Ana içeriğe atla

Ankara Tayfası'ndan Açıklama

Son günlerdeki gelişmelerle ilgili olarak, Ankara Tayfası'nın basın açıklamasıdır:

BEHZAT ÇINAR’DAN ÖZÜR DİLİYORUZ!

Adana Demirspor, yine bir krizin içinde. Yine kişisel hırslarını, camianın çıkarından üstte tutan yöneticilerin anlık kararlarıyla yüz yüzeyiz. Bizi çok seven, bizim için her an göreve hazır bir isim, Behzat Çınar, hem de ikinci kez yüz üstü bırakıldı. Neden?

Nedeni, Demirspor’un 15 yıllık başarısızlığının cevabı: Bu kulüp iyi yönetilmiyor. Bu kulüp, kentte yıllardır tek söz sahibi Aytaç Durak’ın icazeti olmadan adım atamıyor-yönetim kuramıyor.

Adana Demirspor, 68 yaşında koca bir çınarken, son yıllarda tecrübeli oldukları konusunda fikir birliğine varılamamış kişilerce, geçmişine yakışmayacak durumlara maruz bırakılmaktadır.

Koca bir geleneğin taşıyıcısı olan Demirspor, isimleri değişse de düşünüş tarzı değişmeyen yöneticilerin anlık kararları ve kişisel hırsları yüzünden krizden bir türlü kurtulamıyor. Camia, “oldu bitti”lerle, “ben yaptım oldu”lara kurban ediliyor.

Adana Demirspor’da ilkeli, güçlü karakterli, futbolculara söz geçirebilen, yönetimin kendine müdahalesine izin vermeyen bir teknik direktör kalıcı olamıyor.

En son geçen sezon sonunda görevini başarıyla yapan ama birkaç futbolcunun ve yöneticinin kapalı kapılar arkasında aldığı karara kurban edilen Sadi Tekelioğlu, bunun en net örneği.

Bekir Çınar ve ekibi, Demirspor’u kişisel hırslarıyla değil, camianın çıkarlarına göre yönetmelidir. Behzat Çınar’ın görevden alınış tarzı kabul edilebilir değildir. Behzat Hoca, Demirspor için görev almaya her durumda hazır, Demirspor’u seven ve onun için fedakarlık yapmaya hazır bir insandır. Bunu geçmişte de yaptı, şimdi de yapmaya hazırdı…

Yaşanan bu gelişmeden dolayı, biz Behzat Çınar’dan özür diliyoruz. Bizim onun Demirsporluluğundan şüphemiz yoktur.

Dahası, onun bu garip kararla görevden alınması, yerine geçtiğimiz yıl, Mersin İ.Y. teknik direktörlüğü sırasında rakibimiz olan, Adana’daki ve Mersin’deki maçlarda tribünlerimize sportmenliğe yakışmayacak hareketlerde bulunan ve adı kimi spekülasyonlara konu olan Abdulkerim Durmaz’ın getirilmesi, kabullenilecek bir gelişme değildir.

Demirspor’un iyi yönetilmesi için herkesin üzerine düşen görevi yapmaya ve yönetimi bu yanlış karardan dönmeye çağırıyoruz.

Demirspor’u Demirsporlular yönetmelidir!

