30 Temmuz 2012

İtalya Demirsporludur!

Bu yoğun ve tatsız gündemin içine biraz hoşluk katalım, İtalya da Demirsporludur :)





 

29 Temmuz 2012

"A'dan Z'ye İstemiyoruz Sizi"

Son dönemdeki en kapsamlı açıklamalardan biri yapıldı bugün; A'dan Z'ye benzetmesiyle güzel bir içeriği var. Uzun süredir söylediklerimizi ve blogta savunduğumuz birçok meseleyi de özetliyor. Taraftarından çok sahadaki başarının konuşulmasını istiyoruz diyerek manidar bir şekilde bitiyor. Sadece facebook'ta kalmaması için buraya da ekliyorum:

"A'dan Z'ye İSTEMİYORUZ SİZİ ÇÜNKÜ REZİL ETTİNİZ BİZİ...


a) 5-6 yıldır denenen, görev alan Gökoğlu, Önder Serin, Metin Türk gibi isimler zamanında bu kulüp kalıcı gelirleremi kavuştu

b) bu zat-ı muhteremler zamanında belediyeye dilenmekten başka kulüp ne yaptı

c) bu zat-ı muhteremler zamanında kulüp kurumsal bir yapıya mı kavuştu

d) bu zat-ı muhteremler zamanında borç 10 trilyona çıkmadı mı

e) bunların yönetiminde altyapı gelişti mi ya da altyapıdan 1 tane yıldız çıktı mı

f) bunların yönetiminde amatör branşlara önem mi verildi, yeni salonlara yada tesislere mi kavuştuk

g) bu zat-ı muhteremlerin yönetimi sırasında yeni bir stadamı kavuştuk

h) futbolcuları belediyeye götürüp para dilendirenler bunlar değil mi

ı) futbolculara 30 hafta maç başlarını ödemeyen bu zat-ı muhteremler değil mi

i) 150 milyar veremediler diye futbolcuların 2 gün idmana çıkmamasına sebep bunlar değil mi

j) futbolcuların bir daha hiçbir maçta görmek istemiyoruz diye açıklama yaptıkları zatlar Gökoğlu,Önder Serin ve diğerleri değilmi

k) futbolcuların Denizliye gelmesinler şampiyon yaparız diyerek kastettiği aciz yönetim bunlar değilmi

l) talipli varsa bırakırız deyip güçlü bir aday çıkınca koltuğa yapışanlar bunlar değilmi

m) kongreden önceki 1 ay içinde 145 kişiyi sahte üye yaparak diğer gerçek kongre üyelerini hiçe sayan ve kulübü malları gibi gören bu zat-ı muhteremler değilmi

n) koltuğa aşık gibi davranıp kendi çıkarları uğruna Adana Demirsporun çıkarlarını hiçe sayan ve borçsuz bir Demirsporun önünü kesen bu zat-ı muhteremler değilmi

o) 2 trilyon hibe edeceğiz diyerek yalan söyleyen daha ilk haftalarda kulübün senediyle iş yapanlar bunlar değilmi

ö) personelin ve altyapının gençlerinin aylarca maaşlarını ödemeyerek süründüren bunlar değilmi

p) şampiyonluk primlerini ve eski futbolcuların alacaklarını bile kulüp senediyle ödemeye kalkanlar bu zat-ı muhteremler değilmi

r) şampiyonluğun mimarı Ercan Albayı gönderenler bunlar değil mi

s) Ercan Hocanın yerine iş bulamayan Güvenç kurtarı getiren ve hiçbir kulübün yapmadığını yaparak ona 3 yıllık imza attıranlar bu zatı muhteremler değilmi

ş) yaşı 31-32-34-36 olan 7-8 futbolcuyla anlaşarak kulübü dahada karanlığa sürükleyen bunlar değilmi

t) 9 trilyon açıkladıkları borcu kendi ceplerinden harcamayarak şu an kaç trilyon arttıran bunlar değilmi

u) kendi şahsi çekleri yerien kurtarıcı gibi kulübün senetlerine sığınanlar bunlar değilmi

v) yıllardır yönetimde iken verdikleri parayı temlik yoluyla hatta avukat masrafları dahil geri alan zat-ı muhteremler bunlar değilmi

y) Adana Demirsporun büyümesini istemeyen, güçlenmesini istemeyen, sahip oldukları bir mal gibi hep onların olsun diye davranan bunlar değil mi

z) Son 15 yılda Adana Demirsporu hep rezil rüsva eden, küçülten zihniyetin uzantıları Gökoğlu ve kuklası Önder Serin değil mi...

A dan Z ye istemiyoruz sizi!

Adana Demirpor son 10 yıldır büyükse TARAFTARIYLA büyük ve bunu bütün Türkiye biliyor, görüyor.

ve O TARAFTAR SİZİ GÖNDERECEK TAŞERON YÖNETİM.

Çünkü artık taraftarından çok başarıları konuşulan bir Adana Demirspor istiyoruz.

Çünkü artık Şanlı Mazimize dönmek istiyoruz...
VE NE PAHASINA OLURSA OLSUN DÖNECEĞİZ."

25 Temmuz 2012

Demirspor Klasiği: Sezon Öncesi Huzursuzluğu

Şampiyon olduğumuz sezonda, yeni bir sayfayı böyle mi açmalıydık? Ne yazık ki yönetim, kendine yönelik hiçbir eleştiri ve soruyu dikakte almadan, transfer "bomba"larıyla gündemi değiştiriyor. Taraftarın huzursuzluğu ise devam ediyor.

Aslında sezona sıkıntılı girme bir Demirspor klasiği. Bir durum değerlendirmesi ve kısa bir zihin yoklaması yapalım: Geçen yıl bugünlerde taraftar yine tepkiliydi; Ali Güneş'in ve Bekir Sıtkı Özer kontenjanından kadroda kalan Tanıl gibi isimlerin kulüpten gitmesi isteniyordu. Hatta bunun için de tesislere gidildi, antreman sırasında tepki verildi.  "Adamcı Zihniyet S.ktir Olacak" dendi. O sırada olmasa da sezona kötü başlayınca Ali Güneş istifa etti; futbolculara "Her Sene Başında Büyük Yeminler Formanın Hakkını Vermezsen Eğer Bırakın Oynasın Paf Takım Gençler" diye bağırıyordu tribün.

