzelmedi... (Bu zamana kadar şu yaşadığımız şeyler hakkında en az konuşanlardan biriyim belkide "Ankara Tayfası"nda. Bu sessizliğim konusunda da bir açıklama olarak düşünülebilir bu yazdıklarım.) Ben şu satırları yazdığım anlara kadar hep bir umuda sahiptim. Hep yaşadığımz çıkmazın ve dertlerin bu sene hiç beklemediğimiz şekilde sonlanacağına ilişkin umudum vardı benim. Belki hala "umut kırıntılarım" var ama artık neye yarar... Kalp bin parçaya ayrıldıktan sonra neye yarar... Güneş artık batmışsa beyler çıkarın artık o güneş gözlüklerini çünkü göremiyorsunuz, bu iş bitmiş çoktan boşuna boğaz patlatıyorsunuz. Bu takımın

Zemheriden ötesi...

Tayfa, son hazırlıklıları yapıyor şu sıralarda. Katlanıp dolaplara konmuş bayraklar alınıyor oldukları yerden, özenle yerleştiriliyor sırt çantalarına. Dünyanın en aziz renklerini, en asil armasını taşıyan formalar giyiliyor Ankara'da birbirinden farklı evlerde. Bozkırın yüzü ısıran kör ayazına inat, en mavi ve en lacivert atkılar bağlanıyor boyunlara... Ve bir de öfke...Gömlek giymişiz de, sol cebimize koymuşuz gibi...Ağırlığı tam kalbimizin üstünde... Şu sıralarda Ankara'da birbirinden farklı evlerde; en kara gecede, en zemheri kış vaktinde, en bitmeyen çilenin içinde, ıssızlığın en ortasında, yalnızlığın en beterinde, umuda, insana, güneşin her şeye inat yeniden doğacağına ve usanmadan o gökyüzünü her sabah elele verip maviye boyayacağımıza dair inancını hiç yitirmemiş birkaç umutlu çocuk, çantalarında bayrakları, göğüslerinde armaları ve ceplerinde öfkeleriyle yola çıkmaya hazırlanıyor... Birkaç inançlı deli çocuk, umudun peşinde, mavi şehre doğru yola düşüyor... O çoc

Ergun Kara'ya Mektuplar-1

Saygıdeğer Ergun Kara, Sizinle iki yıl önce Turgutlu deplasmanı dönüş takım otobüsünde-kısa da olsa- beraber yolculuk etmişliğimiz var; tanırsınız bizi... Ama asıl sizinle olan bağımız, biz gurbettekilere sesinizle ulaştırdığınız Demirspor maçlarıyla kuruldu. Maç anlatırken birden o uzun sessizliklere gömülmenizle, bilgisayar başında kalp krizleri geçirmemizde, kafamızı duvarlara vurmamızda payınız var! O sessizliklerin sonunda her nasılsa birden rakipten ya da bizden gol gelmesi artık alışılageldik bir hadise... Dahası biz atak yaparken, birden yine bizim kalecinin aut atışı kullanması gibi gariplikler olması akıl sağlığımızı ve futbol bilgimizi de derinden sarstı. Ama bizde yarattığınız asıl sarsıntılar, basınımızın yıllanmış bir Demirsporlu temsilcisi olarak yazdığınız yazılarla oluşuyor. O yazılar bizi çok sarsıyor-yaralıyor! Kısa süreli basın geçmişim bana gösterdi ki en bağımsız yazarın-gazetenin bile belli kırmızı çizgileri vardır ve onlardan dışarı taşamaz. Sorun çizginin v

Behzat Hoca'dan Mesaj Var!

SEVGİLİ ADANA DEMİRSPORLULAR, Sizlerden aldığım mesajlar beni çok mutlu etti. Bu kadar sevildiğimi bilmiyordum. Bu sizlerin güzelliği...Hepinize çok teşekkürler. Kulübümden ikinci defa istemeyerek ayrılmak zorunda kaldığım için ben de üzgünüm. Ama ne yazık ki bu her konuda Memleketimizin kaderi ve talihsizliği... Çok zor günlerde hiçbir şey düşünmeden her türlü problemleri çözmek için verdiğim gayretler maalesef kendini bilmez bir yöneticinin haddini bilmez davranışları, parayı bulmuş şımarıklığı, kaprisleri ile son buldu. Bu bir kişi de olsa, insanı üzüyor. Hele bir de bunca fedakarlığa, kimse müdahele edemiyorsa... Tabii kim kimi koruyacak... Ne kadar haklı olursanız olun, ne kadar haklı görülseniz, takdir edilseniz de sonuçta siz teknik direktörsünüz. Bu davranış bozukluğu içindeki yönetici, diğerleri tarafından haksız görülse de, sizin efendiliğiniz, yaptıklarınız takdir edilse de gidecek sizsiniz. Bunun için de benzer olaylarla CENNET VATANIMIZDA işler iyi gitmiyor. Para ki

