Ana içeriğe atla

Adana Demirspor - Kahramanmaraşspor Maç Değerlendirmesi



Uzakta olup maçı izleyemeyen abilerim ve kardeşlerim çok şey kaçırdılar. Uzun zamandır bu kadar keyiflendiğim, maçtan kopmadan izlediğim bir Demirspor maçı olmamıştı. Yanlış anlamayın takım dakikalarca top çevirmedi , sayısız gol pozisyonu bulmadı ama ölürcesine mücadele etti. Özellikle ikinci yarının başlarında takım adeta infilak etti. Devrede dört tanesi bir lira olan ezmeden yediler sanki :)
Takımın tamamı ellerinden gelenin en iyisini yaptı. Mücadeleleri görülmeye değerdi. Her maçın bir yıldızı olur bugünün yıldızı ise Aydın Tabak'tı. İki tane gol attı , bir penaltı yaptırdı kaçırdı , Ceyhun'un attığı iki golünde pasını o verdi.Çizgiden top çıkardı. Sene başında bu yana kendisini iğneleyen maratona kendisini ayakta alkışlattı.
Günün en sevindirici yanı ise altyapıdan iki oyuncumuzun ilk on birde olmasıydı. Ali ve Yaşar takımda hiç sırıtmadılar. Aksine güçleri ve dirençleri takımın mücadele gücünü olumlu etkiledi. Sonradan oyuna dahil olan yine altyapıdan Hasan ve Remzi de takıma olumlu katkı koydu. Bu arada Ali sağ ve sol açıkta değişerek oynadı. Yaşar ise forvet başladı sonra sağ açıkta maça devam etti.
Bu maçla ilgili olarak son söyleyeceklerim keşke bu maç kayda alınsaydı ve herkes izleyebilseydi.Yıllardır görmediğimiz inanç bu maçta oyuncularda vardı. Penaltı kaçıran Aydın'a ikinci penaltıda takımın verdiği destek görülmeye değerdi. En baştada dedim belki futbol adına harikalar yaratmadık ama inanç ve mücadele dersi verdik ve güle oynaya evimizin yolunu tuttuk. Güzel bir hafta bizleri bekliyor...

Yorumlar

Adsız dedi ki…
ÖZÜR DİLERİZ

-demirsporun bugün yenilmesini bekleyenlerden

-biz transfer lazım demiştik demek için bugün saat 15:15 i bekleyenlerden

-yönetimin üzerine çökmek için bu maçı bekleyen madem paranız yok neden liste çıkardınız demek için bekleyenlerden

-ve küme düşmek sakızını ağzından düşürmeyen basından sizleri yanılttığımız için özür dileriz
Adsız dedi ki…
cinobili01 çok güzel yazmış, devamını da ben getireyim:

-her gol yediğimizde adeta gülen, sanki biz gol atmışız gibi tuhaf bir tavır sergileyen basından özür dileriz.

-bir sene boyu Kaya'yı bir defa bile eleştirmeyen ama yenen her hatalı golde Murata yüklenmesini bilen, kaleci trannsferi şart diyenlerden özür dileriz.Sanki kaleciden komisyon alıyorlar.
Muratın ve ömerin kayadan eksiği yok artısı var üstelik çok ucuza oynuyorlar.hatalı gol yemesi kayadan daha kötü oldugunu göstermiyor.