Teknik direktör değişikliği kimseyi tatmin etmese de asıl eleştiri Mustafa Tuncel içeri girdiği için başkanlığa vekalet eden Levent Özveren'in açıklamalarına ve aslında yönetimi tek başına götüren Mehmet Gökoğlu'na yönelmişti. Ekim 2011'de Sayın Gökoğlu, İstifa Ediniz diye yazmışız, bu takımı kuranların hesap vermesini istemişiz. Kadroda ve teknik ekipte değişikliklerle geçen sezonun sonunda nasıl şampiyon olduğumuzu kimse anlayamadı. Nisan ile Mayıs arasında çok farklı ruh haalerindeydik.

Kısa dönemlik bir başarıyı, kurumsal bir başarıya çeviremediğimiz için şimdi yine aynı noktadayız. Haziran'daki mutluluk, Ağustos'ta yerini yeniden endişeye ve kötümserliğe bıraktı.

Keza bir önceki sezona da Bekir Çınar'ın vefatının şokuyla başlamıştık; tribün İhanetin Başkenti Adana pankartıyla bütün kente tepkiliydi.

Geçen yıl, Bekir Çınar'ın vefatının 1. yılında, bizim önerimizle ancak tüm taraftar oluşumlarının elbirliğiyle Bekir Çınar'ı Anma Turnuvası düzenlemiştik. O dönem tribünün ortak konularda ortak tavır alabilmesi elimizdeki tek güçtü. Bekir Başkan da tribünün sesini dinleyen tek başkandı.

Bugün bu noktadan daha gerideyiz; kongrede netleşen gerginlikler yönetimi desteklemeyen büyük kitlenin karşısında, pratikte etkili bir ekip var ve internet yoluyla da bu desteğini sürdürüyorlar. Yönetim de kulaklarını tepkilere tıkamış durumda.

Geçen sezonun büyük dalgalanmalarını göz önüne alacak olursak bu yılın sonu için net konuşmak mümkün değil. Ama bu kez yaşayacağımız dalgalanmaları kolaylıkla atlatamayabiliriz. 1. ligin kalibresi, 2. ligteki gibi erken pes eden takımların olmaması, harcanan paraların büyüklüğü durumu toparlamamızda engel olabilir.

Yönetime ve transferlere eleştiriler, sahaya çıkacak takıma destek vermemeye kadar gidecek mi? Bu büyük bir ikilem. Hangi sezon, bu başkanla bu yönetimle bu hocayla olacak diye başlayabildik? Tribüne çağırdığımız topçuları bağrımıza mı bastık, ilçe takımlarına yenilirken isyan etmedik mi? Hangi sezon rahat günler geçirdik? Ama yine de galibiyetlere sevinip mağlubiyetlere üzüldük. Bu sene, sezona kötü başlayıp yönetimin gitmesini temenni edenler var. Haklı oldukları noktalar var ama ben bu kadar rahat bir şekilde Demirspor'un başarısızlığını isteyemiyorum. Sadece Arma İçin yapılacak yine deplasmanlar; Adana'da dolacak tribünler; öfkemizin karşılığı bu kez daha sert olacak belki ama yine de bir umut bizi oraya getirecek.

23 Temmuz 2012

Transferlere Açıklık Getirin

Son zamanlarda tüylerimizi diken diken eden transferler yapıldığını görüyoruz.

Çetin Güngör ile anlaşıldığı varsayımı altında Javid Hüseynov ile birlikte 24 yaşın altında oyuncu transferi yapmamışız. Anlaşılan yaş ortalamamız yine yüksek olacak. Aynı aşçıdan aynı mutfaktan farklı yemek çıkmaz dediğimizde alınganlık gösterenler oluyor. Aynaya dönüp bakmak yerine ona buna kusur buluyorsunuz sayın Serin, Gökoğlu yönetimi.

Yanıt vermenizi rica ediyorum.

Ramazan Kurşunlu 31 yaşında. Maliyeti nedir? Kolundan sakat olduğu söyleniyor, doğru mudur?

Hüseyin Çimşir 33 yaşında. Maliyeti nedir? Geçtiğimiz sezon hiç forma bulamamıştır, gerekçesi nedir? 

Özgür Öçal 31 yaşında. Maliyeti nedir?

Erman Özgür 35 yaşında. Takımında neden istikrarlı şekilde forma bulamamıştır?

Julio Sezar 29 yaşında. 2010 yılından bu zamana toplamda beş maçtya forma giyen futbolcunun gtransfer edilme gerekçesi nedir? Maliyeti nedir?

Tüm bu futbolcular ile maç başına mı anlaşılmıştır, yoksa peşinat verilecek midir? Verilecekse ne kadardır? Maç başı ücretleri ne kadardır?

Bu transferler hakkında makul mantıklı bir açıklama yapma gereği görülmemesinin nedeni nedir? Mevcut şartlar dahilinde kendinize olan tepkileri nasıl dindirmeyi düşünüyorsunuz? Bu hamlelerinizle iyi niyetli olduğunuza bizi nasıl inandıracaksınız?

Sorulara net cevap vermezsiniz ama ben aynı şekilde dilekçe hakkımı da kullanacağım.

Uçuruma doğru bir gidiş seziyorum takımımda. Yazık olduğunu hissediyorum. Çok kötü hisler var içimde. Bir şey daha var, kiminle dans ettiğinizi İNANIN BİLMİYORSUNUZ.

20 Temmuz 2012

Fikstür Çekildi

2012-13 sezonu TFF 1. Lig fikstürü çekildi: http://www.tff.org/default.aspx?pageID=142


İlk yarı fikstürümüz şu şekilde oluştu: Bolu (d), Rize, Denizli (d), Konyaspor, Erciyes (d), Adanaspor, Karşıyaka (d), Manisa, Urfa (d), Ankaragücü, Buca (d), 1461Trabzon, Antep Bld. (d), Kartal, Tavşanlı (d), Göztepe (d), Samsun.

18 Temmuz 2012

Futbol Takımı mı Şarküteri Mi?

Güvenç Kurtar'ın elinde oyuncak olan Önder Gökoğlu yönetimine hatırlatmak lazım: Futbol takımı yönetiyorsunuz, şarküteri değil!

Hüseyin Çimşir'le Erman ile ancak güzel bir kaşar reyonu kurarsınız, futbol takımı değil. Eskitir eskitir yersiniz; eğer hazmedelebilirseniz... Kusura bakmayın, biz yemiyoruz.

Beyaz bereli Hüseyin, gelip bizim Venceremos pankartımız önünde selam duracak, ha! Vay be!

