Ana içeriğe atla

Temiz Kalpler ve Dualar...

Öyle travmalar yaşadı ki bu taraftar, öyle sıkıntılar çekti ki... Doğru bir uygulama için koca bir sezonu göz ardı etmeye bile razı hale geldi. Şampiyonlukların konuşulmasının gerektiği camiada kapanma korkuları baş gösterdi. Kayyumlar baş gösterdi. Parasızlık ısrarla sorun olarak dayatıldı ama kötü yönetim hiç gündeme getirilmedi. Şehrin güç odaklarının koca koca harflerle yazdığı sahipsizlik ve çıkarcılık sanki yazılmamış gibi görmezden gelindi.

Basın ısrarla yanlış uygulamaların savunucusu, gerçeklerin ve yapılması gerekenlerin direnişçisi oldu. Adamcılık, menfaatçilik Demirspor'un çoktan önüne geçmişti.

Yıllarca aynı tarifle pişirilen yemekler yeniden yeniden önümüze konuldu, bu yemeği yemezsek öleceğimiz korkusu büyütüldü de büyütüldü. Yemeği yedikçe ölüyor olmamız sorun değildi kimseler için.

Şimdi bir kriz ortamında yıllardır yapılması gerekenler, belki de yapılmak zorunda kalınması ile uygulamaya konulmaya başladı. Olsun biz buna da razıydık. Varsın bir krizde olalım ama artık doğrular yapılsın.

Mecburiyetten transfer yapılmadı. Mecburiyetten gençlere profesyonel takımımızın kapıları açıldı. Uzun zaman sonra uyarılar dikkate alındı da neşter alındı ellere, takımın faydasızları kesilip atıldı. Her faydasızın yerine faydalı bir genç geldi. Ancak o kadar faydasız vardı ki camiada, çürüme de o kadar büyüktü. Hemen diğer faydasızlar, kesilip atılan faydasızların ardından veryansın etmeye başladılar. Belki de korkuydu bu veryansının nedeni. Neşter ele bir kez alınınca nereyi keseceği belli olmayacaktı. İşte bunun korkusu sardı etrafı.

Şimdi yıllardır arzuladığımız tablonun bir örneği var karşımızda. Bu oyun başarılı olursa, bu sistem başarılı olursa bir şeyi cümle alem görecek. 15 yıldır yanlış yemekler yapılıyor. Şimdi ise farklı bir yemek yapılmaya çalışılıyor ve malum aşçılar yemeği bozmak için ellerinde zehirlerle bekliyorlar. Malum tariflerden beslenenlerin bünyeleri yeni yemeği kaldıramayacak çünkü...

Nedir bu arzuladığımız tablo? Savaşan ve tecrübeli as kadromuzun etrafında canlarını dişine takan gençler. Bu oluşum, yıllarca arzu ettiğimiz sistemin bir parçası. Ama en önemli parçası. Bu oluşumu asmak için Kahramanmaraşspor maçını bekledi çoğu kesim. Sahadaki mücadeleye, dualar eklendi, temiz kalplerin duaları. Sahadaki temizliğe, tribündeki temizlik eklendi, idam ertelendi. Bu hafta ise rakiplerin tamamının puan kaybetmesi ile idam en az 2 maç daha ertelendi. Ancak bir yandan ölüm fermanı hazırlanırken sizler hakkında, diğer yandan Allah sesimizi duydu. Öyle bir şans verdi ki bizlere, bir galibiyet her şeyi kökten değiştirecek. Bir galibiyet sizlerin kendinize olan güveninizi artıracak. Bir galibiyet düşmanları kendi yuvalarına çekilmeye zorlayacak. Bir galibiyet tribünleri dolduracak, bir galibiyet sizlere gelir kapılarını açacak. Bir galibiyetle çok şey değişecek. Bir şey değişir, her şey değişir. Bunu sizler yapacaksınız. Sizden Tarsus deplasmanında galibiyet bekliyorum, temiz kalplerinize temiz dualarımız ulaşsın, artık hak edenler kazansın.

Tüm gönlüm sizinle. Dualarım, yakarışlarım sizinle. Umutlarım sizinle.
Sizi susuzluktan boğmaya çalışanlara inat, tüm suyumu size vermeye hazırım.
Son söz mü? Onu söylemeyeceğim, onu sizler söyleyeceksiniz. Ben mücadelenize razıyım.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
çok güzel yazı onur eline sağlık. Bugün Maraş golü atınca çok mutlu oldum direk sana msj attım aldınmı bilmiyorum ama sevindirdi o gol beni. sonra hayallere daldım Ekstra play off larda finalde Güngören ile karşılaşacağımızı hayal ettim. Ne dersin olur mu sence ?