-Şadi havaalanına indiğinde şadi 600 istedi, yönetim 400 veriyor diyen, bunları bu kadar detaylı takip eden ve bilen ama işine gelmediği için yeni teknik direktörün ne kadar aldıgını bilmiyor gibi yönetime hesap sormaya calısanlardan özür dileriz.
coulibaly dedi ki…
Staddan maçı izleyen biri olarak bizim için oyun karakteri ve sonuç olarak çok güzel bir maç oldu çok mutluyum. Sezon boyunca bize hiç bir katkısı olmayan oyunculardan arındırılmış gençlerle takviye edilmiş, karakterli bir oyun oynayan takımı izlemek gerçekten keyifliydi. Son dakika golü işin kaymağı oldu. Aydın'ın muhteşem oyununu ayakta alkışladık, diğer oyuncularla beraber. Altyapıdan oyuncularımızı değerlendirmek, onları izlemek güzel. Ama değerlendirme yaparken objektif olmamız gerekiyor. İlk 11'de başlayan oyunculardan bana göre Ali gayet başarılıydı. İleri uçta görev yapan Yaşar elinden geleni yaptı ama belki de heyecanından dolayı kendini gösteremedi, henüz hazır olmadığını düşünüyorum. Kaleci Murat ise ne yazık ki 3 golde de hatalıydı. Pozisyon hataları yaptı. Umarım ilerleyen haftalarda eksikliklerini giderir ama onunda Yaşar gibi şu an için yeterli olduğunu düşünmüyorum. Kaya'yı göndermek çok doğru bir karardı ama bundan sonra kalemizi koruyacak kalecileri Kaya'ya göre kıyaslayamayız. Her zaman 4 gol atamayız, o zamanda sahada herşeyini Demirsporumuz için ortaya koyan genç oyuncularımıza gösterilen tepki, hata yaptıklarında farklı olacaktır. Belki ilk haftadan oyuncular için kesin değerlendirme yapmak yanlış olacaktır ama eksiklerimizi görüp ona göre takviye yapmamız gerektiğini düşünüyorum, imkanlarımız dahilinde tabi! Eğer şampiyonluğa oynamayı istiyorsak.
Adsız dedi ki…
ben özellikle 34 numara giyen arkadşı tebrik etmek istiyorum bu çocuğu sezon başından beri neden hiç denemediler. yalnız dost acı söyler diye bir laf vardır , arkadaşlar bizim acilen bir kaleciye ihtiyacımız var malesef. 2 sezondur kaleci hataları olmasa belkide biz bank asya ya çıkardık, en azından yükseme grubuna kalırdık. bir kaleci lazım bize başka bir sıkıntımız yok ama çok şükür.

ali
mustava dedi ki…
bana göre kaleciden bol bir mevkimiz yok. murat, o olmazsa ömer, o olmazsa onur, o olmazsa alt yaş gruplarında oynayan kalecilerimiz... bu işi kendi içimizden çözmek zorundayız, dışarıya yöneldiğimiz anda kısır döngüye yeniden düşeriz. öncelikli hedefimiz ayakta kalmak, mücadele etmek olmalı. başka hayallerimiz için biraz daha sabır. şimdi bırakalım, bu oyuncu topluluğu bir "takım" haline gelsin. haklarını aldıkları müddetçe kapasitelerini zorlayacaklar, ellerinden gelenin fazlasını yapacaklar diye düşünüyorum. bir çiçekle bahar gelmez, daha ocak ayındayız, unutmayalım...
Adsız dedi ki…
ÖMERE ARTIK ŞU ŞANS VERİLSİN
Adsız dedi ki…
mustava ya katılıyorum

transfer yapmamalıyız. kalan çocuklarımızın paralarını ödeyebilmeliyiz. hatta belli bir bonservis karşılığı gitmek isteyen varsa onları bile gönderebiliriz.
doğu demir dedi ki…
ben de maçtaydım.bizim takım maraşa yenilmezdi.ama berabere kalma çok yüksek bir ihtimaldi...maraşın durumu da gruptaki en kötü üç takımdan biri olarak söylenebilir...demirsporlu futbolcular da bu kadar kötü bir dönemde kazanmayı bildikleri için teşekürü ve daha fazlasını hakediyorlar...bu başarıdan futbolcular dışında hiç kimse kendine pay çıkarmasın...ne taraftar ne yönetim ne teknik heyet ne basın ne de diğer demirsporlu kurum grup ya da birlikler...14 tane oyuncunun bireysel başarısıdır.bunu böyle görmek lazım.yoksa istemeden bundan bile pay almayı isteyen aç insan sürüsü çok...takımın çok eksiği var bence...ve bu eksikliklerle grupta ortalama bir mücadele sürdürülebilir.eksiklere nasıl çözüm bulunur bunu bilemeyiz.çünkü şeffaf bir takımımız yok.bilmiyoruz oyuncularımız nasıllar açlar mı? mutlular mı? alt yapıdaki kardeşlerimiz ne durumda? ispanyanın ve avrupa şampiyonasının gol kralı fenere geldi oynayamadı ruh hali hazır değildi bence...bizim de ruh halimiz iyice analiz edilmeli...bu başarı kutlanmalı kutsanmalı...ama sahip çıkılmamalı başarıya...bu bizim çocuklarımızın başarısı sadece...
kaleci,iki kanat oyuncusu ve bitirici bir forvet eksiğimiz olduğunu düşünüyorum saygılar
Adsız dedi ki…
En azından kaleye ömer geçse bari. Yani u19 milli takımda kalecimiz var bukadar şanslıyız ama oynatmıyoruz çok garip ve ilginç bir durum.Daha doğrusu traji komik olay.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla