Ana içeriğe atla

Pes Etmek Olmaz, İnadına...

Bin tane sorun, bin tane kavga, ortalık puslu. Toprak kabarıyor yahu toprak... Sanki bir şeyler filizlenecek de toprak çatlamaya hazırlanıyor. Güneşe ulaşmaya çalışan bir tohum var sanki.

Hava kapkaranlık. Zifiri karanlık. Göz gözü görmüyor. Sanki kutuplardayız, hem üşüyoruz hem de gündüz olmuyor. Ama bu kadar uzun gece olmaz. Sanki güneş doğacak, sanki şafak yakın. Kuşlar ağaçlarda, yavaşça kıpırdanıyorlar, doğmasını bekleyen güneşin heyecanı ile.

Onca sıkıntının içinde pes etmeyelim, güneş, doğacağının sinyalini versin artık. İnadına be inadına. Yılmadan, usanmadan. Allahım yardım et!!! Allahım güç ver!!! Allahım şans ver!!!

İNADINA

Bir umuttur yaşamak bil,
Seveceksin inadına...
Yüreğin kan ağlasa da
Güleceksin inadına...

Zindanlara düşsen bile,
Ateşlerde sönsen bile,
Binlerce kez ölsen bile,
DOĞACAKSIN İNADINA...

Hayat budur umutlar çok,
Ne şüphe duy ne de kork,
ÖYLE TESLİM OLMAK DA YOK
YENECEKSİN İNADINA...

İnadına, inadına,
Seveceksin inadına,
Bir gün sen de konacaksın,
Mutluluğun kanadına...

http://fizy.com/s/1ait13 adresinden dinleyebilirsiniz.

Yorumlar

tierra dedi ki…
Zindanlara düşsen bile,
Ateşlerde sönsen bile,
Binlerce kez ölsen bile,
DOĞACAKSIN İNADINA

ve şair demiş ya Ortadoğu şiirinde (C.Süreya) "biz kırıldık daha da kırılırız..."
tek çare altyapı dedi ki…
dünü sonuna kadar eleştirenlerdenim.yarınları kurtarmak adına yapılacak herşeye sonuna kadar destek vereceğim kendi adıma.ama bu son gelimelerden sonra b.çınar yönetiminin ne yapmak istedikleri konusunda benim çekincelerim var.kardeşim çıkıp bazı eski başkanlar yönetimdeki arkadaşlarımızı arayıp istifa telkininde bulunuyorlar diyor ardından hiç bir kavganın içinde olmayacağız diyor.kavga olmadan mücadele etmeden başarılı olanı ben görmedim.ben de tranfer isteyenlerdenim ama şimdiye kadar yapmadığımızı yaparak altyapıdan transfer isteyenlerdenim.ben şampiyonluktan önce kurumsallaşma istiyorum.kendi ayakları üzerinde durabilen kimseye el açmayan bir takım istiyorum.takımın hocasını gönderiyorsunuz açıklama yapmıyorsunuz,yeni bir hoca getiriyorsunuz niye bu hocayı getirdiğinizi açıklamıyorsunuz.behzat hocaya tamda aşağı yukarı geçen yıl bu sıralarda yapılanlar durmuş hocaya yapılıyor.hiç bir açıklama yok.hoca gönderilmezmi?tabiki gönderilebilir.ama çıkar gerekçelerini açıklarsın.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.