27 Kasım 2009

Kurban Bayramı


Kurban bayramınızı kutlar. Sakar kasapların, çılgın kurbanlıkların, yanmayan kömürlerin hepimizden uzak olmasını temenni ederiz. Kurban bayramınız mübarek olsun.

26 Kasım 2009

Türk Hava Yolları Barcelona'ya Sponsor Oluyor...

THY, Barcelona'ya sponsor olacak. Sponsorluk koşulları üzerinde anlaşılırsa, Barcelona İspanya dışındaki turnuvalara THY ile uçacak. Ne güzel değil mi? İsim yapmak için, reklam yapmak için güzel bir tercih, bir vizyon göstergesi.

Sahi bu THY, iddialara göre Adana Demirspor-Livorno maçında Livorno kafilesini Adana'ya getirip, İtalya'ya götürerek bize sponsor olacağını söyleyip daha sonra sırra kadem basan şirket değil mi? Reklamını yurt dışında yapmayı, kaynaklarını yurt dışına aktarmayı seçmiş.

Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar,
Yeryüzünde sizin kadar yalnızım...

25 Kasım 2009

Grevdeyiz!

Çeşitli memur sendikaları tarafından ülke çapında çağrısı yapılan büyük grev bugün başladı. Demiryolu çalışanları da bugün grevdeler. İlk haberler geliyor yavaş yavaş. Eyleme hem KESK ve hemde Türkiye Kamu-Sen katılım sağlamış durumda, bu iki sendikadan birinin solda ve diğerinin sağda yer aldığını söylemek eksikli, ancak mümkün. Kalbim, diğer tüm kamu emekçileriyle ve demiryolcularla birlikte bugün!

Şu ana dek gelen haberlere göre çok az firemiz var. Yaşasın demiryolcular! Yaşasın grev!

00:00 Eskişehir Garı'na grev pankartı asıldı..Ve başlıyoruz...

Haydarpaşa'dan hareket eden Anadolu Ekspresi Adapazarı/Arifiye'de greve katıldı.
Haydarpaşa'dan hareket eden Fatih Ekspresi Adapazarı/Arifiye'de greve katıldı.
Haydarpaşa'dan hareket eden Güney Ekspresi Adapazarı/Arifiye'de greve katıldı.
Haydarpaşa'dan hareket eden İç Anadolu Mavi Treni Adapazarı/Arifiye'de greve katıldı.
Haydarpaşa'dan hareket eden Ankara Ekspresi Adapazarı/Arifiye'de greve katıldı.
Haydarpaşa'dan hareket eden Meram Ekspresi Eskişehir/Enveriye'de greve katıldı.
Haydarpaşa - Gebze greve katıldı, hareket etmedi.
Haydarpaşa - Adapazarı greve katıldı, hareket etmedi.

Ankara'dan hareket eden Ankara Ekspresi Eskişehir'de greve katıldı.
Ankara'dan hareket eden Anadolu Ekspresi Eskişehir'de greve katıldı.
Ankara'dan hareket eden Fatih Ekspresi Eskişehir'de greve katıldı.

Konya'dan hareket eden Meram Ekspresi Eskişehir/Enveriye'de greve katıldı.

Adana'dan hareket eden Yolcu Ekpresi Fevzipaşa'da greve katıldı.

08:30 itibariyle Ankara Garı'ndaki göstergeye göre,
Malatya'dan hareket eden 4 Eylül Mavi Treni Ankara'ya ulaşmadı.
Adana'dan hareket eden Çukurova Mavi Treni Ankara'ya ulaşmadı.
Kırıkkale'den hareket eden Kırıkkale Treni Ankara'ya ulaşmadı.
Polatlı'dan hareket eden Polatlı Banliyö Ankara'ya ulaşmadı.
Tahran'dan hareket eden Transasya Ekpresi Ankara'ya ulaşmadı.
Haydarpaşa'dan hareket eden Transasya Ekpresi Ankara'ya ulaşmadı.

Balıkesir'de İzmir'den hareket eden 9 Eylül Ekpresi ve Mavi Tren'i durdurmaya çalışan 5 sendikalı demiryolcu gözaltına alındı. Trenler, grev kırıcılar tarafından kullanılarak yola devam ettirildi.

Gece Eskişehir'de bekleyen yolcularla makinistler karşı karşıya getirilmeye çalışılmış. İlk başta yolculardan greve destek geldiği ancak daha sonra makinistlere müdahale edilmeye çalışıldığı bilgisi geliyor..."Onlar grev yaptı, o yüzden yolda kaldınız" açıklamaları yetkililerin acizliğinden başka bir şey değil, kimse halkı halkla karşı karşıya getirmeye çalışmasın, mide bulandırıyorsunuz.

Ankara'dan hareket eden bir Yüksek Hızlı Trende de firemiz var, tren yola çıktı maalesef. Grev kırıcılar göreve devam ediyorlar.

Adana'dan tam katılım. Kamu-Sen ve KESK'’in çağrısıyla 5 konfederasyona bağlı çalışan yaklaşık 2.5 milyon memurun yapacağı 1 günlük ‘uyarı grevi’ Adana tren garında da başladı. Tren rayları üzerinde toplanan grup adına konuşan Türk Ulaşım Sen Adana Şube Başkanı Muhittin Topal, Adana hattında çalışan yaklaşık 80 tren seferinin iptal edildiğini bildirdi.

