Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kadınlar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Özgecan Aslan

Yine bir kadın öldürüldü vahşice, bu kez yanı başımızda, hepimizin yolunun kesiştiği yerlerde, bizim yöre insanının canını emanet ettiği TOK minibüslerinde. Bu durumun bireysel sapıklıkla, kişisel günahla, gözü kararmayla falan açıklanabilir yanı yok artık.  Bu kolektif bir düşüncenin ürünü cinayetler. İktidarın kadını aşağılayan her adımının günlük hayatta yansımasi bunlar. Memleketin el birliğiyle zeminini hazırladığı olaylar. Sokakta kadın dövmenin normalleşmesinden başlayıp, tek başına gezen her kadının tehdit altında olduğu,  yolda yalnız yürümekten korkar hale geldiğimiz bir dönem.  Ama durun, iç güvenlik yasası çıkıyor, "sık ulan sık"çı polisimiz bizi koruyacak! Özgecan'ın ve anıtsayac.com'a giren her kadın cinayetinin müsebbibi, Türk halkının vahşi iradesi ne yazık ki.

Tebrikler Botaş

Pek çok alanda olduğu gibi basketbolda da kadın sporcular erkeklerden daha iyi konumda, voleybol zaten bu alanda en öne çıkan alan. Adana'yı da başarıyla temsil eden Botaş, yine kadınların gücünü gösterdi, play-offlarda yarı finale yükseldi. Rakip Galatasaray. Botaş bu yıl Avrupa'da da çok iyi işler yaptı. Tebrikler! http://www.tbf.org.tr/detay/2014/04/08/bota%C5%9F-yar%C4%B1-final-biletini-kapt%C4%B1

Demirsporlu Kadınlara Özel Alkış

Erkek seyircilerin 3 maçlık cezası nedeniyle tribünlerde kadın taraflarımız yer aldı. Seyircisiz maç demek istemiyorum, çünkü kadın ve çocukları yok saymış oluyoruz bu şekilde. Hele ki bu 3 maçta müthiş destek veren Demirsporlu kadın taraftarlara, genç kızlara ve çocuklara büyük bir alkış yapmak gerekli. 3 maçta da 90 dakika verilen destekle takım seyircisiz kalmadı; besteyse beste ıslıksla ıslık herşeyi yaptılar. Hepsine çok teşekkürler.  Şimşekler Grubu'ndaki arkadaşların belki bu konuda özel bir girişimi olursa, bir teşekkür metni yayınlanırsa çok güzel olur.

Bir Kadının Ölümü

ABD vatandaşı Sarai Sierra'nın Türkiye'de kaybolduğu haberinin ardından çok rahat bir şekild kesin öldürülmüştür diye düşündük. Türkiye'de kadına yönelik cinayetler, erkek şiddeti, koca dayağı o kadar sıradanlaştı ki, ABD'li kadının da öldürüldüğüne şaşırmadık. Ajan mıydı, burada ne işi vardı, çeşitli komplo teorileri üretildi. Doğru da olabilir. Aslında sorun, o haberi duyduğumuzda hissettiğimiz normallikti; bir insanın ve kaybolan bir kadının ölümündeki normal hislerimizdi. Ölümün, şiddetin sıradanlaştığı bir ülkede yaşamın değeri ayaklar altındayken, yaşama dair mücadelelerin önemi daha artıyor. Vatan gazetesi'nde Müge İplikçi'nin kaleminden: (  http://haber.gazetevatan.com/Haber/511469/1/Gundem  ) "Biz bu topraklarda ‘yalnız bir kadının başına her türlü felaket gelir, cesaretini sakın sınamaya kalkma’ cümlesiyle büyürüz, bacaklarımızı sürekli bitiştirerek. Cesaret... Her daim esarete göz kırpabilen o pırıltılı sözcük! Elimizden kaçıp gider her sefer...

Kadıköy'de Kadınlar...

Dün Fenerbahçe-Manisaspor maçı, tribünleriyle çok farklıydı. Seyircisiz maç cezasına gelen istisnayla, kadınların ve çocukların stada ücretsiz alınması uygulaması ilk kez gerçekleşti. Maçı izlemedim, bu sabah görüntüleri kısaca gördüm. Tribünlerden sürekli yükselen çığlıklar ve tiz tezahürat sesleriyle keyifli bir maç olmuş gibi görünüyor... Tabii eleştirilecek çok yanları çıkabilir: Kadınların erkekleşmesi bunun başında geliyor. Kadınların tribünde ve sporda daha fzla yer almasını savunan bir blog için, bu gelişmeyi es geçmek olmazdı. Aşağıya Vatan ve Hürriyet'in sitelerinden aldığım birkaç ilginç kareyi de ekliyorum. Bizim bu hafta İStanbul'daki Eyüp maçı da seyircisiz. İstanbul'daki kadın taraftarlarımız da böyle bir uygulama için başvurabilirler.

Kadınlar Günü

Memlekette neredeyse hergün bir kadın öldürüyor, işyerlerinde tacize uğruyor, ayrımcılığa maruz kalıyor. Yoksulluğun derdini ençok kadınlar çekiyor. Bunun üstesinden gelmek için kadınlar ya erkekleşiyor ya da boyun eğiyor. Sonuça her iki yol da çözüm değil. Çözüm daha adil ve eşit bir dünya için kadının emeğinin ve hikayelerinin de tarih sahnesinde rol alması. Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.

Taciz, Tecavüz, Erkeklik

Bu konuda yazacaklar oldukça birikti aslında. "Raillife" (adı bile sakil!) dergisindeki rezalet, özel ilgi alanımıza girdiği için, ayrıca iğnelenmeyi bekliyor. Ama bugün Pınar Öğünç'ün yazdıkları (Antirazzisti öncesi Radikal Cumartesi'de bizimle söyleşi yapmıştı) hem farklı bir açıdan olayları görmesi hem de blogta düzensiz de olsa bu konuda anlatmaya çalıştığımız meseleyle örtüşmesi açısından kritik: "Taciz görmüş biriyle iki cümle konuşmamış, tecavüze uğramanın ne demek olduğu konusunda zerre kadar fikir ve his sahibi olmayan bir mahluk, kendi zihninin karanlık dehlizlerini ortaya serercesine kadınların ne giydiğinden, ne giymediğinden söz ederken aslında sadece kadınlardan mı söz ediyor? Bu adam, bu kafa sadece kadını mı ‘seks objesi’ olarak görüyor böylelikle? Yüzlerce beyin kıvrımı, milyonlarca sinir ucu sahibi, onlarca çeşit organ içinde sadece bir tanesinin hükümdarlığında yaşayan aciz bir canlı olarak çizilen erkeklerin, sadece erkek olmaktan dolayı söyle...

Kadına Karşı Şiddetle Mücadele...

Blogun ilk zamanlarında bu yana, kadın-spor-gündelik hayat-şiddet ekseinde haberler vererek, tam da erkeklern hakim olduğu bir alan olan futbol blgoları üzerinden kadına karşı şiddete kontra çekmeye çabalıyoruz. Bugün, 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü'nde bir kez daha hatırlamamız gereken durumlar var. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2002'de 66 olan kadın cinayeti, 2007'de 1077'ye, 2009'da ilk 7 ayında 953'e ulaştı. Resmi olmayan verilere göre 2009'da 1126 kadın öldürüldü. Türkiye'de 2007'de Ayşe Gül Altınay ve Yeşim Arat'ın "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet" araştırması sonuçlarına göre; * Her üç kadından birinin fiziksel şiddet görüyor. * Her 100 kadından 35'i "Hayatı boyunca" eşinden en az bir kez fiziksel şiddet görüyor. * Kocalarından boşanmış veya ayrılmış kadınların fiziksel şiddet deneyimi yüzde 78, Diğer detaylara buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. İstanbul Feminist Kolektifi'nin kadincinayet...

Ters Açı

İlginç bir bakış açısı:)

Dünya Kadınlar Günü!

Video: Kadına Şiddete Hayır Benzer: kadın , şiddet , hayır , kötü Bir kadın, internet üzerinden yayın yapan bir derginin talebi üzerine bir ‘Kadınlar Günü’ yazısı yazar. Yazıya yine internette izlediği, açıklamasında ‘Kudüs’te bir erkekle dans ettiği için linç edilen kız’ yazan bir videoyu anlatarak başlar. ‘ Düşünüyorum da, o videoda aslında sadece kadınlar vardı. Bir kız çocuğuna ve onlarca erkeğe, bir kızın bir erkekle dans etmesinin suç/günah/yasak olduğunu, bu ortaya çıktığında bunu yapan kızı -erkeği değil- anında şiddetle cezalandırmanın, bunu olabilecek en aşağılayıcı/iğrenç şekilde yapmanın, -ibret olsun diye herhalde- kaydedip yayınlamanın doğru olduğunu öğreten, kendisi öğretmediyse bile öğretenlere izin veren kadınlar vardı. ’ diyerek devam eder sözlerine ve sonrasında ülkemizdeki türbanlı ve çarşaflı kadınlara getirir sözü. Betimleme ilginçtir, zira şöyle der: ‘ Kendi coğrafyamızda doğru olanın, başlarını, vücutlarını, bozulmasın diye hava almayacak şekilde ambalajla...

Cem Garipoğlu, Hüseyin Üzmez ve diğerleri...

Çocuk tacizcisi Hüseyin Üzmez, 15 yıl cezaya çarptırıldı. "Mahkemedeki iyi hal"inden ötürü cezası 13 yıla indirildi. Taraftarlara biber gazı sıkma konusunda üstün performans gösteren polis, 6 küsür ay boyunca bir "çocuk"u yakalayamadı. "Çocuk" kendisi teslim oldu. Maksimum 18 yıl minimum 3 yıl cezaya çarptırılması bekleniyor. Normal mahkemede değil, "çocuk mahkemesi"nde yargılanacakmış Cem Garipoğlu. Suç işlediğinde 18 yaşını doldurmasına 8 ay varmış daha. Ne hoş, adalet sistemimiz tam kitabına uygun işliyor! Mahkemedeki iyi haller dikkate alınıyor, katillerin yaşları net olarak tespit edilip ona göre uygun mahkemeye sevk ediliyor! Bu ülkede 17 yaşındaki çocuğu idam ettiniz siz! Aklınız neredeydi o zaman?? Paranın karşısında eğilip bükülüyorsunuz değil mi? Bir "çocuğu" yakalayamıyorsunuz 6 ay boyunca değil mi? Doğru düzgün yargılayamıyorsunuz, yargılasanız bile doğru düzgün ceza veremiyorsunuz değil mi? Allah belanızı versin! Allah hepi...

UEFA Women's Euro 2009

UEFA Kadınlar Avrupa Şampiyonası bu sene Finlandiya'da yapılıyor. Yaz aylarının rehavetinden olsa gerek, organizasyonun haberini ancak grup maçlarının sonuna girebildik. Üç grupta toplam oniki takımın yarıştığı şampiyona 10 eylüldeki final maçı ile sona erecek. Şu an üç grupta maçların neredeyse tamamı oynandı, sadece C grubunun son iki maçı kaldı. Turnuvada oynanan karşılaşmaların skorları ve mini puan durumunu aşağıda bulabilirsiniz. Gruplarda Finlandiya, Hollanda, Almanya ve Fransa bir üst tura çıktı. Son grupta İsveç, İngiltere'ye farklı mağlup olmadığı müddetçe bir üst tura çıkacak. İngiltere ve İtalya'nın kaderi oynayacakları ve rakiplerinin maçlarına bağlı.

Hayatınızda Bir Gün Bile Kadın Olmanın Ne Demek Olduğunu Düşündünüz Mü?

Dünya üzerinde şu an her üç kadından biri şiddet görüyor. Biz blogumuzda kadına ayrımcı olmayan hatta onun da yanında olan insanlar olarak kendimizi tarif ediyoruz. Ama galiba biz de biraz unutuyoruz. Kendimizle beraber size de hatırlatalım biraz ve soralım; "Hayatınızda bir gün bile kadın olmanın ne demek olduğunu düşündünüz mü?"

Çankırı Belediyespor'da Kadın Başkan

Olağanüstü kongre sonucunda Çankırı Belediyesporun başkanlığına Anadolu Gösteri Merkezi işletmecisi Sevda Karaali Şireci seçildi. Sevda Şireci, geçtiğimiz seçimlerde AKP'den aday adayı da olmuş ancak aday olamamamıştı. Çankırı Belediyespor ise uzunca bir süredir sıkıntılarla boğuşuyordu. Bir süredir belediye ile görüşmeler halinde olan Şireci'nin spor kulübünü şirketleştirerek satın almak istediğini, ancak belediyenin takım üzerindeki nüfuzunu tamamen kaybetmek istememesi nedeniyle bu işi yokuşa sürdüğü haberlerini okumuştum. Şu anda orta yolu bulmuş görünüyorlar. İşin bu politik manevralarından ziyade benim için olayın özü bir futbol kulübünün kadın başkanı olmasıdır. Güzel ve cesaret verici bir örnek olduğunu düşünüyorum.

Demir Store'a Kadın Eli...

Şimşekler Grubu'nun emekleriyle açılan ve yine bizzat grup üyelerinin enerjisiyle ayakta kalan ADS Store, bir süre önce kulüp yönetimine devredildi ve adı da Demir Store olarak değiştirildi. Demir Store'u yönetimine de bir iş kadını, Manolya Gençoğlu getirildi. Spor ürünleri sektöründe deneyimli Manolya Hanım'a, Demir Store'daki çalışmalarında da başarılar diliyoruz.

Temmuz'da 17 Kadın Öldürüldü

Bianet.org'un haberine göre, Temmuz ayında Türkiye'de 17 kadın, erkekler tarafından öldürüldü. Site, gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine konu olan şiddet, taciz ve tecavüz haberlerinin çetelesini tutuyor; hasır altı edilen bir mevzuuyu ifşa ediyor. İşte bunlardan birkaçı: -Ankara'da Yıldırım Beyazıt Araştırma Hastanesi'nde annesi ameliyat olan 15 yaşındaki A.S.'ye hastanenin temizlikçisi ameliyathanede cinsel saldırıda bulundu. A.S. şikayetçi oldu. -Kırıkkale'de lokantada bulaşıkçılık yapan S.D. (42) önce lokanta sahibi C.K. ardından da kendisini pazarladığı arkadaşları H.G, Ö.B, ve soyadı belirlenemeyen H.'nin tecavüzüne uğradığını iddia edip polise başvurdu. Polis C.K.'yi "Cinsel saldırı ve fuhuşa teşvik etmek" suçlarından gözaltına alırken, diğer üç zanlı henüz yakalanamadı. -İstanbul'da ayrı yaşadığı eşi Dilek Daşdanoğlu'nun cep telefonlarına gelen mesajları bahane eden Tahir Daşdanoğlu, hemşire eşini kafasına tek kurşun sıkarak ö...

Kadına Karşı Şiddette Tescilli Ülke

Pazar gününün durgunluğunu, kadına karşı şiddete son tavrımızla bozalım: Geçen hafta içi AİHM'den gelen bir haber, Avrupa'daki "ayrıcalıklı" konumumuzu tescilledi. Türkiye, "vatandaşını aile içi şiddete koruyamadığı için" mahkum edilen ilk Avrupa ülkesi oldu. Mahkeme, Türkiye'nin şiddet gören bir kadını, savcılığa başvurduğu halde, kocasından koruyamayarak ayrımcılık yaptığına hükmetti. Darp ve ağır yaralama ve cinayete teşebbüsten hakkında dava açılan kişi, "kanıt yetersizliği" gerekçesiyle yaptırımla karşılaşmamıştı ve konu AİHM'e taşınmıştı. Başbakan'a göre, karar utanç verici, olaylar ise münferitti. Malum, münferit vakalar cumhuriyetiyiz. Tüm şiddet olayları, bir anlık sinirle, kendini kontrol edememeyle, provakasyonla, tahrikle açıklanıyor. Bunun toplumsal ve siyasal arka planı irdelenmek istenmiyor. Yüce Türk milletinin en yüce değerlerinden olan aile ve kadın, "gerektiği zaman" ilk gözden çıkarılacak unsurlar olmaya ba...
Tüm annelerin anneler günü kutlu , evlatları yanıbaşlarında olsun...

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

Dünya Kadınının ortak sorunu; Şiddet, taciz, ayrımcılık... Dünya Kadınlar gününün "resmi olarak" 28. yılını kutluyoruz... Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1857 yılında Amerika’nın New York kentinde başladı. Konfeksiyon ve tekstil fabrikalarında çalışan 40.000 işçinin insanlık dışı çalışma koşullarına ve düşük ücrete karşı başlattığı grev, polisin saldırısıyla kanlı bitti. Saldırı sırasında çıkan yangında çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı. 1910 yılında Danimarka’nın Kopenhag kentinde toplanan 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında, Almanya Sosyal Demokrat Parti önderlerinden Clara Zetkin, bu yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart gününün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi. Kadın hakları hareketini, özellikle oy hakkını onurlandırmayı amaçlayan Kadınlar Günü önerisi oy birliği ile kabul edildi. 1975 yılında Dünya Kadınlar...

Basın Ahlakı Yerlerde Sürünüyor...

Her ne kadar bir spor blogu olsak da kimi zaman spor dışı konulara da blogumuzda yer veriyoruz. Bu yazının konusu da spor dışından, tüylerimi diken diken eden, sinirlerimi zıplatan bir haber ile ilgili. Haberin detayını vermek istemiyorum. Kısaca değineceğim. 2-3 gündür habercilik yaptığını sanan bazı internet sitelerinde 15-16 yaşlarında genç bir kız ile bir şahsın ilişkiye girdiği, bu ilişkinin tecavüz olarak nitelendirilmesini o genç kızın çıplak halde gülümserken adam tarafından çekilen fotoğrafın engellediği belirtiliyor ve hiç utanmadan, sıkılmadan, o kızın içinde bulunacağı ruh hali, sokağa çıktığında neler düşüneceği, ailesinin kendisini nasıl hissedeceği dikkate dahi alınmadan, sosyal sorumluluk bilincinden yoksun bir şekilde o çıplak fotoğraf yayınlanıyor. Sonra da bunun adına habercilik, bunu yayınlayana da basın deniyor. Haydi değerli basın, kendinizle yüzleşin, bunu da yazın...