Ana içeriğe atla

Çınar'ın Açıklamaları

TFF 2. Lig 2. Klasman Grubu takımlarından Adana Demirspor'da, teknik direktör Behzat Çınar ile yollar ayrıldı. Çınar'ın sözleşmesinin karşılıklı feshedildiği bildirildi.

Çınar, yaptığı açıklamada, klasman grubunun ilk maçında deplasmanda 0-0 berabere kaldıkları Marmaris Belediyesi Gençlikspor maçı öncesi bir yönetici ile aralarında sert bir tartışma geçtiğini söyledi. Yöneticinin sahaya çıkartacağı ilk 11'e müdahale etmek istediğini ve kendisine ''Şunu oynat'' diyerek görevine müdahale etmeye çalıştığını belirten Çınar, şöyle konuştu:

''Karşılaşma sonrası böyle şeylerin yaşanabileceğini düşünerek olayı unutmaya çalıştım. Ancak, dün akşam yönetim kurulu toplantısına çağrıldığımda transfer edilecek futbolcular konusunda konuşmalar yapıldığı sırada aynı yönetici bana bu kez 'sen bu işi bilmiyorsun' diyerek yönetim kurulu toplantısını terk etti. Ardından yönetim kurulu tarafından karşılıklı olarak sözleşmemi feshettim. Ben Adana Demirspor'da görev yaptığım süre içerisinde başarılı olduğuma inanıyorum. Takımın başına geldiğimde 20 maçta, 20 puanları vardı. Ben ise 6 maçta 10 puan topladım. Başarılı olduğumu tüm kamuoyu biliyor. Bir yöneticisinin kaprisi yüzünden çok sevdiğim Adana Demirspor kulübünden ayrılmak zorunda kalıyorum. Görev süresince takımda başarılara imza attık, ne yazık ki çok sevdiğim kulübümden beni kopardılar, ancak içimdeki Adana Demirspor sevgisini hiç kimse silemez.''

Buyrun size yönetim anlayışı. Kurumsal Adana Demirspor'muş. Neden aldınız yeni teknik direktör, siz çıksaydınız ya takımın başında sevgili Demirspor yönetimi. Her şeyi bu zamana kadar en iyi sizler bildiğiniz için şu anda Süper Lig'de şampiyonluğa oynuyoruz. Bize böyle el verecekseniz vermeyin. Yeter artık, ÇEKİN ELİNİZİ.

Yorumlar

Fırat Ateş dedi ki…
Aynı fütursuzluk, geçtiğimiz sezon Sadi Tekelioğlu'na da yapılmıştı. Yönetim değişse de zihniyet aynı. Demirsporu, gerçek Demirsporlular yönetmediği sürece bunlardan kurtuluş yok bize. Sadi hocadan sonra, Behzat hocadan da camia adına özür dileriz..

Futbolla ve Demirsporlulukla alakası olmayan adamları yönetici olarak görmek İ-S-T-E-M-İ-Y-O-R-U-Z !!!
Semt Aşığı dedi ki…
alsın bir iki oyuncu,önümüzdeki maçda yapsın 11 i boşuna neden teknik direktöre para veriolar ki?
Adsız dedi ki…
Sen bu çıkışını sıkıyorsa Levent Eriş'e, yada Durmuş Ali Çolak'a yada benzerlerine yapsaydın ya Yönetici Efendi. Efendi adamları buldunuzmu Akbaba gibi çullanıyorsunuz. Behzat Hoca'dan şahsım adına özür dilerim.
yavuzy dedi ki…
Behzat Hoca'dan özür diliyorum...
serdanka dedi ki…
Bence asıl burda "Özür" muahbbetine girelim. Ayıp be "Yönetici" !!! Ayıp be!!! Senden daha DEMİRSPOR'luymuş ki Behzat Hoca klübüne zarar vermedi ve sessiz sedasız herşeyi halletti. Allah bilir size olsa aynısı ortalığı tozu dumana katardınız. Utanın!!!
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Behzat Hoca bizim yönetime birkaç beden büyük geldi. Olayın bütün ayrıntılarını birkaç gündür bilen birisi olarak Behzat Hoca'nın da bazı hataları olduğunu söylemek istiyorum. Gerçi oransal olarak ifade etmek gerekirse hata payı % 5-10 arasında kalır, ki bu da kendi üzerinde oynanan oyunu fark edince insani olarak verdiği tepkiden ibarettir.
Senaryo çizildi, Marmaris maçında hocanın ipi çekildi. Olmadı, yakışmadı bize. Yaşanan bunca çirkinliğe rağmen altını çizerek defaatle yinelediği söz "Yapılanlar acemice davranan başkan ve idarecilerden kaynaklanmıştır. Ayrılmayı ben istedim". Gerçekten de öyle oldu. Hoca ayrılmak istediğini dün sabah söylemişti,Demirspor yönetimi de bunu teyit etti.
Umarım bundan sonra camiamız ve takımımız için hayırlı olur.
Adsız dedi ki…
BEHZAT HOCAM ÖZÜR DİLİYORUM

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