27 Nisan 2011

İşte bu yüzden...

Bir takımı, bir takımın taraftarlarını ölesiye sevmek için bir neden daha... Şimşekler Grubu bu ülkenin onurudur...Hepinizin dilinize sağlık!

25 Nisan 2011

Adım Adım...

Adım adım, ite kaka, yavaş yavaş... Sessizce bekleyişimizin haftalık izlenimleri. Tek tek çizgiyi geçen toplar, kaderimizi yeni bir çizgiye taşıyor.

Dün öğleden sonra Pursaklar'ı 1-0 yendik; penaltıdan Burhan'ın golüyle. Pazar sıkıntısı bu sefer kısmi rahatlığa bıraktı yerini. Hele ki rakiplerden Sakarya, Eyüp ve en ömemlisi Fethiye yenilince... Şimdilik nefes alıp vermeye devam ediyoruz.

Sanırım gelecek pazarın öğleden sonrasında, içimizdeki sessizlik yerini mayıs sıkıntısına mı bırakacak yoksa karalar bağlaya mı devam mı edecek, göreceğiz.

Şunu net söyleyeyim bari: Play-off'lara kalmak başarı değil! Bu bir zorunluluk. Kimse bizi "işte başardık" diye kandırmasın.

*U16'lar Türkiye Finalleri'nde Fenerbahçe ve Gençlerbirliği'ne yenildi; 1461 Trabzon ile berabere kaldı. Kendileri ile gurur duyuyoruz.

19 Nisan 2011

Sıra U16'larda...

Grubunu birinci tamamlayıp Türkiye Finallerine gitme başarısı gösteren bir diğer altyapı şubemiz U16'ların rakipleri belli oldu. Takımımız, B grubunda Fenerbahçe, GEnçlerbirliği ve 1461 Trabzon ile mücadele edecek. Maçlar yine Antalya'da. İlk maç, 20 nisan'da Fenerbahçe ile...

Haydi bakalım!

Başın Sağolsun Kocaeli

Kocaelispor'un genç kalecisi Ali Balkaya yakalandığı hastalıktan kurtulamayıp aramızdan ayrıldı. 22 yaşındaki kaleci, bu yıl profesyonel olmuştu...

Gencecik bir insanın, hem de sporla uğraşan bir bedenin hayattan kayıp gitmesi karşısında ne söylenebilir ki.

Sessizlik ve acısının önünde saygı. Kocaelispor camiasının ve ailesinin başı sağolsun.

18 Nisan 2011

Haftanın Ardından

Eyüp'ten son dakika frikiğiyle bir puanı kurtardık. Alttaki rakibimiz Fethiye kazanınca puan farkı 1'e düştü. Yani son dakika golü, bizi şimdilik ayakta tuttu.

Haftaya rakip, kümede kalmayı neredeyse garantileyen Pursaklar. Ardından Fethiye deplasmanına gidiyoruz.

Kritik iki haftada futbolcuların, teknik ekibin gereken hassasiyeti, disiplini göstereceğini umuyoruz.

Haftanın diğer gelişmesi, U15'lerin Türkiye finalleriydi. U15'lerimiz son maçta Trabzonspor'a 2-1 yenildiler ve grubu 3. tamamladılar. Finallerde bizi temsil eden gençlerimize teşekkürlerimizi sunuyoruz.

14 Nisan 2011

U15'ler Beşiktaş'a Yenildi

U15 Türkiye finalleri ikinci maçında, takımımız Beşiktaş'a 4-1 yenildi. Gruptaki diğer maçta Trabzonspor, Tarsus'u 3-0 yendi. Son maçımızda Trabzon'u yenersek liderlik şansımız sürecek; grupta ikinci olursak, üçüncülük maçı oynayacağız.

Ha gayret çocuklar!

Nasıl Olacak ?

Oynadığımız son 5-6 maçı televizyon ve stadyumdan takip etme şansım oldu. Oynadığımız hiçbir maçta beni ümitlendirecek bir oyun ortaya konulmadı. Yendiğimiz maçlarda bile bunu göremedim. On kişi kalmış Tarsus'u şans golü ile geçtik. Dört eksikli Of'u yenerken zorlandık.Çanakkale ve Van maçları zaten ortada. Bu sonuçların oluşmasını birçok nedene bağlayabiliriz ama bana kalırsa en büyük neden Ali Güneş olsa gerek.

Maçların çoğuna yanlış oyuncu tercihleri ile çıkıyoruz. Bunun üstüne sahada oynayan takım dağılımında hatalar yapıyoruz.İşin düşündürücü yanı yanlışları görüp düzeltemiyor ısrar etmeye devam ediyoruz. Dediklerimi örneklendirirsek İlhan sağ bek oynarken, Muzaffer ön libero oynuyor. Kadir Keleş sol açık oynarken, Metin Tuğlu sol bekte duruyor. Yirmi maça yakın oynayan Koray ilk 2-3 hafta 18 giremiyor sonrasında ise yedek kulübesinde kendine yer buluyor. Samet Albayrak yedek kalıyor vb. Bir hafta önce ilk onbirde sahaya çıkan oyuncu ertesi hafta kadroya giremiyor tribünde maç izliyor. Hiçbir oyuncu bir haftada bu kadar kötü duruma gelemez herhalde. Oyuncu değişklikleri ise ayrı bir konu. Van maçında yaşadığımız değişiklikler evlere şenlikti. Galip gelmemiz gereken maçta teslim olmuş takıma karşı iki ofans çıkarken iki defansif adamı oyuna aldık. Bununla kalmayıp 30 dakika oynamadan aldığımı adamı geri çıkardık.

