30 Haziran 2015

SÖZLÜ'den açıklamalar

Başkandan beklentilerimizi kaleme aldığımız gün Osman ÖZKÖYLÜ'nün transferi sonrasında açıklamalar geldi. Açıklamalarda dikkatimizi çeken hususlar şu şekilde:

-Eski kulüp başkanları ile görüşülüp borçlardan fedakarlık istenecek. 

Fedakarlık yapmayanı düşman ilan etmek doğru değil elbet, herkes koyduğu parayı tabi ki alacak. Ancak fedakarlık yapanı, yapabileni de takdir etmek gerekir. Bu fedakarlığı isteyebilecek yegane yönetimin mevcut yönetim olduğunu bir önceki yazımızda belirtmiştik.

-Temlik işi artık Adana Demirspor'da olmayacak.

Bu eğer konulan paralar için haciz müessesesinin işletileceği anlamına gelmiyorsa ki; sanmıyorum bu anlama geldiğini, Adana Demirspor için muhteşem bir haber demektir. Yeni yönetimin borcu hiçbir şekilde artırmaksızın transfer yapacağı, giderleri ödeyeceği sonucu doğar buradan. Bu da borcumuzun en az temlikli gelirlerimiz kadar azalacağı anlamına gelir. Yılda 6-7 milyon TL arası federasyon ve iddaa gelirimiz olsa borcumuzun 12-13 milyon TL aralığına ineceği sonucuna ulaşılır. Bizim için bir rüya bu sonuç. Heyecan verici. Bu rakama eski yöneticilerin olası fedakarlıkları dahil değil üstelik.

-Borçların azaltılması ifadesinin yanında projeler ifadesi de kullanılmış.

Bunu kalıcı gelir olarak yorumlamak istiyorum. Umarım gerçekleşir.

Sezon açılışı, hocanın maddi dengelere ve saha içi dışı hareketlerine özen göstereceği beyanı, alt yapı ile ilgili açıklama yapılacağının belirtilmesi vs. an itibarı ile yukarıdaki hususlar kadar somut olmadığından şimdilik değerlendirme dışı.

Korkularım baki ama o heyecanı ilk kez hissettiğimi belirtmeliyim. Transfer rakamları yukarıda belirtilen politikalara rağmen önemli. Demirspor karışık bir camia. Bugün temlik koymayacağını, külfet getirmeyeceğini ifade eden yönetim, öyle bir şey olur da giderse, yapılan transferlerin peşin ödenmemiş maliyetleri olası yeni yönetimin gider kalemi olacaktır. Sevinmeyi zorlaştırıyoruz kendimize bu olasılık zorlamalarıyla. Ama borçsuz bir Demirspor hayali kuruyorum. Anlaşılmak istiyorum. Hayal kurmak bile o kadar uzakken bize, bir şeyler değişiyor, en azından söylemler, yer yer de eylemler. Sürer miyiz motorları maviliklere sizce?

Sürmek en fazla bize yakışır da ondan diyorum.

29 Haziran 2015

Sedat SÖZLÜ'den beklentiler

Kısa süre önce yeni başkanımız seçildi. Sayın Sedat SÖZLÜ bayrak yarışını devraldı. Taraftarlar arasında görüş birliği olmasa da daha önce kulüpte bir şekilde görev almış yöneticilerin yeniden başkan veya yönetici olmaları ihtimali taraftarlar arasında gerginlik yaratmıştı. Bu gerginlik de Demirspor yönetiminde eski yöneticilerin olmasının "doğrusunu yanlışını bir kenara bırakıyorum" bir rahatsızlığa sebep olduğunu ortaya koyuyordu. Bu olası kriz söz konusu yöneticilerin yeni başkan beyin listesinde olmaması ile çözüldü.