Kritik Gün: Pazar

Yine önemli bir eşikteyiz. Yine taraftar patlamanın eşiğinde... Bize yine aynı pilav ısıtılıp ısıtılıp sunuluyor: "Bizi destekleyin, biz kefiliz, taraftarımız bize güvensin"! Basının bildik isimleri aynı telkinleri sıralıyor sayfalarında. Daha doğrusu kulakların fısıldananları aynen sayfalarına geçiriyor. Bugüne kadar başka ne yaptılar ki yönetimlerin sözcüsü olmak dışında? Peki bugüne kadar taraftar ne yaptı? Ne zaman köstek oldu camiaya, ne zaman engel koydu önünüze, ne zaman sizi desteksiz bıraktı? En kötü zamanda bile kan ağlayarak desteğini vermedi mi, tribüne çağırmadı mı? Deplasmana koşmadı mı? Tribün, temsil ettikleri renkler ve logo sebebiyle, her yönetimin-her oyuncunun-her teknik adamın arkasında yer aldı. Desteklediği sizin naçiz bedeniniz değil, giydiğiniz-temsil ettiğiniz formaydı! Ama herhangi bir sıkıntıda tek sorumlu yine taraftar oldu! Doğru ya, Yılmaz'ın o golünü yiyen, altıpaslardan topu içeri itemeyen, soyunma odasında teknik direktör gönderen,ta

Ankara Tayfası'ndan Açıklama

Son günlerdeki gelişmelerle ilgili olarak, Ankara Tayfası'nın basın açıklamasıdır: BEHZAT ÇINAR’DAN ÖZÜR DİLİYORUZ! Adana Demirspor, yine bir krizin içinde. Yine kişisel hırslarını, camianın çıkarından üstte tutan yöneticilerin anlık kararlarıyla yüz yüzeyiz. Bizi çok seven, bizim için her an göreve hazır bir isim, Behzat Çınar, hem de ikinci kez yüz üstü bırakıldı. Neden? Nedeni, Demirspor’un 15 yıllık başarısızlığının cevabı: Bu kulüp iyi yönetilmiyor. Bu kulüp, kentte yıllardır tek söz sahibi Aytaç Durak’ın icazeti olmadan adım atamıyor-yönetim kuramıyor. Adana Demirspor, 68 yaşında koca bir çınarken, son yıllarda tecrübeli oldukları konusunda fikir birliğine varılamamış kişilerce, geçmişine yakışmayacak durumlara maruz bırakılmaktadır. Koca bir geleneğin taşıyıcısı olan Demirspor, isimleri değişse de düşünüş tarzı değişmeyen yöneticilerin anlık kararları ve kişisel hırsları yüzünden krizden bir türlü kurtulamıyor. Camia, “oldu bitti”lerle, “ben yaptım oldu”lara kurban

Kulüpten Açıklama

Başkan Bekir Çınar, sporadana.com'a açıklamada bulunmuş, sporadana.com'un editörü olmadığı için berbat bir imlayla yayınlanan yazıyı aynen aktarıyorum: "Kulübümüzün eski teknik direktörü Behzat Çınar daha öncede kulübümüzü çalıştırmış son derece değerli bir isimdir. Kendisi bir önceki yönetimde futbol takımımızın yaşadığı sıkıntılı ortamda gelmiş ve toparlayıcı bir unsur olmuştur. Ancak klasman maçlarına başladığımız Marmaris deplasmanında ilk 18 de yer alan futbolcuların 6 sının stoper olması ve sahada hiçbir varlık gösteremememiz tüm spor kamu oyunda ve bizlerde üzüntü yaşamıştır ayrıca maç sonunda da bazı yöneticilerimiz haklı olarak eleştirilerini dile getirmişlerdir. Bu arada Behzat Hoca’nın maç sonu basına yaptığı açıklamada “elimdeki kadro bu benden bu kadar” şeklindeki sözleri de hedefi olan bir takımın teknik direktörünün sözleri olarak oldukça düşündürücüdür. Zira kendisinin istekleri doğrultusunda transferler yapılmıştır ve vereceği ek raporlarla da yapılmaya

