23 Ekim 2015

Adana Derbisi Öncesi

Adana Derbileri, geri kalan 32 maçtan daha farklı değil ama tabii ki özgül ağırlığı farklı. Tribünüyle ayakta kalmış, en kötü maçlarında bile 5 Ocak'ta hatrı sayılır kalabalığı toplamış, azıcık iddialı olduğunda ise stadı iğne atsan yere düşmez noktasına getiren bir camia olarak Demirspor'un bu derbilerde sahadaki başarısı aynı oranda değil. Tribünde bizsek, sahada sensin şiarı pek tutmadı ne yazık ki. Ama bu durum bir maçla unutulabilir, değişebilir. İlk yarıda 4 gol bulduğumuz, 1. lig'teki ilk derbi bunun güzel bir örneği.

Geçmiş yıllarda rakibi de potaya girsin diye kent yönetiminin isteğiyle çeşitli güzellikleri yapıldığı, hep hatırımızda, acı hatıra olarak öfkemizi besliyor. O 4 gol belki o öfkenin açığa çıktığı anlar oldu. Son 3 sezonda da iki kez play-off oynayarak Süper Lig'in kapısına biz daha yakın olduk. Şimdi yeniden sezon başındaki azime, umuda ve inada dönmek, yeniden yola çıkmak, memleketteki karanlığı maviye çevirmek için, tribünde bu kez eksik olsak da, Adana Derbisi güzel bir başlangıç olsun.

Halkın iradesine karşı 1 gücün iradesi, kamusalın karşısında özeller Adana'nın yaşadığı zorlukları, iç çatışmayı, eski güzel günlerden uzaklaşmayı da anımsatıyor. Adana'nın başarı hikayeleri, hep Demirspor ve Demirsporlularla birlikte anılır çünkü. Demirspor'un yeniden yükselişi, Adana'nın yeniden hatırlanması ve ayağa kalkması için de fırsat olacak eminim.


Hiç yorum yok: