Ana içeriğe atla

Alanyaspor:2-Adana Demirspor:2

Kazanacağımız maçta puan kaybettik. Devrenin sonunda 5 dakikalık hatalar zinciri, oynamaya mecali olmayan rakibe puan kazandırdı. 2-2'den sonra direkten dönen top var. Hakem Onur Karabaş, vermediği penaltı, Oğuz'a gösterdiği kırmızı kart ve rakibe vermediği kartlarla maça hatalarıyla damga vurdu.

Oyuncu değişikliği noktasında Osman Hoca'nın hic bir katkısı olmadı. Giren oyuncular takıma katkı veremedi. Anıl, kocaman bir hayalkırıklığı. Aykut, Umut Demirspor'un hedeflerinden çok uzak isimler. Hüseyin maç içinde bir var bir yok, istikrarsız. Bu maçta da Pote'ye eşlik eden bir tek Burak vardı, erken yoruldu. Topu ayağına her alan  Pote'ye baktı ve ona ulaşmaya çalıştı. Attığı iki süper gol dışında sahanın her yerinde arkadaşlarına yardım etti. Takımın düşen temposunu artırmak için Özgürcan'ın  ya da Astafei'nin enerjisi işe yarayabilirdi.

Kötü bir Alanya'yı yenmek gerekiyordu. Onur Biçer'in twitterda yazdıği gibi keşke herkes işini Şimşekler Grubu gibi iyi yapsa. Demirspor taraftarı 10 saatlik deplasmanda muhteşem desteğiyle yerimizin bura olmadığını haykırdı.

Yorumlar

göktuğ dedi ki…
Geçen sezon çok gol atıyorduk bu senede çok atıyoruz. Geçen senede çok yiyoruz bu senede çok yiyoruz. Burak-Şenol-Uğur bana kalırsa yetersizler. Uğur'un yedeği bile yok. Oğuz zoru yapıyor zamanlaması yan topları iyi çoğu kaleci bunu yapamazken oğuz herkesin yaptığı cepheden gelen toplarda kötü Emrullah bir şansı çoktan hak etti o şans kırmızı kart ile geldi bakalım görelim. Çok büyük bir felaket olmaz ise ilk yarıyı potada bitiririz. Ama transfer şart. sağ-sol bek, anıl'ın yerine bir on numara şart gibi duruyor.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.