17 Temmuz 2012

Düzgün Can Koçak'ın Yazısı

Günaydın Adana Gazetesi'nden Düzgün Can Koçak'ın köşe yazısı, okunmayı hak ediyor. Gruptan tanıdığımız Gencay Sivuk'un da katkısıyla son dönemdeki gelişmeleri tribünün gözünden aktaran nadir yerel basın yazılarından... Şu adresten okunabilir: http://www.gunaydingazetesi.com.tr/diren-demirspor-makale,758.html

Yarışmacı Değil Yetiştirici

Bu da yeni moda oldu, altyapı yarışmacı değil yetiştirici olacakmış. Sayın Mehmet Gökoğlu'nun camiamıza kazandırdığı ve kendisinin uzantısı, yalanlanmayan tabirle taşeronu yönetim tarafından da sürdürülen yeni bir kavram.

Bakış açısı nedir bu konuda, açıklayayım. "Altyapı A takıma futbolcu kazandıramayıp asıl görevini yapamadıktan sonra Türkiye derecesi alsa ne yazar, Türkiye Şampiyonu olsa ne yazar. Altyapıdaki oyuncular iyi olsalar kaliteli olsalar o formayı zaten alırlar."

Kısa ve net söylüyorum, HADİ ORADAN!!!

Yıllarca kaşarlara yedirdiğiniz paraların onda biri kadar cesaret bulup da gençlere forma giydirmeyen sizlersiniz.

Bekir Çınar zamanında gençlerle destekli takımın dönemin şampiyonuna elenerek Bank Asya'nın kapısından döndüğünü görmezden gelen sizlersiniz.

Adana'nın çocuklarına Adana'nın kapılarını kapatan sizlersiniz, kusura bakmayın hadi oradan.

Yüz defa yazdım, yüz defa daha yazarım. Bizim gençlerimizin elediği takımların oyuncuları (gençleri) Bank Asya'da, A2 Ligi'nde, hatta Süper Lig'de top koştursunlar, ama bizim gençler Adana Demirspor'da forma bulamasınlar. Bunun tüm kabahati de futbolcularda olsun. Nasıl bir dünyada yaşıyorsunuz anlamak güç.

Ayrıca Demirspor futbolcusu o formayı giyiyorsa, maç gazozuna dahi olsa savaşacak, yarışacak. Bu anlayışı şimdiden kaldırırsanız ortadan bombalamadığınız, göğsümüzü kabartan bir altyapımız vardı, onu da elimizden almış olursunuz.

Altyapının işleyişi mükemmel değildir, geliştirilmelidir, kendi sınırlı imkanları ile unutulmuşluğu, yüz çevrilmişliği ile bir şeyler ortaya koymaktadır. Size rağmen, zihniyetinizdeki çarpıklığa rağmen var olmakta ses getirmektedir.

Beklentimiz HEM YETİŞTİRİCİ, HEM YARIŞMACI bir altyapıdır. Beklentimiz alt yapının haklarının tüzük ve sözleşmeler (teknik ekiple yapılan) çerçevesinde somut bir şekilde korunmasıdır. Beklentimiz alt yapı ile ilgili yöneticilerin hesap verecek konuma gelmesidir. Beklentimiz alt yapının yapı olarak şeffaf olmasıdır. Ama sizlerde şu ana dek bunları yerine getirecek bir ışık görmedim maalesef. Bari baltalamayın.  

16 Temmuz 2012

Güvenç Kurtar ve Transferleri

Yeni teknik direktör Güvenç Kurtar, önceki takımlarda yarattığı düzen, menajerlerle ilişkisi ve getirip götürdüğü futbolcularla güven vermiyordu. Güvençsizliğimiz, faaliyetlerine başladı; menajerler, mutlu mesut... Geçtiğimiz hafta yeni transferler gündemiyle geçti; imzalar atıldı; bugün de kampa gidildi. Sanal alemin gündeminde bu isimler var.

Yeni/eski yönetime dair güvensizliğimizin ilk nedeni de plansız-programsızlığı, neye ne kadar para harcadığına/harcayacağına dair hiç bir açıklamanın olmamasıydı. Hala bu beklentimizi karşılayan bir girişim olmadı. Önder Gökoğlu ve yönetimi, daha fazla borca doğru yol alıyor.

İki güvensizlik birleşince yeni transferlerin analizine dair yorum yapmanın ilk aşamada etkisi olmayacaktır diye düşünüyorum. Gelenlerin artıları-eksileri muhakkak vardır. Ancak disiplinli, doğru düzgün adımlar atan bir yönetimin, onu destekleyen taraftarın olmadığı bir düzende iyi futbolcu da iş yapmakta zorlanır.

Bu belirsizlik düzleminde görünen o ki liglerin ilk birkaç haftasında gelecek sonuçlara göre takımın/camianın huzuru ve disiplini konusunda bir fikrimiz olacak. İşler iyi başlarsa, eleştiriler azalabilir. Ama kötü bir başlangıç, zaten gergin olan sinirleri daha da gerecek ve sesleri yükseltecektir.

Oysa ki kampın ve fiilen yeni sezonun başladığı şu günlerde, detaylı bir basın toplantısı ile eleştirilere cevap verilse, transferlerin bütçesi açıklansa, bundan sonraki adımlara dair bir bilgi verilse fena mı olur? Tersine yönetim, yerel basın eliyle yaydığı transfer haberlerini kullanarak eleştirileri ve protestoları savuşturmaya çalışıyor.

Gündemi boğan futbolcu isimleri, eleştirileri sessiz kılmayacak.

12 Temmuz 2012

Ankara Tayfası Basın Açıklaması

Daha önce Mehmet GÖKOĞLU ve yönetimini neden istemediğimizi çeşitli platformlarda müteaddit defalar açıkladık. Bunun üzerine kamuflaj olduğunu düşündüğümüz bir operasyon ile yıllarca Mehmet GÖKOĞLU ile aynı ekipte yer alan, aynı yönetim mantalitesini taşıyan Önder SERİN yönetimi hepimizde yara açan bir kongre süreci ile başa gelmiştir.

Yönetime geldiği andan itibaren uygulamaları ile kendisine destek vermemizi, en azından sessiz kalmamızı sağlayacak hiçbir neden ortaya koyamayan Önder SERİN ve yönetimini desteklemiyoruz, istemiyoruz.

Ankara Tayfası olarak,

Önder SERİN yönetimini Demirspor'u başarısızlık girdabına atan bildik yönetim anlayışının devamı olarak değerlendiriyoruz.

