Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kutal etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kutal Texas'a Gidiyor...

Az önce Kutal aradı ve "Texas'a gidiyorum abi, var mı bi isteğin" dedi. "Bufalo üstünde en uzun süre duran Demirsporlu ünvanını al da gel" dedim. "Ayıp ettin abi, bir tane değil sürüsünü idare ederim ben" dedi. Alacağı ünvan o olmayacak tabii, doktora yapmaya gidiyor bu azimli bilim insanı. Master'ı da Lozan'daydı sanırım. Bize oradan haberler geçmişti birkaç kere. Şimdi beklentimiz, Texas'tan Tom Miks hikayeleri, ABD'nin en muhafazakar eyaletlerinden birinde "ayık olun, hişş" diye kenara çektiği iri kıyım yankileri nasıl Demirsporlu yaptığını anlatması... Trajik ve bok kokulu Mersin yolculuğunda, satılmış Adanaspor maçında onunlaydık; o bize güç verdi her zaman. Tayfa'nın davudi sesli babayiğidine, zihni hür, irfanı hür bilim insanına iyi yolculuklar ve bol şans oralarda...

Diğerleri

Bu yazıda bizim ülkemizde ve yakın çevremizdeki her ülkede en çok ilgi gören spor dalı olan futbol hakkında bir şeylere değinmeyeceğim. Futbol'un ilk örneklerinin Sümerler'e kadar uzandığı söyleniyor. Modern futbolun ilk örneğini Romalı askerlerin gösterdiği söylenir ama günümüzdeki şekline en yakın halinin İngiltere'de ortaya çıktığı bilinmektedir. Peki, şu soru akla geliyor mu? Futbol bütün dünya ülkelerinde kendi içlerinde en çok taraf toplayan spor mudur? Cevabı tabii ki hayır. Ek bilgi olarak söylemek isterim ki, burada zaman buldukça futbolun en çok gündemde olmadığı ülkeleri ve onların tutkusu olan spor dalını burada sunmayı düşünüyorum. İlk örnek olarak, Amerikan Futbolu örneğini vereceğim. Amerika'da futbol denince kimse kesinlikle bizim futbolumuzu aklına getirmiyor, onların aklında sadece Amerikan Futbolu çağrışım yaratıyor. Ve her bir takım kendi şehrinde milli takım olarak görülüyor. Bizim için şehir dışı diye tabir ettiğimiz şehrin bölümlerinde yer alan m...

Mr. November

Herkese merhabalar, Ben özür dilemekten bıktım artık, vefasızlık benim yaptığım. Size burada bir şarkıyla seslenmek istiyorum. Disconnectus , eminim ki, bayılıyordur bu parçaya. Grubun kendi evindeki konserdeki yayınları.... http://www.youtube.com/watch?v=UPsykXDZN4s This is nothing like it was in my room In my best clothes Trying to think of you This is nothing like it was in my room In my best clothes The English are waiting And I don't know what to do In my best clothes This is when I need you The English are waiting And I don't know what to do In my best clothes I'm the new blue blood, I'm the great white hope I'm the new blue blood I won't fuck us over, I'm Mr. November I'm Mr. November, I won't fuck us over I wish that I believed in fate I wish I didn't sleep so late I used to be carried in the arms of cheerleaders I'm the new blue blood, I'm the great white hope I'm the new blue blood I won't fuck us over, I'm Mr. Novem...

Gelir kaybı ???

Biraz önce okudum haberi açıkçası çok şarşırdım ve kaygılandım. Yüzde 10 olan İDDAA'dan gelen pay, bundan sonra binde 8'e çekilmiş 2. ve 3. ligler için; bu bir manada çok büyük gelir kaybı. Büyük ligde olanın daha da büyümesi , küçük ligde olanın daha da küçülmesi demektir. Çok yanlış bir karar. Çok... kaynak : http://www.ntvmsnbc.com/id/24987040/

İyi ki Doğdun Büyük Adam :))

Bugün tayfamızın en göze çarpan isimlerinden Kutal kardeşimizinde doğum günü. Kendisi şimdi gurbette ama her daim yanımızda. İyi ki doğdun koca adam :)) Gür sesinle nice besteler söylemen dileğiyle. Seviyoruz seni...

Bologna

MONDIALI ANTIRAZZISTI'nin gerçekleşeceği şehir olan Bologna'yı burada biraz okuduğum ve bildiğim kadarıyla anlatmak istiyorum. Bologna Kuzey İtalya'daki Emilia-Romagna bölgesinin başkentidir. Şehir Alp Dağları etekleriyle , Po Irmağı arasında kurulmuştur. Batıdaki en eski üniversite Bologna Üniversitesi'dir. Kuruluş tarihi 1088dir. Bologna 19. yüzyıldaki tarihi eserlerin yeniden yapılandırılmasına kadar eski hüviyetini ve tarihi şehir yapısını koruyan Avrupa şehirlerindendir.İtalyanlara göre yemeğin başkenti Bologna,ve zilyon tane müze var. Tek günlük 6 Avro , 3 günlük 8 Avro olmak üzere müzelere sınırsız giriş yapılabiliniyor. İtalyan salamları ve Bologna'ya uygun salamları varmış. Bütün millet bayılıyor zaten bunların salamlarına. El yapımı tortellinoları da denenmeye değermiş.

Şirketleşme ve yeni statü

Hepimizin dile getirdiği gibi,şirketleşme UEFA tarafından er ya da geç bütün klüplere dayatılacak. Bu şirketleşme burada bahsettiğimiz gibi 2 türde olabilir, ya tek kişiye el bağlayacağız ya da halkın takımı olduğumuz gibi halka arz edileceğiz. Yeni statü bir bakıma bu geçişin zorlaması gibi de görülebilir. Bu seneye kadar genelde 5 grup halinde ayrım yapılırken aynı bölgenin takımları bir grupta toplanıyordu. Biz de ya doğu ya da ege grubuna dahil oluyorduk. Yol masrafları daha az oluyordu nispeten. Yeni statüyle beraber , gruptan çıkmak için 1/15 şans var, takım sayısı aynı hemen hemen ama daha dişli mücadele olacak. Yol masrafı artacak , daha lokallikten uzak bir lige adım atılıyor. Bunun faydaları da olacak zararları da, ilk geçiş senesi acaba şirketleşenlere mi yarayacak. Belirli zamandan sonra yeri garantileşen, ve şaibe karışacak klüpler olmayacak mı??

100000'e ...

Evet çok çok az kalmış, 100000'den sonraki yazıyı burada daha çok hakkı bulunan abilerim yazsın istedim. Gerçekten bir şeylerin beraber başarıldığını ve belli sayıda bir kitleye ulaşmışız kozmopolit yapımızla. Ben kendi adıma beni buraya yazar olarak alan herkese ve yazılarımı okuyan okumayan herkese teşekkürü borç bilirim.

Başımız Sağolsun

Eski Galatasaraylı ve Fenerbahçeli Sedat Balkanlı, 12 yıldır savaştığı ALS hastalığına yenik düşmüş. Yakınlarınaın ve bütün spor camiasının başı sağolsun. Sedat Balkanlı bir kez milli olmuş Norveç'e karşı forma giymiş ve o maçta da kafa golüyle hafizalarımızda yer tutmaktadır. ALS hastalığının tam nedeni bilinmemektedir , normalde doktorlar 2 sene ömür biçmesine rağmen 12 yıl dirayetle savaşmıştır. Tekrar Allah'tan rahmet , sevenlerine başsağlığı dileriz.

Deplasman ama her manada

Burada bu konuyla ilgili fazla açıklamada bulunmayacağım, burada bahsi geçen hiçbir takımla münasebetim ya da sempatim yoktur. Sadece deplasmana giden bütün takımların taraftarlarının öyle ya da böyle en az bir kere maruz kaldığı bir olay var bu yazıda. Yerel zihniyetin bazen ne kadar acımasız olaylara yol açtığının kanıtı. Yazı Sedat Tunalı'ya aittir. "Sivas valisini tanımıyorum, ismini dahi bilmiyorum ve bu yazıyı yazarken ismini de özellikle öğrenmek istemedim ki, eski bir gazeteci sayılabileceğim için geçmişten kalan herhangi bir tortu, sadece bu yazı özelindeki eleştirimi etkilemesin. Beni bu yazıyı kaleme almaya iten; aralarında öğretim üyeleri, devletin saygın memurları ve üniversite öğrencileri de bulunan onlarca Trabzosporlunun gece yarılarına dek cep telefonuma yankılanan bitmeyen isyanlarıydı. Kısa bir araştırma sonrası,söylenenlerin ciddiye alınması gerektiğini öğrendim. Olay şuydu; Trabzonsporlu taraftarların bir kısmı, kendilerine ayrılan biletlerin tükenmesi üze...

Futbol'un manası

Böyle bir başlığı seçmemin nedeni, futbolun farklı kültürlerde nasıl bir platformda izlenildiği ve algı farklılıkları üzerine bir yazıyla uzun aradan bsüre bloga dönmek istedim. Bazılarımızın bildiği üzere yaklaşık 3 aydır İsviçre'deyim. Dün Neuchatel'e işlerim sebebiyle gitmiştim şansıma işler iyi gitmedi ben de beraberimdeki arkadaşla hadi maça gidelim dedik. Uzun süredir maç atmosferinden uzaktım ; gerçekten özlemişim, en son Denizli Belediyespor maçına gitmiştim. Neuchatel 1970'te kurulan , Türkler için hiç de yabancı olmayan bir klüp. Galatasaray'la yapılan maç hala dillerindeymiş laf aramızda. Stadda herkes istediği gibi oturmuştu ama gene de bütün biletler numaralı kapasitesi 10000 civarında çok modern bir stadyumda oynanıyor maçlar. Stadyum Avrupa Şampiyona'sında maçlara ev sahipliği yapmasa da Neuchatel'de çok fazla Portekizli olduğu için ,Portekiz Milli Takımı'nın burada kamp yapması sağlanmış halk desteğiyle ve stadyum bu yüzden (tam emin değilim)...

Metin Yıldız

Metin Yıldız'ın kariyer değişikliğinin etik olarak ne kadar doğru olduğu tartışmaya açık değildir. Bunla ilgili görüşlerimiz sadece bizim camiamızda olan birşey değil, ulusal medyada da yankı buldu: "...Ç. Rizespor, Adanaspor'u yenerek nihayet üst üste iki galibiyet almayı başardı. Kalan haftaları da kazanarak geçip, ikinci yarıya avantajlı başlamak istiyorlar. Yapılan genel kurulda şirketleşme kararı aldıklarını da eklemeden geçmeyelim. Kötü gidişi durdurmak için Metin Yıldız'ı göreve getiren Adanaspor'da değişen pek bir şey yok. Takımımız Şekerspor'u da manasız bir şekilde iki kez çalıştıran Yıldız için iki çift laf etmek boynumuzun borcu ama tabii: Hocalığına, teknik bilgisine bir şey söylemeyelim ama daha 10 gün önce Adana Demirspor'u çalıştırırken, hemen ardından Adanaspor'un başına geçmek sahiden nasıl bir futbol etiğiyle açıklanabilir? Hayatta insanları manalı kılan biraz da duruşları, dünyayı algılayışları değil mi? Yıldız, iki takım arasındaki ...

Selam Olsun Tayfaya

Tayfama, Hepinizi ayrı ayrı çok özledim, pankartları, sloganları gördükçe içim içime sığmıyor. Bir yandan ulan şimdi orda olmak vardı diyorum. Belgesel çekimlerine de katılamadık, iyice ayrı düştük. Bu seneki toplu katılımlı ilk deplasmanınızda Yolunuz Açık, hedefiniz 3 puan olsun. Hepinizi tek tek kucaklıyorum. Yumurta pörtletmeden dönmek yok VERTUMNUS bey.

Küba-Amerika

Dün sadece Erivan'da 2 ihtilaflı ülke maç yapmadı, okyanusun karşı kıyısında Küba'da en son 1947'de Pan-American oyunlarında karşılaşan ABD ve Küba milli takımları yaklaşık 50 yıl sonra tekrar karşılaştı.. En son Küba'da oynanan maçta Küba ABD'yi 5-2 yenmişti. Dünkü maçı ABD kazandı ve Küba ile oynadığı maçlarda 1947'de oynanan maç hariç hiçbirinde yenilmeme geleneğini sürdürdü.

Turgutluspor:2 Adana Demirsporumuz:1

Öncelikle yazarlarımıza ve blog okuyucularımıza bir özür borçlyum, daha bu sabah internete kavuşabildim. Umarım katkı yapmaya devam edeceğim. 2.haftada ilk mağlubiyetle ve puan kaybıyla tanışmış olduk.Golümüzü Mehmet Türk attı.Rakip takımı ilk yarıda ve ikinci yarıda attığı gollerle 2-0 öne geçti , tek sayımız 74. dakikada geldi.

Sıkıldık ya!

Uzun zamandır , blogumuza yazı yazmadım ve yazamadım! Demirsporlular olarak sabrediyoruz, şakayla karışık acınası demeçler, bizleri üzen ve kızdıran kongre görüntileri( bizleri küfür etti diye eleştirenler , yerel ve ulusal basının önünde birbirlerine küfrettiler), en kötüsü bunların artık biliçsizlik değil artık "art"-niyet olmasıdır. Elbette bu kaos beni korkutuyor ama kaostan bu sefer istenmeyenlerin iktidarı değil umarım masmavi bir ortamda Demirspor çıkar. Her zaman olduğum gibi umutluyum, ve sabrediyorum!

Kansızlık....

Bundan yaklaşık 1.5 ay önce İlker Avcıbay'ın Manisasporla anlaştığı yazılıyordu basın organlarında, bununla ilgili İlker yaptığı açıklamada "Ben bu kadar kansız değilim" demişti. Devran döndü, vucudunda kan kalmadı demek ki arkadaşın: http://www.ajansspor.com/futbol/tff1lig/h/20080618/ilker_ve_Burak_Manisasporda.html Ne diyeyim, bu kadar yanar döner olmak hiç kimseye yakışmıyor,boş mukaveleye ne oldu İlker Bey.

Tanımlama

Mağlubiyet sonrası dönüşte direk bir gönderi girmiştim. "Şimdilik" başlığı altında , burada kalemdaşlarım olayları hem tarihsel hem de son 2 seneki süreç bakımından özetlemişlerdi. Uzun zamandır yazmadım, hem yoğunluk hem de olanları uzaktan izleme gereksinimi hissetmek bu uzun aralığa sebeptiler. Bugüneymiş nasip. Ben son 2 senenin karşılıklı olarak biraz değerlendirmesini hem de olup bitenleri kendi çerçevemdeki görünüşlerini aktaracağım. Geçen seneyle bu senenin ilk farkı başlangıç ve tecrübe farklılığı , 2 sezonun ilk maçlarından olan ilki geçen seneki Cizrespor (yanlış hatırlamıyorsam), diğeri Mersin İdman Yurdu maçı oyun kalitesi olarak çok farklıydı. Bu sene daha oturmuş bir takım , daha birbirini tanıyarak oynayan futbolcuların ortaya koyduğu bir futbol vardı. Nitekim bu tecrübe ve adaptasyon evresini geçirmiş Demirspor klasman gruplarında geçen seneye göre daha rahat bir görünüm çizdi. Bu takım Türkiye kupasında ilk 8 e kaldı ki grubundaki 3 süper lig takımına rağmen...

Kendimce...

Bu yazıyı yazayim mi yazmayim mi diye çok düşündüm ama dayanamadım. Herkesin görebileceği bir analiz var: Adana Demirspor maç seçiyor. Örnekler: Şanlıurfa maçı, Giresun Maçı, MİY Maçı. Bu şu manaya geliyor; yarın gene elimiz yüreğimizde bir maç seyredeceğiz. Bu geriye alan 3 takım bizden 2 gömlek aşağıdalar lakin içim zerre miktar rahat değil. Biz bu "oldu, bitti" havasını atamazsak ve gerekli motiveyi sağlayamazsak... Neyse dilimizi ıssıralım ve konu kapansın diyelim. Biz de taraftar olarak kampa girelim.