Bununla birlikte Sedat SÖZLÜ beyin bu süreçte oynayacağı rolün bir başkanın oynaması gereken rolden belli açılardan farklılaşması gerekeceğini belirtmeliyiz. Şöyle ki; nasıl ki eski yöneticiler eğrisi ile doğrusu ile bir gerilim kaynağı ise takım üzerindeki belediye etkisi de içinde bulunulan dönemde yeterince dillendirilmese de bir gerilim kaynağı olmaya devam ediyor. Dillendirilmemesinin sebebi Sayın Hüseyin SÖZLÜ'nün bugüne kadar bir Aytaç DURAK ekolü izlemeyerek takıma ve yönetimlere saygı duyması, gerçekten takım için çalıştığını hissettirmesi ve Adana'dan seçilen siyasilerin protokolde yarattığı eksikliği tek başına giderebilmek için kendi üzerine düşeni fazlası ile yapması. Tabi temel gerekçelerden bir diğeri de Adana Demirspor'un mevcut borç yapısı ile belediyeye bağımlı olması. Ancak bu bağımlılığın da ötesinde seçimler arifesinde her görüşten Demirspor taraftarının Sayın Hüseyin SÖZLÜ'nün yaklaşımı nedeni ile kendisine destek olan açıklamalarına sosyal medya aracılığı ile çok kez şahit olduk.

Yeni başkanın belirlenmesi sürecinde ise eski realiteler görece daha az can yakıcı olsa da kendi varlığını gösterdi. Yönetimin belediyeden icazet veya işaret almak sureti ile seçileceği gündemde olağan bir konu başlığıymış gibi konuşuldu. Sonucunda da SÖZLÜ soy ismi Adana Demirspor'un başkanlığını bilfiil eline almış oldu.

İşte tam da bu nedenle Sayın Sedat SÖZLÜ'nün sosyal medyada da belirttiği üzere var gücü ile Demirspor için çalışması beklentimizdir. Belediyenin gücüne kendi emeğini kattığını göstermesi başkana duyulan saygının güce duyulan saygının ötesine geçmesini sağlayacaktır.

Bu dönemde anladığımız ve hissettiğimiz kadarı ile kulübümüz maddi anlamda sıkıntı yaşamayacak veya az yaşayacak. Ancak bu durum 19,6 milyon TL'lik borç rakamını ortadan kaldırmıyor. Bu borç rakamını en tepede duracak ileti olarak sabitleyelim ve beklentilerimize geçelim.

-Genç takım kurulsun ve korunsun, araya dengeleri bozmayacak ölçüde birkaç ağabey serpiştirilsin. 
-Takım hemen kurulsun kaygısı ile hareket edilmesin ve olması gerekenden yüksek maliyetlere katlanılmasın. (Osmanlıspor'un oldukça yüksek maliyetler ile kurulmasına karşın düşük maliyetli bize şampiyonluğu kaptırmak üzere olduğunu ve şampiyonluğu futbol dışında almış olduğu yönündeki söylentilerin yaygın olduğunu unutmayalım. Geçen sene geç kurulan takımın lige iyi giriş yaptığını ve son haftalara kadar potada olduğunu da belirtelim.)  
-Kalıcı gelir projelerine devam edilsin. Burada da ikili bir yapı oluşturulsun. Hayata geçeceği söylenen SMS projesi gibi halka yönelik kalıcı gelir projeleri ile iş dünyasına yönelik kalıcı gelir projeleri eş zamanlı yürütülsün.
-Alt yapıya önem verilsin. Şampiyonluk özlemi gençlerimizin ikinci planda kalmasına yol açmasın. En azından 1 oyuncu as takımda devamlı oynayabilecek şekilde kazanılsın.
-Temlikli alacak sahipleri ile de uzlaşmak sureti ile borçlarda indirim sağlanmasına uğraşılsın. (Bunu en güçlü şekilde bu yönetim yapabilir). Borçlar azaltılsın. Şampiyonluktan gelen gelir ile borç kapanır kolaycılığına gidilmesin.

Ve belki de en önemlisi.

-Taraftarla iletişim kurulsun. Küçük fikir ayrılıkları haricinde taraftar Demirspor'un doğruları hususunda uzlaşı halindedir. Çünkü 1995'ten bugüne aynı sıkıntıları çekmektedir. En doğru çözümleri yine taraftar sunacaktır. Her kesimden taraftar ile ön yargısız periyodik görüşmeler gerçekleştirilsin.

