30 Haziran 2011

Adana Yenileniyor, Ya Yerel Basın?

Tuncel'in tutuklanması sonrası, her zaman girdiğim sitelerin ötesinde, Adana basınını daha detaylı takip etmeye çalıştım. Yerel spor basınının durumunu zaten biliyoruz ama diğer basın kuruluşlarının hali de ne yazık ki kentin genel görünümü gibi. Bilginin artık internet üzerinden hızla paylaşıldığı, türlü haber sitelerinin olduğu bir ortamda, Adana basınının internetle imtihanı içler acısı.

Sitelerin veya gazetelerin tamamında, garip bir şekilde köşe yazarı bolluğu var. Her sitede onlarca kişiye köşe verilmiş. Ama muhabirlik desen yerlerde sürünüyor. Bir gazeteyi, haber sitesini, oranın muhabirleri ayakta tutar halbuki.

Tuncel'le ilgili gelişmeler sonrası, Adana basınından bir tane analiz haber okuyamadık. Ne bir söyleşi, ne bir detay... Muhabirlik başarısı gösterecek hiç bir site bulamadım. Tuncel'le ilgili haberlerin hepsi ulusal gazetelerden kesip yapıştırılmış, ajanslardan aynen alınmış işlerdi. Adana'daki bir haberi öncelikli olarak yerel basından okumamız gerekirken, tam tersi hiçbir ek detay bulamadık bu mecrada. Ulusal basındaki bir çok ünlü köşe yazarı bile muhabirlik vasıflarını kullanarak köşeleri kaleme alıyor; sadece oturdukları yerden kişisel düşüncelerini paylaşarak değil.

Kentin iliklerine simiş, tek adama yakın olma çabası, anlaşılan basın odalarına da girmiş. Şimdi onlar da bu yeni dönemde nasıl pozisyon alacklarını düşünüyorlardır. Ya da umudum öyle olması yönünde. Yazıp çizdiklerini, tek adamın kıblesine göre belirleyenler, bundan ne yapacaklarını hesabını yapmalılar. Bence, özlerine dönüp gazeteci kimliklerini yeniden hatırlasınlar ve bize haber versinler. Sonra yorum. Muhabir sayısı köşe yazarı sayısından az olan, ajansalara düşecek haberleri kopyalayıp yapıştıran gazetelerin şu anda bunu yapması çok zor.

Köşe yazılarının bazılarında, gelişmeleri "yeni bir Adana"nın ilk adımları olarak görüp selamlayanlar vardı. Bu umut, beni sevindirdi ve şaşırttı. Gerçekten de bu yaşananlar, musibetin nasihata dönüşmesi açısından yararlı olabilir. Bundan sonra siyasaten yeni bir Adana'nın yaratılması için bir yol açılabilir. Şu anda bu yolu en iyi işleyecek olan, AKP ile dirsek temasındaki Belediye Başkanı Zihni Aldırmaz gibi görünüyor. Durak-Tuncel savaşında, aradan sıyrılıp kent yönetimini ellerine alacak bir yetkiye sahip. Kentin muhalif kesimlerinin de bu yeniden yaratım sürecinde rol alması zorunlu.

Adana basınının da bu süreçte toparlanıp, öncelikle daha iyi websiteleri hazırlayarak, hızlı bilgi akışı sağlayarak, sonra da köşeyazarlığı kadar muhabirlik yönünden anlamlı işler üreterek bir takım adımlar atmasının zamanıdır.

25 Haziran 2011

Başkanımız Tutuklandı

Adana Demirspor başkanı Mustafa Tuncel, belediye merkezli yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alınmıştı; bugün Tuncel'in tutuklandığı bilgisi geldi.

Aytaç Durak ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Tuncel-Durak savaşında araya kaynayan-zarar gören yine Adana Demirspor olacak gibi görünüyor. Tek adamların savaşında taraf olmak çok zor... Biz, Demirspor tarafından olaylara bakmaya devam edeceğiz.

22 Haziran 2011

Coşkun Özarı'yı kaybettik...

Bir süredir rahatsızlığı nedeniyle hastane'de tedavi gören Coşkun Ağabey'i bugün öğleden sonra kaybettik.

Adana Demirspor, lig tarihindeki en başarılı dönemini Coşkun Ağabey'le yaşamış ve 1981-1982 sezonunda Türkiye 1. ligini 6. sırada tamamlamıştı.

Işıklar içinde yat Coşkun Ağabey, Demirspor'lu kardeşlerin seni hiç unutmayacak...