Mustafa Özgür ÇELİK
Onur BİÇER dedi ki…
Mustafa yazıyı yazmaya mesajından hemen sonra başladım ama tamamlamak az önceye nasip oldu. Yoğun bir gün geçirdim anlayacağın. En büyük tehlike en yakın tehlikedir. En büyük fırsat da en yakın fırsattır. Bu nedenle aklımda tek bir şey var o da Tarsus maçı. Başka şeyleri isimlendirmek istemiyorum. Şu aşı bir tutsun, bunun kanıtlanması da en az ekstra play off kadar önemli benim açımdan.

Bir sonraki yazımda yönetime yazacağım. Teşekkürler.
göktuğ dedi ki…
Maraş maçında gördüğümüz tablo açıkcası iç açıcıydı. Ama bu tablonun anlamlı olması için devamlılığı olmalı.

Devamlılıktan kastım acaba Maraş maçında şans bulan gençler Tarsus maçında şans bulabilecekler mi ? Tayfun un cezası bitti. Yaşar'ın akibeti ne olacak ? Cihan Ali'nin yerine on birde olabilir mi ? Süleyman kart cezalısı yerine kim oynayacak Turgut mu Ahmet Çenet mi ? Ömer-Murat değişikliği düşünülüyor mu ?

Hepimizin hatırladığı gibi sezona ilk on sekizde iki genç kararı ile başlamıştık. Sonraki haftalarda bu karar askıya alındı. Anlatmak istediğim eğer bir program çizilmişse arkasında durulması.Altyapısının oluşturulması. Alınan kararlar ancak bu şekilde verimli olacaktır.
kebabman dedi ki…
Elbette devam etmeli..Sezonun ilk yarisinda sahaya cikan oyuncularin yas ortalamasi 28.2 'ydi,bu ancak simdilik 26.6 ya dusurulebildi..Bu oran daha da dusmeli.

18 macta oynayip ,iyi futbolcu o nedenle her takim markaja aliyor diye kotu performansi savunulan ,18 macin sadece 3 tanesinde markajdan kurtulabilmis bir futbolcuya iyi futbolcu diyen,en az 4 macta kasitli olarak performansini dusuk tutmus oyuncuya karekterli futbolcu diyen kisinin futbol bilgisine ,yazdiklarina ve tavsiyelerine supheyle yaklasmakta fayda vardir.
doğu demir dedi ki…
ömür umuttan önce bitmeli diyor şair...
demirsporumuza dair hep güzel düşlerimiz olacak.ömrümüz bitene kadar.onur'a teşekkür ediyorum...yemekten bahsettiği için...aşçıları işin içine çok fazla katmadığı için...çünkü bu takım şampiyon olursa bu aşçının marifeti olmayacak...bu yemeğin içindekilerin kalitesinden olacak...
bunları pişiren aşçı değil mi dicekler...aşçı başka birşey pişiremem diyen bir aşçı,bunu mecburum yapmaya diyen bir aşçı...o yüzden söz sahibi olamaz..ne zamana kadar başarısız olana kadar takım...
şimdi iki hayalimiz olsun biri iyi diğeri kötü...
iyide, takım burayı lider bitirip playofflardan şampiyon çıkıp yukarıya çıkar...transfersiz bir şekilde bunu sağlayan takım ve elindekiyle bunu yapan hocaya sonsuz bir sevgimiz olur,yönetim de çıkar bunu sahiplenir...biz de destekledik der,paralarını ödedik der vsvs
kötü hayalde takım yine başarısız olur bu dediklerimiz olmaz...takıma ve hocaya diyeceğimiz olmaz güç belli deriz.yönetim de çıkar..bu kadroyla anca bu olurdu biz de bunu yaptık der...
hiç hayalimizde olmayan takım düşer bir alt lige...yine takıma ve hocaya diyeceğimiz yoktur yönetim de bunun kendi eserleri olmayacağını bu yoklukta anca bunu yapabildiklerini,kötü günde sahip çıktıklarını,taraftar ne istediyse yaptıklarını söylecekler...
çok da anlatmak istediklerimi anlatabildiğimi sanmıyorum ama söylemek istediğimi anlamak isteyen arkadaşlar anlayacaklardır.anlamak istemeyenler için de bir zorlama yoktur...saygılar
Adsız dedi ki…
bukez inşallah son sözü genç futbolcularımız,maraş maçından sonra armayı öpen ceyhun,ilhan,tüm şehre karşı mücadeleye giren bekir çınar,15 senedir yüzü gülmeyen taraftar söyleyecek,Allah engellemeye çalışanları bildiği gibi yapsın
türkayADS dedi ki…
"Şimdi yıllardır arzuladığımız tablonun bir örneği var karşımızda. Bu oyun başarılı olursa, bu sistem başarılı olursa bir şeyi cümle alem görecek. 15 yıldır yanlış yemekler yapılıyor. Şimdi ise farklı bir yemek yapılmaya çalışılıyor ve malum aşçılar yemeği bozmak için ellerinde zehirlerle bekliyorlar. Malum tariflerden beslenenlerin bünyeleri yeni yemeği kaldıramayacak çünkü..."

İşte ozaman Demirspor' un kurtuluşu olacak, onbinler sabırsızlıkla bekliyor o günü...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.