27 Ağustos 2011

Coşkun Özarı...

Geçtiğimiz Haziran ayında kaybettiğimiz Coşkun Özarı adına düzenlenen turnuvayı Demirspor kazandı.

Alınan sonuçlar şöyle:

Adana Demirspor 2 - 1 Akyurt Şekerspor
Adana Demirspor 2 - 1 Galatasaray A2








25 Ağustos 2011

2011-2012 Formaları



Yeni sezon formalarımızın fotoğrafları internete düştü. Çubuklu ve parçalının yanı sıra bu yıl farklı olarak beyaz üstüne mavi-lacivert bantlı forma dikkat çekti. Düz beyaz formadan çok çok daha iyi.

Başkan'ın Sözleri

Ergun Kara'nın 5 Ocak gazetesi için başkan Levent Özveren'le yaptığı söyleşide iki noktayı öne çıkarmak istedim. (Haber:http://www.5ocaknews.com/haberler/spor/kendi-donemimizin-borcu-olmayacak.html)

İlki, takımda yönetim krizi olduğuna dair görüşlerimizi doğrulayan sözler: "Yönetimde 5-6 kişi de olsa, diğer arkadaşlar vakit ayıramıyorlar ama destekleri var. Manevi destek bazen yetmeyebiliyor. Kulüple ilgili zaman zaman sorunlar oluyor, yönetici gerekiyor. Takım Bolu'ya kampa gitmişti. Uygun olanı ne, orda bir yönetici olması gerekiyordu. Önce otorite olması gerekiyor. Orada bir sıkıntımız doğuyor. Arkadaşların kendi şahsi işi var."

Demek ki yönetim kurulumuz çalışmıyor, sadece başkan veya vekili işlere koşturuyor. Bolu kampına sadece 1-2 yöneticinin gitmesi bunun göstergesi. Geçen yılki takım içi disiplinsizlik de...

İkincisi, taraftara dair sözler. "Taraftar kulübün gerçek sahibidir. Ben önceleri ciddi taraftardım; şimdi başkanım. Taraftar bu işi benden iyi biliyor. (...)taraftar daha meraklı bu işe; futbolcunun geldiği yeri, yeteneklerini biliyorlar. Benim taraftarla sıkıntım olmaz. Bakıyorum taraftar içinde banka uzmanı bile var. Ve her meslekte taraftar var."

Başkan, taraftara olan saygısını dile getiriyor. Ama taraftarın sözlerine de kulak vermesi gerekli. Bir türlü bitirilemeyen projelere daha dikkatle eğilmeli. Dahası, hemen yanındaki Bekir Sıtkı Özer'e dair taraftarın eleştirilerini dikkate almalı. Ne yazık ki söyleşide buna dair bir cümle göremiyoruz.

Türk Futbolu Krizde


Türkiye futbolu bataklığın içinde. Futbolumuz, büyük bir yönetim krizi içinde. Şike soruşturması ile başlayan batış süreci, geri dönülmez hale geldi. Türk futbolunun görmezden gelinen krizi, suratımıza vuruluyor. Bu durumda en iyi yol, en yukarıyı temizlemek, ama alt tarafı da unutmamak.

Maçların yayın hakkını satıp, bol sıfırlı ve dolar yeşili çerçeve ile bu bataklığı çevrelemek, içeriği değiştirmiyor. Statlarımız hala insanlık onuruna aykırı, zeminlerimiz berbat, kulüpler borç batağında... Neredeyse her yıl 2.lig statüsü/grupları değişiyor; 1.lig play-off sistemi yenileniyor. 3. ligi kaldırmayı denediler, hala bir gelişme yok. Tabii bunlar çerçevenin köşesinde olduğu için görmezlikten geliniyor.

Türk futbolu, tüm o havalı görüntüsünün altında, aslında feodal beylerin elinde; kulüplerimiz de çiftlikten farksız. Pahalı transferler, renkli görüntüler futbolu sevmemizi sağlamıyor. Çünkü, futbolu değil takımlarımızı seviyoruz. TFF de herşeyden öte Lig Tv'yi seviyor.

Futbolu canlandırmak için alınan play-off kararı, sadece Lig Tv'nin çıkarları için düşünülmüş bir kaçıştı. Dün UEFA'dan gelen Şampiyonlar Ligi kararı ile, bu kaçışın da önü tıkandı. Bataklıkta olduğumuzu bir daha hatırladık.

TFF bir karar almak yerine süreci öteleyince, UEFA bu kararı aldırdı. Sonuçta futbolumuzun bu haliyle sürüdürülemez olduğunu ortaya koydu.

Gelinen noktada, "Süper" Ligi durdurmak en iyi karar olacaktır. Bu krizde oynanacak lig, daha büyük sıkıntılar doğurur. 1 yıl boyunca herkes alt ligleri takip etsin ve oralarda neler oluyor görsün. Herkes memleketinin takımına sahip çıksın, sempati duyduğu takımları takip etsin, herkesten nefret eden de takımının altyapı maçlarına gitsin.

22 Ağustos 2011

Coşkun Özarı Turnuvası

Resmi sitemizde yer almamakla birlikte Milliyet Gazetesi'nin haberine göre; 27.08.2011 tarihinde Ankara'da Coşkun Özarı anısına mini bir futbol turnuvası düzenlenmiş. Adana Demirspor Cebeci Stadı'nda. Bizler de orada olacağız...

''Teknik direktörlük kariyeri boyunca Türk Milli Takımı, Galatasaray, Şekerspor ve Adana Demirspor’u çalıştıran merhum Özarı’nın anısına düzenlenecek turnuvaya, Galatasaray, Akyurt Şekerspor ve Adana Demirspor katılacak.

Ankara Cebeci Stadı’nda 27 Ağustos Cumartesi günü yapılacak turnuvayı, 45’şer dakikadan oynanacak maçlar sonrasında 2 galibiyete ulaşan takım kazanacak.

Turnuvada oynanacak karşılaşmalar öncesinde Acun Ilıcalı, Rıdvar Dilmen, Sinan Engin, Faik Çetiner, Behzat Uygur, Süheyl Uygur, Güntekin Onay, Selçuk Yula, Gökmen Özdenak, Yavuz Seçkin ve Murat Özarı’dan oluşacak şöhretler karması ile Ankara şöhretleri karması arasında gösteri maçı oynanacak.

...

Turnuvada, 27 Ağustos günü Akyurt Şekerspor-Adana Demirspor saat 15.30’da, Galatasaray-Adana Demirspor saat 16.30’da, Akyurt Şekerspor-Galatasaray ise saat 17.30’da karşı karşıya gelecek.
''

Haberin tamamı için tıklayınız.

Turnuva'dan Kareler#2

Turnuvanın açılış konuşmasını ve kura çekimini Turhan Demirdal yaptı:



Sahadan kesitler:




Penaltı anları:



Turnuva'dan Kareler#1

(Bekir Çınar Turnuvası Ankara Tayfası Kadrosu: Ayaktakiler-Türkay, Abdullah, Onur Biçer, Levent; Oturanlar- Sezai, Hakkı, Yavuz, Mustafa.)




(Maç öncesi rakiple toplu foto)





(Pankartımızı astık)




(Tunuva pankartı)

"Birlikte Güçlüyüz, Bölünürsek Düşeriz"

Bekir Çınar'ı Anma Futbol Turnuvası, tamamen taraftar örgütlerinin organizasyonu olarak tarihi bir önemdeydi. Kurumsal destek almadan, taraftarlar kendi inisiyatifleriyle bu işi organize etmeyi başardı. Farklı düşünen Demirspor taraftarları, kendilerini birleştiren doğru bir eksende ortaklaşaca iş yapabileceklerini gösterdiler. Bu, Adana'da bir ilkti.

