21 Haziran 2017

Burs duyurusu

2016-2017 öğretim sezonu burslarını Haziran ayı ödemelerini de gerçekleştirerek sonlandırdık. Gurur duyduğumuz bu organizasyon kapsamında bu eğitim öğretim döneminde toplam 12 arkadaşımıza burs verdik. Gelecek sene bu organizasyonu daha kurumsal bir şekilde gerçekleştirmek için çalışmalarımızı şimdiden başlattık. Buna ilişkin duyurumuzu ayrıca yapacağız.

12 arkadaşımızdan bir tanesi havuzumuzda toplanan fonların zaman içinde artması nedeni ile burs almaya geç başladı. O arkadaşımıza 6 ay burs ödemesi gerçekleştirdik. Diğer arkadaşlarımız 8 ay boyunca burstan istifade ettiler. 

Bu sene aylık 100 TL burs vermeye imkanımız yetti. Toplamda 9.400 TL ödeme gerçekleştirdik. Prensip olarak burs alanların ve verenlerin isimlerini saklı tutuyoruz. Ancak havuzumuza 26 Demirsporlu'dan, Demirspor gönüllüsünden 25 TL ile 100 TL arasında aylık destek geldi. Hepsine teşekkür ediyoruz.

Bu sene içerisinde bizlerden daha önce burs alan üç arkadaşımızı mezun ettik. Mezuniyetten kast ettiğimiz husus öğretimin tamamlanması değil. İş hayatının başlaması. Oğuzhan Akbaş, Musa Yurdunuseven ve Faruk Türkmen kardeşlerimiz ile gurur duyduk. 

Burs havuzundaki paraların toplanması sürecinde zorluklar yaşadık. Bu nedenle ödemelerde gecikmelerin olduğu durumlar da söz konusu oldu. Arkadaşlarımız kusurumuza bakmasınlar.

Burs alan kardeşlerimizin üçü kadın, dokuzu erkek. Gelecek sene havuzun ve başvuruların durumuna göre burs alacak arkadaşları yeniden değerlendireceğiz. 

Organizasyonun şeffaf bir şekilde yürütülmesi, akıllarda en ufak bir soru işaretinin kalmaması bizler açısından çok önemli. Soru ve eleştirilerinize açığız.

Teşekkür ederiz. 

10 Haziran 2017

Şeffaflık Hepimize Lazım

Bugün Twitter'da bir yazışmaya şahit olduk. Hep duyup midemizi bulandıran şeyler bu kez iz bıraktı.

Önce yazışmayı twitter kullanıcısının adını sansürleyerek aktaralım.

"Twitter kullanıcısı: İki yılda aldığın parayı da yazayım o zaman. 1,5 trilyon. Eğer yalansa doğrusunu sen söyle.

Twitter kullanıcısı: EMRULLAH KULÜP DEFTERİNDE ALDIKLARIN YAZILI KARDEŞİM. İBRAZLI, BELGELİ.

Emrullah ŞALK: Tamam ispat et benim cebime öyle bi para girmişse ben futbolu bırakıcam.

Twitter kullanıcısı: o zaman ortada başka ciddi bir konu var. Sen almadıysan kim aldı. Borçlar sanırım böyle artıyor."

Bu yazılanları bir analiz edelim istedik.

1. Senaryo: Yazılanlar doğru ise:

-Sayın İmam Gazali Hıradağı böyle bir yönetime mi ses etmediniz? Böyle bir yönetimin mi parçası oldunuz?

-Böyle bir yönetimin parçası olduktan sonra mı başka yönetime girdiniz?

2-Yazılanlar doğru değil ise:

Sayın Mehmet Gökoğlu, Sayın İmam Gazali Hıradağı.

-Yazılanlar doğru değildir diyecek misiniz?
-Emrullah'ın aldığı parayı defterlerden dileyen incelesin diyecek misiniz?
-Bu ithamdan dolayı Emrullah'a dava açacak mısınız?

Şeffaflık hepimize lazım. Artık mide bulandıran olaylarla anılmak istemiyoruz. Bunları kulübümüz çevresinde görmek istemiyoruz.

Lütfen sorularımızı yanıtsız bırakmayın.

2 Haziran 2017

Kongre Değerlendirmesi

Adana Demirspor tarihinin ilk yarışmacı kongresi gerçekleştirildi ve bu yarışmacı kongrede yarışanlardan olmanın, yarışanlardan kalabilmenin haklı gururunu yaşıyoruz.

Ankara Tayfası olarak yapmayı istedikleriniz, yapabileceklerimiz belli idi ve bunu somut bir şekilde bu sayfalardan ilan etmiştik. Hatta bu hedefleri yerine getirebilmek amacı ile her potansiyel yönetici ile görüşmeye hazır olduğumuzu da beyan etmiştik. 

Nilay Hanım'ın listesine de bu istekliliğimizin kendisinin beklentileri ile örtüşmesi sonrasında dahil olduk. Kendisi ile çok zorlu, gerek fikren ve gerekse emek yoğunluğu açısından bir kongre hazırlık dönemi geçirdik. 

Kongre sürecinde başkan adayı olarak kendisi, tanıtım faaliyetlerini, projeleri, geleceğe bakışı büyük bir emek ile bizzat üstlendi. Biz bunları geliştirmek ve güzelleştirmek ve yer yer iyileştirmek adına perde arkasında çok çalıştık. Bir ekip anlayışı içinde, çok zor bir yola girmiş ve yüklenilmesi çok daha kolay olan bu adaya kendimizden fedakarlık ederek destek olduk. 

Perde önünde ise üstlendiğimiz rol ağırlıklı olarak siyasetin bir parçası olmamak üzerine idi. Çünkü hangi yönetim bizi bünyesine dahil etmek istese ve buna bizi inandırsa aynı emeği sarf edecektik. Biz bu siyasi yarışmanın siyasi aktörleri değiliz dedik. 

Ta ki; kentin ileri gelenlerinin Mehmet Bey'e desteklerini açıklamalarına kadar. Bu güne kadar Nilay Hanım'a alışılmışın dışında eşitsiz bir tanıtım imkanı sağlanıyordu, kendini ifade etmesi çok daha zor oluyordu ancak o bunları sosyal medyayı etkin kullanması ve önemli sosyal medya hesaplarının da kendisine destek vermesi ile aştı.

Kentin ileri gelenleri ise artık gerçekten rahatsız edici bir mefhum oluşturdu. Adana Demirspor taraftarı yediği yemekten artırırken, takımımız küme düşerken ortalıkta olmayan ilçe belediyelerinin, yine koca bir sene boyunca protokolü boş bırakan milletvekillerinin 35 yaşındaki genç bir adaya karşı diğer bir adayı desteklemeleri gerçekten çok rahatsız edici idi.

Bu dakikadan sonra daha bir gurur duyduk Nilay Hanım'ın listesinde olmaktan. Takım küme düşerken bizleri unutan, 26 maçtır para alamadığı söylenen takımın tepetaklak gitmesini umursamayan ama seçim sürecinde boy gösteren siyasi aktörlerin Demirspor'u zikretmeleri son derece ironik. 

Tabi bu husus, bu kişilerin Mehmet Bey'i desteklemelerinin olumsuz olduğu anlamına gelmiyor. En azından bu aşamada gelmiyor. Mehmet Bey'in siyasi aktörler ile kurmuş olduğu iletişim ile kulübe bu kanallarla borcun azaltılmasına imkan verecek ölçüde karşılıksız kaynak yaratmasını ümit ediyoruz.

Adana Demirspor tarihinde tek aday ile gidilen çok sayıda seçimde dahi kavganın gürültünün eksik olmadığı gerçeği önümüzde dururken ilk yarışmacı kongrenin bu kadar centilmence geçmesi bizleri çok mutlu etti. Hatta rakip iki yönetim arasında oylama sürecinde takdire şayan bir iletişim de tesis edildi. Aynı sevdaya farklı bakış açılarından tutulmuş kişileriz bizler. Tabi ki ayrımız gayrımız olmayacaktı. 

Bu vesile ile sayın Mehmet GÖKOĞLU, sayın Ramazan ÇİMEN, sayın Önder SERİN, sayın Şerif GÜLER, sayın İmam Gazali HIRADAĞI ve sayın Sedat SÖZLÜ ile uzun uzun sohbet etme imkanımız oldu. Kendilerine merak ettiklerimizi sorduk, eleştirilerimizi ilettik. Tabi bu süreçte biz de Nilay Hanım'ın adaylığına ilişkin çok sayıda soruya muhatap kaldık. 

Konuşulanları açıklamanın anlamı yok. Ancak demokrasinin ne kadar güzel bir şey olduğunu gördük. Birbirimizi anlamak için buna ihtiyacımız olduğu açıkça ortaya çıktı. Bir güzel şey daha oldu. Kongre bitti, kucaklaştık. Küçük karakterle yazdığımıza bakmayın, çok önemli bir olaydı bu. 

Hayatı sosyal medya üzerinden yaşasak, sanki kanlı bıçaklı bir kongre oldu derdik. Bugünlerde yazılanları okuduğumuzda bu dünyanın sanal olduğunu görüyoruz. 

Bizim bir amacımız vardı. Bunlardan biri de sesimizi duyurmak idi. Nelerden yorulduğumuzu ifade etmekti. Bu yarışmacı ortam kongre gününde de öncesinde de bu sesin gür bir şekilde duyulmasına imkan sağladı. Bizler kötü şeyler söylemiyoruz. Bu konuda iddialıyız. Demirspor menfaatine olmayan hiçbir söylemimiz yok. Bu nedenle bundan sonra da susmayacağız. Zaten konuştukça soğuklukların yok olduğunu da daha güzel bir şekilde gördük. Bundan sonra da bu sahnede var olmayı istiyoruz.

Kongre açısından bir diğer husus Adana Demirsporlular Derneği'nin tüzük değişikliği önerisi idi. Adana Demirspor'un yönetim yapısını belirleyen tüzüğün kongrede verilecek bir önerge ile değiştirilebilmesini kurumsal anlamda uygun bulmuyoruz. Çünkü kurumsal yapılarda mevzuat değişiklikleri tüm etkin grupların katkıları ile oluşturulan bir mevzuat komitesinde ele alınır. Uzlaşı sonucu yapılandırılan taslak mevzuat hükümleri web sitesinde en az 15 gün boyunca ilan edilir. Böylece katkı koymayan grup ve bireylerin de kongre sürecinde görüşlerini dile getirmeleri imkanı sağlanır. Ayrıca hukuku sadece amaç değil, lafız da belirler. Taslağın askıda olduğu süreçte lafız açısından da sürecin ayrıntılı değerlendirilmesi imkanı doğar. Diğer taraftan kendilerinin vermiş olduğu önerge son derece hukuka uygun idi. 

Yapılması öngörülen değişikliklerin tamamı onaylandı. Hepsi de amaç olarak son derece güzel değişikliklerdi. Kongre sürecinde üyelikler açısından da süre açısından da sorunların yeniden yaşanmaması için alınan önlemlerin yanı sıra kulübün itibarının sosyal medya üzerinden sarsılmasını engellemeyi amaçlayan iyi niyetli düzenlemeler vardı. Bu düzenlemelerin kimler eli ile nasıl uygulanacağı, somut kriterlerin nasıl belirleneceği hususunda bir takım boşluklar olduğunu düşündüğümüzden bir tanesine red, bir tanesine çekimser oyu verdik. İki tanesini ise biz de destekledik. 

Kongre sürecinde emeği geçen herkese başarılar dileriz. Nilay Hanım'a bize listesinden aday olma fırsatı verdiği için tekrar teşekkür ederiz. Kendisinin amaçlarından sapmamasını, mücadelesini bırakmamasını ümit ederiz. Kitlelere ümit oldu, ses oldu kendisi. Adana Demirspor'un gidişatından rahatsız olan ama kendisini ifade edemeyen önemli bir kitleye rehber oldu. Bu borç yapısı oldukça kaderimize mahkumuz anlayışını kırdı, en azından bu açıdan umut oldu. Ayrıca büyük bir azim örneği gösterdi. Her Demirspor taraftarı hedefine yürürken Nilay Hanım'ın azminin yarısı kadar çaba göstermiş olsa idi bugün farklı bir ligde farklı süreçleri konuşuyor olurduk. Kendisine bundan sonraki süreçte başarılar diliyoruz. 

Mehmet Bey ve ekibini öncelikle başarısı için kutluyoruz. 

-Adana Demirspor taraftarlarının özlemlerini görmüş olmasını, 
-Kendi geçmiş dönemlerini de gözden geçirerek daha önceki eleştirilerin yeniden ortaya çıkmaması için elinden geldiğince gayret göstermesini, 
-Zincirlerimiz olan borçların kırılması için çalışmasını ve 
-Halka açılmasını, taraftara kulak vermesini, 
-Geçen dönemde hiç olmadığı kadar incinen Adana Demirspor taraftarını kulübü küçük düşüren davranışlar ile muhatap bırakmamasını, 
-Altyapımıza önem vermesini, 
-Kurumsallaşma sürecinin lafta kalmaması için çalışmasını,
-Kongre üyeliklerinin tabana yayılması hususunda çalışma yapmasını 

temenni ediyoruz. 

-Eski döneminde olduğu gibi bu dönemde de mali tabloların web sitesinden periyodik olarak yayınlanmasını talep ediyoruz. 
-Tablolara ilişkin sorularımızı yanıtlandıracak mekanizmalar oluşturulsun istiyoruz. 
-Bir de özel ricamız var. Sosyal medyaya kulak verin ama onun bağımlısı olmayın lütfen.

Mehmet Bey'in icraatlerinin takipçisi olacağız. Önceki dönemlerde olduğu gibi her doğrusunda doğruyu kim söylüyor demeden alkışlayacak ve destekleyeceğiz. Yanlış olduğunu düşündüğümüz hamleleri de yine kendilerine hatırlatacağız.

Kongrede divanın oluşması çok önemli idi ve bu doğrultuda son anda yapabildiğimiz listede tereddütsüz yer alarak kalbimizde özel bir yer kazanan Barış HEPSAĞ kardeşimize ve listede olduğundan haberi dahi olmaksızın gidip divandaki yerini sorgusuz sualsiz alan Tayfamızın gözbebeği, kebabın profesörü İsmail Kayağan ustamıza çok ama çok teşekkür ederiz.  

Nilay Hanım vesilesi ile aynı ekipte yer almak sureti ile çok güzel insanları tanıma imkanına eriştik. Kendilerine etkin işbirlikleri ve iyiniyetle yoğun çalışmaları için çok teşekkür ederiz.  

Adana Demirspor'un menfaatlerinin gerektirdiği herhangi bir süreçte Ankara Tayfası herhangi bir platformda tüm iyi niyeti ile çalışmaya hazırdır. 

Bu süreçte varlığımıza güven duyduğunu belirterek bizleri gerek sosyal medya üzerinden ve gerekse özel mesajlar yoluyla destekleyen, eleştirileri ile daha doğru adımlar atmak noktasında bizleri zorlayan tüm büyük ve küçüklerimize, arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.

Saygılarımızla...

23 Mayıs 2017

Merak Edilenler...

Nilay Hanım'ın yönetim listesinde bizlerden iki temsilcinin olması sonrasında çok sayıda mesaj aldık. Çok fazla soru ile karşılaşıyoruz. Bu nedenle soru ve cevap eklinde bunları kendimizce açıklığa kavuşturmak istedik.

Taraftar Yönetimde Olur Mu?

Öncelikle sorulması gereken soru bu. Taraftar taraftar mıdır, yönetici mi? Yoksa her ikisi de mi? Eğer Adana Demirspor yönetimleri 22 yıllık süreçte istisnaları saymaz isek taraftarı anlasalar ve sorunları çözme yolunda uğraşsalar, onların hislerini ve beklentilerini önemseseler idi hep beraber ne işi var taraftarın yönetimde derdik. Adana Demirspor taraftarı günümüz dünyasında dijitale direniyor. El emeği göz nuru pankartlar yapıyor. Futbolun ruhunu bir figüre veyahut slogana işliyor. O sloganı ağır demeden, bıkmadan usanmadan en ücra köşelere taşıyor ama kendi stadına alamıyor. Yöneticilere çözün bunu diyoruz, göstermelik bir ziyaret, bir forma hediyesi, gerisi yok. Güvenlik riski deyip sanatımızı içeri almıyorlar. Bu güvenlik açığı bir tek Adana’da var!!! 

Taraftar en kritik deplasmanlara otobüs bulamıyor. Bulduğu otobüs şoförü gelmiyor. Bulduğu otobüs genelde eski püskü oluyor yolda kalıyor. En kritik puanları biraz da o otobüsler yüzünden kaybediyoruz. 

Taraftarın çocuğu oluyor, çocuğuna zıbın bulamıyor, kravat alıyor, ADS iğnesi yok. 

Taraftar kendi imkanları ile kentin ücra köşelerine kütüphane kuruyor, yönetimin baş tacı etmesi lazım. Haberi yok. 

Bu ve bunun gibi önemli sıkıntıları var taraftarın. Bu sıkıntıları da maalesef yine taraftar biliyor. O nedenle yönetimde taraftar olmalı, icracı makamlara bu derdi birinci elden anlatmalı, kulüp başkanına baskı yapmalı. Başkanın taraftarı hissetmesini sağlamalı. 

Taraftar Yönetim Kurulu’nda Mı Olmalı? 

Aslında buna hiç gerek yoktu. Ancak bazı şeyler bunu zorunlu kıldı. Adanamızın sıcak gündemde her şeye ilişkin bir fikri var ama gündemin normal olduğu dönemlerde hiçbir şeyi umursamıyoruz. Yani taraftar anlamında organize kitlesel baskı kuramadık. Bizim de çok eksiğimiz hatamız oldu. Hemen pes ettik veyahut gündem olunca tatmin olduk. 

Yıllardır, yıllardır, her gelen yönetime bir heyet oluşturun, sınırlı yetkiler verin dedik. Bırakın yönetimleri taraftarlar olarak hep birlikte kulak arkası ettik kendi talebimizi. Sonra bir kriz oluverdi ve birden evet taraftar mutlaka olmalı dendi. Gerçekliğin neredeyse yitirildiği sosyal medyada bir gazla taraftar yönetimde olmalı denilip, gündem oldu, ertesi gün unutuldu. Sonra filmi başa sardık. Sonra yine başa sardık. 

Çok rahatsız olduğumuz uygulamalar oldu. Bu uygulamalar kulübün borcunun artmasından çok daha fazla yaktı canımızı. Madden değil manen incitti. Tepki verdik, gündem oldu, sonra unutuldu. 

Yine sanal sosyal medya duvarına çarptık. Görünen o ki; taraftar bizzat yönetim kurulunda olmadıkça bu işler olmuyor, olamıyor. 

Ankara Tayfası Nasıl Yönetim Kurulu’na Aday Oldu? 

Yıllar önce Bekir Çınar ile çok yakın çalıştık. Rahmetli Başkan sağ olsun, saatlerini verdi bize. Günlerini verdi. Ankara’da arabamıza aldık başkanı, federasyon binalarına, spor toto teşkilatına gittik. Borç yükünü nasıl kırarız, nasıl nefes alırız diye. O dönemde gençlerle alt yapıdaki çocukların birlikte oynamasını savunduk. Para yoktu. Futbolcu parası ödemek için Başkan arabasını sattı. Başkan ile yürüdük, bize kulak verdi. Yalan söylemiyoruz, ölüm tehditleri aldık. Hain ilan edildik. Transfer yapılmasın dedik diye. O bize kulak verdi, bizim o takımımız play-off oynadı ve şampiyon takıma penaltılarla elendi. 

Sonrasında Mehmet Bey geldi. Taraftar heyeti oluşturulmadı ama kendisi taraftar ilkelerini kabul etti. Bugün gördüğümüzde mevcut ortalamanın çok üzerinde bir başkan oldu. Ama sesimizi duyurmakta zorlandık. Bize her bilgi verişinde daha fazlasını istedik. Yetinmedik. Çok eleştirdik. Eleştirilerimizin çoğunun arkasındayız ama sonrasında gelenlere aynı şeyi yapmadığımız, aynı enerji ve zamanı bulamadığımız için pişmanız. Sonuç olarak içinde olsaydık, Mehmet bey ile de daha sağlıklı ilişki kurabilecek, kendimizi daha iyi ifade edebilecektik. Olmadık, olamadık. 

Sonrasındaki yönetimlerde hiçbir beklentimiz karşılanmadı. Ne şeffaflık, ne kurumsallaşma, ne alt yapı ne başka bir şey. Çok şey istemedik. Çok basit şeyler istedik ama bir duyarsızlık kalesine tosladık. Taraftar heyetleri kurulsun dedik. Defalarca söyledik oralı olunmadı. 

Sayın TUNCEL’e basın toplantısında söyledik. Canlı yayınlandı toplantı. Projelerimizi sunduk. Bize bir yol açın, küçük beklentilerimiz karşılansın dedik. Olmadı. 

Levent Bey’e gittik. Projelerimizi anlattık, uzman taraftarlar var ne güzel diye bir açıklama yaptı, çekildi kenara. Sesimizi duyuramadık. Anlamıyoruz, çok mu kötü sesimiz? 

Sedat bey ile Şentürk beyin de bulunduğu ortamda Engin Hoca ile anlaşmanın yapıldığı otelde buluştuk. Kendisine beklentilerimizi anlattık. Yine heyet dedik, yine olmadı. 

Nereye gitsek kapı duvar idi. Biz üstümüzde forma varken yere tükürmüyoruz, Demirspor’a laf gelmesin diye. Takımın mağlup olduğu hafta geçmiyor, insanların kalbini kırıyoruz. Demirspor’u yaşıyoruz ama her dokunmak istediğimizde, her çiçek uzatışımızda elimize vuruluyor, çek elini deniyor. Sevdamızın kahrını çekiyoruz. Madem öyle bir de yönetime aday olarak deneyelim dedik. 

Neden Nilay Hanım’ın Listesinden Aday Olduk? 

Biz daha Nilay Hanım resmi olarak adaylığını açıklamadan yönetime aday olduğumuzu beyan ettik. Ama maddi gücümüzü biliyoruz. Başkanlığı alamazdık, aday da olamazdık. Çıktık açıkladık. 