Yılmak yok, devam! Direne direne kazanacağız!

24 Kasım 2009

Öğretmenler Günü...

Bugün sahip olduğum birçok şeyin temelini kendilerine borçlu olduğum öğretmenlerimi aradım. Bir çoğunu da yad ettim. Emeği hatırladım, hissettim. Çok daha zorlu koşullarda mesleklerini icra eden hocalarımıza kendi çapımda bir kez daha minnet duydum.

OECD ülkeleri içinde en fazla çalışan öğretmenler bizde. Buna gizli saklı verilmeye çalışılan, verilmek zorunda kalınılan özel dersleri dahil etmiyoruz...

Konu kazanılan gelire gelince maalesef çalışma ile ters orantılı... OECD ülkelerinin yarısı anca ediyoruz...

Göreve başladıklarından en üst kademeye gelene kadar refahında yaşanan net artış %25. Bu rakam Almanya'da %33, Portekiz'de %157, İrlanda'da %88, OECD ortalamasında %71. Çekilen çileye maddi anlamda değmiyor bile anlayacağınız.

Çarpıklıklar diz boyu. Onları ise büyük ölçüde maneviyat ayakta tutuyor. Eğitimli işgücü ekiyorlar ülkemiz topraklarına. Her ürün aldıklarında sıkıntılarına değdiğini hissediyorlar. Hele bir de hatırlanırsa, yaşadıkları hazzı sormayın gitsin. Ellerinizden öpmekten başka birşey gelseydi keşke elimden.

Böyle olsun istemezdin, değil mi Atam?

Şimdi öğretmenler günü kutlu mu olsun? Kutlu olsun.

Aman Da Neler Demişler...

Demişler ki; "Bu arada şehir dışından kulübün daima arkasında olanları eleştirmeyi kendilerine adet edinenler..."

Diyorum ki; "Çekilin şu kulübün arkasından..."

Diyorum ki; "Bi' gidin Allah aşkına, daha fazla gülemiyorum, gücüm yetmiyor..."

Altıda Altı ?

Kademe grubu maçlarında son altı haftaya girdik. Takımımız 21 puanla 5. sırada. Hedeflediği ilk iki sırada ise 29 ve 28 puanlı takımlar bulunuyor.

Aşağıda oynayacağımız son altı maç var. Üçü içerde, üçü dışarda. İDÇ ve Tarsus haricindekiler bugünkü puan tablosuna göre bizden aşağıda bulunan rakipler.

Demirspor kalan maçlarının hepsini kazanabilir mi? Beraberliği dahi düşünmeden, çıkıp "kara trenler" gibi mücadele edip rakiplerini saf dışı bırakabilir mi? Taraftarlarımız arasında klasman grubunda kalmamız doğru olur diyenler de vardır, olabilir. Ben hiç istemem mesela. Bu tartışılabilir, ama tartışılmayacak bir nokta var ki: Demirspor sahaya çıkıyorsa, kazanmak için çıkmalıdır! Bunu taraftar olarak biz biliyor ve tüm kalbimizle yaşıyorsak futbolculardan da beklemek hakkımızdır.

Önümüzdeki haftaya kadar sloganımız bu olsun o zaman :

Altıda Altı!

Yalnız bir gerçek var ki, herkes öğrendi... Konu Demirspor olunca hayat koca bir soru işareti oluyor karşımızda...

23 Kasım 2009

Bu Hafta Gençlerimiz...

Geride bıraktığımız haftada gençlarimiz 2 galibiyet ve 2 beraberlik aldılar. U14 ve U16 takımlarımız haftayı galibiyetle kapatırken, U15 ve U18 takımlarımız rakipleri ile yenişemedi. U14, U15, U16 ve U18 takımlarımıza ilişkin bilgiler aşağıda sırasıyla yer alıyor...

22 Kasım 2009

OFFFsayt...

Ne zaman gol diye arkamı dönsem elinde ofsayt bayrağıyla bekler hayat...
Ne zaman umut etsek, hayal kırıklığı...

Hep kısa çöpü ben mi çekeceğim
Hep bana mı denk düşecek çarkıfeleğin iflası
Hep ben bileceğim başkaları mı kapacak beşyüz milyarı
Hep ben sevip eller mi alacak aslıyı leylayı
Batsın bu dünya, sende mi leyla, itirazım var yalana dolana
Ve ben böyle dolana dolana
Ellerim cebimde dudağımda ıslığım, başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Orhan veli tadında basıp voleyi yürüyeceğim hayatın sonuna kadar
Hiç tasalanmayın abiler
Paramız yoksa da haysiyetimiz var...

Hayat dediğiniz abiler, Demirspor'u sevebildiğimiz kadar!

