31 Temmuz 2020

Play-off Final / Adana Demirspor: 5 - Karagümrük: 6

Yine bir hayalin kenarından döndük... Denedik ve daha iyi yenildik. 

2008'den beri yazıyoruz blogta; bi tek 2012'de şampiyonluk şarkıları söyledik. Onun dışında hep hayaller, hedefler, ilkeler, daha güçlü bir camia olmak için öneriler sunduk, düşündük. Bu maçta istediklerimize ulaşmış olmayı istedik. Sevinçlerin daha büyüğü, daha güzeli olsun istedik. Acıların daha büyüğü ve daha derini oldu.

"Olsun, canın sağolsun, dün neysen bugün de osun..."

Seviyoruz işte var mı diyeceğin! 

26 Temmuz 2020

Play-Off 2. Maç / Adana Demirspor: 4 - Bursaspor: 1

Vura vura dağıta dağıta finale çıktık! Ayağına sağlık herkesin... Erkan'ın penaltısının ardından Rassoul, Berk ve Mehmet Akyüz'ün golleriyle darmadağın ettik rakibi.  Sezonda Adana'daki maçla aynı skor oldu.

Finaldeki rakip, ilk maçtaki dezavantajlı skora rağmen deplasmanda kazanan Karagümrük oldu. Ligte iki maç da berabere bitmişti. 

Gol atıyoruz, yeter ki az yiyelim. Hem camia olarak deneyimliyiz, hem deneyimli oyuncularımız var; bu ikisini birleştirmek gerekiyor. Bugüne kadar deneyimli/yaşlı oyunculardan dilimiz yanmıştı, bu kez yüzümüzü güldürsünler istiyoruz.

23 Temmuz 2020

Play-Off 1. Maç / Bursaspor: 0 - Adana Demirspor: 0

Play-offun ilk maçında ağırlıklı olarak ikinci maçı düşünerek oynadık gibi görünüyor. Kontra toplarla gol arayan deplasman ekibiydik; ilk yarıda da net pozisyonlarımız var. Bir süredir 11'de başlamayan Berk Yıldız'la hücumda fırsatlar kovaladık. Bursa ise Seleznov'un sahte penaltı arayışları ve yan toplara odaklanmış gibiydi. Onların da kornerden net pozisyonları var. Kurtuluş bu kez hata yapmadı ve şans da yer yer yanımızdaydı. 

Bu sezon Eylül'den bu yana ilk kez 0-0'lık bir maç yaşadık; sezona arka arkaya golsüz beraberliklerle girmiştik. Tabii ilk yarıdan bu yana çok şey değişti, ikinci devrede bolca attığımız-yediğimiz maçlara göre farklı bir skor oldu. En son gol atamadığımız maç, Aralık ayındaki Altay deplasmanıydı. Gol yemediğimiz son haftaki İstanbulspor maçı dışında önceki 16 maçta gol atıp ve yemişiz. Gol yemediğimiz son maç ilk devredeki yine İstanbulspor maçıydı.

Pazar günü bu sezon ikinci devredeki yediğimizden çok atma halini sürdürürsek, kısacası kazanırsak!, finaldeyiz. 

18 Temmuz 2020

Adana Demirspor: 3 - İstanbulspor: 0

İlk iki olmadı, yine playofflara kaldık. 5. Kez olunca başarı gibi hissetmiyoruz artık. Hele ki iki senedir "büyük oynayan" yönetimi görünce...

İlk kez üçüncü olarak playoff potasında kalıyoruz. Pandemi sonrası tek beraberliğimiz bize pahalıya mal oldu, toplamda son yedi maçta tek beraberlikti. Aslında ilk yarının sonuna göre çok iyi durumdayız ama yükselen trendi burada tamamlayamamak üzücü oldu. Belki de Erzurum galibiyetine çok sevindik... Umutlandık ve üzüldük...

Bir yandan da çok keyifli takımız. 8 yıldır 1. Ligteyiz ve her sene ya çıkmaya ya düşmeye oyunuyoruz, boş sezonumuz yok.

Altay beraberliği kadar, iç sahada kaybettiğimiz Menemen, Eskişehir maçları; pandemi öncesi Akhisar maçı bugünkü hayalkırıklığının asıl nedenleri gibi görünüyor. 

12 Temmuz 2020

Ümraniye: 2 - Adana Demirspor: 3

Deplasmanda kazandık ancak Altay beklediğimiz puanı alamadı. 10 maçtır kaybetmeyen, her maçta gol atan ve 5 maçtır içeride kazanan Altay, bu maçta gol atamadı ve kazanamadı. 