Taraftarları derinden yaralayan bir kongre sonrasında dahi plan, bütçe ve proje ortaya koyamayarak umarsız tavır sergiliyor olmalarını kınıyoruz.

Şampiyon olmuş takımın maddi haklarını anında yerine getirmemiş olmalarını doğru bulmuyoruz.

Kendilerine "taşeron" şeklinde ithamda bulunulmasına karşın bizim "Mehmet GÖKOĞLU yönetimi ile ilgimiz yoktur." şeklindeki bir açıklamayı dahi yapamamış olmalarını Demirsporluluk duruşuna yakıştıramıyoruz.

Adana Demirspor'un taraftara inat başkanlık yapılacak camialardan biri olmadığını hatırlatmak istiyoruz. 

Kendilerine, taraftara ve daha da önemlisi Adana Demirspor'umuza daha fazla zarar vermeden çekilmeleri yönündeki çağrımızı yineliyoruz.

Bununla birlikte Ankara Tayfası olarak biliyoruz ki; Önder SERİN yönetiminin çekilmesi durumunda başkanlık koltuğuna büyük olasılıkla Selahattin AYDOĞDU yönetimi gelecektir.

Selahattin AYDOĞDU yönetimine ilişkin olarak kamuoyunca;

-Takımımıza koydurulan haczin
-Başka takımın şampiyonluğuna bizim zor zamanımızda sevinilmiş olmasının

bizi yaraladığının ve yaralamaya devam etmekte olduğunun hatırlatılmasını, anılan şahsın bu konuda bizleri ikna edici açıklamalarda bulunmaya sevk edilmesini bekliyoruz.

Ayrıca bu kişi ister Selahattin AYDOĞDU olsun, ister bir başkası, sadece ortaya koymayı taahhüt ettiği parayla anılmasın, Demirspor'umuz parasını verenin düdüğü çalacağı bir camia konumuna düşürülmesin, başkanlık koltuğunun ağırlığı o koltuğa oturacak olanlarca anlaşılsın istiyoruz. Unutulmamalıdır ki; herhangi bir yönetim kulübe isterse 100 milyon TL hibe etsin, bizim Demirspor sevgimiz, Demirspor'un yönetilmesine ilişkin fikirlerimiz başkanların parasıyla ölçülemez, şekillendirilemez, yönlendirilemez, değiştirilemez.

Adana Demirspor taraftarı açıkladığı taraftar ilkeleri ile Demirspor için yapılması gerektiğini düşündüğü doğruları somutlaştırmıştır. Seçilecek yönetimlerin bu ilkeleri kabul etmesini ve buna uygun hareket etmesini bekliyoruz.

Bu süreçte vurgulanması gereken bir husus daha vardır ki; o da belediyenin ve valinin örtülü desteğinin alınması ve bunun seçim propogandası olarak kullanılmasının, takımımızın mülki ve idari amirlerden bağımsız kalması gerektiği düşüncemizle çeliştiğidir. Yerel ve ulusal yöneticilerin takımımız üzerinde hegemonya kurmasını istemiyoruz. Temennimiz bu amirlerin görevleri ölçüsünde destek olması ve yönetimlere rahat çalışmalarının önünü açması, Demirspor'a müdahilliklerinin bununla sınırlı kalmasıdır.

Önder SERİN ve benzeri yönetimleri artık denenmiş ve sabır dahil her şeyi tüketmiş olmalarından ötürü istemiyoruz.

Selahattin AYDOĞDU'ya ise şimdilik sadece denenmemiş olduğu için (yukarıdaki kıstasları unutmamak kaydıyla) saygı duyuyoruz.

Yaşanan süreçte biz taraftarların da özeleştiride bulunması gerektiği kanaatindeyiz. Bu kulübün halkın takımı olduğunu dile getiriyor ama halkın takımının kongresine üye olmuyoruz. Bu yolu tercih edenler de bizim yüzümüzden, bizim ataletimizden dolayı halkın tercihlerine saygı göstermemeyi tercih edebiliyor.

İşte bu nedenle her türlü yasal girişimde bulunarak kongre üyeliğinin tabanının genişletilmesi girişiminde bulunulmasının çok önemli olduğunu vurgulamak isteriz. Hiç kimse bu kulübe kalıcı gelir kazandıramıyorsa dahi kongre üyeliği aidatları kulübümüzün kalıcı geliri olmalıdır. Taraftarı takımına daha fazla sahip çıkmaya, üye olmaya ve aidatlarını sürekli yatırmaya davet ediyoruz.

Bu aşamada tüzükte bir değişiklik yapılmak sureti ile kongre üyeliği aidatını tam olarak yatırmayanların kongrede oy hakkını kullanmasının engellenmesini talep ediyoruz.

Artık görüyoruz ki; Demirspor'u güçlü kılan kişiler değil, taraftardır. Takımımız belediyeler ya da siyasiler sayesinde değil, taraftar kitlesi ile ayakta durmaktadır. O halde bağımsız Demirspor şiarına uygun davranacak yönetsel anlayışı kulübümüzde görmek istiyoruz. Belediyeyi ve diğer gelir kaynaklarını kulübümüze lütuf olarak gören zihniyetten kurtulmak ve kulübümüze saygı duyulmasını sağlamak adına gerekli adımların atılmasını bekliyoruz.

Her zaman olduğu gibi, bu görüşlere karşı olanları rahatsız etmeye, söylemlerimizin ve eylemlerinizin takipçisi olmaya devam edeceğimizi hatırlatırız.

ANKARA TAYFASI

Tayfa Toplandı #2


Adana'da binlerin okakta olduğu anlarda biz de toplandık; süreçle ilgili görüş alışverişinde bulunduk. Verimli bir toplantı oldu. Buluşmadan çıkan sonuç metnini daha sonra paylaşacağız:



Taraftar Yürüyüşü-Fotolar

Adana Demirspor taraftarı sokağa çıktı; haklı davası için yürüdü! Adana'daki ortalama bir siyasi mitingten çok daha fazla kişi toplanmıştı. Yaklaşık 5000 kişinin mesajı netti: Demirspor'dan Kirli Ellerinizi Çekin!

Fotoğraflar için Cemil Serezli'ye teşekkür ederiz.










11 Temmuz 2012

Tayfa Toplandı...

Adana'daki yürüyüşe paralel olarak Ankara'da da toplandık. Mevcut durumu, genel gidişatı konuşuyoruz...

