30 Eylül 2014

Burslar İkinci Dönem

Ankara Tayfası olarak en gurur duyduğumuz icraatimiz olan Ankara'da yaşayan Demirsporlu kardeşlerimize verdiğimiz burslarda ikinci döneme giriyoruz.

Geçen sene 4 kardeşimize ayda 90 TL burs vermiştik. Havuzumuzda Tayfa'ya fiilen ve/veya yürekten katılan büyüklerimiz ve arkadaşlarımızın desteği ile aylık 360 TL toplamıştık. Katılım tutarı minimum 20 TL idi. İsteyen daha fazla miktar ile katkıda bulundu elbet. 

Burs alan arkadaşların bulundukları ortamda burs aldıklarının bilinmemesi, onların kendilerini mahçup hissetmemeleri için isimlerini burs verenlerden dahi gizledik. Tabi yine de talep ederlerse burs dağıtımına ilişkin hesap hareketlerini kendilerine verebileceğimizi söyleyerek şeffaf olduğumuzu vurguladık.

Burs alan arkadaşlara da kimlerin burs verdiğini söylemedik. Sonuç olarak Demirspor'un geleceğinde bir şekilde rol alacak bir kuşağa çok küçük de olsa bir katkı sağlamanın hazzını yaşadık.

Şimdi aynı ilkeler ile ikinci sezona giriyoruz. 

Burs alan arkadaşlarımızdan üç tanesi burs almaya devam edecek. Geçen sene havuza katkı koyan büyüklerimiz ile arkadaşlarımızın hepsi bu sene de havuza katkı koyacaklarını beyan ettiler. Bu kapsamda bir arkadaşımıza daha en az 90 TL burs vereceğiz ayda. 

Burs verebileceğimiz kişi sayısı ve burs miktarı havuza ilave katkı koymak isteyen olursa artabilecek. 

Sonuç olarak; burs almak isteyen arkadaşlarımızın demirgibiyiz@gmail.com adresinden ve Facebook grubumuzda kurucu konumunda bulunan Onur BİÇER, Mustafa UÇAR ve Yavuz YILDIRIM'a özel mesaj göndermek sureti ile ulaşabileceklerini beyan ediyoruz. 

Ankara dışından burs vermek istemediğimizi, burs verdiğimiz arkadaşlar ile yüzyüze tanışmak ve bir arada olmak istediğimizi vurgulayalım. 

Burs vermek isteyen arkadaş ve büyüklerimiz de yukarıdaki kanallardan veya doğrudan bize ulaşırlarsa destekleri için müteşekkir oluruz. Halihazırda havuzda olan veya havuza dahil olmak isteyen gönüllülerin havuzun işleyişine ilişkin önerilerine de açığız. 

Saygı ve sevgilerimizle,

ANKARA TAYFASI

29 Eylül 2014

Tayfa Bolu'daydı


Bolu'daki müthiş deplasman tribününde, her zamanki gibi Ankara Tayfası da yerini aldı. 










28 Eylül 2014

Boluspor:0-Adana Demirspor: 3

Tribünde beste şov, sahada gol şov! Eskinin yerine yeniyi koyuyoruz, Son yıllarda galip gelemediğimiz Bolu deplasmanından 3 golle dönüyoruz. Uzun süredir bu kadar rahat bir deplasman galibiyetimiz olmamıştı. Gollerde, Ali'nin, Mulenga'nın, Tayfur'un pasları çok önemliydi. Orta sahadaki baskımız iyiydi,  kaleyi bulan toplarımız gol oldu. Kalede Serdar iki kritik kurtarışıyla bizi ayakta tuttu.

Ayağınıza sağlık çocuklar!

Bolu; Tanıdık Bir Deplasman

Ankara'ya yakınlığı ile her zaman kafadan gidilecek olarak işaretlenen bir şehir, Bolu. Önceki iki sezon ligi açtığımız, bu sezon da ikinci deplasman rotamız olan Bolu'ya karşı dışarda pek başarılı olduğumuz söylenemez.