Yukarıda saydığım nedenleri göz önüne alarak oyuncuların kötü performansında kendileri kadar bu değişiklik, kadro ve mevki değişikliklerinin de etkisinin olduğunu düşünüyorum.

Tüm bu olumsuzlukların yaşanmasına rağmen; ekonomik olarak sorunu olmayan, taraftar desteğini arkasında hisseden oyuncuların tüm aksaklıklara rağmen kendi kalitelerini ortaya koymaları gerekiyor. Gelen takımlara bakıyoruz kendi kadromuza bakıyoruz fark büyük ama oyuncuların isteksizliği bu farkı ortaya koymamızı engelliyor. Ben bu dakikadan sonra teknik heyetten hiçbir katkı beklemiyorum. Eğer takım play-off gidecek ve orada çıkacaksa bu futbolcuların meseleyi sahiplenmesi ile olacaktır. Yönetimin son haftalarda gösterdiği ekstra çaba görülüyor. Oyuncuların artık sazı eline alması ve daha çok mücadele etmeleri lazım. Diğer türlü bu isteksiz oyun ile play-off gelse bile şampiyonluk gelmeyecektir.

U15'ler Finallere Galibiyetle Başladı

Akademi Ligi'nde Türkiye Finalleri'ne katılma hakkı kazanan U15'ler, finallerdeki ilk maçında Tarsus İdman Yurdu'nu 2-1 yendi. Tebrikler arkadaşlar!

Finallerde, B grubunda Tarsus İ.Y., Başiktaş ve Trabzonspor ile oynuyoruz.

İkinci maç, Beşiktaş'la...

Nisan ayı başında oynanan U17 finalleri ise dilediğimiz gibi sonuçlanmadı. Bucaspor, Ankaragücü ve Beşiktaş ile aynı grupta olan U17'lerimiz 3 mağlubiyetle grubu sonucu bitirdi. U17'lerde şampiyon Beşiktaş oldu.

Finallere gitme başarısı gösteren U17'leri tebrik ediyoruz ve seneye de aynı başarıyı bekliyoruz. Ayağınıza sağlık gençler!

10 Nisan 2011

Adana Demirspor:0-Bld.Vanspor:0

Futbolcular yeteri kadar eğlenememiş demek ki; akılları İstanbul'da kalmış.

İçeride kaybedilen çok önemli iki puan. Yine düşme potasındaki takımlara verilen puanlar... Neyse ki, altımızdaki Fethiye ve Urfa mağlup oldu. Yine deplasman galibiyetlerinin bol olduğu bir hafta. Hala 5.yiz ve Fethiye ile 3 puan mesafedeyiz.

Haftaya rakip, 17 Nisan'da Eyüp. Maç, Eyüp'ün cezası nedeniyle tarafsız sahada seyircisiz oynanacak.

Göztepeli Tayfun

Dün Punto Apo ile Cebeci'ye Göztepe-Hacettepe maçına gittik. Tabii odak noktamız Tayfun'du. Önceki hafta Bugsaş maçında kadrodışı olduğu için izleyememiştik.

Tayfun sahada oldukça hareketliydi, mücadele etti, top kazandı, iyi paslar verdi. Yine altıpastan gol kaçırdı. Geçen yıl bizde 23 gole ulaşmıştı, bu yılda gol sayısı 16'da.

Geçen yıl, Antalya'da Linyit'e o golü atsa herşey farklı olabilirdi. Olmadı.

Keşke değerini daha iyi bilseydik, en azından satarken para kazanarak gönderebilseydik. O da olmadı.



9 Nisan 2011

"Sporun Ezgisi"

Barış Karacasu'nun danışmanlığında hazırlanan farklı kültürlerden ve farklı branşlardan spor şarkılarını-marşlarını konu alan Sporun Ezgisi programı her cumartesi Trt-3'te; 12.15'te.

Son gelen bilgilere göre program bu haftalık, 12.45'te yayınlanacak.

8 Nisan 2011

Nerdeyiz biz...

Herkesin kafasına göre takıldığı, kimsenin taraftarı muhatap almadığı bir camiada -belki de genel futbol düzeninin klasik bir parçası olarak- kendi çapımızda farklı bir dünya yaratmaya çalışıyoruz. Bunun adı, Tanıl Bora'nın kitabının adı gibi, "Kârhanade Romantizm".

Ne futbolcu başarısızlığın bedelini ödüyor, ne yönetici çarçur ettiği paraların hesabını veriyor.

Taraftar sevgisini şarkılara pankartlara, deplasman yollarına döküyor. Sonuç, "bu forma kutsaldır nasip olmaz herkese"...

Biz çizgimizi koruyalım, tribünden doğru bir sevgi geliştirelim; biliyoruz o teller-parmaklıklar sadece yeşil sahayla tribini değil, koca bir bakış açısının sınırını simgeliyor. Burdan oraya, ordan buraya geçiş, kolay olmuyor.

Renkleri ve logoyu sevmek; tarihten, gelenekten güç almak. Bizi ayakta tutan bu.