15.Haftanın ardından



Adana Demirspor - Adıyamanspor Maç Değerlendirmesi

Tam herşey yoluna girdi derken bu mağlubiyet herşeyi altüst etti. Oynadığımız zorlu maçlardan sonra en kolay kazanmamız gereken maçta rakibe üç puanı kaptırdık. İçeride İdç , Van , Maraş maçlarında yedi puan kaptırmıştık. Bu kayıplara rağmen iddaalı duruma geldiğimiz bu haftada Adıyamana verdiğimiz üç puan çok kötü oldu. Kaptırılan puanın yanında takımın sahaya yansıttığı oyunda geçen haftalara nazaran iç açıcı değildi. Eksiklerin olmasına rağmen bu kadar kötü oyun olmamalıydı. Elimize geçen şansı değerlendiremedik. Fikstür olarak rahat bir fikstüre sahiptik. Bugün aldığımız sonuç fikstür avantajımıza zarar verdi. Rakiplerin üç puan alması işimizi daha da zorlaştırdı.Deplasman galibiyetleri ile iç sahadaki puan kayıplarını telafi etmek zorundayız yoksa tam umutlanmışken tekrar umutları rafa kaldıracağız.

Alpet&Göztepe İşbirliği

Bilmiyor muydum, aslında biliyordum. Ama Göztepe'nin resmi stesine girmekle birlikte Alpet'in resmi sitesine hiç girmemiştim. Girince boğazımda koca bir yumruk hissettim. Ağırca yutkundum. Üzüldüm, takımımız forma reklamı alamazken, Alpet giriş sayfasından mazisi bizim kadar güçlü, taraftarı bizler kadar bildik Göztepe'ye destek olmaktan gurur duyduğunu belirtiyor. Diğer yandan Göztepe üzerinden reklamını yapıyor. Eminim Göztepeliler de benzinlerini alırken tercihlerinde bu hususu göz önünde bulunduruyorlar. Yani alan karlı, satan karlı. Ve yine ne üzücüdür ki; Göztepe de bizimle aynı ligde. Yazık değil mi bize, son 15 yıllık değil ama 70 yıllık mazimiz bu yalnızlığı, bu terk edilmişliği hak ediyor mu gerçekten? Ben bu takımı yönetim anlamında zamanında en sert eleştiren yerden yere vuran kişilerden biriyim, ama benim dahi geçmişin hatalarına rağmen bu yalnızlık içimi sızlatıyor. Yazık kere yazık...

21 Kasım 2009

SEVDAMIZI ACILARLA BÜYÜTTÜK

Dün sabah uyandıgımda suratımın sol yanının balon gibi şiştiğini farkettim ve hiç vakit kaybetmeden doktorun yolunu tuttum. 5 saaat süren muayene sonrasında 3 kanal tedavisi ve 4 diş çekimi teşhisi konuldu. Kanal tedavisinin biri acil olduğundan direk mudehale etmek zorunda kaldılar. Fazla acı çekmemem için doktor lokal anestezi uyguladı. İğneyi vururken çektiğim acıyı tahmin bile edemezsiniz...

Fakat daha sonra bu acının; bu zamana kadar çektiğim mavi lacivert acının yanında bir hiç olduğunu anladım...
İki sezon önce mersin'deki son maçta çektiğimiz acı
Veyahut konya'daki final maçını hangimiz unutabiliriz ki....

Bunların herbiri ayrı ayrı acıtıyor insanın yüreğini...

Ama gectiğimiz son haftalarda anlınan sonuçlardan dolayı daha huzurlu ve mutluyum.
Aklıma direk isteyince oluyormuş demek geldi...
Vakit çok geç değil aslında...
Son oynanan iki maçta umut verdi demirsporumuz.

En kötü ihtimalle play-off lara kalacagımıza inanmaya başladım...

15. Hafta

Adana Demirspor - Adıyamanspor
22 Kasım 2009 Saat: 13.30
Adana 5 Ocak Stadyumu





Evimizde 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyetimiz var.
Adıyaman'ın deplasmanda 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 3 mağlubiyeti var.
Yenersek Adıyaman ile puan farkını 5'e çıkarmış olacağız ki henüz bay olmadılar. Saf dışı bırakmak için güzel bir fırsat.
İlk ikinin puan kaybetmesi pek mümkün gibi gözükmüyor bu hafta; ama top yuvarlak diyelim.
Tarsus bu hafta bay, dolayısıyla Tarsus'un da önüne geçme şansımız var.Ayrıca Tarsus'la daha Adana'da oynayacağız.




Uzun zamandır takımın Adana'dan uzak olması sebebiyle taraftarlar oldukça özledi. Maçın pazar günü olması, son 4 haftada gösterilen performansı( maşallah! ) da göz önünde bulundurursak tribünler dolar.Boş yer görmek üzüyor açıkçası beni.

Stada akalım, yanımızda mutlaka birkaç arkadaşımızı getirelim ki havayı yakalamışken tribünleri dolu gören yönetim ve futbolcuların iştahı kabarsın.