Genç Kuşak Demirsporluların Mesajı

Taraftarlarımız, tıpkı bugün olduğu gibi doğruda durmasını bildi hep... 1986'da öyleydi, şimdi de öyle... İlker abinin tabiriyle, "Adana'nın harbi delikanlılarıydı" onlar, Şimdi de öyle... Eski köşenin geleneği sürüyor... Ümitler, Gürcanlar, Grubeş Memetler, Tekinler, İbrahimler, Kayhanlar ve niceleri harbi Demirsporluydu... Bizler, Demirspor'un genç kuşakları, bütün bir ömrümüzü, mazideki resimlere bakarak ve geçmişteki başarı öyküleriyle avutarak yaşamayı kendimize yakıştıramıyoruz... Son yirmi senede; hüsrandan, ihanetten, acılardan başka birikimimiz olmadı. Ama başta belirttiğimiz gibi onca yanlışa rağmen birileri hala doğruda durmasını biliyor. Özetle son yirmi senedir hiç bir başarı görmemiş bir kuşağın temsilcileriyiz. Bizim de hayattan payımıza düşen buymuş diyerek yaşamayacağımızı tekrar tekrar belirtiyoruz. Ve mevcut yönetimin de kendini bu anlamda sorgulamasını bekliyoruz!

Çınar'ın Açıklamaları

TFF 2. Lig 2. Klasman Grubu takımlarından Adana Demirspor'da, teknik direktör Behzat Çınar ile yollar ayrıldı. Çınar'ın sözleşmesinin karşılıklı feshedildiği bildirildi. Çınar, yaptığı açıklamada, klasman grubunun ilk maçında deplasmanda 0-0 berabere kaldıkları Marmaris Belediyesi Gençlikspor maçı öncesi bir yönetici ile aralarında sert bir tartışma geçtiğini söyledi. Yöneticinin sahaya çıkartacağı ilk 11'e müdahale etmek istediğini ve kendisine ''Şunu oynat'' diyerek görevine müdahale etmeye çalıştığını belirten Çınar, şöyle konuştu: ''Karşılaşma sonrası böyle şeylerin yaşanabileceğini düşünerek olayı unutmaya çalıştım. Ancak, dün akşam yönetim kurulu toplantısına çağrıldığımda transfer edilecek futbolcular konusunda konuşmalar yapıldığı sırada aynı yönetici bana bu kez 'sen bu işi bilmiyorsun' diyerek yönetim kurulu toplantısını terk etti. Ardından yönetim kurulu tarafından karşılıklı olarak sözleşmemi feshettim. Ben Adana Demirspor'

Behzat Çınar'ın Yerine Abdülkerim Durmaz

Şaşırayım mı bilmiyorum, anlam veremiyorum. Nedir bu istikrarsızlığın menşei, detaylar belli olmadı henüz ama canını sıkıyor insanın, keyfini paramparça ediyor. Kızgınlığımı gelişmelere göre yorum kısmında atarım artık. adanademirspor.com sitesinin haberine göre Abdülkerim Durmaz ile anlaşılmış. Abdülkerim Durmaz 1960 İstanbul doğumlu, en son Mersin İdman Yurdu'nun başındaymış. Daha öncesinde Karagümrük, Güngören Belediye, Kasımpaşa, Eyüpspor ve Kahramanmaraşspor takımlarında teknik adamlık yapmış. Kimbilir ne oldu yine canını yediğimin camiasında. Allah hepimize sabır versin.

Başımız sağolsun...

Dün Adana'da oynanan Adanaspor - Kasımpaşa maçını izlemesinin ardından, göğsünde hissettiği ağrı üzerine otomobilini durdurmak isterken park halindeki bir otomobile çarpıp olay yerinde hayatını kaybeden Adanaspor taraftarı Necmi Çetinel'i son yolculuğuna saygıyla uğurluyoruz... Milliyet Gazetesi, haberi "Öldüren Mağlubiyet" başlığıyla vermiş...Ah be Necmi Abi, ne vardı bu kadar kendine dert edecek diyeceğim, olmayacak...Ölümüne sevmek, maalesef böyle bir şey işte... Sevenlerinin, Adanaspor camiasının, hepimizin başı sağolsun...Acınız, acımızdır.