-Eskiye lütfen ama lütfen dönülmesin. Eski hocalar, yöneticiler vs. artık takıma dışarıdan destek versinler. Onların Demirsporluluğuna herkes saygı duysun ama onlar da değişime saygı duysunlar, yeni yüzler sahne alsın. 

Sayın Sedat SÖZLÜ'ye zorlu görevinde başarılar dileriz. 

24 Haziran 2015

Kongre Önü-Ardı Endişeler

Söylemlere baktığımızda, rüzgara baktığımızda bir heyecan dalgası görüyorum. Bu heyecan dalgası şampiyonluk söylemleri ile kol kola geziyor. Güçlü bir yönetim, belediyenin desteklerinin artarak süreceğine ilişkin kuvvetli belirtiler bu beklentinin yaratıcıları. Başkanın iki çiçek sözü ile beklentinin artması. Tüm bunları gören olağan taraftar ne yapar; mutlu olur, sevinir, umutlanır vs. Taraftarlık hayatının önemli bölümü travma ile geçmiş anormal taraftar ne yapar; endişelenir. Bizim ruh halimiz budur. Zor sevinir kolay endişeleniriz. Biz yapmadık bunu kendimize, yakın geçmişimiz yaptı.

Kongrede borcun 19,6 milyon TL olduğu açıklandı. Bir önceki borç 23 milyon TL idi, 3,4 milyon TL düşüş var. Eski yönetimi ayrıca tebrik edeceğiz. Tüm resmi gelirleri temlikli bir kulüp geçen sene kiralık oyuncular ile şampiyonluğun kıyısından döndü. Dönerken belediye arkasındaydı ve maddi anlamda en büyük destekçisi idi. Bu kulüp parasını ödeyemedi, Mulenga'yı kaçırdı. Attamah'a ödeme yapmak ihtarname sonrasında oldu. Futbolcuların prim, maç başı alacakları vs. geçmişe nazaran fazlası ile düzenli ancak gecikmeli ödendi. Elektrik borçları sorun oldu. Personel alacakları sorun oldu. İcralar sorun oldu. Sorun olanları uzatmak mümkün. Demem o ki; kulüp zor bir mali yapıda. Görece rahat geçirdiğimiz sezonda dahi halimiz ortada. 

En basitinden belediyenin elinde ipler. Neden? Çünkü ayranımız yok içmeye. İçten rencide olmakla birlikte Aytaç Durak'ı yaşayan travmakolik taraftar Sözlü'den görece az rahatsız oluyor. O kadar göze sokmadan, dengelere şimdilik hassasiyet göstererek sportif destek veriyor belediye. 

Böyle bir yapı ile kongreye gidildi. Kongre öncesinde kulübün mali yapısı sınırlı bir çevre tarafından olmayan veriler üzerinden tartışıldı ve üzerinde gündem oluşturacak bir tartışma da olmadı bu hususta. Yönetim adayları mali yapıdan hiç bahsetmediler. Hedef okuyamadık sosyal medyada borçluluğa ilişkin. Kalıcı gelir konuşulmadı. Altyapı konuşulmadı. Ne eski yönetim bu konuda sözünü tutmadığı için (Emre Selen özelinde avunuyorduk-o da olmadı) eleştirildi, ne yönetim adayları bu konuda perspektif sundular. Yani asıl maddi kaynaklarımız olması gereken bu kalemler konusunda kimsenin ağzını bıçak açmadı. Eski yönetimin alt yapı sorumlusunun yaptığı amatör ruhlu paylaşımlar dışında sevineceğimiz hiçbir şey olmadı.

E bir de bunun üzerine transfer duyumları konuşulmaya başlandı. Hazırlanmış güzel tabağa, mis kokulu iki portakal çiçeği serpiştirildi. Umut tabağı hazırlandı böylece. 

İşte travmakolik taraftarın en korktuğu havalar bu havalar. Para ne de olsa garanti havaları. Şampiyon olursak elde edilecek yüksek gelirler ile takım kurtulur tarzındaki kolaycı ve plansız havalar. 