20 Kasım 2009

Mr. November

Herkese merhabalar,

Ben özür dilemekten bıktım artık, vefasızlık benim yaptığım. Size burada bir şarkıyla seslenmek istiyorum. Disconnectus , eminim ki, bayılıyordur bu parçaya. Grubun kendi evindeki konserdeki yayınları....

http://www.youtube.com/watch?v=UPsykXDZN4s


This is nothing like it was in my room
In my best clothes
Trying to think of you
This is nothing like it was in my room
In my best clothes

The English are waiting
And I don't know what to do
In my best clothes
This is when I need you

The English are waiting
And I don't know what to do
In my best clothes

I'm the new blue blood, I'm the great white hope
I'm the new blue blood

I won't fuck us over, I'm Mr. November
I'm Mr. November, I won't fuck us over

I wish that I believed in fate
I wish I didn't sleep so late
I used to be carried in the arms of cheerleaders


I'm the new blue blood, I'm the great white hope
I'm the new blue blood

I won't fuck us over, I'm Mr. November
I'm Mr. November, I won't fuck us over


I wish that I believed in fate
I wish I didn't sleep so late
I used to be carried in the arms of cheerleaders


I'm the new blue blood, I'm the great white hope
I'm the new blue blood
I won't fuck us over, I'm Mr. November
I'm Mr. November, I won't fuck us over

'' Akıllarda Vizeler, Kalplerde Demirspor '' (2)


Stres,endişe,telaş derken vizeler tüm hızıyla, son sürat devam ediyor.Tüm hızıyla devam eden başka birşey daha var bu sıralar.Tahmininiz üzere Adana Demirspor'dan bahsediyorum.Takımın her golünde bir sınavı daha atlatmışcasına rahatlıyoruz.Lakin bu durum 6-0 lık maçta büyük sıkıntı yarattı.Her golden sonra masadan biraz daha uzaklaştım.Hakemin son düdüğünde kendimi evden çıkarken buldum:)Bir şekilde bu tarihi galibiyeti kutlamalıyım diyerekten atkımı dolayıp çıktım sokaklara.Kolay değil 6 tane atmışız.Demirspor taraftarının pek alışık olmadığı skorlar bunlar. İnanılmazın oğlu gibi davranıyordum.Saatlerce tunalıda anlamsız bir şekilde,insanların gözünün içine baka baka yürüdüm.

Derken yine bir vize günü geldi çattı.Dedim ya son sürat devam ediyor diye.Sınava artık son yarım saat kalmış.Gittim kütüphaneye,girdim internete.Hafta içi maç olduğunu tamamen unutmuş olmamdan dolayı biranda gördüğüm skor karşısında,sessizliğin hakim olduğu kütüphane,iğrenç bir ses ve alakasız sevinç gösterilerimle sarsıldı ve sessizliğin tahtını elinden aldım:)Anlayacağınız Demirsporumuz da hızını artırarak,tek rakibim THY dercesine devam ediyormuş yoluna.Sınavımın akıbetini soracak olursanız söyleyim.Tahmin edersiniz ki,sınav boyunca yükselme grubuna kalma ihtimalimizi ve olası Ankara deplasmanlarını düşündüm.Talihsiz sınavın ardında da kendimi 1.5 adana yiyerek ödüllendirdim:)


Diyeceğim o ki Demirspor;Ben senin yükselme grubuna çıkabilme ihtimalini sevdim..

dipnot:vizeleri devam eden arkadaşlarıma başarılar diliyorum ve aşağıdaki dizeleri armağan ediyorum:

"vizeler katran karası vizeler ,
Ellerim kalem kokar vizelerde,
vizeler olmaz olası vizeler ,
Açılır yelkenleri soruların,
Vurur kırbaçlar yüzüme" :))

akıllarda vizeler kalplerde Demirspor


sabahlara kadar ders çalışmalar,kırtasiye borsasından not takip etmeler,hocanın ne sorabileceğine dair loto oynarcasına yapılan değerlendirmeler,geç uyuyup erken uyanmalar kısacası sınav stresi başladı yine...çalışıyoruz çabalıyoruz gerçekten ''GURBETTE DEMİR GİBİYİZ'' diyebilmek için...

akıllarımızda bilmemiz gereken epey bilgi kalbimizde ise tek sevda DEMİRSPOR var...

''ne bir okul bitirmek
ne de bir kızı sevmek
en büyük dileğimiz
seni şampiyon görmek...''

Yönetime Büyük Bir Alkış...

Gerekçesi nedir, bilemem. Ama haftanın iki günü de olsa tesislerimizi basına kapattık. Hem de maçların hemen arifesinde.

Mantığımın ne dediği bambaşka bir konu ama vicdanım diyor ki; kongre sürecinde, kayyumun soğuk nefesi ensemizde hızlı hızlı solurken yanımızda olmayanlar, Bekir Çınar'a değil, Adana Demirspor'a destek vermeyenler, incir çekirdeği için ortalığı velveleye verip, kayyuma giderken takıma sahip çıkın diye ortalığı ayağa kaldırmayanlar, günü geçiştirdiği izlenimi verenler, sözün özü kötü günde destek olmayanlar artık bir zahmet yanımızda olmasın.

Vicdanımın sesini dinle bak, ne diyor?

Tebrik ediyorum sizleri sayın Bekir Çınar ve yönetimi.

19 Kasım 2009

Yönetimin Açıklamaları...