2007'de bir midibüsle, geçen iki senede de minibüslerle ziyaret ettiğimz şehirden 3 puanla dönememiştik. 2007 sonrasındaki karşılaşmalar, "sezon başının günahı olmaz"la avunduğumuz dönemlerdi. Bugün artık sezon başını iyi geçmenin moraliyle Bolu'ya gidiyoruz. 3 puan umudumuz canlı...
Bu sefer nasıl bir hikaye ile döneceğiz bu maceredan? Bakalım, görelim...

27 Eylül 2014

Eskinin Yerine Yeni

Geçen haftadan kalan keyif, hafta 4-1'lik Güngören galibiyetiyle devam etti. Maçtan önce akla gelen kötü hatıralar, bu sezonun iyi geçeceğine dair umutlara bıraktı yerini.  Aslında Güngören'in suçu yoktu, onlara mağlup olmamızı sağlayan isimlere sövmeliydik, futbolcusundan yöneticisine... Bir daha öyle adamları bağrımıza basmamız gerektiğini hatırlattı bu maç bize. Kötü günleri iyilerle değiştirelim, madem eskinin yerine yenisini yaratıyoruz, Bolu'dan da galibiyetle dönelim!

21 Eylül 2014

Adana Demirspor:3-Alanyaspor:1

Giresun'dan sonra 1.ligin bir diğer yeni takımını da yendik, puanımızı 7 yaptık. Goller Mulenga ve Oğuzhan'dan. Bursa'dan kiralanan Oğuzhan geçen yıl A2'de attığı tek golden sonra bu gollerle  1.lige merhaba demiş oldu. Ünal Karaman'ın devre arası müdahalesi ve taraftarın desteği ile 3 puan geldi. Sezon iyi başladı,  nazar değmesin, böyle devam etsin.

20 Eylül 2014

Hasret

Aydoğdu yönetimi sosyal medyayı boşlamıyor. Özellikle benim gibi twitteri yakından takip edenler son zamanlarda twitterde kulübün resmi hesabından ( @AdsKulubu) gelen güzel twitler ile mutlu oluyorlar. Aşağıya bir örneğini ekliyorum.

Kulübün sosyal medyaya ilgisi için yetkililere teşekkür eder, devamını dileriz...


16 Eylül 2014

Türkiye Kupası Hakkında

Türkiye Kupası'nda kuralar çekilmiş. Buna göre rakibimiz İstanbul Güngörenspor olmuş.

Daha önce defalarca yazdık yine yazalım.

Türkiye Kupası bir gelir kaynağıdır. Yayın gelirleri vardır, ilave iddaa gelirleri vardır, yanlış bilmiyorsak galibiyet başına gelir vardır. Mevcut borç yapısı ile Adana Demirspor kulübünün tek kuruş gelire sırt dönecek lüksü yoktur.

Bu nedenle Türkiye Kupası asla angarya olarak görülmemelidir. 

Ayrıca hafta içi maçlarının takımın performansını olumsuz etkilediği tezi kanıtlanmış, kezin bir tez değildir. Bana göre bu performansa alışan bir takım için olumlu dahi etkileyebilecektir. 

Demirspor takımı hiçbir maça kaybetmek için çıkmamalıdır. 

Takımımızdan başarılı bir kupa performansı bekliyoruz.

15 Eylül 2014

Geçmiş Olsun Beykan



Giresunspor maçının son anlarında omzunun üstüne düşen genç oyuncumuz Beykan'ın sargılı bandajlı hali twitter'da paylaşılmış. Geçmiş olsun diyoruz, hemen düzel de gir yeniden takıma!


14 Eylül 2014

Giresunspor:0-Adana Demirspor:1



Delasmandan üç puanla dönüyoruz, bilindik tabirle "plakayı yazdık". Maçta tek pozisyonumuz gol oldu, Mulenga'nın ayağından. Oyuna gergin başlayıp sarı kart gören Cumali'nin yerine oyuna giren Timur hücuma katkı yaptı ama Tayfur'un pası golün hazırlayıcısıydı. Takımın en iyisi Attamah son saniyede gereksiz yere kırmızı kart gördü, haftaya yok, maçın en kötü yanı bu oldu. Takımda genel olarak bir uyum sorunu dikkat çekiyor.
Genel olarak orta saha mücadelesi şeklinde ve temposuz geçen maçta bulduğumuz pozisyonu değerlendirmek bizim için artı.

Deplasmana giden arkadaşlarımıza kazasız belasız yolculuklar...


Yeniden Başlıyoruz



Gereksiz milli maç arasıyla koptuğumuz Lig havasına bugün geri dönüyoruz. Arada basketbolda Dünya Kupası heyecanı, adrenalinimizi yüksek tuttu neyseki. Tribün emekçileri yeni pankartlar hazırlarken deplasmancılar da kendi imkanlarıyla yola koyuldu. Bugün Giresun'da tayfadan arkadaşlar tribünde olacak, pankartlar asılacak. Kötü hatıralarımızı iyiye çevirelim, ilk galibiyetimizi elde edelim!


10 Eylül 2014

Yeni Pankartlar


Bir süredir teker  teker fotoları geliyordu internete, şimdi hepsini birden görüntülemiş arkadaşlar, fotoyu Rıdvan Tunç'tan (@fuzeselami) aldım.  Emeği geçen herkesin eline sağlık,  2008-2010 ruhu geri dönsün tribüne...


3 Eylül 2014

Rüyalar Gerçek Olsa...

Her çocuk yeni bir umut, yeni bir başlangıç, daha güzel yarınlar.

Yavuz ve Ebru kardeşlerimizin bu sabaha karşı Rüya isminde bir bebekleri oldu. Tayfamızın en genç, en dinamik üyesi hepimizi mutlu etti.

Hoş geldin Rüya!

Rüyalarımızı seninle oyunlar oynadığımız dönemlerde gerçekleştirebilmeyi diliyoruz.

Kardeşlerimizi tebrik ediyoruz, yeğenimize ailesi ile sağlıklı, mutlu, başarılı bir ömür diliyoruz.

2 Eylül 2014

Passolig Değerlendirmeleri #4

Passolig uygulaması ile ilgili bir değerlendirme de takipçimiz Ömer Durmuş'tan geldi; Ömer Bey bu hafta 5 Ocak'ta yaşadığı deneyimi paylaşmış:

"Ben de passo lig uygulaması ve uygulamanın tribünlere yansıması hakkında bir iki şey karalamak ve sizlerle paylaşmak istedim.

Öncelikle passo lig uygulamasını görmeden, yaşamadan olumlu yahut olumsuz fikir beyan etmek istemediğim için maçı yaşadıktan sonra fikirlerimi artık daha rahat paylaşabilirim.

Bir kere aslında uygulamanın pazarlanış şekli, maçı benim gibi takip eden bir tribün insanı için çok mantıklı, nasıl mı?

1)Daha Ekonomik;
Her yıl 17 maç üzerinden peşin ödeyerek kombinemi alıyorum fakat takım ortalama 3-4 maç ceza yiyor, 1-2 de hastalık, seyahat falan olsa toplam 5-6 maç zaten ücretini ödediğim maça gidemiyordum. Şimdi ise gidebileceğim maçın ücretini ödeyeceğim. Üstelik vadeli.

2)Bilet Almak Daha Kolay;
Kombine yoksa , sahte bilet kaygısı ile sadece maç günü satışa çıkan biletler, maçtan 3-4 saat önce açılan gişelerde satılıyor ve özellikle önemli maçlar öncesinde izdihamlar, kavgalar, hırgürler arasında zar zor bilet alınabiliyorsa alınıyordu. Şimdi günler öncesinden ,bilgisayarın başında rahat bir şekilde bilet alınabiliyor.