Ali Hoşfikirer - Turhan Demirdal - Coşkun Özarı


21 Haziran 2011

Kulübün Bilgisayarları da Gözaltında

Güne Aytaç Durak ve Mustafa Tuncel'in evlerinin aranması ve gözaltına alınmaları haberi ile başladık. Tuncel-Durak savaşının kesişim noktalarından ve bizi de asıl bilgilendiren kısmı Adana Demirspor; ki kulübün bilgisayarları da inceleme altına alınmış.

Gözaltı haberinin detaylarında, sadece Vatan gazetesinin haberinde görebildiğim kısım:

"Polis, gözaltına alınan Mustafa Tuncel’in başkan olduğu Adana Demirspor Kulübü ile Aytaç Durak ve kardeşlerine ait olan Durak İnşaat’ta da arama yaptı. Uzun süreden bu yana Adana Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin görev yaptığı Adana Demirspor’daki bazı bilgisayar ile malzemelere de el konulup Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü."

Bilindiği üzere Bursaspor kulübü başkanı da kulüple ilişkili mali meseleler yüzünden geçtiğimiz hafta tutuklanmıştı.

20 Haziran 2011

Teknik Direktör ve Transfer Dönemi

Teknik direktör konusunda, Ali Güneş'le devam kararı alındı. Birçoğumuzun çekincesi vardı bu isme karşı; özellikle play-off maçları sırasındaki tercihleri nedeniyle... Benim için devam kararı, beklenen bir durumdu. Büyük ihtimalle hoca, geçen yıl istediği kadroyla mücadele etmediğini; bu yıl kendi yapacağı transferlerle daha iyi işler çıkarabileceğine dair yönetime güvence verdi. Yönetimin elinde de alternatif bir isim yoktu. Demirspor'a bu koşullarda Ali Güneş'ten çok daha iyi bir teknik direktör geleceğine de inanmıyorum. O yüzden, teknik kadroda istikrarın önemine inandığımdan Ali Güneş'le sezona başlamak iyi bir tercih gibi görünüyor.

Önümüzdeki süreçte, geçmiş yılların hatalarının yapılmamasını bekleyeceğiz. Yönetim, transfer için bir komite kurmuş ve ilgili açıklamaları da sadece basın sözcüsü aracılığı ile yapacaklarmış. Kurumsallaşma adına önemli bir adım. Umarım devamı getirilebilir.

Fason kongremiz öncesi, Mustafa Tuncel'e neden başarısız olduklarına dair soru sorulmasını beklediğimi yazmıştım. Soru üzerine mi bilmiyorum ancak Tuncel, başarısızlıklarının kimi nedenlerini anlattı. Bunlar, Soner Tolungüç'e fazla güvendikleri, yönetim kurulu üyelerinin yeterli inisiyatif almadığı ve Ekrem Kandemir'e fazla iş düştüğü, futbolcu transferlerinde yanlış yaptıkları üzerineydi...

Bu açıklamalara sevindiğimi söyleyebilirim. Bundan sonra bu hataların tekrarlanmamasını bekleyeceğiz, az önce belirttiğim gibi. Yönetimde tek bir kişinin iş yapıp, diğerlerinin hiçbirşey yapmadığı bir süreci geride bırakmalıyız. Yönetim Kurulu üyeliği, sadece para verip gerisine karışılmayan bir makam değildir. Yönetim Kurullarında neyin neden yapıldığına dair kıyasıya bir görüş alışverişi gerekir. Her ne kadar Tek Adam tarafından yönetilsek de, o Tek Adam'a neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda yeterli bilgi gitmesi durumunda, hata yapma oranını azaltabiliriz.

Beklentimiz: yönetim kurulunun tam olarak hakim olmadığı konularda, bu işi bilen kişilere danışması ama tek bir kişinin yönlendirmesine de uymaması; daha önce iş yapıp kazıklandıkları kişilerin tekrara kapılarını çalmaması; en iyisini bulana kadar, araştırılması.

Bu açıdan şu hatalara düşülmemesini bekliyorum:

-Hatır gönül transferi yapmayın. "Bu benim yeğenim, bu benim akrabam; Adana'nın çocuğu, gelecek vaad ediyor; boş mukaveleye imza attım" vs klişelerine prim vermeyin. "Benim oyuncumu neden oynatmıyorsun" diyen yöneticiye kapıyı gösterin.

-Tek bir menajerden transfer yapmayın. Menajerlerin spekülasonlarına kapılmayın. Menajerlerin komisyonlarını futbolcuya ödetin.