Bugün ikinci başkanımız Metin Türk açıklama yapmış. Dün başkanımız açıklama yapmıştı. Sayın Ramazan Çimen kongreden sonra sürekli olarak açıklamalarıyla gündeme geliyor. Diğer yöneticilerimizin de beyanatları ile karşı karşıya kalıyoruz. Kötü şeyler mi söylüyorlar, hayır, aslında güzel şeyler söylüyorlar. Mutluluklarını ve de hırslarını basın aracılığı ile bizlerle paylaşıyorlar.

Ancak işin bir de diğer yüzü var. Ne kadar çok basın önüne çıkarsanız, o kadar çok açık verirsiniz. Açığınız olduğu için söylemiyorum ama bu da bir gerçek. Tüm iyiniyetiniz ve inancınızla bu takım hakkında sezon başında büyük umutlar içeren beyanlar verdiniz. Ne oldu sonucunda, beklentiler yükseldi, hatta aşırı yükseldi. Ama sonuçlar beklentinin altında kalınca sıkıntılar gündeme geldi, eski verilen demeçler hatırlandı, ortada fol yok yumurta yokken başlar ağrıdı.

Şimdi düzelme yoluna giriyoruz ve eski beyanlar yeniden geliyor, gelmeye başlıyor. Bu konuda basın açıklaması yapmak durumunda kaldığınızı hatırlayın. Bir mücadele, savaş içindesiniz, silahınız son derece az. Neden silah dağıtmaya devam edesiniz ki?

Hem unutmayın Çukurova Toroslara kadar geniş bir düzlüktür. Geniş düzlüklerde rüzgar çok sık yön değiştirir. Bugün ılık meltem rüzgarları çarpar yüzünüze, yarın Torosların dondurucu soğuk rüzgarı. Rüzgar bu kadar sık yön değiştirirken, ayak izleri kumda silinip giderken, saflar belirsizleşip değişkenleşirken, geriye üstüne çullanılacak sözler bırakmanın anlamı yok. Sizleri daha az görmeyi umuyoruz haberlerde ki; daha güçlü olduğunuzu bilelim.

Sezon içinde onca demeç vermektense sezon sonunda bir şampiyonluk tüm kelimelerin yerini alacaktır. Bunun için de yıpranma payının azaltılması, yıpranılacak adımlardan kaçınmaya özen gösterilmesi gerekir.

Dost tavsiyesi benden, uygulayıp uygulamama kararı sizden, sonuçları görmek hayattan...

Demir Kramponumuz Tayfun ÖZKAN



Grubumuzda gol krallığı;

1)Tayfun ÖZKAN - ADANA DEMİRSPOR 10 Gol

2)Abdullah HALMAN - Ş.Urfaspor 7 gol
Murat BÖLÜKBAŞ -İskenderun Demir Çelikspor 7 gol

3)Ali KUTNER - Mardinspor 5 gol

4)Alper YEŞİL -ADANA DEMİRSPOR 4 Gol

* Cem HALLAÇELİ 3 Gol
* Burak DENİZLİ, Ceyhun YELKENCİ, Onur GÜNEY 2 gol
* Ali Can ÇELİK, Gökhan KULA, Süleyman VARLIK, Aydın TABAK 1 gol

Diğer gruplara baktığımızda ise sadece 3. Grupta Karsspor'dan Ercan GÜNERİ ve Bugsaşspor'dan İbrahim Taylan UZUNOĞLU 10 gol atmış.
Yani 4 grubu da göz önüne alırsak Tayfun birinciliği 2 oyuncu ile paylaşıyor.
Zirvede Adana Demir ismini görmek gurur ve huzur veriyor.Ayağına sağlık Tayfun.

Eli Kırılasıca


Dünya kupasına, Avrupa'dan gidecek son dört takımın belirlendiği Avrupa Play-Off ' larında son bileti Fransa aldı. Daha doğrusu Henry bilet işine el attı. Resmen gol pozisyonunu doğurdu. Şöyle ki ; Havadan gelen topu eliyle indirerek arkadaşına asist yaptı ve İrlanda'yı kupanın dışına itti.

Henry bu hareketi ile takımını Dünya Kupasına taşıdı ama kendisine hayranlık duyanları hayal kırıklığına uğrattı. Bazıları futbolun içinde bunlar var diyip savunabilirler ama Henry futbolun istemediğimiz yüzünü bize hatırlattı.

18 Kasım 2009

14.Haftanın Ardından

22'(0-1)Tayfun Özkan
72'(0-2)Ceyhun Yelkenci
78' (1-2) (pen.) Serdar Akdoğan


Rakiplerimizden Tarsus,Urfa deplasmanda yendiler.
Mardinsporlu futbolculara domuz gribi teşhisi konulunca maçları ertelendi.



4.sıradayız, ilk 2 ile puan farkımız azalıyor.
Haftaya Tarsus bay.Biz ise evimizde Adıyaman'ı ağırlıyoruz.

Ekmeği Hak Etmek, Kapıları Açılmaya Zorlamak...