“Aday olacak yöneticiler, lütfen bizi kadronuza alın. Bizler kötü insanlar değiliz. Sosyal medyada muhalif bilindiğimiz de vardır ama ekibimizi satmayız. Bizim derdimiz, Demirspor için bir şeyler yapmak. Bunlar küçük ama çok değerli şeyler. Biz de sizinle yürüyelim.” 

Bu isteğimizi resmen açıklamanın yanı sıra adaylarla temas da sağladık. Müslüm beyin çok beyefendi olduğuna, Adana Demirspor için yürekten emek vermek istediğine şahit olduk. Bir kısmı ile temas kurmak istedik. Olmadı. Aday olsa dediğimiz kişilerle de görüştük. Olursan bizi de al abi dedik. Olmadı. 

Biz Nilay Hanım’a da bu teklifi götürecektik, bunun için iletişime geçtik. Ancak Nilay Hanım bize inandı. Kapılarını sonuna kadar açtı. Bizimle yürümeyi biz istediğimiz için değil, kendisi de istediği için tercih etti. Kendisine bize inandığı ve bu imkanı sağladığı için teşekkür ederiz. 

Nilay Hanım ile nasıl bir iletişim tarzınız olacak? 

Biz kendisi ile iletişim kurduğumuzdan beri her daim güler yüzlü oldu. Her daim bizi dinledi. Notlar aldı. Bize katılmadığı anlarda dahi bizi destekledi. Kendisi açısından büyük bir emek içeren bir süreç oldu adaylık süreci. Bizim her zorlama dediğimiz yerde direndi. İnat etti. Kızacak belki, çok strese soktuk kendisini. Yılmadı. Duygusal anlarına şahit olduk. Kendisinden şüphelerimiz oldu, bunu ilettik. Hep pozitif enerji verdi. Açık söylemek gerekirse onun yerinde biz olsaydık, karamsarlık iyimserliğe hakim olurdu. Bu inadı sayesinde önemli şeyler başardı. Kendisi anlatır başardıklarını. Ama o inat sayesinde bizim kendisinden olan beklentilerimizi karşılayacağına, karşılamaya çalışacağına bizi inandırdı. İyi niyetli olduğuna inandık. 

Ankara Tayfası Ne Yapacak? 

Ankara Tayfası’nın ne yapacağı bugüne kadar beyan ettiği şeylerden dolayı çok açık aslında. Nilay Hanım, kamuoyunun merak ettiği projeleri açıklayacaktır, sabah da kahvaltı düzenleyecek basın mensupları ile. Orada tüm cevaplar alınacaktır. Biz yönetimsel olarak Nilay Hanım’ın açıklayacağı hususlara girmeden hayallerimizi ve beklentilerimizi söyleyelim. 

-Tüzük ve alt düzenlemelerin yenilenmesi için çalışmak istiyoruz. Banka hesabından geçmeyen gelir ve giderlerin çok istisnai durumlar haricinde takımın mali tablolarına, borçluluk yapısına etki etmesini önlemeye gayret edeceğiz. Yine yöneticilerin kendi dönemlerindeki mali sonuç doğuran faaliyetlerinden dolayı, şahsi sorumluluk taşımaları gerektiğini düşünüyoruz. Bunu ayrıntılı bir düzenlemeye oturtmak için çalışacağız. 

-Türk Bankacılık Sektörü’nde önemli mevkilerde içlerinde Adana Demirsporlu da olan üst yöneticiler var. Söyledik anlatamadık. Projeleri şubeler ile yürütmek istediler. Şubeleri küçümsemek değil niyetimiz ama kart kabullerine şubeler karar vermiyor, otomatize kararlar çıkıyor ya da Genel Müdürlük karar veriyor. Bu nedenle her kredi kartı projemiz kabul edilmeyen başvurulara bağlı olarak sonuçsuz kaldı. Şu anda Adana Demirsporlu olanı dahil olmak üzere çok sayıda üst düzey banka yöneticisi ile doğrudan görüşebilecek ve Demirspor’un geleceğini konuşabilecek durumdayız. Bu kanaldan mikro projeler üretmeyi amaçlıyoruz. 

-Adana Demirspor’un Tarihi’ne ilişkin kitabımızın ilk cildi bitmek üzere. Bu kitabı önemli bir lansman ile piyasaya sunmak istiyoruz. 

-Tabi ki; kulüp kayıtlarının incelenmesi var. Personel ve futbolcularla imzalanmış önceki sözleşmeleri bir görmek istiyoruz. Amacımız geçmiş ile kavga etmek değil ama yapılmış hatalar varsa bunları yeniden yapmamak. 

-İstanbul ve Ankara’da futbol camiasında etkin tanıdıklarımız var. Onların bilgilerinden, tavsiyelerinden yararlanmayı amaçlıyoruz. 

-Yönetimde taraftarın sesi olmayı amaçlıyoruz. 

-Nilay Hanım ve yönetimdeki diğer büyük ve küçüklerimizle sırt sırta yer yer didişerek, yer yer fikir birliği halinde ama her koşulda gülerek güzel bir Demirspor için küçük de olsa kendi payımıza düşeni yapmayı amaçlıyoruz. 

Saygılarımızla,

20 Mayıs 2017

Kümede Kaldık!

7 haftada iki puan alarak kalp krizini dibine kadar yaşadık. Tıpkı şampiyonluk kovaladığımız sezon gibi son düzlüğü berbat oynadık. Sedat Sözlü'nün mimarı olduğu bu rezalet, 1. ligteki en kötü sezonumuzdu. Bu rezaleti devam ettirmeyip artık yönetimi bırakması gerekiyor. Tabii bu başarısızlığın kendi eseri olduğunu kabul edip, özür dileyerek çekilmesi daha doğru olur. Bunu yapacağına gönülden inanıyoruz!

Daha ilk haftada altyapıdan gençlerimizin aldığı 1 puan Pote'nin attığı son dakika golü averajla kümede kalmamızı sağlayan kritik anlar olarak tarihe geçti. Tiago'nun Sivas'a attığı gol de son haftaya azıcık rahat girmemizi sağladı. Sonuçta Demirspor, ömrümüzden çalmaya devam etti.

13 Mayıs 2017

Kampanya Açıklaması

Bugün gözyaşları içinde Adana Demirspor taraftarlarının sevdasına şahit olduk.

Biz prim toplamaya daha önce de çalıştık. Bekir ÇINAR döneminde. Gençlerle destekli takımımız maddi zorluklarla boğuşuyordu. Adana yine sus pus idi. Bir Allah'ın kulu dönmedi yüzünü rahmetliye. Biz de çıktık dedik ki; siz yoksanız taraftar var. Primi biz vereceğiz.

24 saatlik değil, bir haftalık bir programda yaptık duyurumuzu. Yaklaşık 800 TL toplandı ve paraları büyük bir hayal kırıklığı ile iade ettik.

Bugün yine Adana suskundu. İş adamları, siyasiler, kentin yöneticileri, takım yöneticileri hiçbiri vazifesini layıkı ile yapmıyordu. 

Bir kardeşimiz çıktı abi yapalım dedi. İkilemde kaldık. Dedik ki; bu işe yaramaz, taraftarın görevi para toplamak değil. Zaten amaca ulaşamayız dedik. Yetmedi, işin içine para girince herkes ortadan kaybolur dedik. Ama sonra dedik ki; bu bizim acı tecrübemizdir. Gençlerin hayallerine ket vurmak bize yakışmaz. Onlar yaşayarak öğrensin bu acıyı dedik ve bugün elde ettiğimiz gurur tablosu çıktı ortaya.

Bugün biz bir duyuru yaptık, bir talepte bulunduk ama bunun yayılması da çok önemli idi. Çok değerli bir abimiz ve Mehmet Gazioğlu kardeşimiz bu açıdan çok çalıştılar. Var olsunlar. kendi sınırlı imkanları ile kampanyayı duyuran kardeşlerimiz, büyüklerimiz var olun.

Kampanya kapsamında 14.260 TL topladık. Bunların 14.200 TL'lik kısmı hesaba gelirken 60 TL'si elden teslim alındı. Toplam 107 can taraftar aktarım yaptı.

Ancak aktarım yapanlar arasında Ankara Tayfası, İzmir Tayfası ve Üni-AdanaDemir de vardı. Bunlar kuvvetle muhtemel kendi havuzlarında toplulaştırıp aktarım yaptılar. Kabaca 130 kişiden Demirspor için aktarım yapıldığını söyleyebiliriz.

Faruk BİNER kardeşim, Demirsporlu olmasam da Şimşekler Grubu için varım demiş açıklamasında. Var ol.

Özgür Fırat KALKANCI 11 yaşında, Mustafa KALKANCI 13 yaşında. Allah'ım sizlere gülen bir Demirspor ile büyüyeceğiniz yaşam nasip etsin.

Berkant BİLGİN/Ferhat ÖZDEN kardeşlerim 25 TL'nin yanında yüreğimi gönderiyorum demişsiniz. O yürek Demirspor'u dimdik ayakta tutacak.

9 TL yollamış Doğan BUĞRA. Her şey Demirspor için demiş. Her şey hep birlikte kardeşim.

Oktay GÜRBÜZ kardeşim, Yusuf GÜL kardeşim. Biri 2 TL göndermiş, diğeri 3 TL. Hesapta bu kadar var kusura bakmayın demiş. 14.260 TL'nin en değerli 5 TL'si sizin. Çok büyüksünüz.

Doğukan Kebapçı kardeşim, dayanamamış, birden çok aktarım yapmış. Berkan ÖZMEN  kardeşim de. Marşlar söylemişler aktarırken, açıklamalarından belli.

Doğancan EREN kardeşim, belki de hiç görmediği mazisine dönmek için aktarmış. Birlikte döneriz kardeşim belki. Umudunu yaşat.


Özlem İZGİOĞLU kardeşim yemek parasını yollamış. Benim güzel kardeşim. Kendi aç gönlü tok kardeşim. İyi ki varsın.

Umut GÜL kardeşim, bizi yönetimde görmek istiyormuş. Biz de istiyoruz kardeşim. Bir gün olacak. Seninle konuşacağız bunu. Demiştim abi diyeceksin bize.

Mehmet Cankurt İstanbul Üniversitesi'nde öğrenci. Kim bilir neyinden kıstı. Eyvallah güzel kardeşim. Başar, Demirspor'a beşeri sermaye ol. 

Caner-Hakan MÜLAYİM demiş ki; çorbada tuz. Olur mu kardeşlerim çorbada tat o. Var olun.

Hasan KALKANCI kardeşim. Ne zaman yanımızda olmadın ki; bir tanesin.

Hasan ÇORMAN kardeşim demiş ki; Oğullarım Kuzey ile Demir'i ağlatmayın. Çocuklar gülecek be güzel kardeşim. Mutlaka gülecek. Biz ağlarız onlar gülsün diye.

Anıl DARDAĞAN kardeşim maaş zamanı olsa daha fazla vereceğini söylemiş. Yüreğini hangi para ile ölçebilirsin? Eyvallah.

Yunus Emre GÖKTEPE, noktayı koymuş.

KİMSE BİZİM KADAR SEVEMEZ. 


