26 Eylül 2019

Kupadan Elenme "Sevinci"

Bu yıl da kupadan erken elendik. 2. lig ekibi Hekimoğlu Trabzon'a (eski adı Düzyurtspor) uzatmalarda yenildik. Pek çok taraftarımız tarafından sevinçle karşılanan bu durum benim aklıma yatmıyor.

Aslında genel olarak bunun Türkiye Kupası'na bir sempati duyulmaması ve bu organizasyonun bir cazibesinin olmamasıyla ilgili olduğunun farkındayım. Sadece taraftar değil kulüpler da yıllardır kupa için ekstra efor sarf etmiyor. Öncelikli olarak maddi getirisi olmayan bir organizasyon, hatta stat ve diğer maç masraflarıyla beraber zarara bile sokuyor olabilir. Fazla maç yükünün sakatlık ve yorgunluk getireceğine dair de bir düşünce var. İyi bir maç, her zaman antrenmandan iyidir oysaki.

Federasyon'un ve sponsorun bu durumun farkında olmasına rağmen bir atılım yaparak kupayı cazibeli hale getirmemesi (onca sorun varken buna zamanları kalmıyordur/devenin nerem doğru ki demesi gibi) ülke futbolu için üzücü bir durum.

Eğer eleneceksek de iyi bir takıma, bizden üst ligdeki bir takıma elenmeyi isterdim. Yedek kadromuzla ya da sürekli şans bulamayan oyuncularla alt lig takımını, yanlışlıkla olsa bile, yenemiyorsak vay halimize...İyi bir antrenman maçı ve bol golle bu turda rakibi eleyip, biraz moral bulup, gelecek maçlarda bu bilerek elenme işine girilebilirdi.

Her sene aynı şeyleri söylediğim için, bu yıl da eksik kalmasın istedim.

23 Eylül 2019

Adana Demirspor:4 - Bursaspor:1

Gol, gol, gol, gol! Geçen 3 haftada atamadıklarımızın hepsini bir kerede attık. Sonuç oldukça sevindirici tabii ki. İlk yarıda bu kadar çabuk sonuca gittiğimiz maç olmamıştı yakın zamanda. Aslında geçen haftaki mücadeleler de net pozisyonlar vardı ama bunları sonuca çevirememiştik. Bu kez takıma ısınan hem Samed'in hem Berk'in katkısını gördük. Çok fazla kadro şansı bulamayan Levent de skor katkı koyanlar arasındaydı. Asıl önemli olan gollerin iyi bir pas trafiği ve organizasyon sonrası gerçekleşmesiydi. Emeği geçenlere tebrikler...

2012'de başlayan yakın dönem 1. lig tarihimizde ilk kez ilk 5 haftayı yenilmeden tamamladık.

Gelecek hafta Altınordu deplasmanında da aynı azmi görmek umuduyla...

16 Eylül 2019

Adanaspor A.Ş.:0 - Adana Demirspor: 0

3 haftadır 0-0'lık skorlara talim... 1. lig geçmişimizde böyle bir seri yok, en fazla 2 hafta üst üste olmuş. 4. haftada yenilgisiz ve gol yemeden 8. sıradayız; bu da ilginç bir istatistik.  Geçen sezonki son Adana Derbisi de 0-0 bitmişti. Sonuç olarak futbolun en sevilmedik ve sıkıcı yerindeyiz; başladığı gibi biten maçlar.

Yeni hoca Uğur Tütüneker kadroda kimi değişikliklerle başladı. Forvette bu kez Samed vardı ki daha önce kadroya bile girememişti. Stokes da maçın son bölümünde de olsa kendine şans buldu. Tabii gol yememe başarısı kadar gol atamama başarısızlığı asıl sorun. Hücum hattında Gladky ile başladığımız sezona Aosman, Berk ve Samed'le devam ettik. Gol sorununa acilen çözüm bulmak zorundayız.

Aslında ortalama kaliteyle, düz futbolcularla bulunduğumuz sıra çok da şaşırtıcı değil. Ya hocanın ya da bazı futbolcuların ekstra bir şeyler yapması lazım ama eldeki verilerle bunlar da pek mümkün görünmüyor.

Maç öncesi stada girişte yaşanan eziyetler, bileti olmasına rağmen maça giremeyen arkadaşlarımızın haberleri de twitter'da duyuruldu. Adana'da yetkililerin aşamadığı ya da aşmak istemediği sıkıntılardan biri bu: Taraftara eziyet ve onları suçlu gibi görme. Bu konuda da umarım gerekenler yapılır.