Sizlerden hep bunu bekledik. Hatta sadece sizlerden değil, biz yıllardır bunu bekledik. Çıkın topunuzu oynayın istedik. Bize saygı gösterin istedik. Sizin bir yılda aldığınız parayı ömrü hayatında göremeyecek olan taraftarlara geçici sıkıntılar için acı çektirmeyin istedik.

4 tane maç yaptınız, bunlardan iki tanesini izleme imkanımız olmadı. Ama son iki maçta gösterdiğiniz performans ile belki de ilk kez sezon başında söylediğiniz sözlerle aynı doğrultuda gitmeye başladınız. Demiştiniz ki; biz aylarca para almadan oynadık, parayı öncelikli tutmuyoruz. Kaliteli takımız, hak ettiği yere takımımızı getireceğiz. Biz de sizlerden bu sözleri yerine getirmenizi bekledik. Siz icraat yapmaya başladıkça biz hedef değiştireceğiz.

Siz kalitenizi ortaya koymaya başladıkça, biz sizi desteklemeyen taraftara yükleneceğiz. Size para bulması için yönetime, takımına sahip çıkması için siyaset ve iş dünyasına baskı yapacağız. Siz ekmeğinizi hak ettikçe, sizin ekmek kapılarınızın açılması için o kapılara sizlerle birlikte omuz atacağız. Değişimi başlatmak sizin elinizde, az kaldı, güzel günler gelecek. Sakın bozmayın.

Unutmayın, bir şey değişir, her şey değişir.
Sizi ikinci kez alkışlıyorum. Adana Demirspor futbolcusu gibi oynamaya çalıştığınız için.

Belediye Vanspor - Adana Demirspor Maç Değerlendirmesi


Tek puan alsak bile yetineceğimiz maçtan üç puan alarak dönüyoruz. Takımın sistemi oturmuş durumda oynadığımız son dört maçtır rakibe fazla pozisyon şansı vermedik. Özellikle son iki maçımızda rakibin pozisyonu yok. Attığız gol sayısı on üç yediğimiz ise iki.

Takımın bu kadar dirençli olmasının nedeni orta sahanın defansif bölgesinde oynayan elemanlarımızın çok iyi mücadele etmeleri.Gerek İlhan gerek Ceyhun her pozisyonda rakibe baskı yaparak , kanatlara yardım ederek takım savunmasını dirençli tutuyorlar. Onların bu diriliği Cem' in oyununuda rahatlatıyor. İleride Tayfun bugün kaçırdığı gol ile beni yalancı çıkarsa da bitiriciliğini konuşturuyor. Hem son vuruşları hem takıma preste yardım etmesi takımın galibiyetlerinde etkili oluyor.

Zorlu dediğimiz periyottan kazançlı olarak çıkmış bulunuyoruz. Artık ipler bizim elimizde içerde dört tane maçımız var bu maçları üç puan ile kapatırsak yükselmeye kalırız. Rakiplerimiz olan Urfa ile İdç 'nin birbirleri ile oynayacağını ve bay geçeceklerini hesaba katarsak içerideki maçlar bile bize yetecektir. Bundan sonra takımın yapması gereken aynı ciddiyet ile işi şansa ve son maça bırakmadan bu işin sonunu getirmektir. Aynı mücadeleyi gösterdikleri sürece temennilerimiz gerçeğe dönüşecektir.

17 Kasım 2009

14. Hafta

Ligin 14.haftasında 18 Kasım Çarşamba günü deplasmanda Van Belediye ile karşılaşıyoruz.
Yanlışlık olmasın, uçak saati nedeniyle maç saat 12.00'de.Van Belediye'nin evinde 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 mağlubiyeti var.
Biz ise deplasmandan 1 galibiyet 5 beraberlik ile ayrılmışız.

Urfa Adıyaman, Tarsus Maraş deplasmanında.Galip gelebilirsek fikstür bizmi için çok iyi.

26 golle grubun en çok gol atan takımıyız.Forvet hattımızın iyi çalıştığını gösteriyor.Yediğimiz 16 gol ise bize gülümsüyor.

Saldır Mavi Şimşek.

En Sevdiğim Sayı : 6 !!!


Bizim jenerasyon Susam Sokağı ile büyüdü. Hemen hemen hiçbirimizin aklından çıkmayan Büdü'nün o efsane şarkısı bugün bizim için daha anlamlı. Şarkıyı BURADAN izleyebilir, dinleyebilirsiniz.

Sanırım bugün tüm Demirsporluların en sevdiği sayı: 6!

Oyunculara, teknik ekibe, yönetime, gidip destekleyen taraftarlarımıza teşekkürler. Darısı diğer altı gollü galibiyetlerimize olsun...

Yalnız alttaki resimde giydiği pijamadan dolayı Büdü benim adamımdır bundan sonra. Çok yaşa sen Büdü! Ürünevi'nde de böyle pijama isteriz!

Adıyamanspor'a da maddi destek yapılmış...

Haberi çok uzatmaya ve yorumlamaya gerek yok. Zira kral çıplak.

