Ana içeriğe atla

Gençlerde Bu Hafta

U16'larımızın maçının olmadığı bu hafta sonunda diğer kategorilerde mücadele eden gençlerimizin tümü haftayı galibiyetle kapadı.

Gençlik Geliştirme Ligi U18 kategorisinde her ne kadar liderin gerisinde kalsak da gençlerimizin mücadelesini takdir ediyoruz. Özellikle atılan ve yenilen gol istatistikleri açısından çok iyi bir yerdeyiz. Grubun en çok gol atanıyız. En az gol yiyen ikinci ekibiz. Bunlar gerçekten güzel rakamlar. Bu kategoride en çok gol atan oyuncumuz olan Yaşar bu hafta A takımda yer aldı. Oyunu ve hırsı bana gelecek açısından umut verdi. Arkadaşları ise onun yokluğunu aratmadılar ve Malatya'yı 6 golle geçtiler.

Coca-Cola Akademi Ligi U15 kategorisinde ikinci durumdayız. Lider Gaziantep'in Adanaspor ile oynadığı maçın sonucu henüz güncellenmediğinden şu anki puan farkımız sadece bir. Bu kategoride de atılan gol sayısı bakımından diğer rakiplerin oldukça önündeyiz. Toplu sonuçlar ve puan tablosunun altında gol krallığı bilgisini de ekledim bu hafta.


U14'lerde liderliğimiz devam ediyor. Grubun en çok gol atan ikinci takımıyız, aynı zamanda en az gol yiyeni. Gol krallığına ilişkin listeyi de aşağıda bulabilirsiniz.

Altyapıdan çıkıp A takımda yer bulabilceklerine inanan, inandırılan gençlerimiz ile daha sağlam bir gelecek inşa etmek zorundayız. Bu sene bu zinciri kırmak için elimize bir fırsat geçti. Bu fırsat elbette ekonomik zorunluluklardan doğdu. Eğer bu zorunluluğu, ekonomik krizi bir fırsata dönüştürebilirsek hem bu seneyi hem de önümüzdeki seneleri kazanabiliriz.


Yorumlar

Adsız dedi ki…
zaten bildiğim kadarı ile u18ler de türkiye şampiyonasına ilk 2yada 3 takım gidiyor ilk 2 içinde bitireceğimize eminim zaten takımımız sonradan açıldı puan farkı çok olmasa kayseri ile kapatabilirlerdi.Ama en azından şampiyonada daha iyi sonuçlar elde edeceklerine inanıyorum
Adsız dedi ki…
sevgili hemşerilerim adanasporun niye 2 yada 3 maçı eksik bilginiz varsa paylaşırsanız sevinirim..
mustava dedi ki…
açıkçası bilgim yok. sonuçları federasyon sitesinden ilan edildiği şekilde taşıyoruz. bazen sebep maç sonuçlarının federasyona geç ulaştırılması olabiliyor.
Onur BİÇER dedi ki…
3 haftadır maçlara çıkmıyorlar. Nedenini bilmiyorum. Biz ara sıra altyapımızı telefonla rahatsız ediyoruz. Naçizane tavsiyemdir. Hatta öğrenip de bize de bildirirseniz bir yorumla mutlu oluruz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