Bu organizasyonu her yıl daha öteye taşıyarak geleneksel hale getirmeliyiz. Sorun kimin kazandığı değil, taraftarın bir araya gelme, konuşma ve iletişim kurma gücünü yüksek tutmasıdır.

Takımların gerçek sahipleri taraftarlardır; onların bir araya gelişi yönetimlerin geçiciliğinin ve ayakoyunlarının ötesinde bir anlam taşıyor. Yönetimler de bu gücün farkındalar ve her daim kendi yanlarında tutmak için ellerinden geleni yaparlar.

Adana basını da bu etkinliği birkaç satırla geçiştirmeyi uygun gördü. Çünkü hangi tarafta olduğunu onlar da biliyor, biz de...

Onların Demirspor'una karşı bizim Demirsporumuz için, taraftarın gücünü göstermeye devam etmeliyiz!


21 Ağustos 2011

Mardin Deplasmanı İle Başlıyoruz


Fikstür çekildi. 11 Eylül'de Mardin deplasmanı ile macera başlıyor. İkinci hafta içeride Bandırma ile oynuyoruz. 3. hafta İstanbul'da rakip, Eyüp.

Diğer detaylar için şu adrese bakabilirsiniz:
http://www.tff.org/Default.aspx?pageId=976

Bekir Çınar'ı Anıyoruz#4: Futbol/Dostluk Turnuvası

Dün, cumartesi günü, Adana'da Demirspor taraftarlarının kendi inisiyatifleriyle organize ettikleri Bekir Çınar'ı Anma Futbol Turnuvası düzenlendi. Ankara Tayfası olarak biz de bu etkinlikte yer aldık.

İtalya'da Mondiali Antirazzisti'de giydiğimiz "efsane forma"yla sahaya çıktık. Gurbette Demir Gibiyiz pankartımız da alandaki yerini aldı.

İlk turda rakibimiz 1940 Taraftarlar Derneği oldu. Rakibimize 2-0 yenildik. Maçın kora kor geçtiğini söyleyebiliriz. 6 saat yol kat etmiş, göbekli orta yaşlı ve gözlüklü ekibimiz, 1940'lıların dış transfer destekli cevval kadrosuyla başa baş mücadele etti. Rakibin yedekli kadrosu da zinde kalmalarına yardımcı oldu. Her ne kadar ilk 15 dk'dan sonra tek kaleye dönüşse de rakibine iyi direnen Tayfa, son iki dakikada yediği gollerle turnuvaya erken veda etti.

6 kişilik ekibimizi 8'e tamamlayarak kadromuzu renklendiren Şimşekler Grubu'ndan Levo Dayı (Levent Abi) ve Sezai'ye de özel teşekkürlerimizi sunarız.

Rakibimiz, bizi yendikten sonra finale kadar yükseldi. Turnuvayı ise 1940 Taraftarlar Derneği'ni 5-2 kazanan Şimşekler Grubu kazandı. Yarı finaledeki Şimşekler Grubu-İstanbul Tayfaası maçı, turunvanın en renkli karşılaşması oldu. Normal süresi 2-2 biten ve penaltılarda da eşitliği bozulmayan maç, o anda alınan kararla altın gol uygulamasına gitti. Ancak iki taraf da uzun süre gol kaydetmeyi başaramazken, futbol adına müthiş hareketler sergilendi ve izleyenler için tam bir futbol ziyafeti oldu.

Turnuvayla ilgili diğer detaylar ve fotoğraflara daha sonra yer vereceğiz.

19 Ağustos 2011

2011-2012 Kırmızı Grup

(Uygulama: Mustafa Uçar)

Yol, ulaşım ve kilometre hesapları yapma zamanı. Fikstür pazar günü çekiliyor.

Grubumuz Belli Oldu

Adana Demirspor, 2011-2012 sezonunda Kırmızı grupta şu takımlarla mücadele edecek:

Kızılcahamam (Pursaklarspor), Etimesgut Şeker, Bandırmaspor, Mardinspor, Altınordu, Körfez, Kırklareli, Eyüp, Ünye, Fethiye, Alanya, Denizli Belediye, Adıyaman, Sarıyer, Çankırı Belediye, 1461 Trabzon.

