Ana içeriğe atla

Dakika 1 Gol 1...

Sayın Bekir ÇINAR ve Yönetimi.

Amacımız size şuursuzca saldırıp, anlamsızca yıpratmak değil. Kaldı ki yönetiminiz tarafından atılan olumlu adımları büyük bir mutlulukla bu sütunlarda yayınladık. Mutlu olmaya ilişkin umutlarımızı sizlerin yönetiminize vermişiz biz. Bu nedenle adım atarken sorumluluğunuza bunların dahil olduğunu, bir çocuğun göz yaşlarından, bir büyüğün ahlarından-vahlarından, iç geçiren insanlardan, geçmişe dalıp gidenlerden de sorumlu olduğunuzu hatırlatmak istiyorum.

Bakınız Abdülkerim DURMAZ'ı başımıza teknik direktör olarak getirdiniz. Eminim söyleyeceklerimizi zaten tahmin ediyorsunuz ve bu yönde basın açıklamaları yaptınız. Lakin bu açıklamalar bize tatmin edici gelmedi. Neden mi? Çünkü beni Abdülkerim DURMAZ'ın Karabük'ten teşvik primi aldığı iddiaları ilgilendirmiyor. Farz edelim ki aldı. Beni Mersin'in bizi yenerek şampiyonluktan etmesi de ilgilendirmiyor. Farz edelim ki yenememişti. Şu özeleştiriyi tüm camia olarak yapmamız gerekiyor. Takımımız çıkıp topunu oynasa, kim kime ne verirse versin, kim kimden ne alırsa alsın, biz şampiyonduk. Abdülkerim DURMAZ'ın bu noktada kusuru yoktur. Lakin bu adam bu camiaya küfür etmiştir. El-kol hareketi yapmıştır. Ötesi Adana Demirspor camaisı olması şart değildir, bu adam evindeki misafirine küfür etmiştir. Dün benim camiama küfür eden (bakınız maç satan vs. demiyorum) bir kişiyi benim takımımın yönetimine getirmek doğru bir davranış mıdır?

Siz Metin YILDIZ'ın da bu takıma küfür ettiğini söylediniz. Etimesgut değil Malatya ile oynadığımız hazırlık maçında olsa gerek o küfür. O dönemde de yönetimdeydiniz ve bu hoca da takımımızın başına getirildi. Bakınız, amacım sizleri kırmak değil. Lakin kötü bir uygulama birliği çıkmıyor mu ortaya? Bu takıma söven bu takımın başına gelmiş olmuyor mu? Allah rızası için söyleyin. Hatta durun, söylemeyin. Aynanın karşısına geçin kendinize söyleyin. Bu hareket bu camiayı incitmez mi? Beni incitmez mi? Sizi incitmez mi?

Dikkat ettiyseniz çok üzülmeme rağmen Behzat Hoca'nın gönderilişine değinmiyorum. Siz yönetimseniz, muktedir olmalısınız ve gerekirse Hoca'yı da yollayabilirsiniz. Elinizde bu güç ve imkan var. Ben yerine getirdiğinizin bu camiaya karşı duruşundan söz ediyorum.

İkinci husus ise yaptığınız açıklamalar. Siz iyi niyetlisiniz. Hoca'ya güvenmişsiniz, başarılı olmasını istersiniz. Bu gayet doğaldır. Lakin eğer önemli bir koltukta oturuyorsanız, sözlerinizin oluşturacağı beklentileri ve ağırlığını da dikkate almanız gerekir. Siz şu cümleleri kurdunuz:

"Artık önümüze bakmak zorundayız. Ben iddia ediyorum ki; Adana Demirspor yenilgisiz klasman grubundan çıkarak şampiyon olacaktır."

Bu sonucu hangimiz öngöremedik? Hangimiz düşünemedik? Durup dururken, ortada fol yok yumurta yokken neden bizi hayal kırıklığına uğratıyorsunuz, söyleyin neden? Gereği var mıydı, bu açıklamanın?

Lütfen artık özenli olun, bizleri daha fazla incitmeyin.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
yeni başkanımızı küstürmeyelim...yeni hocamızı küstürmeyelim...yasin sülünü küstürmeyelim
en büyük yasin sülün taraftar sahtekar
en büyük derviş ertem taraftar sahtekar


neyleyim dervişteki milyon doları yasin sülün oynamayınca
her zaman hüzün her zaman keder
Allahınız varsa yeter artık yeter

neyleyim 6 stoperi
abdülkerim olmayınca
her zaman hüzün her zaman keder
Allahınız varsa yeter artık yeter

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