Taraftar Yürüyüşü

Başkanlarını övmek için değil, protesto etmek için sokağa çıkar Demirsporlular... Mesele camiaya sahip çıkmaksa, seyirci değil taraftardır onlar! Sesini çıkarır ve sözünü söyler. Bugünkü taraftar yürüyüşü, Adana'da kendi sözünü söyleyebilme açısından önemli bir harekettir ve Adana'nın mücadele azminde/tarihinde yeni bir halkadır. Eksiğiyle, fazlasıyla; talep edilenin ne olduğundan bağımsız olarak; daha farklı ya da çoğunun yapılabileceğini akılda tutarak, sokağa çıkıp sözünü söylemek her zaman iyidir, güzeldir.

Mücadeleye devam!

10 Temmuz 2012

Büyük Yürüyüş Medyada

Oda TV BirGün gazetesini kaynak göstererek yarın yapılacak olan büyük yürüyüşü manşetine taşıdı. Zaten bu haber sitesinden bu duyarlılığı göstermesini içten içe bekliyordum. Beklediğim de oldu.

Linki: http://www.odatv.com/n.php?n=halkin-takimi-haydi-sokaga-1007121200


Ekran görüntüsünden ötürü zorunlu reklam aldık, kusura bakılmasın.

Taraftarın Tepkisi, Derin Demirspor'a...

Adana Demirspor taraftarı,  yarın Şimşekler Grubu öncülüğünde Adana'da büyük bir yürüyüş gerçekleştirecek. Yürüyüş, Adana Demirspor'un yeni yönetimine karşı tepki gibi görünse de, aslında bu tepkiyi biriken bir öfkenin sonucu olarak görmek mümkün. Tepkiyi sadece isimlere ya da şahıslara endekslememek gerekiyor. Tepkinin yönelmesi gereken yer, Derin Demirspor'un yıllardır kapalı kapılar ardında yürüttüğü işlerdir. Aksi taktirde, isimler değişecek ancak işleyiş değişmeyecek.

Bugünkü Önder Serin/Mehmet Gökoğlu (Önder Gökoğlu!) yönetimi, yıllardır Aytaç Durak-Mustafa Tuncel çizgisinden çok farklı noktada değil. Yönetim listelerinde yer alan isimler, son 10 yılda pek değişmedi. Aynı isimler dönüp dolaşıp bizi yönetiyor. Birileri para versin, biz yönetelim mantıığı değişmiyor. Kapalı kapılar ardında işler çevirip, menajerlere paralar kaptırıp, kaşar oyuncu ve teknik adamların elinde oyuncak olup kulübü borçlandırmaktan başka bir iş yapılmadı. Adana Demirspor, profesyonel bir mantıkla yönetilmiyor; eş-dost ilişkileriyle ayakta tutuluyor. Bu sene gelen şampiyonlukta yönetimin payı yok denecek kadar azdı. Ercan Albay'ın yarattığı ivmeyle son düzlüğü iyi koşan takım çizgiyi geçti. Ama bu dönemlik başarının devamı nasıl getiriliecek? Buna dair hiçbir plan-proje ortaya konmadı.

Önder Gökoğlu yönetimi, kongre öncesi yaptığı üyeliklerle, "aday varsa çekiliriz" deyip çekilmemesiyle, Ercan Albay'a yaptığı haksızlıkla, tribünde yarattığı bölünmeyle desteklenmeyi hak edecek bir yönetim değil. İlk icraatı olan Güvenç Kurtar tercihi de bunu gösteriyor. Kurtar, son 5 yılda hangi takımda tutunabildi? Hangi takımı başarıya taşıdı? Yoksa o takımları, hatalı transferlerle borç batağına mı sürükledi?

Ama bugüne kadar, Bekir Çınar dönemi dışında, tribünün coşkuyla desteklediği bir yönetim oldu mu? Aytaç Durak-Mustafa Tuncel çizgisinden sapabilen bir kişi çıktı mı? Bir dönem Efsane başkan sıfatına layık görülen Adem Atılgan bile o çizginin hizasına gelmedi mi? Birkaç ay öncesine kadar tribüne çağrılan, ilk dönemlerinde sivil yönetim diye desteklenen Gökoğlu da Belediye'nin kapısında çakılı kalmadı mı? Bekir Çınar'ın çıkmaza girmesinde, şimdiki ve önceki yönetimdeki isimlerin payı yok mu?

Bu isimlere de ilk dönemlerinde destek verildi, "yeni yönetim-yeni hoca-şans verelim" diye süre tanındı. Sonuçta aynı hüsranlar yaşandı. Şampiyon olduğumuz sene bile, mutluluğumuz bir ayda kaosa döndü. Tıpkı diğerleri gibi, bu yönetim de yeni bir yönetim değil. Aynı zihniyetin devamı.

Süren tepkiler, yarınki yürüyüş ve bundan sonraki süreçte benim önerim, Önder Gökoğlu'nun istifasını istemenin tek başına yeterli olmadığı; kapalı kapılar ardında Demirspor'u çekip çevirenlere yönelik topyekun bir mücadele sürüdürülmesi gerektiği yönünde...

9 Temmuz 2012

Ankara'da da Toplanıyoruz

Çarşamba Günü saat 19:00'da Karanfil Sokak'taki Dost Kitabevi'nin önünde toplanıyoruz. Bu sürece Ankara Tayfası olarak sessiz kalmıyoruz.

Ankara'daki Demirsporluları sesimize ses vermeye çağırıyoruz.

5 Temmuz 2012

Fare, İnek ve Kedinin Öyküsü

Yanlış hatırlamıyorsam bu öyküyü daha önce de blogda anlatmıştım. Bir hatırlatma maksadıyla da olsa yeniden anlatıyor olmam Demirspor'da değişimin çok yavaş olduğunu ortaya koyuyor maalesef.

Buz gibi bir havada aç bir fare yorgun ve üşümüş bir halde yemek arıyormuş. Aynı hava şartları aç kediyi de olumsuz etkilemiş. Karşısında fareyi görünce yemeğini çıkardığını düşünerek başlamış fareyi kovalamaya. Fare son gücüyle ölmemek için koşarken karşısında ineği görüvermiş. Yalvarmış ineğe. Kedinin kendisinin peşinde olduğunu söylemiş ve onu saklayıp kurtarmasını istemiş. İnek de bunun üzerine farenin tam üstüne dışkısını yapmış. İneğin dışkısının altında kalan fare gözden kaybolmuş ve kedinin yemi olmaktan kurtulmuş. Öte yandan dışkının sıcaklığı ve kedinin gittiğini düşünmesinin etkisiyle fare kendisine gelmiş, canlanmış ve kaldıramadığı kuyruğu dimdik olmuş. Dimdik olunca da kuyruk dışkının dışına çıkmış, bunu fark eden kedi de yemini affetmemiş ve karnına indirmiş.