Biz de 2si penaltıyla 3-0 yaptıktan sonra yine işi zora soktuk ve kalp krizlerine sürüklendik. Bu sene çok atıp çok yiyoruz. Neyse ki yediğimizden çok attık. Geçen hafta hariç... Şimdi gelecek haftayı bekleyeceğiz.

İlk devre iç sahada kaybedilen Menemen ve Eskişehir maçları şimdi çok daha değerlendi. 

5 Temmuz 2020

Adana Demirspor:2 - Altay:2

Bu kez kritik maçı kazanamadık ama 10 kişi kalmamıza rağmen de yenilmedik. Kazansak çok rahatlardık ama Demirsporlu rahatlamaz! Yine son haftaya, son ana kadar gidecek bir heyecan olacak. 

İki hafta önce Adil'in yaptığı sorumsuzluğu bu hafta Traore yaptı ve takımı 10 kişi bıraktı. Geçen haftanın tersine 1-0 öne geçip 2-1 yenik duruma düştük ama neyse ki erken reaksiyonla beraberliğe getirdik maçı. Haftalardır yenilmeyen ve içeride kazanıp dışarıda berabere kalarak iyi bir seri yakalayan Altay, serisini sürdürdü. Süper Lig'te son Altay ile oynamıştık Mayıs 1995'te, bu da 1.ligteki son maçlardan biri olsun... 

Haftaya Altay-Erzurum maçının olması avantaj ve bizim Ümraniye deplasmanında kazanmamız lazım.

1 Temmuz 2020

Erzurum:1 - Adana Demirspor:2

Bu kez oldu, kritik bir maçı aldık. Bu sezon ilk kez dört maçlık seri yaparak mutlaka kazanmamız gereken bir maçı kazandık. İlk ikiye girdik. Yıllardır bu eşikleri atlamakta zorlanıyorduk. Takım havaya girmiş, maç çevirmek bunun net göstergesi. 

Volkan Şen futbola geri dönmek için bu seneyi, bizi seçti. Diğer tüm oyuncuların da eline ayağına sağlık. Bu sene olmadık maçlarda puan kaybederek hayal kırıklıkları yaşatsalar da son düzlükte yüzümüzü güldürdüler. Darısı diğer maçlara, aynı havayı bozmadan, denizi geçip derede boğulmadan, yılların özlemini giderelim. 

27 Haziran 2020

Adana Demirspor:4 - Giresunspor:2

İçerideki iki maçta 6 puan alarak asıl hedef olan Erzurum maçına gidiyoruz. Hafta içi mesaisinde bu düğüm çözülür büyük oranda. Hayırlısı...

Takım havaya girmiş görünüyor. Maç öncesi Cüneyt Hoca'nın "sezonun finali önce bu maç" demesi dikkate değerdi. Öyle oldu. Hem Rassoul'un hem Traore'nin bu sezonki ilk gollerine Dibba ve Volkan Şen eklendi.

Giresun diyince akla 2007 Bursa finali gelir; o maçın acısını nice 4 golle almak mümkün değil ama yine de elden ne gelirse o kadar atmak iyidir. 

23 Haziran 2020

Adana Demirspor:2 - Osmanlıspor:1

Küresel salgın nedeniyle verilen uzun aradan sonra ilk maçtan galibiyetle ayrıldık. Bu maçın zor olması normaldi. Bir nevi sezonun ilk haftası gibi... 6 maçlık kısa bir sezon olacak. İki teknik direktör değişikliği sonrası, artık oturmuş kadro içi ilişkilerle sanki hedefe kitlenmiş gibi bir havamız var. Verilen ara, ardından hazırlık süreci, bize iyi gelmiş gibi.

Ara öncesi son maçta, ilk maçta içeride yenildiğimiz Eskişehir'i deplasmanda yenmiştik. Öncesinde ise Akhisar maçı, kalpkırıcıydı. Son blog yazısında da o maça dair (takım içi dengeler ve yönetimin tek taraflı müdahaleleri) eleştirileri dile getirdim. Demirspor'un karanlık girdaplarında neler döndüğü belli olmuyor.

Bu seyircisiz maçta, Erkan Zengin'in de yokluğunda öne geçsek de 10 kişi kalıp beraberliğe düşünce sinirler gerildi. Rakip düşme potasında olunca onlar için 1 puan iyiydi. Ancak eksik olmamıza rağmen mücadeleyi bırakmayan takım, bu senenin  X faktörü Mehmet Akyüz'le sonuca gitti. 

Sonuçta Cumhuriyet'in takımı Osmanlı'yı yendi. 

Mehmet Akyüz bu sene ikinci yarıda takıma katılmasına rağmen 12 maçta 10 gol atıp 1.2 gol ortalamasına ulşatı. Bu kendisinin kariyer rekorları arasına giriyor. 2011'de Tavşanlı'da parlayıp daha sonra Süper Lig' te Rize'de gösterdiği ve geçen sene 1. Ligte Denizli'yi şampiyonluğa taşıdığı performans, bu sene bizde devam ediyor. Akyüz, ayrı bir yazıyı hak ediyor. 

Gelecek hafta yine içeride Giresun ile oynadıktan sonra deplasmandaki Erzurumspor maçı ile bu seneki kaderimiz netleşecek. Takımdaki havanın olumlu yönü ile rakiplerin bu haftaki gibi kaybettiği puanların birleşmesi bize ilk 2'de Süper Lig'e taşıyabilir. Açıkçası benim için play-off başarı değil; bakalım neler olacak, göreceğiz. 

12 Mart 2020

Adana Demirspor: 2 - Akhisarspor: 3

Hafta sonu ve hafta içi mesaisinde 1 puan toplayabildik. Deplasmanda Karagümrük ile 2-2 berabere kalmak iyi sayılabilir ama kendi sahamızda Akhisar'a yenilmek, tam anlamıyla fırsat tepmek oldu. Hem de ilk ikideki Hatay ve Erzurum'un yenildiği haftada... Bu iki takım da teknik ekip konusunda sıkıntı yaşıyor ama bir şekilde ayakta kaldılar. Yenildiğimiz Akhisar da teknik direktör değişikliğinden sonra, Ocak ayından beri Yılmaz Vural ile yola devam ediyor ve daha geçen sene bize şampiyonluk sözü (!) veren Yılmaz Hoca, bu sene neredeyse şampiyonluktan edecek bir darbe vurdu.

Akhisar maçına Cüneyt Dumlupınar'la çıktık ve sezon sonuna kadar onunla devam edeceğiz gibi görünüyor. Zaten takımın ve yönetimin içindeydi. Yardımcısı da eski futbolculardan Volkan Arslan oldu. Akhisar maçında özellikle savunma hattındaki değişiklikler dikkat çekti. Karagümrük maçının son bölümlerinde rakibe verilen net pozisyonlar can sıkmıştı; 1 puan o yüzden iyi sayılabilirdi. Zaten her maç gol yiyen ama daha çok atarak ayakta kalan bir takımız. Kalede Muhammed'in kritik kurtarışları da önemli. Hücum hattında veteranların etkisi ve uyumu gün geçtikçe arttı. Ama tam da sorun bu eski topçuların, eski taktikleri devreye sokması oldu.

İlk devreden 180 derece farklı bir şekilde yükselişe geçtiğimiz ve iyi bir hava yakaladığımız süreçte, hava yeniden tersine dönüyor. Önce Karagümrük maçı sonrası teknik direktör Uğur Tütüneker gönderildi, sonra Rassoul kadro dışı bırakıldı. Uğur Hoca'nın oyuncular üzerindeki etkisizliği ve oyuncu değişiklikleri tercihlerindeki sorunlar gittikçe belirgin olmaya başlamıştı. Tıpkı Ümit Özat'ın gönderilmesi gibi bu da bir anda ve durum o kadar kötü değilken oldu. Yani tek kişinin kararıyla!

Takımda iplerin oyunculara geçtiği belli oluyordu. Yaşlı oyuncuların etkisi bu şekilde iki yönlü oluyor. Tecrübeleriyle takımı ayakta tutabildikleri gibi bir yandan da içeride çevirdikleri oyunlarla takımın kontrolünü ele geçiriyorlar. Kim suçlu, kim ne yapıyor tam olarak bilemeyiz ama bu bir Demirspor klasiği; yıllardır yaşıyoruz.

İşler iyi giderken de kötü giderken de kişisel etkileri aşamıyoruz. Kurumsal bir işleyiş söz konusu değil. İyiler işini iyi yarken sıkıntı yok ama onların hep iyi iş yapmalarını kim sağlayacak? tabii ki önce teknik direktör ve sonra yönetim. Yönetim mantığımız da tek adam ve yanındaki menajer olunca, sıkıntı büyüyor. Kısacası bir türlü ortak akıl, ekip işi bir başarı ortaya çıkmıyor. Bu şekilde gelecek başarının da kısa sürekli olacağını hep yazdım, zaten bunu tahmin etmek zor da değil. Bizde olan ekip işi başarısızlık!

Demirspor'da başarı geciktikçe "bir an önce ne olursa olsun" mantığı yerleşiyor. "Kim ne yaparsa yapsın ama başarı gelsin!" Bunun bizi gerçekten mutlu edip etmeyeceğini düşünmüyoruz...