Listedeki arkadaşların haricinde EFT saati geçtikten sonra hesaba havale yapanlar var. 280 TL tutarında. Ozan Ali MERT, Mehmet Reha YAZGAN, Furkan ÇAĞLAYAN, Mert AVCIBAY ve İsmail Alp Eren KESKİN kardeşlerim. Amaç hasıl oldu. Var olun. İade edeceğiz pazartesi paranızı. Hesap numaranızı twitterda özelden yazın lütfen.

Ayrıca EFT yapmış olmakla birlikte hesabımıza geçmemiş olanlar olabilir. Onları da Pazartesi günü görür ve iade ederiz. 

Bugün bizim ve MaviLacivert.Com'un vesile olduğu kampanya ile büyük bir hareketlilik oluştu. İnsanlar ilgisiz kalamadılar. Siyasiler duyarsız kalamadılar. Yetmedi ama gelecek için umut verdi. Daha geniş tabanda kenetlenip daha güzel işler yapacağımızın bir işaret oldu bugün.

Çok büyüksünüz Demirsporlular, çok.

12 Mayıs 2017

#KapılarAçılsın


Adana Demirspor taraftarları olarak çok zorlu bir dönemde olduğumuzu biliyoruz. 

Borcumuz, sorunlarımız bugünün meselesi değil. 180 dakika var bunun için. 

Tekrarlıyoruz takımımızın ligde kalması için her türlü tepkiyi en hızlı şekilde göstermek için güdülenmiş durumdayız. 

 TFF tarafından alınan son karar ile Yeni Malatyaspor maçından sonra o maçtaki taraftarların Sivasspor maçına girişi önemli ölçüde bloke edildi. Bu sezon için Adana’daki ve hatta seyircili son maçımız. Allah göstermesin, ligdeki seyircili son maçımız da olabilir. 

Olmaması için tribün desteğine ihtiyacımız var. 

Bu desteği hatırlayınız. 

Kayserispor bizimle oynayacağı maç için kapıları açtı. 

Antalyaspor bizimle oynayacağı lig maçında kapıları açtı. Ücretsiz taraftar taşıdılar stada. Hatırlayın. Kritik dönemeçlerde taraftar desteğini almak için gerekli hamleleri yaptılar. 

Şimdi aynı şeyi biz yapmalıyız. 

Kapılar açılmalı, taraftar tribündeki yerini almalı. 

Bunun için yönetimi, siyasileri, kentin yetkililerini adım atmaya davet ediyoruz. 

Şu anda yönetimle de bir olmak, ortak hareket etmek zorundayız. 

Konuşmak için 180 dakikamız var. 

Ayrıca ne olursa olsun, maç bitene kadar, umut tükenene kadar taraftar sabırlı olmak zorunda. Bunu da sıklıkla vurgulamalıyız. 

Adana Demirspor yönetimi, sesimize kulak verin. 

#KapılarAçılsın 

Gerekeni yapınız. 

MaviLacivert.Com, Adana Demirsporlular Derneği, Ankara Tayfası, Şimşekler Grubu

11 Mayıs 2017

Demirsporumuz İçin prim Topluyoruz

Adana Demirspor taraftarları olarak takımımızın ligde kalması için her türlü tepkiyi en hızlı şekilde göstermek için güdülenmiş durumdayız. 

Aylardır paralarını alamayan futbolcular bir yanda. Bir ömür boyunca rızkını Demirspor’a ayıran taraftarlar diğer yanda. 

Bizler futbolcuların emeklerine saygı duyuyoruz. Emeklerinin karşılığını almaları için her mücadeleye hazırız. Bizler de emeklerimizin karşılığını almayı herkesten çok hak ediyoruz. 

Şimdi ortak paydada buluşup, son bir hamle daha yapma zamanı. 

Karınca kararınca bir havuz oluşturup, topladığımız parayı futbolculara elden teslim edeceğiz. Biliyoruz onların yarasına merhem olmaz ama belki gönül yarasına iyi gelir. 

Son ana kadar ne gerekiyorsa yapıp ligde kalmalıyız. 

Kampanyamıza katılmak isteyenler isimleri ile birlikte aşağıdaki hesap numarasına aktarım yapsınlar lütfen. İsmini açıklamak istemeyenler aktarım yaparken lütfen bunu açıklama kısmında belirtsin. 

Tercihimiz kişi başı en az 100’er TL toplamak ama durumum yok ve ben de olmak istiyorum diyene hayır diyemeyiz. 

Mahmut Onur BİÇER 
İş Bankası Zincirlikuyu Şubesi 1154 (şube kodu)- 668370 (hesap no) (İş Bankasında hesabı olanlar bu şekilde aktarım yapabilirler) 
IBAN no: TR54 0006 4000 0011 1540 6683 70 (Diğer bankalardan aktarım yapacaklar bu şekilde aktarım yapabilirler)

Ankara Tayfası&MaviLacivert.com

9 Mayıs 2017

YÖNETİME ADAYLIK AÇIKLAMAMIZDIR

Adana Demirspor'un mayasında acı var. Hep acı var. En güzel biz yeniliriz, en güzel biz yıkılırız, en güzel biz düşeriz. Bize bu biçilmiş. Düşülecekse delikanlı gibi düşeriz. Kulüp kapanacak mı? Kimseye bırakmayız, biz kapatırız. Demirspor pisliklerinden mi arınacak, biz temizleriz. Demirspor gülecek mi? Onu bilmiyoruz. Çünkü doyasıya gülmeyi bilmiyoruz.

Dün aynı acı ortamında gördük ki bize biçilen acıyı biz yarattık aslında. Şöyle bir hayatlarımızı gözden geçirdik de çocuğumuzdan eşimizden rızkımızdan kesip Demirspor'a verdik. Verdik de bu çok büyük fedakarlık değil mi? Bu kadar büyük fedakarlıkta bulunmaktan çekinmeyen Demirsporlular iş tepkiye gelince, örgütlü tepkiye gelince nasıl oluyor da gecikiyor? Nasıl oluyor da “eyvah, vah vah, hop” demek için uçurumdan yuvarlanmayı bekliyoruz. Bu atalet, takımına hayatını verene yakışmıyor.

Bu süreçte Ankara Tayfası olarak neler yaptığımızı gözden geçirelim istedik. Nerede tıkanıyoruz, neden ilerleyemiyoruz? Dönüp geçmişe baktığımızda Demirspor taraftarlarını sosyal medyanın çok yıprattığını, taraftarın tepkilerini çok geciktirdiğini gördük. Demirspor'un cılız sesi olarak bizler bir kamuoyu yaratmada sorun yaşadığımızı fark ettik. Örneğin Osman Özköylü kalsın dedik, tüm Demirsporlular bir heyecanla aynı şeyi söyledi. Bir gün sonra “kalsın ama böyle kalacaksa hiç gelmesin” dedik, hatalarından ders alarak, daha bilinçli ve sağlam bir şekilde. Kimse umursamadı bu kısmı, yapayalnız kaldık. “Yönetim istifa” dedik, daha Eylül ayında hem de. Kimsenin umurunda olmadı. Şimdi hala istifa diyoruz, şu an herkes yanımızda.

Daha geçmişe gidelim. Biz Bekir Çınar ile yakından çalıştık. Rahmetlinin devre arasında transfer yapmaması ve gençlerle devam etmesi için inanılmaz savaş verdik. İlk günlerde karşımızda olan spor basını, kamuoyu sonradan bu hamleye ve sahadaki gençlere destek verdi. O gün kriz vardı. Bir zaman sonra herkes yanımızdaydı. Benzer şeyleri bir yıldır söylüyoruz ancak kimse yıkmıyor ortalığı. Demirspor taraftarı zor zamanda, doğru anda doğru tepkileri vererek büyüdü, bugüne geldi. Sosyal medyanın uyuşturduğu beyinlerimizle değil, doğru ve yerinde tepkileriyle.

Bir dönem, yönetimlere beraber çalışacak “taraftar heyeti” oluşturulsun dedik, kendimizi dinletemedik. Mali tablolarda denetim istedik, dinletemedik. Borç 40 milyona gidiyor, ortalık toz duman oldu, daha da olacak. Herkes bağırıyor, isyan ediyor. Bizim sesimizin dinlenmesi gerek artık. Yeni bir çağ başlatmanın başka bir imkanı yok. Ayağa kalkmanın başka bir yöntemi yok.

Vardığımız nokta şu ki sesimiz dışarıda bırakıldıkça Demirspor zarar görüyor. Demirspor'a talip olan her yönetimde, lig fark etmeksizin yönetim kurulu üyesi olarak olmak istiyoruz. Hiçbir aday bizi kadrosuna almazsa bu sefer direk yönetime adaylığımızı açıklıyoruz. Artık böyle savaşacağız. Demirspor’u küçültüp kendi adını büyütenlere inat bundan sonra yönetime adayız.

Saygılarımızla

8 Mayıs 2017

5'te 0

5 hafta üst üste mağlup olarak düşme potasına indik. Aynı seviyedeki diğer bütün takımlar düşmemek için reaksiyon verirken biz yerimizde saydık. Nasıl bir futbolcu grubuna denk geldik böyle, inanılmaz!  Disiplinsiz bir yönetimle birleşip el birliğiyle bizi uçuruma sürüklüyorlar. Ne yaptığını bilmeyenler grubu, duygularımızla oynuyor. Tribünün desteği, an gelecek patlamaya dönecek;  işte o gün kaçacak delik bulamayacaksınız. Takımı soyup soğana çeviren, hemşeri kontenjanından camiaya girmiş, sahada kenarda karakterini kaybetmiş kim varsa o gün tribünün öfkesini görecek. İki maç kaldı, ya sabır!

29 Nisan 2017

Mesleğinize Saygınız Yok Mu?

Futbolcular, iş ahlakı en düşük seviyedeki mesleklerden biri. Ne aldığı paranın hakkını vermek, ne onları takip eden binlerce kişinin hislerini düşünmek... İddianız kalmayınca koyuverip gitmek.... Takım hala kümede kalmayı garantilemedi oysa. Belli ki bu adamların hiç bir şey umrunda değil. Sorsan hepsi milli manevi değerlere çok bağlı. İşini iyi yap, kul hakkı yeme, mesleğinin hakkını ver diyince hepsi kör sağır. Madem öyle, kesin cezayı, yap kadro dışını, oynat genç çocukları. Altyapı 4-1 degil de 5-1 yenilirdi küme düşen takıma. Ama öyle bi yönetim de yok. Öyle başa böyle tarak. Yönetim sorumsuz olunca, futbolcu da umarsız, mesleğine ve taraftara saygısız oluyor. Bu sezon uzun süredir gördüğümüz en berbat kadroyu kuran yönetim de Demirspor tarihine kara leke olarak geçiyor.

25 Nisan 2017

Müslüm SUSAR'ın açıklamaları üzerine

Kongre sürecine ilişkin çağrılarımıza olumlu yanıt verilmesinin hemen akabinde Sn. Müslüm SUSAR başkan adaylığını açıkladı. Kendisine özgüveni için teşekkür ediyoruz. Bu tür girişimlerin "Demirspor'u kayyumdan kurtardım, Demirspor'a sahip çıktım" gibi ucuz kahramanlık söylemlerini daha en baştan engelleyecek olması da ayrıca teşekkürü gerektiriyor. 

Sn.SUSAR'ın açıklamalarının videosunu webden izledikten sonra birtakım notlar çıkardım ve bu notlar doğrultusunda genel izlenimlerimi bu yazıda paylaşacağım.

Özü itibarı ile bakıldığında koltuk sevdalısı olmaması, uzay takımı, büyük bütçeler, ulaşılmaz hedefler, hayaller üzerinden konuşmaması genel anlamda bende olumlu bir algı uyandırdı. Ayrıca heyecanı da her halinden belli oluyordu. Demirspor'un bu heyecana da ihtiyacı olduğunu biliyoruz.

Altyapı, Demirspor taraftarının en önemsediği konulardan biri ve bu konuda önemli adımlar atacağını belirtti Müslüm SUSAR. Açıkçası ben buna inandım, çünkü bir saatlik konuşmanın en uzun kesitini bu konuya ayırdı. Bu konuda beklentilerimizi karşılayacak ve hatta daha da ileri taşıyacak söylemler geliştirdi. 

Örneğin Pote'nin kalması için elinden geleni yapacağını belirtti ama Mulenga'nın da iyi futbolcu olduğunu, Juninho'nun da Demirspor adına güzel işler yaptığını dile getirdi. Diğer bir ifade ile Pote gibi efsane olmuş bir değeri tutamazsak dahi dünyanın sonunun olmayacağını düşündüğü kanısına vardım. 

Altyapı konusundan Pote konusuna atlamamın sebebi şu: Biz taraftarlar Pote'nin etrafında genç koşan savaşçı ve altyapısına önem veren bir takımın şekillendirilmesi gerektiğini dile getirdik. Müslüm SUSAR, gerekirse ve hak ederse amatör takımlardan da futbolcu alacağını, takımın oluşturulmasında önceliğin Adanalı futbolcularda olacağını, teknik ekibin de Adanalı olacağını ifade etti. Geleceğin altyapıda olduğunu vurguladı. Çok ama çok olumlu buldum bu söylemini.

Oldukça olumlu bulduğum bir diğer açıklaması şeffaflık konusunda idi. Kongre üyesi olsun olmasın bilgi edinmek isteyen her taraftara mali tabloların kayıtların açık olacağını, konudan anlamayanların mali müşavirleri ile gelip inceleme yapabileceklerini ifade etti. Ödemelerin de bankalar üzerinden yapılacağını belirtti. Bankalara ilişkin kısım geliştirilmeye muhtaç ama beklentimizi büyük ölçüde karşılayan bir beyan idi. 

Ayakları yere basan hedefleri olduğunu hissettim. Demirspor takımı her dönem her koşulda şampiyonluğa oynar dedi ancak burada kast ettiği husus savaşan bir takım kurulmasına ilişkin olsa gerek. Zira borçların eritilmesi için 5 yıl, arzulanan başarı için 3 yıllık bir sınır koydu kendisine. Gerekirse Beşiktaş gibi bir yılı feda yılı olarak değerlendirebileceğimizi ifade etti ki; bu çok önemlidir. Her gelen yönetime ısrarla bunu söylüyoruz. Biz şampiyonluk istemiyoruz. Ayaklarımız yere bassın, iskeletimiz oluşsun yeter diyoruz. 

Transfer söylemi de bu söyledikleri ile uyumlu idi. Adanalı ağırlıklı kadro, düşük maliyetli futbolcular ile kadroyu oluşturacağını ifade etti. Burada önemli bir hususa değindi. Samsunspor karşısında gençlerin oynadığını ve yenilmediklerini, şans bulabileceklerini belirtti. Hassas olduğumuz bir noktada aynı fikri taşıyorum kendisi ile. Ayrıca yurt dışından genç, yetenekli, düşük maliyetli futbolcu arayışlarına gireceklerini ifade etti. Transfer konusunda ilginç bir söylem olarak futbolculara prim vermeyeceğini ifade etti. Aslında haklı bir gerekçesi vardı. Takımlar maddi yapıları ile futbolcuların maç başlarını ödeyemiyorlarken, primler ödenmeye çalışılıyor, kaldırılamaz bir yük altına girildikten sonra da puan silme cezası tehlikesi baş gösteriyor. Müslüm SUSAR bunun yerine futbolcunun hakkını vereceğiz dedi. 

Çok doğru bir söylem ancak uygulanabilirliği açısından şüphelerim var. İdealimizdeki bir kadroyu kurarken o kadronun ligde kalmasını da sağlamak durumundayız. Menajerlerin neredeyse tekeli altındaki bir futbol dünyasında doğru genç çocukları düşük maliyetle kadroya dahil edip bir takım oluşturmak çok zor gibi görünüyor. Bunun için çok ayrıntılı futbolcu araştırması yapmak, piyasaya hakim olmak, her biri ayrı futbol profesörü olan taraftarın beklentilerine de açıkçası kulak tıkamak gerekiyor. Umarım başkan olacak kişi bunu yapar ve doğru yapar. Ama benim umudum yok.

Konuşmasında beğendiğim bir diğer husus, tarihe atıfta bulunması idi. Düştüğümüz seneden bahsetti. İsimler verdi. Buna bile sevinir hale gelmemi, tarihimizden Demirsporluluktan bihaber insanların o koltukta oturabilmiş olmalarındandır.

Müslüm SUSAR'ın söyleminde olumsuz bulduğum bir yön Fatih TERİM ile ilgili. Bu spor adamının temcit pilavı gibi pişirilip pişirilip önümüze konmasından rahatsızlık duyuyorum. Fatih TERİM camiaya mesafeli ise kırgınlığı vardır, giderilir ve Federasyon nezdinde bizim adımıza olumlu işler yapması sağlanır, diye düşünüyor Müslüm SUSAR. Tarih ile ilgilenen bir şahıs olarak tarihin tekerrürden ibaret olduğunu yaşayarak görmek istediğine eminim. Bana kalsa Federasyon, hakemler karşısında yapayalnız kalalım, Fatih TERİM'e de hiç yüz vermeyelim. 

Sn. SUSAR kırgınlıkları giderme söylemini camianın küskünleri için de camiayı birleştirmek için de kullandı. Ancak bunun söylemde kaldığı kanaati uyandı bende. Bunun iki gerekçesi var. İlki kendisinin bu dönemde başkan olmaz ise bir daha aday olmayacağını belirtirken "öyle her dönem başkanlık için çalışma yapıp ortaya çıkanlardan değilim" ifadesini kullanmış olması. Bu söylem ile kimi kast ettiği konusunda  herkesin kendine göre bir fikri vardır. Ancak bu söylemin hiçbir bütünleştiricilik taşımadığı da açık. İkinci gerekçe ise belediye ile ilişki sözleri. Evet belediyeden bağımsız Demirspor istiyoruz ancak bunu sert bir tarzda dile getirmenin anlamı yok. Karşılıklı saygı iletişimin dili ile de sağlanır. Bu dili Sn. SUSAR'da göremedim.

Başkan adayının yapmış olduğu konuşmadan projelerine ilişkin bir detay alamadım. Projesi var mı onu dahi anlayamadım. Bunu projesi varsa, açığa çıkmasını önlemek için de yapıyor olabilir, projenin altyapının kendisi olduğunu düşünmesi nedeni ile de. Ancak bu belirsizlik hissi bende olumlu bir algı oluşturmadı.

Belediyeden spor fonu kaynaklı aktarım yapılmasını istemediğini, amatör takımların kaynaklarından faydalanmayı uygun bulmadığını açıkladı Müslüm SUSAR. Bunun yerine siyasilerden takıma sponsorlar bulmalarını istedi. Kendisinin de bu konuda girişimleri olacağını ifade etti. İcap ediyorsa bir sene de takımımızın her yerinde reklam olsun, ne olur ki, dedi. Açıkçası bu konuda endüstriyel futbol düşmanlığı yapacak bir mali yapımız olmadığı için ses etmek doğru olmaz. Ancak bu söylem sayısal bir planlamaya dayanıyor mu onu anlayamadım. Belediyelerden örneğin en az ne kadarlık sponsorluk bulmalarını hedefleyerek bütçe yaptı? Bütçe yaptı mı? Buralar muallakta kaldı.

İnsan kendi evine haciz gelmesini istemez. Demirspor da benim evim olacak ve oraya haciz getirtmeyeceğim dedi. Çok güzel bir başlangıç sonrasında bu konudaki fikirlerini beyan etti. Kulübe haciz gelmemesi için tüm alacaklılarla anlaşma yapılması ve bunlara ödeme planı sunulması gerekir dedi. Bunun için de basit bir hesaplama yaptı.

Takımın 30 milyon TL borcu olsa ve alacaklılarla anlaşarak bu borç 5 yıla yayılsa yıllık 6 milyon TL, aylık 500.000 TL, faizi ile birlikte 600.000 TL ödeme yapılması gerekir, bu anlaşma neticesinde temlik ve hacizler kalkacağından kulübün aylık 1.000.000 TL geliri olur ve borcunu ödedikten sonra da 400.000 TL artar dedi. Buna kendi bütçelerinin dahil olmadığını ekledi.

Matematiksel olarak doğru bir açıklama ancak, borcun vade yapısı ile ilgili sorunlar var. Bu borcun içinde futbolcu borçları var. Futbolcu borçlarını 5 yıla yaymak imkansız gibi bir şey. Bu borcun içinde yeni dönem transfer borçları olacak. Yani en fazla 8 ay vadeli olacak ödemeler. Ayrıca kendisi avukat olduğu için çok iyi bilmelidir ki; temlikten daha güçlü bir teminat neredeyse yoktur. Bir alacaklının temlikinden vazgeçmesi için o alacaklıya nasıl bir ödeme planı, daha önemlisi nasıl bir teminat sunulması planlanmaktadır? En önemli konu, ekonomi ve maalesef bu konuda bu verileri yeterli bulmuyorum. 

Sezon başı için bildiği kadarı ile en az 9 milyon TL gerektiğini ifade etti. Ancak bunun kaynağına ilişkin de bir renk vermedi sayın SUSAR. Yani bir puan silme ile karşılaşılıp, karşılaşılmayacağı ve bunun olmaması için ne yapılacağı sorusuna ben açık ve net bir yanıt alamadım.

Ayrıca kendisinin temlik koymayacağını beyan etti. Ancak bunu söylerken faiz konusunu da işledi. Temlik koymamak ile kast ettiği, alacakları için faiz almayacağı mı, yoksa hiç temlik koymayacağı mı, ben şüpheye düştüm. Kendisi avukat olduğu için temlik kavramını muhtemelen benim de anlamak istediğim şekilde, hiç alacağının olmayacağı şeklinde, ifade etmiştir. Ayrıca yönetimlerin temlik koymamasını isterim ama temlik koyulmasının kötü bir şey olmadığını düşünüyorum.

Demirspor'un menfaati için her şeyi yaparım dedikten sonra, gerekirse hakemi döverim anlamına gelecek bir ifade kullanması, Beşiktaş Jokey Kulübü diyerek fark etmeden bir hatalı kullanım yapması izlerken kahkaha attırdı ve neşelendirdi. 

Dileriz ki neşeli bir kongreden, neşeli bir şekilde çıkarız ve yarınla umutla bakarız. 

12 Nisan 2017

Geleceğe Dair (Basın Açıklaması)

Bizler Adana Demirspor taraftarları olarak kendimize hiçbir zaman günü şiar edinmedik, hep gelecek için yaşadık. Bize dünümüzü verecek olana yarınlarımızı vermeye hazır olduğumuzu her ortamda dile getirdik. Anlatmaya çalıştık, en büyük başkan “Kalıcı Gelir” dedik. En büyük şampiyonluk “Borçsuz Demirspor Yaratmaktır” dedik. 

Çünkü biz ayakları üzerinde duran bir Adana Demirspor istiyoruz. Gelecek kaygısı duymayan, ufukta beliren en kötü ihtimallerin maç kaybetmekle sınırlı olduğu bir Adana Demirspor’a kavuşmayı hayal ediyoruz. Bu hayalleri her sezon sonunda bizlere sunulan umut parçacıkları olarak görmek istemiyoruz. Adım adım, planlı bir şekilde hedefimize yürümek istiyoruz. Hiç beklemeden hemen bugünden yol almaya başlamak istiyoruz. 

Bilindiği üzere ligin ilk yarısı ve ikinci yarısı başlarken kulüp başkanımız sayın Sedat Sözlü sezon sonu kesinlikle bırakacağını açıklamıştı. Kulüp başkanımızın bu beyanı, kulübümüzün fahri başkanı sayın Hüseyin Sözlü tarafından da yinelenmişti. Bu bizim ilk defa karşılaştığımız bir durum. Her başkanın harcı değildir böyle sözler edip sözünde durmak. Açıklamalarındaki, üstelik defalarca da tekrar ettiği en büyük sözlerin “dönemime ait borç kalmayacak ve borcu azaltacağım” sözleri olmasından da ayrıca mutluluk duyuyoruz. 

Camia olarak hiç yapmadığımız bir şey yapıp başkan veya başkan adaylarının yönetim ekiplerini hemen bugünden, sezon sonunu beklemeden belirlemesi, geleceğe dair planlamalarını yapıp kongreye girmesi lazım. Geleceğe dair biz taraftarların beklentileri; 

- Kalıcı geliri olan yani kendi ayakları üzerinde durabilen bir Demirspor 
- Aylık ve sezonluk gelir ve gideri, yapılanması belli olan bir Demirspor 
- Sezona kampa geç başlayan, kampta takımı kurulan değil, iskeleti belli olan bir Demirspor 
- Bilimsel ve sistemsel çalışan, yarışmacı değil yetiştirici altyapısı olan, as kadrosunda en az bir gencini oynatamazsa kendini başarısız sayan bir Demirspor 
- Taraftarın takımını strese sokmadığı, sadece 90 dakika yanında olmadığı, maddi ve manevi cezalar getirmediği bir Demirspor 
- Demirsporlu olan, Demirsporluluk ruhu taşıyan, maddi ve manevi zamanını harcayacak yöneticilerden oluşan bir Demirspor 
- Taraftarına açılan, onu dinleyen ve anlayan, soru ve taleplerini yanıtsız bırakmayan şeffaf bir Demirspor 
- Camianın çıkarlarını her şeyin üstünde tutan bir basın ile bütünleşmiş bir Demirspor 
- Kurumsal düzenlemelerini yürürlüğe koyan ve bu düzenlemelere uyan bir Demirspor 

Çok şey istemiyoruz, güzel şeyler istiyoruz. Geç olsun istemiyoruz, bugünden başlayarak istiyoruz. 

Saygılarımızla, 

Adana Demirsporlular Derneği, 
MaviLacivert.Com
Adana Demirspor Ankara Tayfası, 
Adana Demirspor Fan, 
6. Bölge 
Adana Demirspor taraftarları

8 Nisan 2017

Pote ve Tribün Tarih Yazdı

Eskişehir'de 4 gol! Demirspor hep böyle ters işleri sever. Ama tribünle sahadakiler birleşirse işte olacak bu! Demirspor tarihine tribünüyle kazanılan bir zafer olarak geçiyor bu maç. Deplasmandaki 1200 mavi şimşek, ele güne dosta düşmana gösterdi stadların efendisini. Tabi ki Pote Pote ve Pote'yle... 1. lig ve Demirspor tarihinde üst üste iki kez hat-trick yapan futbolcu var  mi bilmiyorum ama artik var! Pote tarihe geçti. Mustafa Durak'ın iyi oyunu ve asistleri, Alican'ın goldeki çalımlarını da not edelim.

Eskişehir'deki son maç bir kupa maçiydi ve 4-2 kaybetmistik, aynı skorla hesap kapandı.

5 Nisan 2017

Ruh Transfer Edilmez

Ruh transfer edilmez,  kazanılır veya kaybedilir. Biz sezon başından beri ruhsuz bir takım izledik. Ruh transfer edemezdik, yaratamadık da ve her geçen hafta enerjimizi yitirdik. Erkan Hoca kendi kurduğu takımı oynatamadı, Engin Hoca beklenen etkiyi yaratamadı. Devre arasında gençliğin enerjisi yerine Tiago'nun kaşarlığını ve menajer kazığını tercih ettik. Belki Berat'ın, Berkay'ın enerjisi denenmeliydi. Kendini kanıtlamak isteyen kiralık Grbic'e güvenilmeliydi. Ama Sercan ve Waldison'la içimiz kurudu. Onlara gösterilen sabır, altyapı gençlere bir türlü gösterilmedi. Zülküf'ün yediği golleri varsın bizim çocuklar yesindi, olmadı. Elde tek Pote vardı. Şimdi o da gidecek mi telaşındayız.

Takımı bir sezon ayakta tutan ve saha içinde lider olan, taktik veren, motivasyon konuşması yapan Pote'ye daha fazlası verilemez mi? En nihayetinde takım küme düşme potasıyla dirsek temasında. Fikstür zor. Aşağı dirsek atmak için, azıcık ruha, inanca ihtiyaç var. Busezon bunu sadece Pote'den gördük. Ona moral verin ki o da bize can versin.

2 Nisan 2017

Sadece Atarak Kazanılmaz

5 haftadır gol yemeyen takıma 3 gol atmak başarı, 10 kişi kalan rakipten gol yemek ve puan vermek kötü. Ümraniye ilk maçta olduğu gibi son dakikadalarda puan kurtardı. Geçen hafta olduğu gibi ceza sahası dışında vuranların kolay kolay atamayacaklari turden goller yedik. Aslında maça uyayarak başladık, ilk yarı boyunca Sercan yüzünden 10 kişi oynadık. Oğuzhan'in hatası ve Zülküf'ün yaptırdığı gereksiz penalti olmasa ikinci yariya daha güvenle başlayabilirdik.

Ama neyse ki Pote var. Bu sezon ilk hat-trick'le bizi ayakta tuttu. Şu takımda bırakın Pote'ye ayak uydurmayı, topu ona atmayı başarabilen bir iki kişi olsaydı durumumuz çok farklı olurdu. Kalan maçlarda 4-5 puan daha toplamak zorundayız. Daha çok basketbolda kullanilan bir tabir olsa da sadece atarak kazanamayacagimiz ortada.

27 Mart 2017

Kaybederken Kazanmak...

Demirspor böyle bir camia olagelmiştir hep. Kaybettikçe kazanır. 

Nasıl Yenilmez Armada olduk biz? Nasıl efsane yüzücüler çıkardık?

Kaybederek. Anlatayım. 

Adanamızda baraj gölümüz yoktu. İnşası yeni başlamıştı ve sürekli su baskınları oluyordu. Ortalık bataklıktı ve Adanalı yüzücüler temellerini Seyhan nehrinin Çukurova gibi bağımsız, kontrol edilemez sularında mücadele ederek kazandılar. Kaybederken kazandılar hep. Kanallarda boğulanları ararlardı boğazlarına kadar gelen sular içinde ve böylesi bir günde Mecit GÜLERGİN, abisine derin bir keder miras bırakacak hastalığa yakalandı. Demirsporumuz ve Adanamız önemli bir yüzücüsünü kaybedecek ama bu mücadele bize yüzmede altın çağ yaşatacaktı.

Başka bir örnek vereyim. Terörist diyorlardı bize terörist. Adana'da tribün terörünü yaratıyorduk kimilerine göre, şehrin ileri gelenlerinin tekerlerine çomak soktuğumuz için. Kulüp binamızı kaybettik, gözbebeğimizi. Paramızı pulumuzu kaybettik. Açlık grevleri ile eşya piyangoları ile onurlu bir mücadele verdi taraftarımız. Bugün dünün teröristi, moda oldu. Şimdi gıpta ile bakılan teröristlerden olmak istiyor, tribüne Türkiye'nin herhangi bir yerinden kulak verenler. Kaybederken kazandık biz. 

Yaramız taze ama bunun çok güzel bir örneği idi Yastık Dayı. Baksan yaşayışına, haline tavrına; tam bir kaybedendi o. Kendine bakmazdı, sağlığını kaybetti. Parasını kaybetti. Aç gezdi çoğu zaman. Ama hepimizden çok tribündeydi. Ey Demirsporlu! Yarın sen öleceksin, öleceksin ve iyi Demirsporluydu diyecekler ve sonra unutulacaksın. Ya Yastık Dayı? O kaybederken kazananlardan. Demirspor'un gerçek kültüründen geliyor. O kalbimizin tam orta yerinde duruverecek her daim.

İftihar ettiğimiz pankartımız var bizim. Yıkıla Yıkıla. "Kötüysem, düşkünsem kime ne bundan" dedi Müslüm baba ve kaybederken kazandı o da. Yani bizim gibiydi. Demirspor'un temelleri gibi.

Şimdi bu kadar dolu ve duygusal içerikten çok küçük bir kazanç öyküsüne bağlayacağım konuyu. Çok gündelik, belki çok geçici. Konu Ahmetcan.

Kimseye değil bu yazı. Sadece Engin Hocamıza.

Sayın Hocam, 9 haftada kapatmamız gereken 10 puanlık farkımız var. İmkansız değil ama daha büyük kazançlar mümkün. Kendi ideal dediğimiz kadromuz ile ancak 10 puan farkla girebildik 25. haftaya. Biz kaybediyoruz Hocam. Gerekirse bir kere de Ahmetcan ile kaybedelim.

Biz kaybederken kazanırız. Geleceğimizi kazanırız. Bize gençlerimizi verin. Bunu yapabilecek kudret sizde var. Bir şeyleri değiştirin Demirspor'da. Bir bakmışsınız bize dünümüzü vermişsiniz. 

Ahmetcan'a şans verin hocam.

20 Mart 2017

Mehmet Yiğit ve Arkadaşları

İşini iyi yapan herkes, övgüyü hak eder. İyi yapmıyorsa da eleştiriyi... Bu iyi yapmama, kusurdan ziyade kötü niyeti bilerek kötü yapmayı içeriyorsa daha da ağır eleştirilir. Futbolda işini iyi yapmamak, iyi antreman yapmamayla başlar, takım içi huzursuzluk çıkarmak, hocayla kötü geçinmeye kadar gider... Bunları yapmak kadar, meslektaşlarının emeğine saygı da önemlidir. Aslında Batı'nın fair-play diye genelleştirdiği kavram bu. Adil oyun. Adil derken, sadece kurallara uygunluk değil daha da ötesi kimsenin hakkını yemeden bu işi yapmak gerekiyor. Batı'nın ahlaksızlığını değil iyi yönlerini alalım değil mi? Oyunu kuralına göre oynayalım. Kaçak güreşmemek gibi. Kul hakkı yememek de diyelim.

Sorsan manevi değerleri yüksek, vatanperver pek çok futbolcunun bu meseleleri çok önemsediğini görüyoruz. Aynı sektörden ekmek yediği adamları köşeye sıkıştırmak, maç sırasında onların hakkını yemek, kazanacakken adil bir şekilde kazanmamak. Evet, yasal olarak kazandınız, kuralları belirleyen hakemin ve onun temsil ettiği federasyonun çizgilerinin dışına çıkmadınız. Ama ya vicdanların?

Pazar günü Elazığspor'da Mehmet Yiğit ve arkadaşları, 3 puanı adil bir şekilde almadı. Çünkü başta Rezil hakem Onur Karabaş, federasyonun kendine verdiği yetkiye dayanarak maçı mahvetti. Kimle işbirliği yaptı? En ufak faulde canı çıkmışçasına yerde kıvranan, rakibini rol yaparak eksik bırakan, Onur Karabaş'ın mahvettiği maçı iyice sevimsiz hale getirerek. Kısacası fair-play'e aykırı davranarak.

Bu yazdıklarımın mahvolmuş futbol ortamımızda hiç bir anlam ifade etmediğini biliyorum. Bizim başımıza gelen başka takımların da başına geliyor, çünkü balık baştan kokuyor; Federasyon bu ülke futbolunu yönetemiyor, tersine içinden çıkılmaz bir hale sokuyor. Adamcılık, paraya tapmak, kayırmacılık içlerine işlemiş, bunu değiştirmek için de hiç bir şey yapmıyorlar. Bağıranın sözünü geçirdiği bir kültüre angaje olmuşlar çünkü.

Bu kocaman çerçevede, bozulmuş düzende, Mehmet Yiğit ve arkadaşları da, rezil hakem Onur Karabaş da oyunu kendi bildikleri oyuna göre oynuyor. Güzelleştirerek değil kötüleştirerek. Sonra taraftar niye kızıyor, holiganizm niye artıyor diye soruyorlar. Bu haksızlıkların kızgınlaştırdığı, suça sürüklediği taraftarları sanki doğuştan canavar gibi gösteriyorlar. Peki sizin uçunuz yok mu futbolda artan şiddette?

Twitter hesabında beni bilen bilir demiş Mehmet Yiğit. Seni işinle biliyoruz Mehmet, pazar günü yaptığın, çünkü ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, maneviyatı yüksek bir futbolcu olarak işini en iyi yapan ülkesini çok sevendir diyorum sana ve sen evrensel anlamda işini iyi yapmadın. Ama federasyon ve hakemlerin sevdiği işi yaptın. Oyunu bozdun. Ama biz futbolu size rağmen seviyoruz; sevmeye devam edeceğiz, oyunu sizi değil.


19 Mart 2017

#RezilOnurKarabaş

Hakemlerden dert yanmayı sevmeyiz ama bugünkü Elazığ maçındaki rezalet, hakem hatası değil katliamıydı. Onur Karabaş aleyhimize hatalı kırmızı kart, hatalı penaltı verdi, ele çarpmayan pozisyonlarda aleyhimize faul çaldı, ikili mücadelelere izin vermedi, hocamızı tribüne gönderdi... Sonuçta kayıp giden bir maç. Hakemden başka bir şeyi konuşmanın mümkün olmadığı bir maç. Rezillik!

12 Mart 2017

İçerideki Puan Kayıpları

Bu sezon iç sahada çok puan kaybettik; sezona damga vuran konulardan biri oldu. İçsahada 16 puan alabildik, lig 14.süyüz. İçsahada İyi mücadeleyi skora çeviremiyoruz. Manisa maçının da ilk 15 dakikasında 2-3 net pozisyonu gole çevirsek özgüvenimiz yerine gelirdi, atamadıkça rakibin direnci arttı. Golü sezonun kötülerinden Sercan attı, daha kötüsü Waldison 70 dakika bizi eksik oynattı. Bu oyuncunun hiç bir katkısı olmadığı ortada.Benzer oyun planı aynı sonuçları doğuruyor. Engin Hoca'nın alternatifleri denememesi aynı standartların ötesine geçmemizi engelliyor. Sonuçta ortasira takımı olarak yola devam ediyoruz.

5 Mart 2017

Tebe Volimo'dan Sonra Je t'aime

Bu sezonun özeti, Pote atıyor ve ayakta kalıyoruz. Pote playoff umutlarımızı ayakta tutarken, ulaştığı 36 golle Demirspor tarihinin bir başka golcü forveti Ziya Yıldız'ı yakaladı. Yugoslav vatandaşlığından Türk vatandaşlığına geçen, Zijad Švrakić ismini Ziya Yıldız'a çeviren ve mackolik.com kayıtlarına göre iki sezonda (1987-88'de 20, 88-89'da 16) 36 golle Demirspor tarihinin en golcü oyuncularından olan Ziya'yı yakalayan Pote için de artık bir pankart vakti geldi. Bildiğiniz gibi, Ziya Yıldız, Tebe Volimo (sizi seviyoruz) pankartına ilham veren oyuncularımızdan. O pankartın hikayesini 2008'te Vertumnus anlatmıştı: http://www.adanademirspor.net/2008/04/tebe-volimo.html

Pote'nin Ziya Yıldız'la yarıştığını da geçen sene Mayıs ayında Üni-Adanademir'den arkadaşların kaleminden okumuştuk: http://www.adanademirspor.net/2016/05/eski-ve-yeni-efsanelerimiz-ziya-ve-pote.html

Ziya Yıldız geçen kasım ayında ADS-DER'in organize ettiği Adama Demirspor Tarihiyle Buluşuyor etkinliğine de katılmıştı.

Ziya Yıldızlara adanan Tebe Volimo pankartından sonra Beninli Pote için anadilinden bir Je T'aime (Fransızca Seni Seviyorum) pankartı güzel olmaz mı?

Pote Türk vatandaşlığına geçse ne ad alır diye de düşünmüyor değilim!

25 Şubat 2017

Burak Atıyor Sercan Uyuyor

Durum ortada, gönderdiğiniz Burak Çalık atmaya, getirdiğiniz Sercan kaçırmaya devam ediyor. Daha defalarca yazdık, Sezon başından bu yana hiç bir şey vermeyen Sercan da Waldison gibi artık 11'de yer almamalı. Savunma yapmayan, oyun kuramayan, sürpriz şutlar atamyan Sercan'a ödenen paraya yazık. Ortasahamız bütün sıkıcılığıyla hücuma katkı veremiyor ama bari iyi savunma yapsak... O da olmuyor, her maç gol yiyoruz.

Takım ikinci yarıda bulduğu pozisyonları gole çeviremeyince  atamayana atarlar kuralı işledi. Üst üste iki yenilgiyle play-off hayalleri de suya düştü.

Kurduğunuz berbat kadroyla beraber defolup gidin! Twitter hesabını yönetenleri de yanınıza almayı unutmayın.

24 Şubat 2017

Twitter Hesabı ve Kurumsallık

Yavuz kısa ve öz bir şekilde anlatmış ama ben aynı kısalıkta yazmayı başaramadığım için etraflıca anlatmaya çalışacağım derdimi.

Öncelikle belirtelim, severiz sevmeyiz, yeterli buluruz yetersiz buluruz ama her ne olursa olsun Hüseyin SÖZLÜ bizim kulübümüzün onursal başkanıdır. Onursal başkan olmayı özellikle de seçildiği dönemde hak edecek ne yapmıştır derseniz, hiçbir şey yapmamıştır. Hatta bu anlamda kişilerin bu kadar kolay onursal başkan olabilmesi hakiki anlamda onursal başkanlarımızın kemiklerini sızlatıyordur eminim. Ancak her türlü aksak, çürümüş, işlemez yönüne karşın bizim bir kongremiz olduğunu aklımızda tutmalıyız. Bu kongrede Sedat SÖZLÜ'nün başkan ve Hüseyin SÖZLÜ'nün de onursal başkan olarak seçilmiş/atanmış olduğunu asla göz ardı etmemeliyiz. 

Kongrenin kendilerine layık gördüğü temsil yetkileri nedeni ile her Demirsporlunun bireysel veya ait olduğu grup adına başkanını ve onursal başkanını savunma, destekleme özgürlüğü vardır. bu özgürlüğe de saygı duymak gerekir.

Halen asıl konuya girememiş olsam da şahsi görüşlerimi de burada açıklamayı tercih ediyorum. Hüseyin SÖZLÜ ve kardeşi Sedat SÖZLÜ konu Adana Demirspor olduğunda Demirspor taraftarında tekil bir kanaat oluşturamamıştır. Yönetimsel anlamda çok büyük hataları ve acemilikleri vardır. Acemilikleri küçük hatalarının dahi büyük hatalara dönüşmesine yol açmaktadır. Konumuz neler yapmadıkları değil ama özetin özeti halinde söyleyelim: Kalıcı gelirimiz yok, şeffaf değiliz. Detaylandırılabilir kolaylıkla. 

Ancak günlük yaşamama adına belirtmeliyim ki; Aytaç DURAK dönemini unutmadım. Kulübün spor fonunun kesilişini ve bunun gizlenmesini, el birliği ile takımımın kapatılmaya çalışılmasını unutmadım. Taraftara terörist muamelesi yapılmasını, geleceğimizin masalarda belirlenmeye çalışılmasını unutmadım. Bu nedenle SÖZLÜ kardeşleri DURAK ile kıyaslamanın haksızlık olduğunu düşünüyorum.

Şeffaflık olmadığı için mali yapıdaki katkılarından ise bahsedemiyorum. Şeffaflık olmadığı için bunlara beni inandıracak bir şey de yok. An itibarı ile yönetim kendi çabaları ile benim ve birçok taraftarın borçların azaldığı söylemlerine inanmamızı engelliyor. Kendileri yapıyorlar.

Yapabilirler saygı duyarız. Çünkü onlar yönetme erkini elinde bulunduruyor. Ben eleştirimi yaparım onlar da kulübü kendi anlayışlarında yönetirler. Ancak yönetim erki sınırsız bir erk değildir sayın Sedat SÖZLÜ.

Yönetim takım üzerinde söz sahibi olma hakkı verir ama camiaya sahip olma hakkı vermez. Camiaya sahipmiş gibi davranma hakkı vermez.

Abinizin hukuka uygun olmayan gerekçeler ile siyasi hayatının bitirilmeye çalışıldığını düşünüyor olabilirsiniz. Hatta bu sürecin abinizin özgürlüğünü bağlayıcı bir ceza ile sonuçlanması olasılığına isyan ediyor olabilirsiniz. Bunun bir kumpas olduğunu düşünebilirsiniz. Hatta abinizin Demirspor'a çok emeği olduğunu, bu nedenle Demirspor camiasının da abinize destek olması gerektiğini de düşünebilirsiniz. Bu beklenti de kendi açınızdan doğru ve haklı bir beklenti olabilir.

Ancak tüm bunlar, sizler gibi düşünmeyen, sizlerin tam tersi düşünen ve sizlerle tek paydası aynı camianın içinde olmak olan taraftarları yok saymanızı mazur gösteremez. Kulübün resmi sitesinden abinize ilişkin yapılan paylaşım o insanların yok sayılması anlamına gelir. Kulüp hukuki kişiliğinin temsil yetkisini daraltamazsınız. Size kongre ile bu yetki verilmedi. Size camiayı, tekrar söylüyorum camiayı temsil etme yetkisi verildi. 

Demirspor resmi organlarından yapılan açıklamalar bağlayıcıdır. Bu gibi durumlar ile Demirspor camiasını bağlama yetkisi size verilmemiştir. 

İlaveten yapılan twitter paylaşımında Atatürk de kullanılmıştır. Abiniz siyasi bir kişiliktir ve Demirspor taraftarının Atasına olan bağlılığı her türlü siyasetin üstündedir. Abinizin Atatürk'ü öne çıkaran bir duruş sergilemiş olması dolayısı ile böyle bir muameleye maruz kaldığını düşünüyor da olabilirsiniz. Ancak buradan bakınca yapılan paylaşım, daha çok Atatürk'ün "konusu da çok iç açıcı olmayan" iddialara alet edildiği izlenimi uyandırmaktadır. 

Bu anlamda resmi sosyal medya kanallarımız üzerinden abinizi desteklemenizin hatalı bir davranış olduğunu, bu hatalı davranışta Atatürk'ün kullanılmasının hata gibi basit bir terim ile açıklanamayacağını düşünüyorum.

Bu eksiklikler en zor gününüzde yanınızda ne kadar az kişinin kalmasına yol açıyor görmüyor musunuz? 

Biz Bekir ÇINAR'ı en zor gününde raylardan alanlarız. En sıkıntılı gününde laf söyletmeyenleriz. Elinde sizlerin imkanlarının onda biri olmayan o adamı sizden çok seviyor bu camia. Her akla geldiğinde Ah be Bekir/Bekir abi/Bekir amca/Bekir bey diyoruz. 

Elinizde kıyasen dünyalar var, sevdiremiyorsunuz kendinizi, olmuyor. Neden mi? Nedenini aramaya twitter adresimizden başlayabilirsiniz.     

22 Şubat 2017

Kulübün Resmi Twitter Hesabı

Kulübün resmi twitter hesabı çok acemice yönetiliyor. Yönetimdeki acemiliğin bir göstergesi... Kulüp, belediye ile öyle veya böyle ilişkili olabilir ama bu belediyenin siyasi çizgisinin aynen takip edileceği anlamına gelmez. Siyasi mesajlar ve paylaşımlarla, belediyeyle ilişki iyice vıcık vıcık hale geldi. En son Hüseyin Sözlü ile ilgili yargı kararının ardından yapılan paylaşımla, sanki bütün Demirspor taraftarları aynı şeyi düşünüyormuş gibi bir hava çizildi. Siz bir kulüp yönetiyorsunuz, kişisel dükkanınızı değil! Biraz ciddiyet lütfen!

18 Şubat 2017

Waldison Freni

Son dakikada kazandığımız maçların bir diyeti olarak bu kez son dakikada kaybettik. Beraberliğe yakın bir maçtı ama son dakika karambolünü savuşturamadık. Zülküf'ün her iki golde hatası olsa da maçın asıl "kahramanı" oynadığı sürede takımın el freni olan Waldison. Bu sene takıma hiçbir şey vermeyen Waldison, kesinlikle ilk 11 için tercih edilmemeli  Berkay ondan çok daha iyi. Verdiği harika pasla Leroy'u gol pozisyonuna da soktu. Engin Hoca'nın geçen hafta kazanan takımı bu kadar bozması, maça geç müdahale etmesi yanlış bir tercihti. Keza geçen hafta olmayan Göksu da kanadından çok adam kaçırdı. Teknik taktikten ziyade takımın kazanma azmini göstermemesi bizi daha çok üzüyor. Bugün de yine beraberliğe razı ve sıkıcı bir oyun vardı, tüm sezonda olduğu gibi.

14 Şubat 2017

4 Gollük Zafer

Antep Bld karşısında bu sezon ilk kez 4 gol attık. İlk kez tek farktan fazla skorla kazandık. Önceki senelerin çok atan ve çok yiyen takımını bu sezon az atan ve az yiyen takım almıştı; bu maçla her şeye yeniden başlamış olabilir miyiz?

İlginçtir Antep Bld'yi yine 4-1 yendiğimiz son maç yine seyircisiz oynanan ve yabancı forvetimiz Juninho'nun 2 gol attığı 2013-14 sezonundaki maçtı. Bu kez de Pote 2 gol attı ve Demirspor tarihinin -sadece yabancı değil- en çok gol atan oyuncu sıralamasında yukarı doğru tırmanmaya devam ediyor.

Aslında oyun olarak bu kadar rahat kazanılmış bir maç havasında değildi, top genellikle rakipteydi, önemli pozisyonları vardı ama yakaladığımız fırsatları iyi kullandık bu kez. Yeni transfer Leroy George'un orta sahadan attığı gol de tarihi ve jeneriklik bir gol olarak kayıtlara geçti. Sercan da kendinden bekleneni ilk kez yaptı bu sezon. Şut atan, uzaklardan şansını deneyen bir takımı sahada görmek güzeldi.

Tabii Pote'nin ilk golü de aynı şekilde gönüllerdeki yerine yakışan güzellikteydi. Pote yakın zamanlarda Demirpor'un başına gelen en güzel şey olarak görünüyor.

Her ne kadar çok top kaybı yapsa da Leroy George'un topu oyuna hızlı soktuğu ve Pote'yle daha çabuk buluşturduğu anlarda gole yaklaşacağımız belli oldu. Daha önce de yazığım gibi Burak Çalık'tan sonra topu Pote'ye atacak oyuncumuz olmamıştı bu sene. Rakiplerin Pote'ye özel önlem aldığı maçlarda ancak onu hızlı bir şekilde görebilirsek sonuç alma şansımız artar. Bu da özellikle deplasmanlarda işimizi kolaylaştırır. Sezon başından beri ıkına sıkıla top oynayan ve yaratıcı olamayan bir takıma bu hızlı dokunuşlar hemen iş yaptırdı.

Bu sezon sadece bir kez yapabildiğimiz iki kez üst üste kazanma işini, bu hafta yine yakın rakibimiz Altınordu karşısında da yapabilirsek play-off ihtimallerinden bahsetmek mümkün olur.

24 Ocak 2017

Pote Demirspor tarihine geçti

Dün 90+3'te golü atan (Manisa maçından sonra bir kere daha) ve hak etmediğimiz bir galibiyete bizi kavuşturan, bir yandan da bu kötü yönetimin ömrünü biraz daha uzatan Pote, Demirspor tarihine en çok gol atan yabancı oyuncu olarak geçti. Böylece Juninho'nun elinden de bu ünvanı aldı. Pote, yerli yabancı en çok gol atan listesinde de hızla yükseliyor.

53 maçta 31 gol atan Pote, 2 sezonda 25 gol atan Juninho'yu geçerek 2. Sezonu tamamlanmadan bu kategoride zirveye yerleşti. Yakın tarihten Serkan Turhan ve Özgür Nasuh ile gol sayılarına ulaşan Pote, istikrarını korursa son 15 yılın engolcü oyuncusu olacak.

15 Ocak 2017

Bu Yönetimle Bu Kadar

Bu yönetim ve futbolcu kadrosuyla bu kadar. Daha fazlası olmaz. Umarım ki daha kötüsü olmasın. Sıradan, sıkıcı bir takım... Bu kadroyu kuran, veremeyeceği paraları vaad eden, menajerlerin oyuncağı olmuş, bir iki isim dışında yönetim kurulunu çalıştıramayan bir yönetim var. Hem de hiç güçlü muhalifi olmadan bu başarısızlığa imza attı.

Onun karşısındaki varını yoğunu ortaya koyan, takımı için her şeyi yapan, Türkiye'de tribünler gittikçe boşalırken inadına statta yerini alan, iyi gün dostu değil iyi günde kötü günde takımının, bu kötü futbolu hak etmek için hiç bir suçu olmayan, stadların efendisi taraftar.

Yönetimin yapması gereken stadların efendisi taraftar ile temasını güçlendirip, onlarla oturup konuşmak ve çıkış yolunu beraberce bulmak.

24 Aralık 2016

Beraberlik Rekoru

Ligin en çok berabere kalan takımı olarak ilk yarıda düşme hattının ve playoffun eşit uzaklığındayız. Nereye gidecegimizi nerede duracağımızı hocanın ve yönetimin devre arasındaki müdahaleleri belirleyecek. Çok para harcayacak konumda değiliz, devre arası transferleri de genelde tutmaz. O yüzden bir iki mucizevi dokunuşa ihtiyaç var. Bu silik,  sıkıcı, bir şey üretmeyen takımın motorunu çalıştıracak bir güç, mesela  topu Pote'ye getirebilecek birisi... Ümraniye'yi coşturan Erkan Sözeri gösteriyor ki sorun , hocadan ziyade topçulardaymış.

Son iki haftayı deplasmanda zirveye oynayan takımlara karşı beraberlikle tamamlamak hiç yoktan iyidir, ama içeride 10 kişiye kaybettiğimiz 3 puanı geri getirmiyor. O Bolu'nun iki haftadır dağıldığını görüyoruz. Pote'nin kafa vuruşu  ve rakibe çarpan şutu dışında hücum girişimi yapamadan maçı tamamladık.

Ankara Tayfası uzak deplasmanın çekiciliğiyle, içindeki ateşle Sivas soğuğundaydı. Sahadakilerin buzunu çözemese de pankartlarımızı orada da astı.

10 Aralık 2016

10 Kişiye İçeride Kaybetmek

Kendi sahamızda maç kaybederek başarılı olma şansımız yok. İyi başladığımız, iyi mücadele ettiğimiz maçları lehimize bitiremiyoruz. Nedeni de yaratıcı oyuncu eksikliği. Sıradan oyunculardan kurulu bir ekibiz. Pote dışında skora etki edecek oyuncumuz olmayınca alternatif yaratamıyoruz. Geçen yazıda eleştirdiğim, umut bağladığımız Sercan bugün asist yaptı ama kondisyon eksikliği maçtan kısa sürede kopmasına neden oldu.

Yılların değişmeyen gerçeği olarak 10 kişi kalan rakiplere karşı zorlanıyoruz. Boluspor zaten yıllardır zor yendiğimiz bir takım. Kupa dahil son 3 maçlarını kaybetmişlerdi ama bizi yenerek moral kazandılar. Bugün gayet iyi oynayan ve ikinci golü attıran Emre Kılınç, 6 yıldır Bolu'da oynuyor. Böyle bir oyuncumuz yok yıllardır. İki yıl oynayan oyuncuyu kahraman görüyoruz, altyapı desen bize en uzak ülke...

 Gelecek iki maçımız da zirvedeki takımlara karşı. Onlarla da aynı senaryolar olacak. Mücadele azmine skoru katamazsak sonumuz kötü.  Yukarıyla fark açılıyor ve düşme potası daha yaklaşıyor. Devre arasında acil takviye ve kadro değişikliği şart. Hangi parayla,  bilmiyorum. Sezon başında harcanan ve boşa gittiği belli olan paraları da ayrıca konuşalım...