Almamız gereken dersler:

1-Size her pislik atan size kötülük etmiyor olabilir. (Sayın Yönetim, çekilmenizi isteyen ben ve benim gibilerin amacı belki size pislik atmak değildir de Demirspor'u ve sizleri kötü gidişten kurtarmaktır.)

2-Sizi pislikten her çıkaran da size iyilik yapmıyor olabilir. (Değerli Yönetim, sizlere olan eleştirilerimize karşı sizi umarsızca destekleyenler belki de gerçekleri görmenizin önüne geçerek, sizi aslında uçuruma sürükleyenler olabilir.)

3-Boğazınıza kadar pisliğe batmışken kuyruğu dik tutmanın da anlamı yoktur. (Saygıdeğer yönetim, ortaya koyamadığınız bütçe, plan ve projelerin yanısıra, taraftar desteğini de yitirmiş durumdasınız. Geçmişiniz ve uygulamalarınız güven vermiyor. Taraftarın çok değer verdiği hoca ile -belki de haklı olarak- yolları ayırdınız. Ortamı yumuşatma adına girişimde dahi bulunamıyorsunuz. Kombine satışlarına bunca az destek varken güvenmeyin. Ama doğru ama yalan 10 milyon TL'lik karşılıksız kaynak vaadinin kulüpten içeri girmesini daha iyi bir şey ortaya koyamadan engellediniz. Kentin mülki amirlerinin size destek olmadığı söyleniyor. Yani sıkıntınız boğazınıza kadar gelmiş durumda. Bu ahval ve şerait içinde kuyruğunuzu dik tutmaktansa çekilmeniz en sağlıklısı olacaktır.)

Gelin bari bu kez dikkate alın ve çekilin. 

4 Temmuz 2012

Bu Nedir?

Hadi Ercan Albay'la çalışmak istememenizi anlarım da, böyle bir basın açıklaması mı olur? Bu açıklama ne anlatıyor? Böyle acayip acayip basın açıklaması yazacağınıza hiç yazmayın, daha iyi.

http://www.adanademirspor.org.tr/haberler/basin-sozcumuz-turgut-un-basin-aciklamasi


Hey Allah'ım ya...

Kongrene Sahip Çık

Madem ki; seçilen yönetimden rahatsızız, madem ki; kongrede alınan kararın taraftarın sesini yansıtmadığını düşünüyoruz, madem ki; Demirspor halkın takımı, o halde halk kongresinde vücut bulsun. Artık kongremize sahip çıkalım, hem kulübümüze yılda üç yüz TL gelir kazandıralım hem de hiçbir oluşumun kongrede rahat olmasına izin vermeyelim. Hesap soralım, soruşturalım, araştıralım. İşte tüm bunlar için kongre üyesi olalım. Halkın takımının kongresinde kongre üyesi olarak halkın sesini yansıtalım. Birileri çıkıp başka takımların mevzularını yapabiliyorsa kongremizde bulunduğun yeri unutma diyebilen biz olalım. Bütçesini, projesini ortaya koyamıyorsa bir yönetim, hesap soran biz olalım.

Kongre üyesi olmak için aşağıdaki resimde yer alan başvuru formunu doldurmak ve yönetimin onayına sunmak gerekiyor. Formu dolduralım, şartları sağlamamıza rağmen onaylanmıyorsak yönetime baskı yapalım, hesap soralım.

Ayrıca tüzük tadil çalışması nedeniyle üyelik kabul edilmemesi gibi bir şey söz konusu değil, olamaz da. Siz böyle bir çalışma yapıyorsanız, çalışma tamamlandığında şartları eksik olanların duruma uygun hale getirilmesini beklersiniz. Baştan ret olmaz. Üstüne gidelim, alalım. Bir kongre üyesi olarak elimden gelen her türlü yardımı yapmaya hazırım.

Halkın takımı, halkın kongresi, halkın tercihi, halkın sesi. O kadar.

3 Temmuz 2012

Gölgeler ve Suretler

Çift liste ile başladığımız kongre sürecini yine 'kahraman' bir başkan ve tek liste ile bitirdik. Bu zamana kadar çift listenin olmadığı kongrede bundan sonra da çift listeye rastlamamız zor görünüyor.Kongre çok partili denemeler benzedi beceremedik. Kongre sürecini değerlendirecek olursak , Aydoğdu'nun seçilmesi şansa bırakıldı. Seçilse destek verilecekti. Seçilmemesi biz bir aday gösterdik seçmediniz cezanızı çekin deme şansını verdi. Açıkcası belediye ve siyasetin bu duruma üzüldüğünü daha doğrusu Demirspor'u önemsediğini düşünmüyorum. Gökoğlu'na gelince şampiyonluk sonrası devam edecek gibi görünmüyordu.Bir süre bekledi sonra adayım dedi. Yönetimi aynı yönetim olduğuna göre kime güvenerek aday oldu. Gökoğlu gücüm bu kadar aday değilim deseydi buyük saygınlık kazanırdı şimdi ise Demirspor'un kapılarını kendisine kapattı. Serin' in başkanlığına gelirsek gölge başkanın etki alanından çıkamayacağı kesin. Bir süre deneyecek başarılı olurlarsa devam olamazlarsa zor günde sahip çıktık edebiyatı yapacaklardır. Bir usta ile çırak dönemi daha başladı. Alışık olduğumuz üzere 15-20 güne belediyenin destek vermesi gerektiği söylemleri başlar. Kesemize göre transfer yapacağız denilip 5-10 işe yarar adam almak varken 20 tane zibil oyuncu getirilir. İlk fırsatta Ercan Hoca'nın ayağı kaydırılmaya çalışılır. Devre arası gelmeden kongre kararı alınır. Sonuçta 8 yıl sonra çıktığımız ligde işimiz yine Allah'ın takdirine kalır.

"Tren Bir Hayattır"

Memleket Garları kitabının kardeşi, tamamlayıcısı geldi: Tren Bir Hayattır.




Tanıl Bora'nın derlediği kitapta demiryolu kültürü, tarihi, demiryolcu işçilerin sendikal mücadelesi, sinemada, müzikte trenlere dari yazılar yer alıyor. Tabii ki Demirsporlar da... O yazıyı da daha önce yaptığım çalışmaları derleyip biraz genişleterek ben yazdım, elimden geldiğince...