3) Daha Tüketici Odaklı;
Talebim, parasını ödediğim her üründe olduğu gibi bu işte de isteğimi(koltuğu) seçerek, seçme hakkımı kullanabilmekti ki o imkanı passo kart sunuyor.

4) Daha Koruyucu;
Sonuçta herkes yerine oturacağından koltuk kıran, çevreye rahatsızlık veren, evladımın yanında küfürün bile adabını aşarak sarf edilen sözler, jestler, mimikler azalacak veya olmayacak. Biz de çolumuzla, çocuğumuzla rahat rahat tribünde, marşlar, şarkılar eşliğinde gönül verdiğimiz takımın maçlarını izleyeceğiz.

Peki öyle mi; Ne yazık ki bana pazarladıkları ürün karşılığında oluşan tüm beklentilerimin hepsi yalanmış.

Biletimi günler önce özenle aldım ve maça -yine de bir saat önce-girdim. Stadın en fazla ücret ödenerek girilen tribününde, yerimden 4 blok ileride başka koltuğa razı oldum,o da tribünler boş olduğu için. Sezonun ilk maçı fakat koltuklar yine leş gibi, bazıları kırık. Maçın başlamasına 20 dakika kala alt bölümde oturanların tamamı yukarı çıktı, hiç bir görevli en ufacık bir uyarıda bulunmadı. Maç başladı 3 sıra önümde oturan 3-5 kafadar zaten maçı hiç izlemiyorlar sadece birbirlerine küfür ediyorlardı, su savaşına başladılar , ön sıramda oturan 13 yaşlarına iki arkadaş sırılsıklam ıslanınca biraz sitem etmeye kalktılar, çocukları dayaktan zor kurtardık.

Maç çıkısı anladım ki bu kartın sporda şiddeti önleme, insan gibi maç izleyebilme, ödediğin ücretin karşılığını verebilme vs ile ilgili en ufacık bir kaygısı yok.Futbol müşterisinin paralarını ceplerinden, iktidarı rahatsız edenleri ise tribünlerden toplamaktan başka derdi yok."

1 Eylül 2014

Passolig'i Değerlendirmeye Devam Ediyoruz

Tayfamızdan Nuh kardeşimiz Passolig'e ilişkin düşüncelerini güzel ve etkili bir dil ile kaleme almış. Bu tartışmanın kesilmemesi bilinçlenme ve düşünceleri şekillendirme, körü körüne destek veya köstek olmama açısından faydalı olacak. Görüşü olan herkesi blogumuza bekliyoruz. Teşekkürler Nuh kardeşim.

"Sezonun ilk haftası itibari ile spor camiasının eğlence anahtarı olarak sunulan Passolig stadlarımıza kabus gibi çöktü. Tribünlerdeki taraftar sayısı yok denecek kadar az. ilerleyen haftalarda uygulanmak istenen sistem yerli yerine oturacak mı yoksa tamamıyla çökecek mi hep beraber göreceğiz, fakat bu sistem; bilet satmaktan ziyade bağlı kurumunun mevduat bankacılığı yapması için müşteri toplamaktan başka bir şey değildir. Kanun kulüplere e-bileti şart koşuyor ‘Passolig’i değil! Kulüpler marketlerin,AVM'lerin, otobüs firmalarının indirim kartı gibi bir kartla taraftarı e-bilete geçirmek yerine taraftarını banka müşterisi yaptı. Futbol her geçen gün, futboldan farklı bir şey olmaya başladı. Endüstriyel futbolun kapanları arasına sıkıştık. Nasıl kurtulmalı, ne yapmalı! Taraftar grupları bu işi bir araya gelip çözmeli. Ön ayak olmalı. Bizi müşteri gibi görmeleri engellenmeli. Bu mecburiyete son verilmeli ve e-bilet uygulama hakkı kulüplere bırakılmalıdır. 

Passolig; spor camiasına stad kapılarını kilitleyen anahtarın ta kendisidir. 

"Futbolun ruhu tribünlerdir. Tribünler bizimdir.""

Kaynaklar: www.mavisimsekler.com
@espanaa