Haber aşağıdaki linkte:

http://www.ajansspor.com/futbol/tff2lig4/h/20091116/adiyamanspora_maddi_destek.html?ref=tur_satb

Altyapıda Bu Hafta

Altyapıda bu hafta oynadığımız liglerde üç galibiyet bir de beraberlik aldık. U15 liginde Kadir Köymen ve U14 liginde Önder Sezar Mangu isimli kardeşlerimiz dörder maçta attıkları beşer gol ile gol krallığını kovalıyorlar. Profesyonel takımımızın da altı gol atıp coştuğu bu hafta toplu sonuçlar ve puan durumları şöyle oluştu:

Coca-Cola Akademi Ligi - U14 Ligi


Coca-Cola Akademi Ligi - U15 Ligi


Coca-Cola Akademi Ligi - U16 Ligi


Gençlik Geliştirme Ligi - U18 Ligi


Bu kategorilerden bir Türkiye Şampiyonu çıkmasını istiyoruz, bekliyoruz. Bu sene olacak, inanıyoruz size çocuklar!

Maske


Yukarıdaki maske bir cenaze maskesi. Aztek uygarlığına ait. Mutlaka başka bir anlamı vardır ama ilk anda sanki ölüme dil çıkarırcasına meydan okuyor gibi geliyor bana.

Sanki çok zor bir durumda kalıp da, maskenin sahibi bu maskeyi yüzüne takar da, o zorluğun rahatça üstesinden gelir gibi. Hem de muzip bir şekilde gülümsercesine.

Futbol dünyasından da muzip bir gülümseme uçtu gitti... Daha dün buralarda top tepen Antonio De Nigris geçirdiği kalp krizi sonucu dünyaya gözlerini yumdu.

Attığı bir golden sonra taktığı maske ile "gol sevinci" hazinemize bir yenisini eklediğini hatırlıyorum. Zorluğun üstesinden geldiği anda kişisel gösterisini yapmış, hemen hepimizi gülümsetmişti. Hem gülümsemiştik, hem de muhtemelen maske kültürünün bize yabancı olmasından dolayı yadırgamıştık biraz da. En nihayetinde attığı golün sevincini yansıtmıştı bizlere, taktığı altın renkli maske ile.

Belli ki muzip bir çocuktu o da. Bu oyunun muzip çocuklarından birisiydi. Umarım inandığı her ne ise en güzeli ile karşılaşır gittiği yerlerde...

16 Kasım 2009

Sprey...

Bir tribüncü olarak bir şehre ilk girdiğimde dikkat ettiğim şeylerden bir tanesidir duvar yazıları, grafitiler, sprey boyalar...Diğeri ise şehirde forma ve atkı ile gezen tribüncü çocuklar.
Az çok o şehrin sokaklarının bize kimlere ait olduğunu gösteriyor
.


Adana'ya gelenler bilirler zaten, söylemeye gerek yok.Şehrin her bir köşesinde imza vardır.
En güzel , en kalabalık, en çok okunacak yerler itina ile seçilir ve büyük bir özenle boyanır.Şehrin girişinde, tünel girişlerinde, tabelalarda bizi gördükçe gülümser.Hele onu siz yazdıysanız her baktığınızda ayrı bir şeyler hissedersiniz, mutlaka arkadaşlarınıza gösterirsiniz.Selamı çakar.


Ya da gidilen her deplasman stadına imza atılır ki oradaydık denir.
BAzen silmek için belediye ekipleri bile kurulur.
Bir uyarı mesajı verir aynı zamanda, ayık olunması konusunda uyarır.Bu şehirde annelerinizin dışarı çıkarken tembih ettikleri kötü çocukların olduğunu hatırlatır.




Stadlara, sokaklara, tribünlere hep sevdiğimizin adını vermediler
ama biz her duvara bilvesile adımızı yazarak yaşadık
Mavi ve spreyden boya ile
Yaşadıkça yaşanılası gelen...


Okumak için öne eğeceksin ki başını saygıyı gösteresin kutsal renklere :)







Kimi zaman bir sokak, kimi zaman bir otobüs durağı.Kimi zaman da bir lise tahtası

Demek Ki Neymiş, İsteyince Oluyormuş...

Demek ki; bu takım isteyince rakibe 90 dakika top göstermeyebiliyormuş. Demek ki; kalesinde atak görmeden yarım düzine gol atabiliyormuş.

Bu oyunu oynadıkları zaman taraftarlarının yüzünü güldürebiliyorlar, herhangi bir küfüre maruz kalmayabiliyorlarmış. Küfürü kimse hak etmez ama belli bir kesimi belli bir yaştan sonra değiştiremezsin. Değiştiremeyeceksen küfür etmemelerini sağlayacaksın. Küfüre son verilmesi ilk planda kimin elindeymiş, futbolcular ve teknik ekibin... Futbolcu tribündeki taraftara saygı gösterdiğini hissettiren bir oyun oynarsa taraftardan küfür değil saygı ve sevgi görüyormuş.

Şimdi siz topunuzu oynadığınıza göre yavaş yavaş talep haklarınız doğmaya başlayacak. Bu süreçte bazı şeyleri görmeniz lazım. Siz futbol oynarsanız başınızda bir yönetim olur. Biz görevimizi yapıyoruz siz de görevinizi yapın ve bize para bulun deme hakkına sahip olursunuz. Siz başarılı olursanız yönetim şehrin büyüklerine baskı yapma gücüne sahip olur. Şiir gibi top oyanayan takımımız var, bizi yalnız bırakırsanız günahı sizin boynuna deme hakkına sahip olur.