Gökoğlu'na, Aydoğdu'ya vs. mali yapı diye çöreklendik kongre öncelerinde, aktif muhalefet yaptık, bu kongre döneminde ise gündemde de ortalıkta da yoktuk. (Aydoğdu'ya belki de şahsım nazarında oluşan mali güvenden belki olağan dışı iş hayatı gündeminden yeterince yüklenemedim diyerek özeleştirimi yapayım arada kaynamasın)

Transfer havaları travmakolik taraftarı en iyi ihtimalle nezle yapıyor. Aydoğdu, transferi son haftalara bırakıp düşük maliyet ile topçu aldıkça ne yalan söyleyeyim hoşuma gidiyordu. Arka planındaki mantık iyiydi. Sezon açılışında fiyat yüksek olur, herkes uçar, sonra fiyatlar durulur. Şimdi 15 günde transfer bitecek deniyor. Takımın hazırlanması açısından iyi ama ya maliyeti??? Bunu sormaktan alamıyorum kendimi. Geç kurulan iyi hazırlanamayan takım hepimizi şaşırtmıştı geçtiğimiz sezon. O kadar şart mı emin değilim bir çırpıda takım kurmak. 

Ya yaş ortalaması ne olacak? Hiç gündeme gelmedi yine. Kaliteli abilerle mi oynayacağız ve sezon sonunda genelde gördüğümüz pazarlıkların yönetimi mi belirleyecek performansımızı, yoksa az sayıda abinin etrafında savaşçı yetenekli gençler mi olacak? Eski yönetim geleneğin tam tersine neredeyse abisiz takım kurmuştu. Onu biraz iyileştirsek de modelden vazgeçmesek havalar ısınmış, bizim de travma kontrol altına alınmış olmaz mı? Çok abi çok para. Az abi çok savaş az para. Ama para konuşulmuyor.

Kalıcı gelir olacak mı? Büyük blok paraların yanı sıra halktan küçük de olsa gelir sağlanması planlanıyor mu? Bilmiyorum, bilemiyorum. Böyle bir demeç okumadım, görmedim.

Özetle, bu mali yapıda para konuşulmaması beni korkutuyor. Travmalar ihtiyatlı eder insanı. Oysa coşmak bizim de hakkımız. Belki de en çok bizim hakkımız. Zaman her şeyin ilacı derler, bizim lehimize az işledi. Bu rüzgar plancılıkla birlikte esse, ne hastalık kalır ne de kaygısı.  

23 Haziran 2015

Yeni Yönetim

2015-16 sezonu öncesi yeni yönetimimiz belli oldu (http://www.mavisimsekler.com/adana-demirspor/iste-yeni-adana-demirspor-listesi.html).

Sedat Sözlü başkanlığındaki listede tanıdık olan-olmayan isimler var. Daha önce yazdığımız gibi, yönetim işi ekip işi olmalı. Bir kişinin mucize yaratması beklenmemeli. Yönetimdeki isimler,  sadece Demirspor listesinde görünmenin verdiği prestiji kullanmamalı, elini taşın altına koymalı. Güçleri yettiğince, bu işin sorumluluğu neyse yerine getirmeliler. Türkçesi, yönetim kurulu üyeleri, en az önceki yönetim kadar maddi kaynak sağlama, para akışını rahatlatma, kalıcı gelir bulma konusunda çalışmalılar. Sadece başkan değil, her bir üyenin görevi bu.

Önceki dönemlerde yönetimlere her zaman az ya da çok muhalefet oldu. Kongre süreçleri sıkıntılı geçti. Son 10 yılın en rahat kongresi oldu belki de; yönetim rahat bir şekilde oluştu. Bir yandan iyi, erkenden hazırlıklar başlar. Ama bir yandan da eleştirinin eksikliği, desteğin bu kadar büyük olması sıkıntı yaratabilir; hayalkırıklığı büyük olur. Eleştiri ve mesafeli duruş, yönetimlerin iyi işler yapması için gereklidir. O yüzden Sözlü yönetimine gösterilen bu destek, umarız ki onların kontrolden çıkmasına neden olmaz.