Samsunspor kitabı

İletişim Yayınları'nın Futbol Kitapları Serisi'nden yeni bir kitap daha çıktı: Kırmızı-Siyah-Beyaz Samsunspor. Kapak fotoğrafında, geçen yıl elim bir trafik kazasında kaybetiğimiz, tribün dergi forumunda timofte adıyla yazan, Teoman Taş'ın yer aldığı (kendisinin bir yazısı da var) kitap, Mehmet Yılmaz'ın editörlüğünde yayınlandı. Memleket futbolunun önemli bir geleneği ve müstesna bir örneği olan Samsunspor'a dair farklı yazıların yer aldığı kitabı, kriz-mriz demeden piyasaya süren İletişim Yayınları'na da bir teşekkürü not edelim...

Hrant...

Değişen hiçbir şey yok...Hiçbir somut adım yok...Seninle aynı düşleri paylaşanlar bugün yine eylemde...Her eylem tanıdık yüzler. Sen, ben, o...Birbirimize bakıp, birbirimizi ağırlayıp duruyoruz... Umutsuzum...mutsuzum... Umutsuzluk hiç yakışmıyor, biliyorum...

Lincoln...Ya da "Brezilyalı Erdim"

DSGL'de takımımız gayet güzel bir performans sergiliyor. İyi bir seri yakaladılar ve eminim bunu hep sürdürecekler. Bol gol atıyoruz, farklı galibiyetler alıyoruz. Bu sonuç, gol krallığında da iddialı olduğumuz anlamına geliyor elbette. Erdim Çelik, DSGL Adana Grubu'nun gol kralı şu an. Attığımız 46 golün 16'sı ona ait. 1990 Seyhan doğumlu, Seyhanspor altyapısının ardından ilk kez bizde profesyonel oldu. 2011 yılına dek sözleşmesi var. Erdim aynı zamanda sıkı bir Lincoln hayranı. Kendisini "Lincoln Erdim" olarak adlandırıyor. Ben, tüm bu sonuçlar için Erdim'e teşekkür etmekle beraber diyorum ki, öyle yetiştir ki kendini Lincoln kendisine "Brezilyalı Erdim" desin... Başarılar Erdim!

DSGL 15.Hafta...Arayı Açmaya Başlarken...

DSGL'nin ikinci yarısının başladığı geçtiğimiz hafta, lider olmuştuk. Bu hafta, ikinciyle aradaki puan farkını 2 ye çıkarıp biraz daha perçinledik. Lig sonunda biliyorum ki aradaki fark daha da açılmış olacak. Teşekkürler Süper Gençler, Türkiye Finalleri'nde bir aksilik olmazsa tribünde olacağız...

Mavilacivert.com'dan açıklama...

Transferlerle ilgili olarak Mavilacivert.com'dan açıklama geldi. Yukarıdaki resme tıklayıp büyüterek okunabilir. Yine de okunamıyorsa metin halinde aşağıya koyuyorum. "ADANASPOR A.Ş.'DEN FUTBOLCU TRANSFERİ YAPILMASINI İSTEMİYORUZ, ADI GEÇEN TAKIMDAN GELECEK OYUNCULAR İLE GERÇEKLEŞECEKSE ŞAMPİYON OLMAK DA İSTEMİYORUZ. TÜRK İNSANININ BALIK HAFIZALI OLDUĞUNDAN DOLAYI BİZİM DE KENDİLERİ GİBİ OLDUĞUMUZU DÜŞÜNENLER OLABİLİR DİYE HATIRLATIYOR ve GEÇEN SENE LİGİN 2.YARISINDA OYNANAN ADANASPOR A.Ş. KARŞILAŞMASI ÖNCESİNDE BİZLERE " HER İKİ TAKIM DA KARDEŞTİR, İKİ TAKIM DA ÇIKSIN, AMAN HA YENERSEK KİMSE SEVİNMESİN, ŞAMPİYONLUK TURU ATILMASIN " TELKİNLERİNDE BULUNULDUĞU BİR ORTAMDA MAÇ SONUNDA KİMLERİN KARŞIMIZDA GÖBEK ATTIĞINI UNUTMUYOR,BU NEDENLE, İLGİLİ ŞAHIS İLE SÜRDÜRÜLEN GÖRÜŞMELERİ VE TRANSFER ÇALIŞMALARINI, PROTESTO EDİYORUZ. ADANA, 68 SENEDİR DEMİRSPORLUDUR..."