-Takım içi ücret dağılımında adaletsizlik yapmayın. Birine çok diğerine az para vererek, sezon içi husumetlerin temelini atmayın.

-Çok parayla transfer yapmak başarı değil; bunu yaşadık ve gördük. Çok para harcamadan, kulübü yine borç bataklarına sokmadan, bu ligin dengi bir bütçeyle iş yapın.

-Gereksiz transfer yapmayın. Hocanın istediği, nokta transferlerle, hocanın oynatabileceği oyunculara yönelin. Yıllar içinde gördük ki futbolcunun iyi olması yetmiyor. Teknik kadroyla da uyumlu olması gerekiyor. Futbolcu karakteri, çoğu zaman teknikten çok daha önemli. Uyumlu, sorun yaratmayacak isimleri tercih edin.

-Futbolcularla düzgün sözleşme yapın. Bugüne kadarki sözleşmelerden hep Demirspor dezavantajlı çıktı. Futbolcunun oynamadığı zaman parasını alamayacağını, kötü performansı karşısında kendisinin mağdur olacağını ona anlatın ve anlamasını sağlayın.

-Daha önceki takımlarında sorun çıkarmış futbolcuları alırken iki kere düşünün. Neden ve nasıl o takımdan ayrıldığını araştırın. Sakat olup olmadığını farklı kanallardan teyit ettirin.

-(Bu daha sonraki bir aşama ama yine de önceden önlemi almak gerek): Futbolcuların kumpas kurmasını engelleyin. Teknik kadronun işini düzgün yapmasını sağlayın. Futbolcu-teknik adam diyaloğunda araya yerel basını sokmayın.

İdeale yakın bir tablo çizdiğimi biliyorum ama bunlar yapılmayacak şeyler değil. Yıllardır biz hep bunların tersini yaşadığımız için, bu durumların hayata geçmesi imkansız gibi düşünüyoruz. Değil. Yapabiliriz.

17 Haziran 2011

Efsanelerden Öğrenmek...

Geleneğimizi bilmemiz gerek. Ama sadece bilmek değil, onlardan öğrendiklerimizi de uygulamalıyız.

Dün Trt-3'te Bir Zamanlar programında konuk olan Demirspor efsaneleri, Füze Selami, Kartal Yaşar, Coral; anlattıklarıyla bize gerekli mesajları-işin özünü birkez daha hatırlattı.

Eğer, Füze Selami, "neden sol ayağımı da geliştimiyorum diye düşündüm. Duvara karşı şut çektim, bekçi bizi kovalayıncaya kadar" diyorsa; demek ki çok çalışmamız ve daha çok çalışmamız gerekli.

Eğer, Kartal Yaşar, "haberimiz yokmuş 4-3-3 oynuyormuşuz" diyorsa, demek ki taklit değil kendimize uygun sistemi bulmamız gerekli.

Eğer Coral, "bizim başarımızın sırrı arkadaşlıktaydı, dostluktaydı" diyorsa, demek ki aramıza bizi bozacakları değil, bizi güçlendirecekleri alıp onlarla birlikte güçlenmemiz gerekli.

Eğer Adanaspor'un eski kaptanı, "Adana Demirspor her zaman halkla iç içeydi" diyorsa, demek ki kapalı kapılar ardında değil tribünle, sokakla birlikte yürümemiz gerekli.

Onların anlattıklarını sadece nostaljik birer öğe olarak duvarımıza asmanın anlamı yok. Efsaneler, bize güç verdiği ölçüde etki yapar; okudukça, dinledikçe feyz almamızı sağlar. Bu sözleri, ahlanıp vahlanmak için değil, geleceğimizi inşa etmek için kullanmalıyız.

16 Haziran 2011

TRT-3'te Demirspor Belgeseli

Her ne kadar TRT-3'ün yayın akışında görülmese de, bugün saat 22.00'de Demirspor belgeseli yayınlanacağı bilgisi var. (22.30'da Bir Zamanlar isimli bir program görünüyor.) Bize de yorum bırakılmıştı bu konuda. Bakalım, varsa izleyelim...