Kısa bir analiz yapmak gerekirse: Grupta üst ligden düşen takım bulunmuyor. Geçen sezon Kırklareli doğrudan; Ünye, Altınordu ve Denizli Bld., playofflarla 3.ligten 2. lige yükselmişti. Adıyaman, Fethiye, Eyüp, 1461 Trabzon, Pursaklar ile aynı gruptaydık. Bandırmaspor'a, playofflarda elenmiştik iyi bir takımdı. Şanlıurfa gibi transfer şampiyonu bir takımla eşleşmemek de iyi sayılabilir.

Resmi Site ve Bekir Çınar

Gözardı edilemeyecek bir tespit:

"Resmi sitede rahmetli Bekir Abi ile ilgili tek satır haber dahi yer almaması nasıl bir zihniyet tarafından yönetildiğimizin göstergesidir!"

17 Ağustos 2011

Bekir Çınar'ı Anıyoruz#3: Futbol Turnuvası, Bekir Çınar T-Shirt'ü ve Fanzin

Planlanma sürecinde fikirsel olarak destek verdiğimiz Bekir Çınar anmalarına, fiziken de destek vermek için cumartesi günü Adana'ya gideceğiz. Akşam saatlerinde bir futbol/dostluk turnuvası düzenlenecek. Şimşekler Grubu'nun organizasyonuyla farklı alanlarda örgütlü Adana Demirspor taraftarları Bekir Çınar'ı anmak için bir araya gelecek; sembolik maçlar yapacaklar.

Bununla birlikte, etkinlik kapsamında t-shirt ve Tebe Volimo Fanzin-Bekir Çınar özel sayısı da hazırlandı.

Ankara'daki arkadaşlardan t-shirt ve fanzin isteyenler bizlere maille ulaşabilirler: demirgibiyiz@gmail.com

Talebe göre ekstra tshirt ve fanzini Adana'dan getirebiliriz.

BENİ AYAĞA KALDIR…



Onur Biçer arkadaşımızın yazısıdır:

"Neden Gittin Başkanım…
Ben bu camiada senden başka kimseye başkanım diyemedim ki…
Yahu neden gittin?
Kombine kart basacaktık daha… Savaşacaktık, düşecektik, ellerimiz kollarımız yara bere içinde…
Kana, toza toprağa bulanacaktık… Hırsımızla boğacaktık kokuşmuş düzeni…
Neden beni gözyaşına boğmayı tercih ettin ki…
Hani çıkıp gelsen, bir daha oynardık be Başkanım, bir daha oynardık…
Hayata karşı oynardık, sen gitmesen ölüme, ölümüne oynardık.Ben bu camiada kimseyi sevememiştim ki…
Madem yüreğime yumruk büyüklüğünde ur koyacaktın, neden geldin başkanım?



Şimdi sen yoksun, biz bir eksiğiz.
Saatlerce telefon konuşmaları, kırgınlıklar, gülümseyişler, mücadele…
Demircell vardı daha… Bu kez olacaktı…Su satacaktık, baltalayacaklardı bizi, üstümüzde savaşın izleri, yarık çizik bedenimize giyecektik formamızı…
Neden gittin başkanım… Neden bıraktın beni…
Ben seni hiç bırakmamıştım… Seninle kavga ettim ama bırakmadım, ters düştüm ama bırakmadım, şimdi sen neden bıraktın beni…
Ama belki de sen de beni bırakmadın, öyle olduğunu söyle… Bugün yattığımda rüyama gir, de ki bana, ben seni bırakmadım, de ki bana bari sen ağlama…
Ben sana bir ideal bıraktım de… Benim yapamadıklarımı günü gelince sen yapacaksın, bunu boynuna borç bıraktım de… Yılma de bana… Bana yılma de… Çünkü buna ihtiyacım var…

Ağlarken kendimi çok zayıf hissediyorum, bana kuvvet ver ki; kaldığımız yerden devam edelim…Bugün ben yattıktan sonra gir rüyama, sil gözyaşımı, beni ayağa kaldır…
Yok eğer kaldırmayacaksan beni ayağa, gitmeyecektin…

Söylesene neden gittin başkanım…"

16 Ağustos 2011

Kebap ve Şalgam Günü 2011-Ankara

Bekir Çınar'ın başlattığı etkinliği, Ankara'da biz bize devam ettirdik; onu rahmetle ve sevgiyle anarak...