4 Eylül 2019

Teknik Direktör Değişiklikleri

Bu yılın ilk teknik direktör değişikliği çok çabuk geldi; henüz üçüncü haftada Ümit Özat gönderildi. Kadroyu büyük oranda koruduğumuz ve oyuncu istikrarına sevindiğim bir sezon açılışında bu kadar çabuk bir değişiklik beklemiyordum kişisel olarak. Akla gelen ilk soru: Madem sorun görülüyordu, neden sezona Ümit Özat'la başlandı?

Henüz yenilgisi olmayan bir takımın hocasını değiştirmesi için mutlaka arka planda başka işlerin olması gerekli; Demirspor'da da bu arka plan işler bitmez; muhakkak başka bir nedeni vardır bu değişikliğin. Ama taraftarın twitterdaki homurtusunun da etkili olduğunu düşünüyorum.

Ümit Özat'ı beğendiğim için değil ama üçüncü haftada takımın hocası değişiyorsa, orada hiç de kulübün twitter hesabından yapılan duyuru gibi planlı programlı bir yola gitmediğimiz, tersine rüzgar nereden eserse savrulduğumuz anlamı çıkar.

Şimdi yeni gelen teknik direktör de büyük ihtimalle "bu kadroyu ben kurmadım, bana zaman verin, devre arası değişiklikleri" vs gibi mazeretlere sığınacak. Yeni isimden ne beklenecek? Muhteşem kadromuzu 90 dakika ofansif oynatması mı? Türkiye'nin üstten ikinci liginde hiç bir takım böyle oynamıyor; oyuncu kalitesi gereği de oynayamaz. Süper denilen ligte bile oyuncu ve oyun kalitelerinin ne olduğu ortada; Türkiye ligleri bizi futboldan soğutuyor. Hiç bir teknik adam da mucize yaratacak kapasiteye sahip değil. Sadece biraz derli toplu oyun oynatması, takım içi/saha dışı oyunlara izin vermemesi, formayı adil dağıtması yeterli.

Geçen sezonu 3 hoca ile tamamlamıştık; bu sezon olduğu gibi yine Adana Derbisi öncesi Hakan Kutlu gidip Yılmaz Vural gelmişti; ikinci yarı başlayınca da Ümit Özat'la devam edildi, play-off'a kalmak bir başarı olarak görülebilirdi. Önceki sezon da Giray Bulak'la başlayıp Mustafa Uğur ile bitmişti ancak arada Timuçin Bayazıt ve diğer antrenörlerin yönetimiyle çıkılan haftalar olmuştu.

Kısacası başarısızlıkla teknik ekip istikrarsızlığı arasında güçlü bir bağ var.

(Ekleme: Gün içinde kulüpten atılan  twitle öğrendiğimize göre Uğur Tütüneker yeni teknik direktörümüz oldu. Devre arasını görmesi, başarı olacaktır!)

2 Eylül 2019

Adana Demirspor: 0 - Keçiörengücü: 0

3. hafta sonunda 5 puana ulaştık ama gol atamama sorunu kendini iyice gösterdi. Üç hafta 2 gol attık ve iyi tarafından bakalım, henüz gol yemedik. 3 haftada ligin gol yemeyen tek takımıyız. Bu hafta rakibin bir topu direkten dışarı çıkarken bizim de net pozisyonlarımız var. Hafta içi Ümit Özat'ın "kazanamıyorsan kaybetme" açıklamasının devreye girdiğini söyleyebiliriz. Takımın derli toplu bir havası olsa da yaratıcı oyuncu eksikliğinden daha önce bahsetmiştim. Berk'in tekrar takıma dönmesi bu açıdan bir avantaj olabilir.

Milli maç arasından sonra Adanaspor maçı ve ardından içeride (bu kez seyircili!) Bursaspor maçları var. Sezon biraz da cezalı maçlar bitince tam olarak başlayacak diyebiliriz... Yine de şu ana kadar kötü bir sezon başlangıcı değil.

(Ekleme: Yönetim aynı görüşte olmasa gerek, bu maçtan sonra 3 Eylül itibariyle Ümit Özat'ın görevine son verildi. Kadro istikrarını az çok sağlamış olan takımın teknik ekip istikrarını sağlayamaması adına kötü gelişme...)