Diğe detaylar için bknz.:


Behçet Kurtiç'in Başarısı

Yenilmez Armada'nın parçası, Demirsporlu rekortmen yüzücü Behçet Kurtiç'in master düzeyindeki başarıları devam ediyor. Dün basına da yansıdı; İtalya'daki 14. FINA Masters Dünya Şampiyonası'nda 70-74 yaş grubunda 200 mt sırtüstünde 6., ve 100 mt. sırtüstünde 5. oldu Kurtiç.


Aslında bu haberi ve fotoları, Adana Futbolu kitabı yazarlarından Dr. Hulusi Kılıç bana daha önce iletmişti. Ancak kongre gündemi nedeniyle blogta paylaşmayı unuttum. Kendisinden ve Behçet Bey'den özür dilerim. Neyse ki Adana basını bu hareretli gündemde Kurtiç'i unutmadı.

Size Rağmen Seviyoruz Demirspor'u

Size rağmen seviyoruz Demirspor'u.... Siz tüm bu kongrelerde konuşanlar. Tumturaklı sözler edenler, protokoldekiler! Size rağmen seviyoruz Demirspor'u ve sizi sevmiyoruz. Yalanlarınızın farkındayız. Ne vaatlerinize ne milyon dolarlarınıza ne uzay takımılarınıza ne arkanızdaki siyasilere... Biz bu takımın rengine ve logosuna, geçmişine ve değerlerine tutkunuz.

Size rağmen seviyoruz Demirspor'u. Gelir gider dengesizliğinize, hesap kitaplarınıza rağmen, kötü websitenize, kapalı kapılarınıza, deri koltuklarınıza, meclis üyeliklerinize rağmen; onlara karşı, onlardan öte seviyoruz. Aday varsa çekilirim diyen yalanlarınıza, paramla bütün kenti alırım diyen edalarınıza, sizi çok özledik riyakarlığınıza rağmen...

Her kongrede biraz daha nefret ettirdiniz kendinizden. Siz Demirspor kongresinde konuşanlar... İsmi malumlar: sizi tanıyoruz ve sizi sevmiyoruz. Size rağmen seviyoruz Demirspor'u. Kale arkasını, maratonu, deplasman yollarını ve pankartlarımızı. Soylu Kavgamızı, asla yılmayanları, lokomotifi ve kozmopoliti. Yıkıla yıkıla ayakta kalanları seviyoruz. Biz ne Aytaç'ın sarı zarflarına, Ne Tuncel'in kravatlarına, ne Gökoğlu'nun belediye kapılarına, ne Aydoğdu'nun arkasındakilere kandık. Biz Demirspor'un yüreğine inandık!

Seni seviyoruz Demirspor'um. Çünkü sen, bugünden çok ötesin. Alemde teksin, değişilmezsin!

2 Temmuz 2012

Yeni Başkan Önder Serin

Bugün yapılan kongrede başkanlığa Önder Serin seçildi.

Önder Serin konuşmasında hiçbir grupla bağlantılarının olmadığını, yönetimdekileri kişilerin mütevazı işadamları olduğunu söyledi. Öncelikli olarak var olan borçları ödeyeceklerini sonra da kendilerince bir bütçe (düzeltme: Kongreden sorna verdiği röportajda [2+2] 4 milyon TL'den bahsetti) kuracaklarını belirtti. Ayrıca Demirsporluluk duruşundan taviz vermeyeceklerini vurguladı. Serin, ayrıca websitesinin aktif bir biçimde kullanılacağını ve tüm gelişmelerin buradan aktarılacağını söyledi.

(Açıkçası Önder Serin'in 6 ayılık başkan olduğunu düşünüyorum. En geç Aralık ayında yeniden kongreye gideriz... Sayın Serin, Gökoğlu yönetiminin devamı olarak geniş bir kitlenin başkan olarak selamlamadığı ve meşruluğu olamayan bir başkan olacak.)

Kongrede konuşma yapan Yıldıray Arıkan, Adana Demirspor kongresinde Fenerbahçelileri tebrik ederek tarihi bir başarıya imza attı! Bu kadar olur! Yazık...

Daha sonra konuşan Bekir Sıtkı Özer ise isim vermese de Demirspor'da AKP'nin müdahalesinin olduğunu ima etti. Sert bir üslup kullanan Özer, Demirspor'a yukarıdan müdahalelelere izin vermeyeceklerini belirtti. Galatasaray maçından sonra birşeylerin değiştiğini söyleyen Özer, valilik eliyle yapılan müdahaleyi eleştirdi. Hak etmeyen kişilerin şampiyonluğa sevindiğini, final maçına giden bir uçak dolusu işadamının kendilerine zor günlerde yardım etmediğini ve özellikle AKSA Holding'in başkan içeri girdiği için jenaratör dahi vermediğini vurguladı.

Erden Arat da siyasi müdahalelerden şikayetçi oldu. Fenerbahçelileri kutlayan Arat Demirspor'da Aziz Yıldırım'ın yaşadığı duruma maruz kalan kişiler olduğunu savundu.

Al Birini Vur Ötekine...

Efendim yeni başkan adayımız Önder SERİN imiş. Pes demekten başka bir söz bulamıyorum. Bu mu yani, hakikaten bu mu? Sürekli aynı ekolü temsil edenlerden birinin yerine bir diğerinin gelmesi mi? Peki hakikaten bu inat niye, anlamak mümkün değil?

Sayın GÖKOĞLU, Sayın SERİN, yönetimdeki diğer sayın yöneticiler. Nedir bu inadınızın sebebi?

-Projeniz var mı somut, yok.
-Bütçeniz yeterli mi, hayır.
-Geçtiğimiz sene takımı dilendiren ve para yaratamayan siz değil miydiniz, evet.
-Önceki yönetimlerinizde yaptığınız hataların bedellerini ödedik mi, ödedik.
-Hesap verme yoluna gittiniz mi, gitmediniz.

Kusura bakmayın ben sizden işkilleniyorum. Ben sizden şüpheleniyorum. Ortada bunca rekabet varken, karşınızda aday varken, yeni hiçbir şey ortaya koymayıp, sadece usulüne uygun da olsa hızla kaydedilen yeni üyeliklerle yeniden sonuca gitme çabası bende soru işaretinden başka bir şey yaratmıyor.