(Formasız, asla!)

("Cumartesi 3-5-2 oynayalım".)

(Dosta güven, düşmana korku salan tayfa üyeleri!)

Bekir Çınar'ı Anıyoruz#2: İstanbul, Radyo Vesaire'de

Bugün saat 13.00'te İstanbul'daki arkadaşlar radyovesaire'ye konuk olacaklar; Bekir Çınar ve Adana Demirspor üzerine konuşacaklar. Haber Vesaire sitesi, Mondiali Antirazzisti öncesi yine bizlere kapılarını açmıştı.

İnternetten dinlemek için tıklayın: http://radyovesaire.bilgimedya.org

Nur İçinde Yat Bekir Başkan...


Bekir Çınarsız 1 yıl geçti. O, Livorno'yu Adana'ya getiren, yıllar sonra sezon açılışı fikrini ortaya atan, projeler geliştiren, kaynak bulmak için girişimlerde bulunan, kulüp üyeliklerini yenileyen, kale arkasının üstünü kapatan, taraftarla sürekli diyalog halinde sosyal ve içten bir başkandı. İçimizden biriydi. Ama yaşamasına izin vermediler. Ellerinden geleni yapıp onu bizden uzaklaştırdılar.

Adana, Bekir Çınar'a ihanet etti.

Bekir Çınar'ın bedeninde, Demirspor'u toğrağın altına göndermeye çalışanlara inat, mücadeleye devam!

15 Ağustos 2011

Bekir Çınar'ı Anıyoruz#1: Kebap-Şalgam Günü Yeniden!

16 Ağustos, Bekir Çınar'ın ölüm yıldönümü. 17 Ağustos'ta Şimşekler Grubu, Bekir Başkanı mezarı başında anacak. Haftasonu da yine Adana'da, başkan anısına bir futbol turnuvası düzenlenecek. Detayları daha sonra iletiriz.

Biz de burada birşeyler yapmak istedik. Bekir Çınar'ı, onun hayata geçirdiği bir sosyal aktivite ile analım dedik. 16 Ağustos salı akşamı, Ankara'da ve diğer heryerde Bekir Çınar'ın başlattığı Kebap-Şalgam Günü'nü yeniden hayata geçirelim, ayakta tutalım!



Onur Biçer'in söylediği gibi; "Biz onu gülen yüzüyle hatırlamak istiyoruz. Onu yaptıklarıyla ve daha da çok yapmak istedikleriyle hatırlamak istiyoruz. Tükenmeyen enerjisiyle, her şeye yetişebilme çabasıyla hatırlamak istiyoruz. Onun vefatı yıldönümünde de Kebap-Şalgam günü etkinliklerine atıfta bulunuyoruz. Onun kalıcı başarıların birleşmiş, bütünleşmiş bir camia ile olabileceği düşüncesini kendi adımıza hayata geçirebilmek için ölümünün yıldönümününde bir araya geliyoruz. O bizleri her zamanki içten, kocaman gülümsemesiyle izlerken, biz yeni gülümsemeler yaratabilmek için, bir aradayız, el eleyiz, diyebilmek için toplanıyoruz."

(Foto:Ekspres Gazetesi)

16 Ağustos Salı akşamı, iftar saatinde, akşam 8 sularında, Sakarya'daki Adana Dürümcüsü'nde buluşuyoruz. (Sakarya Caddesi'nde Can Balık'ın yan tarafı, Eski Yeni'ye varmadan, Net Piknik karşısı).

Dileyen bizimle birlikte, dileyen başka yerde, başka şehirde, başka ülkede bu etkinliği yapsın istiyoruz. Kebap-Şalgam Günü fotoğraflarınızı gönderirseniz, blogta yayınlayabiliriz.

Dileyen dua eder, dileyen evrene enerji yollayar, dileyen sessizce yasını tutar ama bu vesileyle onun için bir araya gelelim. Onun camiaya yeni bir hava katmak için koşturduğu bu uğraşısında yalnız olmadığını vurgulayarak bir araya gelelim.

14 Ağustos 2011

"Yas Tutma Yeteneği..."

Pazar günü pasajı; Tanıl Bora'dan...

"Türkiye'de taraftarlık kültürünün, "şampiyonluk"la, herkese üç çekme şehvetiyle, "en büyük" olma hırsıyla kısacası güç uğruna gözü dönmüştür. Başarı, galibiyet, şampiyonluk dışındaki yaşantıalra kimse gönül indirmez, eyvallahı yoktur. Onu için, oligarşi takımları dışındaki takımların taraftarı pek azdır. Oysa futbolseverlikte ve taraftarlıkta başka yaşantılar da vardır; sevinçlerin yanında üzüntüleri yaşamanın da bir adabı vardır. (...) Taraftar, yani gerçek aşık, yaşadığı acıyı öyle kolay kolay dışsallaştırmaz, başka birinin sırtına yıkamaz, suçlu ve sorumluya sövüp ilenerek rahatlayamaz. Hele ki sevdiğinin, takımının sırtına hiç yıkamaz. (...) Kusurları, mesulleri sayıp dökebilse de bunlara fazla takmaz aslında. Üzüntüsü gerçektir, derindir ve onun melüllüğü içinde kızgınlığa ayıracak takati kalmaz. Yenilgiyi, acıyı, "başına gelmiş" bir felaket olarak kabul eder; onu hazmederek olgunlaşır, kadir*kıymet öğrenir. Gerçek taraftar, başkasını yapamayacağı için kötü gün dostudur. Yas tutma geleneğidir bu. Kafayı suçlu aramaya, günah keçileri bulamya takmadani salimen üzülme yeteneği... Çünkü ancak o zaman, kararıp hınç biriktirmek yerine, kaybedileni geride bırakır, arınır, yeni başlangıçlara kadir olabilirsiniz. Ne diyor futbol bilgeleri: Taraftarı yapan, trajedilerdir!"

("'Kötü' Tarafarlık ve Sevmeyi Bilmek"-Kârhane'de Romantizm/Futbol Yazıları içinde, syf. 30)

12 Ağustos 2011

www.adanademirspor.net

Sevgili okuyucular, bloga www.adanademirspor.net adresinden de ulaşabilirsiniz. Adresi bizim kullanmamız için aracı olan dostlara teşekkür ederiz.

demirgibiyiz.blogspot.com adresi de halen geçerlidir; adres çubuğunda .net adresinin olması telaş yaratmasın!

11 Ağustos 2011

Yılmaz Güney'in Mektubu


Başkan Levent Özveren'in açıkladığı ve 5 Ocak gazetesinin haberleştirdiği, bir mektubu haber etti dostlar. Yılmaz Güney'in 14 Mayıs 1973 tarihli mektubu... Demirspor'a ve memlekete dair hislerini paylaştığı duygu dolu satırlar. Tıpkı o muhteşem pankartta olduğu gibi, Gülergin'i ve Yılmaz Güney'i birleştiren satırlar:

"Demirspor bu yıl 1.lige geçerse çok sevineceğim. Muharrem abinin çabaları boşa çıkmasın artık. Sivas yenilgisine üzüldüm.