Daha da önemlisi, Demirspor taraftarının "uzay takım" yaratma söylemlerine karnı tok. Müthiş transferler, on milyonluk transferler değil; sağlam adımlar ve gerçek bir takım bekliyoruz yeni yönetimden.

Başarılar...

18 Haziran 2015

Belediye ve Yönetim

İki sezon üst üste aynı teknik direktörle, aynı yönetimle yola devam etmeye alışık olmadığımız için (hatta bunlarla 1 yılı tamamlamak bile başarı gibi geliyor!) yaşanan gelişmeler bizleri şaşırtmıyor ama üzüyor tabii ki. Ünal Karaman ayrıldı; bence  kimi maçlarda yaptığı hatalara rağmen elindeki kadroyla başarılı olmuştur; eski yönetimin tercihiydi en nihayetinde, yönetim devam etmeyeceği belli olunca onunla da yollar ayrıldı.

Yeni yönetim, yine belediye eksenli olacak gibi görünüyor. Belediyenin desteklediği bir yönetimle belediyenin kurduğu ya da doğrudan kontrol ettiği bir yönetim arasında fark var. Halkın seçtiği yöneticilerin, halkın takımına ilgi göstermesi anlaşılabilir bir durum; biz patronların, şirketlerin takımı değiliz. Vatandaşın temas edebildiği, hesap sorabildiği yerlerdir belediyeler. Ama yıllar gösterdi ki belediyelerin kontrolündeki yönetimler, hesap vermeden çekip gidiyor. Asıl sorun alternatifin olmaması, belediyeden bağımsız bir listenin kurulamaması. Bu Adana'nın sorunu.

Yeni Aytaç Durak'lar yaratılmasın, çünkü yeniden Duraklama dönemlerine girmek istemiyoruz. Bu sezon yakaladığımız ivmeyi yukarı taşımak gerekli. Her zaman söylediğimiz gibi geçmişin hatalarından ders almak lazım. Bugün, eski yöneticilerin isimleri yeniden zikredilince, örneğin Gökoğlu gibi, taraftarın tüyleri diken diken oluyorsa, aman uzak dursun deniyorsa nedeni budur: Geçmişin yeterli bir muhasebesinin yapılmaması ve o hataların yeniden tekrarlanacağı korkusu.

Bugün de, isimlerden bağımsız olarak belediye eksenli bir yönetim ufukta belirdiyse, önceki dönemlerin hatalarını tekrarlamamak, oluşacak yönetimden ilk beklentimiz. O yüzden nelerin yanlış yapıldığını, nelerin hata olduğunu ortaya dökmek önemli. Onlardan başlıcası, futboldan uzak isimlerin, sadece para veriyorum diye kulübü doğrudan yönetmesi. İkincisi yönetim kurulu üyelerinin sadece listedeki isimden ibaret kalması ve hiç bir iş yapmaması. Kaynak üreten, profesyonel davranışlarda bulunan, sorun çözen yönetim kurulu üyeleri olmalı. Adı üstünde, yönetim bir ekiple kurulla yapılan iş. Tek bir kişiye bu sorumluluğu devretmemek gerekiyor. Yani, sahada olduğu gibi, yönetim işinde de takım olmak önemli. Bir kişinin üstün başarısına ya da kişisel meziyetlerine bağlı kalırsak, aynı sorunları yeniden yaşarız.

10 Haziran 2015

Sezon Analizleri #2

Memleket seçim sath-ı mahalinden umutla, mutlulukla çıktı. Tek adamın tahtı sarsıldı, yeniye dair bir umut belirdi. Gerçi memlekette iyi giden tek şey Demirspor diye yazdıktan sonra paldır küldür düştük; kaleci hocamız Yaşar Hoca'ya sempati yaptıktan sonra neredeyse gol yeme rekoru kırdık. O yüzden şimdi de dilimizi ısıralım.

Şimdi de Demirspor yeniden seçime giriyor. Selahattin Aydoğdu'nun yeniden aday olup olmayacağı belirsiz. Genel itibariyle yönetim bu yıl başarılı oldu. Sayısal verilere şu anda hakim değiliz. Borcu arttığı söyleniyor ama bu sezon takım için harcanan para, önceki yılların uçuk paralarına göre daha makul seviyede. Yönetimin en önemli hataları, devre arası transfer dönemini iyi değerlendirememeleri, transferde nazlanan Umut'a çok fazla para ödemeleri (ve karşılığını alamamaları) ve daha da önemlisi son düzlükte takım dağılırken ağırlıklarını koyamamaları oldu. Bazı yönetiricilerin kötü Türkçe'yle yazdıkları twitler, profesyonel görüntümüze yakışmadı. Store, websitesi, sosyal medya gibi olumlu adımların karşısında, bu acemilikler açıkçası sırıttı.

Daha da önemlisi, son haftalardaki sessizlikleri ile kafalarda soru işareti bıraktılar. Belki de, takımın gösterdiği başarı yeterli oldu ve "gelecek sezona biz yokuz arkadaşlar" diye futbolculara mesaj verildi; onlar da bu mesaj gereği yelkenleri indirdi. Bunları tamamen hayal gücümden uyduruyorum, ama Demirspor'da olmayan şeyler de değil. Yönetim, yeterli ve gerekli açıklamaları yapamadığı ölçüde bu tür spekülasyonlara da kapı araladı.

Şimdi gelecek sezonun planlamasına bir an önce geçilmeli ama ne yazık ki yine meseleler açık seçik konuşulmuyor.

Teknik ekip ve futbolcular açısından sezon çok geç başladı ancak iyi gitti. Çoğu kiralık ve dar kadroya rağmen, az atan ve yiyen bir takım görüntüsündeydik ilk dönemlerde. Maçları rahat bir şekilde olmasa da, disiplinli oyun ve mücadele ile lehimize çevirdik. Takımda yıldız ya da oyunu çevirecek yaratıcı oyuncu eksikliği hep hissedildi. Neredeyse her maç, bir iki oyuncunun ekstra performansıyla ayakta durduk; bazen Tayfun, bazen Attamah, bazen Hüseyin ve son dönmelerde Özgürcan. Son 5-6 haftada bu ekstra oyuncuyu bulamadığımız için takım çöktü biraz da...  Özgürcan Özcan, 2008-09'da Sakarya'daki 17 gollük performansının ardından ilk kez 10 gol barajını aşıp 4'ü kupada olmak üzere 15 gole ulaştı bu yıl Demirspor formasıyla. Bir nevi ikinci kez doğmuş oldu burada. Beykan, ligte 7 gol ve Oğuzhan da 5 gol attı. Timur da yine 4'ü kupa olmak üzere toplam 10 golle takımın golcülerinden oldu. Abdülkerim Bardakçı (ligte 31) ve Attamah (ligte 32) toplam 40 maçta forma giyerek rekora imza attılar; neredeyse bu sezon uyurken bile Demirspor formasıyla yatağa girdiler. Son dönemde kızak yese de Oğuzhan da en çok forma giyen oyuncularımızdan oldu. Yiğitcan ise 4 ay süren sakatlığıyla, iyi başladığı ligi kötü bitirdi.

Teknik ekipte, bugüne kadar net bir başarısı olmayan Ünal Karaman'la yola çıkarken tedirgindik tabii ki. Ama toplama takımı gerçek bir takıma çevirmesi bizi memnun etti. Yine de bazı maçlarda kadroda yaptığı rotasyon, oyuncu tercihleri bizi şaşırttı. Özellikle maç sırasında işler kötü giderken müdahale eksiklikliği, biraz da kulübenin iyi olmaması nedeniyle, Süper Lig şansını kaçırmamızda etkili oldu. Yine de pek çok takımın teknik direktör değiştirdiği ligte tek hocayla sezonu tamamlamak başarıdır.


