Ana içeriğe atla

Atkımızı Hakan Da Taktı Çok Şükür...


Serkan BİLDİ'nin (kendisinin sesini uzun süredir duymuyor ve nereye gittiğini merak ediyordum açıkçası) adanafutbolum.blogspot.com adresinde yayınlanan haberine göre Amatörce Programı’nın düzenlediği ‘Yılın Oscarları’ ödül töreninde Adana’nın amatör takım temsilcileri ile Hakan Şükür bir araya gelmiş. Bu buluşmada Hakan Şükür takımımızın atkısını takıp birçok resim çektirmiş. Lakin atkıyı kimin taktığına haberde yer verilmemiş.

Yorumlar

vertumnus dedi ki…
Abi başlığı okumadan fotoğrafı gördüm...Hakan'ı transfer ettik sandım!!! Tam "aman yarabbi olmaz olsun" dicektim ki, durumu anlamış bulunuyorum...

Transfer olmasından iyidir yalnızca atkıyı takması en azından...
Adsız dedi ki…
neden oyle diyorsun ki abi gelse iyi olur aslında :))
Jose Marti dedi ki…
Herkese atkı takmak zorunda mıyız?
Nedir bu iş anlamadım..
Dilber Hala'yı anlarım, Başkomiser Yavuz'u anlarım, sonuç itibariyle dizi karakterleri ve taraftar olarak takmış oluyorlar ama galatasaraylı olduğunu uçan kuşun bildiği bir insanın boynuna rica minnet atkı takmanın mantığını anlayan beri gelsin..
Küçültücü eylemler bunlar, kınıyorum..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!