Bilirmisin ki, Demirspor'da ben çocukluğumu, ilk gençlik yıllarımı hüzünlü anısını buluyorum. İçimi ezen bir duygu taa tahta perdeli, tel örgülü Adana stadına kadar götürüyor beni. Külahta leblebi...Çekirdek...Zaman gazozu...Atom gazozu...ve Torosspor...Seyhanspor...Kaleci Ferit...Toroslu kamyon Behçet...Kaleci Recai...Seyhansporlu Sarı Tahsin...Ve Muharrem abimizin gençliği...

Nedir bu boğazımıza düğümlenip gözlerimizi buğulandıran duygu? Geçmiş günlere duyduğumuz özlemin anlamı ne? Nerde benim erik ve badem çaldığım bağlar...Nerde benim top oynadığım çocukluğumuzun arsaları?

Çok selam söyle Muharrem abiye...Yürekten başarılar diliyorum...İlerde çıkmak nasip olursa faydalı olmaya çalışacağım Muharrem abiye ve Demirspor'a...Öperim hepinizi...Belam..."

(http://www.5ocaknews.com/haberler/spor/yilmaz-guney-in-demirspor-sevgisi.html)




9 Ağustos 2011

Numune Hastanesi Davası ve Bekir Çınar'a Yönelik Suçlamalar

Günaydın Adana gazetesinde bir özel haber yayınlandı ve Bekir Çınar'ın da adının karıştığı Numune Hastanesi'ndeki rüşvet skandalı ile mahkemeye sunulan iddianemeden detaylra kamuoyuyla paylaşıldı.

Haber şuradan ulaşabilirsiniz:

http://www.gunaydingazetesi.com.tr/guncel/bashekime-mercedes-doktora-hac-parasi-h4526.html

Öncelikle bu tür iddianamelerin basına sızdırılması ve yargılanan kişierin daha dava başlamadan suçlu gibi gösterilmesine yönelik güçlü bir eğilim gelişti. Ergenekon davaları ile aşlayan bu "normalleşme" eğilimi, şike operasyonlarına da yansıdı ve şimdi de daha yakın bir yerden, Adana'dan bir davanın iddianamesi satırı satırına gazetelerde. Haberi sızdıranın da bunu aynen yayınlayanın da görevlerini etik bir şekilde yerine getirmediklerini düşünüyorum.

İddianame'de, Bekir Çınar'ın muhasebecisinin sözlerine geniş yer verilmiş. Bekir Çınar'ın rüşvet verdiği, lükse düşkün olduğu, çok para harcadığı ve vergi kaçırdığına dönük muhasebecinin yaptığı suçlamalar var. Bu kişi, 125 yılla yarglanıyormuş ve bu itirafları 3,5 yaşındaki çocuğunu düşünerek yapmış.

Okuduklarından anladığım şu: Bekir Çınar'a yönelik suçlamalar yaparak, onun nezdinden yaratılan imajı sarsmak. "Çok sevdiğiniz Bekir Çınar'ın karanlık yüzü budur" demek istiyorlar.

Kimse Bekir Başkan'ın kendi ticari işleri nedeniyle sıkıntıya düşmediğini söylemedi zaten. Biz onun ölümünün Demirspor boyutuyla ilgileniyoruz. Onun Demirspor yönetiminde nasıl yalnız bırakıldığını ve kişisel gayretlerinin yüzüstü bırakıldığını söylüyoruz.

125 yılla yargılanan bir kişinin bu "itirafları", Bekir Çınar'ın Demirspor'daki saygınlığına gölge düşürmez ve ona yapılan saygısızlığı affettirmez .

7 Ağustos 2011

"Gülergin Kanunları'nın K'sının Kalmadığı Bir Kulüp..."


(9Ağustos 1995/Hürriyet Gazetesi)

(7 Ağustos 2011)

"Gülergin Kanunları'nın K'sının kalmadığı bir kulüp haline geldi Adana Demirspor"

4 Ağustos 2011

Açıklamaya Dair Şüpheler

Taraftar bugüne kadar temel görevini yaptı: Takımını destekledi. Çoğu zaman söyleyeceklerini yutarak, erteleyerek, sinirini bastırarak; yapması gerekeni yaptı. Sürekli yeni kurulan takımlar, yeni gelen hocalar, yeni gelen yönetimler, mali krizler içerisinde, "bize destek olun" çağrılarına olumlu yanıtlar geldi tribünden... Bu sürekli "yenilik" halinde, başarıya taş koyan, engel olan olmak istemediler belli ki. Sezon sonunda, "zaten arkamızda durmadınız" suçlamasını duymak istemediler. İşler her zaman yolunda gitmedi tabii ki. Zaman zaman gelişmelerle ilgili yapılan açıklamalar, tepkiler, protestolar yeterli olmamış olabilir.

Bugün 4 isme yönelik tepkinin, protestonun, "neden şimdi" diye şüpheyle karşılanmasına karşı benim cevabım şu: "Şimdi değilse ne zaman?"

Bugüne kadar çok daha kötü durumlar olmuş olabilir ve o günlerde tribünün sesi "yeteri kadar" çıkmamışsa, bugün çıkan yüksek sese ses katmamak; geçmişin hesabını bugün üzerinden çıkarmak bize kazandırmaktan çok kaybettirir. Sustuğu için eleştirilen tribün, şimdi konuştuğu için eleştiriliyorsa, ortada bir sorun vardır. Bu sorunun temelinde, tribüne her koşulda duyulan güvensizlik yatıyor. Güvensizliği aşmak için, suçlamak yerine diyalog herzaman daha iyi bir yol olmuştur.

Bir de "arkanızda kim var, kim bilgi sızdırıyor" şüphecileri var. Camiada birilerinin adamı olmadan iş yapılamayacağına inanan, kraldan çok kralcılar taraftarın durumu analiz edip bu açıklamayı yapabileceğine inanmıyor. Onlar tribünü lokomotif olarak görmüyor; sadece arkadan giden vagonlar gözüyle bakıyor. Çünkü bu tarz şüphecilerin hayatı hep birilerinin arkasından gitmekle geçiyor. Bağımsız hareket eden birilerini görünce, şaşırıyorlar; ve olayları kendilerince yorumlamaya çalışıyorlar. Yerel basında, tek adam tapınıcılığında somut örneklerini gördüğümüz bu zihniyete, taraftarın-tribünün onlardan daha fazla bu oyundan anladığını hatırlatmak gerekli.

Meselenin 4 kişinin gitmesi değil Adana Demirspor'u saran parazitlerin temizlemesine dair adım olduğunun altını çizmeliyiz. 4 kişi gidince sorunlar çözülmeyecek. İşin arkasında birilerini aralayanlar bu durumun farkında ve tepki açıklamasını rayından saptırarak gündem değiştirmeye çalışıyorlar.

Bu kasıtlı müdahalelere karşı, açıklamanın eksenini sürekli vurgulamak, ısrarla vurgulamak gerekiyor. Demirspor'un temizlenmesi için artık tribün devrede ve 4 kişi değil tüm parazitlere karşı mücadeleye devam!

3 Ağustos 2011

Tesislerde İstifa Sesleri

Önceki gün Şimşekler Grubu, (yine) kalabalık bir ekiple Demirspor antremanına gitti. Daha önce yaptıkları açıklamayı bu sefer yüzlerine söylemek istediler. Bekir Sıtkı Özer'i, Tanıl'ı, Ahmet Çenet'i ve Ali Güneş'i sloganlarla, şarkılarla istifaya çağırdılar. "Mahkemeye kadar!", "Büyük Savcı uyuma Tanıl'a da Sahip Çık", "Ali Güneş Seni İstemiyoruz", "Adamcı Zihniyet S.ktir Olacak", "Torpilli Futbolcu İstemiyoruz", "Taraftar Cefakar, Ali Güneş Sahtekar" sloganları dikkat çekti.

Yürüyüşün videosu, adanademirspor.com'un açılış sayfasından ya da http://www.youtube.com/watch?v=mvWg3e6uvuA adresinden izleyebilirsiniz.