Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bekir Çınar'ın 'Yayınlanmamış' Röportajı

Gazeteci Vartan Estukyan, geçtiğimiz yıl Adana Demirspor-Livorno maçında Merhum Başkanımız Bekir Çınar'la yaptığı fakat herhangi bir yayın kuruluşuna vermediği röportajı bugün, "BirGün" gazetesinde yayınladı. Gazete, bu röportajı internet sayfasında manşetten verdi. Aynen Aktarıyorum: Neden bir ‘Barış maçı’ yapma gereği duydunuz? 1997’den beri, İtalya’da ‘ırkçılığa karşı’ bir futbol turnuvası düzenleniyor. O turnuvaya katıldıktan sonra, Livorno taraftarlarıyla bir dostluk bağı oluştu aramızda. Sonra bu dostluk ilişkisi devam etti. Biz de göreve geldikten sonra sezon açılışımızı dost bir takımla yapmak istedik. İlk olarak, bizim gibi demir yolu işçileri tarafından kurulan Levski Sofya takımı ile yapmayı düşündük. Fakat onlar Şampiyonlar Ligi’nde yer aldıkları için yoğun programları nedeniyle gelemeyeceklerini belirttiler. Bizler de Livorno ile görüştük. Livorno’ya biraz kendimizden, ilkelerimizden, felsefemizden ve tabiri caizse asi duruşlu bir kulüp olduğumuz

Yeni Pankartlar ve Protesto

fotoğraflar: adanademirspor.com ve sanaldarbe1940.blogspot.com (Sensizlik İçimizde Haykıran Gurbet)

Adana Demirspor - Konya Şeker Maç Değerlendirmesi

Geçen sene ilk maç sonunda çok umutlu olduğumu yazmıştım nedense Demirspor taraftarına hep umut veriyor. Ta ki sona gelinceye kadar. Bugün izlediğim takım açıkcası bana yine umut verdi sonu gelir mi gelmez mi bilinmez ? Takım 4-2-3-1 sistemi ile oynadı bu maçta. Kalede Emrah , sağ bek Atahan , sol bek Caner , ortalarında Murat-Erol , önlerindeki ikili de İlhan ile Ali Kemal , sağ açık Cihan ,sol açık Timuçin , forvet arkası Ali Cemal ve ileride Ertan takımın dizilimiydi. Maçın genelinde mücadele eden bir takım vardı. Mümkün olduğunca pas yapmaya çalıştık. Geçen senenin vur ileriye ne olursa olsun mantığı yoktu. Defansta ise sürekli topun arkasında kaldık saldırmak yerine defansı önde kurarak rakibi sıkıştırdık. Maç boyunca rakibe pozisyon vermedik.Açıkcası geçen seneye bakaraktan bu sene daha mücadeleci daha bu lige uygun bir takım vardı sahada. Oyuncu değerlendirmesi yapmak gerekirse geçen seneden keşke kalsaydı diyeceğimiz kimse olmayacak gibi duruyor. Kaleci göze batmadı sadece

''O'' 'nun için...

Beyazları giyecek bugün 5 Ocak tribünleri...''O'' da yanımızda olacak,içimizden biri olarak üzerindeki beyazıyla...Mavi Şimşekler ''Koca Çınar'' için sahaya çıkıyor ve maraton başlıyor.Bu maratonun sonu şampiyonluk olsun! Bekir Çınar için oynayın!!!

Sezon Başlıyor

Canımız sıkkın, boğazımız düğüm düğüm, moralimiz bozuk... Zaten yerlerde sürünen şevkimiz, Bekir Çınar'ın vefatıyla iyice yerle bir. Bir sezon daha başlıyor. Geçen sezon başında vertumnus, Muharrem Gülergin'in sözlerini taşımıştı buraya, 30 Mayıs 1973'te Milliyet'te çıkan sözlerini. Şöyle diyordu FOFO: "Yılmadık, çalıştık. Kar, yağmur, tipi demeden şehirden şehire dolaştık. Şampiyonluğumuzu, çalışmamıza borçluyuz. Futbolcu kardeşlerimizin ağzından bugüne dek bir şikayet kelimesi çıkmadı. Hepsi de tek bir şey için and içmişlerdi, o da şampiyonluktu..." (Tamamını okumak için buraya tıklayın .) Biraz cesaret, biraz umut, çokça çalışmak! Yeniden deplasman trenleri, soğuk otogarlar, uykulu molalar... Pankart asan ellere, davulu dinleyen kulaklara güç veren, aynı his. Yorgunluğa, yılgınlığa, kırgınlığa rağmen sesini daha çok duyurmak; mavilacivert bayrağı yükseltmek için, daha fazla FOFO ruhu... Yıllardır takılı kaldığımız bu çukurdan kurtulmak, kendimizi

Konya Şeker üzerine...

Şekerspor'ları severim. Onlar da Demirsporlar gibi, memleketin kalkınma hamlesinin önemli bir parçasıydı. Şeker Fabrikaları, tıpkı demiryolları gibi, kuruldukları tüm yörelerde sosyal ve kültürel yapıyı etkilemiş, bahçeleri-lokalleri-tesisleriyle şehirlerine renk katmıştır; spor kulüpleri de keza bir başka sosyal görevi başarıyla yerine getirmişlerdir yıllarca. Sporun sistemli ve kurumsal bir yapı kazanmasında Şekerspor'un yetiştirdiği isimlerin önemli payları vardır. Şeker sektörünün bilinçli bir şekilde tırpanlanması ile Şekerspor'lar da birer birer kapılarını kapattı. Sektör, pancar yerine mısırdan şeker elde etmek üzerine yeniden kurgulanıyor. Mısır daha ucuz, üretimi düşük maliyetli ancak şeker oranı da düşük ve sağlığa zararlı yanları bulunuyor. Biz mısırdan daha kaliteli şeker elde etsek de yurtdışındaki biriken mısır şekeri fazlası, üzerimize üzerimize geliyor. Halihazırda mısır, dünyanın -daha doğrusu ABD'nin- mucizevi yiyeceği durumuna geldi. Neredeyse herşey

Futbolun Zemini

Memleket futbolunda zilyon dolarlar dönüyor; imajlar yenileniyor, sponsorlar gelip gidiyor; her yıl daha renkli, daha parlak, daha gürültülü geçiyor. Ama futbolun oynandığı zeminler gün geçtikçe kötüleşiyor. Liglerin bir kısmı başladı; birçok maç canlı yayınlandı, gördük ki Türkiye'nin her yerinde durum aynı: Futbolun zeminini sağlamlaştırmadan, sadece cilasıyla ilgileniyoruz. Çünkü futbolu aslında sevmiyoruz. Sevseydik, önce onu oynamak için koşulları iyi hale getirirdik. Stad girişlerinde-çıkışlarında, maç izlerken eziyet çeken taraftar, sahada top süremeyen, çukura takılıp sakatlanan futbolcular.... Sıcaktı, soğuktu, yağmurdu çamurdu derken, şu zeminleri bir tülü adam edemedik. Stadları işin ehline vermiyoruz. Bu iş nasıl yapılır öğrenmiyoruz. Dünyanın başka yerlerinde ne yapılıyor, araştırmıyoruz. "Drenaj" desen, Balkanlarda bir semt olarak biliniyor... Cebimizde paralarla, plazaların tepesine erdi başımız ama ayaklarımız hala patates tarlasında!

Ziraat Türkiye Kupası

Ziraat Türkiye Kupası'nda 2010-2011 sezonu, 1. Kademe maçları ile başlıyor. Toplam 72 takımın yer alacağı Ziraat Türkiye Kupası'nda 1. Kademe kuraları bugün çekildi. Toplam 36 takımın tek maç eleme usulü ile mücadele edeceği 1. kademe maçları 1 ve 2 Eylül tarihlerinde yapılacak. Demirspor'umuzun rakibi ise 3.Lig 3. Grupta yer alan Kırıkhanspor. Gruptaki eşleşmeler: Anadolu Üsküdar 1908-Eyüpspor Güngören Belediyespor-Gaziosmanpaşaspor Darıca Gençlerbirliği-Gebzespor Bandırmaspor-TKİ Tavşanlı Linyitspor Balıkesirspor-Körfezspor Konya Torku Şekerspor-Göztepe Torbalıspor-Akhisar Belediyespor Turgutluspor-Menemen Belediyespor Tokatspor-Yimpaş Yozgatspor Türk Telekomspor-Keçiören Beypazarı Şekerspor-Çorumspor Keçiörengücü-Bugsaşspor Akçaabatspor-Araklıspor Pazarspor-1461 Trabzon Kırıkhanspor-Adana Demirspor İskenderun Demirçelikspor-Adıyamanspor Yeni Malatyaspor-Siirtspor Belediye Vanspor-Şanlıurfaspor

Transferler?

Takımın kadrosu neredeyse baştan aşağı değişti. Okurlarımızdan Taylan Solgun bir dosya hazırlayıp göndermiş yeni transferlerle ilgili, yaklaşık 12 sayfa uzunluğunda koca bir metin. Bu kadar detaya pek gerek var mı bilemiyorum; benim asıl merak ettiğim bu transferlerin maliyetinin ne olduğu ve ilk günlerdeki açıklamalardan sonra 180 derece dönüşün neden yaşandığı. Mustafa Tuncel göreve geldiğinde, eski yanlışlardan ders aldığını ve bundan sonra futbolcuya çok para harcamayacağını söylemişti. Özellikle menajerlerin oyununa gelmeyeceklerini ve futbolcunun kendisiyle görüşeceklerini de vurgulamıştı (İnanamadık ama gerçekten söyledi). Soner Hoca da gençlerle deneyimlilerin karması, dengeli bir kadro kurmak istediğini belirtti ve oturaklı açıklamaları ile umut verdi. Bu çizgilerini koruyacakları konusunda şüpheliydim, ki daha önce yazmıştım; beklediğimiz gibi oldu. O açıklamalar bir anda unutuldu. Şu ana kadar 19 transfer gerçekleşti. İsimlere baktığımızda, yarısı 25 yaşının üzerinde. Be

Teşekkür...

Kötü günümüzde gerek internet üzerinden ve gerekse birebir yanımızda olan herkese teşekkür ederiz. Kafamı toparlayıp yazamadım bir türlü birkaç gündür, atlanılmış sanılmasın. Hemen hemen tüm takım taraftarları taziyelerini ilettiler, sağolsunlar. Mersin İdman Yurdu taraftarları (Şeytanlar Grubu) ve Adanaspor taraftarları (Turbeyler) bildiğim kadarıyla cenazede de bulundular. Kendi adıma söyliyim, çok önemli bu. Gerçekten sağolsunlar. Kulüp bazında resmi taziyeleri de oldu. İlgiyle takip ettiğim, bazen "aynı benim düşündüğümün turuncusu bu" dediğim Adanaspor taraftar güncesi Kaplanpenche bir "Bekir Çınar Turnuvası" önerdi. Eksik olmasın, hem acılı günümüzde yanımızda oldu hem güzel bir fikir verdi. Beykoz taraftarlarının Semt Aşığı nedeniyle bendeki yeri apayrı, onlar da acımız paylaştılar...Beşiktaş Çarşı ve Balıkesirspor görebildiğim kadarıyla kendi ana sayfalarına da taşıdılar taziye dileklerini... Atladığım varsa, göremediğim varsa affola, gözüm pek bir şey g

O Tesisin Adını Değiştirelim...

İki öneri: Tesislerin adı değişsin. O uğursuz ad gitsin oradan. "Bekir Çınar Tesisleri" olsun. A.D'nin solkolu M.T kabul etmez, biliyoruz. Ama diretelim. (foto:tebevolimo.blogspot.com) İkinci öneri togepy'den: Uzun süre Şimşekler Grubu'nun yerleşik olduğu ve grupla özdeşleşen Kapalı B Üst tribünün adı, "Bekir Çınar Tribünü" olsun. Değişimin ilk ve sembolik adımları olsun...

Adana Demirspor Bir Can Aldı...

Sonunda bu da oldu. Adana Demirspor, bir can aldı. Bir insan, Adana Demirspor nedeniyle hayatına son verdi. Belki tek neden bu değil ama en büyük nedenlerden biri. Bu camia bir insanı öldürdü. Bunun ne demek olduğunun farkındasınız, değil mi? Elbirliğiyle bir insanı öldürdük. Bunu yapanlara, dur, diyemediğimiz için biz de suçluyuz. Bir araya gelip karşı cepheyi öremediğimiz için suçluyuz... Yazdık-çizdik. Demirspor, bir talan düzeniyle yönetiliyor; bu ağalık-paşalık dönemi bitsin dedik. Ayakları yere basan, 21. yüzyıla yakışan bir kulüp yönetimi kurulsun istedik. Hesaplar açıklansın, bütçeler şeffaf olsun, kim ne kadar para alıyor-harcıyor-kazanıyor bilinsin dedik. Kişilere bağlı değil, kurumsal bir kimlik olsun istedik. Bir taraftar olarak, kulübün gerçek sahipleri olarak, sesimizi yükselttik. Bu konudaki girişmilere destek verdik, vereceğimizi söyledik, elimizi taşın altına koyduk. Etimiz budumuz belliyken... Kafana göre değil, kafanı kullan Demirspor dedik. Ama Demirspor kafasın

aytaç aga, büyük adana bürokratları v.b... eserinizle gurur duyun

bir önceki yazıda disconnectus erectus un yazdıklarına ve ben okuyana kadar bırakılan ilk 2 yoruma imzamı atarım. kanuni olarak hiçbir şekilde ispat ya da iddia edemeyiz ama manevi olarak suçlu olduklarını bildiğimiz katilleri biliyoruz. evet aytaç aga ve onun kulu kölesi olan adana büyükleri. Bekir Çınar bir proje üretti, baltaladınız. Yardım toplamaya çalıştı, toplatmadınız. telefonlarınızı kapattınız, yalnız bıraktınız. çaresizliğe ittiniz. zaten adamı takımın başına getirirken dünya kadar borç batağının altına sokmuştunuz. oradan kurtulmak için çırpındıkça, siz elinden tutup dışarı çekmek yerine bataklığın iyice içine gitmesi için ittirdiniz. yılmadı adam, yılsın diye işyerine zabıtaları saldınız, açık arattınız, boğdunuz, bunalttınız.. belki amacınız bu değildi, sadece size bağlılığını bildirip itaat etmesini istiyordunuz ama iş çığırından çıktı ve sayenizde o güzel insan dayanamayıp aramızdan ayrıldı.. peki bu şehrin aklı başında düşünebilen insanlarının ahlarının peşinizi bıra

Bekir Çınar'ı Kim Öldürdü?

Bekir Çınar'ı, Adana Demirspor'un 15 yıllık yönetim mantığı öldürdü. Daha fazla harca, en çok sen harca mantığı öldürdü. En çok transferi sen yap ki en büyük Demirsporlu olasın, en çok para harcayan en iyi başkandır mantığı öldürdü. Onu harcadıkça biriken borçlar öldürdü. En çok borcu takıp giden başkanlar öldürdü. En büyük Demirsporlu geçinip, temliklerini söke söke alan mantık öldürdü. Bekir Çınar'ı arkadan kuyu kazma mantığı öldürdü. Yüzüne gülüp, ardından işler çeviren iki yüzlüler öldürdü. Kumpas mantığı ve ayak oyunları öldürdü. Destek için kapısında bekledikleri, telefonuna cevap vermeyenler, verdiğinde yüzüne kapatanlar, verdiği sözü tutmayanlar öldürdü. Bekir Çınar'ı projelerine bile isteye taş koyan, onlar yürümesin de Demirspor bana muhtaç kalsın diyen mantık öldürdü. Bekir Çınar'ı, başkanlıkta başarısız olsun diye kişisel işlerine taş koyan mantık öldürdü. Sadece benim adamım kazansın, diğerleri ne yaparsa yapsın diyen mantık öldürdü. Benden değilsen

KOCA ÇINAR...

Sevinin bu büyük başkana dil uzatanlar...O artık yok...Kına yakın!!!

Koca Çınar'ı kaybettik...

Sözün bittiği yer neresiyse, oradayız...

Eser Özaltındere'den Adana Günleri...

"takımın kamplarında oynanan oyunlardan en önemlisi 'basra' adı verilen ve piştiye benzeyen bir oyundu. Arkadaşlar arasında sürekli bu oyunu oynardık. Ve bu oyunlar her zaman çok kanlı geçerdi. Birbirimizi kızdırma nedeniyle alınan tad inanılmazdı. Yenilen uzun süre kendine gelemezdi. Özellikle Koza Oteli'nde oynanan oyunlarda rahmetli Şükrü Ağabey'in üzerine çok gidilirdi. O oyunların en aranan ismi yine malzemeci Kelle Kadir ve masör Rıza idi. Diğer çok kızan isim ise Tombik Ahmet'ti. Şükrü Ağabey çok sinirlendiği için, biraz da üzerine gidince zaman zaman kağıtları yırttığı, hatta yediği olurdu. (...) Biz basrayı Demirspor lokalinde de oynardık. Aynı heyecan orada da yaşanırdı. Bu lokalin müdavimleri çoktu. Hepsi de başlıbaşna özellikli insanlardı; Burun Recai, Kedi Melih, Sabit Oktan, Pilot Nuri, İhsan Ağa, Özbek Özler, Fehri Gez vb... Hatırladığım kadarıyla lokalin işletmesi Puto Mustafa ile Necati Ağabey'e aitti. Pilot Nuri de en büyük basracılardan

15.Yıl

"Adana'nın bir devrinde sporla iştigal edip de onunla yol arkadaşlığı yapmamış insan yok gibidir. Kimine hocalık, kimine babalık, anternörlük, idarecilik yapmış bu dev adamın lafı geçtiğinde herkes büyük bir saygı (halen sağ ve karşılarındaymışcasına) ile iç geçirerek Muharrem Ağabey diye lafı açıp kimi zaman gülrek kimi zaman içlenrel anılarını nakleder. 1995 sonrası Demirspor'un tek patronu konumuna gelen Aytaç Durak ise kısa pantolonla tahta perdeli stadyumda maçlarını seyrettiği Muharrem Ağabey'in karizmasının kendisini Demirsporlu yaptığını birkaç kez dile getirmiştir getirmesine de ne hikmetse adını bir bulvara vermeyi veya Demirspor'la özdeşleşen Sular Kavşağı'na onun şahsında bir sporcular heykeli dikmeyi düşünmemiştir. Ve daha acısı bir dönem Gülergin Kanunlarının K'sinin kalmadığı bir kulüp haline gelmiştir Demirspor." (Hulusi Kılıç/Çukurova'da Sporun Altın Kozası"/Adana Futbolu kitabı içinde/syf. 50) "'Rıp rıp', &#

"Demirsporlu Olmak"

Konuk Yazarımız ve sıkı takipçimiz, Nadir Avşaroğlu, Demirsporlu olmanın kendisi için ne anlama geldiğini aktarıyor. Güzel bir haftasonu yazısı olarak perşembeyi beklemeden ekliyorum. Belki de Nadir Abi'nin yazısı, diğer başka yazarlar ve konuklar için öncü olur; "Demirsporlu Olmak sizin için ne demek?" konseptli yazı serisi başlar, kim bilir? -- Çocukluğumda oturduğumuz apartmanda, benden iki yaş büyük Yücel Abi vardı, Demirsporluydu. Yücel Abi'yi severdim, o yüzden Demirsporlu oldum. Hele bir de, kendine artık dar gelen Demirspor formasını bana verince. O formayı ilk defa giyip, evin arkasındaki Vali Sahası’nda maç yapmaya gittiğim günü hiç unutmam. İsmail’in ortası ile bir de kafa golü bile atmıştım. Bu satırlarda daha önce Geyik1940 yazmıştı. http://demirgibiyiz.blogspot.com/2010/05/bir-sehir-iki-takm-bir-gozlem.html O yazının devamında yine Güntekin Onay anlatır. Geçtiğimiz yıllarda Çukurova Üniversitesi'nde bir ödül törenine katılmış, uçağa yeti

FOFO...

Tarihin cilvesi midir? 15 Yıl önce küme düştüğümüz sezon Muharrem Ağabey'i de kaybetmiştik. Demirspor için bir kırılma noktası da diyebileceğimiz bu durum, belki de uzunca bir süre geri gelmeyecek başarılı bir dönemin de kapanışını anlatıyordu bizlere. Fofo'nun sevenleri 7 Ağustos Cumartesi günü Asri Mezarlıktaki kabristanı başında olacak! Işıklar içinde yat Muharrem Ağabey... Bkz. ( http://muharremgulergin.blogspot.com/ )

Yeni Sezon Yaklaşırken...

Yeni sezona bir aydan az zaman kaldı. Ne olursa olsun, sezon başlarında bir heyecan duyulur. Bu sene de önce ezeli ve ebedi başkanımız MT'nin 180 derece dönüşü ve Büyük Soner'in vakur açıklamaları ile umutlandık. Daha doğrusu şaşırdık. Daha önce aynı şekilde başlayıp farklı şekilde biten onlarca hikayenin boynu bükük kahramanları olduğumuz için, yine temkinliliğimizi koruyoruz. Önceki yıllarda da aynı temkinlililği gösterdiğimizde, bizi şüphecilikle suçlayanlar da aynı temkinlilikte... Bir şekilde, ortak bir noktada buluşmak, sevindirici. Hiçbir isme, hiçbir teknik adama, hiçbir transfere bütün umudumuzu vermemeyi öğrendik. Umudumuz, hala ve yalnızca demir kanatlarda... Umutlandıran açıklamalar, yerini eyleme bırakınca, yine benzer görüntüler oluştu. "Paramız yok, ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız, borcumuzu kapatmak birinci görevimiz, kendi oyuncularımıza şans vereceğiz" diyenler, yine selefleri gibi onlarca transferin altına girdiler, altyapıdan oyuncularımıza

Kutal Texas'a Gidiyor...

Az önce Kutal aradı ve "Texas'a gidiyorum abi, var mı bi isteğin" dedi. "Bufalo üstünde en uzun süre duran Demirsporlu ünvanını al da gel" dedim. "Ayıp ettin abi, bir tane değil sürüsünü idare ederim ben" dedi. Alacağı ünvan o olmayacak tabii, doktora yapmaya gidiyor bu azimli bilim insanı. Master'ı da Lozan'daydı sanırım. Bize oradan haberler geçmişti birkaç kere. Şimdi beklentimiz, Texas'tan Tom Miks hikayeleri, ABD'nin en muhafazakar eyaletlerinden birinde "ayık olun, hişş" diye kenara çektiği iri kıyım yankileri nasıl Demirsporlu yaptığını anlatması... Trajik ve bok kokulu Mersin yolculuğunda, satılmış Adanaspor maçında onunlaydık; o bize güç verdi her zaman. Tayfa'nın davudi sesli babayiğidine, zihni hür, irfanı hür bilim insanına iyi yolculuklar ve bol şans oralarda...