3 Haziran 2015

Sezon Analizleri #1: Başarısız Değiliz

2014-15 sezonu analizlerine başlamadan önce genel çerçeveye bakmak gerekirse, bu sezon bizim için başarılıdır. Tabii ki son düzlükte iyi değildik ama 3. sezonumuzda 2. kez play-off oynadık. Sezona damga vuran AKP ve Federasyon destekli takımlar, zaten sezon başından sırıtıyorlardı. Bunların korunup kollandığını hemen her maçta gördük; Osmanlı'nın kullandığı penaltı sayısı, rakiplerinin gördüğü kırmızı kart, tribünlerine usulsüz taraftar alımı vs gibi uygulamalarla zaten tarafsız olmayan bir ligte mücadele ettik. Tarafsız olmayan, lekeli bir ligte, olabilecek en iyi mücadeleyi verdik.

Taraftarı olan takımlar her zaman sorun çıkarma ihtimali olan takımlardır. Çok pasolig sattınız diye bizi pohpohlasalar da, istedikleri taraftar profili ortada. Taraftarı güçlü olan bir takımın Süper Lig'te olmasını istemiyorlar. Federasyon, taraftarsız bir futbol istiyor.

Bu sezonun sürprizi Demirspor'du aslında. Bu kadroyla kimse bizi şampiyonluk adayı göstermiyordu. Ama özellikle ikinci yarıda yakaladığımız hava, bizi yukarıda tuttu. İlk 6'da olan, Süper Lig'ten düşmüş takımlar kadrolarını çok bozmadı; özellikle Kayseri zaten yabancılarıyla fark yarattı. Bizim ligin ilk günlerinde kurulmuş kadromuz, biraz taraftarın itmesi, biraz şans, biraz diğer takımların hatlarını iyi kullanmamızla yukarılara tırmandı.

20 yıl sonra bu kadar Süper Lig'e çıkma şansımızı kullanamadık ama bu sezon bize çok şey öğretti. Süper kadrolarla, çok paranın bu işin zorunlu yolu olmadığını gördük. Kazanma alışkanlığını yakalamak, takım olmak her şeyden önemli. Teknik ekip-yönetim-taraftar uyumu bizi başarıya taşıyacak esas formül. İsimler değişse de bundan sonrası için bu güzergahtan ayrılmamak gerekli.

2 Haziran 2015

Suyla Temizlenmez

Pislikleriniz suyla temizlense keşke, yine de Demirsporlu gereğini yapıp size bir imkan sunmuş, temizlenip arının diye, ama nerde...

Foto: DHA

1 Haziran 2015

Playoff | Adana Demirspor:2-Antalyaspor:0

Lige galibiyetle veda ettik. Rezil Federasyonuyla, işbilmez TRT'siyle, tetikçi hakemiyle, işbirlikçi takımlarıyla savaşa savaşa çekildik arenadan. Keşke biraz da yönetim savaşsaydı. Şu maçı 1 tl yapacak kadar taraftarını tanımamış bir yönetim. Son 5 hafta net bir açıklama duyamadığımız, kamuoyunu yönetemeyen bir yönetim. Her şey profesyonelce giderken bu kadar kötü bitirmemelilerdi.

Ünal Karaman yine çok önemli bir maçta garip bir kadroyla çıktı. Bu takımın kötü gidişinin nedeni Oğuzhan mıdır? Toplam 22 gol atan üç oyuncu yedekti. Beykan, Özgürcan, Oğuzhan. Taktiği Hüseyin'in ortaladığı, Alles' in indirdiği, Timur'un vurduğu toplara göre kurmuş. Ama bu taktik işlemedi. Orta sahada organize olamadık. İlk yarıda, ilk maçın ve son haftaların en kötüsü kaleci Buda ile ayakta kaldık. Keşke şu topların bir ikisini ilk maçta çıkarsaydın!

Rakibe kurduğumuz baskı iki gol getirdi, Timur'la kaçanlar çok fazlaydı ama asıl, tetikçi Ali Palabıyık'ın fişi çekmesiyle takım dağıldı. Bu maça atanması bile başlı başına mesajdı.

Sezonun analizini tekrar yaparız ama bu maça daha avantajlı bir skorla çıkmalıydık.