Yoksa siz usulsüzlük yaptınız da, yeni yönetiminizde üstünü mü örtmek istiyorsunuz? Ben artık bundan ciddi ciddi kuşku duyuyorum. Çıkıp külhanbeyi ağzıyla usulsüzlük yapan karısını satar, falan demeyin. Bu ağızları kullanacağınıza, biz şu sebepten ötürü adayız deyin, adaylığınızı sağlam temellere bağlayın, bizi ikna etmeye uğraşın, şüphelenmeyelim, ama yok. Bunların hiçbirini yapmıyorsunuz.

Son not olarak şunu söyleyeyim, iktidar elinizdeyken tüm kayıtlarınızı olanca iyiniyetimle rayici en az 10.000 TL olmasına karşın ücretsiz inceleyip, bir mali analiz raporu hazırlayayım dedim. Üstelik kaç defa dedim. Oralı olmadınız. Başkasına inceletin dedim, oralı olmadınız. Bu da şüphelerimi artırıyor. Yoksa siz usulsüzlük mü yaptınız?

Kusura bakmayın, bu zihniyetinizle adınız Önder SERİN de olsa Mehmet GÖKOĞLU da sizi İSTEMİYORUM.

1 Temmuz 2012

Adaylar Çekildi: Tribünün Desteği Olmadan Başkan Olunmaz

Önce Aydoğdu, sonra da Gökoğlu adaylıktan çekildiklerini açıkladı. Demirspor kongresi'nde Dallas rüzgarları esiyor!

Gökoğlu, bugünkü basın toplantısında Vali'nin telkinlerine uyduğunu ve çekildiğini açıkladı. Aydoğdu'nun Demirspor'a ilgisini de şampiyon olmamıza bağladı (http://www.demirsporplatformu.com/haberler/baskan-mehmet-gokoglu-artik-yokum.html).

Yarınki kongre öncesi, aday olan tek kişi, Gökoğlu'nun ikinci başkanı Önder Serin! Serin'in göstermelik aday olduğunu düşünüyorum. Yarın yüne son dakikada bir liste olacak, kerhen bir desteklenecek ve yine sezonun en az yarısı yönetim kriziyle geçip gidecek. Devre arasında durum toparlanmaya çalışılacak. Bugüne kadarki deneyim böyleydi...

Kısaca Dallas dizisinin çıkan bölümlerinin özetini verelim: Arkasına AKP lobisini ve GS'li kimliğini alan Aydoğdu, iş adamlarından oluşan sivil bir yönetim kurmayı başarıp ortaya belli bir bütçe koyma sözü verdi. Aydoğdu'nun geçmişi ve yaptıkları ortada. Benim ondan herhangi bir umudum yok. Ancak, kötü Gökoğlu yönetimine karşı ortaya koyduğu vaatlerle Şimşekler Grubu'nun desteğini aldı. Bu destek, onu avantajlı kıldı. Gökoğlu ise takımı şampiyon yapmanın avantajını kullanmak istedi. Ancak ortaya somut bir proje ve bütçe koyamadı. Aslında takımın şampiyon olmasında da hiçbir katkısı yoktu. Ne düzenli para ödedi, ne güven verici bir yönetim izledi. Aday varsa çekilirim dedi, ancak çekilmedi. Düzgünce istifa edip, şampiyon başkan olarak anılmalıydı. Genel kurul delegelerini "bağladığı" için seçileceğini düşündü. Akabinde kulüp defterlerinde arama yapılınca, bu kez kulübe AKP baskısı var şeklinde Gökoğlu yanlısı bir kamuoyu yaratılmak istendi. Meclis'te MHP milletvekilinin de bu yönde bir konuşma yapması, kulübün siyasilere yem edilip edilmeyeceği sorusunu uyandırdı. Bu konuda Şimşekler Grubu, MHPli vekile karşı bir basın açıklaması yaptı ve "Bekir Çınar döneminde de MHP mi kulübü ele geçirmişti" diye sordu. Haklılar.

Bu süreçte ADS-DER'in desteklediği Gökoğlu ile Şimşekler Grubu'nun desteklediği Aydoğdu, tribünde önemli bir ayrışmanın önünü açtı. Görülen o ki Adana Demirspor tribünlerinin açık desteğini almayan bir ismin Demirspor'a rahatça başkan olması mümkün değil! Daha önce Aytaç Durak da, Mustafa Tuncel de, yine önceki dönemlerde Mehmet Gökoğlu da tribünle belli bir düzeyde temas kurmuş, tribünün açık veya sessiz desteğini almıştı. Gerçi destek almak da yetmiyor. Şimdi yeniden hepsiyle aralar bozuk...

Demek ki tribünün desteği yoksa, başkanlık koltuğu da o kadar kolay bir lokma değil. Burası iyi. Tribünün gücü, gün geçtikçe arttı... Artık taraftar gelişmeleri izlemekle kalmıyor, yön veriyor. Bence bunda internet aracılığı ile bizim ve diğer blogların yarattığı kamuoyunun da etkisi var.

Kötü olan, bugün tribünün üzerinde uzlaşacağı bir ismin olmaması. Bitmiş, tükenmiş Adana kentinde ne iyi bir ekip ne de bağımsız bir yönetim kurmak mümkün.

Basın desen, zaten her zaman güçlünün yanında. Ama şimdi onlar da şaşkın. Çünkü kim güçlü belli değil!

Adana'da Tuncelsiz, Duraksız dönemde güç dengeleri yeniden şekilleniyor. Bu yeniden şekillenme durumunda iki nokta belirgin. Adana kentinde siyaseten güç dengelerinin birbirine yakın; herhangi bir kesimin açık üstünlüğü yok. Öte yandan Demirspor'un tarihi kökleri derin ve farklı dinamikleri içeriyor. Keza tribün de öyle. Bir dönemin "kozmopolit" pankartı da oradan kaynaklıydı zaten...

Şimdi bu yeniden belirenen güç dengelerinde tribünün ortak bir ses verebilmesi önemli. Bağlantılar bir daha onarılmayacak şekilde kopmamalı. Daha birkaç öncesine kadar Aydoğdu'ya da açık muhalif olduğumuzu unutmayalım. Aramızdaki farklı sesleri, anlaşmazlıkları ihanet veya başka şekilde adlandırmak bize zarar verecek (Mustafa'nın Gökoğlu yazısı nedeniyle gelen tepkileri ve tacizleri, bilahare ele alacağım!). Tekrarlayalım: Biz tribünde olmaya devam edeceğiz ama protokoldekiler gelip geçecek... Onlar değil biz kalıcıyız. Onlar için birbirimizi kırmanın alemi yok.