15 Haziran 2011

"Menajerler Dünya Futbolunu tehdit Ediyor"

Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği (TÜFAD) Başkanı İsmail Dilber demiş ki:

"2007 senesinde Almanya'da Almanya Futbol Federasyonu ile birlikte oradaki gençlerimiz ile ilgili bir çalışmamız sürüyordu. Alman Futbol Federasyonu 2. Başkanı ile otururken ona, futbolun gelecekteki tehlikesini sordum. Tek bir cevap verdi. Futbol menajerleri dedi. Menajerler dünya futbolunu tehdit ediyor. Federasyon da biz de çalışıyoruz. Türkiye'deki sorun, dünyaya yayılmış durumda. Bir Alman'ın bakış açısını dile getirdim. Ama ben de aynı düşüncedeyim"

Zamanında yaptığımız bir tespitin, başka bir ağızdan-yetkili bir isimden yeniden ifadesi... Bu sefer ölçek daha büyük, dünya futbolu!

14 Haziran 2011

Evet, İş Görelim Artık...

Kabare bitti; kongre yapıldı. Herkesin bildiği gibi, tek adam Mustafa Tuncel, hala başımızda.

Evet, artık iş görelim; ezber cümlelere-boş vaatlere karnımız tok; iş yapmanızı istiyoruz.

13 Haziran 2011

6-4-3-1

Seçim sonuçlarına ögre Adana'da milletvekili dağılımı, 6 AKP, 4 CHP, 3 MHP, 1 Bağımsız şeklinde oldu. Seçimin çok çekişmesiz, tek kale maç şeklinde geçtiği memlekette en çekişmeli illerden oldu Adana ve Mersin.

Vekillerin isimleri şöyle;

AKP: Ömer ÇELİK, Necati ÇETİNKAYA, Necdet ÜNÜVAR, Fatoş GÜRKAN, Ali KÜÇÜKAYDIN, Mehmet Şükeü ERDİNÇ;

CHP: Faruk LOĞOĞLU, Ümit ÖZGÜMÜŞ, Turgay DEVELİ, Ali DEMİRÇALI,

MHP: Recai YILDIRIM, Muharrem VARLI, Ali HALAMAN

BAĞIMSIZ: Murat Bozlak

Murat Bozlak, 90binin üzerinde oy aldı. CHP, 200binin az üzerindeki oyunu 360bine çıkardı; AKP, 341 binden 438 bine, MHP de 210 bin'den 230 bin'e çıktı. Bu seçimde hedef yükselten TKP, 1277 oy aldı.

Memleket sathında yüzde 50 oy alıp, gücünün artırarak iktidarda kalan tek adam'ın bundan sonra kendi gibi düşünmeyenlere uygulayacağı, uygulayabileceği durumlar ve dolayısıyla demokratik oyunun sürdürebilirliği konusunda çok çekinceliyim.

9 Haziran 2011

Maraş Maçı'na "Müdahale Edilmiş"

Ekim 2009'da evimizde oynadığımız Kahramanmaraş maçının sonucuna müdahale etme girişimi olmuş. Bildiğimiz adıyla, şike! O maçı 3-4 kabetmiştik. 3-1 öndeyken, kaleci Kaya kırmızı kart görmüş ve ardından 4-3 yenilmiştik.

Bu maçla ilgili 2008-2009 sezonunda Adanaspor'un futbolcusu olan Erkan Ergün ömür boyu hak mahrumiyeti cezası aldı. Eski futbolcumuz Süleyman Varlık ise suçsuz bulundu. Ayrıca İbrahim Öztürk ve Mehmet Volkan Terlik de bu maçla ilgili olarak soruşturuldular ancak ceza almadılar.

Belgelenmese de pekçok maçta böyle spekülasyonların olduğu, kamuoyu vicdanında açık bir şekilde hissediliyor.

8 Haziran 2011

Adana Demirspor TRT Haber'de!



Geçtiğimiz ay, Okuyan Us yayınlarından taraftarların gözünden futbol üzerine derleme bir kitap yayınlandı: "Asla Yalnız Yürümeyeceksin"... Kitapta Adana Demirspor ile ilgili bir yazı da bulunuyor. Yazının sahibi Alper Turgut. Cumhuriyet Gazetesinde sinema üzerine yazdığı yazılardan tanıdığımız ve Adana'lı olduğunu bildiğimiz Alper Turgut'un sıkı bir Demirspor taraftarı olduğunu da bu kitaptaki yazısı sayesinde öğreniyoruz...

Bu kitap özelinde TRT Haber Demirsporluluk üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi Alper Turgut'la. Biz de bu söyleşiyi yayınlıyoruz.

İyi Seyirler...


7 Haziran 2011

Seçim Sath-ı Mahalinde...

Seçim sath-ı mahalindeyiz malum; açıkçası sıkıcı bir seçim fönemi geçirdik. Seçimin sonucu belli gibi. Demirspor kongresi gibi... Tek adamların iktidarı güçlenerek devam ediyor. Memlekette muhalif olmak, hükümeti protesto etmek, muktedirlerin karşısında olmak eşkiyalık oalrak nitelendiriliyor. Hükümet, kendisi gibi düşünmeyenleri, kolluk kuvvetleri aracılığı ile çıplak şiddete maruz bırakıyor; dövüyor, öldürüyor.

Memleket insanı, tek adamları seviyor. Ona sığınmak, ona bağlanmaktan hoşlanıyor. Peşinden koşacak lider arıyor. Erkek, faşizan, kendi gibi düşünmeyeni yok edici bir iktidar dili bizi sarıp sarmaladıkça yine bizi aşağılıyor, hakaret ediyor, tehdit ediyor. Ama bu izim hoşumuza gidiyor.

Tek adamalar heryerde aynı, yerelde veya merkezde fark etmiyor.

Adana, AKP hükümetinin ilk döneminden, Aytaç Durak'ın alışıldık bir şekilde saf değiştirmesi ile az da olsa nemalandı. İkinci dönemde Aytaç Durak çizgisini korudu ve partisini değiştirdi. Heryerde olduğu gibi, AKP kendinden olmayan belediyeleri baltaladılığından, Adana'da bu konudan zarar gördü; A.D'ye bir tekmeyi de büyük başkanımız Mustafa Tuncel vurunca Adana, tam bir belirsizlik mıntıkasında kalakaldı. Ne muhalefette ne iktidardaydı.

Adana işsizlikte ilk üçe girdi. Tarım politikalarının geriletilmesi ile eski ücünü yitirdi. Her alanda yarıştığı kentlerin gerisinde kaldı.

Adana, AKP hükümeti döneminde yenilgisine yenilgi kattı.

Ama Adana muhalefetini de geliştiremiyor. Ne MHP ne CHP, etkili bir güç oluşturamadı. 2007 seçimlerinde meclise gönderdiğimiz Adana milletvekillerinden bir hayır göremedik.

Bu seçim öncesi, AKP yine Ömer Çelik ve Elazığ'dan transfer Necati Çetinkaya ile kente ağırlığını koydu. CHP ve MHP listelerini yenilediler. Emek ve Özgürlük Bloğu da Murat Bozlak gibi eski ve güçlü bir siyasetçiyi aday gösterdi. Önceki seçim ve referandum sonuçlarına bakıldığında en dengeli kentlerden biri olarak Adana görünüyor; oylar birbirine yakın.

Adana, 9 yılda kendine hiçbirşey katmayan hükümetine "ağamsın, paşamsın" demeye devam mı edecek; yoksa geleneğindeki muhalif damarları yeniden çıkarabilecek mi?

6 Haziran 2011

Herkesin Bildiği Gibi...

Adana Demirspor kongresi ertelendi. Aslında bunu herkes biliyordu. Yıllardır ilk toplanışta kongre yapamıyoruz. Bu nasıl bir alışkanlıktır böyle? Bu sefer farklı olacak havası yaratıldı. Ama olmadı. Olamazdı çünkü herkes aynı tas aynı hamamdı. Demek ki Başkan ve yerel basını, ilk seferde toplayalım dese de buna kimse ikna olmuyor. "Haydi kongreye" demekle bu iş olmuyor.

Madem Tuncel, bize sahip çıkacak ve yeniden başkan olacak, o zaman neden kongre toplanıyor? Güven tazelemesi mi? Demokratik bir şekilde toplanıp sorunlarımızı konuşmadıktan, "başkan neden başarısız olduk, bize bir anlat" demedikten sonra kongrenin ne anlamı var? Herkesin bildiği gibi, yine eller kalkıp inecek ve senaryo uygulanmaya devam edecek.

Ama "taraftarımız endişelenmesin" buyurdu yönetimimiz, haklılar; zaten kongre var dediysek bu iş bitecek demedik ki, devamı var; sakin olun!

2 Haziran 2011

İyiki Doğdun Bekir Çınar!

Bugün Bekir Çınar'ın doğumgünü. Şimşekler Grubu, bugünü başkanın kabri başında anacak.

Yaşasaydı 42 yaşında olacaktı. Olmadı. Demirspor camiası ve Adana kenti elbirliğyle onu uçurumdan aşağı itti.

İyiki doğdun, iyiki Başkanımız oldun! Nur içinde yat...