Ana içeriğe atla

ADS Cafe Açıldı !

ADS Store'dan sonra pek güzel, pek ihtiyacımız olan, pek değerli bir mekana daha kavuştuk: ADS Cafe. Dernek binamızla beraber birçok işlevi üstlenecektir diye düşünüyorum. Maç öncesi toplanmalar, maç çıkışı yemek için ideal...Adana Demirspor taraftarının artık kendine ait bir cafesi var. Başta Şimşekler Grubu olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkürler...

Cafe'den ilk fotoğraflar aşağıda. Akhisar maç günü cep telefonuyla çekildi, netlik çok iyi olmayabilir ama en azından Adana'da olmayanlar için ekliyorum. Bir de adres vereyim;

ADS Cafe
Cemalpaşa Mah. Toros Cad. Bahar Sok. Köşem Apt. NO:18 SEYHAN / ADANA


Yorumlar

mirothekid dedi ki…
Çok harika olmuş, en ihtiyacımız olan şeydi... Önce, taraftarın sosyalleşme ve kalıcı gelir elde etme mekanları oluşturulsun da nasıl olsa Adanademirspor'unkiler de bir ara yapılır...

Herşey gayet açık....

Şiddetle kınıyorum...
Adsız dedi ki…
Önce store, sonra cafe, bu sosyal girişimciliği tebrik etmek lazım ...
Adsız dedi ki…
Bir cebimde DaskapitaL
Bir cebimde kenevir tohumu
Adsız dedi ki…
Peki kafe şu an hala açık mı?

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!