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Sevgili Ankara Tayfası,
Yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum. Behzat Hoca'nın gönderilmesi ve şekli yanlış, A.K.Durmaz'ın getirilişi yanlış.Yanlış bir başka yanlışla düzeltilmez.Üstelik Başkan'ın açıklaması özrün kabahatten büyük olduğunu gösteriyor.Ben şahsım olarak sadece Abdulkerim Durmaz son maçı bize satmadı diye değil, aksine satsaydı daha büyük adilik olurdu diye düşünüyorum. Ancak Abdulkerim'den aynı hassasiyeti Karabük maçlarında da göstermesini beklerdik.Üstelik her iki maçımızdaki el kol hareketleri, hatta son maçtaki yüzlerce kişinin duyduğu "s.k.n bunları" gibi seviyesiz sözleri asla kabul edemem.Ben de en az Bekir Çınar kadar Demirsporluyum. Hatta ondan daha fazla Demirsporluyum.Çünkü tam bağımsız, Aytaç'a yaslanmayan kişilikli, onurlu, camiaya terbiyesizlik yapanları tekrar camiaya almayan kendine has bir duruşu ve ilkeleri olan bir Demirspor istiyorum.Yaşım 50, 40 senedir bu takımın peşinden koşarım. Üstelik benim için ilkeler her şeyden önce gelir.Bekir Başkan geçen sene kendisine (Demirspor'a) yapılan küfürleri yalayıp yutabilir.Ama bunu yaparken bari tutarlı davransın.15 Senedir kahır çeken cefakar taraftarın yüreği yanık vaziyette Aytaç Durak'a ettiği küfür için 10 aydır her gün özür dileyip gezetelere çarşaf çarşaf özür ilanı verip öte yandan bir başkasının Aytaç Durak'la kıyaslanmayacak ulu bir camiaya ettiği küfürleri bir kalemde silmek doğru değil kanaatindeyim. Tüm bu olanlara rağmen, söz konusu Demirspor olmasına rağmen Abdulkerim Durmaz'ın başarılı olmasını istemiyorum.Sizlere yemin ederim ki hayatımda ilk defa bu hafta ve bundan sonraki iki-üç hafta Demirspor'un yenilmesini isteyeceğim. Bakalım sevgili başkanımız Abdulkerim Durmaz'a ne yapacak.
Adsız dedi ki…
Bende arkaşıma aynı derecede katılıyorum...
Aytaç Durak efendiye küfür konu olduğunda atmadık takla kalmayan, Demirsporumuza küfür konusu olduğunda duymazdan gelen bir yönetim bizim için en kuvvetli rakipden daha tehlikelidir.
Bu yönetim futbolcu transferler, hoca değişikliği ve Aytaç Durak yalakalıkları ile Demirspor taraftarı için bir tanç kaynağı olmuştur.
En büyük taraftar, yönetim sahtekar...
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Epey birşey yazmıştım ama internetin azizliğine uğradım. Açıklama için elinize ve dilinize sağlık arkadaşlar.
Adsız dedi ki…
adsız 1

Allah aytaç durak'ı başımızdan eksik etmesin diyen, her maça sensiz olmaz gibisinden pankart açan, aytaç'ın büstünü tesise diken (yaşan bir insanın bütünün herhangi bir yere dikilmesi çok özel bir anlam taşır)para için takla atan yönetim, birde bu yetmez gibi a.durmaz gibi birini bu takıma hoca yapıyor.. Sonrada ben takıma sahip çıktım sizde bana çıkın diyor..

Nerde ADS değerleri, nerde ilkeler??

Ne yani takıma sahip çıktım deyip istediğin saçmalıkları yapacakmısın..Bilgisiz, yardakçı ve menfaatperest basının yönetimi allayıp pullamasıdır bu.. Neden birgün basın sormadı bunları? Neden taraftar böyle diyor, siz böyle yapıyorsunuz demedi? Ergün kara sürekli Bekir Çınar'ı şişirip duruyor.. Bence Ergün Kara gibi çapsız birisinin vizyonsuz birisini reklamıdır bu..

Bence bu yönetim sınıfta kaldı.. Başkan ise tasdikname aldı...
Adsız dedi ki…
geç demirsporlu oldum. adanalı olmama rağmen, ankara'da doğup büyümek yüzünden olsa gerek. iki günlüğüne adana'ya gelmem gerekirse, maç gününe rastlıyor artık. tribünleri sevdim ben, o venceremos atkısını, pankartını... kimle, hangi kümede maç yapıldığı değil, futbol önemli olduğu için bu takımı sevdim. hiçbir başka kulüp yüreğimin bir köşesinde yok. uzaktan izliyorum, isimlerini bile bir kısmını bilmiyorum; ama olacak iş mi bu? aytaç durak kim? bu topraklardaki herşey değişirken özal'ın tahta çıkardığı bir isim. 12 eylül'ün gölgesidir aytaç durak, hala tahtındaysa tahtında, ne işimiz olur onunla. yıklaım büstünü, atalım tarihin çöplüğüne... onurlu demirspor isterse amatör kümede oynasın, kime koyar? başarı olacaksa onurla olsun. bu takımı takım yapan, 26 yaşından sonra demirsporlu olmamı sağlayan bu onurdur, şerefli duruştur. onurumuz için, yani demirsporlu olmanın onuru için durmaz'ı durdurmak gerek. önce onu, ardından diğerlerini...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