Siz top oynamazsanız, başınızda yönetim değil kayyum olur. Başınızda kayyum olursa herkes alacaklarına üşüşür. Siz paranızı yine alırsınız ama ne zaman alacağınız belirsiz olur. Siz bu takımı küme düşürürseniz bir daha Adana'dan ekmek yeme şansınız kalmaz ama şampiyon yaparsanız gelecekte teknik kadrolar dahi size açılır. Siz bizi rezil ederseniz, işinize gelse de gelmese de bizimle rezil olursunuz. En iyisi birlikte vezir olmaktır.

Mücadele ettikçe tribünle sorun yaşamazsınız, yönetimle sorun yaşamazsınız, para istemeye hakkınız olur, muhakkak para da bulunur, huzurunuz olur. Huzurunuz oldukça bu takımda yükselirsiniz. Yükselmek veya alçalmak sizin elinizde. Tercih sizin.

Diski maçı için sizleri alkışlıyorum. Van ve Adıyaman maçlarını da kazanın, Demirspor kimmiş gösterin ve paranızı almak için baskı yapmaya hakkınız olsun. Aynen devam. Teşekkürler...

Dersimiz mutluluk...

Birileri bize bugünlerde mutlu olmaya dair notlar iletiyor. "Daha ne istiyorsunuz!" tadında cümlelerle bize nasıl davranmamız ve hatta nasıl cümleler kurmamız gerektiğine dair telkinlerde bulunuyorlar. Şimdi onlara bir çift lafım olmasına rağmen bu bir çift lafı kendime saklıyorum.

Duyduğum kadarıyla bizim futbol bilgimiz konusunda da atıp tutmalar olmuş, o konuda Allah'a havale ediyorum artık hepsini. İşte şimdi asıl meseleye gelme vaktidir. Bizim asıl meselemiz "bağımsızlık"... Şimdi herkesin aklına "Tam Bağımsız Adana Demirspor" gelecek, gelmesin efendiler, gelmesin... "Dersimiz mutluluk" çünkü... Dersimiz başkalarının sevinçlerini kan yapıp içine ekmek doğrayıp yeme hali... Dersimiz birilerinin kendi çıkarları uğruna bizi üzme hali... Dersimiz bazılarının kendi mutlulukları uğruna harcaması bizim hayallerimizi...

Artık susmamamız lazım. Artık konuşmamız lazım. Artık birbirimizi kandırmamız lazım. Gerçekler varken birbirini poh pohlayan, "körler sağırlar birbirini ağırlar" tipinde adamlara bıraktık meydanı, onlarda atı öyle bir koşturuyorlar ki tutana aşk olsun. Aşk oldu bir kere "Mavi Şimşek"le bizim yüreğimizde. Ama nedense bizi hep ama hep yok sayanlar, hep bizi hakir görenler, azıcık ayağa kalkınca laf atarlar, söz atarlar, atarlar da atarlar...

Onların dersi de mutluluk ancak onlar kendi mutlulukları uğruna başkalarınınkileri silebiliyorlar. Biz onlardan değiliz. Biz onlardan olmayacağız. Biz kimseyi silmedik ki yok etmeye çalışalım. Biz kimsenin mutluluğunu engellemeden ama kimseyede bel bağlamadan sevmeyi seçtik. Şimdi o "diğerlerine" soruyorum ; "BU KADAR KÜÇÜKSEK VE SİLMEK BU KADAR KOLAYSA, YERİN DİBİNE GİRMİŞ HALDEYKEN BİLE NASIL OLUYOR DA HALA BİZİ BİTİREMEDİNİZ VE NASIL OLUYOR DA HALA BİZİ KISKANMAYA DEVAM ETMEKTESİNİZ?"

Size son sözümse ; "Dersimiz mutluluk efendiler! Mutsuz etmek değil!!!"

İmza : Haftanın Yoranı

15 Kasım 2009

Grattis Djurgarden

İsveç Ligi'nde sezonun bittiğinden ve Djurgarden'ın play out müsabakaları sonucu ligde kaldığından bahsetmiştim. 2010 yılında tekrar Allsvenskan ligi'inde mücadele edecek olmak oldukça büyük sevinç yarattı.İşte maçtan kareler;





Şu skorbordu görünce aklıma bizim stadda 40-50 bin tl harcanıp da bir türlü işe yaramayan skorbord geldi.Nedense bunlar hiç yazılmaz, konuşulmaz, unutulur gider?
KAle arkasının kapatılmasına bir kez daha teşekkür edelim.


şükreden iki taraftar



Maçtan sonra mutluluktan sahaya giren taraftarlar





Maçtan sonra 1940 çekiyorlar :)


Soğuk memleket olunca formalar gözükmüyor.Adana'nın gözünü seveyim.



Bu da sezonu özetleyen hoş bir video, son maçın golleri de mevcut.
made by SirDIFalot

DIF from nilsek on Vimeo.


greets to nils :)