"Adanalı", Demirsporludur - 2

"Adanalı" dizisinde "Efsane Takım" diyerek posterimizi duvara asan Oktay Kaynarca'ya teşekkür jestimiz gecikmedi. Mehmet Gökoğlu, kendisine ait formayı Oktay Kaynarca'ya hediye etmiş. "Adanalı"nın, Demirsporluluğunu bir kez daha tescil etmiş oldu, şık oldu. Teşekkürler Gökoğlu, teşekkürler Oktay Kaynarca... Adanalı, Demirsporludur... Adana, Demirsporludur...

Sen Sus, Kalemin Konuşsun

Ankara Tayfası'nın gönlünü tiyatroya vermiş üyelerinden sevgili kardeşimiz Black Silence'dan güzel bir haber geldi. Kendisi, Kanal A'da başlayacak olan "Sen Sus Kalemin Konuşsun" yarışmasına katılma hakkı elde etmiş. Önce belirteyim bu Kanal A, bizim maçlarımızı yayınlayan Kanal A değil, merkezi Ankara'da olan adaşı. (Türksat 3A-Batı, Polarizasyon:Yatay, Frekans:12602, Sembol:4400, FEC: 3/4) Yarışma, bir skeç yarışması. Yarışmacılar skeçlerini yazıp veriyorlar, profesyonel bir oyuncu kadrosu bu skeçleri sahneye koyuyor. 13 hafta boyunca izleyici SMSleri ile haftanın birincileri belirleniyor. En nihayetinde programın birincisi ödüllendiriliyor. Maddi içerikli ödül haricinde, yarışmacılar program boyunca profesyonel tiyatrocular tarafından dramaturji dersleri alıyorlar ki maddi ödülden daha değerli diye düşünüyorum bu uygulama. Program Perşembe geceleri 21:30'da ekrana gelecek. Galası bu hafta. Ankara Tayfası, elbette tiyatrocusunun yanında, yukarı

Klasman Grubu 1.Hafta

Klasman Grubu maçlarımız başladı, hayırlı olsun...İlk maçta galip gelmek bence önemliydi, olmadı. Galip gelememenin türlü sebebi olabilir, takım antremansız kalmıştır, yönetim değişmiştir, yeni transferler henüz hazır değildir, falandır filandır...Bunların tümü, gerçekten etkili olmuş olabilir...Ama artık benim, gerçek sebeplere dahi tahammülüm kalmadı. Bir an önce iyi bir hava yakalamamız gerekiyor artık... Bu sezona umutlu bakmak için en önemli sebebim Behzat Hoca...Yap artık numaranı Hocam...

Akademi Ligi 12.Hafta..."LİDER!"...

Akademi Ligi'nde sona iyice yaklaşırken, geçen hafta söylediğim "Biz, Şampiyon olacağız!" hedefine adım adım yaklaşıyoruz. U-14'lerimiz bu hafta liderlik koltuğuna oturdu. U-15'lerimizinki de yakındır diye düşünüyorum. Alınan sonuçlar, bol bol atılan goller, farklı galibiyetler çok yakışıyor bu takıma. Ayağınıza sağlık çocuklar...Az kaldı, büyük sevinçler yakın...

Sözün Bitmediği Yer: Adana

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Adana için 'Sözün bitmediği yerdir; orada sadece maço tipli adamlar yok, sadece acılı kebap yok, bu şehre haksızlık etmeyin,' diyor. Pazar Sabah'tan Şirin Sever, Fatih Terim ile gerçekleştirdiği röportajda; 'Adanalı olmak' kavramını masaya yatırdı. - Şu ara Adanalılık gündemde Hocam; oradan başlayalım istiyorum. Adana'daki çocukluğunuzdan, gençliğinizden hatırladığınız en unutulmaz, en özel anı nedir? - Sözün bitmediği kenttir Adana... - Ne demek o? - Sohbeti bir sanat gibidir. Espriler bitmez, anlatmayı, hatta zaman zaman abartılı anlatmayı seven bir yerdir kendine özgü üslubuyla. Bugün edebiyata baktığımız zaman, müziğe baktığımız zaman, tiyatroya baktığımız zaman.... - Futbola baktığımız zaman... - Futbolu ben söylersem yanlış olur. Mesela 1899'da erkek lisesi kurulmuş; bu bence çok enteresan. Hikâyesi ve hikayecisi bol bir şehir. Adana'da yaşlısı genci, okumuşu cahili, kelimeleri cümlelere taşırken güç